All language subtitles for Turkish Rüya Gibi 8. Bölüm @showtv DownSub.com

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[gerilim müziği]

Adamlarımdan birisi suçunu üstlenecek.

Tahliye olacak abin.

Hadi gözün aydın.

Hayır.

Hayır.

Niye?

Onu içeri senin attırdığını öğrenirse üzülür diye mi?

Söylediğim her şeyi yapacaksın.

[gerilim müziği devam eder]

Artık benim için çalışıyorsun.

Kimin adamısın sen ha?

Kim yolladı seni?

Kimseden fare gibi saklanmana gerek yok artık.

Düzgün konuş bak.

Benden başka.

Tövbe estağfurullah.

Sen kimsin kardeşim?

Ben senin kardeşin değilim.

Peki, tamam. Ne istiyorsun?

Kumar borcu.

Hah, tamam. Bunları söyle ki ben de şey yapayım...

Lafımı kesme.

Pavyon borcu, tefeci borcu, evini, dükkanını ipotek ettiğin bütün borçlar...

Ben devralıyorum.

[gerilim müziği]

Nasıl sen devralıyorsun?

Artık sadece bana borçlusun.

Bir dakika şimdi, bir dakika.

Neden devretsinler ki sana alacaklarını ha?

Bunu onlara sorarsın.

Kim-- kimlere?

[gerilim müziği biter]

Bu ne! Bu ne?

Sen ne yaptın?

Borç, namus.

Ee, avrat namus.

Beyin bunlardan anlıyor mu?

Sen... sen ne yapıyorsun?

Sen ne yapıyorsun? Bu adam aşiret reisi.

Bu adamın binlerce silahlı adamı var.

Ne yapıyorsun sen ya?

Bu benim sorunum değil.

[hareketli müzik]

Bu herifi buraya koyan...

Sana ne yapar? Bir düşün.

Borçların yüzünden tehdit edilen yakınlarından af dileyeceksin.

Ayaklarına kapanıp.

Hiç kimse bir başkasının hatası yüzünden acı çekmemeli.

Sen kendi hatalarının acısını kendin çekeceksin.

Tarık.

[Çiğdem] Bana bir süre daha.

[neşeli müzik]

Ben aslında üst katta rezervasyon yapmıştım, biliyor musun?

Evsizlere verin. Ben ödeyeceğim. Tamam, ben ödeyeceğim. Ver.

Çünkü ben bu akşam yalnız kutluyorum.

Çünkü eğer ben yapayalnızsam tek başıma olmam çok normal.

[gerilim müziği]

Ben bir şey yapmadım ya.

Kızı sıkıştırdım.

Aldın mı telefonun sim kartını?

Bu gece sizde olacak.

Güzel.

Başka bir şey öğrenebiliyorsan öğren.

Tamam.

Bak, tamam.

Borcum var biliyorum. Ödeyeceğim.

Vallahi billahi ödeyeceğim.

-Sadece bu ara birazcık işten... -Senden bir kuruş istemiyorum.

[hareketli müzik]

Ne istiyorsun peki?

Bu mahalleye bir hanımefendi gelecek.

Buraların hepsi onun olacak.

Yaşayanlarla birlikte.

Kim?

Senin tanıdığı biri.

Önünde el pençe divan duracağın biri.

Onun yüzünden hayattasın zaten.

Senin cezanı o kesecek.

[hareketli müzik devam eder]

Ben ne yapacağım şimdi?

Varlığımdan haberdar olman yeterli.

Tamam, peki.

Bir şey daha soracağım.

Ne olacak bu adam?

Nasıl çıkacak?

O seni sorunun. Nasıl girdiyse, öyle.

Ve...

Bu konuşmadan komiser damadın dahil kimsenin haberi olmayacak.

[hareketli müzik biter]

Sök bunları.

[hareketli müzik]

Hala, tamam. Zaten daha yeni girdim mahalleye, geleceğim.

Tamam hala, tamam.

Annemi de alacağım, geleceğim. Oyalanmayacağım, tamam dedim.

[duygusal müzik]

Ay, bunlar da iyice kurye yaptı beni ya.

Uğraştığım şeye bak.

Anne.

Anne.

Anne.

Anne, misafirler gelmek üzere dedi halam. Bizi bekliyorlar.

[duygusal müzik biter]

Anne.

[duygusal gerilim müziği]

Anne.

Anne.

Anne, sana diyorum. Anne...

Tamam, dur. Benim.

İyi misin sen?

Anne, ne oldu?

Benim hazırlanmam lazım hemen.

Hazırlanalım.

Bu ne?

Ay, Naciye yengenin eskileri mi yine?

Anne, şunları çıkarma artık ya.

[duygusal gerilim müziği biter]

Anne.

Annem, bana bak.

Annem, sen iyi misin?

Bak, korkuyorum sana bir şey olacak. Gel. Gel şöyle, otur.

[duygusal müzik]

Annem.

Bak, fark ettirmemek için kendini sıkmaktan çatlayacaksın. Böyle olmaz.

Annem.

Bak, geceleri uykunda bağırıyorsun.

Ya, konuş benimle. Anlat derdini diyeceğim...

Anlatmazsın.

Hep içine atıyorsun.

Ya, ama böyle olmaz.

Ne bileyim, git bir uçurum kenarına.

Bağır, çağır, içini dök, bir şey yap.

Böyle sana bir şey olacak. Bak, ben çok korkuyorum.

[duygusal müzik devam eder]

Annem.

Sana bir şey olursa ben ne yaparım?

[gerilim müziği]

Boris buraya geldiğimizi bilmeyecek.

[gerilim müziği]

[kekeler] Pardon.

-Bana da ay-- -Ay, ay, ay.

Aynısından.

[barmen] Tabii, hazırlayayım.

Rahat şey yap,

Otur.

Bak, telefonu al.

Bu sende kalsın.

[gerilim müziği biter]

Çok mu mutlusunuz?

Yani sen öyle kendini bıraktın, ellerini verdin, güvende falansın da

Bak bakalım nişanlı mı başkasıyla.

Görürsün sonra. Aşık olunca falan insan anlamıyor.

Kötü oluyor çok.

[duygusal müzik]

E, sen giyinmemişsin ya oğlum.

Rıza Bey.

Şu oğluna bir şey de.

İnsanlar o kadar hazırlandı.

Çarşıya gezmeye gider gibi giyinmiş.

Oğlum, bir ceket, bir kravat falan taksaydın ya.

Yok, baba. Onlar sıkıyor beni, boğuyor, boğuluyorum ben.

Sıkıyormuş hanım.

Sıkma çocuğu.

Rahat etsin.

[duygusal müzik biter]

Annem.

Benim güzel annem.

Bak, sen şimdi bu akşam orada da heyheylenmeyeceksin, değil mi?

He? Aceleci annem benim.

Diyene bak.

Ateş topu.

Hayırlı iş sündürmeye gelmez.

Bak, güzel kız.

Edepli kız.

Bana teyze bile demiyor.

Sen de benim bir annemsin diyor.

Ben böyle kızı, böyle gelini köy yerinde bile bulamam bugün.

Ama biz sadece sana gelin bakmıyoruz ya anne.

Bak, büyüklerin kafasında bir şey var.

Sen, Hayriye Hanım konuşmuşsunuz. Tamam.

Ama biz daha Yasemin'le konuşamadık anne.

Bu aşamalara gelemedik daha.

Siz gençlerin keyfi olsun diye daha ne kadar bekleyeceğiz biz?

Yaşlandık biz oğlum.

Hastayız.

Yani bir torun bile sevmeyecek miyiz, göçüp gitmeden?

Bak, babanın tansiyonu tavanda geziyor.

Rıza Bey.

Sen de ölçümünü yap da yaz bu gece çıkmadan.

Yasemin'in verdiği o makinayı kullan.

O tam ölçüyor.

Hadi.

Dur, bakayım kaç çıktı.

[Çiğdem] Sekizde konuma gel. Geç kalma, balkabağı olurum.

[duygusal müzik]

Yaso, sen niye oturuyorsun kızım?

Kalk, kırışacak üstün. Ayakta dur böyle mis gibi.

Sevda.

Burnunu dayayıp durma şu cama, Allah'ını seversen. İzi çıkacak. Şu perdeyi de çek.

Kız, bir dur. Abime bakıyorum ya.

Of.

-Aa! Aha, geldi. Vallahi geldi, koş. -Geldi mi? Hah.

-Dayım mı? -Dayım.

Tarık, nerede kaldın? Merak ettik.

Cenazemdeydim abla.

-Ay, tövbe estağfurullah. -[neşeli müzik]

Ne diyorsun ya?

Abi.

Ben o adamdan çok korktum ama fakat...

Ne kadar yakışıklıydı, fark ettiniz mi?

Şimdi konumuz bu, değil mi?

Kimmiş bu adam, neyin nesiymiş, kimin fesiymiş?

Azrail.

Tövbe ya Rabb'im yahu.

Sevda, bize iki dakika müsaade edecek misin?

Hadi şu yastıkları falan bir pıt pıtla sen, hadi.

Minderleri falan kabart, hadi Sevda.

Abla.

Benim borçlarımın hepsi bu adama geçmiş.

Ana.

-O mu ödeyecekmiş? -He.

Allah Allah, nasıl olacakmış o iş canım?

-Tefeciler kralı mı bu adam? -[neşeli müzik devam eder]

Vallahi bütün alacaklıları teker teker aradım.

Peşimde koşan herkes

kapı duvar.

Kimse telefonunu açmıyor. Artık nasıl bir korku saldıysa bu adam.

Demek ki çok tehlikeli biri.

Abla, benim acil paraya ihtiyacım var.

-Yaparız, ben hallederim. Sen merak etme. -[neşeli müzik biter]

Madem öyle,

borcun var.

Bu gece güzel güzel kurdeleyi keseceksin,

yüzükler takılacak,

sonra altınlarla borcunu ödersin.

-Benim altınlarımla? Aa. -He.

Endişelenme. Yeğenim, endişelenme.

Senin düğününe kadar beni birkaç kere öldürür bunlar.

Yahu, düğüne hacet yok.

Şu yüzükleri takalım güzel güzel bu akşam.

Fotoğrafları büyük dayıya yollarız.

Deriz ki nişanı yaptık,

herkes bizden düğün bekliyor.

Para yok. Rezil mi olalım deriz, o bize kıyamaz.

Yollar parayı önden.

Sonra da altınlarla borcumuzu öderiz. İşte bu.

Anne, saçmalama ya.

-Saçmalama denmez anneye. Hmm! -[neşeli müzik]

Ne yapsın dayı? Ölsün mü dayı? Abla, Allah senden razı olsun. Sağ ol.

Bana bakın.

Bu akşam herkes mum olacak, mum.

Ben ne dersem onu yapacaksınız. Duydunuz mu?

Şimdi Sevda, fotoğraf işi sende.

Kapıdan girdikleri andan itibaren çakır, çakır, çakır çekeceksin.

Ne bulursan.

Sonra o fotoğrafları güzelce Sezen'e yollayacaksın.

Sezen aile gruplarına yollayacak.

Üstüne ne yazacak?

Mutlu gecemiz, düğünümüz yakında.

-Anlaştık? -Tamam.

Sen de öyle kahveye tuz falan atmayacaksın.

-Hiç vallahi naz gününde değiliz. -Yok, koymam. Koymam.

-Bakın, saat gibi plan yaptım. -[neşeli müzik]

Tıkır tıkır işleyecek. Bozanın kafasını kırarım.

Sevda, bak. Biliyorsun.

Dünürlerimiz gelecek.

Mis gibi hazırlığımızı yaptık.

Yiyeceğiz, içeceğiz.

Oturacağız, sohbetimizi edeceğiz.

Sonra hafif bir hareketle yüzükleri takacağız.

Sen sağ ben selamet. Hah, canım benim.

Bir çay içip kalkacağız. Tamam?

Oğlum, insanlar o kadar hazırlık yaptı.

Ateş almaya gider gibi nereye kaçıyoruz?

Anne, sen biliyorsun nedenini.

Hadi ama didişmeyi bırakın.

[duygusal müzik]

Oğlum.

Bu çiçeğini, çikolatanı alsana çocuğun elinden.

Emir erin mi bu senin ya?

Yok, yok. Sıkıntı yok Rıza Bey, ben hallederim.

-Tamam ver, çikolatayı ver. -Efe.

Ver, çikolata.

Oğlum, çikolata. Çikolata.

-Vereceğim komiserim. -Ver, çikolatayı ver.

Çikolatayı ver. Sesini yükseltme bir daha bana.

Allah Allah.

Sezen'i gönderdik. İkisi birden yok. Nereye gitti bunlar?

-[kapı vurulur] -Allah.

-Çabuk, çabuk, çabuk. İnin aşağı. -[Tarık] Geldiler.

Aydan... Aydan nerede derlerse ne diyeceğiz? Aydan yok.

-Sus, aç kapıyı. Etli ekmeği unutmayın. -Açamam, ben açamam.

-Ben açayım. Tamam. -Herkes hizada, yüzü gözü. Hadi.

-Hadi. -Çabuk aç.

-Kamerası nerede bunun, kamerası? -Kız sus artık. Telefonunu...

Açtın, hadi bismillah.

-Hoş geldiniz. -[Tarık] Aman, aman, aman efendim.

-Hoş geldin anneciğim. -Hoş geldin. Al yavrum,

-annenin elinden. Koy, koy, koy. -[Tarık] Vay, vay, vay.

-Hoş geldin canım dünürüm. -Hoş bulduk.

-Ay babacığım, hoş geldiniz. -Hoş geldin, sefa geldin maşallah. Gel.

Şeref verdiniz. Hadi bakalım.

-Aman efendim, hoş geldiniz. -Hoş geldiniz efendim. Hoş geldiniz.

-Aydan nerede, yukarıda mı? -Aydan çocuğu almaya gitti.

-Gelecek şimdi. Hadi buyurun. -Ha, gelir. Gelir.

-Şimdi gelir. -Buyur Rıza babam.

-Sağ olasın, sağ olasın. -Rıza babam, buyur. Hoş geldiniz.

Şöyle yukarı doğru buyurun.

