Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Cihan. Merhum Hayati Manoğlu 'na haklarınızı helal ediyor musunuz? Ben
helal etmiyorum. Bırakma çatı!
Bırakma çatı!
Babanın ölümü. Şüpheli bulunmuş. Şimdi bir defa maktulün kanında yüksek doz
insüline rastlanıyor. Fakat insülinden ölmemiş. Yüksekten düşerek ölmüş. Nasıl
vesayi arkadaşlarımı verebiliyor yap dosyayı? Hayati Manoğlu dosyasına
Önce bizi sorgulayacaklar.
Babanın bir bu kadar kıracak ne yaptı? Bir gün olsun saçımızı bloklamak.
Kralcı bir adamdı.
Oteliter. Sert bir adamdı. Babam sosyopatın önüne gireniydi.
Mahallen emekli olduğu tarihe kadar vatanlı hizmet etmiş. Bir askermiş.
Ya sen bu mevzuya niye taktın bu kadar?
Bu mezarları kimin için kazıyorsun yazılıyor?
Hep bir sessizlik. Hep bir gizem. Amacın ne oğlum senin?
Senin amacın ne söyle. Beni buraya kadar niye takip ettin?
Neden yakınım ben?
Çok haklısın.
Ararsın.
Aklım başımdan oldu.
Sünnetler vuruyorum. Aradığında yine de bu yolunu bulup odama giriyorum.
İnternetinde yattığın kişi... Sen ne zaman da benim annemin orası suyla
aldatıyorsun ablama?
Kaçmalama. Yok böyle bir şey. O zaman taş mı? Yok öyle bir şey. Ne yapıyorsun
ya?
Babamın fotoğrafının senin evinde ne işi var?
Bak seni burada gebertirim.
Kimsin lan sen?
Adı Okan. Okan Aygüder. Sizin öz ve öz kardeşiniz.
Kardeşinize sahip çıkın anneciğim.
Bu nasıl kader Cihan?
Cihan? Ne bu Cihan? Bunun sakladığı bir fotoğraf var vardı bir kutusunun içinde.
Ne bunlar?
Cihan babasının evinde bulmuş.
Hepsi kayıp insanlarla eşleşti. Ama bir tanesi seni de ilgilendiriyor.
Oğuz Yazıcı.
Baban değil mi?
Cihan. Geç otur.
Günaydın. Bu insanlar neredeler?
O vatana elinde ne işin vardı? Dedim ya gazeteciyim ben. Sorgu memuru olmayı
seçmene kadar her şey planlıymış.
İş intikamla başladı.
Babanın kayıp cesedini bulmaya kadar geldim. Biz de işimizi yapalım o zaman.
Burak!
Babam babanın katili.
Sen de Hayati Manoğlu 'nun katili.
Adalet. Nedir adalet?
Herkesi hak ettiği gibi davranmak değil mi?
Doğru olanı yapmak.
Ben de yapmak gerekeni yap.
Doğru olanı.
Aşk, sevgi, konu bunlarla ilgili değil.
Önemli olan adil olmak.
Başka hiçbir şeyin önemi yok.
Anlamıyorum.
Ve hala inanamıyorum. Bir insan sevdiğine neden güvenmez?
Allah kahretsin ki.
Yine de seviyorum.
Şimdi tam karşınızda oturuyor olsaydın.
Ona ne söylemek isterdin?
Kim?
Yazıcıya mı?
Derdim ki. Ona söyleyecek bir şeyim yok benim.
Bitti. Cihan ne düşündüğünü biliyorum.
Ama daha bitmedi.
Cihan. Ağabey.
Ne işin var ya Allah 'ın elinde?
Siz cinayet biri olduk ya amına koyayım. Altı ayda bir sistem değişiyor.
Ümit abi sinirden emekli oldu biliyorsun.
İyi olmuş size de. Çok oturuyordunuz çünkü ya. Haydi lan.
Nasıl ölmüş?
Bu olarak öldürülmüş.
Kemer ya da ona benzer bir cisim demeden.
Öldün zamanı?
Ölüm zamanı fazla olmamış.
Tam bir şey söylemek için otopsiyi beklemek lazım tabii.
E kim bulmuş peki? Ne zaman bulmuş?
Pek çok bulmuş komiserim. Bir saat kadar önce.
