All language subtitles for Sorgu.S01E10.Maktulden.Katil.Olur.Mu.TOD.1080p.WEB-DL.H264.AAC

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Uyandır şunu.

Ölmediyse uyandıralım bakalım.

Yok ki öyle konuşmadan yitmek yok.

Günaydın.

Ama anlatacağım her şeyi anlattım.

Ne istiyorsun benden?

Anlatmadıklarını anlat.

Hepimiz için bitsin bu iş gece.

O vatan aileyle ne işin vardı?

Dedim ya gazeteciyim ben.

Notportaja gittim.

Bir saat bile kalmadım yanında.

Fotoğraf o sırada çekilmiş.

Hayatta en ağrıma giden şey ne biliyor musun?

Aptal yerine konmak.

Ya sen beni çıldırtmaya yemin mi ettin?

Memlekette röportaj yapılacak başka adam kalmadı mı? Sadece onunla konuşmadım

ki.

Gazetecilik hayatımda birçok insanla röportaj yaptım ben.

Benim bir evladım var.

Zaten annesini kaybettik.

Benim o insanlara ne işim olsun?

Bir de veriyor bunlar.

Evladımı özledin mi evladım?

Getirtelim buraya.

Getirtelim buraya.

Çocuğundan uzak durun.

Bak çok güzel bir noktaya geliyoruz.

Sen bize bu itin yerini söyle.

Biz de evladına dokunmayalım. Nasıl? Beğendin mi?

Ya bilmiyorum.

Bilmiyorsun. Çok şey öndeme almışlardık. Gözlerim bağlı götü güldüm.

Ya bırakın bir şey. Benim bir suçum yok.

Nasıl insanlarsınız siz ya?

İnsansız. Bırakın benim bir suçum yok. Ben sadece işimi yapıyordum.

Bırakın beni.

Sadece işini.

Biz de işimizi yapalım hocam. Bırak.

adamı nasıl öldürebilirim ben?

Biliyorsun. Öyle mi?

İyi birlikte uğrayınız artık.

Yok kim olduğunu bilmediğim... Ya bırak bu ayakları. Sen anlatacaksın biz

dinleyeceğiz. Çünkü gerekçen sağlam.

Neymiş gerekçem?

Anlasın da biz de bilelim.

Annenin Hayati Manoğlu ile görüştüğü sırada intihar ettiğini biliyoruz.

Bir tesadüf olamaz.

Ya kadına onu buna sürükleyecek bir şey söyledi ya da annen onu

cezalandırmak için intihar etti.

Her iki koşulda da bir bakıma annenin katili baban.

Allah da onun belasını verdi.

Allah mı verdi sen mi verdin?

Ben istedim o yaptı diyelim.

Irak'ta tavayı, olay günü, babanın evinin oraya gittin mi gitmedin mi?

Gittim.

İtiraf ediyorsun yani?

İtiraf ediyorum.

Tamam o zaman bize adım adım anlat.

Hayatının baban olduğunu ne zaman öğrendin?

Hanım öldükten sonra kaldığı hastanedeki odada bir defter buldum.

Bana bırakmış.

Her şeyi yazmış içine bir bir.

Nerede o defter?

Attım. Cihan 'ın peşine de ablan olduğu için mi düştün?

Tanımak istedim.

O da mı suçu?

İyi ki ablan daha var. Onlarla niye gülüşmedin?

Sabıkalı bir sokak serserisi olarak polis olanın karşısına çıkmaya

Olay gününe dönelim.

nasıl öldürsem daha fazla acı çektiririm diye düşündüm.

Sonra kapının önüne geldim bir durdum.

Dedim oğlum Okan dur bir.

Hayatını sikip atmış bir adam için dedim hapis mi edeceğim?

Hadi onu geçtim.

Yarın bir gün dedim ola ki ablaların karşısına çıktığında baba katili mi

olacaksın dedim.

Vazgeçtim.

Yani ben o eve hiç girmedim.

Girsem zaten bir izim olurdu. Siz de beni burada sorgulamaz. Doğru içeri

atardınız. Değil mi?

Yanlış mıyım?

Amirim.

Belki de gerçekten o öldürmedi.