-[Hayriye] Hoş geldin çocuğum. Hoş geldin. -[Tarık] Hadi bakalım.

-[Hayriye] Kapı ağızlarında... -[Tarık] Buyurun efendim.

-[Hayriye] Kapat kapıyı da bari... -[Sevda] Efe.

...üşümesinler.

-Ay, Aydan da yoktu. -Hah.

-Geldi mi? Ah, Aydan da geldi. -Geldi oh.

Aydan da geldi vallahi, gelinlerin en güzeli.

-Hoş geldiniz. Aşkım, hoş geldin. -Gel, gel. Gel hadi. Çok şükür.

-Geldik, geldik. Yetiştik. -Şu kapıyı kapat.

Ev buz gibi oldu. Hadi artık Allah'ım ya Rabb'im.

Kız, ne bekliyorsun burada? Çık, misafirler...

Kız, öyle mi dedim ben sana?

Senin bu suratın ne Aydan?

-Sirke satıyor. -Geldik işte.

E, geldin gördük de azıcık suratına...

Yürü hadi yürü.

-İlerle. Onların. Hadi. -Şimdi bunları... Teyze! Geri gel.

-Şunları alalım ya anne. -Şunları mutfağa çıkarayım da ben, hadi.

-Ne istiyorsun ablam? -Bunları... Bunları yengem. Hah.

Benim acil tuvalete gitmem lazım.

[gerilim müziği]

[gerilim müziği devam eder]

Ben Yasemin'le konuşmadan sakın bir şey etmeyin dedi Efe.

Allah Allah.

Ay, ne çok şeyi biliyor bu gençler Mukaddes Hanım.

Öyle, öyle. Öyle.

Ya, bizim yaşadığımızın yarısını yaşamadan bu kadar çok şeyi nereden biliyorlar?

Vallahi çok merak ediyorum.

Ne söylediysem dinletemedim.

Sen merak etme.

Ben dinletirim.

-İnşallah. -Hele şu yüzükleri bir takalım,

bir adını koyalım bu işin.

Sonra gençler istedikleri kadar konuşsunlar.

Bir de ailelerimize laf gelmesin.

-Allah korusun. Allah korusun. -Allah korusun. Hadi gel canım benim.

-Gel geçelim, gel. Hadi gel bakalım, hadi. -[gerilim müziği]

Yasemin, bir senle bir mut--

Ay, ay. Aile fotoğrafı.

-Hadi toplaşın, çekeyim. Sıkışın. -[Hayriye] Hadi.

-Hadi toplaş, toplaş. -Hadi kızım, geldik. Çekilelim hadi.

Sen geç şuraya.

Efe'nin yanına geç.

Hadi canım. Hadi bakalım.

Sen de Aydan'ın yanına geç Tarıkçığım.

Siz şöyle geçin.

-Hadi biz de... -Az sıkışın. Az sıkışın, sıkışın.

Vallahi bunlar hep hatıra, hep.

-[Sevda] Çekiyorum. -Doğru, doğru.

-Çektim. -[hareketli müzik]

Aydan. Aydan, gel buraya.

[duygusal müzik]

Aydan, kızım, neredesin? E, bugün de bize merhaba demedin

apartmanda.

-Haklısınız Mukaddes Hanım. -[duygusal müzik biter]

Görmedim, kusura bakmayın.

[Hayriye] Ay, Mukaddes Hanımcığım.

Aydan, Yaso ile ilgilenmekten vallahi kendini unuttu.

Ay, benim...

Vefakar gelinim.

Vazifemiz.

[Hayriye] Ay, Mukaddes Hanım. Vallahi çok zahmet etmişsiniz ha.

Siz zaten Efe ile hep gönderiyordunuz, her gidip geldiğinde.

Şimdi yine peynirler, yağlar.

Ellerinize sağlık. Hakikaten teşekkür ederiz.

Ne demek efendim. Size layık değil ama...

Estağfurullah.

Anneciğim, bir çay daha alır mısınız?

Yetse mi artık annem?

Bak, akşam akşam dokunmasın şimdi sana.

Ay, ne dokunacak be ya?

[duygusal müzik]

Elcağızından alırım bir tane daha güzel kızım benim.

Dönsene.

Yasemin, bir baş...

Ben şey...

Teşekkürler.

Baş başa konuşalım mı bir?

Konuşalım tabii Efe.

Yasemin.

[Hayriye] Aa.

-Ay çocuklar, ne yapıyorsunuz siz burada? -[duygusal müzik biter]

Efeciğim, annen sana bir şey söyleyecekmiş.

Seni çağırıyordu, bir bak istersen.

Bir şey konuşacaktık, sonra bakarım ben ona.

Konuşursunuz yavrum. Yaso kaçmıyor ya.

Anneciğine bir bak sonra konuşursunuz.

Hadi yavrum benim.

[duygusal müzik]

Hadi annem. İnsanlar çay bekliyor.

Aydan, kızım.

Bu tatlı senin elinden mi?

[gerilim müziği]

[Bora] Ne kadar iyiymiş çocukken aranız.

Söylediğim her şeyi yapacaksın.

Artık benim için çalışıyorsun.

Anne.

[Hayriye] Aydan.

Bak, Rıza Bey sana soruyor.

[gerilim müziği biter]

Rıza Bey, duymadım.

Bu tatlıyı diyorum sen mi yaptın?

Yok, ben yapmadım.

Ama kontrol etmiş belli.

[Hayriye] Tabii. Eder o, eder.

Aydan'ımız her şeyin yolunu yordamını, üslubunu pek iyi bilir maşallah.

-Sağ ol güzel kızım. -Afiyet olsun.

Belli belli.

Aydan iyi bir ailede yetişmiş. Görmüş geçirmiş ailede yetişmiş.

Tabii, tabii.

Şey diyorum, şöyle bir düğünümüz olsa da

Aydan kızımızın ailesiyle de bir tanışsak hani.

[duygusal gerilim müziği]

Anneciğim.

Üzüldüğünden mi demiyorsun?

Öldü benim ailem.

Kız, abin var ya.

Ay, boğazım...

Abim. A-- benim.

Abim.

Abim.

Abim var ya, ailen. Aileniziz hepimiz.

Tabii, tabii.

Var tabii, abisi de var.

Biz de aileyiz de...

Anne baba gibi olmuyor işte.

Ben bir hava alayım.

[Hayriye] Hadi kızım.

Hadi kızım, hadi bir elini yüzünü...

[duygusal müzik]

Bir azıcık...

-Beğendin mi? -Ellerin...

Elcağzın

dert görmesin.

Allah'ım, sen yardım et ya Rabb'im.

Allah'ım.

Allah'ım, sen kızımı koru ya Rabb'im.

Sen Allah'ım, kötülerden esirge ya Rabb'im.

Amin.

Sinirin yüzünden anlaşılıyor.

Buyur.

Boris topuyla, tüfeğiyle saldırıyor.

Bütün sistemimizi çökertiyor.

E, normal.

Adama savaş açtım.

İnşallah bir bildiğin vardır.

Gerçi kafayı

Akbak'ın kocası Tarık Tarak'a takmışsın, başka da bir şey düşündüğün yok.

Bütün sistemi mahvetmişsin ya.

Ne kadar tefeci var, kumarbaz var hepsinin tepesine çökmüşsün.

E, madem artık patron benim

birazcık da sokaklara çekidüzen vereyim dedim. İyi yaptım.

-Millet darboğazda abi. -[duygusal müzik]

Hepsinin borcunu sildirdim.

Tarık Tarak'ın borcunu da üstüne almışsın.

Onunla çok büyük planlarım var.

İnşallah.

[Hayriye] Sevda, Aydan'ın abisinden bahsetmenin sırası mı Allah'ını seversen?

Eve laf olarak girebilecek bir adam mı? Bana bak,

Ayrıca Sezen biliyor mu bir dayısı olduğunu? Ha?

Uğursuz adam.

Vallahi üç harfliler gibi.

-Nerede adını ansan çıkar gelir ayol. -Hapiste adam, nasıl gelecek buraya?

Gelir o uğursuz.

Hapisten de çıkar gelir.

-Aydan. Ay, canım benim. -[duygusal müzik]

Kusura bakma Aydancığım vallahi.

İşte bu densizin kusuruna bakma sen.

Öyle dangul dungul konuştu.

Çok özür dilerim.

Dert etme.

Ya, işte o öyle konuşuyor. Kötü niyetinden değil, sen de biliyorsun.

Sen hiç merak etme. Bundan sonra bu evde abinin adı zinhar anılmayacak.

Bizden yana kaygın olmasın, tamam mı canım?

Sen beni tehdit mi ediyorsun?

Aa.

Ne tehdidi be?

Ne bileyim.

Bizim kölemiz olduğun sürece kafan rahat olsun gibilerinden mi he?

Bana bak Aydan.

Yukarıda canın sıkıldı, geldim. Özür diliyorum. Benim asabımı bozma.

Paronayak mı oldun sen ya, ne biçim konuşuyorsun?

[duygusal müzik biter]

Çekil ya.

Zeynep?

Abla?

Senin ne işin var burada?

Abla, ben evdeydim.

Yardıma ihtiyaç varmış da.

-Ben de oturduğum için evde... -Temizlik de mi yaptırdılar sana?

He?

Abla, başında bin tane dert var.

Bir de benimle uğraş istemedim.

-Ah. -[duygusal müzik]

Ah canım.

Ah, canım Zeynep'im benim. Güzelim benim.

Ben bu ara sana hiç yetişemedim Zeynep.

Ya abla, olur mu öyle şey? Ben seni bilmiyor muyum?

Ay Zeynep, ben bir kötü oldum.

Gel, gel şöyle.

Dur bir dakika, tansiyonum düştü herhalde.

Abla, geç. Geç otur, gel.

Ay.

[duygusal müzik biter]

Allah'ım.

Allah'ım.

[duygusal müzik]

Neden böyle oluyor?

Tam düzene çıktım derken neden böyle oluyor sürekli?

Ama abla, bunlar hep böyleydi zaten.

Yani sen katlanıyordun, sen idare ediyordun hep.

Ah canım benim.

Ben ettim, sen etmeyeceksin.

Ben çektim, sen çekmeyeceksin Zeynep.

Tek tek sana bunu yapanlardan hesap sormasını bilirim ben.

Yahu, sen bunlara boyun eğecek insan değilsin.

Bir şey saklıyorsun sen benden, değil mi?

[duygusal müzik devam eder]

Saklıyorsun, saklıyorsun.

Ama ben çözeceğim.

[duygusal gerilim müziği]

Bunlar ne?

Meyve.

Böyle muzları dil dil de koy dediler.

Kız, bu tabaklar ne?

Bunlar benim tabaklarım.

Benim evime, dükkanıma çöktükleri yetmedi.

Tabaklarıma da mı tamah etti bunlar?

-Hem de gizlencelik tabaklarım... -Abla, dur!

Abla, yapma. Ne olur.

Doğru diyorsun kız.

Üstünde nimet var, günah.

Abla, gözünü seveyim yapma ya.

Niye yapmayayım?

Temizliği ben yapacağım, değil mi?

Bana kalacak.

-Ay! -Ay!

[hareketli müzik]

Kız, ne oldu? Dolap mı yıkıldı yine?

Yok bir şey, yok bir şey.

Bir bardak mardak düşmüştür. Sakin.

Abla.

-Anne. -[Hayriye] Sakin.

Hadi yavrum, sen halanı al da bir bakın aşağıya. Bir bakıverin.

Sen dur, sen dur. Hadi.

Allah kahretsin.

[alarm sesi]

Ha yavrum, babanın ilaç saati geldi. Suyunu ver.

-Tansiyon ilacınız, değil mi babacığım? -[neşeli müzik]

Evet kızım.

Hay maşallah, maşallah.

Şaşırdın bakıyorum.

Yavrum.

Şaşıracak bir şey yok.

Geçen sefer geldiklerinde babanı hastaneye Yaso götürdü.

-Bütün ilaçlarını o yazdırdı. -[Rıza] Sağ ol.

Alarmları o kurdu.

Ya, Yasemin olmasa biz beceremezdik.

Ee, Efe Bey. Siz operasyona giderken kızımız bize baktı.

Allah razı olsun kızım.

Sağ ol güzeller güzeli.

Ne demek, ne demek babacığım?

Ay, maşallah.

[neşeli müzik devam eder]

Biriniz açın ya şu telefonu, biriniz açın ya.

Fiko, kızım niye açmıyorsunuz ya telefonunuzu?

Çok kötü bir şey oldu.

Korkma, kimse ölmedi ama yakında ben öleceğim.

Bana bak, yarın sabah yedide dükkanda buluşuyoruz.

Çido'ya da söyle, acil.

Tamam mısın? Yarın sabah yedi.

Ulan, sana da haksızlık ettiler be.

-Kapattılar seni merdivenin altına. -[gerilim müziği]

Seni... O üvey amcan o...

Yengen var ya, o var ya çok fena.

Efe polis.

Aramızda bir şey var zannettim ama sadece zannetmişim.

Yok, öyle bir şey yokmuş yani.

Bana öyle gelmiş.

O şimdi şu aralar... nişan oluyor galiba.

Ben buraya niye geldim?

Galiba kusacağım.

[kekeler] Bekle, geliyorum.

Çantan.

Allah aşkına biriniz cevap yazın ya.

Allah aşkına biriniz cevap yazın.

Aydan.

[neşeli müzik]

Ne... ne oldu ya? Kiminle konuşuyorsun?

Sana ne be?

Parmağına ne oldu?

Ah, ah... Kestin, değil mi?

Kestin. Ah, benim sakar karım ya.

Ben sana kolonya getiriyorum.

Getir, getir. Getir kolonyayı da içeyim, ölüvereyim.

Ya da gözlerim kör olsun da şu müsamereyi görmeyeyim.

Tövbe de.

Tövbe de Aydan, öyle deme. Kurban olayım. Allah benim ömrümden alsın, sana versin.

Ne gazel okuyorsun ya sen bana?

[neşeli müzik biter]

Aydan, çok garip şeyler oldu. Biliyor musun?

