All language subtitles for Aynadaki Yabancı 6_ Bölüm @atvturkiye - Turkish

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Siz kimsiniz lan?

Siz kimsiniz, ne cüretle benim karıma dokunuyorsunuz?

Bilmek istiyorum.

Her şeyi ilk andan, ilk saniyeden, ilk dakikadan itibaren bana anlatacaksın.

Anlatacağım.

Anlatacağım söz veriyorum sakin olun!

Sakin olun anlatacağım!

Barış’la karımın arasında bir şey var mı?

Konuşsana lan!

Aralarında bir şey var mı?

Ben hiçbir şeye şahit olmadım.

Bak bana yalan söylüyorsan senin o dilini keserim!

Yemin ediyorum!

Yemin ediyorum hiçbir şeye şahit olmadım!

Burada olduğunu bilen var mı?

Hayır, kimse bilmiyor.

Bakın Emirhan Bey, Barış benim çok yakın arkadaşım.

Biz klinikte birlikte çalışıyorduk

ama bu durumdan benim haberim olmadı.

Ben her şey bittikten sonra öğrendim, yemin ederim.

Neden şu an buradasın lan?

Madem arkadaşın, meslektaşın ha?

Bilmiyordum.

Ben hastanın kimliğini bilmiyordum.

Siz canlı yayına çıktığınızda öğrendim.

Kimse bilmeyecek!

Buraya geldiğini kimse bilmeyecek!

Eğer gidip o Barış'a bir şey anlatırsan...

...seni yok ederim.

Sizin kliniğinizi kapatırım.

Anlatacaksın.

Her şeyi.

Başından itibaren.

Bana anlatacaksın.

Seni paramparça ederim!

Azra.

Beninmle gel.

Odama geç.

Emirhan Bey bir şey mi oldu?

Oldu.

Kızımın yanında neden uyuyorsun?

Şey ben Leyla'yı uyuturken

uyuyakalmışım.

Bir daha kızımla uyumanı istemiyorum.

Çocuklar bakıcılarıyla uyumazlar.

Anneleriyle uyurlar.

Babalarıyla uyurlar

ama bakıcılarıyla uyumazlar.

Anlaştık mı?

Kusura bakmayın, bir daha olmaz.

Şimdi müsaadenizle ben artık çıkayım.

Bekle.

Artık burada kalacaksın.

Çocuğumun annesi değil...

...bakıcısı olduğunu unutmayacaksın.

Burada sana her daim ihtiyacımız oluyor.

Dediğim gibi

artık gecede burada kalacaksın.

Olur.

Karın...

...Gözünün önünde...

...gözünün önünde karın duruyor.

Nasıl tanıyamazsın!

O koku...

...Leyla...

...nasıl tanımazsın!

Burnunun dibinde.

Burnunun dibindeki karını hatırlamıyorsun ha Emirhan?

Cezalısın.

Emirhan Bey.

Emirhan Bey.

İyi misiniz?

Bir şey mi oldu?

Ben bir kabahat mi işledim?

Dün gece Leyla'nın yanında uyuduğum içinse...

...kusura bakmayın.

Tekrar özür dilerim.

Bir daha olmayacak.

Biliyorum olmayacak.

Çıkabilirsin.

Günaydın oğlum.

Konuşmamız lazım.

Günaydın.

Ne oluyor?

Doktor geldi kontrole.

Bu arada

aramadı değil mi Serhan?

Hayır aramadı.

Güzel.

Ararsa cevap vermeyeceksin.

Oğlum.

Hayati fonksiyonları stabil.

Durumu daha kötüye gitmiyor.

En azından bu iyi bir şey.

Gözlerini ne zaman açar?

Bilmiyorum.

Beklemekten başka bir seçeneğimiz maalesef yok.

Anlıyorum.

Suli Bey.

Buyurun.

Size güvendiğimi biliyorsunuz değil mi?

Yani hastamızın ayağa kalkacağı konusunda...

...bu odada olanların bu odanın dışına çıkmayacağı konusunda...

...anlıyorsunuz değil mi?

Tabii ki Emirhan Bey.

Aylardır burada birlikteyiz.

Her şey kontrolüm altında.

İçiniz rahat olsun.

Buyurun, ben sizi geçireyim.

İyi günler.

Bir sonraki gelişimde umarım durumu daha iyi olmuş olacak.

Hanzade Hanım, yolu biliyorum.

Hiç zahmet etmeyin.

Teşekkür ederim.

Yine görüşeceğiz.

Görüşmek üzere.

Aptallık etmeseydim bunların hiçbiri olmayacaktı.

Seninle ilgileneceğim

ama öncesinde Defne'ye küçük bir oyun oynamam lazım.

Selim dediğimi yap, soru sorma.

Sabah sabah nereden çıktı bu ya?

Ne oldu, anlat.

Selim bak, vaktim yok.

Eve dönmem gerekiyor.

Neredesin ki sen?

Selim, gözünü seveyim soru sorma.

Bak, acil benim bu plakanın kime ait olduğunu bulmam lazım.

Tamam abla, tamam.

Elimden geleni yapacağım.

Tamam, haber bekliyorum senden.

Bak, sonra bana her şeyi anlatacaksın, tamam mı?

Tamam.

Söz ver.

Söz Selim, söz.

Allah kahretsin!

Ölmüş mü bu?

Yaşıyor olabilir mi?

Ne oluyor?

Sabahın köründe kime söz veriyorsun bakayım?

Sen beni mi dinliyorsun anne?

Duyan da Topkapı Sarayı'nda yaşıyoruz sanacak.

Küçücük ev.

Öksürsen duyuluyor.

Kimdi o?

Allah Allah!

Anne gözünü seveyim beni bir sal be.

İyice çocuk gibi.

İyi be, söylemezsen söyleme.

Günaydın.

Ah günaydın canım, görmedim geldiğini.

Gece ben burada kaldım.

Misafir odasında kalacağım bundan sonra.

Yardım edebileceğim bir şey var mı?

Yok yok, kızlar gelir şimdi.

Hafize Hanım, size bir şey sorabilir miyim?

Sor canım.

Demin birini gördüm de evden çıkarken.

Kimdi o?

Yani çok erken de saat şaşırdım.

He.

Vallahi bilmiyorum.

Ben de görüyorum.

Ara sıra gidip geliyor.

Allah Allah.

Ne zamandan beri?

Vallahi...

...Azra Hanım gittiğinden beri.

Bodrum katından çıkarken gördüm de.

Ee, şaşırdım.

Oraya girmek yasak ya.

Misafirlerini alıyorlar herhâlde.

Sen niye bunu bu kadar merak ettin?

Bilmem.

Burada yaşamaya başladığım için artık sanırım.

Kolay gelsin Hafize Hanım.

Sağ ol canım.

Ne diyor bu?

Dün gece burada kalmış.

Misafir odası Defne’ninmiş artık.

Tam da zamanı!

Pardon, çok çok pardon!

Allah’tan ikisine de bir şey olmamış.

Daha dikkatli ol olur mu?

Rahat edebildin mi misafir odasında?

Evet, efendim.

Güzel.

Ne oldu, niye peşimdesin?

Şey, ben Leyla'yı uyandıracaktım da.

Leyla'nın odası bu tarafta.

Doğru.

Doğru, kusura bakmayın, benim aklım gitti.

Kusura bakmayın, tekrar...

Efendim.

Selim Defne sizde mi?

Bir saniye.

Ne demek sizde mi ya?

Gece eve gelmemiş.

Yeni fark ettim.

Of!

Abla of!

Ne karıştırıyorsun sen yine ya?

Selim ne oluyor?

Abi görüşmemiz lazım.

Birazdan geliyorum.

Ne yapıyorsun anne?

Asıl sen ne yapıyorsun, hı?

Ne böyle bir haller, bir şeyler gizli saklı.

Bak ölümü gör.

Ablanla mı ilgili?

Ablamla ilgili falan değil.

Ne o zaman?

Başın mı dertte?

Anneciğim, yok bir şey.

Tamam.

Çekilir misin?

Allah'ım benim canımı al da kurtulayım!

Dün gece ne güzel seninle birlikte uyuduk değil mi?

Evet.

Ben artık hep bundan sonra senin yanında burada kalacağım biliyor musun?

Gerçekten mi?

Benim yanımda mı?