Yok be yazıcı. Abi bir düşün.

Hem bu kadar bileneceksin. Hem boyun kadar suç dosyanı olacak.

Hem de anan o herifin gözü önünde canına kıyacak. Sen de daha duracaksın.

Cinayet dosyası diye girdik olay televizyon dizisine döndü. İhanetler,

intikamlar bir anda peydah olan kardeşler.

Yapacak bir şey yok.

Yolun sonu göründü.

Nasıl dosya?

Dosyayı kapatıyorlar mı?

Elimizde somut delil ya da itiraf yok.

Ortada cinayete teşebbüs olsa da Hayati insülin öldürmedi. Adam balkondan

düşerek can verdi.

Kayıtlara da yüksekten düşmedi diye geçer artık.

Amirim buna izin veremeyiz.

Şu an değil.

Niye bilmediğimiz bir gelişme mi var?

Henüz yok ama nasılsa çözeceğiz.

Tek ihtiyacımız biraz daha zaman.

Yani abi en nihayeti ekip arkadaşımızın babası.

Cinayetin çözülmesini açıkçası ben de isterdim yani.

Tamam.

Savcıyla görüşeceğim ama hiçbir şey için söz vermem.

Peki bu Okan Bacak sizin ne yapalım abi?

Aramışken onu da sorarım.

Almışsın paketi.

Merak etme ben de senden aynı şekilde öğrendim.

Hak geçmedi yani.

Niye söylemedin?

Söyleyecektim.

Valla daha ilk gün okuduğumda ben de böyle bir heyecanlandım. Bir aklım gitti

geldi.

Ben ona dedim hadi lan oğlum o kadar.

Sen dedim yetim değilken yetim.

Öksüz değilken öksüz değilim.

Kimsesiz olmak için kimsenin ölmesini de beklemedim.

Şimdi ne bekleyeceğimi anladım.

Çık dedim karşılarına.

Babana hesap sor.

Ablalarını alatır.

Sonra uyandım ona.

Dedim hadi tamam.

Hesap sordun, astın, kestin, eyvallah da.

Senin dedim aletli sorun ne yüzünde var ki?

Avluların biri polis.

Saygı duyulan, hürmet gören bir.

Diğeri tertemiz pırlantı gibi bir adam.

Çoluk çocuk kurmuş yolda.

Ne kötülüğü desem zaten mi içimsin?

İyiyim kuşam abicim.

Sonra aynaya baktım.

Sen dedim oğlum o kadar.

Sen.

Sen dedim sevilecek adam mısın?

...bokun pisliğin içindesin otur aşağıya.

İlle de karşılarına çıkacaksan... ...ben gibi illetme.

Sakın ola bir umudun peşine kapılıp da...

...ben

sizin kardeşinizim.

Ben...

Haksız da değilmiş mi?

Anlıyorum.

O söyledikten oldu.

Herkesin yeri belli.

Benim yerim de bu.

Aynı lanet kanından da olsak.

İş böyle gelmiş böyle gider.

Yani bu parmaklıklar hayat boyu paramızda olacak.

Çağ. Sağlık kardeşine.

Sağlık raporu için hastaneye götürüyorlar şimdi.

Sen nasılsın?

Hiç bu kadar iyi olmamıştım.

Bu arada babanın dosyasını rafa kaldırabilirler.

Umurumda mı benim?

Ben bu işin peşini bırakmayacağım ama.

Kapatılsa bile mi?

Evet, kapatılsa bile.

O geçmişte yatan başka suçlar olduğunu ikimiz de biliyoruz.

Ben bir sikim bilmiyorum.

Dün olsa... ...öz kardeşimi alnının çatından bulacaktım ben.

Ne değişti?

Ne oldu senin o büyük büyük kanunlarına, kurallarına?

Yani karşımda sen olmasan... ...babamla başka bir derdin olduğunu düşüneceğim.

Belki vardır.

Neymiş?

Bak işin aslı... ...babanı kimin ya da kimlerin öldürmeye çalıştığıyla

ilgilenmiyorum. Hatta dosyasını bu kadar erken kapatmak istemeleri...

