Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
E, nasılmış bizim ufaklık?
Giyinebilirsin.
Giyineyim.
Bunları bilerek mi böyle yapıyorlar ya?
- Nasıl? - Yani, hepsi üzgün ve korkunç duruyor.
Neyse.
HPV aşısı olmuş muydun?
Oldum. Selma Hoca yaptı ilk iki dozu. Bir tane kaldı zaten.
Evet, gördüm.
2024 Ekim'de olmuşsun.
Altı ayın dolmasını bekliyorum.
Tek eşli misin?
Çok. Tek değilim, yani çok eşliyim ben daha çok.
- Korunuyor musun? - Tabii.
Her zaman çok dikkat ederim.
Kondomsuz big no benim için.
Bir iki şey dikkatimi çekti rahim ağzında
ama bilmiyorum daha önceden fark edilmiş miydi.
- Bakıldı mı? - Selma Hoca da onları görmüştü,
kist zannedip endişelendik biraz ama değillermiş.
- Testini yaptınız mı? - Yaptırdık,
polip gibi bir şey söyledi, tam hatırlamıyorum.
Siz daha iyi bilirsiniz gerçi ama önemsizdir ama yani, değil mi?
Selma Hocam öyle dediyse öyledir
ama istersen bakabiliriz tekrardan.
Yani, bunlar normal şeyler.
Niye normal olsun ki?
Yani, hayat tarzınla alakalı olarak normal demek istedim.
Neyse ki ciddi bir şey görünmüyor.
İyi de ben her şeye dikkat ediyorum, korunuyorum da. Niye normal olsun?
Ne kadar korunsan da hiçbir şeyin %100 garantisi yok ya.
Yani, o anlamda her zaman için tek çözüm sadece tek eşliliktir.
Tek eşlilik, diyorsunuz.
Çek çıkar beni bu hayattan o zaman Doktor Hanım ya!
Var mı oğlan?
Oğlum var ama yani o anlamda demedim tabii ki ben sadece...
- Yap bizi. - Dikkat etmen gerekiyor.
Ben dikkat ediyorum zaten. Sen oğluna söylüyor musun?
"Kondomunu sıkı bağla, önüne gelenle yatıp kalkma."
Yoksa "Beline kuvvet, aslan oğlum, kaplan oğlum" gibisinden mi?
Ne oldu? Biraz sinirlendin galiba?
Bu şekilde konuşmanı gerektirecek hiçbir durum yok.
- Sadece hijyenle ilgili... - Bok, hijyenle alakalı bir şey diyorsun.
Geldiğimden beri soğuk yapıp duruyorsun. Anlamıyor muyum?
Tuhaf tuhaf bakışlar. Yok yargılama. Ayıp bir şey mi var kardeşim?
Siz çok sikişen kadın görünce korkuyor musunuz biraz?
Bir şey mi bulaşır? Eldivenlerinden bir şey bulaşmaz.
Burası hastane. Sesini yükseltme.
Bağırttırma o zaman!
Ben hiçbir şey söylemedim.
Sen al bunu.
Al bu reçeteyi. İn aşağı, aşını ol. Çık buradan.
Ben de sana bir reçete yazıyorum.
Seviş. Bol bol seviş.
Ver kurtul, bu sinirden stresten anca kurtulursun
çünkü o hurma gibi kuruyup kaldığı için sen bu hâldesin.
Ver ya! Gençler, siz de sevişin. Bol bol sevişin.
Önünüze gelene verin.
Kimseyi bulamıyorsanız ben size indirim yapayım.
Tertemiz, sahibinden, bayandan amcık.
Hadi yine iyisin.
Nazlanma be!
Islak aldın mı?
Aldım. Tost da aldım, sucuklu. Seversin.
Hadi gel! Hadi gel ya! Hadi.
Bak, bir pürüz çıktı sadece.
Bu bizim emlakçı var ya, Rıfat Bey.
Emlakçı Rıfat'a ben gelirken pornomu yolladım.
Ne pornosu ulan?
Dellenme hemen. Yapılacak bir şey yok.
Abonelerden bir tanesine atarken adamcağıza gitti.
Kızım, kaç yaşında adam. Kalbine inecek.
- Manyak mısın? Silseydin. - Sildim. Gerçekten hemen sildim
ama her hâlde pusuda mı bekliyormuş, yani...
- Ne oldu? Acıyor mu? - Acıyor.
