All language subtitles for Sorgu.S02E06.TOD.1080p.WEB-DL.H264.AAC

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Oley! Oley!

Şimdi hızlı gidelim, gidelim, gidelim. Hızlı

mı yavaş mı gidiyor görelim.

Hadi gidelim.

Allah Allah!

Yani ne alakası olabilir oğlanın babamla? Niye öldürsün babamı?

Evet.

Konuşabilse anlayacak sebebini de. Ya da bitmeye devam edecek. Biz bir şekilde

öğreneceğiz.

Ama ben onun yaptığına inanıyorum bak.

Sen de gördün yüzündeki ifadeyi. O kanıtları sıralarken.

Neden öldürdün dediğimde yüzündeki ifadeyi sen de gördün.

Gördün de işte.

Hala bana inanmıyorsun değil mi? Hala babanın katili senin için benim.

Kusura bakma. Ne için?

Her şey için.

Can ben yapsam yaptım demez miyim? Beni hiç tanımadın mı?

Bütün kanıtlar aksini gösteriyordu. Dünya aksini gösterse bile insan

güvenmezdi. Uzatma kusura bakma.

Sağ ol.

Ne diyorsun?

Nereye varacak bu?

Anne çıkacak altına.

İki cinayet arasında yaklaşık 7 ay var ve tek ortak noktaları olay yerindeki bu

yazı. Kesinlikle.

Ve ikinci kurbanın ailesinden biri bu 7 ay önceki cinayetin zanlısı çıktı

öyle mi?

İnanılmaz inanılmaz.

Aslında amirim Bulut her iki cinayetin de zanlısı.

Yurda Nur 'un ardında onun öldürdüğünü düşünüyoruz. Çünkü depodan bu insülin de

süpsin ilkolini de çalan o.

Ama işte Hayati Manon dosyasındaki deliller daha kuvvetli.

Çünkü olay yerinde direkt DNA'sı bulundu.

Seninle ayrıca konuşacağız bu konuyu yazıcı. Yani ceza almanı istemem ama bu

durumda kaçınılmaz. Yani en hafif cezayla rahatlatmanı umalım. Mecburdum.

Aferin.

Mecburdum. Evet dosya kapanmıştı ama katili terbiyesiz. Yine de tek başına

gizlice bir soruşturma yürütmen kabul edilemez.

Ama ulaştığın sonuç da göz ardı edilebilecek gibi değil.

İtiraf etmedi hala değil mi? Eli mahkum konuşacak. Onu bülbül gibi öttürmezsen

bana da Süleyman Manga demesinler.

Yok korkmayın amirim.

Mevzuatı uygun öttüreceğim.

Avukat da istemiyormuş.

Neyine güveniyorsa artık.

Hayır yani bu zibidilerdeki özgüvenin sebebini bilen varsa lütfen bana da

Amirim bir arama emri de çıkarmak lazım.

Evinin yatak odasını aramak lazım. Bir bilgisayarını incelemek lazım.

Hem bir sürü delil hem de belki cinayet sebebini bile bulabiliriz. Tamam. Arama

emri gün içinde elinizde olur. Siz ikiniz hidayetiniz aramaya.

Gelince de Tolga.

Telefon ve bilgisayar bende.

Süleyman da burada kalıp çocuğu öttürür belki.

Ha Süleyman?

Çok isabetli karar amirim.

50 yaşındaki kremli komiseri fiziki takibe göndermekten çok daha isabetli.

Bay bay.

Bunlar ne?

Kütüphane mi soydunuz?

Bulut 'un kütüphanesi.

Çocuğun boş gücü kitapları.

Bakacağız belki işimize yarar bir şey çıkar.

Ya ben şu filmini izlemiştim de.

Okumak lazım.

Kesin buradan bir şey çıkacak.

Ben diyorum ki Tolga da bize yardım et.

Bilgisayardaki önemli işim bittikten sonra bunları da sen okursun.

Tüccar 'ın düşünce sisteminin analizini yaparsın belki bize. Ben bunları okudum

zaten. Nasıl?

Hepsini. Hepsini?

Nasıl ya?

Yani bütün gün oyun oynayacak halim yok ya.

Tamam.

Ne diyebilirsin bunlarla ilgili? İşimize yarar bir şey çıkar mı?

Kötülerin sıradanları.

Yani kötülük dediğimiz şey bireylerden çok sistemlere dayalı bir mekanizmanın

ürünüdür der.