Şu anda anlatıp dikkatini dağıtmak istemem senin ama eğer bana bir şey olursa

benim minik serçem önce Allah'a sonra sana emanet. Tamam?

Bana bak Tarık.

Ben Yasemin için buradayım.

Ama artık sabrımın sonuna geldim.

-Tutamıyorum kendimi. -[neşeli müzik]

Yukarıda bir daha bana yanaşma.

Yanaşırsan Efe'nin ailesine her şeyi bir bir anlatırım vallahi.

-Allah kabul etsin. Allah kabul etsin. -Sağ olun efendim, sağ olun.

Ben hemen geleceğim efendim.

Ya, neredesiniz Allah aşkına?

Hayırlı kısmına geçeceğiz işin, hadi.

-Aşk olsun Aydan. -[neşeli müzik biter]

Neredesin sen? Hep Yaso'nun yanında olacağım dedin.

Bastın gittin, gelmiyorsun.

Bir şangır şungur bir şeyler.

Zeynep'in burada ne işi var?

Allah Allah.

Ne demek ne işi var? Kendi istedi, geldi kız.

Hayriye abla dedi, benim düğünümde senin çok emeğin var dedi.

Ahdettim, ben de Yaso'nun nişanına geleceğim dedi. Nedir yani?

Benim yemek tabaklarım da yürüyerek geldi, değil mi buraya?

Hayriye ablaya ant verdim diye.

-Ben sana dedim abla. Ben sana dedim. -[neşeli müzik]

Aydan onları dedim, öyle dedim, pazar masraflarından,

ev masraflarından santim santim böyle biriktire biriktire aldı dedim.

Kızın dedim, yemek takımlarına dokunma dedim. Al gördün sonunu işte, al.

-[Hayriye] Senin Allah cezanı... -Yenge,

benim elim ayağım tutmuyor heyecandan. Sen bir kahvelere yardım etsen.

Hadi Aydan'ım, hadi kuzum.

-Allah'ım bana yardım et. -Hadi. Oruç tuttun bayram et, hadi.

Allah'ım, bana yardım et ya Rabb'im.

-Sen aldın o takımları. -Sen sus.

Sen aldın o takımları, sanki evde başka tabak yok.

Sağ ol kızım.

[duygusal müzik]

-Elcağzına sağlık benim güzel kızım. -Afiyet olsun. Anneciğim.

[Hayriye] Eline sağlık yavrum.

[Yasemin] Dayı, kusura bakma. Önce yengem.

[duygusal müzik devam eder]

-[Rıza] Efendim, sebebi ziyaretimiz... -Bize müsaade.

[duygusal gerilim müziği]

Bu ziyaretin devamı için bizim Yasemin ile konuşmamız lazım.

[duygusal gerilim müziği devam eder]

Konuşursunuz oğlum.

Baş başa kalabilseydik.

[duygusal müzik]

Hata benim.

Suç bende.

İş güç derken ben ne Yasemin'e ne de kendime vakit ayıramadım.

Yasemin.

Biz seninle kendi aramızda ne istediğimize bir karar verelim,

iyice anlayalım.

Sonra büyüklerimize söyleriz.

[duygusal müzik devam eder]

Elinize sağlık.

Herkesten gerçekten çok özür dilerim.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

[duygusal müzik devam eder]

İyi misin?

Okan,

kardeşim, sen bizimkileri yukarı çıkartırsın, değil mi?

Bende.

[duygusal müzik]

[gerilim müziği]

Nereye koydun lan şu telefonu?

Neyi korudun lan o zaman tüm gece?

İyi misin?

Çık hadi artık.

Ben bu gece burada uyuyacağım.

Çok kustum.

Çok soğuk.

[gerilim müziği devam eder]

Aa, çantam. Sen var ya, kralsın ya.

Çok memnun oldum ben Harry ya.

Sen iyi misin?

Ben gidiyorum artık.

Gidiyorken asansörle beni

katıma atsana ya.

Ben çok kötü oldum artık kusmaktan. Dayanamıyorum, gözümün önünü göremiyorum.

Bak bakayım, ben kaçıncı kattayım.

-Bir baksana, göremiyorum hiç. -[gerilim müziği]

Bulanık görüyorum.

İkinci kat.

İki mi?

Hadi sen beni üz-- katıma atsana ya.

-Hadi beni at ikiye, ikiye. -Geliyorum ben.

Tamam hadi gel.

Sen bir tanesin, gel.

[gerilim müziği]

Tamam, oldu. Dostum, çok... sana da zahmet verdik.

Merak etme.

İyi olacağım.

Yatıp ağlayacağım.

Öyle uyuyacağım. Tamam mı?

Ama... Ama bak, benim burada neyim var, biliyor musun sen?

Bak, burada şeyim var...

Bak...

Bana bunu Efe verdi.

Benim zırhım.

Giyeceğim bunu.

Hiçbir şey olmayacak.

[gerilim müziği devam eder]

O böyle bak... Hadi bak, gittiğini göreceğim. Tamam mı? Harry.

[gerilim müziği]

Bana ne Harry'den?

-Nerede telefon? Söyle. -İmdat!

-Çıkart telefonu. Nerede telefon? -Bırak! Bırak! İmdat!

[gerilim müziği devam eder]

Beyefendi...

-Kardeşim, kolay gelsin. -Sağ olun, teşekkürler.

Çiğdem Çetin, restoranda beni bekleyecekti.

-Bir sorar mısın, hâlâ orada mı diye? -Tabii ki, soruyorum.

[kadın] Pardon. Pardon.

Bakar mısınız?

Yukarıda bir kadın çığlık atıyor, yardım istiyor.

Ne olur bakın.

[hareketli müzik]

-Nerede ha, nerede telefon? -Bırak!

-Ver lan telefonu. -Bırak!

-Nerede? -Bırak!

Nerede telefon?

Çido.

[hareketli müzik biter]

Sarışın Süpermen geldi.

İyisin güzelim, iyisin.

-Güzelim mi? -[romantik müzik]

Güzelin miyim ben senin?

Bırak, bırak.

[Okan adamı döver]

[romantik müzik biter]

Eyvallah kardeşim, sağ ol.

Kimin o?

Ne?

Kimin o?

Kendi telefonuna ne oldu?

Kırıldı.

Gel bakayım şöyle.

[romantik müzik]

Şş, tamam. Yok bir şey, yok bir şey. Sen bu herifi tanıyor musun?

Hayır.

Peki, senin tanımadığın herifin senin odanda ne işi var? Ben onu anlamadım.

Sana ne ya?

Sen ahlak polisi misin?

Sana ne ya?

Sen kendi ahlakını düzelt.

Bağırma bana.

Sen söylesene bana, bana ne demek istiyorsun? Ne demek o?

Sinirlendiğine göre anladın sen.

[romantik müzik biter]

Komiserim.

Merkeze geçiyoruz.

Tamam, oradan da sağlık raporuna geçin. Sizin işiniz uzun.

O *** yemeğini suyunu eksik etmeyin.

Özel misafirim o benim, tamam?

Emredersiniz.

-Emredersiniz. -[neşeli müzik]

Şimdi ben seni Aydan ablaya götüreceğim.

Tamam mı?

O baksın sana.

Uyumaman lazım senin birkaç saat.

-Hayır, ben hiçbir yere gitmiyorum. -Ne demek gitmiyorum?

-Öyle, gitmiyorum işte. -Nerede kalacaksın?

-Bakarım ben başımın çaresine ya. -Olmaz öyle.

-Olur öyle, sen git. -Ben hiçbir yere gitmiyorum.

Gidiyorsun, ne demek gitmiyorsun? Ben gitmiyorum.

[neşeli müzik]

Gel hadi, gel. Gel, gel.

-Sen gitmiyorsun ki. -Evet sen gidiyorsun, ben gitmiyorum.

Ben seninle geliyorum, öyle düşün.

Hadi bin bakayım.

Bilerek yardım etmeyeceğim. Uğraş, al onu oradan.

Aferin.

Aferin. Aferin.

Salak. Salak.

Yavaş.

[neşeli müzik devam eder]

Hoppa.

Gülme, takıldı. Ne yapayım, ne gülüyorsun?

Ama sarhoşun da mektubu okunmuyor tabii, değil mi?

Ay, geçen sefer ben kapatamadım diye dalga geçmiştin.

Hangi se-- Ha, gece kulü--

Ya unutma, hiçbir şeyi de unutma sen zaten.

Aa, niye kapattın ya? Ne güzel yanıyordu böyle.

Babamın malı değil, öyle kafama göre açıp kapatayım onu.

Allah Allah.

Ne oldu, senin şarjın mı bitti ha?

Şş, kalk. Kalk, uyku yok.

Emredersin şerifim.

Ee, şimdi sırada ne var?

Düğün.

[neşeli müzik]

Bir dahakine diyorum, ne yapacaksın? Rehin mi olacaksın?

Ne yapacaksın, kurtaracak mısın?

Uyuma, uyuma. Kalk.

Ne yapıyorsun ya, zaten dondum. Buz gibi.

Isıtacağım ben seni, merak etme.

Az dayan.

Montuma da çökmüşsün.

[neşeli müzik devam eder]

Hı, benim artık.

O da suç değildir herhalde.

Hadi bakalım. Oyun mu oynayalım, ne yapalım?

Aa, bak bir rahat bırak. Tamam, ayıldım ben.

Yok, yok. Oyun oynayalım, hadi.

Ne oyunu?

Ne bileyim, neydi o oyun?

Şu hastanede böyle ellerimizi koyuyorduk falan öyle şeyler.

Ha, güven oyunu, güven oyunu.

Hadi onu oynayalım.

[neşeli müzik biter]

Gerek kalmadı artık.

Niye?

Ha?

[duygusal müzik]

Nereye gidiyoruz biz?

Seni şarj etmeye gidiyoruz biz.

-Aa. -Aa.

Gel.

Üf, astronot kıyafeti.

Ya, ben çocukken acayip merak ederdim ya. Bir deneyebilir miyim?

Sen akşam yeterince uçmuşsun zaten, gerek yok.

Kim astronot?

[duygusal müzik]

Kimdi?

Bak, su var şurada. O suyu al.

Şu çaydanlığa koy, hadi.

[duygusal müzik devam eder]

Sor hadi, sor.

Ben galiba parçaları birleştirdim.

[duygusal müzik biter]

Senin bu astronot arkadaşın Cenk.

-Değil mi? Burada arıcılık yapıyor. -[duygusal müzik]

Burası da onun.

Ve galiba en son mahsulünü 2023'te almış.

Kaybettim dediğin arkadaşın oydu, değil mi?

Başın sıkıştığında anahtarın yerini biliyorsun artık.

[duygusal müzik devam eder]

Sen niye içtin bu kadar?

Yalnız yemeyeyim dedim.

Yalnız mı içeyim dedin?

-Gelseydin. -E, geldim ya.

Geç geldin.

Her geç geldiğimde sen başına iş alacaksın yani ha?

-Her çağırdığımda geleceksin yani. -Gel dedin de gelmedik mi?

Geldik işte.

[duygusal müzik biter]

Ne oluyor ya?

[romantik müzik]

Ne oluyor?

Allah'ım.

Sen utanıyorsun ya, ben ona şaşırıyorum.

Allah'ım ya.

Hayır arlanmazız dediysek de utanmaz değiliz herhalde.

Yüzüğün nerede?

Ne yüzüğü?

Nişanlanmıyor muydun sen bu gece?

Allah Allah.

Öyle miymiş? Haberim yok benim.

[romantik müzik devam eder]

Neyse ne.

Yatacağım ben. Yatabilir miyim artık? Hadi.

Sen dur bakayım, gel. Otur şöyle, ver şunu bana.

-Ver. Kalk, kalk, kalk. -Ne oluyor ya?

Kalk. Gel, otur.

Yatacaktım ne güzel.

Gel şöyle, gel.

-Ne oluyor ya? -[romantik müzik biter]

Gel bakayım şöyle.

Ne yapacaksın, içirecek misin?

Aa.

Aa.

-Yüzüme bal mı sürdün? Ama... -Sussana artık be Allah aşkına ya.

-Kızarıklıklara iyi gelir. -Allah Allah.

Bilimsel bir şey mi ya bu? Yoksa...

[romantik müzik]

Hı?

Ya, yiyebilir miyim?

Hayır, hani şifalıysa.

Belki iç kanama falan geçiriyor olabilirim.

[romantik müzik biter]

Oha.

Kurşun yarısı mı o? Oha.

Bakayım.

Bal süreyim mi ben oraya?

Yatayım o zaman ben.

Yatıyorum artık.

Yat.

Yardım edeyim.

Yat. Ver şunu bana.

Çıkar şu montunu.

Prenses oldum ya.

[neşeli müzik]

Uzat ayaklarını.

Kaldır bakayım kafanı, kaldır.

Yastık...

Yastıksız yatmak uzmanlar tarafından öneriliyor da.

Sen yastıkla yat.

Bal sürünseydim iyiydi.

[neşeli müzik devam eder]

Şş.

Bak, uyu ama.

Arada bir dürteceğim ben seni, haberin olsun.

[neşeli müzik biter]

Tamam.

[duygusal müzik]

[neşeli müzik]

Türlü türlü şeylerin var.

Daha bir bu kadar yerin altında.

[neşeli müzik biter]

Ya, gel şuraya ya Allah aşkına. Gel, yat şuraya. Tamam, kayacağım ben.

-Nereye? -Ayak ucuma, gel.

Gel, gel.

[neşeli müzik]

-Rahatsız etmez, değil mi? -Kim?

Ayağımı böyle oynatıyorum ya.

Yok ya.

Tek problem olsaydı şu an keşke ama.

[neşeli müzik devam eder]

Dur bir dakika, ben pozisyonu şey yapamadım. Tam pozisyonu bulamadım burada.

Ya, ne kıpır kıpır. Bir duramadın ya.

Bir duramadın, bir rahat duramadın.

Gel. Gel, yat şuraya. Al yastığını da.

Kaydım, hadi.

Gel, gel. Al, üstünü de örteyim sonra laf edersin falan. Üşüdüm, ay dondum...

[neşeli müzik biter]

Rahat mısın?

