Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Lütfen yardım edin.
Yapmak zorunda olduğum şeyi yapmak istemiyorum artık.
Çok fazla şey biliyorum. Ve bu yüzden kendimi güvende hiddetmiyorum.
Bizi meyile yolladıktan sonra evden çıkın. Biz oraya ulaşmadan yarım saat
Ezgi şu anda kayıp.
Telefondan gelen son sinyal o evden çıkarken gelmiş ve sonuç yok.
Nereye gitti?
Niye gitti?
Kötü işleri mi karıştı yoksa kızım?
Maalesef öyle bir ihtimal var.
Ne ihtimali?
Ezgi 'nin işlenen bazı cinayetlerle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz.
Muhtemelen bizi onlar hıptan sonra tehdit edildi ve... ...kaçırıldı
bu yönde.
Cinayet mi?
Yapmaz öyle şeyler benim kızım.
Biz onu öyle yetiştirmedik.
Henüz kesmiş yok.
Araktırıyoruz.
Bakın eski korkmuş olabilir.
Yanlış bir yola tartmış olabilir.
Ama onu bulacağız diye de söz veriyorum.
Biz... Biz nerede yanlış yaptık?
O bizim küçük kızımızdı.
İstanbul 'a okumaya geldi sadece.
Nasıl oldu bunlar?
Merak etmeyin bulacağız onu.
Abi benim vesaire biter. Sen daha burada kalacak mısın?
Valla ben bir şeyler bulana kadar buradayım Aslan.
Yani sen bilirsin abi ama bence buradan bir şey çıkmaz.
Tolga bak döverim seni.
Git Aslan 'ım işine.
O zaman ben sana abi yaşamsal ihtiyaçlarını göndereceğim.
Hadi kolay gelsin. Lan yürü git.
Allah Allah.
Hadi kızım.
Göster bana nereye gittin. Hadi.
Beğenmedin mi?
Keşke fasulye yapsaydım değil mi?
Yok ya yok. Çok güzel olmuş yani. Ellerine sağlık yani bir şey yok. Ne
Normalde sen ikinci tabağı bitirirdin şimdi ya.
Canım sıkıldı bugün iş yerinde ya.
Ne oldu?
Para mı vermiyorlar?
Dükkanı kapattık. Bir işe girelim dedik. Her ay en azından düzenli bir maaşımız
bir gelirimiz olur.
Yok yani.
Olmadı.
Of.
Bunaldım ya. Allah billah bunaldım yani. Ben anlamadım ki ya.
Ben anlamadım yani.
Bu hayatta iki yakımız bir araya gelemeyecek mi bizim?
İsmet ben de çalışsam.
Vallahi bak.
Destek olur mu da ne yapabilirim?
Temizliğe giderim. Vallahi bak.
Temizliğe giderim. Çocukla bakarım.
Yok kızım ne konuşuyorsun saçma sapan sen ya. Ben sen çalış diye mi
bunları? İçi mi döküyorum şurada sana ya?
Bak bir daha duymayacağım sakın böyle bir şey ya. Tamam?
Bak çocuklar ama... Bak bir basketbol topu var bir futbol topu var. Eser ne
yapıyorsun lan?
Oralarda zıplamak düşecek suya. Çok korkuyorum. Telefonum çalıyor.
Telefonum çalıyor. Bu tabancaları yasaklayacağım size. Atacağım o tutan
tabancaları. Bir saniye. Bir dakika.
Efendim.
Tabi alın.
Bir saniye.
Nasıl başka çaresi yok mu?
Şura bakmıyorum anlıyorum tabi ki de güvenilir birini bulana kadar en azından
idare etseydiniz.
Hadi hadi.
Tamam tamam.
Hadi hadi oynayalım hadi. Ben sizi atacağım ha.
Ben sizi atıyorum ha. Yeter yeter.
Yeter. Atıyorum ha.
Yaramaz çocuk olsun.
Allah 'ım sen niye hiç uğramıyorsun bana?
Ben de ablan değil miyim acaba?
Ya abla sorma derdim başımdan aşkım ya. Ne oldu?