Hapishanenin doğuşu.

Bu güç ve disiplin arasındaki ilişkiyi inceler. Yani bireylerin nasıl kontrol

edildiğini ele alır.

Kant, iyi nedir, kötü nedir? Yani bu kavramların özelliği ve nesnel

sorgular. Kategorik imperatif ilkesi epey ilginçtir.

Bentham 'ın faydacı hırk ilkesi de öyle.

Yani bir ara istiyorsanız bütün bunları size detaylı anlatabilirim.

Ama hepsinin cinayetlerle ne ilgisi var?

Bunu siz bulacaksınız.

İsmet.

Getir oğlum günahımızı çekelim.

Ne tapadandı komiserim? O ne demek lan? Kime dedi?

Şu arkadaşım.

Amirim.

Çok teşekkür ederim de ne lüzumu vardı Allah aşkına.

Lüzumu olmaz olur mu Süleyman?

Ben bir iş arkadaşıma yemek ısmarlayayım mı Cerk Bey 'im?

Tabii estağfurullah.

Valide ben de size bir duble bir şey ısmarlamak isterim.

Olur.

E tesadüf olur öyle ya.

Tesadüf değil Süleyman.

Tolga 'ya sordum.

O söyledi.

Oradadır muhtemelen dedi. Onun için geldim.

Eyvah.

Rakı. Siz hiç rakıyla şekerpare yediniz mi?

Yok. Buranın şekerparesi çok güzeldir. Bir deneyin.

İsmet. Oğlum bize iki duble rakı. Bir de şekerpare.

Şekerpare diyorsun.

Evet. Bir deneyim bakmadım.

Bir gerginlik var aramızda Süleyman.

Onu çözelim istiyorum.

Ben o kadar da korkunç biri değilim.

Yok estağfurullah.

Yeni bir yerde amir olunca bir de kadınsan.

O otoriteni kurmak için elki gereğinden biraz fazla sert olman gerekebiliyor.

Haklısınız amirim. Yani haklısınızdır illaki.

De yani biz kocaman insanlarız amirim.

Yani kadın otoritesinin altında çalışmayı da biliriz.

O otoriteye saygı göstermeyi de.

Az rahat olun.

Merak etmeyin.

Eee? Etmeyeyim.

Etmeyeyim.

Şeker var ediyorsun.

Buyurun.

Bir deneyin bayılacaksınız. Buranın şeker parası ayrıca çok güzel. Hadi

Sabah taburcu ederiz dedi doktor.

Sevilay.

Artık çocukların sende kalmasına izin veremem.

Diliyorum.

Kalk kızım.

Ben de çocuklarımın hayatını tehlikeye atmak istemiyorum zaten.

Ya onlara bir şey olsaydı?

Ya Allah benim belamı versin ya. Belamı versin ya.

Tamam geçti artık.

Yapma lütfen.

Tedavi olman lazım.

Olacağım.

Olacağım.

Bir hastaneye yatacağım.

İyileşmek için ne gerekiyorsa yapacağım. Söz veriyorum. Beni iyileşene kadar

çocuklar bende kalacak.

Benim için tek bir şey isteyeceğim.

Çocukların üzerine bozulma.

Ben yokken biz evde birlikte kalın olur mu?

Olur ben de öyle düşünmüştüm.

Teşekkür ederim.

Sen çok iyi bir babasın.

Alo.

Günaydın.

Ne?

Nerede?

Ben emniyete geçiyorum tamam.

Nerede? İleride komiserim.

Bu olarak öldürülmüş. Herhangi bir mücadele izi yok.

Bak.

Yine.

Anlayacağınız amirim.

Nur topu gibi bir seri katilimiz var.

Bu defa kurban birlik devaretmeni. Ayrıca adam hakkında birkaç taciz

var. Bu fin kelimesi de kurbanların günahlarını anlatmak için orada.

Yani Bolton Odası 'nda bulduğumuz kitaplar da aynı yere varıyor.

Öldürülmeyi hak edenler öldürülmelidir. Evet. Cinayet yöntemleri arasında da

benzerlikler var.

Bundan önceki cinayetlerde kurbanlara işi kolaylaştıracak ilaçlar verilmişti.

Bu adam boğularak öldürülmüş ama kanında yüksek dozda uyku ilacı tespit edildi.

Tamam. Birbiriyle alakasız üç kurban, üç olay yerinde de bu.

İlaç mı? Tamam.