Evet gerçekten.

Hep seninle kalacağım.

Yaşasın.

Selim ne oldu?

Anlat bakayım.

Gelsene şöyle.

Neden peki?

Nereden çıktı bu plaka mevzusu?

Söylemedi ki işte hiçbir şey.

Bilmiyorum.

Gece eve gelmedi, gündüzde bu.

Bir şey bulabildin mi bari?

Emniyette bir arkadaş var.

Yani ona yazdım da, daha bir sesi yok.

Tamam, sen at bana plakayı, ben de bir araştırayım.

Emirhan, oğlum içim hiç rahat değil.

Selim bir şeyler çeviriyor.

Bu adam kim bir araştır gözünü seveyim.

Zaten kızım ortada yok, bir de oğlumu kaybetmek istemiyorum.

Ne yapıyorsun?

Kusura bakmayın.

Çık git.!

İzle şunu.

Motordan inen adamı görüyor musun?

Peşinizde.

O adam kim?

Başından beri bu adamla mıydın Azra?

Beni aldatıyor muydun Azra?

Emirhan Bey iyi misiniz?

Gel.

Şuraları bir toplayabilir misin?

Tabii.

Sevgilin var mı?

Defne.

Yani artık burada kalacaksın, mülakatta konuşmuştuk evli değilim demiştin.

O yüzden sormak istedim.

Nişanlın,

sevgilin var mı?

Yok.

Güzel.

Bundan sonra yedi yirmi dört sadece Leyla ile ilgilenmeni istiyorum.

Tamam mı?

Anlaşıldı.

Kırıldı bu da.

Mecbur bunu kullanacağım artık.

Çıkabilirsin.

Asıl sen kusura bakma.

İkidir böyle emrivaki yapıyorum.

Sen sevdin bizim aileyi ha doktor.

Ben Azra Karaaslan.

12.08.2025 tarihinde kendi rızamla yüz değiştirme operasyonu gerçekleştirdim.

Arka bahçedeyim.

Defne.

Barış.

Ne işin var senin burada?

Neden dün gece eve gelmedin?

Bana söylediğin onca şeyden sonra bir de.

Geri döneceğimi mi düşündün?

Burada kalmaya devam edeceksin yani.

Aynen öyle yapacağım.

Burada kalacağım bundan sonra.

Başka bir şey yoksa işime dönmem lazım.

Hiçbir yere gidemezsin.

Bir açıklama bekliyorum senden.

Dün gayet net bir yargıya varmıştın benimle ilgili.

Hiçbir açıklama yapmayacağım sana.

O adamla aranda bir şey olmadığını biliyorum

ama kendime hakim olamadım.

Defne...

....ben seni deli gibi kıskanıyorum.

Barış gider misin lütfen artık?

Bir daha da gelme.

Benden uzaklaşmana izin vermeyeceğim.

Ne olursa olsun, ne yaparsan yap.

Ben bu yola seninle çıktım.

Seninle ben diye bir şey yok.

Anla artık bunu.

Sen de şunu anla.

Seni asla bırakmayacağım.

Şimdi söyle bakalım.

Şu plaka meselesi ne?

Barış bak sen bana çok yardım ettin.

Teşekkür ederim minnettarım sana

ama bitti.

Artık benim meseleme dahil değilsin.

Git bakalım.

Ben nasıl olsa bulacağım neyin peşinde olduğunu.

Hepsini toplayın, dikkat edin bir şey kalmasın.

Hepsini.

Yukarıdaki çantaları da indirin.

Tabi efendim.

Aa!

Ne oluyor burada?

Azra Hanım'ın kıyafetlerini...

Artık bu odanın sorumluluğu sana ait değil Defne.

Kusura bakmayın Emirhan Bey, haklısınız.

Anlıyorum.

Her şeye karşı ilgilisin, bu hoşuma gidiyor.

Burayı sahiplendiğini gösterir.

Azra’nın elbiseleri...

...yani...

...kendisi burada olmadığına göre...

...elbiselerin de burada olmasının bir manası yok, değil mi?

Bu arada kıyafet demişken...

...kahvaltıdan sonra Said evine bırakacak seni.

Eşyaların için.

Malum artık burada kalacaksın.

Çok iyi olur Emirhan Bey.

Teşekkür ederim.

Hadi bakalım, biraz çabuk olun hadi.

Hızlanın.

ne yapacağım şimdi ben?

Bir şey yapmam lazım.

Düşün Defne! Düşün, düşün.

Yaktınız, ekmekleri yaktınız ama ya!

Canım ekmekler.

Ay kızım ne oluyor bugün size?

Topla şunları çabuk!

Nesi var bunun?

Mihri Hanım, her şey yolunda mı?

Sence her şey yolunda mı Hafize?

Bu evde dün akşam neler oldu

bir fikriniz var değil mi?

Hiçbiriniz görmediniz mi, duymadınız mı ya?

Şu an bu evde olağanüstü bir durum yaşanıyor.

Biz kendimize çeki düzen verelim demek yerine...

...Al şunların haline bak, iyice saldınız kendinizi.

İlle birinin sizi zapturapt altına alması lazım.

İlla!

Bravo!

Kendisi neredeydi acaba?

Dün gece kıyamet koparken ortalıkta yoktu.

Aynen öyle.

Biz söylemeseydik Serhan Beyler’in kovulduğundan haberi var mıydı sanki?

Siz de dedikodu yapmayı bırakın da işinize bakın.

Daha kahvaltı yetişecek hadi.!

Hadi, hadi sofraya!

Hayırdır kızım?

Senin aklın nerelerde?

Otur, otur.

Ne yapacaksın?

Ne yapacaksın?

Atayım mı?

Atayım mı?

Gel, gel.

Aferin oğluma.

Dur, bekle.

Hafize Hanım.

Korkuyor musunuz?

Azra Hanıım

Benim

tüyüne alerjim var.

Yok, yok bir şeyim iyiyim.

Ben öyle bir odadan bir şey alacaktım.

Pardon.

Aşkım benim!

Aşkım benim!

Anne çok kötü bir şey yapacak bir tanem

ama Leyla için.

O telefonun içindekileri bulup...

...bu evden gitmem gerekiyor.

Leyla'yı da alıp gitmem gerekiyor.

Biliyorum, sen benim dediklerimi anlıyorsun.

Aşkım benim, aşkım!

İyi yıkadın mı yeşillikleri kızım sen?

Portakal suyunu yetiştirin.

Hadi.

Tamam.

Hafize Hanım?

Efendim canım?

Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?

Yok canım, hallediyoruz biz.

Ben pankek yapayım o zaman.

Hah, güzel olur.

Gülsüm.

Bunları da götür kızım içeri.

Bu simitleri de götürün.

Bu simitleri kim alacak şimdi buradan?

Defne.

Tabii olur.

O zaman pankeki biriniz devralabilir mi?

Ben geldim.

Hafize abla iyi misin?

Anne, anne iyi misin?

Alerji mi tuttun?

Alerjim tuttu

Nefes alamıyorum.

Nerede, ilaçların nerede?

İlaçlarım bitti.

Anne ya, hadi yürü hastaneye, hadi.

Çantasını getirin biriniz, hadi yürü.

Hadi, hadi, hadi.

Ne oluyor, ne oluyor?

Emirhan Bey, annemin alerjisi tutmuş.

Hastaneye gitmemiz lazım.

Tamam, çabuk çıkın.

Tamam, hadi.

Ne oluyor burada?

Ee, alerjisi varmış.

Sanırım da kötü oldu, götürdüler o yüzden.

Köpek tüyüne alerjisi var Hafize Hanım’ın

Asil'in tüyü değdiğinde böyle oluyor evdeki herkes bilir.

ama sen bilmiyorsun tabii ki.

Neyse, öğrenmiş oldun.

Yalnız bu durumda Sait bırakamayacak seni evine.

Annemin verdikleriyle idare edersin.

Tabii efendim, benim için hiç sorun değil.

Pankek mi yapıyorsun?

Hı hı.

Leyla mı istedi?

Yok, benim içimden geldi.

Bir şeyi merak ediyorum.

Konuştuğumuzda evli değilim dedin.

Bir sevgilim yok dedin

ama merak ediyorum bu yaştaki bir çocukla nasıl bu kadar iyi anlaşabiliyorsun?