Dün gece biri dükkanı yakmaya kalktı.
Kimmiş ablam niye?
Ne bileyim görmedim ki.
Ben geldiğimde camın önündeydim.
Kovaladım da kaç dile yok yakalayamadım.
Cihan 'a söyledin mi?
Yok daha değil.
Öncesinde halletmem gereken bir iş var.
Sonra söyleyeceğim.
Sen de bir şey söyleme tamam mı? Ben vakti gelince söyleyeceğim.
İyi madem. Sen o zaman akşam yemeğe gel. Hem konuşuruz ablam olur mu?
Söz vermeyeyim abla ya. Şimdi bir arkadaşla falan görüşeceğim.
Şey yaparız sonra. Haberleşiriz yani. Tamam ablam. Hadi aklınla tamam mı? Hadi
güle. Sağ ol.
Okan. Ablam. Sen o adamı gördüğünde dün saat kaç gibiydi?
İki falandı herhalde. Niye ki?
Hiç öyle meraklan abla.
Hadi kolay gelsin.
Yok artık.
Bu kadar da değil.
Saçmalama Selim. Kırma kendi kendine.
Doğru.
Teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim.
Yanlış anlaşılmak istemem. Nezaketen kabul et.
Patronumsun sonuçta.
Teşekkürler.
İlgini çekmiyorum yani.
Çekiyorsun aslında.
İlginç birisin.
Peki bundan sonra?
Nasıl bundan sonra?
Yani işte bundan sonra.
Onu kimse bilemez değil mi?
Ben biliyorum.
Çünkü defalarca aynı şeyi yaşadım.
İstersen sana da anlatayım.
Romantik bir yemek yiyeceğiz.
Sonra sohbet edip birbirimizi daha yakından tanımaya çalışacağız.
Sonra birkaç defa daha çıkacağız.
Bir gece aramızdaki çekime yenik düşüp sevişeceğiz.
Sonra devamı gelecek.
Sonra aşık olacağız.
Birbirimizi çok seveceğiz.
Belki aynı evde yaşayacağız.
Kulağa çok hoş geliyor.
Evet.
Ama sonu kötü.
Her güzel şeyin sonunda ayrılık var.
En çok da ben üzüleceğim.
Sen beni ne kadar seversen, ne kadar mutlu edersen ben o kadar üzüleceğim.
O yüzden başlamamak en iyi.
Yanılıyorsun.
Bu hikayenin sonu anlattığın gibi bitmeyecek.
Ne bunlar?
Yıldız haritamız.
Güvenman oğlu Tarık Yılmaz.
Senin astrolojiye merakın mı var?
Yani ilgileniyordum. Senden sonra daha çok ilgilenmeye başladım.
Bak. Bir saniye.
Bunlar kesişimler ve kritik açılar burada.
Kesişimler ve kritik açılar bu oluyor.
Ama iyi gidiyorsun devam et. Evet.
Burada gösteriyor ki hiç şüphe yok.
Yüzde yüz roheşis.
Mişis. Öyle dediler.
Serisin saniye.
Bize bir şans versin.
Pişman olmayacaksın inan bana.
İnanmıyorum.
Sen benim doğum saatimi nereden biliyorsun?
Gel devrem gel.
Kahveyi masanın üstüne bırak. Sağ ol koçum var ol.
Afiyet olsun.
Amirim.
Kusura bakmayın ne olur.
Devre kahve getirecekti. O zannettim sizi.
Önemli değil.
Yorulmuşsun Süleyman.
Yoruldum amirim ama değil.
Öyle mi? Nedir?
Amirim.
Gıda sokağa girdiğini görüyoruz ama... ...çıkışına dair bir kayıt yok.
Şöyle yani bu sokağın girişinde ve çıkışında kameralar var. Kız sokağa
ve sonra puf kayboluyor.
Bu sokaktaki evlerden biri ne yani?
Böyle eğer kanattaki buçma değilse.
Güzel.
Ayşe! Ayşe!
O kişi yaptı değil mi bunu? Kim yaptıysa yaptı boşver. Tamam gelir misin Okan?
Okan bir bekler misin?