Seri bir vaka var.

Anladık. Ama nasıl?

Nasıl? Zannı elimizde ya.

İşte tam öyle değil amirim.

Bunlar tek başlarına çalışmıyorlar. Bir ya da birden fazla ortakları var. Bir

ekip gibi bunlar.

Bulut 'un baş ucunda bu kitabı bulmamız tesadüf değil.

Ben biraz anladım galiba bu işler nasıl yürüyor.

Şu oğlanı sorguya alalım mı bir daha?

Kalk lan.

Kalk. Bir şey anlatacağım.

Dün bir kitap okudum ben.

Enteresan bir kitap.

İki yabancı bir trene biniyorlar.

Tanışıyorlar. İyi anlaşıyorlar, dertleşiyorlar falan.

Biri karısından nefret ediyor, biri babasından.

Sonra akıllarına bir fikir geliyor.

Cinayetleri değiştir, okuş etmek.

Tanıdık geldi mi hikaye?

Ama fikri şu.

Eğer kurbanla maktul arasında bir bağlantı olmazsa... ...yani birbirlerini

tanımıyorlarsa... ...cinayetleri çözmek daha zor.

Ne diyorsun?

Mantıklı mı Bulut?

Demek ki sen de biriyle karşılaştın.

İçten içe nefret ettiğin, annenin ölümünden sorumlu tuttuğun üvey annen

istedin.

Tabii karşılığında senin de birini öldürmen gerekecekti.

Doğru mu lan?

Hayati Manolu gibi tanımadığın birinin neden öldürülünü açıklıyor. Ama tabii

üçüncü cinayeti açıklamıyor.

Çünkü daha çok insan var değil mi?

Neyse o kuşa edecek daha çok cinayet.

Tamam ben ben daha da geç çıktım.

Bravo. Senin gibi bir yavşan lafından onarı olduk. Bak seni sikirim ha.

Her şeyi anlatacaksın buradan çıkmadan.

Evet mesela şu tin kilometriyle başla.

Ne bu sizin grubunuzun imzası falan mı?

Sıradan bir grup değil bu.

Sizin anlayamayacağınız derinliklerin felsefesi var.

Sisteme karşı bir tehdit.

Ölümcü bir manifesto.

Siktir git lan.

Anladık sen.

Bayağı kaptırmışsın kendini.

Ama önce şunları söyleyeceksin bize.

Kaç kişisiniz?

Nasıl iletişim kuruyorsunuz? O gruptaki herkesin adını tek tek yazacaksın

buraya.

Kimseyi tanımıyorum.

Adlarını da bilmiyorum.

Grupta herkesin adı.

Tek bir hediyemiz liderimizin yarattığı bir sohbet uygulamamızı kullanıyoruz bu

kadar. Liderimiz her şeyi, herkesi o organize ediyor.

Kim, kiminle eşleşecek? Yani değiştokuş edecek?

Zaman, mekan nasıl olacak falan?

Ne?

E tabi, kim olduğuna soracaksınız.

Ama bilmiyorum.

Güzeldir sonuç, olursun. Merak etme.

Feyyaz bu kimşire uygulamanın adını, şifreyi.

Hepa. Güzel.

Değil.

Sıra sende.

Ver bakalım ne yapıyoruz.

Sen.

İşte bu.

Bilgisayara indiriyorum.

Tolga 'yı da uzatma ya.

Ne yapayım Cihan?

Söyle internet daha hızlı yapsınlar.

Hadi hadi hadi.

Tamam indi.

Şimdi hemen kurulumunu yapacağım.

Evet.

Şifre. E ne oldu?

Şifreyi yanlış mı vermiş?

Yani bu kadar her şeyi anlatan biri şifreyi niye yanlış versin ki?

E ne oluyor?

Belki yakalandığı duyulunca kim yönetiyorsa grubu şifreyi

Pallelersin be Tolga.

Kimlikleri filan da bulursun.

Cihan sen beni sihirbaz falan sanıyorsun herhalde. Oğlum bana öyle geliyor ben.

Bilemiyorum bu işleri.

Tost alayım mı sana?

Hadi tost yaptırayım.

Hallet. Kahve al.

Hadi tost yap.

Tost yaptıralım.

Başlayalım.

Bir çift kaşar tost bastırma be.

Hemen komiserim. Hazırlıyorum.

Nerede yanlış yaptık?

Neyi neyi sık bıraktık bilmiyorum.

Her istediğini aldık.