Sabahın erken saatlerinde pek fazla insan gelmiyormuş buraya.
Pardon.
Oğlum ne var Tolga?
Bu kaçıncı ya? Ya ben ne yapayım ya?
Yeni amir çağırıyor. Tanışma toplantısı yapacakmış.
Tanışma toplantısı mı?
Oğlum ne tanışması? Olay mı halindeyim şu an? Savcı gelmedi daha.
Ya canım valla herkes hemen gelsin dedi.
Ayy. Gecem yani amir mi pış pış diyeceğim? İç mi yapacağım?
Son kapat geliyorum.
Burası sizde. Tamam komiserim.
Kusura bakmayın.
Teşekkür ederim. Kolay gelsin. Hıh.
Efendim.
Bir işim var.
İşte Hayati Manoğlu cinayetinde elimden bir şey gelmiyor. Bari bu herifle
konuşayım. Bu cinayette üzerime kalmak.
Onun için uğraşıyorum. Kendimi aklamak için.
Maksime 'ye çıkıp ne diyeceğim?
Elimde tek bir delil yok bu adamdan başka.
Tamam.
Cihan, bak içeride kadına atarlanma ne olur.
Bu kadın Ümit abi gibi değil. Böyle kurallara fena takıntılı.
Disiplin manyağı bir kadın.
Manyak manyak konuşma, ısırma.
Yeni göreviniz hayırlı olsun. Cihan ben.
Teşekkür ederim.
Oturun.
Savcı aradı az önce.
O gelmeden cinayet mahallini terk etmişsin, doğru mu?
Ve siz acil bir toplantı istediğiniz için... ...ben toplantıya çağırdım
...savcı gelmeden görev yerini terk edebileceğini mi düşündün?
Amirim Cihan ayrılmak istemedi, ben ısrar ettim.
Orada bir ekibimiz daha var.
Her şey kontrol altında, merak etmeyin. Bak bana oğlu, bu tip kararlar...
...senin inisiyatifine bırakılamayacak kadar önemli kararlar.
Ben bir toplantıya çağırdım, evet.
Ama bu senin protokolleri hiçe sayabileceğin anlamına gelmiyor, değil
Ben anlatamadım galiba ya da siz anlamadınız ben.
Tekrarlıyorum. Acil bir toplantıya çağırdığınız için geldim.
Olay mahalli kontrol altında, bir ekibimiz daha var orada.
Ayrıca bu toplantıya gelmeseydim de o zaman niye gelmedin diye hesap
soracaktınız, doğru mu? Tabii ki sorardım. Tabii ki.
Ama en azından sen protokolü hiçe saymış olmazdın.
Öncelikler Cihan.
Bir daha böyle bir hata istemiyorum. Ortada bir hata olduğu doğru.
Ama yapan ben değilim.
Biliyor musun? En büyük hata hata yapmadığını zannetmektir.
Ama öğrenirsin.
Öğretirim ben sana.
Su al Tolga.
Amirim boğazımın kökü kaçtı.
Ben bütün ekibi görmek istiyorum demiştim.
Yani şimdilik bu kadarız.
Evet.
Metin yazıcı açığa alınmış. Daha bazı sürüyor.
Süleyman Banga. Haber verdik mi? Geçen hafta da olmuş izah süresi. Ben aradım
ama ulaşamadım. Yani şu sıralar pek telefonla bakamıyorum. Ulaşamadım.
Ulaşılamıyor ve biz bu lavaliliği normal mi karşılıyoruz? İki ay önce işini
kaybetti. Biraz saygı.
Amirim.
Çıkabilirsiniz.
İsmail Bey.
Çıkabilirsin.
Selahattin Çiftçi.
Konuşalım mı?
He? Ne?
Cihan ne yaptın ya? Nasıl toplayacağımı şaşırdım.
Ne ne yaptım ya?
İş öğretiyor bana.
Sanki polis akademisindeyim de ilk günüm.
Görüşüyor musunuz Ayla? Yok be öyle aylardır adamın kızı konuşmadık.
Tabii.
Tabii.
Neyse.
Maktul 'ün ailesi gelmiş.
Bir tesise gidiyoruz. Sen de rahat rahat konuş arkadaşımla.
Efendim yazıcı. Tolga yardımına ihtiyacım var. Bu Selahattin Çiftçi.