Sen var ya...

Gök gürledi.

Gök gürledi?

Hı hı.

Sen...

Çocuk gibi bir şeysin.

İzin vermediler ki yaşayalım.

[romantik müzik]

Oha.

Öptün.

[romantik müzik]

[romantik müzik biter]

Günaydın.

Günaydın şerif.

[telefon çalar]

Telefon çalıyor.

Kalk. Kalk. Çok çaldı.

-Kalk bakayım. Nerede? Bir dakika dur. -Dur, bakacağım ben. Ben bakacağım.

Dur sen, ben bakacağım şimdi.

Dur bir... Allah'ım, düşüyorum. Düşüyorum. Düştüm.

-Düştüm. Dedim. -Dur, dur.

Tamam.

Ha, senin mi?

Benim, benim.

[neşeli müzik biter]

Alo.

Yok, evde değilim.

[Aydan] Çido, niye açmıyorsun telefonlarını?

[Fiko] Kız Çido, neredesin? Çok merak ettik.

[Aydan] Yedide dükkanda olun. Kimse gelmeden konuşmamız lazım. Çok önemli.

-Oğlum, oyuna gelmeyelim lan yine. -[gerilim müziği]

Okan, bak. O herifin iki lafından birisi yalan.

Sen onunla yüz yüze görüşme iste.

Çıkıp geliyorum ben de şimdi.

Hadi, hadi.

[Efe] Acilen buluşalım Yasemin.

Bugün bu işi çözelim.

Sen yüz yüze görüşünce anlıyor musun ya gerçekten?

[gerilim müziği biter]

Yani böyle ifade uzmanlığın falan mı var senin, babamın metresi Merve gibi?

-Net değil. -Ya, gerçekten soruyorum yani.

Mesela yüz yüze geldin, anlıyor musun doğru mu söylüyor, yalan mı söylüyor?

Net değil.

Olasılık.

Mesela yüzde kaç?

Yetmiş.

Yetmiş.

Mesela söyle bakayım bir tane.

Yani şey, ee...

-Söyle. -Neyi?

Benim en emin olduğun yalanımı.

[neşeli müzik]

Hemen söylüyorum. Dünkü telefon senin değildi.

O herif de senin peşinde değildi.

Telefonun peşindeydi. Nasıl, iyi mi?

Neden?

Onu da herifi sorgulayınca anlayacağız.

Allah Allah.

Ya, madem bu kadar eminsin o zaman ne diye elliyorsun beni güven oyununda sen?

Ayrıca yanlış biliyorsun, tamam mı?

Eski sevgilimdi o benim.

[neşeli müzik biter]

Öyle miydi?

Bak şimdi benim daha bir dişlerim kamaştı sorgu için.

Kıskanınca çok seksi oluyorsun.

Benim hemen dükkana gitmem lazım.

Tişörtü daha sonra sana veririm, olur mu? Yıkar veririm.

[romantik müzik]

Bekle, bekle. Dur.

Gel bakayım böyle sen.

Dur, bakayım sana.

Bitti mi?

Belki de daha yeni başlıyordur.

Başım dönüyor.

Ben yapmadım inşallah.

Vallahi sen yaptın.

Senin yüzünden bu kadar savunmasız düştüm ben.

Ve...

Bir daha düşmeyeceğim.

[romantik müzik biter]

Onu, şey...

[hareketli müzik]

Çıktım.

Bu nasıl açılıyor ki?

Ah be Çido, neredesin be Çido?

[Fiko] Günaydın.

Ay, aklım çıktı.

Ne oldu kız?

Yok bir şey.

Çiğdem nerede?

-Yahu, geleceğim dedi ya. Bana bak. -[duygusal müzik]

Bana bak, sana ne oldu?

Ha, bir şey mi oldu?

Bak, bir yüzün müzün de normal değil. Niye diktin bizi sabahın köründe buraya?

Uyuyamadın mı?

Uyumadım.

Tarık bir şey dedi, değil mi? Dedim ben sana.

Kim bilir nasıl yediler beynini orada, değil mi dün gece?

Gece erken bitti Fiko.

Nasıl erken?

Nişan falan olmadı kızım.

Efe çıktı gitti.

Aa. Yaso delirdi, evi ateşe verdi.

O değil.

Kim kız? Emir mi?

[duygusal gerilim müziği]

O da değil.

Ne oluyor? Bir şey söyle.

Ya, şu müzik nereden açılıyor? Şunu bir göstersene.

Bak, diyorum ki bugün şöyle süslenelim.

Şöyle bir kendimize bakım yapalım.

Kız partisi yapalım diyorum.

Kız partisi mi?

Kız partisi.

Şuradan açılıyor.

Hah, tamam.

Ben seni iyi görmüyorum Aydan.

Çay koy hemen.

Ben de gidip simit alıyorum.

İki lokma bir şey ye. Kim bilir kaç saattir sen bir şey yemedin.

-Bana bak Fiko. -He?

Dikkat et.

Tamam.

Tamam, dikkat et.

Tamam.

[neşeli müzik]

Kaçta çıkaracaklar Ela'yı?

Öğleden sonra.

Hafize abla geldi mi?

Gelecek.

Sağ ol.

Rica ederim.

Bitirdin mi ders kitabını?

Üçüncü sayfadayım.

Beş sayfa değil mi zaten?

Hayır, ben sindirerek okuyorum onu.

Parkın orada bırakayım ben seni, olur mu?

Hı.

Niye?

Her dakika gelmeye bayılıyordun dükkana. Şimdi baskın yok diye mi gelmiyorsun?

[neşeli müzik biter]

Bir gören olmasın, hani laf söz olmasın diye görünmeyelim.

Çiğdem, şimdi yani kimseyi de öyle üzmek de istemiyorum.

[neşeli müzik]

Aa, beni üzebilirsin ama.

Beni üzebilirsin.

Hayır, öyle demedim.

Tabii ya. Çok iyi, müthiş.

Bir sen eksiktin Tarık Tarak başımıza.

Ne, niye oğlum? Ne yaptın, yüzüğü cebine mi koydun yanıma gelirken?

-Çiğdem, saçmalama ya. -Ne saçmalama ya?

Evlen oğlum sen.

Evlen en iyisi.

Hatta biz yatakları ayırdık ya diye de gelirsin.

Hatta üstüne çocuk da yap.

Ya, biz çocuk için bir aradayız dersin sonra.

Bak, sen ara Tarık abini. Sana anlatsın bunları, tamam mı?

Anlatsın sana öğren. Düğününe de çağır sen beni ya. Evet.

-Yaz, ben kesin geleceğim. Tamam mı? -[neşeli müzik devam eder]

Ama abartma, tamam. Saçmalama. Ne alakası var onunla?

Ben anladım oğlum.

Ne diye gelip elin kızını öpüyorsun o zaman sen?

Hayret bir şey ya.

Çiğdem, bak. Bir dur, konuşalım.

Ne konuşacağız ya oğlum?

[duygusal gerilim müziği]

Efe'nin arabası mı o ya?

Çido?

Al.

[duygusal gerilim müziği biter]

-Haber ver Ela çıkınca. -He, vereceğim. He.

[duygusal müzik]

[Efe] Dön artık mesajlarıma Yasemin.

Bugün bu konu konuşulacak.

-Çido? -Hı?

Ne oldu? Sen nereden geliyorsun?

Bir dakika, kafana ne oldu senin?

Yok, yok bir şey.

Bir şey yok.

Neymiş konu?

Bilmiyorum ama anlatacak yani. O da işte seni bekliyordu.

Hadi kızlar, hadi gelin.

[duygusal gerilim müziği]

Allah Allah.

Kız, yoksa bunları Efe ile...

Ay, Allah'ım. Bununla da uğraşmayalım şu anda, gözünü seveyim.

[Efe] Mahalleye mi geleyim?

[gerilim müziği]

Hoş geldin.

Lale.

Mete.

Hoş buldum. Buyursunlar.

[gerilim müziği biter]

Bayağı da Lale gibisiniz gerçekten.

Yani böyle vintage bir hava var.

Ama profil sahte.

Ee, o da benim sigortam.

Ama yani şimdi profil sahte olunca böyle insan

aradaki tanıdıkları tam anlayamadığından...

-Hani milyon tane insan içinde... -Neden ben diyorsun?

Çok doğru. İşte üstüne bir de sizi böyle görünce yani güzel bir şekilde.

E, tamam. şimdi benim de kendime göre bir auram var yani.

Var, var.

Ama...

benim sende aradığım şey karizman değil.

Bizim ortak bir ilgi alanımız var.

Nedir?

Çiğdem Çetin.

[duygusal gerilim müziği]

Çido.

Çido.

Sen ne alaka Çido'yla?

E, başka bir ortak tanıdık diyelim.

Sen bana anlatsana.

Bu Çido ne yapar? Ne yer? Ne içer?

Kimlerle takılır?

Yani Çido derya deniz birisi.

Öyle anlatmakla bitmez. Uzun iş yani.

Ama sana tam ne lazım? Bana söyle, bir düşüneyim.

Kiminle yatıp kalktığını bilmek istiyorum.

Ama bebeğim, bunlar çok ayıp konular.

Çok müstehcen.

-Teşviğe ihtiyacım var diyelim. -Teşvik?

Eğer ki Çido'nun kirlilerini ortaya dökeceksem biraz para görmem gerekiyor.

Kapiş?

Kapiş.

[ortam müziği]

Yani şimdi konuştuklarımızı duymayacak mı?

Duymaz.

Kapat şunu. Zaten müzik var.

Başka bir yerde konuşsaydık ya.

Dikkat çekmemeye çalışıyorum canım.

Hiç dikkat çekmiyoruz şu anda. Sabahın köründe ojeler, saçlar.

Hiç dikkat çeken bir şey değil.

Ya çok komiksin.

Kardeş şirketlerin hepsine girmişler.

-Kasalar, depolar. -[gerilim müziği]

Her yer aranmış.

Boris'in adamları.

Operasyonu başlattılar.

Bize ait olan her yere girecekler.

Bütün sistemimizi çökertecekler.

Hanımeli?

Orası temiz.

Ne bu, sabah sabah?

Bilmem.

Çocuklara söyle.

Toplanıyoruz.

-[Aydan güler] -[ortam müziği]

O zaman sana saldıranlar da Emir'in düşmanları.

Çok dikkatli olmanız lazım.

Ben Sezen'i nasıl koruyacağım?

Yüzün düştü.

Yüzün düştü.

Bana bak.

Sen nasıl kurtuldun?

Kim kurtardı seni?

İlla biri mi kurtaracak canım?

Ben kendimi kurtaramaz mıyım? İlla bir adam mı lazım?

[ortam müziği devam eder]

Yok, yok yani tabii de...

Hani doğru bir adam olursa ne güzel olur.

Neyse ne canım, aa.

Allah'ım ya.

Sana kim geldi?

Bana daha hiç tanımadığım bir adam geldi.

Yeni bir telefon verdi.

Çok özür dilerim, benim biraz sinirlerim bozuldu da.

Ne istiyormuş peki senden?

[duygusal gerilim müziği]

Emir'i bana sen vereceksin dedi.

Nasıl ya?

Yani Emir'e ihanet mi edecekmişsin?

[gerilim müziği]

[Muhittin] Zahide Hanım.

Siz akıllı bir kadınsınız.

Tahmininiz nedir?

Muhbir kim çıkacak acaba?

Bu işlerde ben LIFO'ya bakarım.

-LIFO? -Finansta kullanılır.

"Last in, first out."

Yani son giren ilk çıkar.

Sizin sisteme de en son kuaför girdiğine göre.

Akbak?

En zayıf halka o.

Aranıza en son o katılmış. E, pek gönüllü de değilmiş anladığım.

Olmaz.

-Sordunuz, söyledim. -[gerilim müziği devam eder]

Gerçekler acıdır Muhittin Bey.

Yalnız sizin hesaba göre

son giren Akbak olmuyor ama.

Topladınız mı her şeyi?

Neredeyse abi.

Bunları nereye götürelim?

Güvenli yere.

Perili Köşk'e mi?

Eğer orası bilinseydi Murat'ı, Alya'yı, Yiğit'i o kadar tutamazdık orada abi.

O zaman oraya gidiyoruz.

-Oteli ve bütün mekanları boşaltıyoruz. -[hareketli müzik]

Elimizde ne varsa topluyoruz arkadaşlar.

Dikkatli olun.

Eğer bunlar bulunursa hepimiz biteriz.

[gerilim müziği]

Konumdayım Okan.

Ekip göndereyim de yakınlarda olsunlar komiserim.

Muhbir bana muhtaç.

Onun canının teminatı benim.

[hareketli müzik biter]

Haydi komiser, acelemiz var.

[hareketli müzik]

[ortam müziği]

Bu seni tehdit eden adam.

Sen bu adamı daha önce Emir'in etrafında gördün mü?

Bir yerden çıkaracağım ama.

Çıkaramıyorum.

Sen ne yapıyorsun ya?

Kız, o ne?

Ne yapayım? Başka bir şey bilmiyorum.

Bu ne biçim bir şey? Git, şuradan bana maşa getir.

Maşa, şu tarafta.

Tak onu, şuradaki fişe tak.

Fiş... Kız... Aa.

-Kızım, maşayı bana vereceksin. Fişi... -Prizi. Şeyi.

Tamam.

Tamam, şimdi düşün bakalım.

Başka ne dedi o adam.

İpuçlarını yakalamaya çalış.

[duygusal gerilim müziği]

[Bora] Emir.

Demek o yüzden aşık oldum sana.

Yalnız iyi ki ben fark etmişim sana olan ilgisini.

Demiş.

-Bir şey demiş, anladım yüzünden. -[ortam müziği]

Kesin demiş.

Başka hiçbir şey söylemedi. Beni sadece tehdit etti.

Demiş Aydan, yüzünden anlıyorum.

-Demiş bir şeyler. -Demiş.

Yahu, Azrail gibi çöktünüz üstüme.

Çekilin ya, demedi işte.

Emir'e bence hemen anlatman lazım.

-Hemen. -Adam...

Adam beni abimle tehdit etti diyorum.