Tezimi de doğruluyor. Çünkü ölümü kesin geçmişiyle bağlantılı.

Ve orada neler olduğunu... ...benim bulmam lazım Cihan.

Sen o gece... ...babanın evinde, ben gittikten sonra... ...bu fotoğrafları

bulmuş olabilirdin mi?

Daha önce ne kadar baştup elinde?

Bugün işbirliktir olmamını istiyorsun.

Bana ne oldu?

Hiç kavga havamda değilim Allah aşkına. Ya ne alakası var gel şu kantinde sana

okkalı bir kahve ısmarlayayım.

Ben kahvemi hiç istemiyorum.

Ya kola gazoz ayıran buyurun efendim ne isterseniz.

İyi lan ısmarla.

Yalnız bak böyle insan gibi gelmişiz lan lulunlu konuşacaksan. Öyle bir patates

kızartması ısmarlayacağım diye kırılıp dökülemem. Patates diyorsun.

Duble olsun.

İkide iki yaptım ha. Yaptın valla.

Yani kusura bakma ama.

Anladın mı şimdi sen orospu çocuğu deyince benim niye öyle derlendiğimi?

tamam da ben ne bileyim gerçekten orospu çocuğu olduğunu ya.

Orospu da öyle ya.

Ama karım için söylediklerime bak çok özür dilerim ya.

Yani kayınpeder de zenginmiş falan diye öğrenince.

İnsanın aklına başka şeyler geliyor yani.

Reyhan 'a bayıldım ben.

Şu hayat gözüm bir ondan yana güldü.

Kaç kimse kaç gün.

Hasta olduğunu öğrenince... ...sikerim lan işini gücünü yanımda olmak istiyorum

dedim.

Bizim vermedi.

Böyle konuşuyorum da yanlış anlamıyorsun değil mi?

Yok canım ben ne sikerdim şimdi gibi.

Yani babadan yana tek dertli olan sen değil.

Bir de benim anadan yana böyle patates gibi dublede.

Benim de düne kadar öyleydi.

Banoğlu biz birbirimize benziyoruz.

Bugünden sonra dünya hep başımız.

Bir karışan bir ilişen olursa karşısında benim olur.

Ben almayayım ya.

Bu sezon çok kardeş yaptı biliyor musun?

Benimkiler bana yetiyor.

Yine de aklının bir köşesinde bulunsun.

Sen bacılarının hepsine ablalık ediyorsun.

Günü gelir sana abilik edecek biri gerekir.

İyi hadi al son patatesi bari.

Bir şartlayarım.

Bundan sonra kadın erkek ayrımı yapmayacağım.

Yok ben öyle bir şeye söz veremem ya.

Ebeni tükerim ha.

Anamdan önce öldü.

Öyle ona şikayet edilmedi mi?

Bak yumuşak karnımı buldun.

Oradan vuruyor ayıp ediyor.

Elimiz kuvvetli artık.

Ne?

Ne demek terk etmedi ya? Hani bir adama kaçıp gitmişti?

Ablam sen bir su iç. Abla bırak şimdi suyunu falan ya. Ne suyu?

Ben ilacını verdim. İçtim ben sabah ilacımı bir dur.

Ya ben onca sene nefret ettim ondan ya.

Nasıl dedim ya? Nasıl bir anne böyle bir canavara evlatlarını bırakır gider

dedim?

Sen şimdi karşıma geçmiş öyle bir şey yok diyorsun bana.

Ya biz niye annemizin peşine gitmedik? Biz niye sormadık ona? Niye yapmadık

ya? Nasıl inandık biz bu şerefsize?

Benim aklım almıyor bir şey söyleyin bana.

Ablam çocuktuk biz.

Aklınız eriyor muydu?

Gerçi benim şimdi de çok aklım ermiyor da. Sen bir şey desene Cihan gözünü

seveyim ablam şuna ya.

Ya bir şey desene abla.

Ablacığım.

O orospu çocuğu.

Sadece yaşattıklarıyla değil.

Yoksun bıraktıklarıyla da siktirdi gitti cehenneme.

Annemden.

Hatta... Ne hatta?

Annem bizi kaçırmak istemiş.