Yürü! İki dakika bir konuşabilir miyiz lütfen?
Buraya gel.
Beni bekle hiçbir yere ayrılma. Tamam mı?
Lan Faruk!
Senin ne işin var lan?
Ne istedin lan kızdan?
Kızdan ne istedin? Ne istedin oğlum kızdan?
Okan!
Öldürdün!
Bir daha bu
kızın yanına dolaşmayacaksın oğlum.
Bu kıza dua et.
Bir daha bu kızın etrafına dolaşmayacaksın oğlum.
Ne haber Yusuf?
Sağ olun komiserim.
Buraya neden getirildiğini biliyor musun?
Biliyorum komiserim özür dilerim.
Ne için özür diliyoruz?
Hatalıyım yapmamam gereken bir şey yaptım.
Fabrikaya girdim.
Dürüstlük önemli Yusuf. Teşekkür ederim.
Evet o fabrikaya girdin. Şimdi anlat bakalım.
O fabrikadan aldığın sük sinir kolini ne yaptın?
Nerede şimdi o ilaç?
Neyi dediniz komiserim? Anlayamadım.
Sük sinir kolini.
Söylemesi zor zaten. Biliyorsun.
Komiserim ben öyle bir şey almadım. Duymadım da hiç bilmiyorum.
Yusuf.
Telefonun o fabrikadan sinyal verdi. Sen de itiraf ettin.
Hani dürüsttün?
Hadi anlat kurtul.
Komiserim vallahi billahi ben oraya sadece hurda bakmaya girdim.
Alüminyum teneke kablo.
Benim işim sadece bunlar.
Ben onu duymadım. Çuvalım dışarıda. İsterseniz getireyim buraya. Bütün
içinde bakalım tek tek.
Vallahi almadım ben öyle bir şey.
Herhangi bir ilaç kutu falan görmedin mi?
Yok vallahi komiserim görmedim. Görsem de dokunmam.
Benim işim tel teneke.
Peki senden başka o fabrikaya giren oldu mu Yusuf?
Gördün mü kimseyi?
Evet komiserim evet oldu. Kim?
Genç bir erkek.
Elinde de bir kutu gibi bir şey vardı. Bir yere bıraktı.
Sonra çıktı gitti.
Az sonra başka biri daha geldi.
O kutuyu aldı. Sonra o da çıktı. Bir kız. Kızdı.
Bir kızdı.
Tarif edebilir misin o kutu?
Tabii komiserim.
Orta boylu kumral.
Yüzünü de tam göremedim ki.
Üstündeki kapşonuzu dikkatimi çekti.
Arkasında kocaman bir ejderha vardı. Hani böyle sırtlı olur ya. Öyle bir
O vardı. Sadece onu hatırlıyorum.
Kırtında ejderha... ...deseni olan bir friti vardı.
Bu gördüğün kır... ...bu olabilir mi? İyi bak.
Komiserim valla görmedim ki. Ne diyeyim.
Dediğim gibi bendeki en net şey sadece o...
Evet, başka da bir şey yok.
Nereden tanışıyordunuz siz?
Aynı mahallede büyüdük biz.
Aksaray'dan beraber geldik. Seyit orada okuduk.
Üniversiteyi de birlikte kazandık.
Çocukluktan beri hiç ayrılmadık yani.
Sen yurda çıkmışsın ama Ezgi ev tutmuş.
Bana yurt çıktı ama ona çıkmadı.
Ailesi zar zor para denk değiştirip bir ev tuttular.
Ezgi hep ailemi yük alıyorum derdi.
Bu sin grubuyla ilgili bir şey anlattım sana.
Yani nasıl tanıştılar, nasıl bir araya geldiler, kaç kişiler.
Pek konuşmazdı o konu hakkında.
Ama son birkaç aydır fena kaptırmıştı kendini.
Sürekli bir şeyler okuyordu. Kutukları hakkında grupta yazışıyorlarmış,
tartışıyorlarmış. Derslerde bile elinden telefon düşmüyordu artık.
Peki bu yazışmaların içeriğini biliyor musun?
Ezgi çok bahsetmezdi ama kitaplar hakkında konuşuyorlarmış.