Çok yaşa.

Sağ ol.

Yani hapse onu attıranın ben olduğumu biliyor.

Emir seni korur.

Hı, ah korur.

[ortam müziği devam eder]

Yavrum... Yahu, korumuş mu sence Çido, Emir?

Adam evine gelmiş Aydan'ın.

Tehdit etmiş. Korumuş mu sence?

Ama böyle de olmaz ki.

Geceden sabaha zaten üç kilo vermişsin. Baksana, hâlâ titriyorsun.

Anlamıyorsun ya, anlamıyorsun.

Fiko, anlıyorsun sen.

Yani benim abim öyle biri değil ki.

-Anlatsana Allah aşkına. Yardım et biraz. -[ortam müziği devam eder]

Ben anlatıyorum. Şimdi şöyle bir abisi var.

Ondan kurtulmak için

Tarık'ın sokulduğu gibi onu mezara sokup çıkarmak yetmez.

Yeterli gelmez. Anladın?

Yani...

Abim...

Emir onu öldürmeden bu işin peşini bırakabilecek birisi değil.

Anladın mı? Ve benim vicdanım buna asla el vermez.

Biri hapse girer.

Diğeri de mezara.

Ya, bu nasıl bir abi ya?

Evet.

-Sana ayrılan sürenin sonuna geldik. -[gerilim müziği]

Savcı bey, ya muhbirin vaat ettiklerini al

ya da kendisini al diyor.

Teklifimi bir daha düşün.

Boris, Emir'i bitirince yerine beni geçirecek.

En tepedeki adam olarak size çalışırım.

Sen sadece sana söyleneni yapacaksın.

116 yıl yatarın var.

Avucumun içindesin.

Bak, benim çok param var.

İsviçre'de.

-Bir ömür sana da bana da yeter. -[gerilim müziği devam eder]

Görev başındaki memura rüşvet ha?

117 buçuk yıl oldu.

24 saatin var.

Alırım yoksa seni içeriye.

-[telefon çalar] -[ortam müziği]

O mu?

He o mu?

-Aç bakalım, aç bakalım ne diyor? -O.

Aç bakalım ne diyecek?

Tamam.

Tamam.

Tamam, sakin.

Raka ritika ritika. Rika.

Aydan, geç şuradan konuş. Yüzün o tarafta, hadi.

Hadi.

Hadi bakalım.

Alo?

Emir'den randevu al. Bugün görüşeceksiniz.

Biz öyle her gün görüşen insanlar değiliz.

Duymuyorum.

Yani.

Ulaşamam ona diyorum.

Bir yolunu bulacaksın.

Ya.

Sen benden ne istiyorsun?

Ne yapacağım ben Emir'e?

Ne?

Ne diyor Aydan?

Akşama program yapma komiser.

[gerilim müziği]

Sen benim altın yumurtlayan tavuğumsun.

Ama senin altın yumurtlayan tavuğun kim?

Onu bilmiyorum.

Ama belli.

Emir'in çok güvendiği birine kurmuşsun sen kapanı.

[ortam müziği]

Şimdi tak.

Tak kız.

Tamam.

Tamam.

Tamam, salla biraz.

Salla, savur.

Tamam, görünmüyor işte.

Hiç.

Yok, yapamayacağım.

Ya, pusuya düşürüp vurmayacaklar en azından.

Ya da sana ne bileyim, çek vur demeyecekler.

Otel Emir'in zaten.

Kıza ya zehirleteceklerse?

[ortam müziği devam eder]

Gülün.

Gülün.

Aydancığım.

Hani sen ellerinle yemek yaptın ya.

Ama ben kiralık katil miyim canım?

Yani... en fazla bir şey çaldıracaktır herhalde diye düşünüyorum.

Ay, yok.

Hırsız hiç değilsin Aydan.

Adam burayı nasıl aldığımızı biliyorsa direkt hırsızım.

-Tamam da alan memnun veren memnun. -[ortam müziği devam eder]

Değil mi?

Senin tek yapacağın bir şey var.

O da Emir'e gideceksin, böyle böyle oldu diyeceksin.

O da seni korumaya alacak.

Bu kadar.

Bitti gitti.

Kızım,

üçümüzün borçlarının toplamı ortalama çapta bir Afrika ülkesinin

dış borcuyla eşdeğer düzeyde ya.

Biz ne ara kazanacağız bu parayı?

Bak, bu kadın küflü evde oturuyor Çido.

Ben birazdan

tüp bebek tedavime otobüse binip gideceğim.

-Senin de arkadaşın Ela, -[ortam müziği devam eder]

o da Aydan'ın küflü evinde mi iyileşecek?

Arkadaşlar, biz iyice kölesi olduk bu Emir'in.

Fikocuğum, çok meraklıydın sen.

Ne oldu şimdi?

Ben Emir'e köle olmaya değil,

tırnak imparatoriçesi olmaya geldim buraya.

Tamam. Ayrıca sen Emir'i bana mı koruyorsun?

Ne... ne koruyacağım ya?

Koruyorsun.

Korumuyorum.

Ayrıca da başımızda bir erkek olmasına hiç ihtiyacımız yok.

Hiç.

-Hepsinin ***. -[ortam müziği devam eder]

Günaydın.

Günaydın.

Erken geleceğinizi bilseydim gelir çay koyardım Aydan Hanım.

Yok, Asiye abla. Sen her zaman vaktinde gel, yeter.

Peki.

Hadi bakalım. Kurulalım, açılalım. Günümüz başlasın.

Tamam.

[mesaj sesi]

Hoş geldiniz.

Emir.

[duygusal gerilim müziği]

[Emir] İstediğiniz kasalar depoda.

Paraları yerleştirin.

Yavaş bismillah, yavaş.

Gel, gel.

[neşeli müzik]

Of.

Başıma ne işler getirdin ya?

-Abla, abla, abla. Abla, şeye bakma. -Ne?

Sen kapıyı aç.

Ben de Allah vere...

-Hadi. -[neşeli müzik biter]

Ya, Allah Allah. Koskoca adamsın.

Bir elinle aç, öbür elinle vur işte. Ne benimle uğraşıyorsun?

Abla, görmedin.

-Görmedin, heyula gibi adam. -[neşeli müzik]

Bizim tuvalet kadar.

Adam dev. Öyle tek elle olacak iş değil.

Yaradan'a sığın-- Anca iki elimle.

Hadi. Hadi kurban olayım, hadi.

Senin bu gizemli alacaklılar bu küçük tuvalete nasıl sokmuşlar bu adamı?

Ya, ne bileyim ben? Zaten ondan uyuyamadım.

Sabaha kadar düşün, düşün, düşün.

Vallahi taşikardi geçirdim.

Sonra konuşalım. Hadi ablam, hadi işimizin başına.

O da bana düştü, değil mi? Sen var ya, kardeşlerin yüz karasısın.

Erkek kardeşlerin.

-Dikkatli ol, arkamda ol. -Tamam, tamam.

-Kafama falan vurma vallahi... -Abla, tamam.

Bismillah. Allah'ım, sen bize yardım et.

-Bismillahir... Allah! -Ya hak!

[neşeli müzik biter]

Kimse yok. Oğlum, sen hayal mi gördün?

-Vallahi billahi içerideydi bak. -Gece mi getirip koydular buraya acaba?

Eğer bunlar böyle el kol sallaya sallaya

bu dükkana giriyorlarsa... Allah koru ya Rabb'i.

-Yarın bir gün eve de girerler. -[neşeli müzik]

Sus. Hiç mi bitmez senin derdin ya, he?

Bir tane gılsız gışsız işin olsa da dişimi kırsam.

40.000.

Tamam.

Efe'lerin hediyesi ya.

[duygusal müzik]

Bu bileziğin daha hesaplısı var mı?

Daha düşük ayarı da var.

Uygun fiyata.

Yok, çok öyle değil de...

Böyle daha da hesaplısı. Arkadaşa hediye edecek gibi.

Gümüş reyonumuz var, altın kaplama.

Ona bir bakabilir miyim?

6250.

Güzel, tamam.

Yalnız siz içinden 6000'i alın.

-Nakit sonuçta, daha fazla veremem. -Tamam.

Efe.

Teşekkür ederim.

[duygusal müzik biter]

Anlat.

Ya, ben sana Çido'nun bütün sevgililerini nasıl anlatayım ya?

Ansiklopedi gibi bir şey gerekiyor onun için yani.

Hepsini anlatma zaten.

Sen bana şu

sosyal medyada birbirlerini engelledikleri adam var ya,

-onu anlat. Belli ki bir şeyler olmuş. -[duygusal gerilim müziği]

Burak.

Hah, Burak.

Onların bayağı fırtına gibi bir ilişkisi vardı işte.

Ee... bana da fırtına lazım.

Kasırga lazım.

[duygusal gerilim müziği]

Bir gün şunları çuvalla taşıyacaksın deseler, böyle bir tarafımla gülerdim.

Ulan, sen rüya mı görüyorsun Leylek derdim.

Hı, Leylek. Sanki senin bu paralar.

[duygusal gerilim müziği biter]

Aç.

Ne?

Müzik aç.

Haydi bakalım.

[hareketli müzik]

Açtım.

Tarık'a burayı yaktırana kadar, şu kasayı daha önce bulsalardı bu fikri...

Heh, ama olan hep bize oluyor işte.

Serra'yı çağırdım.

Ha, avukat.

Abimi sordum.

Neden içeride?

Daha önce içeri girmesi gerekiyordu da...

-Sicili biraz şey diyelim... -Ne gibi?

Başla.

[hareketli müzik devam eder]

Ölmüş yan komşunun

kılığına girip emekli maaşını çekmekten tut da

mekan basma, adam kaçırma, dolandırıcılık, soygun...

Sahte fatura...

Tehdit, şantaj.

Ee?

Öfke problemi.

Böyle gözü döndüğü zaman hiçbir yeri görmüyordu.

En nefret ettiğim erkek özelliğiydi.

[hareketli müzik devam eder]

Annem bunun yüzünden öldü.

-Kahrından. -Ya.

Ben İzmir'den bunun yüzünden kaçtım da İstanbul'a geldim.

Beni bulamaz diye.

Sonra bir gün bir geldim, bir baktım.

Salonda bu oturuyor.

Hayriye abla, Tarık, Sevda, Hayriye ablanın eşi...

Bir de sevdirmiş kendini namussuz.

Allah'ım. Dedim ki, yapmayın, etmeyin. Uzak durun bundan.

Yok, hiç kimseye dinletemedim.

-Bu Hayriye ablanın kocası memurdu. -[hareketli müzik devam eder]

Adli emanette, çok da doğru düzgün bir adamdı.

Böyle işine çok saygı duyan falan filan. Gide gele bununla adli emanete,

kasanın şifresini almış.

Adli emaneti de mi soymuş?

Evet, adli emaneti de.

Soymakla da kalmadı.

Hayriye ablanın kocasının üstüne attı.

Adamcağız mahkemeler, memurluktan men edildi.

Sonra dayanamadı, güm.

-Nasıl güm? -Allah rahmet eylesin.

Nasıl?

Kendini mi vurdu?

-Yok, kalp krizi. Hücceten gitti. -[hareketli müzik devam eder]

Yani sen bu yüzden mi yıllarca katlandın bu insanlara?

Sen bunu eğer ihbar etmeseydin bilmiyorum kimlerin sebebi olacaktı.

Başta da Sezen'in.

Tövbe tövbe.

Allah korusun kız.

-Ne diyorsun? -Sen intikam almasından korktun.

Vallahi ışıldadı.

Çok güzel oldu abla. Hadi bakalım.

Enişteye selam.

Ya, Fikri Beyciğim. işte böyle.

Bütün borçları bu adam kontrol edecekmiş.

-Bir şey diyeceğim, diyeceğim. -[neşeli müzik]

Şeye benzettim ben bu adamı ya.

Adını da şimdi...

Eralp abiye.

Ay sus!

Dağlara taşlara.

Anma şunun adını.

Eralp kim?

Ya, adını anmayın. Ne olursunuz Fikri Bey. Allah aşkına, lütfen.

Şey, Aydan'ın abisi.

Vallahi ne bileyim, öyle delici bakışları, o kararlı duruşu falan...

Ne bileyim, o kara yağız halleri.

Abisi diye not alıyorum.

Almayın Allah aşkına.

Önemli bir tanık olabilir. O yüzden dedim abi.

-Denize düşersek yılana sarılalım. -[neşeli müzik biter]

Daha denizde değiliz.

Peki, peki.

-O zaman önce adamı bulacağız. -[neşeli müzik]

Gökten düşmedi ya bu adam.

Yani elbet esnaftan mesnaftan birinin kamerasında mamerasında vardır.

Ben o herifi bulurum.

Bu da sırf Hayriye Hanım rica etti diye.

Yani yoksa boşanmayla falan ilgisi yok bu durumun.

Çok mersi.

-Siz bulun. -He, tamam.

Siz bulun vallahi. Benim nazım size geçer.

Yani bizim damadımız da emniyet mensubu ama yani biz şimdi ondan isteyemeyiz.

Daha yüzük bile takmadılar.

Siz bulun diyorum ben.

Hayriye Hanım.

Ben sizi müşkül duruma düşürmem.

[Hayriye] Biliyorum.

Kendi bağlantılarımı kullanacağım.

Peki.

Senin bu borç mevzun mahkemede başımızı ağrıtır.

Sen bunları bir hallet.

Abi, ben o borcu nasıl hemen öyle hallede-- yani...

Eder.

-Halledersin. -[neşeli müzik biter]

Halleder Fikri Beyciğim, siz...

Bir şekilde bir yolunu bulur, halleder.

Ederim.

[neşeli müzik]

Bir de bu seni gömdükten sonra telefonuna bir şey geldi dedin falan.

Neydi o numara?

Getir onu bana.

Numarayı ne yapacaksın abi?

Ameliyat edeceğim Tarık.

Ameliyat.

Fikri Bey, alemsiniz vallahi. Çok hoşsunuz.

Aydan Hanım.

Geldim, geldim.

Ay, Serra. Hoş geldin. Yeni mallar gelmişti de sayım için aşağıdaydık.