Sen bir ara kusura bakma dersin. Gerçi bilmiyorum, kusura bakmış mıdır.
Hallettin mi aşı işini?
Halloldu. Orada da bir pürüz çıkıyordu.
Az kalsın elimde kalıyordu karı.
Niye? Ne oldu?
Doktor uyuz karının tekiydi yani.
Neyse, boş ver. Şimdi şey yapmayayım.
Akşamki ne ayak?
Fena değil. Bir şey yapmıyoruz.
Yalamayı seviyor sadece.
Sen gelme istersen.
O mu ödüyor hastane parasını?
Her şeyi o ödüyor. Biraz değişik bir tip ama güvenilir.
Ayrıca baya da parası var. Sen ne yapacaksın?
Ne bileyim ne yapacağım!
Bil yapacağın şeyi. Tülay'ın çektiği fotoğrafları yüklüyorsun.
Kızla o kadar uğraştık bir saat. Tamam mı?
Geçiştirmiyorsun o işi bak.
Tufan?
Şu adam kimdi?
Kim?
Bu İngiliz miydi, Amerikan mıydı?
Sördü bu, sördü.
Annem çok severdi ya bu adamı.
Ne bileyim amına koyayım ya!
Mideni sikeyim senin.
Sana afiyet olsun paşam.
Ben tamamım yani... Doydum.
Limonatadan devam.
Hatırlayamadın mı ya?
Ha?
İngiliz, baya da bilinen yakışıklı bir oyuncu vardı.
Kel, karizmatik falan.
Sean Connery dedim ya!
İngiliz değil ama İskoç oyuncudur.
Onu bilemedim ben. Çıkaramadım yani, belki simadan...
Başka başka şeylerden konuşup durmasana. Gerginim zaten!
O kadar haklısın ki! Çok pardon, biliyor musun?
Gel.
Ben senin test sonuçlarına baktım, değil mi?
Daha ellerimi sıkmadan baktın hatta.
El sıkma olayından irkiliyorum biraz, affedersin ya!
Kızmadın, değil mi?
Estağfirullah, ben alınmam öyle şeylere, bozulmam da
el sıkmadan am yalamaya hızlı bir geçiş...
Testleri o yüzden istedim. Tertemiz olman benim için çok önemli.
Sen baya takıntılı bir adamsın.
Evet, takıntılıyım.
E, ne olacak?
Ne yapayım? Psikoloğa gideceğim.
Halledeceğim daha da ciddileşirse.
- Senin hanımdan. - Ne?
Hanım şey yapar, bir şey kapar falan benden diye mi çekiniyorsun?
Öyle bir risk var mı?
Yok, merak etme.
Aşılarım tam. Sen rahat olsana.
Karıma rezil olmamak için aslında.
Nasıl?
Ağzımla boşaltamıyorum gibi hissediyorum.
- Numara yapıyor bence. - Öyle mi?
Ama o yaygın bir şey hocam.
Onu çünkü erkekler pek bir yerleşiminden mi bilemiyorlar. Normaldir.
İşte ben normal olmasın istemiyorum.
- Workshop hesabı! - Evet, evet. Workshop!
Böyle yaşam koçu gibi öğret işte.
Yaş am koçu gibi öğretsem? Nasıl şaka?
- Güzel şaka. - Komik değildi ama güleceksin.
- Komik. - Gel, hadi bakalım.
- Ne diyorsan harfiyen. - Tamam.
Tamam mı? Başla, öp orayı. Orası öpülebilir ancak.
Adım adım.
Şimdi, yaklaş.
Aman!
Dişe gelmez o şekilde. Tamam.
Dilinin ucuyla. Evet.
Daire...
E, sen biliyorsun bu işi oğlum ya! Tamam.
Bence bu akşam işin yoktur senin, değil mi?
Allah'ın sevgil kuluymuşsun diyelim çünkü tam şu an boşa çıktım.
Belki diyorum güzel bir yerlerde yemek yeriz.
Olmaz mı?
E, öyle bakıp duracak mısın? Denesene.
Ya, ben inanamıyorum sana! Ağlayacağım şimdi.
Çok teşekkür ederim. Niye yaptın ki böyle bir şey?
Tam bedenin mi diye orada birkaç kıza giydirip test ettim.
Öküz!
Bu arada, baya son dakika oldu, farkındayım. Kusura bakma.
Çünkü ben de katılmak istemiyordum aslında
ama hastane yönetiminden aradılar, rica ettiler.