Bu yaştaki bir çocuğun ihtiyaçlarını bu kadar iyi hissedebilen biri...

Üstelik yeri geldiğinde babasına bile ayar verebilecek birinin...

...bence çocuğu vardır.

Belki evlendin, boşandın falan.

Bir çocuğun vardır diye düşünüyorum çünkü.

Daha önce hiç evlenmedim.

Çocuğum da yok.

Pedagojik eğitim falan?

Yok efendim

ama ben kendimi bildim bileli hep çocuklarla iyi anlaşmışımdır.

İnşallah Allah sana da nasip eder.

Amin.

Neredeyse

Azra'nın...

...pan keki ile aynı.

Hafize Hanım vermişti tarifimi.

Tahmin ettim.

Leyla bayılacak.

Ee ne olacak anne böyle?

Ne yapacağız yani?

Bir daha görüşmeyecek miyiz Serhan abimlerle?

Emirhan'ın dediklerini duydun.

Serhan'la ilgili ağzımızı açtırıp konuşturmuyor bile.

E nereye gittiler, ne yaptılar?

Gece arıyorum, arıyorum açmıyor.

Sakın abinin yanında böyle şeyler söyleme.

Aradım ettim falan da demen.

Zaten o edepsizin işidir bu.

Yoksa benim oğlum hayatta abisine böyle bir şey yapmaz.

Artık ne dediyse, nasıl doldurduysa oğlumu.

Vallahi benim de aklım almıyor hiç.

Yani bir de abimin bu kadar hassas olduğu bir konu üstelik.

Ee derdiniz neydi ki yani?

Para mıydı dert?

Paramız mı yok yani bizim?

Sus Nehir Allah aşkına, sus canım burnumda zaten.

Çocuklarım birbirine düşman oldu.

Olacak iş değil.

Günaydın.

Günaydın halacığım benim, gel.

Günaydın prensesim.

Günaydın.

Günaydın.

Nehir Defne nerede?

Buradayım bir tanem.

Bak sana ne yaptım?

Günaydın.

Günaydın oğlum.

Afiyet olsun herkese.

Prenses, ben de içeride baktım tadına çok lezzetli olmuş.

Amcamlar nerede?

Amcanlar yok.

Hadi bakalım.

Başlıyoruz.

Şu hale bak!

Şu kıyafetlerime, üstümdekilere bak.

Resmen dımdızlak attılar bizi sokağa!

Melda.

Çözeceğim ben.

Bizi böyle bırakır mıyım?

Saçmalama.

Sen şu ana kadar neyi çözdün de bunu çözeceksin Serhan?

He?

Koskoca Kara Aslanların oğlu ve gelini...

...ucuz bir otel odasında sığındı.

Sen bunu bile çözemiyorsun.

Neyi çözeceğim diyorsun bana?

Şuraya bak ya!

Ya şuraya bak ya.

Deniz manzarasını geçtim normal bir manzarası bile yok.

Resmen inşaata bakıyor.

Şu düştüğümüz hale bak sen bir de geçmişsin karşıma çözeceğim diyorsun.

Nasıl çözeceksin sen?

Ne diyorsun Melda ya?

Ne inşaatı, ne manzarası, ne anlatıyorsun sen?

Asıl düşen benim.

Abimin gözünden düştüm, annemin gözünden düştüm.

Ya ben senin yüzünden kendi ailemi dolandırdım Melda.

Sen ne diyorsun ya?

Benim yüzümden mi?

Evet senin yüzünden.

Sen benim yüzümden mi dolandırdın aileni?

Ben mi dedim ya sana?

Ben mi dedim sana git kumar oyna el aleme borç tak diye?

Yok, sen sadece git abini dolandır dedin.

Kendi keyfimden mi dedim Serhan?

Ya öldürecekler beni dedin.

Öyle geldin kapıma, ne yapsaydım

ama sen nankörsün işte.

Yardım etmeye çalışırken ben...

...hem bu hâle düşüyorum, hem de bütün suçlu ben oluyorum.

Öyle mi?

Bir hâle düştüğün falan yok Melda.

Ayrıca bu oda, senin geldiğin yeri düşününce burası saray be.

Keşke bıraksaydım da öldürselerdi seni biliyor musun?

Parayı teslim edemediğim için yakında o da olur.

Sen de rahatlarsın bende Melda.

Allah kahretsin seni Serhan!

Allah kahretsin seni!

Sen kimin evinden kimi kovuyorsun ya?

Bu evde senin olduğu kadar benim de hakkım var.

Öyle değil mi anne?

Anne.

Bir şey söylesene.

Hayatında bir kez olsun, benim de senin oğlun olduğumu göster.

Anne.

Çıkarın bunları Sait.

Nehir Allah aşkına bir şey yapın.

Hadi oğlum hadi.

Nehir.

Allah kahretsin sizi!

Allah kahretsin sizi!

Melda!

Allah kahretsin sizi!

Allah kahretsin sizi!

Allah kahretsin!

Dokunma!

Dokunma!

Dokunma!

Uzak dur benden!

Bir gidelim düzelteceğim her şeyi sonra.

Uzak dur!

Uzak dur!

Bu arada hiç konuşamadık Nehir.

Yeni işinle alakalı.

Barış Saygıner.

Dünyaca ünlü bir cerrahla çalışıyorsun.

İlginç geliyor.

İnsanların yüzlerini değiştirip, onlara yeni yaşamlar sunmak...

...onları bambaşka birine çevirmek.

Takdir edilesi yetenekler.

Eminim önemli şeyler öğreniyorsundur.

Hem de çok.

Çalışabileceğim en iyi klinikte çalışıyorum abiciğim.

Barış mükemmel biri.

Benim kızıma da bu yakışırdı zaten.

En iyisi.

Defne ne oldu?

Bir şey olmadı bir tanem.

Ne diyeceğim?

Bu işe başlamanla alakalı kutlama yapacaktık.

Erteledik bu akşam yapalım mı?

Annene niye bakıyorsun?

Ailemizin olaysız gününü beklersek oho!

Emekliliğine anca kutlama yaparız değil mi?

Doğru.

Ne diyorsun anne?

Hem bizim için de değişiklik olur.

Ben gelmem kızım siz gidin.

Yeri ben ayarlayacağım.

Barış Bey'e de ben haber veririm.

Tamam mı?

Ne?

Kız kardeşimin çalıştığı kliniğin sahibini daha yakından tanımak istiyorum o kadar.

Biz de geleceğiz değil mi?

Prensesler erken uyuyorlar kızım.

O yüzden maalesef

ama Defne sen bizimlesin.

Ben Leyla'yı yalnız bırakmasaydım.

Yok yok ben ilgilenirim.

Sen de git kızım.

Emirhan da madem böyle uygun gördü.

Gel gel.

Eve kapandın çok.

Biraz nefes alırsın ha?

Tabii, siz nasıl isterseniz.

Ee, ben Barış'a haber vereyim o zaman.

Nehir!

Otur, ben davet edeceğim.

Ben haber veririm.

Lütfen.

Peki.

Mihri!

Mihri!

Mihri!

Çabuk odama gel!

Gel.

Buyurun Hanzade Hanım.

Seninle bir türlü konuşamadık Mihri.

Bu ne?

Siz benim odama mı girdiniz?

Bir sorun mu var?

Yok.

Yok, estağfurullah.

Ne sorunu olacak?

Bilhassa ben koydum onu yastık kılıfının içine.

Bizim bütün nevresimlerimiz aynı renk, aynı desen.

Değiştirdik diyorlar ama hep aynı çarşaf, aynı yastık.

Ben de suçüstü yapmak için.

Yani şu aklını bunlara çalıştıracağına...

Neyse.

Niçin tahlil yaptırdın?

Ee, Hanzade Hanım benim bir süredir ağzım kuruyordu.

O yüzden şekerim olabilir mi diye şüphelendim.

Bir tahlil yaptırmak istedim.

Ne çıktı?

Hiç.

Hiçbir şey.

İyiymiş.

İyi.

Hadi işinin başına dönebilirsin.

Teşekkürler.

Müsait miydin?

Söyle oğlum.

Üzüldüğünü biliyorum

ama Serhan’ın yaptığı affedilebilecek bir şey değil anne.

Beni anlamanı umuyorum.

Anlıyorum.

Bu ne?