Onun annesinin bende bir adresi var.
Bir bakabilir misin? Başka bir ikametgahı falan var mıdır bunun?
Mehmet Tuna cinayetinde sorguladığınız işkenceci değil mi?
Olay yerinde ayakkabının bulunduğu. Evet Tolga o.
Hayati 'nin katili ben olmadığım gibi Mehmet Tuna 'nın da katili ben değilim.
Katil bu Selahattin denen herif. Ve benim yarın mahkemeye kadar bu herifi
konuşturmam lazım lütfen.
Tamam bakıyorum.
Tamam.
Doğru musunuz?
Rapor için imza atmanız gerekecek.
Sana zarar vermeye gelmedim. Tamam.
Nereden bileyim ben bunu? Konuşacağız sadece Selahattin. Her şey ortada falan
değil. Sen işlediğin suçu bir türlü itiraf etmiyorsun. İtiraf edecek bir
yok benim.
Selahattin.
İkimizin de babasını aynı insanlar öldürmedi mi?
Aynı duvarlar arasında.
Aynı işkencelerle.
Bak ben seni anlıyorum.
Hatta ben de gidip seni yaktığın gibi o namussuzu öldürürdüm.
İkimiz de babasız büyümemin ne demek olduğunu biliyoruz.
Hayatın her anında eksik hissetmeyi biliyoruz.
Mesela babalar gününde insanlar babasına hediye alır.
Sen sadece oturursun.
Okulda mesela çocuklar babasından bahseder.
Sen sadece onları dinlersin. Sen de bahsetmek istersin.
İlk kavganda çocukların arkasında babaları durur.
Senin arkanda duracak kimse yoktur.
Hep yanlı.
Ve bu eksikliği insan büyüdükçe daha iyi hissediyor.
Çocukken biliyorsun. Babanı kaybettiğini biliyorsun. Ama ne anlama geldiğini
büyüdükçe anlıyorsun.
Çünkü yaşayamadığın bir çocukluk kalıyor içinde.
Selahattin.
Senin yaşadıklarını ben de yaşadım. Senin hissettiğin öfkeyi ben de
Belki kat kat fazlasını hissettim.
Ama babamın katilini ben öldürseydim, öldürdüm derdim.
Senin gibi suçu başkasına atmazdım. Anlıyor musun beni?
Dur, dur.
Konuşuyoruz.
Konuşuyoruz.
Kanıtı yok.
Ben de artık şaşlarcımı değiştireyim diyorum komiserim. Artık vadisi doluyor.
Değil mi?
Merhaba.
Çok bekletmedin değil mi? Yok yani biz komiserimle muhabbet istiyoruz.
Şikayetçi olunmadı.
Komiserim ifade tutanağına imzaladı.
Siz de imzalayın. Ondan sonra gidebilirsiniz.
Çay için teşekkür ederim.
Sağ olun komiserim.
Kolay gelsin.
Kapat şunu bir.
Bunun hali ne ya?
Kaç kere söyledim sana şunları ayarda yıka diye.
İpek kumaş bu. Kaç para verdin buna biliyor musun?
Kusura bakmayın Güven Hanım.
Hiç ipek bluzum olmadığı için bilememişim. Ne kadar verdiyseniz
kesiverin. Ne saçmalıyorsun?
Söylüyorum ki bir daha hepsi böyle aynı şekilde küçülmesin diye.
Senin de karşında hizmetçin yok Güven. Ablan var. Sen de azıcık dikkatli konuş.
Tamam ben de onu söylüyorum. Biraz dikkat edersen... bir daha böyle bir
yapmak zorunda kalmayız. Allah Allah.
Ben sanki bilmiyorum senin derdinin bluz olmadığını.
Neymiş benim derdim pardon? Söyle ben de bileyim. E istemiyorsun güven bizi
burada.
Yük oluyoruz ablam sana.
Gerçekten kafayı yemişsin. Sen ne saçmalıyorsun?
Kafayı yiyen ben miyim acaba?
Ne demek istiyorsun abla? Açık konuş.
Diyorum ki güven sinirin sürekli tepende ablam.
Ya sen de tamam istemiyorsan söyle abla böyle böyle de ben de ona göre şey
yapayım abla.
Bana bak.
Oflama bana.
Ben kaçıyorum. Baktım size bir kere ofladım mı?