Kutukları hakkında.
Felsefi şeyler yani ben pek anlamazdım.
Peki seni davet etti mi hiç bu gruvayla tanıdığın birini?
Yok ben sevmem zaten öyle şeyleri. WhatsApp ile kullanmam zorunda olmasam.
Birine de bahsettiğini duymadım hiç.
Peki Ezgi'de bir tuhaflık bir değişiklik var mıydı?
Ne o?
Son zamanlarda tuhaftı evet.
Başka biri gibiydi.
Dalgındı, düşünceliydi.
Geceleri uyuyamıyorum derdi bana.
Dertleri de gelmemeye başladı zaten.
Sormadın mı neyin verdiği yakın arkadaşını sonuçta? Sormaz olur muyum?
Sordum. Yalvardım hatta.
Onu öyle görmek beni çok üzüyordu.
Annesiyle bile konuşma kararı aldım ama... ...konuşamadım. Kayboldu gitti
Peki bu grubun lideriyle ilgili bir şey söyledim sana.
Bir kez.
Sadece bir kez söyledi. Grup liderinin kim olduğunu öğrendim dedi.
Ama ismini söylemedi.
Bunu bulacaksınız değil mi?
Bulacağım.
Merak etme.
Çok teşekkür ederim o zaman.
İhtiyacımız olursa ulaşırız sana yine.
Teşekkür ederim.
Cihan, kulu sana bıraktılar.
Talih konusu böyleymiş.
Dün akşam çok tuhaf bir yemek yedim.
Patronumla, yani Tarık 'la.
Neden tuhaf olarak tanımladın?
Çünkü bana ruh esiyiz dedi.
Yani hayatımda artık yalnız kalmaya karar verdiğim bir noktada bir adam,
patronum. Ve çıkıp biz ruh eşiyiz, bu yolda beraber yürüyelim falan diyor.
Ne bileyim derip geldi.
Sen öyle hissetmiyor musun?
Aslında ben ruh eşinin olup olmadığı hakkında pek emin değilim.
Çünkü biri bize söylenen bir sürü yalandan biri gibi geliyor bana.
Bunca zamandır sen de onu aramadın mı?
Aradım.
Ama bulamadım. Bulmayan bir şey bulamam.
Bunu söylemek için çok erken değil mi?
Bence geç bırakalım.
Neden korkuyorsun Güven?
Mutsuz olmaktan.
Mutsuz etmekten.
Terk edilmekten.
Henüz başlamamış bir ilişkiyi sonlandırıyorsun.
Kendi kafanda kurduğun kötü düşüncelerle başlamamaya karar veriyorsun.
Sence bu doğru mu?
Eğer acı çekmekten kaçıp korkarsak mutlu da olamayız. İki duyguyu kardeş olarak
düşünmelisin. Böylece hayatı yaşamak için kendine fırsat vermiş olursun. Eğer
kaçarsan hayatı da kaçırırsın.
Doğru.
Belki de ona bir şans vermeni.
Allah Allah. Şimdi bu dükkanı kutlayanlar Faruk 'un hukukları değildi
mi? Değildi.
Başka biri de ihale etmiş ama artık kime bilmiyorum.
Bunu kutlayın çocuğunu bana bırakacaktın boğacaktın onu ortadan.
Okan yürek Allah aşkına ya.
Değer mi onun için katil olmaya?
Ben ona yapacağımı diyorum.
Bak.
Faruk 'un aleyhine ifade verirsin değil mi?
Şimdiye kadar yaptığı bütün suçları biliyorsun.
Anlatır mısın?
Yani veririm vermesine de... ...beni de içeri alırlar.
Ben de sütten çıkmış akışık değilim sonuçta.
Ya keyfinden işlemedin ki kızım suçları. Tehdit etti, şantaj yaptı. Anlatırsın
hepsini.
Ya ben derdimi anlasana kadar iki sene geçer Okan.
Benimle yemeğin altında.
Bak.
Merak etme.
Ablam dinler seni.
Ablan mı?
Ablan ne alaka ya?
Hem senin ablan mı var?