Önemli bir şey değil. Mihri şekerden şüphelenmiş bir tahlil yaptırmış kendisine.

Bir şey yok.

Çıkacağım birazdan.

Günaydın.

Günaydın.

Yüzüne ne oldu?

Bir şey yok.

Evdeyken düştüm.

Geçmiş olsun.

İyiyim, iyiyim.

Sıkıntı yok.

Ee, Barış nerede biliyor musun?

Bilmiyorum.

Gelmedi.

Tamam.

Görüşürüz.

Dikkatli ol.

Görüşürüz.

Geldik mi?

Geldik abi.

Burası şu bina.

Abi

Barış geldi.

Burada bekle.

Anlaşıldı.

Barış.

Günaydın.

Günaydın.

Bu ne güzel tesadüf böyle.

İlginç bir tesadüf.

Ne işin var burada?

Burada oturuyorum ben.

Aa.

Biz de arkadaki bankayla çalışıyoruz.

Sık sık geliyorum yani buraya.

Motor mu kullanıyorsun?

Ara sıra.

Tehlikeli ama.

Benim için keyifli.

Adrenalinden hoşlanıyorsun demek.

Bu bina mı?

Evet, bu bina.

Benim bankada işim bitti, bir kahve içelim.

Aslında hemen çıkmam gerekiyordu ama...

Evinin önündeyiz Barış.

Beni geri mi çevireceksin?

Tabii ki hayır.

Gel lütfen.

Tek mi yaşıyorsun?

Evet.

Ailen nerede?

Buradalar.

İstanbul'da yaşıyorlar.

Tek çocuk musun?

Bir kız kardeşim var.

Hı, nerede?

Londra'da yaşıyor.

Ne çok soru sordum değil mi?

Bugün biraz çenem düşük.

Biraz dağınık.

Kusura bakma.

Yok, aksine.

Bekar bir erkeğe göre gayet derli toplu duruyor.

Tam tahmin ettiğim gibi.

Sade ama zevkli.

Demek ki tek yeteneğin doktorluk değil.

Sade yapıyorum.

Anlamadım?

Kahveni.

Sade yapıyorum.

Lütfen.

Hava güzel.

İstersen terasa geç.

Ben de kahveleri getireyim.

Kahve zevkini övmüştüm değil mi?

Ortak noktamız çok doktor.

Bu arada sürekli ayaküstü karşılaşıyoruz farkında mısın?

Bizim evde.

Haklısın kusura bakma.

Sürekli emrivaki yapıyorum.

Ayıp oluyor size de.

Kusuru yok senin gibi akıllı birini...

...yanımızda görmek bizi mutlu eder.

Hatırlıyor musun?

Kulüpte karşılaşmıştık.

Yanında bir kadın vardı.

Kız arkadaşın mı?

Bir hastamdı.

Niye?

Hastalarınla yakından ilgileniyorsun.

Yemeklere falan çıktığına göre.

Benim işim senin işin gibi değil.

Ticaret yapmıyoruz sonuçta.

Belli ilişkiler kurmak zorundayım hastalarımla aramda.

Yakın olman lazım yani.

Psikolojilerini yakından takip ediyorum diyelim.

Güzel.

Kardeşimle ilgileniyorsun.

Nehir benim kıymetlim doktor.

O çok hassas, kırılgan ve iyi bir kız.

Yani bizim ilişkimiz bazen...

Baba kız, bazen abi kardeş, bazen de iki arkadaş gibi.

Anladığım kadarıyla o da seni beğeniyor.

Bilmiyorum.

Nehir’le konuşmadık bunu?

Ben yine de en başından fikrimi beyan edeyim.

Elbette senin gibi akıllı ve yetenekli biriyle olmasını isterim kardeşimin

ama Nehir üzülürse ben de bambaşka biri olurum.

Hoş senin de kız kardeşin varmış.

Beni anlayacağına eminim.

Anlıyorum.

Merak etme.

Etmiyorum.

Tuvaleti kullanabilir miyim?

Tabii.

Koridorun sonunda sağda.

Bir şey mi oldu?

Toplantıya gecikeceğim de...

...akşama program yapma yemeğe çıkalım.

Ben, sen, Nehir, Defne.

Defne?

Defne, tanıyorsun.

Eline pansuman yapmıştın kızımın bakıcısı.

Uygunsun değil mi?

Nehir'in işe başlamasını kutlarız.

Güzel olur.

Harika.

Yeri ve zamanı Nehir haber verecek.

Kahve için teşekkür ederim.

Sen böyle oturacak mısın bütün gün burada?

Ne yapayım, ne yapmamı istersin?

Gidip evi falan soyayım mı?

Ne bileyim ben Serhan!

Git annenle mi konuşuyorsun, ne yapıyorsan yap!

Özür dile.

Kurtarsın bizi bu durumdan.

Ya benim abimin, annemin karşısına çıkacak yüzüm mü var Melda?

Yapma gözünü seveyim!

Ne yapacağız peki Serhan?

Vallahi bak, şimdiden söyleyeyim, ben bir gece daha kalamam burada.

Ya benim canım tehlikede.

Ailem beni reddetmiş.

Karımın derdine bak, inanamıyorum ya.

Of Serhan!

Of!

Nereye?

Cehennemin dibine, oldu mu?

Sait aç şu telefonu!

Aç şu telefonu!

Allah kahretsin seni!

Allah kahretsin seni de!

Hanzade Hanım.

Hanzade Hanım, Melda Hanım geldi.

Nerede?

Ben Emirhan Bey kızar diye içeri almadım.

Güvenlik yanında, dışarıda bahçede.

Sen burada bekle.

Emredersiniz.

Bana baksana sen!

Gel bakayım şuraya.

Ne işin var senin burada?

Şu aptallara söyleyin, odama çıkıp eşyalarımı alacağım.

Hiçbir yere gitmiyorsun.

Siz dalga mı geçiyorsunuz ya benimle?

Bizi bu halde sokağa attınız, farkında mısınız siz?

Sana ait hiçbir şey yok bu evde.

Çekil önümden.

Bana bak!

Seni ayağımın altına alırım bak!

Sen ne biçim bir annesin be?

Hadi ben kendimi geçtim, dış kapının dış mandalıyım.

Sen kendi oğluna da mı acımıyorsun?

Ben anlamıyorum gerçekten.

Nasıl bir anne kendi evladına bu muameleyi hak görür ya?

Benim salak oğlum, senin aklına uyup...

...abisini satmaya kalkmadan önce bunları düşünecektiniz.

Doğru konuş benimle!

Daha o zaman kabul etmemeliydim ben.

Seni ailemize almaya.

Sadece seni değil,

o yılan kılıklı Azra'yı da

ama dedim ki gönül bu.

Çocuklarım mutlu olsun

ama davul bile dengi dengine vuruyor bak.

Bizimki vurmadı.

İkiniz de yanıltmadınız beni.

Biri kaçtı gitti.

Hayal bile edemeyeceği şahane bir hayatı bırakarak bizi ele güne rezil etti.

Sen ise kendine bile yetmeyen bu zavallı aklınla...

...üstelik bunca kusuruna rağmen...

...oğlumu kandırıp abisini dolandırttın be!

Utanmaz!

Ne diyorsun sen?

Sen iğrenç bir insansın biliyor musun?

Zehirli birisin sen.

İki evladını birbirinden ayıran...

...büyük oğluna hayran bir hastasın sen.

Ya çıkarın şunu hadi!

Bırak!

Bırak ben kendim giderim.

Şunun haline bak ya!

Ucuz!

Güvenliğin işine derhal son verilsin.

O kadın bir daha bu kapıdan içeri girmeyecek.

Emredersiniz.

Defne!

Bana bir bakabilir misin ya?

Tamam geliyorum.

Buyurun Nehir Hanım.

Ay, az sonra çıldıracağım!

Ya bir türlü bir şey bulamıyorum giymek için.

Sence bu nasıl, ha?

Güzel.

Dur bir dakika, dur.

Ee, şu, şu nasıl sence?

Bu, ha?

Birazcık daha renkli falan.

Ne diyorsun?

Bence hepsi güzel, ben pek anlamam.

Ben çok iyi anlarım ve hepsi çok kötü.

Uf, keşke alışverişe çıksaydım ya!

Sizin için bayağı önemli herhâlde bu gece.