Kusura bakma.

Bak, ne diyeceğim. Sen dün akşam mesaj attın ya.

Ben adliyedeki arkadaşı--

-Senin bugün ağdan vardı, değil mi? -[neşeli müzik]

O yüzden.

Bana bak kız, ne zamandır gelmiyorsun. Yoksa başka birini mi buldun?

Kız, ne ağdası? Benim her yerim lazerli ya.

Anacığım, yok. Sana lazer olmaz.

Ben biliyorum, senin tüylerin açık renk ya.

Ayda bir geleceksin ağdaya, bu kadar basit yani.

Aman, aman, aman.

Kimler gelmiş.

Erkek adalet değil. Gerçek adalet be.

Çidocuğum, bak. Bu Serra. Bizim arkadaşımız, avukattır.

Allah'ımın izniyle Tarık'la Aydan'ı boşayacak.

Siz birbirinizi tanıyınca inanılmaz iyi anlaşacaksınız.

-Neden avukat oldu, biliyor musun Serra? -[neşeli müzik biter]

Anasıyla babasını boşamak için avukat oldu.

Ve boşadı.

-Babasının donuna kadar aldı. -[neşeli müzik]

Helal olsun Serra. Hadi yukarı. Ağdaya gidiyoruz kızlar. Yürüyün ağdaya.

Sen bizi takip edeceksin. Gel artık.

[Fiko] Çık, çık, çık.

Çık, çık, çık.

Çık, çık, çık.

Avukat yine geldi Tarık abi. Haberin olsun.

Bir de ben çok sıkıştım.

Kira da var.

Bana 30.000 lira ateşlemen lazım.

-[Serra] Ya, bir şey yok ki bacağımda. -[neşeli müzik]

Ya, bir şey olmaz. Ölü deri gider. Peeling etkisi olur.

Gizli bir şey konuşacağız.

Patronumuz kameralardan bizi izliyor da o yüzden.

Haa, bayılıyorlar şu kamera işine.

Kim kiminle oturdu?

Kim kaç dakika, nerede kaldı?

Tuvalette ne kadar vakit geçirdi?

-Köklerine kibrit suyu. -Gel. Gel, şöyle gel.

Avukat dükkana gitmiş.

Ne konuşuyorlar?

Onu bilemiyoruz.

Ağda kısmına geçmişler.

-[neşeli müzik] -Ay!

Ya, patronunuz olacak kadın bizi duyuyordur diye inandırıcılık kattım.

İyi ki kattınız.

Sen bir şey öğrenebildin mi?

Bunlar biliyor, rahat ol.

Senin de dediğin gibi abinin dosyasında bir hareketlilik var.

-Dava tekrar açılabilir. -[duygusal gerilim müziği]

Yani eğer suçu birisi üstlenirse

abim serbest kalabilir mi?

Yeterli deliller sunulursa tahliye kararı verirler.

Ne diyorsun?

Ya, kim suçu üstlenecek? Tanıyor musun sen bu adamı?

Tanımıyorum.

Aydan, bak. Ne diyeceğim.

Hani senin şu boşanma davanı üstlenmek isteyen avukatlık şirketi vardı ya.

Onlara bir danışmak ister misin?

Yani benden daha fazla bilgiye sahip olabilirler.

Yok, yok. Ona danışamayız.

Çünkü o benim patronlarımın avukatlık şirketi olduğu için...

Yani benim abimin mapusta olduğunu öğrenirlerse sorun olur, değil mi?

Doğru.

Ben sana bir şey soracağım.

-Şimdi bizim bir arkadaşımız var. -[duygusal gerilim müziği biter]

Müşterimiz yani bizim.

O böyle istemediği bir olayın içine bulaşmış.

Biri de bunu öğrenmiş.

Eğer bunu yapmazsan senin o olayını söylerim diyor.

Ne gibi bir şey?

-Yani pek iyi bir şey değil. -[duygusal gerilim müziği]

Şimdi bu kadından, yani o kadından istedikleri şey şu.

Suça bulaşmış birileri var.

Ve onların yerlerini vermesini istiyorlar.

Biliyor mu yerini?

Yerlerini öğrenebilir.

Yani şimdi bu kadın, yani o kadın...

O kadın.

Eğer bu kişileri şikayet ederse

onlar ömür boyu hapis yatabilirler o kadın yüzünden.

Ama bu kadın bu insanları ihbar ederse.

Kendi bulaştığı işler de ortaya çıkabilir.

Ne gibi işler?

Yani pek hoş şeyler değil tabi.

-Ama zorla yaptırmışlar. -[duygusal gerilim müziği biter]

-Tehdit var, zorlama var, şantaj var. -Hepsi var.

-Yapmasaymış canım o da. -[neşeli müzik]

İlk tehdit edildiğinde polis sormaz mı? Neden gelip bana söylemedin diye?

Yahu kadın korkuyor, kadın korkuyorsa ne yapacak?

Kadın korktuğu için

-yapmak zorunda kalmış diyorlar. -Doğru.

Elimizde kanıt var mı? Yani bir telefon görüşmesi...

Telefon var.

Telefon vardı, değil mi?

-Varmış telefon. -Yani telefon...

Telefon... Bir tane telefon var, o telefon üzerinden haberleşiyorlar.

Arkadaşım.

Telefon varsa işimiz kolay, oradan her şey çıkar.

[neşeli müzik devam eder]

Bakın biri bir başkasını zorlayarak, tehdit ederek suça itiyorsa...

Etkin pişmanlık.

Aynen.

Sen ne biliyorsun ya bu kadar şeyi bir anda?

Sabah programı izliyoruz herhalde.

Serracığım, etkin pişmanlık ne demektir?

Suça zorla itilen kişinin kendini kurtarması demek.

Muhbirlik, yani ispiyonluk.

Öyle.

Eğer biri sana baskı kuruyorsa...

Ben değil.

Arkadaşım.

-İşte o arkadaşınızı tehdit ediyorsa... -[neşeli müzik biter]

O da devlet kapıya gelmeden önce gider, haber verirse

hukuk onu fail olarak değil de araç olarak görür.

-Yani... -[duygusal müzik]

O arkadaşın sustuğu için içeride değil de

konuştuğu için dışarıda kalabilir.

Asıl...

...Suça devam ederse ve konuşmazsa...

Onun cezası çok büyük.

[gerilim müziği]

[telefon çalar]

Aylin.

Efendim.

Şey...

Nasılsın?

Vallahi daha iyi günlerim olmuştu.

Buyurun Aydan Hanım.

Müsaitsen bugün görüşebilir miyiz?

Ben otele gelsem.

Bu hazırlık sabahtan beri bana mıydı?

[neşeli müzik]

Yok canım. Yani...

Biz vitriniz ya.

Müşteriler var, onlar için böyle bakım yaptık, hazırlandık.

Bugün biraz yoğunum, ben sizi ararım.

Kapama, kapama.

Çok kısa uğrayacağım zaten.

Konu nedir Aydan Hanım?

[neşeli müzik biter]

Ee...

-Hanımeli. -[neşeli müzik]

Hani ben sana bir hanımeli sözü vermiştim.

O yavruladı.

Ben de onu diktim.

24 saat içinde nerede kalacaksa orada kalması gerekiyor ki ölmesin.

Bunun için mi geleceksiniz?

Ee, evet.

Ama yani orada zaten benim bir işim vardı.

Geçerken bırakayım diyorum.

Sen benimle görüşmek için bahane mi arıyorsun Aydan Hanım?

Ne münasebet ya.

[neşeli müzik devam eder]

İlk tanıştığımızda ben hanımeli sözü vermiştim.

Onun üstünden yıl geçti.

Bir de ölümlü dünya.

Çok da hani, tekin bir iş yapmıyoruz.

Allah korusun, sana bana bir şey olursa ben öyle borçlu kalmak istemem.

Peki madem, bekliyorum.

Kızım var ya benim.

Benim kızım var.

Yarın ona bir şey yapmayacakları ne malum?

Kurtulacağım bu işin içinden.

Bir an önce kurtulacağım.

[neşeli müzik]

-Günaydın. -Anneciğim, günaydın.

Minik... Minik serçem.

-Sezen'im. O benim minik serçem. -Bir şey yok, bir şey yok.

Arkadaşlar, bugün birazcık bizim işimiz var.

Bir şey olursa siz bizi zaten ararsınız. Dükkan Sezen'e emanet.

-Tamam mı aşkım? Sana emanet. -Bende.

Ela'ya mı?

Evet, bugün taburcu oluyor.

Geçmiş olsun tekrar.

-Sezen, ben bugün sana -[neşeli müzik devam eder]

yeğen yükletmeye gidiyorum. Bana dua et.

Fiko'm, bak. Ben çok inanıyorum.

Bu sefer tutacak.

Neydi, neydi?

Yedi, yedi, yedi.

Beş, iki, sıfır.

Oldu, oldu, oldu.

Hadi. Hadi.

-Bir şey olursa ararsın. -Tamam.

Hadi Efe.

Kimseyi kırmadan, hiç kimseyi üzmeden hallet bu işi. Hadi yaparsın.

[duygusal gerilim müziği]

Selam.

Hoş geldin.

Konuşalım deyince ben yine bir hafta sonraya falan kalır sandım.

Yok.

Yani kalmasın istedim ben.

Dün gece için.

Sana da, ailene de yaşattıklarım için özür dilerim.

Önemli değil.

Ben idare ettim annemleri.

Etmemeliydin işte.

[duygusal gerilim müziği devam eder]

İdare ettiğimiz için geldi zaten bunların hepsi bizim başımıza.

Ben yapamıyorum artık.

Neyi?

Bizi.

Olmuyor Yasemin.

Denedik. Daha önce de konuştuk seninle.

Doğru gelmiyor bu yaşadığımız şey.

Bak, işin içine ailelerde girdi falan.

Haksızlık bu ikimize de.

-Yani sen... -Yani ben...

[duygusal gerilim müziği biter]

ayrılmak istiyorum.

[duygusal müzik]

Kızabilirsin bana.

Hakkındır da ama bu kadar zaman zaten seni kırmamak için bekledim.

Olmuyor ama.

[duygusal müzik devam eder]

Eğer sorun...

...ikimizdeyse...

Tamam.

Ama yok.

Eğer aklına başkası girdi diye beni yarı yolda bıraktıysan...

...bedeli sandığından daha ağır olur Efe.

[duygusal müzik biter]

[gerilim müziği]

Mukaddes Hanımcığım, bir şey soracaktım ben size.

Efeciğimiz Yasemin'le konuşacaktı. Konuştu mu, ne konuştular?

Biz oğlumuzun başındayız Hayriye Hanım.

Yüzük takılana kadar

tepesindeyiz.

Allah'ın sevgili kuluyum, senin gibi dünür gönderdi bana vallahi.

-Hadi yine iyisin, boşamıyorum seni. -[neşeli müzik]

Elimde çok kuvvetli deliller var.

Fikri Bey.

-Kim boşanıyor? -Seni... Allah kahretmesin seni.

Seni Allah boyuna posuna bakmadan... Ya daha yüzünde sakal yok, suratında.

Tutturdu evleneceğim diye.

-Şimdi de boşanacağım diyor Allah sen... -Ay, ne olur. Yüreğime iniyor.

Bana boşanma demeyin, vallahi travmam var.

-Üzmeyelim Mukaddes Hanım'ı. -Ay, vallahi çok kötüyüm.

-Ay, benim güzel dünürüm. Sen... -Gel ablam, sen gel.

Kahveni iç, fal bakar sana Sevda.

Sevda, gel canım sen.

-Gel sen. -Gel canım sen.

Fikri Beyciğim, ben bir şey danışacağım size.

Hadi bakalım.

[neşeli müzik biter]

Ahbabınız bilmiyor mu?

Ya biz...

Biz böyle mutaassıp insanlarız Fikri Beyciğim.

Böyle boşanmak falan...

Bizde büyük meseleler. Biz...

...utanırız, söyleyemeyiz.

-Hanımefendi kim? -[neşeli müzik]

Dünürüm.

Yani inşallah kızımın kayınvalidesi olacak.

Şimdi ben bütün bu olan biteni ona nasıl söyleyeyim,

nasıl yüz göz olayım Fikri Beyciğim?

Çok haklısınız Hayriye Hanım.

Dünürünüz ne kadar şanslı.

He?

Sizin gibi asil bir hanımefendiyle akraba olmak...

Böyle düşünceler kaldı mı bu devirde?

Asil masil falan biraz...

Şöyle.

Siz daha yeni konuşmadınız mı ya? Ne böyle, derin derin ne konuşuyorsunuz?

Oho.

İşte.

Civara baktırdım.

-Bütün esnafın kameralarında -[neşeli müzik biter]

düne ait herhangi bir kayıt yok.

Allah Allah.

Bence biri gelmiş, hepsini toplamış.

Herkesin de tırstığı biri.

Adama bak ya. Ejderha gibi. Adı var, kendi yok.

Şahane bir tespit.

[neşeli müzik]

Bu arada senin bu şey vardı ya. Aşiret reisi olan.

Ölmüş deme.

Ölse şaşırmam herhalde.

Bak, bunun malına, mülküne, adamlarına falan...

Hepsine gelmiş birisi, çökmüş.

Sonra bunu almışlar, memlekete göndermişler.

Bunun adamları da buna çöken kimse onun tarafına geçmiş.

Yuh, 1000 kişi birden?

O ne böyle? Toplu sünnet töreni gibi.

Yine harika bir benzetme.

Şimdi bence sen bütün borçlarını falan her şeyini hallet, yoksa ipotekler falan

ortaya çıkacak.

Hakim, ilk celsede boşar seni.

Ne diyorsun?

Kesin, bileğine bağlayacağım.

Ayağına da bağlarım.

Bağla da, kedi niye?

Çünkü o benim pisim.

O benim nazlı pisim.

Ya, hey.

Abla, şuna bir şey söyle ya.

Ela'ya aldığım bütün şekerleri yedi ya.

Fatma Hocam, Allah rızası için söyle ya.

Ela şu saniye uyansa. Bak, şu saniye diyorum ama.

Bunları yiyebilecek mi?