Çünkü... Dördüncü çocuğu da bizden aynı şeyleri yaşasın istememiş.

Ne? Neyin dördüncüsü ablam?

Bizim bir kardeşimiz o.

Yüzüme bakmadan konuş.

Burada senin olmam bile riskli.

Niye geldin ki o zaman?

Bu konuda konuşabilecek fazla insan yok.

Hatta artık hiç yok.

Söylediklerimi kayda alamazsın. Alsam da kullandırmazlar zaten biliyorsun değil

mi? Biliyorum. Telefonda görüştüğümüz gibi. Bu resmi soruşturma değil.

Kişisel bir hesap gibi düşünebiliyorsun.

Biraz övüyelim mi?

Hayatıyla hesap olmayan mı var?

Ne bilmek istiyorsun?

Siz arkadaşsınız, doğru mu?

Tam sayılmaz. Bir dönem birlikte çalıştık habere.

Nerede?

Ordu'da tanıştık.

Ama ne hikmetse... ...eş zamanlı olarak malulen emekliye ayrılıp... ...askereyle

bağınızı koparmışsınız.

Ordu'dan ayrıldık.

Ama devlet hizmetimiz devam etti.

Devlete hizmet için...

Böyle şanlım ettiğinizi bırakıyorsanız orada bir yanlış var.

Ya da o devlet değil.

Nasıl bak ben daha fazla uzatmayacağım.

Bilmek istediğim tek bir şey var.

Bak.

Bu insanlar neredeler?

Ya nerede şimdi Okan peki? Hadi kalkın yanına gidelim ya da çağıralım o gelsin.

Ya emniyetteydi.

Çıkarttılar. Burası sağlık kontrolü filan derken yok oldu ortalama.

Telefonuna da ulaşılamıyor.

Hay Allah 'ım sen benim aklıma ne oldu?

Allah 'ım sen benim aklıma mukayyet ol ya Rabbim. Bu nasıl kader Cihal?

Ablam orada bir başına yetimhaneden mi büyümüş?

Biz buradayken biz bilsek onu sarıp sarmalayacakken o çocuğum orada tek

mı büyümüş?

Demek o yüzden peşimize düşmüş.

Ya biz neler düşündük neler kurduk kafamızda biz korkuda nevrere saklandık

Bir dakika bir dakika.

Şimdi sizin öldüğü gece.

Evin etrafında ne işi varmış onun?

Yoksa o mu?

Ama o da olamaz ki. O zaman salmazlar değil mi abla?

O pedevenk nasıl öldü falan artık çok bir önemi kalmayacak.

Dosyayı kapatıyorlar.

Kardeşimiz var resmen.

Bu ne ablam?

Annemizin günlüğü. O kan nerede?

En fenası hangisiydi?

Evlat hasretimi yoksa hayatıya duyduğum öfke mi?

İkisi de değil aslında.

Beni pişmanlığım gibi bitirdi.

Selim 'im.

Selim 'im, güzel kızım. Senin kusurun doğuştan değil.

Daha kundaklı bebektin annem. Bir gece ağlaman hiç kesilmedi.

Baban olacak ocağını da tutturdu. Sen her ağladığında koşarsan alışkanlık

getirir diye. Tanmadı.

Sen odamda ağladın, ben odamda.

Taneden sonra ses kesildi.

Hayatının da dalmasını fırsat bilip...

Yanında aldım soluğu. Bir baktım besliğin üstüne örttüğüm tülben yüzüne

dolanmış. Mosmor olmuş ki.

İlk o gün aklımı kaybettim galiba.

Kucağımda her yılın ayak soluğu hastanede aldım.

Beynine oksijen gitmemiş.

Kendine getirdiler ama ne fayda.

Anlayacağın kusurunda babanın yüzünden.

Bal kızımı güven.

Bal kızımı güven.

Sarışınsın diye seni hep balım diye seven hatırlıyormuş.

Kim bilir ne güzel genç bir kız oldu.

Hassastın sen.

Çabuk korkar.

Çabuk ağlar.

Çok gün aramı yetkili tutmazdı.

Seni hep bu yanına kendime benzettim.