Yani gece değil aslında.

Barış önemli.

Doğru, siz birlikteydiniz değil mi doktor beyle?

Aslında böyle sevgiliyiz diyemem.

Nasıl yani?

Yani şöyle anlatayım sana.

Sanki böyle bir şeyler olacak gibi oluyor ama hiçbir şey olmuyor.

Bilmiyorum ki belki Barış çekiniyordur.

Yani siz diyorsunuz ki doktor bey aslında istiyor ama çekiniyor.

Aslında bilmiyorum çünkü Barış biraz garip biri.

Böyle sessiz, sakin.

Belki abimden çekiniyordur, bilmem.

Emirhan Bey'den niye çekinsin ki?

Yani koskoca Emirhan Karaaslan Defneciğim.

Ben alışkınım artık bu durumlara.

Erkekler, hatta bütün insanlar abimden biraz çekinirler.

Hayatında başka biri vardır belki.

Yok ya, kimse yok.

Ayrıca bakma sen benim böyle minnoş, tatlış falan göründüğüme.

Ben istediğim şeyi alırım.

Defne.

Abimle aranda bir şey mi var?

Hayır, tabii ki.

Nasıl yani?

Geçen sabah seni odasından çıkarken gördüm de.

O gece Emirhan Bey rahatsızlanmıştı.

Evde de kimse olmadığı için başında ben bekledim.

O kadar.

Sonra?

Sonra uyuyakalmışım.

Aynı yatakta.

Hayır tabii ki Nehir Hanım koltukta.

Ya ben öyle düşündüğünüz gibi biri değilim.

Ben sadece Leyla için buradayım.

Ay ne olur yanlış anlama ya.

Seni kırmak hiç istemedim.

Ee, yengemi severdim ben.

Sadece abim ondan sonra darmadağın oldu.

Umarım en kısa zamanda toparlar.

Belki senin sayende olur.

Nasıl yani?

Ee abim seni yemeğe davet etti.

Belli ki bizim sende göremediğimiz bir şeyler görüyor.

Bak, Azra ya da bir başkası...

...ben abimin sadece çok mutlu olmasını isterim.

Hem...

...bunca zamandır Azra'yı sadece ben korudum

ama hata etmişim.

Çocuğunu bile zerre kadar önemsemeyen bir kadınmış o.

Baksana.

Kedi yavrusu gibi bırakıp çekip gitti resmen.

Ben artık gidebilir miyim?

Müsaadenizle.

Tamam.

Evet, sen git hazırlan.

Çünkü asla geç kalmak istemiyorum.

Barış'ı bekletmeyelim, olur mu?

Aa, hatta dur!

Giyecek bir şeyin yoktur öyle uygun orası için.

İstersen sana bir şeyler bulalım, ha?

Ben ayarladım Defne'nin kıyafetini.

Gel Defne.

Tamam anneciğim, harikasın.

Gel bakalım.

Bunu hazırlattım sana.

Azra'nın kıyafetlerinden bir tanesi.

Çok yakışmış.

Yani Emirhan'ın da, seni hemen yemeğe çağırması.

Hızlı ilerliyorsun.

Dön bakayım bana.

Evet.

Birkaç parça takı ilave edelim.

Yemekte çok fazla konuşmuyorsun.

Sana soru sorarlarsa cevap verirsin.

Somurtkan olma yani.

Güler yüzlü dur

ama pısırık da olma.

Dik dur.

Anladık mı?

Evet.

Harika, güzel oldu.

Tamamdır, bak.

Biraz da saçına, başına bakalım.

Ama olmaz ki yani, geç kalacağız.

Aa, beklesin biraz doktor ya, ne bu panik?

Ayıp olacak ama adama.

Ee.

Hadi.

Tamam, hadi çıkıyoruz.

Çok bekletmeyelim.

Çok güzel olmuşsun.

Teşekkür ederim, Emirhan Bey.

Anneciğim,

iyi akşamlar.

İyi akşamlar, oğlum.

İyi akşamlar, anneciğim.

İyi akşamlar.

Şeker testi yaptırmışsın.

Evet efendim.

Özel bir biyoteknoloji laboratuvarında.

İlginç.

Biyoteknoloji laboratuvarları kan şekeri ile ilgilenmez.

Ne ile ilgilenir biliyor musun Mihri?

Genetik.

Genetik testler.

DNA analizi.

Kalıtsal mutasyonlar

ve soy bağı

ama sen hala şeker diyorsun.

Bana bak.

Kimle kimi karşılaştırdın Mihri?

ve sonuç ne çıktı?

Ee, Emirhan Bey ben...

...ben nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum

ama Defne Hanım...

Şşt!

Eğer o zarfta gördüğünü herhangi birine söylersen...

...senin adını da bir testte görürüz

ama merhum yazar.

anladın mı Mihri?

Hı hı.

Çok güzel.

Kahvem soğudu da.

Yenisini getirebilir misin?

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Bir kez daha sormayacağım.

Nereden tanıyorsun o garsonu?

Yürü!

Tanımıyorum dedim sana.

Nereden tanıyacağım?

Herkese gülüyor musun böyle?

Ne bakıyorsun?

Arabayı getir, çabuk!

Gülümsemedim ki.

Aptala mı benziyorum ben?

Ne gördüğümü bilmiyor muyum?

Emirhan bak, bak rezil oluyoruz lütfen yeter.

Sen rezil ettin bizi herkese.

Göreceksin.

Bak canım acıyor, bırakır mısın?

Bak canımı acıtıyorsun.

Daha çok canın acıyacak Azra!

Arabayı getir çabuk!

İyi misin?

İyiyim.

Buyurun.

Çok beklettik değil mi?

Hiç sorun değil.

Merhaba doktor.

Merhaba.

Merhaba.

Merhaba.

Evet geçelim.

Yanıma gel.

Teşekkür ederim.

Ay, evet!

Sık sık geldiğim bir yer burası, o yüzden tercih ettim.

Beğendin mi?

Gayet güzel görünüyor.

Müthiş bir yemek yedireceğim sana.

Defne, sen beğendin mi?

Evet, çok güzelmiş.

İlk kez geliyorsun değil mi?

Hı hı.

Nehir'i hiç sormuyorum zaten.

O haftanın üç günü burada.

Abi.

Ne?

Geliyor haberlerin merak etme.

Yanda bir kulüp var da.

Çok beğeniyor orayı.

Öyle mi?

Yok ya abim abartıyor.

Üç kere ya gittim ya gitmedim.

Doktor.

Kız kardeşimin gece hayatıyla birlikte çalışıyorsunuz diye ilgileniyorsun değil mi?

Defne.

Pardon.

Açlıktan elimiz ayağımız titredi.

Bir şeyler yiyelim artık ya.

Bakar mısınız?

Buyurun Emirhan Bey.

Aa, Mahmut Bey.

Menüleri alabilir miyiz?

Hemen efendim.

Teşekkür ederim.

Neredeydin bugün?

Klinikte seni bekledim, gelmedin.

Aa.

İşim var diyordun karşılaştığımızda.

Gitmedin mi?

Siz nerede karşılaştınız ya?

Doktorun evine gittim bugün.

Daha doğrusu evimin önünde karşılaştık.

Ben de kahve ikram ettim abine.

Evet, keyifli bir teras sohbetiydi.

Teşekkür ederim.

Her zaman beklerim.

Senin terasın mı var?

Çok güzel bir terası var hem de.

Manzarası da çok güzel.

Hadi ya.

Bir gün ben de görmek isterim.

Tabii.

Teşekkür ederim Mahmut.

Teşekkürler.

Keşke Erkin de gelseydi ya.

Yani sohbet olurdu böyle bir.

İçimiz açılırdı.

Erkin kim?

Klinikten bir arkadaşımız.

Hatta Barış'ın çok yakın arkadaşı.

Bir gün onunla da tanışalım.

Ya Defne gerçekten hiç konuşmuyorsun ya.

Bu ne sessizlik?

Ne oldu sıkıldın mı?

Ay olur mu öyle şey?

Hayır.

Balığı sevmedin o zaman.

Yok çok sevdim.

Benim de en sevdiğim balık levrek.

Mutlu oldum.

Ee.

Buradan nereye gidiyoruz?

Vallahi saat erken.

Ne yapalım, sen söyle.

Hayda, siz devam ediyorsunuz o zaman sabaha kadar.