Cık. Yiyemez.

Ama ben yiyebilirim.

Kol kadar ayı alacağına

yiyecek bir şey alsaydın kendine. Bitirme şunları.

O ayıyı sen mi aldın?

Ameliyattan sonra öksürüyor diye veriyorlar ya, sarılsınlar diye.

Hediyemiz de bir işe yarasın. Biz de çocuk değiliz hocam.

Yalnız biz onu açık kalp ameliyatlarında veriyoruz.

Tamam. Ben de riske atmak istemedim hocam ya.

Geri zekalı ya.

Aa, tamam canım. İyice sirke çevirdiniz siz de.

[Naz] Hastanede kalmasına gerek yok. Evinde dinlenebilir dedi.

-Ambulansı ayarladın mı? -[duygusal gerilim müziği]

Başhekim her şeyi halletti.

Sakın yanlarından ayrılma, evi biliyorsun zaten. Birlikte gidersiniz.

Tutsana şunu, Allah'ın cezası. Tamam, bırak. Bırak.

Geldiler.

Benim Ela'm, benim canım Ela'm. Seni almaya geldik kızım.

Uyuyan güzelim benim.

Ay, inanamıyorum ya. Seni evimize götüreceğim. Çok mutluyum ya.

-Ela'm. -Hoş geldiniz.

Başhekimle görüştük. Ela'yı bugün taburcu ediyormuşuz.

Bu arada Pelin Hanım A'dan Z'ye her şeyiyle ilgilenilsin dedi.

[duygusal gerilim müziği devam eder]

Mete, sıkıştım. Hemen geliyorum.

Ne oluyor ya?

Siz bizden vebalı gibi kaçıyorsunuz ama buraya hop geliyorsunuz.

Ne oldu, bir şey mi oldu?

Emir Bey gönderdi.

Onu buradan gizlice çıkaracağız.

Niye? Onun katili yakalandı.

Peşinde de kimse yok.

Bir şey mi biliyor?

Yani o çok konuşmaz, biliyorsun.

Öyle uygun gördüyse...

Nasıl yani? Şimdi bir anda operasyon mu döndüreceğiz burada?

[hareketli müzik]

Alo?

Geldim otele şimdi.

Ne yapıyorum?

İçeri gir. Her zamanki gibi davran.

Gerektiğinde kulaklıktan yönlendireceğim.

Bismillahirrahmanirrahim.

[dua okur]

Aydan Hanım.

Merhaba.

Emir Bey ile görüşecektim.

Arkadaşlar sizi arkadan alacaklar.

[gerilim müziği]

Ama haberi vardı.

Nereye gidiyoruz yani biz?

Aylin.

Nasılsın?

-Hoş geldiniz. Buyurun. -Hoş bulduk.

[gerilim müziği devam eder]

[Bora] Orada mısınız?

Bir terslik mi var?

[Bora] Ne oluyor?

Eşyalar taşınıyor.

Şarkı.

Bir tane şarkı takıldı aklıma.

Sabahtan beri bunu söylüyorum.

[gerilim müziği devam eder]

Biz merdivenlerden inelim.

Ela'yı sıkıştırmayalım.

Tamam, hadi inelim.

Bizim araç da aşağıda. Takip ederiz ambulansı.

Mete, sen benimle kal.

Ben biraz dedim ya... Biraz önce sıkıştım diye.

Sıra vardı, gidemedim.

Böyle heyecandan şey oluyor.

Mete, sen benimle gel. Hadi.

-Ben de gideyim, aşağıda bekleyeyim. -[gerilim müziği devam eder]

Mete, yardım et. Çantamı tut sen benim.

Heyecanlandı biraz, ondan böyle oldu.

Tamam, ben bekliyorum aşağıda.

Tamam, aşağıda görüşürüz. Tut.

-Ne oluyor ya? -Ya, niye anlamıyorsun?

-Ya, kafan mı almıyor senin ya? -Neyi?

Gelsene benimle.

Hasta geliyor şimdi.

[gerilim müziği]

Yavaş.

Sen de az değilsin ha Çido.

Sırf tipini beğenmedin diye ektin, değil mi kızı orada?

Boş yapma be.

Allah Allah.

Bu Mete, güvenilir mi?

-Olacak. -[gerilim müziği biter]

Olmak zorunda, mecburum. Ne yapayım?

Fatma abla, Ela uyanınca yanında tanıdıkları olsun dedi.

Bu da Ela'nın tanıdıklarından biri.

Ne yapayım, ne diyeyim şimdi yani?

-Olacak. Bana emanet. -Sana emanet.

Tamam.

[duygusal gerilim müziği]

Bana bak,

senden sadece bir kere istiyorum. Bak, hayatım boyunca sadece bir kere olsun

-beni dinle ve akıllı ol, tamam mı? -Ne diyorsun kızım sen ya?

Bak, bugün olanları unutacaksın.

Ela uyanana kadar da evde böyle sehpa gibi duracaksın. Tamam mı?

Kızım, benim aşkım uyansın.

Ben o sehpanın üzerindeki bardak altlığı bile olurum.

Tamam, hadi yallah. Git, öne otur şimdi.

Hadi.

Abla.

Sonunda ya, sonunda.

[duygusal gerilim müziği biter]

-Ay, pardon. Tamam -Bir şey yok.

-Tamam. -Hadi görüşürüz.

[gerilim müziği]

Bay.

Hastamız hâlâ gelmedi.

Onu başka ambulansla götürdüler bile.

Allah kahretsin.

Yırttık be çiçeğim. Yine yırttık be.

[telefon çalar]

Evet?

Pelin Hanım.

Kıvrandığına göre bir şey olmuş, söyle.

Naz!

-Ela'yı kaçırmışlar. -Ne?

-Nasıl yani, nasıl kaçırmışlar? -[gerilim müziği]

Bilmiyorum, başhekimin odasından çıktım.

Odaya gittim, baktım. Boştu.

Ben sana yanlarından ayrılmayacaksın demedim mi?

Kesin o Zahide Melek denen kadının işi bu.

O kızın bildiklerini bana karşı kullanacak.

Kapat, kapat.

Ben sizin yapacağınız işi...

[gerilim müziği devam eder]

Hah, babacığım. İki güzergah soracağım sana.

Bir bizim şoförleri salıp güvenli mi diye kontrol ettirir misin?

Tamam.

Atıyorum.

[gerilim müziği devam eder]

[Bora] Yolculuk nereye?

Ee, gerçekten çok işiniz varmış.

Yani gören de taşınma var falan zanneder.

Yok yani, hani...

Ben hani, bir sorun var mı diye sordum.

Yoksa hani bizim arkadaşlarımız, güvenliğimiz için yani.

Yoksa ben hani, kim de... Ne soracağım ki size?

Yani bana ne? Yani ne münasebet, değil mi?

Oteli boşaltıyoruz.

[gerilim müziği biter]

O zaman ben bunu vereyim.

[gerilim müziği]

Ayağınıza da hiç bağ olmayayım, gideyim.

Suda da yaşardı aslında.

Efendim?

Dikmeyebilirdiniz diyorum.

Suda da beklerdi iki gün.

Yok, yavru ayırdıysa beklemez.

Bir gün içinde dikilmesi lazım. Kökü kuruyabilir.

O yüzden ben sahibine vermek, ulaştırmak istedim açıkçası.

[Bora] Ne götürdün?

Hanımeli.

[gerilim müziği devam eder]

Hanımeli yani.

İşte Hanımeli.

Hanımeli böyledir.

Buyurun Aydan Hanım.

Tamam.

[gerilim müziği biter]

Yukarı çık, beni bekle.

Olur.

[gerilim müziği]

[Bora] Beni duyuyorsun, değil mi?

Sana verdiğim telefonu sarıp saksının içine göm.

Taşınanlarla gönder.

Nasıl?

Herkesin içinde mi?

Abin çıkınca ilk kızına gelecek. Bunu biliyorsun, değil mi?

Ay Fikriye Hanım, herkes teşekkür etti.

Hiç eli boş gelmiyorsunuz.

Dün gece aldım tatlıları.

-Sabaha kadar okudum. -Aa.

Doktor hanıma da biraz yedirebilir misiniz onlardan?

-Ondan mı o kadar lezzetli acaba? -[neşeli müzik]

Burada çok pozitif bir ortam olmasını istiyorum.

Çünkü bebeğim bunu hisseder.

Yani ekler kadar tatlı olacak benim bebeğim.

Adını da Balım koyacağım zaten.

Erkek olursa?

Balık.

Babası balıkçı da.

Kız, şaka yapıyorum. Öyle isim mi olur?

Evet. Neredeymiş benim Hikmet'imin dondurulmuş spermleri?

Ona da mı okuyacaksınız?

-Kız, onu aldığım zaman okudum ben zaten. -[neşeli müzik devam eder]

Doktor hanım da geliyor şimdi.

Hazırız.

Ay, dur. Dur, kız. Hazır değiliz.

Ne oldu?

Bana bir şey olursa bebeğim sana emanet, tamam mı?

Fikriye Hanım, doğuma girmiyoruz.

Ya işte niye doğuma girmiyorum?

Ben ne zaman doğuma gireceğim Allah'ım?

[duygusal müzik]

Şey geldi. Kötü kadın karakter.

Cadı.

Cadı girdi odaya, büyü yapacak bana. Onu çıkarın.

Çıkarın.

Çıksın.

Çık...

[gerilim müziği]

Kendi rızanla yaptığın ilk iyiliği

bu otelde yapmıştın bana, hatırlıyor musun?

[gerilim müziği devam eder]

Pırlantalar.

Keşke hiç karşılaşmasaydık diyor musun hiç?

Diyorum.

Teknede sana iğne batırdığımda sormuştum.

Acıdı mı diye.

Sen de acıdı demiştin.

Sen de öyle demiştin yani.

Acıttıysam özür dilerim.

[gerilim müziği devam eder]

Bugünden sonra bir daha görüşemeyebiliriz.

[gerilim müziği biter]

Bunu...

Özel eş-- eşyalarınla gönderir misin? Yanında olsun.

[gerilim müziği]

Teşekkür ederim.

Beni şaşırtmaya devam ediyorsun.

Rica ederim.

Bugünlerde sözüne, borcuna bu kadar sadık insan zor bulunur.

[gerilim müziği biter]

Sana bir şey olacak mı?

[duygusal müzik]

Herkesi koruduğunu söyledin.

Kendini koruyabiliyor musun?

Ben herkesle bağ kurmam Aydan.

Aklım onlarda kalsın istemem.

Onların da bende.

[duygusal müzik devam eder]

Ama birilerinin benim için endişelendiğini bilmek...

...güzel bir şey.

Artık gitmem lazım.

Ben de sana teşekkür ederim.

Sen beni değiştirdin.

Sayende içimden başka biri çıktı.

Kendime güvenim geldi.

[duygusal müzik devam eder]

Ben bir şey yapmadım.

Senin içinde vardı.

Sen hâlâ o teknede tanıştığım kadınsın.

Hiçbir şey değişmedi.

Sadece kendine olan güvenin geldi.

Kendine iyi bak Aydan...

...Hanım.

[duygusal müzik biter]

Emir.

Kaç git buradan, başın çok beladaysa.

Savaşma.

İnat etme.

[duygusal müzik]

Sen böyle işler için dünyaya gelmiş birine benzemiyorsun.

Dükkan senin.

Nerede olursam olayım bir gün gelir karşına çıkarım. Merak etme.

Çünkü sana ihtiyacım var.

Belki de imajımı değiştirirsin Alya gibi.

Senden başka kime güveneceğim, hı?

[duygusal müzik devam eder]

[gerilim müziği]

Bravo sana Aydan.

[gerilim müziği devam eder]

Bu ne ya?

Yürüyerek uzaklaş, güvenli bir yerde peşindeki araç seni alıp bana getirecek.

Bitmiyor Allah'ım, bitmiyor.

Hanımefendi.

Aracınız var mıydı?

Ben bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum.

İnşallah sonu benzemez.

Ezmiyorsun değil mi kızı?

Ya, sen önüne bak be.

-Ya kaptan. -[neşeli müzik]

Ya, bizim ev o tarafta değil. Sen nereden geçiyorsun ya?

Sultanahmet'ten ta karşıya turist götüren taksiciler gibi.

Nereye gidiyorsun?

Patron açıklayacak.

Ajan filminin içine mi düştüm ya?

Hiçbir şeye burnumu sokmuyorum. Kayıtlara geçsin, tamam mı?

Bana bak, gözünü yoldan ayırmıyorsun. Tamam mı?

Ya, bu ne ya? Bulgaristan'a varsak Sofya'ya varınca mı haber vereceksin?

[gerilim müziği]

[gerilim müziği devam eder]

[gerilim müziği devam eder]

Hoş geldiniz.

Söylediğiniz her şeyi yaptım.

Beni niye buraya çağırdınız?

Buyurun, oturun lütfen.

Ben ne fark ettim, biliyor musun?

[gerilim müziği biter]

Emir'in sizde gördüğü sadakat değilmiş.

Yani sizde böyle dikkat çekmeyen bir şey var.

İnsanların fark etmediği.

Siz hayata ait duruyorsunuz.

Çiçek diyorsunuz.

Böcek diyorsunuz.

-Çayınızı şekersiz içiyorsunuz. -[duygusal müzik]

Size bakarken kimsenin aklına tehlike gelmiyor.

İşte bu bizim gibi anormal hayatlar yaşayan insanlar için bulunmaz bir nimet.

Gidebilir miyim?

O gün otelde size çarpmasaydım

yine sizi fark eder miydim diye düşünüyorum.

Sanmıyorum, biliyor musunuz?

Yani siz çarpmadan fark edilenlerden değilsiniz.

İşte bu sizi özel yapıyor.

[duygusal müzik biter]

Bu gece Emir'i alacaklar.

[duygusal gerilim müziği]

Sonrasında sıra sıra onunla aynı cümlede geçen herkesi.

-Kendine yeni bir hayat kurarsın. -[duygusal gerilim müziği]

Adın değişir.

Geçmişin değişir.

Hayal ettiğin hayatı sunabilirim sana.

Emir'in Alya'ya yaptığı gibi.