Bilmem hala aynı mısın?

Böyle sen bana çektin ya.

Yani senin sarın da benim yüzümden aynı.

Cesurcu Hanım.

Cesurcu Hanım.

Güçlü güzel kızı bu.

Sen benim tek tesellimsin.

Çünkü Cihan yansa Cihan 'ın kardeşlerine sahip çıkar.

Benim yapamadığımı sen yaptın adım kadar eminim.

Herkesi toparlayayım derken kendini ihmal etme olur mu?

Öfke hiçbir zaman sevgini gövgelemez.

Süleyman 'la yazacak mı?

Süleyman kahvaltı etmemiş. Kantine indi. Yazıcı da izinli.

İzinli mi?

Ne izni?

Bilmem.

Allah Allah.

Çocuk öyle bir şey mi oldu acaba?

Belki de kendine yeni ev bakıyordur.

Ev mi?

Sevda ile yazıcı artık aynı evde yaşamayacaklarmış.

O da geçici olarak bir otele yerleşti.

Kendine yeni ev bakıyor. Ama şu an nerede olduğunu soracak olursan

Kargo Otel'de, No 7.

Sen niye bana bunları anlatıyorsun böyle sırıtarak?

Senin zaten çenenin yayı bir gevşedi.

Yazıcıya söyledim çünkü senin koruyacağından emindim Can. Allah Allah.

kadar eminsin?

Çünkü adam zurna gibi sana aşık.

Neyse.

Sen şu fotoğraflarla ilgili böyle güzel bir şey getir bana.

De.

Yani. Ne?

Valla canım elli senelik emniyet arşiviyle araştırdım karşılaştırdım ama.

Eee?

Hiçbir şey çıkmadı.

Üzülme oğlum sen doğru olanı yap.

Dayım yüzünden yapmak zorunda kaldım.

Ama doğruluğu tartıştı.

Bu insanlar kim biliyor musunuz amirim?

Öğrenmeyeyim daha iyi. O fotoğraflar kimliklerinden kesilip alınmış.

Ailesinin yakınlarının kayıp ihbarında bulunduğu insanlar.

Gazeteciler, yazarlar, iş adamları.

İçlerinde öğretmen bile var.

Hepsi bir şekilde 90 'ların sonunda kaybolmuş.

Ama biz kimliklerinin yok edildiğini bildiğimize göre kayıp diyemeyiz değil

Tolga. Ümit abi bu insanların hiçbirinin mezarı bile yok.

Ya içlerinden biri senin tanıdığın olsa böyle davranabilir miydin?

Çoğu kez bu emirlere hırs sevdiğim tanıdığım insanlar zarar görmesin diye

gelmiyorum Tolga.

Sen de öyle yapacaksın.

Bu fotoğrafları gördüğünü dahi unutacaksın.

Aksi takdirde seni ne ben ne de emniyet müdürü dayın koruyabilir.

Nasıl hiçbir şey çıkmadı ya?

Ya işte hiçbir şey yok. Hiçbir şey bulamadım.

İyi tamam ver geri fotoğrafları. Ben başka kanalları zorlayayım. Onu da

çünkü fotoğrafları imha ettim.

Ne yaptın?

Ya yok ettim işte fotoğrafları. Bitti gitti.

Oğlum sen manyak mısın?

Madem hiçbir şey bulamadın niye yok ediyorsun fotoğrafları? Niye

geri? Ya Cihan ne yaptıysam seni korumak için yaptım. Gerçekten. Tamam mı?

Hadi kahvaltın yetine cips kola.

İstemem git kendin ye.

Ya rica etsem en azından benim bilgisayarlarımdan uzak bir yerde

misin?

Tamam.

Gofret al bana al.

Tamam.

Ne bunlar?

Cihan babasının evinde bulmuş.

Niye şaşırmadıysan?

Bana neden verdi?

Ayrıca bunlar rüpa dokusu ya. Asırların nerede?

Abi soru sormuyoruz. Çünkü bu fotoğraflar bende değil. Dolayısıyla

de olamam.

Asırda var.

Hepsi kayıp insanlarla eşleşti.

Ama bir tanesi seni de ilgilendiriyor.