Siz devam etmeyecek misiniz?

Barış benim bir çocuğum var.

Defne de biliyorsun ki Leyla'nın bakıcısı.

Çocuğun olunca hayat değişiyor biliyor musun?

Sen bakma abimin böyle konuştuğuna.

Ondan hızlısı yoktu zamanında.

İzninizle.

Ben geliyorum hemen.

Eşlik edeyim sana.

İzninizle.

Defne.

Bu yeni işi kutlama yemeği falan değil bence.

Bence de.

Nehir’le sizi kaynaştırma yemeği.

Bir terslik var.

Emirhan’ın bize...

...yani sana geldiğini neden söylemedin?

Tesadüfen evimin önüne gelip benimle karşılaştığına inanmıyorum.

Eğer bizden şüphelendiyse...

...senin telefonuna da bakmıştır diye düşündüm.

O yüzden seni arayıp mesaj atamadım.

Niye şüphelensin ki?

Bizi görmüş olsa bahçede konuşurken falan...

...ya da biri görüp söylese...

...beni buraya getirmezdi herhâlde.

Saçma.

Bence kardeşine uygun musun değil misin ona bakıyor.

Kızının bakıcısını da özellikle böyle giydirip...

...onlara eşlik etmeleri için getirdi yani.

Defne’m...

Bir şeyler çok ters.

Tuhaf bir şeyler var.

İki gündür ne oluyor o evde?

Emirhan neyden şüpheleniyor?

Ne biliyor olabilir?

Bak, o evde tehlikede olabilirsin.

Barış, ben her şeyi hatırladım.

Ne hatırlıyorsun?

Defne, söylesene ne hatırladın?

Söyleyemem şu an!

Şüphe çekecek bir şey yaptın mı?

Bilmiyorum.

Bu gece o eve dönemezsin.

Dönmek zorundayım.

Defne!

Bak Barış,

ben o gece bir şey gördüm.

Gördüğüm şeyi de telefona kaydettim.

Emirhan şu anda o telefonu kullanıyor.

Benim buraya dönüp bir şekilde o telefonu almam lazım.

Geldim.

Hah, hadi gidelim.

Abi.

Hı?

Teşekkür ederim.

Niye, beklediğim için mi?

Bu gece için.

Yanımda olduğun için.

Beni hep desteklediğin için.

Kardeşimin hoşlandığı adamı tanımak isteyeceğim elbet.

Ne düşünüyorsun peki Barış'la ilgili fikrin ne?

Sakin.

Ölçülü.

İnsan ne zaman hata yapacağını merak ediyor.

Hadi.

Hadi gidelim.

Evet.

Tatlı.

Aa, Tremisu harika olur.

Defne.

Olur.

Pardon, buna bakmam gerekiyor.

Kim dedin?

Doktor Suli Özkök.

Evet, biliyorum meslekten men edildiğini

Tamam.

Tamam, teşekkürler.

Şey tuvalet ne taraftaydı?

Hemen solda, aşağıda.

Hoşlanıyorsun ondan.

Defne.

Barış ne yapıyorsun burada?

Sabah eve gelen adam beyin cerrahı Suli Özkök’müş.

Doktor yani?

Men edilmiş meslekte.

Kadın yaşıyor o zaman.

Yakında her şey bitecek.

O eve dönmene izin vermem.

Bodrum katında ne gördüğünü bana söylemedin.

Ne yapıyorsunuz burada?

Tuvaletten çıkınca karşılaştık.

Ben de rujumu unutmuşum da onu almaya geldim.

Geliyorum şimdi.

Tamam, bekliyorum ben seni.

Emin misiniz gelmek istemediğinize?

Evet, bunu konuştuk.

İyi eğlenceler.

Abiciğim.

Hı?

Çok teşekkür ederiz bu gece için

Teşekkürler.

Güzel bir geceydi.

Daha çok güzel gecelerimiz olacak doktor.

İyi geceler Defne.

İyi geceler.

Çok yakışıyorlar değil mi?

Hı hı.

Bu gece eğlendin mi?

Evet efendim.

Üstündeki...

...Azra’nındı.

Şey, Hanzade Hanım verdi bana.

Sana çok yakışmış.

Üşüyorsun.

Emirhan Bey, hiç gerek yok.

Olmaz.

Şurası zaten.

Olmaz, gel.

İzninizle ben bir yukarıya çıkıp üstümü değiştireyim.

Sonra da Leyla'ya bakacağım.

Yılan!

Defne.

Emirhan Bey.

Ceketimi alacaktım da.

Pardon, kusura bakmayın tabii.

İyi geceler.

İyi geceler.

Bunlar ne?

Nereden geldi bunlar?

Ver, ver.

Benim onlar.

Annem gönderdi onları bana.

Ver dedim sana!

Nereden geldi bunlar?

Kim getirdi?

Ya ver!

Versene!

Sana bunları kim verdi dedim?

Ver.

Hanzade Hanım.

Çık dışarı.

Ne oluyor burada?

Defne!

Sana dışarı çık dedim!

Hanzade Hanım.

Dışarı çık!

Bak hâlâ burada duruyor.

Çık dışarı!

Anne ne oluyor?

Çık dedim.

Bir dakika, tamam kızım dur.

Dur.

Niye bağırıyorsun?

Al.

Ne bunlar?

Azra, Leyla'ya mektup yazmış.

Baba.

Fıstık.

Kimin verdiğini de söylemiyor.

Anne tamam.

Üzülme.

Korktun mu sen?

Gel bakayım buraya.

Gel.

Korktun mu?

Ama korkulacak bir şey yok ben buradayım.

Tamam babaanneciğim.

Canım kim verdi?

Hadi söyle bakayım bana onları prensesim.

Anne tamam.

Görmüyor musun çocuğun halini?

Ağlama benim güzel kızım

Ağlama.

Aferin benim kızıma!

Geceye devam edeceğiz deyince

böyle bir şey hayal etmemiştim tabii.

Sıkıldıysan kalkalım.

Ne oluyor sana ya?

Bir tuhafsın, asla çözemiyorum seni.

Kusura bakma ya, aklımda bir sürü şey var.

İş meselesi mi?

Bana anlat.

Konuşmak istiyorsan konuşalım.

Susmak istiyorsan susalım.

Nehir

bu geceyi bitirelim mi?

Kalkalım artık.

Ben de seninle geleyim.

Hem senin terasını hiç görmedim ben.

Yani abim bile görmüş.

Benim sabah çok erken kalkmam gerekiyor.

Anladım tamam o zaman.

Araba bu tarafta.

Ben seninle gelmiyorum ama Barış.

Nehir, bu saatte olmaz.

Gel, ben bırakacağım seni.

Ben eve de gitmiyorum ama.

İyi geceler sana.

Nehir!

Kimmiş söyle bakayım

Hafize mi?

Kızlar mı?

Kim?

Sakın bir daha benim çocuğuma bağırma.

Yoksa çok kötü olur.

Oğlum sen şaşırdın mı?

Ben ne diyorum, sen ne diyorsun?

Kayıp olacak karın evimizin içine kadar mektup gönderiyor

ama biz koskocaman Karaaslan ailesi, bu kadını bulamıyoruz.

Ben yazdım, ben.

Sen mi yazdın?

Nasıl yani?

Ben yazdım.

Çocuğum mutlu olsun diye yazdım.

Huzurlu uyusun diye yazdım.

Senin anlayacağın işler değil, takma.

Özür dilerim Defne.

Babaannem kendi bulmuş mektupları

Şşş, tamam.

Tamam bir tanem.

Senin verdiğini söylemedim.

Babama da, babaanneme de.

Biliyorum.

Biliyorum bir tanem, biliyorum.

Kızdın mı bana?

Hayır, tabii ki.

Ben sana hiç kızar mıyım?

ama Leylacığım, senden bir söz isteyeceğim.

Ne olursa olsun...

...bu aramızdaki sırrı kimse bilmeyecek.

Tamam mı?

Söylemeyeceğim.

Söz.

Teşekkür ederim.

Hadi bir tanem artık uyuman lazım.

Yat bakalım.

Alo.

Alo.

İyiyim demek için aradım.

Ben hiç iyi değilim.

Emirhan bir şeyler biliyor Defne.

Bir planı var.

Bugün olanların hiçbiri de normal değil.