En iyi okullara gönderdik.

Öyle olmuyor işte.

karının kızın peşinden koşacağına çocuğunla ilgileneceğim.

Bulut 'un belli ki bazı psikiyatrik sorunları var ya da kişilik

Artık sadistik mi, narsistik mi bilemem. Ama bir sorun olduğu kesin.

Siz hiç fark etmediniz mi?

Bulut hep özgüvenli bir çocuktu.

Kibirli değilim.

Biraz da içine kapanıktı.

Fazla kimseyle konuşmazdı. İnsan sevmezdi.

Bütün gün odaya kapınıp saatlerce bilgisayar başında.

İyi olduğunu sanıyordum.

İkincisi olmayacak demiştim.

Toplayın eteğinizi uzayın hadi.

E sen güzellikle anlamıyorsan zorla olacak.

Benden günah gitti.

Benden günah gitti lan. Hayırdır lan.

Hayırdır. Ne oluyor lan.

Sen kimsin lan.

Sen kimsin lan.

Hadi abi.

Yolla.

Yürü lan yürü. Ne bakıyorsun yürü. Yolla.

Çıktın mı lan.

Ne oluyor lan?

Kim oğlum bu dallama?

Ya yok eski bir arkadaşı dikik. Öyle araba işi falan yapardı da.

Oğlum biz seninle konuştuk lan.

Sıra bulaşmak yok demedik mi Hakan?

Ya valla ben... Ya motorunu sikerim onunla.

Ne konuştuk oğlum biz?

Ya vallahi bilerek yapmadım. Keyfinden yapmadım ya.

Songül 'ün paraya ihtiyacı vardı o yüzden yaptım.

Songül 'ün mü? Evet.

Ya dallamanın biri bunun kartını patlatmış bir dünya borç kıvranıyor.

Ben de yardım etmek için yani.

Bana niye söylememiş?

Ya ne bileyim ben de söyledim git dedim Cihan teyzene söyle o yardım etsin. Ama

yok artık meydan korkuyorsa yanaşmadı. Ya canıma kıyacağım falan dedim manyak

ben de ne yapayım Allah yardım ettim ya.

Cihan 'ın başka derdi yok bir de bize uğraştın dedin değil mi?

Bravo.

Yapacağınız işi sıkayım senin.

Okan.

Okan 'ım ya.

Okan bunun boktan çıkmıyor oğlum ya. Bunun boktan çıkmıyor ya.

Yavrum sen hala çalışıyor musun?

Saat kaç oldu?

Bırak Allah aşkına dünyayı sen mi kurtaracaksın?

Abi bu gruba dair bir şey bulmak imkansız. Her şey o kadar dikkatli

ki geriye sadece dijital bir boşluk bırakmışlar arkalarında.

Kullandıkları platformun da öyle sıradan bir sohbet uygulaması değil.

İz bırakmadan iletişim kurabilmelerini sağlıyor.

Siktir et boşver.

İlla ki bunları enselemenin bir yolunu bulacağız.

Ama Cihan bana çok güveniyor.

Güvenmesin o da lafa bak. Allah Allah.

Hadi kalk.

İki birer ısmarlayayım sana.

Ben birer içmem ki.

Tamam seninkileri de ben içerim. Sen su içip sosyalleşirsin. Hadi.

Hadi.

Songül nerede?

Yukarıda odasında.

Cihan ne oldu?

Cihan.

Ay ne oluyor ya? Songül. Teyze. Neler çeviriyorsun sen? Nasıl bir şey

çevirmiyorum. Nereden çıktı ki?

Bana bak yalan söyleme. Her şeyi öğrendim.

Ne yapıyorsun teyze?

Niye alıyorsun Songül 'ün laptopunu? Neler sakladığını öğrenmek için.

Ver şunu da.

Yok artık.

Songül.

Bak teyzeciğim, beyim sanır ne dedi bilmiyorum ama ben hiçbir şey

Onlara olabilir miyim?

Sakladığın bir şey yoksa korkacaksın bir şeyden.

Ne oluyor Sangül?

Ay ne oluyor diyorum sana ya.

Bana bak bakayım.

Ne oluyor dedim anlat.

Bir şey var belli ki kaldı kafana anlat.

Alo. Okan neredesin?

Ayşe.

Galata'dayım sen neredesin?

Okan çabuk tamirhaneye gitmen gerekiyor tamam mı? Çabuk ol. Ne? Ne tamirhanesi

Ayşe? Niye gidiyorum tamirhaneye?