Hem de üç tane.
Biri de komiser.
Ay yok anasını...
Komiser ha? Ablan.
O yüzden rahat ol.
Anlatırım. Ablan komiserse anlatırım.
Merak etme.
Haklıymışsın. Kullanmamışsın.
Ya böyle saçmak istemiyorum sonuçta. Tamam mı?
Tamam.
Annemi söylemeyeceksin değil mi?
Söylemeyeceğim.
Allah 'ım bir de ona özür versin şimdi.
Bak bir daha benden bir şey saklamıyorsun tamam mı Samuel?
Bulurum çünkü.
Gördün.
Sen ne yapmak istiyorsun?
Nasıl yani?
Genel yani.
Ne yapmak istiyorsun bu dünyada?
Yani... Bilmem ki.
Bilmek zorundasın.
Duydun mu?
Bilmek zorundasın.
Bilmen lazım.
Bir amacın olmak zorunda.
Bizim birbirimizden kendimizden başka güvenecek kimsemiz yok.
Ayaklarının üstünde durmak zorundasın Songül.
Bul kendine bir şey. Ve ne yapmayı seviyorsan.
Ona göre çalış.
Sen akıllıksın.
Güveniyorum sana ben. Halledeceksin tamam mı?
Eski hala kayıp.
36 saati geçtiğimize göre artık...
Kesin olarak kaçırıldığını söyleyebiliriz.
Toparlayalım.
Süleyman sen başla.
Ezgi 'nin son görüntüsü bu sokakta.
Yani girerken görüyoruz ama çıktığını gösteren bir kayıt yok.
Sokak iki taraftan da kamerayla izleniyor. Yani hata yok.
Ezgi bu sokakta kayboldu.
Hangi eve girdiğini biliyor muyuz?
Aslında bizde o ev birader.
Milyon tane ev var sokakta.
Tek tek bakmak lazım.
Yalnız eğer dediğin gibi yaparsak abi o zaman kızı kaçıran kişi peşinde
olduğumuzu anlar. Ve size hatırlatmak isterim bıraktığı notta açık açık
belirtiyor. Eğer ararsanız geride bıraktığı boşluktan fazlasını
bulamayacaksınız. Ya kızın hayatını tehlikeye atamayız. Atamayız doğru.
Tolga haklı.
Şimdi böyle kör göze parmak bir operasyonla Ezgi 'yi kurtarmaz öldürür.
yine de dikkatli olalım.
E tamam sivil gidelim.
Bir bakalım, sokağa araştıralım. İlla bir şey çıkacaktır. Mantıklı.
Beraber gidelim.
Arkadaşlar, Ezgi 'yi bulmamız çok önemli.
Biz Ezgi 'yi bulabilirsek bu sim denen yapının içini görebileceğiz. Bu doğru.
Ezgi Özleme liderin kim olduğunu bildiğini söylemiş.
Eğer Ezgi 'yi bulabilirsek ve konuşursa her şeyi çözeriz. Yusuf 'un ifadesi de
bunu destekliyor zaten.
Süksinir kolini Ezgi almış olabilir.
Yurdanur 'un katili muhtemelen o.
Mesele açık o zaman.
Ezgiyi bulmak demek sadece bir canı kurtarmak demek değil. Bütün yapıyı
etmek demek. Biz de bunu yapacağız.
Bu akşam Manoğlu ve Yazıcı 'nın mahalleden topladığı bilgilere göre...
...detaylı, sağlam bir operasyon planlayacağız.
Şimdi bu işin sonuna geldiğimizi söylüyor.
Abla müsait olunca beni bir arar mısın?
Anlatacaklarım var önemli de.
Yapmayacağım.
Yap Haruk gelirse.
Korkma. Tamam mı?
Bunda gelecek göt varsa bende de gösterecek çok şey var.
Rahat ol.
Çökersen bile alamazsın o yaf şairini.
Okan.
Sağ ol.
Ben sana çok kızgınım.
Biliyorum.
Senin ne kadar özlediğini de biliyor musun?
Yavrum.
Nereden biliyorsun?
Gözlerinden belli.
Bakışlarından.