Eskilerden çok önemli bir doktor amcamız ödül alacakmış da bilmem neymiş de!
Böyle uzun ve bayık bir ödül konuşması gelecek, değil mi?
Aynen öyle.
Seninle olursak,
hem ben mutlu olurum hem birlikte değişik şeyler yapmış oluruz.
Nasıl değişik bir şeyler yapmış oluruz?
Değişik işte. Geceyi birlikte geçirmek gibi mesela.
Yemek, sohbet, televizyon karşısında uyku.
Çok değişik bence.
Değişikmiş. Gökhan,
bunlar sevgili şeyleri.
Olsun.
Bu gece sevgiliyiz işte, olmaz mı?
Peki, listede hâlâ en üst sırada mıyım?
Her zaman.
Ağrı kesici işe yaramadı mı?
Ağrı kesicilerin ruha etkisi yok Tülay.
Laflara bak!
İçimi şişirdin.
Kim dövdü ulan seni yine?
Ne yapacaksın? Gidip dövecek misin adamları?
Döveceğim tabii oğlum.
Hepinizi cebimden çıkarırım ben.
İçinizden geçerim ruhunuz duymaz.
Dur, kopartacaksın, dur!
Niye? Çok mu pahalı?
- E, biraz pahalı. - Kopsun o zaman.
- Bu geceye özel mi giymiştin? - Aynen.
Üzülüyorum oğlum ben sana.
Sen kendine üzül Tülay.
Neyime üzüleyim mesela Tufan'cığım?
Gençliğime mi üzüleyim, güzelliğime mi üzüleyim?
Görürüm ben senin gençliğini 10 seneye. Kalırsa tabii.
Param var oğlum benim.
Yaptırırım olur biter.
Sen takılma böyle şeylere.
O kadar kazandırıyor muydu ağdacı?
Yani vallahi kız kardeşine sorabilirsin.
İnternet sitesi hazırlıyoruz, çekimler yapıyoruz. Paramızı kazanıyoruz.
Alnımızın teriyle uğraşıyoruz burada.
O kadar matah bir şey yapmıyoruz Tülay.
Abartma istersen.
- Okay. Bitti bu, alabilirsin. - Bana bak.
- Bırak ya! - Ne oluyor ulan? Dur!
Çok kötüyüm. Çok kötüyüm Tülay.
Kızım, öp bir şeyler yap.
Vallahi. Hep vurdular baksana suratıma.
- Öp bakayım. - Beter ol.
Daha ne beter olayım. Vur bakayım. Vurma öp işte.
Bir de burayı.
Ağzıma çok kötü vurdular.
Çok kötü vurdu bir tanesi ağzıma...
Gir içime.
İstiyor musun gerçekten?
Çok istiyorum.
Kızım, ısırma ulan!
Abartma be!
Vallahi, yeni mi çıktı o da?
Isıracaksın yani illa?
- Evet. - İyi, al. O zaman bunu ısır.
Bu ne ulan?
Çok meraklıysan ısırmaya...
- Bu ne oğlum? - Aç bakayım ağzını. Al, ısır.
Bayılıyorum sana.
Sana bayılıyorum.
Sus!
Ya sus!
İyi misin?
Jasmine?
İyi misin?
Sana Yasemin.
Teşekkürler.
Bu da bildiğin gazoz be abi. Neyini abartıyorlar anlamıyorum.
İçme istersen.
Ne yapalım?
Susatmışsın.
Yapma bak, yanarız.
Yanalım.
Dans edelim mi?
- Gerçekten mi? - Tabii.
Lütfen.
Ben bir karar verdim.
Nasıl bir kararmış bu?
Sikerim ödül törenini diyeceğim biraz sonra.
Çıkmadan önce bir görünürüm, iki el sıkışırız. Tamam, yeter. Daha ne!
Sonra da odamıza mı çıksak acaba?
Ne yapacağız ki odamızda?
- Bilmem. Sana kahve falı bakarım. - Salaksın!
O zaman önce bir çiş.
Tamam.
- Lobide buluşuruz. - Tamamdır.
Yasemin!
Dur, kapıyı kapatacağım.
- Düşeceksin salak! - Kim, ben mi?
Evet.
Dans olayında süperim kızım ben! Düşmem de düşürmem de.
Peki o zaman sıradaki etkinliğimiz nedir?
Böyle sohbet ve televizyon karşısında mayışma mı acaba?
Budur.
- Aç televizyonu, geliyorum ben. - Tamam.