Ya yeter ya yeter.
Ne oluyor?
Yemek var mı? Sana da merhaba Cihan. Hoş geldin. Biz de iyi sağlığıyla geçinip
gidiyoruz işte.
Sen terk tarafına mı kalktın?
Ablamın yemekleri olmasa gelip bizi göreceğin yok.
Sen niye böyle giyiniyorsun?
Bir görüşmem var.
Yok ablam bakma sen ona.
Onun derdi seninle değil.
Kaç aydır buradayız ya. Onun derdi bizle insan eti ağırmış tabii.
Her şeyi kendi üstüne alınmasan olmaz zaten.
Dünya senin etrafında dönüyor.
Ne zaman dünya benim etrafımda döndü ki?
Ne oluyor bir sakin olun ya.
Güven. Sen böyle iş görüşmesine girersen olmaz dersen ha.
Sağ ol kızım.
Gülümse biraz.
Güzel gülümse.
Sağ ol ablacığım.
Gülümse.
Şunları da şurada olsun da. Yapma.
Allah. Sen ne bakıyorsun güvene ya?
Ermet son terk etti diye zaten çok kötü.
E işi yok, parası yok.
Yani depresyonda biliyorsun.
Onun depresyondan çıktı mı var ciğer Allah aşkına?
İşte dünya benim etrafımda dönmüyormuş. E dönemez çünkü onun etrafında dönüyor.
Bir tek onun derdi var. Bir tek onun parası yok. Bir tek onun sıkıntısı var.
Ben ne yapayım Cihan ya? Bu yaştan sonra kardeşimin yanında böyle sığıntı gibi.
Abla öyle şeyler denir mi ya?
Kardeşiz biz. Lafa gelince öyle kardeşiz.
Her şeyim batıyor ya. Her şeyim batıyor.
Sen alınganlık yapıyorsun ama biraz.
Hayır bak.
Temizliğini yapıyorum. Ütüsünü yapıyorum. Yemeğini yapıyorum.
Aman yük olmayalım diye böyle diken üstündeyim.
Olmuyor işte ablam.
Tamam kardeşiz markeziz de öyle başka başka insanlarız. Öyle bir saatten sonra
ev ev üstüne olmuyor.
Bambaşka insanlarız ama aileyiz biz.
Çok seviyoruz birbirimizi.
Olur böyle şeyler.
Hadi sen de bu kadar alınganlık yapma.
Sen bilirsin mi?
Evde o da çıkmıyor dünden beri odasından iyice bir tuhaflaştı.
Ergenlik. Ay aman ne bitmez ergenlikmiş yarat.
Duysun.
Tamam sorunca bakayım.
Hadi bakalım.
Gelebilir miyim?
Gel teyze.
Ne oldu sana?
Yok yani... ...keyfim yok peki.
Niye?
Bıktım evdeki her şeyden.
Allah Allah evin havasında mı var ya?
Doğru. Ev bu kadar gergin olunca ben de geriliyorum tabii.
Devamlı bir didişme.
Teyzem de sen zaten sinirleri tepesinde. Annem hep bir ağlak ağlak.
Sıkıntıdan birbirimizi yiyoruz ayıptan.
Senin kadar heyecanlı bir hayatımız yok ki.
Nerede baktın?
Sen anlatsana biraz.
Var mı yeni bir vaka falan ne yapıyorsun?
Tiner kafanı dağıtma.
Olsun anlat sen. Hem ben severim biliyorsun polisiye hikayelerini. Böyle
kim katil bulduğunu falan.
Domandaki kadar hızlı çözülmüyor tabii.
Abla ben bir çarşıya kadar gideceğim. Alacaklarım vardır ama yemeğe koyduğum
ocağı siz ısıtın yine mi?
Tamam abla sağ ol. Hadi aklınızda abla.
Cihan.
Ablam babamın mahkemeye yaralanmaydı.
Babamın değil abla.
Babamın katil meksin yazıcılığı.
Yarın.
İyi hadi.
Annem biraz tuhaf davranmıyor mu sence?
Teyze.
Yok boş ver.
Yarın ben de gelebilir miyim mahkemeye?
Niye?
Merak ediyorum.
Hiç mahkemeye gitmedim.
Git gitmasan gerek.
Mehmet dur.