Bu adam.

Oğuz yazıcı.

Baban değil mi?

Arkası boştur. Ben yazdım.

Eğer bu fotoğrafı orijinalleriyle beraber verseydim o zaman davada

de alınırdın.

O zaman da bu insanların başına gelenlerin hesabını soracak kimse

Çok üzgünüm abi.

Gerçekten çok üzgünüm.

Ne işin var burada?

Bir yere mi gidiyorsun?

Evet. Bir süre buralarda olmayacağım.

Seninle konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Buna göre artık.

Evi niye terk ettin?

Uçağım var yalnız. Bir saate çıkmam lazım.

Babamın evine gittiğimi söylemem gerekirdi. Sana haklısın.

Yani söylediğin her şeyde haklısın.

Senden sonra evde bazı fotoğraflar buldum sakladı.

Ama onlardan da bir şey çıkmadı zaten yani.

Tolga öylede en azından.

Fotoğraflar da yok artık zaten.

Çok kötüyüm ben.

Niye Cihan? Ne oldu? Niye kötüsün?

Okan olayından herhalde.

Bir de...

Annem konusu yani.

Bizi terk etmemişlikler ya.

Ya zaten o şerefsiz geberip gittiğinden beri... Cihan.

Neden bana geldin?

İstesem de gidemiyorum çünkü.

Kalbini ne güzel atıyor.

Ne oldu?

Çok pardon anneni mi hatırlattım?

Özür dilerim ya.

Çağatay.

Sakın ölme.

Can. İçeride misin?

Hayır dostu yok.

Dostu yok.

Hayır.

Hepin.

Amirim işte bir not vardı.

Şimdi ne?

Cihan Manoğlu.

Ne dedi?

Sizi 7 numaralı sorgu odasına beklemiş.

Tamam.

Cihan? Geç otur.

Ne oluyor? Ne bu? Sen...

Bir şey mi kurdun kafanda ha?

Bilmiyorum tam olarak neye bozuldun ama düşündüğün gibi değil.

Düşündüğün gibi değil.

Ben bu cümleyi nereden söylüyorum ya?

Bu senin böyle sıkıştığında sarıldığın can simidindi değil mi?

Cihan benim cevaplayacağım soru yok.

Sen fırsattan yeter ki.

Neye yanıyorum biliyor musun?

Ben haklıymışım.

Çorbacıya gittiğiniz ilk gün sordum sana.

Seviye tespitliği konu vermişsin. Ama sorgu memuru olmak istemişsin. Niye? Onu

da bilmiyorum.

Ama artık biliyorum.

Sorgu memuru olmayı seçmene kadar her şey planlıymış.

Ortada somut bir delil olmadıysa davanın sorgu odasında çözüleceğini biliyordun.

Bir şeyde beni sorgulayarak başladın.

Çünkü merak ediyordun. Ben ne biliyorum ne bilmiyorum.

Senin için bir tehlike yaratır mıyım?

Öğrenmek istedin.

Ekip arkadaşıyız yani.

Bu onun düşünce bana da bildirim geldi.

Seni merak ettin.

Araştırdım. Ve pek bir sonuç elde edemem.

Bu şekilde bir şey elde edemeyeceğini anlayınca yekten sordu zaten.

Sizin babanızın dosyasında ulaşılamayan noktalar var.

Kayıt zaman dilimleri. Bir de ne hakkında olduğunu bir türlü

dava var.

Nasıl yani? Bir nevi kilitli kapılar vardı yani. O yüzden sana sormak

Belki bir şeyler biliyorsundur.

Gelelim Süleyman 'a.

Dosyaya neden talip oldun?

Süleyman 'a güvenmedim çünkü.

Geldiği andan beri sana kafayı takmamış mıydı o?

Ben objektif davranabileceğinden şüphe duyuyordum.

Soruşturma adil yürüsünü istedim. Kötü mü ettim? Yanlış.

Senin başka bir hesabın vardı.

O yüzden talip oldun. Dosyaya.

Sırf dosyaya atan Süleyman olduğu için.

Önce onun güvenini kazanman gerekiyordu.

Ben de sana şahane bir fırsat verdim.