Dayı. Dayı.
Gel Songül 'cüm. Gel. Tam zamanında geldin. Gel. Kusura bakmayın. Çok özür
dilerim. Eğer rahatlık ettiysem gidebilirim. Ya yok. Gel kızım. Şaka
ya. Gel. Ayşe ile tanıştırayım seni.
Ayşe. Songül benim yeğen. En büyük ablamın kızı.
Merhaba. Merhaba Songül. Çok memnun oldum.
Ayşe de benim eski bir arkadaşım.
Anladım onu.
Anladın mı onu?
İyi otur gel.
Ne oldu?
Hayırdır? Hesap sormaya mı geldin?
Teyzene söyledim diye sana.
Hesap sormak için çok geç artık.
Neyse bir şey olmadı. Önemli değil.
İyi.
Siz nasıl tanıştınız?
Kesin ilginç bir hikayesi vardır diye soruyorum.
Biz aslında daha çok küçükken ben o zaman çocuk esirgemedeyim. Annenle babam
öldüğünde ben daha 10 yaşındaydım. Yurttan girdi içeriye kapıda.
Ben gördüm onu.
Bak bir gün Ayşe 'ye evlat edindiler. Ben de gittim bizim yurdun
idaresindeki odadan gizlice dosyasını karıştırıp kaldığı yeri buldum.
Ondan sonra her gece yurttan kaçıp kaçıp adrese intikal. Her gece kaçıp kaçıp
benim kaldığım yere gelirdi.
Biz var ya bununla sabaha kadar beraberdik. Hayır yani yakalansak benim
derde girecek.
Ne yapalım kızım.
Şimdi ilk dedim bir iki haftaya gelecek zaten.
Yani... Ayşe 'ye evlat edinenler genelde iade süresi dolmadan geri getirirdi
sonucu.
Ama neyse lan sonuna baktığım bir ay oldu iki ay oldu gelen giden yok.
Ondan sonra da iş.
Okan babaya düştü.
Ulan ne günlerdi be.
Çay binmezdik biz.
Ama sana nasıl olduysa koptuk gittik.
Ezgi şu kameranın kaydında sokağa girerken görünüyor.
Yani geri dönmediğine göre sokağın diğer tarafına da gitmediğine göre.
Orada bir yerde.
Evet.
Soralım mı adama?
İyi akşamlar.
İyi akşamlar. Hayırdır ne istiyorsun?
Bu kızı gördün mü?
Gördüm gördüm.
Emin misin bir de o mu? Eminim tabii.
Benim kartal bakışlarımla hiçbir şey kaçmaz.
Ne giyiyordu peki hatırlıyor musun?
Mavi bir gömlek.
Ayaklarında beyaz ayakkabılar.
Kırmızı da bağları vardı.
Tamam. Ne yaptığını gördün mü? Buralarda bir binaya girdi mi?
Evet. Şuraya.
Eski fıski beyazın süveyi yok mu? Bak şuraya.
Şuraya mı diyorsun?
Şuraya.
İsterseniz ben sizi getireyim.
Sağ ol. Sağ ol.
Ne diyorsun?
Bir kişiye sorduk sonuçta.
Sana tek şahit yeter.
Şahit dediğin adam çakmak yaksan patlayacak gibi.
İnanılır mı?
Vallahi ayakkabı bağıracağına kadar bil de.
Olur olur.
Hadi. Ne yapıyorsun?
Neyi ne yapıyorum ya? Yani kız buradaysa riske atıyoruz şu an beklediğimiz her
an. Anla bir izin almayalım.
Kulallar yüzünden kızı riske atacağız yani.
Cihan haklısın da şimdi fevri davranırsak daha kötü olmaz mı? Ya adam
yanılıyorsa? Bu binayı diye şunu kastettiyse?
Biz girmeye çalışırken kaçarlarsa? Biliyorsun sen de bunu.
Ne yapalım diyorsun yani?
Tamam teşkilatı ayağa kaldıralım. Gidelim iznimizi alalım. Sabaha karşı da
operasyonu düzenleyelim.
Her şey kolay.
Cihan.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.