Bak, o evde tehlikedesin.

Belki de her zamankinden daha çok.

Barış, tamam sakin ol.

Azra olduğumu öğrenmiş olamaz.

Hem öğrenseydi bu kadar sakin kalamazdı.

Defne, sana bir şey olacak diye korkuyorum.

Ben de korkuyorum

ama merak etme, bana hiçbir şey olmayacak.

Çok az kaldı.

Leyla'yı da alıp kurtulacağım bu evden.

Şimdi kapatmam lazım.

Her şeyi hatırlıyorum.

O geceyi, o kıza ne yaptığınızı

ama ya sonrası?

Sonrasında ne oldu Emirhan?

Neden kimsenin giremediği o bodrumda bir doktor misafir ediyorsun?

O geceden sonra o kıza ne oldu Emirhan odaya girdi?

Nasıl ya?

14.02.2019

Allah kahretsin seni Emirhan!

Hay Allah! Giremedin mi karıcığım içeri?

Benim sana çok daha büyük bir sürprizim olacak merak etme.

Ne yapıyorsun bu saatte?

Şey, ben su içmek için kalkmıştım ama...

Yarım saat içinde eşyalarını hazırla, küçük bir gezintiye çıkacağız.

Bu saatte mi?

Leyla'yı da hazırla.

Üçümüz birlikte mi gideceğiz?

Evet, üçümüz birlikte.

Nereye peki? Söylemediniz

Sürpriz.

Yani Leyla'yı bu saatte uyandırmam doğru mu sizce Emirhan Bey?

Kızım çok üzgündü, gördün.

Onu mutlu etmek istiyorum.

Hazırla.

Tabii, nasıl isterseniz.

Ne yaptın, her şey hazır mı?

Hazır abi.

Sinyal kesici.

O da hazır, aracın altında.

İki yüz metreye kadar telefonlarını çekmesi imkansız.

Güzel.

Aferin Sait.

Asıl görevin bundan sonra başlıyor.

Sana güveniyorum, unutma.

Eyvallah.

Uykum var benim sonra gitsek olmaz mı?

Tamam bir tanem, arkada uyursun.

Günaydın benim prensesim.

Günaydın baba.

Baba ben yatağıma dönmek istiyorum.

Bil bakalım nereye gideceğiz ama tahmin et.

Yıldız Kral’lığına götüreceğim seni.

Yıldız Kral’lığına mı?

Ya evet.

Annem orada benim.

Sevdiğin her şey orada olacak Leyla.

Merak etme.

Gidelim.

Emirhan bir şeyler biliyor Defne.

Bir planı var.

Bak o evde tehlikedesin.

Belki de her zamankinden daha çok.

Leyla'yı bindirdikten sonra öne geçebilirsin.

Nasıl uyudu ama.

Güzel prenses.

Gittiğimiz yeri görünce çok sevinecek.

Neden yıldız krallığına gidiyoruz dediniz?

Leyla çok mutlu bir çocuktu biliyor musun?

Yani bebekken bile ağlamazdı.

Diğer çocuklar annelerini, babalarını uyutmazken Leyla hiç öyle değildi.

Gözlerinin içi gülerdi hep boncuk boncuk.

Azra gittikten sonra her şey değişti.

Bir anda mutsuzlaştı.

Ağlar oldu hep.

Buna kahroluyorum.

Elimden de bir şey gelmiyor çünkü...

...annesinin nerede olduğunu bilmiyorum.

Bu yolculuğa Leyla'yı mutlu etmek için çıktık.

O yüzden yıldız krallığı dedim.

Nerede peki bu yıldız krallığı?

Nereye gidiyoruz yani?

Az kaldı.

Göreceksin.

Abi, hayırdır bu saatte?

Selim, plakanın sahibini öğrendim dün gece.

Kimmiş abi?

Hemen ablama haber vereyim.

Merak etme, ben haberini verdim.

Dün gece

Emirhan, Nehir, ablanla yemekteyken bilgisi geldi.

Nasıl yani, ne alaka?

Ne olduğunu bilmiyorum Selim.

ama Emirhan bir şeylerden şüpheleniyor.

Defne her zamankinden daha çok tehlikede.

Abi, doğru düzgün anlatsana şunu.

Kimmiş arabanın sahibi?

Ablam niye daha çok tehlikede?

Adam ünlü bir beyin cerrağı.

Emirhan'la tanışıklığı da eski.

Abi anlamıyorum yani, ne demek bu?

Ben de bilmiyorum Selim

ama tuhaf olan bir şey var.

Bu doktor, ablanın kaçtığı tarihten itibaren...

...yüksek dozda verilince uyuşturucu etkisi yaratan ilaçları sipariş etmeye başlamış.

Her hafta bu siparişleri yenilemiş.

Yani?

Yanisini bilmiyorum Selim.

Tek bildiğim, Defne'yi o evden çıkarmamız gerek.

Emirhan bir şeyler planlıyor olabilir.

Defne'nin üzerinde o ilaçları kullanabilir, her şey olabilir.

Ne yapacağız abi?

O eve gidip Defne'yi oradan çıkaracağım.

Ben uyandım.

Aa!

Günaydın prenses.

Günaydın bebeğim.

Ne zaman geleceğiz?

Ben acıktım.

Aa!

Acıktı benim kızım.

Hemen bakıyorum, Yıldız Krallığı'na yarım saat kaldı.

Yarım saat ne kadar Defne?

Çok az bir tanem.

Çok az.

Merhaba.

Merhaba buyurun.

Emirhan Bey ile görüşecektim.

Ben Barış Saygıner.

Sizi bir saniye bekleteceğim.

Buyurun geçebilirsiniz.

Barış Bey.

Günaydın.

Günaydın.

Emirhan Bey'le görüşecektim.

Ee...

Günaydın.

Hayırdır Doktor Bey bu saatte?

Bir sorun yoktur inşallah.

Yok, bir sorun yok.

Yeni projemizle ilgili acil bir konuşma yapmam gerekiyordu da...

...o yüzden rahatsız ettim.

Şansınıza küsün.

Emirhan gitti.

Nereye gittiğini de bilmiyoruz.

Barış.

Abim işte.

Arada gelirler ona böyle.

Defne'yle Leyla'yı alıp çıkmış.

Nereye gittiler?

Biz nereden bilelim?

İşiniz çok acilse, kendiniz arayın Emirhan'ı.

Tabii, haklısınız.

Ararım ben.

E buraya kadar geldiniz, buyurun birlikte kahvaltı yapalım.

Sonra kliniğe gidersiniz.

Uğramam gereken bir yer daha var.

Teklifiniz için teşekkür ederim.

Klinikle görüşürüz.

İyi günler.

Güle güle.

Ne oldu?

Emirhan, sabaha karşı Defne ile Leyla'yı alıp...

...kimsenin bilmediği bir yere götürmüş.

Sence nereye gitmiş olabilirler?

Eskiden gittikleri bir yer var mıydı biliyor musun?

Bilmiyorum.

Yani bilmiyorum, o kadar çok mülkleri var ki.

Kim bilir hangine gittiler.

Atla hadi, yolda düşünürüz.

Çekmiyor.

Benden Emirhan’ı ara.

Al, o da çekmiyor.

Ne haltlar karıştırıyor bu adam?

Bir şey yapmamız lazım.

Polise gidelim.

Polise gidip ne diyeceğiz?

Ailesi kayıp ihbarında bulunmamış.

Kimliği sahte, yüzünü kimse tanımıyor.

Ne diyeceğiz?

Allah kahretsin ya!

Aklıma bir şey geldi.

Bir şey mi oldu?

Bir saate bakayım dedim de...

...telefon çekmiyor herhalde buralarda.

Olabilir.

Çişim geldi.

Çok az kaldı prenses, biraz dayanabilir misin?

Baba, çok çişim geldi.

Tamam, peki.

İleride benzinlik var, duracağım.

Anlaştık.

Ben götürürüm.

Bekle burada.

Onu niye alıyorsun?

Ee şey, ben de tuvaleti kullanacağım.

Gel bir tanem.

Ee, tuvalet ne tarafta?

Arka tarafta.

Selim abi, bu telefon en son sabah 7:50’de sinyal vermiş.

Bak sinyal verdiği nokta da burası.

Emirhanlar’ın evi burası.