Oha!
Gökhan, porno çıktı.
Çabuk gel.
Ve şu an tam başındalar.
Şu an indiriyor. Tam bir otel pornosu ya!
Gel, gel. Gökhan.
Yaptı mı ödemeyi?
Bu kadar belli oluyor mu ya?
Sizi izliyorum geldiğinizden beri.
Deneyimliyim diyelim.
Ya yanılsaydın şu an?
Özür dilerdim.
Benim yaşımda birini herkes affeder.
Sen yine de şansını fazla zorlama da.
Yanıldım mı peki?
Yıldız.
Jasmine.
Gerçek adın değil her hâlde.
Bakıyorum sektöre de hâkimiz.
E?
Senin gibi bir kadın ne yapıyor
peki böyle havuz başında gecenin bu saatinde salatalık suyuyla?
Saat kaçta içeyim isterdin?
Çok haklısınız, doğru.
Ben olsam ben de emekliliğin tadını böyle çıkarırım.
- Saat falan dinlemezdim. Tatil gibi tatil. - Tatilde değilim. Burada yaşıyorum.
"Otelin sahibi benim" de de çıldırayım şu anda.
Yok, değilim ama uzun süredir burada kalıyorum.
Nasıl oluyor o?
Zengin bir kocam vardı.
Ondan bir şeyler kaldı.
Oteller evim sayılır.
Gece gece hazineye çattım ya!
Sıkılmıyor musun peki?
Yo, alıştım artık. Kimsem yok zaten.
Yalnız geldim, yalnız gidiyorum.
Çalışmadın da hiç.
Çalıştım. Çalıştım tabii.
Bil bakalım ne iş yaptım?
Hayır. Gerçekten mi?
Aklımdaki meslek değil her hâlde!
Deneyimliyim demiştim sana.
Eskiden özel arkadaştım ben.
Şimdiki eskortun antika ismi işte.
İstanbul'un, hatta Avrupa'nın
en merak edilen kadınlarından biriydim.
Ben baya gece gece idolüme rastladım herhâlde!
Abartma.
Abartmıyorum. Ben bayılıyorum sizin dönemlere.
Şey gibi geliyor bana, sanki siz o dönem
güzel olan her şeyi tükettiniz de bize hiçbir şey bırakmadınız gibi.
Bak, orada haklısın işte.
Bizim zamanımızda her şey çok gizliydi.
Zengin beyler kibardı. Ayı değillerdi.
Ünlüler görgülü insanlardı.
Önce korumalarını gönderirlerdi.
Bazen nereye gittiğini bilmezdin bile.
Hatta kiminle yattığımı...
Göz bağlamalı falan.
Var. Öylesi de var.
Yabancı bir star öyle yapmıştı.
Şu anda beni tutuyorsun şu anda.
Buldun benim gibi enayiyi. Yabancı star bilmem ne.
Yok, değil. James Bond'u bilir misin?
Eski.
Güzel yaşlandı sonra. Kel hani!
Bütün gün o adamın adını aradım, biliyor musunuz?
Sean Connery. Annem çok severdi o adamı.
Hangimiz sevmeyiz ki? Hepimiz severiz.
Ve siz o adamla yattınız!
İstanbul'a bir reklam filmi için gelmişti.
90'ların başı işte.
Tanıştırdılar bizi.
İlginç bir adamdı.
Sevişirken açtırmadı gözlerimi,
kim olduğunu bilmeyeyim diye.
Sonra hoşuna gittim herhâlde, aç dedi gözlerini.
Sohbet ettik.
Güzel bahşiş bıraktı. Sonra Almanya'da yine buluştuk.
İnanamıyorum. Şu an ne diyeceğimi bilmiyorum.
Annene hediyem olsun. Kendi imzası.
Ben... Çok teşekkür ederim.
Tufan!
O kadar müsait değilim ki! Ne var?
Abi?
Abiciğim?
Bu ne hâl? Ne oldu abiciğim?
Söyle bana, ne oldu?
Yasemin. Kazaydı.
Ne kazaydı?
Yemin ederim, bilerek yapmadım.
- Anlamıyorum. - Kızım...
Vallahi ben isteyerek yapmadım.
Tamam canım, ne oldu? Söyle.
Neyi? Ne yapmadın?
Yasemin, ben sana çok âşığım.
Ha?
Yasemin, gitme!
Alt yazı çevirmeni: Begüm Hanağasıoğlu plint.com
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.