Değil mi?

Tehdit edildiğim için yaptığım çıkar ortaya.

Etkin pişmanlık.

Tamam, o zaman gidip bildiğiniz her şeyi anlatın.

Ne bileyim, cezai indirim de uygulanır.

Hatta belki şartlı tahliye.

Peki, Emir ne olacak?

Bunu hiç düşündün mü?

Yani kendisini ihbar edenin siz olduğunu öğrendiğinde...

[duygusal gerilim müziği devam eder]

Asıl kaçarsam anlar.

-Kaçmıyorsun, hayatta kalıyorsun. -[duygusal gerilim müziği biter]

Bazı hayvanlar tehlikeyi sezdiğinde donakalır.

Bazıları saldırganlaşır. Bazıları yer değiştirir.

[duygusal gerilim müziği]

Ben, siz av olmayın diye uğraşıyorum.

Bir şartla.

İsmini verdiğim kişiler de benimle gelecek.

[gerilim müziği]

Araç ileride.

Tamam.

Zarif.

[gerilim müziği devam eder]

-Milyon, milyon dolarlar. -[neşeli müzik]

Kuaförün deposunda.

Benimle ters düşmeyecektin Emir.

Çünkü benim canımı sıkana Allah çok kötü tokat çarpar.

Şimdi git ve hapislerde çürün.

Sürün çürün.

Sürü hapislerde.

Fikriye Hanım.

-Fikriye Hanım, iyi misiniz? -[neşeli müzik biter]

Uyanıyorsunuz, merak etmeyin. Her şey yolunda.

Ne dedim ben ya?

Ne dedim? Biraz önce ne dedim?

Milyon dolarlar kuaförün deposundaymış.

[neşeli müzik]

Hayret bir şey, ne alakası var?

Ne kadar saçma.

Şeyin etkisindeyim ya.

Hiç öyle bir şey olabilir mi? Yoksa...

Alın size de atayım.

Bir deste dolar.

Kâbus değil miydin sen ya?

Kayınvalideniz siz içerideyken hep dua etti koridorda.

Beddua etmiştir o.

Tutmasın diye.

Yine tutmayacak bebeğim.

Senin yüzünden.

-[neşeli müzik devam eder] -Aa, üzerime iyilik sağlık.

Ben senden kaçıyorum.

Sen nereden buldun burayı?

Oğlum istedi diye buradayım.

Git, karımın yanında ol dedi.

Ben de o yüzden buradayım kızım.

Sen de geldin,

burada bana büyü mü yapıyorsun?

Oğlumun yüzünü göstermiyorsun.

Paracıklarının yüzünü göreyim bari dedim.

Ne diyorsun sen ya?

Hadi kasaya git de.

Bir göreyim bakayım buralara ne paralar harcadın.

Sanki doğuracakmışsın gibi.

Vicdansız.

Ah.

Vicdansız.

[gerilim müziği]

Buralar sana emanet.

Fransız şef gelmiyor mu?

[gerilim müziği devam eder]

Hayret.

[gerilim müziği]

[gerilim müziği devam eder]

Onların içinde bana lazım olan bir şey yok inşallah.

Seninkiler bugün sana vereceğim adreste.

Savcının şartlarımı kabul ettiğine dair belgeyi gördüğüm an

adres sende.

O belgeyi buraya koyarım.

O an bana konumu vermezsen

seni seve seve alır,

içeri tıkarım.

Ha bu arada

benimle birlikte bir kadın da gelecek İsviçre'ye.

Ha.

[gerilim müziği biter]

Bu kadın mı?

[gerilim müziği]

Şş.

Ben artık iki kişilik bir paketim komiser.

Hazırlığını ona göre yaparsın.

Senin ihbarın doğru çıkmazsa...

...koğuşun tek kişilik olacak.

Hazırlığını ona göre yaparsın.

Bu arada...

[gerilim müziği biter]

Paket hareketlendi.

Geç kalmak istemezsin.

[gerilim müziği]

[Çiğdem] Heh, tamam.

Yavaş.

Yavaş.

Benim çiçeğim.

[neşeli müzik]

Seni güzelce yerleştireceğiz şimdi.

-Tamam? -Ay.

Ay, ay, ay.

[Çiğdem] Tamam.

Kız Çido, sen nereye kapak attın böyle ya?

Canım benim.

Canım benim.

O ne lan?

Ulan...

Adam, adam bu adam.

Kim?

Sana ne?

Sen gitsene sevgilinin yanına.

Kızım, kim ayarladı bu evi?

-O hastaneye gelen kadın mı ayarladı? -[neşeli müzik biter]

-Kim o ya? -[duygusal müzik]

İşte Pelin melin bir şey diyordunuz ya. O mu yardım ediyor Ela'ya?

Hayır, onunla bir ilgimiz yok bizim ya. Ne alakası var?

Aydan'ın patronu ayarladı her şeyi.

Üvey annenin yani.

Kimmiş, onun patronu kim?

Yavaş.

Dikkat edin.

Ne yapacaksın?

Ya ne yapacaksın yani?

Zahide Melek.

Oldu mu? Ne yapacaksın?

Adam, adam diyorsun ya Çido.

Senden daha adam çünkü.

[duygusal müzik devam eder]

Ay, yavaş. Ne olur.

Efe komiserimin bahsettiği bu Hafize abla, bu pembiş hemşireler değildir herhalde.

Başlatma komiserine bak.

Mete, bana soru sormayacaksın.

Seni buraya Ela yüzünden alıyorum ben.

Artık soru sormayacaksın. Ela gözlerini açacak.

Ona bir bir her şeyi anlatacağız.

Ne yaşadık, ne ettik. Ondan sonra hayatımızdan ***.

Delirtme insanı ya.

Ela'm.

Bu ilacı günde iki doz şeklinde veriyoruz.

Sabah akşam.

-Bunu da aynı şekilde. -Bu da sabah akşam.

Bu ilaçlarını unutmayalım.

Yine aynı şekilde krize girerse bunu vermeyi unutmayın.

Herhangi bir sorun olursa benimle iletişime geçmeyi de sakın ihmal etmeyin.

Çiçeğim benim.

-Tavşanlı pijama aldım sana. -[duygusal müzik]

Kurtulacağız şu mor önlükten. Söyleyeceğim söyleyeceğim, söyleyemiyorum bir türlü ya.

Sen sevmiyorsun ki mor.

Hadi ben sana bunları yıkayacağım ondan sonra giydireceğim seni, mis gibi.

[duygusal müzik biter]

Elinize sağlık.

-Ben sizi geçireyim. -Rica ederim.

Bu arada nişanlınızın eşyaları.

Hastaneye getirildiğinde emanete teslim edilenler.

Geçmiş olsun tekrar.

Çok sağ olun.

Rica ederim.

İyi günler.

[duygusal gerilim müziği]

Kimin lan bu kaza yerinde?

Senin olmadığına göre.

[telefon çalar]

Alo?

Geçmiş olsun.

Teşekkür ederiz.

Hemşireler alanında uzman.

Ela'yla bundan sonra onlar ilgilenecek.

Başın nasıl?

Kimdi?

Dün her yerden saldırı altındaydık.

Seni gözden kaçırmışız.

-Telefonu vermediğin için teşekkür ederim. -[duygusal müzik]

Bugünden sonra 7-24 korunacaksınız.

Bir şeye ihtiyacın olursa kapının yanındaki tuşa basman yeterli.

Tamam.

E, Aydan?

Ben köşedeki odayı düşündüm. Sence?

[neşeli müzik]

[ıslık çalar]

İnşallah bu adamı bırakmadın Aydan efendi.

İnşallah.

Kız, nereye gidiyoruz biz?

[duygusal gerilim müziği]

Çido'nun attığı konuma gidiyoruz işte.

[gerilim müziği]

Al bakalım.

Tam kapsamlı af.

Ee, diğer belgeler?

Önce lokasyon.

Buradan direkt havalimanına gidersin.

Geri kalan belgeler de uçakta.

Aradığın her şey burada.

Ne bura?

Mağara mı, depo mu ne?

Uydu fotoğraflarına göre bir köşk.

Emir Bey'in av köşkü.

Şimdi sıra avcıda.

Burcu.

[gerilim müziği devam eder]

Özel harekat timleri hazır mı Okan?

Hazır herkes.

Emir'in konumuna doğru harekete geçsinler.

Buraya da bir tane ekip otosu çağır.

Emir alınana kadar Bora buradan dışarıya çıkmayacak.

Sonra nereden belasını bulursa bulsun.

[hareketli müzik]

[hareketli müzik devam eder]

Anne?

Kız, biz kimin şatosuna geldik?

Burası neresi?

[neşeli müzik]

Anlamadım.

Ya, malikaneye falan mı geldik? Ne oldu ya?

Fiko, acaba senin evi alıp burayı mı sana yaptılar? Ne yaptılar?

Aşkım, inşallah hayaller hayat... Hak ettiğim bu.

Ladies and ladies!

Welcome to your new home!

Come, come.

[Fiko] Çido.

-Come. -Come diyor.

Neresi kızım, burası?

Ne kız bu?

Kimin evi kız burası?

Zahide Hanım burayı bizim için yapmış. Bizim.

Zahide'm Melek Hanım.

Zahide'm!

[gerilim müziği]

Anne, ne oluyor ya?

Hapse girince de böyle anneciğim diye ağlarsın.

Rahatladın tabii.

Kaç gündür partiliyorsun.

Sezen nerede? Yok.

Ela nerede?

Daha uyanmamış kızı apar topar hastaneden kaçırdılar.

-Kimden? Bizden. -[gerilim müziği devam eder]

Niye? Gizli bir yerde uyansın, hatırladıklarını anlatsın diye.

Çabuk!

Çabuk kalk. Çabuk kalk, şu Sezen'i ara.

Nerede olduklarını öğren.

O kızın başında kim varmış?

Bakıcısı kimmiş? Öğren.

Tamam.

Tamam.

Çok güzel burası.

Vay, vay, vay.

Patronunuz ne kadar tatlı bir kadın çıktı ya.

Tabii, tabii. Böyle çok düşkündür insanların evlerine, yuvalarına.

Öyle değil mi?

Allah Allah. İki artı bir evime göz koydu.

Size gelince şato.

Zebro.

Ama çok iyi.

Her şeyi duyurdu.

Ela nerede?

Ela, tam önünden geçtiğimiz odada.

-Bu tarafta. -Aynen. Orada iki tane hemşire var.

Başında bekliyor.

Onlar ilgilenecek Ela'yla.

Çok iyi.

Kızlar, buradaki oda benim olsun mu?

Lütfen.

Makyaj masası bile var.

Ya, anne.

Sen mi söyledin?

Gir, bak bakalım. Başka neler var odada.

Kızlar, gelsenize.

[gerilim müziği]

Bora ne istediyse yaptım.

Ne?

Kıyamet kopacak.

[Mete] Çido.

Ela.

-Ela uyanıyor. Koş. -Koşun.

Ne? Ela!

[Fiko] Canım!

Ela'm!

Ela'm. Ela'm.

Canım. Canım, buradayım.

Hadi, geçmiş olsun.

Ela'm, buradayım. Hiç bırakmadım seni. Hep buradaydım.

Sana kıyamam.

[duygusal gerilim müziği]

Buradayım.

Ela'm.

Çiçeğim.

[telefon çalar]

[duygusal gerilim müziği devam eder]

Sezen, kapa şu telefonu. Hastanın yanında olmaz.

Cık, cık, cık.

Gözünü açtı.

Çok şükür.

[hareketli müzik]

[Sezen] Beni duyuyor musun? Bana bak. Gözünü aç.

[duygusal müzik]

Bana bak.

[gerilim müziği]

Gözünü aç. Tamam.

Hayır. Hayır.

[Ela] Hayır.

Ne oldu?

Bir şey yok. Yok bir şey.

Ya, bir şey yok. Bir şey yok, bir şey yok.

Ne oldu?

[Aydan] E, şey... Ne oluyor?

Hayır.

Hayır.

Hayır.

Sizi... sizi bir adım geri alalım.

-Hemen müdahale edelim. -Ama neden ki?

[Çiğdem] Bir dakika, neden oldu ki böyle?

[Fiko] Çido'm, tamam bir dur. Tamam.

[gerilim müziği devam eder]

Tamam güzelim benim, tamam.

Çido, bak. Hemşireler burada.

Gel, gel.

Hayır.

Tamam.

Güzelim benim. Bak, normalmiş. İlk uyanışlarda oluyormuş böyle.

Ama... Ama benden nasıl korkar?

Beni görünce korkmaya başladı Fiko'm.

Yani ben onu aylardır bekliyorum.

-Nasıl korkar benden? Normal mi bu? -Kuzum, nor-- Aa, niye korksun senden?

-Bir taneciğim. -Korktu.

Hayır, başka bir şeydir o.

[Çiğdem] Aydan nerede?

[Fiko] Apar topar dükkana gitti.

Siz de gelin dedi.

[duygusal gerilim müziği]

[hareketli müzik]

Sabrın sonu selamet devrem.

Sen bunu hak ettin.

Ben değil komiser.

Emir hak etti.

[hareketli müzik devam eder]

Hazır mıyız komiserim?

Ben uzun zamandır hazırım.

Siz?

Konumla üst üsteyiz.

Altını üstüne getirelim o zaman.

[hareketli müzik]

[telefon çalar]

Alo?

[Bora] Vardın mı?

Evet.

Depodakileri topla, yarım saat sonra seni almaya geleceğim.

Sonra da kaçıyoruz.

Başardın Aydan.

Birlikte çok mutlu olacağız.

[duygusal müzik]

[hareketli müzik]

[hareketli müzik devam eder]

Hadi.

Sen ne yaptığını zannediyorsun ya?

Öyle kaçıp gitmek ne demek ya, haber vermeden?

Aydan, bunlar ne kızım?

[gerilim müziği]

Ha, kaçıyordun.

Yapmadın Aydan.

Bize bu kadar iyilik yapan adamı satmadım de.

Yaptım.

[gerilim müziği devam eder]

Artık hayatımızda Emir diye biri yok.

[kapanış müziği]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.