Ablamın telefonu peki?

Bakıyorum abi.

O da aynı.

7:50’de aynı noktada son sinyalini vermiş.

Hakan ne demek oğlum şimdi bu?

Arabaya sinyal kesici koymuş.

Çok güçlü bir sinyal kesici ise...

...arabadan iki yüz metre uzaklaşmazlarsa...

...telefonları çekmez.

Geç bir tanem.

Leyla bekle bir beni.

Birini mi arıyorsun?

Şey...

...mutfaktakilere haber vereyim dedim.

Merak etmişlerdir.

Kafa dinlemeye gideceğiz.

Nerede olduğumuzu bilmelerine gerek yok.

Gidelim.

Fıstığım, gel bakayım babanın kucağına.

Yıldız Krallığı'na çok az kaldı.

Hadi.

Güvenlik.

Buyurun hanımefendi.

Kafaya dikkat ediyoruz.

Kolları geçiriyoruz.

Diğer kolda.

Aferin.

Hadi geç.

Defne konum atmış.

Ne?

Bir şey yazmış mı?

Yardım istiyor.

İşte geldik.

Hadi bakalım.

Hadi.

Yaşasın!

Hadi Defne.

Leyla'yı indir ben de bagajları alacağım.

Tabi.

Bakalım beğenecek misiniz burayı?

Buyurun.

Yıldız Krallığı'na hoş geldin prenses.

Hadi.

Müsaadenizle.

Selim bak hatırlamaya çalış.

Bu adamın Bolu'da bir evi falan var mı?

Abi nereden bileyim ben dedim ya.

Bir sürü mülkleri var. Hangi birini bileceğim?

Burası Yıldız Kralllığı değil ki.

Aa!

Nereden çıkardın onu ya?

Değil işte.

Yıldız krallığı böyle değil.

ama sen bir de akşam gör bakalım burayı.

Yıldız krallığı mıymış değil miymiş.

Akşam ne oluyor ki?

Akşam ne oluyor biliyor musun?

Bak gel.

Bütün yıldızlar bahçemize iniyor.

Her yer parıl parıl oluyor.

Annem belki o zaman gelir.

Evet bebeğim.

Annen o zaman gelecek.

Güzel bebeğim.

Ne oldu?

Bir saat önce buradalarmış.

Kadın küçük çocuğu tuvalete götürdü dedi.

Adam da peşinden gitti dedi.

Benzin almadan çıkmışlar.

Emirhan'ı önceden görmüş mü?

Hayır ama altlarındaki araba siyah bir jeepmiş.

Yakınlardaki dağ köylerinden birine gitmişlerdir dedi.

Yarım saat uzaklıkta birkaç köyü tarif etti.

Anlattığınız gibi her şeyi söyledim.

Eyvallah.

Bu Barış denen herifin attığı her adımı takip edeceksin.

Yarın sabah bir yolculuğa çıkacağız Defne Leyla'ya ben.

Bu akşamki yemekten sonra Barış Defne'ye ulaşamayınca...

...mutlaka peşine düşecek.

Onu bana sen getireceksin.

Onunla oynamanı istiyorum.

Sadece uğraştır.

Tamam mı?

Anlaşıldı.

Yüzünü değiştirip yeni bir kimlik verebildiğine göre...

...karıma çok âşık olmalısın.

Bakalım Azra için kendini feda edebilecek misin doktor?

Bak ben kızıma ne göstereceğim şimdi.

Burada benim sevdiğim her şey var.

Tabii ki var.

Akşamdan haber verdik ya.

Kasabanın prensesi geliyor dedik.

Kasabanın prensesi ben miyim?

Senden başka bir prensesi olabilir mi acaba?

Prenses çok aç.

E tamam, doyuralım prensesi hemen.

En sevdiğin sandviç yapacağım şimdi sana.

Emirhan Bey, ben yapsaydım.

Bütün yemekleri ben hazırlamak istiyorum kızıma.

İstersen bir oda seç yerleş.

Daha sonra bahçede sofrayı hazırlarsın tamam?

Tabii.

Aç bakalım ağzını.

Aferin benim kızıma.

Al, en sevdiğin sandviç gelecek şimdi.

Allah kahretsin.

Güzelce.

Evet.

Prenses.

Bu size özel.

Afiyet olsun.

Defne’ye de yedir.

Tabii ki.

Çok özledim seni.

Emirhan Bey.

Emirhan Bey iyi misiniz?

Daldım sadece.

İnsanın burada iştahı açılıyor.

Güzelliğe bak.

Özlemişim.

Geceyi burada geçireceğiz sanırım.

İstemez misin?

Aksine.

Keşke hep burada kalsak.

Daha önce hiç bu taraflara gelmemiştim.

Çok güzelmiş.

Portakal suyu.

Olur.

Olur.

Hemen geliyor.

Teşekkür ederiz.

Her ne planlıyorsan gerçekleştirmene izin vermeyeceğim.

Yok vallahi tanımıyoruım.

Abla iyi düşün.

Burada zengin evleri yok böyle.

Yıldızköy'e gideceksin.

Takımlı insanların evleri hep oralarda.

Nerede ablacığım bu Yıldızköy?

Bu meydandan sola döneceksin.

Tamam sağ ol.

Sağ ol abla.

Samanlıkta iğne arıyoruz resmen.

Daha hızlı baba daha hızlı!

Aa deli olmaz ben korkarım.

Portakal suyu hazır.

Masaya bırakabilir misin?

Gayet keyifliyiz şu an.

O zaman birazcık da ben mi sallasam acaba?

Olur ama hızlı.

İki dakikada sattı beni.

O zaman...

...ben akşam yemeği hazırlığına geçiyorum.

Yardım teklifim hâlâ geçerli.

Benim de yemeği ben hazırlayacağım kararım geçerli.

Tamam, tamam.

Bir şey çıkarsa haber et bana.

Hakan bakıyor hala.

Bir şey çıkarsa haber verecek.

Emirhan’ın adamı bu.

Atla Selim atla, atla, atla.

Yatırdın mı?

Hiç uyanmadı bile.

Yatağa koyduğum gibi uyumaya devam etti.

Kesin temiz hava çarpmıştır.

Hep böyle olur Leyla.

Azra’yla hafta sonları bazen dağ kaçamağı yapardık

Akşam olmadan uyuyakalırdı

Bu arada ben hiçbir şey yapamadım.

Yardım edebileceğim bir şey var mı?

Her şey hazır.

Hiçbir şeye ihtiyacım yok.

İstersen mumları yakabilirsin.

Yemeği alıp geliyorum.

Evet.

Hadi geç, geç otur.

Bu arada sakın dokunmaya kalkma, çok sıcak.

Ben yapacağım servisi.

Buyurun.

Hazır mısın?

Bakalım beğenecek misin?

Ördek eti sever misin?

Ta da!

Ördek eti sever misin?

Kapat, kapat, kapat!

Ben hayatta yiyemem onu.

Aa, gerçekten mi ya?

Ama ben o kadar uğraştım senin için.

Emirhan mümkün değil, yemem.

Azra!

Yoksa sevmez misin?

Severim.

Harika, o zaman en büyük dilim senin.

Biraz bekleteceğim.

Evet.

Hanımefendi.

Örtüyü serebilir miyiz?

Pardon.

Buyurun.

Sebzelerimizden de.

Biraz biber, biraz da domates.

Tamamdır sıra bende.

Hazır.

Bir tane de biber koyuyorum.

Oldu.

Hadi başla.

Nasıl ama?

Lezzetli değil mi?

Ördek eti konusunda iddialıyımdır.

Elinize sağlık, izninizle.

Kesin yanlarına gidiyor.

Gözden kaçırma abi.

Abi sağa giriyor.

Tamam gördüm, gördüm, gördüm.

Döneceğim şimdi.

Defne, iyi misin?

Bir şey mi oldu?

İyiyim, iyiyim.

Hemen geliyorum.

Sakin ol.

Sakin ol.

İyi misin?

İyiyim, kusura bakmayın.

Ya, ya sen sevmedin bu ördek etini.

Kibarlıktan da yedin.

Öyle aç olmaz sana ben Leyla'nın köftelerinden getireyim.

Bu arada...

...sana büyük bir sürprizim var masada.

Nasıl ama?

Sürprizimi beğendin mi?

Azra.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.