Alo.

Alo.

Ayşe.

Lan kodum, kaçma!

Canım yapma, ne demek var?

Söğüt. Söğüt.

Söğüt. Söğüt.

İsmet.

Nereden geliyorsun sen bu saatte? Bir şey ya.

Niye nefes nefeslisin?

Mahallenin içi yok mu? O kovuldu biraz ondan yani.

İsmet benzin kokuyor.

Ne benzin ya?

Yok öyle bir şey zaten bana yapacağım.

Hemen geleceğim yanına hadi hadi git sen.

Baya benzin kokuyor. Yok be kızım yanlış oluyorsun ya. Ben bir taraftan uşa

gireyim hemen geliyorum yanına hadi hadi.

Geliyorum hadi.

Kim hacklemiş?

Kimden korkuyor bu kadar? Araştır, bul. Top sende.

Dolurur. Zaten diğerinden daha kolay olur. Merak etme.

Cihan.

HTS kayıtları geldi.

Neymiş? Bak.

Burası depo.

Bulut 'un ilacı çaldığı gün.

Telefon sinyalleri bir süre sonra bu noktada durmuş.

O zaman annesini öldürecek kişiye burada ilacı test etmiş olabilir.

Gidip bakalım mı?

Çıkıyoruz. Evet.

Bir on dakika kadar sinyal buradan alınmış.

Hani gözden uzak.

Alışveriş için mantıklı bir yer.

Evet.

Gözden baya uzak.

Ama bir açıdan da pek mantıklı gibi değil.

Bir yandan da mantıklı değil tabii buradan. Kaç kişinin telefonundan sinyal

gidebilir? Doğru.

Bizim kibirli Bulut sandığı kadar zekidiymiş.

Efendim Tolga?

Cihan.

Yeğeninin bilgisayarında bir şey buldum. Ne buldun?

Önce sakin olacağına söz ver tamam mı?

Tamam sakinim söyle.

Teyzen. Nereye?

Sen ne yaptığını zannediyorsun Songül?

Ne yapıyorsun sen?

Uyuşturucu kullanmak ne demek?

Demek uyuşturucu kullanmak.

Sakın beni haftalı yerine koyma. Sakın inkar etme.

Öğrenirim.

Öğrendim de.

Tolga bilgisayarında buldu. Torgacı ile olan yazışmalarını. Sildiğin

yazışmaları.

Ne gülüyorsun ya?

Ne gülüyorsun Songül?

Değil mi?

Kafa mı yükseltin? Yok hayır.

Ben onları kullanmadım.

Attım hemen teyze. Vallahi attım hemen.

Şimdi öğreneceğiz senin.

Göreceğiz.

Tahil sonuçları geldiğinde göreceğiz.

Gülme delirtme beni.

Cihan öldürmedin değil mi kızı?

Ya bak yardım ettiğime pişman etme beni lütfen.

Oğlum öldürmedim ya. Aldım ama kullanmadım attım filan dedim.

Saçımdan aldım telleri incelemede bakalım göreceğiz.

Ya ergen işte. Bu gece.

Neden bahsediyorsunuz?

Yok bir şey. İçimize bakalım.

Bir baksanıza. Ezgi diye birinden bir mail gelmiş.

Nezih kim?

Sayın emniyet müdürlüğü kısaltması Sina Ola, Sinner's In Night adlı grubun

üyesiyim. Grupta konuşulanlar, planlananlar korkunç. Engel olmazsak

artarak devam edecek.

Lütfen yardım edin.

Yapmak zorunda olduğum şeyi yapmak istemiyorum. Artık çok fazla şey

Bu yüzden kendimi güvende hissetmiyorum.

Konum yazmış o. Evet, bakıyorum.

Bu tuzak olmasın? Bakmadan geçemeyiz Tolga.

Kaç dakika?

50 dakika ölüyor.

Ne o?

Adalet çoğunun vicdanına göre şekillenir. Biz de susturulmuşların

duyarız. Bazı sesler vardır ki duyulduğu anda düzeni bozar. Bazı insanlar vardır

ki susturulmakta bedeli ağır olur.

O konuşmayı seçti. Biz de yankısını sildik. Ararsanız geride bıraktığı

fazlasını bulamayacaksınız. Çünkü sıradan kötülük sıradan insanların

Bizimkisi ise sorumluluk.

Hı.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.