Hoş geldin.
Çocuklar uyudu mu?
Uyudular.
Görebilir miyim yine de?
Doğru uyudular ya. Yarın görsün. Ne bileyim hafta sonu falan.
Yarın mahkeme var ya.
İşte bir daha ne zaman ne kadar görürüm bilmiyorum.
Gel deme.
Metin, yarın ne olabilir ki mahkemede? Yani sonuçta sen işlemedin o
Tabii ki ben işlemedim.
Bilmiyorum ama yine de sen her şeye hazırlıklı ol.
İyi bak çocuklar.
Terakki etme.
Oho ben yalnız kalamayacaktım ya.
Allah seni bu gece uyku tutmaz dedim.
Tam bir aladım bizi geliyordum. Bu kız aradı. Dayı dedi gel beni al çok
falan. Sonuç buradayız.
Bunları teratla tükettik.
Tabii çık.
Söylenme. Çok sıcak.
Nasılsın teyzeciğim?
İyiyim teyzeciğim sen nasılsın?
Olsun.
Vallahi bu kız çok fena bunaldı.
Yol boyu felsefe mesefe kafamı ütüledi yani.
Dayıcığım kusura bakma artık ama. Ya kızım diyorum yaşın ne başın ne. Bırak
bunları biraz eğlen. Yok.
Tutturdu. Ne o selsiz bir şeyler anlattı da.
Ya mis gibi ailen var.
Ben senin yanında olsam var ya hiç umursamazdım.
Bugün o patron yavşağı yine ileri geri konuştu canımı sıktı yerçi.
Yanında çalışıyoruz diye bizi kölesi zannediyor şerefsiz ya.
Yine ayrıldın mı lan işte?
Evet. Yine işten ayrıldım abi.
O herifin yüzünü görmeyeceğim ya bir daha. Nasıl keyfim yerinde anlatamam. Ne
yapacaksın peki şimdi?
Ne bileyim sonuç. Garip garip sorular.
Bakacağız işte.
Ama tek bildiğim artık suça bulaşmak yok.
Ablaya söz verildi.
Kiramı ne yapacaksın?
Bilmem.
Bakarım.
Olmadı çıkarım evden.
Ablalarım da kalır.
Bana kalacak yer çok.
Gerçekten mi sürekli ev değiştiriyorsun?
Aslında senin patronun olmayacak da... ...işten ayrılmayacağım böylece.
Güzel olmuş.
Teyze sana bir şey soracağım.
Dedemin katili... ...Metin Yazıcı mıymış gerçekten?
Bu arada harbiden abla... ...ben senin yerinde olsam herifin başını hiç
çakmazdım.
Bildiklerimi tuvalete atar... ...sine telefonu çekerdim.
Sonuçta bizim pederden daha fazla öldürülmeyi hak eden biri var mı?
Doğru. Bence de ceza değildi.
Modalya falan asmalılar yani.
Doğru.
Ama konu bu değil.
Oğlum herif benim yanımda arkamdan işçilirdi ya.
Yalan üstüne yalan.
Ablamızı nezarethaneye attığı itiraf var diye. Beni delirtmeyin bak.
Burası öyle.
Yoksa babam orospu çocuğunu kim öldürür? Benim sikimde değil.
tanık Metin Yazıcı 'nın Hayati Manoğlu 'nu kasten öldürmek suçlamasıyla
yargılanması üzerine açılmıştır.
Şikayet merhumun kızı Cihan Manoğlu tarafından yapılmış ve dosya
gerekli incelemeler ve soruşturmalar sonucunda mahkemeye intikal
Tanık hakkında yürütülen dava sürecinde emniyet teşkilatındaki görevinden açığa
alınmış ve bu süreç boyunca mesleki sorumluluklarından uzak kalmıştır.
Sınıf metin yazıcı hakkında ayrıca olay yerinde kendisine ait bir eşyanın
bulunması nedeniyle Mehmet Tuna isimli bir kişinin öldürülmesiyle ilgili başka
bir cinayet davasından daha sıktım herhalde.
Mahkememiz her iki davanın bağlantılı olabileceği kanaatı ile dosyaları
birleştirerek birlikte değerlendirmiştir.
Hayati Manoğlu davasında sunulan delillerin sanığın suçlu olduğuna dair
şüpheden uzak bir kanaat oluşturacak nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.