Sen o yumruğu bile isteyebilirsin.

Biz bunu yemekte konuşalım.

Akşam.

Sekizde bende ol. Konum atarım.

Başka bir soruyla devam edelim.

Yedi aydır harfiyen riayet ettiğin kurallara rağmen o gece sahada

babamın evinde ne işin vardı?

Cihan? Yazıcı? Ne işin var senin burada?

Esas senin ne işin var burada?

Dostek bakan polislerden biriyim ya. Başka bir dostek sahaya indiğin oldu mu

hiç?

Hiç inmedim.

Olay yerinde ne arıyordun o zaman?

O gece de söyledim sana.

Hayati Manol 'un geçmişiyle ilgili herhangi bir bilgiye ulaşabilirim diye

şansımı denemedim. Yanlış.

Sen babalarımızın arasında bağlantı kurabilecek herhangi bir izi yok etmek

oradaydın.

Tolga 'ya nasıl kafa aldım bilmiyorum.

Ama başardın.

Sen şimdi soyadı benzerliği filan da derttin derttirmeye çalıştım.

Babanın adı da o.

Konuyu nereye getirmeye çalışıyorsun anlamıyorum.

Hayati Manoğlu 'nun öldürüldüğü gece neredeydin?

Hatırlamıyorum ki.

Hatırlayan biri çıktı ama.

çocukların gösterisi vardı.

Akşamına eser ateşlendi.

Aradım ulaşamadım.

Telefonu kapalıydı.

Yani normalde yapmaz öyle. O yüzden endişelendim.

Gelmesini bekledim.

Bütün gece yoktu yani.

Evet.

Sevgilerin yalan söylemek için hiçbir sebebi yok. Yalan söylemiyor zaten evet.

Doğru.

Ben o gece eve sabaha karşı geldim.

Ama babanın evinde olduğum için değil.

Kulübeyle ilgileniyordum.

Telefonun niye kapalıydı?

Şarjım bitmişti.

Geç fark ettim.

Ayrıca ben o gece babanın evine gitmiş olsaydım... ...Tolga kayıtlardan görmez

miydi? Görürdü herhalde. Belki de görmüştür.

Belki de benim videoyu senin yüzüne attırmıştır.

Tolga her halükarda babamın... Ölümü hak ettiğini düşünüyordu çünkü.

Yani ben düşünüyorum. Ben hayatımın oğlunu öldürmek istesem

planlı bir şekilde.

Olay mahalline saatler önce gelirim.

Ve oradan saatler sonra çıkarım.

Polisin tarayabileceği zaman aralığında da evde saklanırım.

Senin yaptığın gibi.

Senin yaptığına akla uygun hale getirmek denir.

Bu ne denir?

Hayati Manoğlu 'nun katili kim olabilir?

Sen söyle.

Cihan gerçekten ne demek istiyorsun anlamıyorum şu an.

Niye?

Daha dün sen itiraf ettin bana babamla derdin olduğunu.

Ama Hayati konuşmamıştır tabii.

Bunu konuşturmak zor.

Ölür de anlatma.

Öyle de oldu.

İş intikamla başladı.

Babanın kayıp cesedini bulmaya kadar geldi.

Değil mi?

Sen mesleki deformasyon yaşıyorsun.

Onun bir adamı sonrası paranoyan Cihan.

Kendini haklamak için şimdi de beni hasta mı ilan ediyorsun?

Şüpheli ilan ettin şaşırmam.

Süleyman 'ın haklı olduğu bir şey vardı.

Böyle bir cinayete ya bir sağlıkçı ya da bir polis işlemiş olabilirdi.

Ancak iz takip eden biri arkasında hiçbir iz bırakmadan böyle temiz iş

De bu bende.

Günaydın.

Bu insanlar neredesiniz?

O vatana emeği de ne işin var?

Katil kim olabilir?

Sen suçu üstüne atacağın birilerini arıyordun.

Benim ablamı, kardeşimi nezarete attın bu uğurda.

İzin filan hikaye. Sen dümdüz kaçıyordun.

Çünkü babam babanın katili.

Sen de hayatımın oğlunun katili.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.