Mehmet Tuna cinayeti dosyasındayız da suçlamaya dayanak teşkil eden delillerin
yanıltıcı olduğu, cinayeti işlediğini itiraf eden Selahattin Türkçü isimli
bir kişinin mahkememize sunduğu beyanlarla açıkça ortaya konmuştur.
İlgili kişinin itirafları dosyadaki diğer delillerle uyum göstermiştir.
Yapılan bu incelemeler neticesinde mahkememiz sanık Metin Yazıcı 'nın her
davadan da beraatine
Emniyet teşkilatındaki görevine iadetine karar vermiştir.
İnanamıyorum ya, itiraf etmiş. Nasıl ikna ettin adamı?
Selahattin. Efendim.
Babamın kemikleri tıplardı.
Eyvallah.
Hadi kimse kalmadı biz de gidelim.
Ne yapıyoruz burada yani?
Hadi.
Cihat.
Anlamadım ablam ben. Şimdi yazıcı katil miymiş değil miymiş?
Delil yetersizliğinden bıraktılar.
Suçlu olup olmadığı belli değil.
Yazıcı gibi rahatla artık tamam. Çok şükür bitti işte atlattın. Bitmedi
Tamam evet.
Mehmet Tuna 'nın katili tutuklandı ama.
Hayatımın katili tutuklanana kadar bu iş bitmeyecek. Bak.
Cihan 'ın gözünde hala ben suçluyum.
Eee? Ne yapacaksın sen şimdi?
Tek başına gizlice soruşturma mı yapacaksın?
Benim bu olay yerine tekrardan girmem lazım.
Hayati Manon 'un evinde gözden kaçırdığımız bir detay olabilir. Evet
ki adamın evine defalarca girdi, girildi, bakıldı.
Bilmiyorum içimden bir ses üstüne durmadığımız bir şey olabilir diyor.
Bilmiyorum belki de katil hesaplı olmayan bir saatler öncesinden girdi
Saklandı. Saklandığı yerde bir it bıraktı.
O yüzden benim girmem lazım.
Yatıcı.
Yapma bak.
O eve girersem başım belaya girebilir.
Bırak gitsin oğlum ya. Rekli soruşturma açılırsa o zaman bakarsın. Tamam da
tekrardan soruşturma açılması için. Kanıt gerekmiyor mu?
O kanıtı da benden başka kim bulacak?
Tamam o da doğru da.
Sen beni merak etme.
Etmiyorum zaten. İlle başımızı yakacaksın. Bir şey lazım olursa.
Biliyorsun o zaman.
Buyurun.
Geçmiş olsun yazıcı.
Evet nihayet bütün ekibiyi karşımda görebiliyorum. Memnunum.
Bir eksim kaldı anne.
Süleyman Manga.
Ona da en kısa zamanda ulaşabilmeyi umuyoruz.
Gürdanur nereden?
Bu dosyayı hep beraber çalışıp olabildiğince hızlı bir şekilde
istiyorum. Hep beraber derken?
Nesini anlamadın? Hep beraber.
Tolga burada bilgisayarın başında size destek olacak. Siz ikiniz sahadasınız.
Ben Süleyman 'a ulaşabilirim diye düşünüyorum.
Gelir başlar benimle. Tolga masa başından destek olabilir.
Ama yazıcıyı başka bir vakaya vermeniz daha doğru olur.
Cihan, haddini aşmak sende alışkanlık olmuş farkında mısın?
Burada emirleri ben veriyorum.
Konu kapandı.
50 yaşında. İstanbul'da büyük bir hastaneler zincirinin sahibi. Güçlü,
zengin bir kadın. Nerede bulunmuş cesedi?
Evin en yakınında bir ormanlık alanda. Her gün spor yapıyormuş orada.
Ölüm sebebi?
Okursan görürsün, boğulmaz.
Gerçi daha otobüs tam yapılmadı. Yarın yapılacak.
Bir geri gelsene Tolga.
Bu mu? Bir önceki fotoğraf.
Şu yazıya yakınlaştırabiliyor musun?
Yaklaştırıyorum.
Bunun olayla bir bağlantısı olmak zorunda değil.
Herhangi biri herhangi bir zaman yardımcı olabilir bunun.
Sen niye takıldın ki abi bundan?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.