Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Mekânlar, kişiler, kurumlar,
durumlar ve olaylar kurgu ürünüdür.
Çocuk oyuncuların sahneleri
güvenli şartlarda çekilmiştir.
The Manipulated
Arleli'nin eseri için şu anki teklif 2,3 milyar.
Şimdiye dek gelen en yüksek teklif. 2,4 var mı?
Alandan 2,4 geldi.
2,5 milyar. Telefondan 2,5 milyar geldi. 2,6 milyar.
Alandan 40 numara 2,6 milyar verdi. En yüksek teklif bu.
2,7 milyar.
2,7 milyar. İnternet üzerinden 2,7 milyar geldi.
56 numaralı teklif veren en yüksek teklifin sahibi.
2,8 milyar gelir mi?
39 numaralı teklif veren 2,8 milyarla en yüksek teklifi verdi.
Arleli dâhi bir heykeltıraş.
Her müzayedede eserleri fiyat rekorları kırmaya
ve ilgi görmeye devam ediyor.
Bugün müzayedeye çıkan eser,
Arleli'nin "Ağıt" isimli serisinden 73 numaralı eser.
Bu parçaya 2,9 milyar won istiyoruz.
ÇEVRİM İÇİ TEKLİF 56
İnternet üzerinden 2,9 milyar teklif geldi.
Çevrim içi teklif veren en yüksek teklifin sahibi.
Şimdi üç milyar arıyoruz. Üç milyar var mı?
Alandaki 39 numaralı teklif verenden üç milyar teklif geldi
ve en yüksek teklif bu.
Artık teklif aralığını yükseltelim.
Bundan sonra 500 milyon won aralıklarla teklif gelecek.
3,5 milyar won. 3,5 milyar won veren var mı?
3,5 milyar.
İnternet üzerinden 3,5 milyar geldi.
Şu anki en yüksek teklif bu.
Dört milyar gelir mi?
Bu çok değerli bir eser olduğu için
biraz daha vakte ihtiyaç duyabilirsiniz.
Karar vermeniz için zaman olsun diye beş dakikalık ara vereceğiz
ve sonra müzayedeye devam edeceğiz.
BAŞKAN SHIN MYUNGHO
Sana heykelden başka bir şey versem olur mu?
Fiyatı sabit olsa daha iyi olur.
Şu soruya cevap verin Başkan Bey.
Size bir sorum var.
Oğlunuzun canının ederi nedir?
Gördünüz mü? Siz bile cevap veremediniz.
Ben başka bir şey istemiyorum.
Bu işe devam etmek isterseniz
bana Arleli'nin eserini getirmek zorundasınız.
Reddederseniz de işi iptal ettiğinizi düşünürüm.
ARLELI - "AĞIT" #73 FİYAT BELİRLENİYOR
Pekâlâ, müzayedeye devam edelim.
Alandaki konuğumuzdan dört milyar istiyoruz.
Dört milyar? 39 numaralı teklif verenden geldi.
Şimdi çevrim içi teklif verenimizden 4,5 milyar istememiz gerekiyor.
56 numaralı çevrim içi teklif verenden 4,5 milyar geldi ve en yüksek teklif.
Şimdi alandaki konuğumuzdan beş milyar istiyoruz.
Beş milyar geldi.
Alandan gelen beş milyar en yüksek teklif.
Şimdi çevrim içi teklif verenimizden 5,5 milyar won istiyoruz.
Geldi. 56 numaralı çevrim içi kullanıcımız en yüksek teklifin sahibi.
En yüksek teklif 5,5 milyar oldu.
Şimdi alandaki konuğumuza dönelim.
Altı milyar.
Son kez soruyoruz.
Altı milyar. Alandaki konuğumuz.
Esere sahip olmak için altı milyar vermeniz gerek.
Altı milyar.
Teşekkürler. 39 numaralı konuğumuz bir kez daha en yüksek teklifin sahibi.
En yüksek teklif altı milyar. İnternetten 6,5 milyar istiyoruz.
Daha fazla teklif yoksa üç kez soracağız ve satış bitecek.
Altı milyar.
Altı milyar.
Altı milyar.
Çok kolay dağıldı. Hiç eğlenceli olmadı.
Altı milyar won karşılığında alandaki 39 numaralı teklif verene satıldı.
Tebrikler.
Başkan Bey, eseri aldım.
Doğru ya, size daha önce söylemediğim bir şey var.
Oğlunuz yerine hapse giren adam vardı ya?
O öldü.
Ağzına İncil sayfaları tıktı
ve boğularak öldü.
Söylemiştim, değil mi?
Hiç yaşanmamış gibi göstereceğim, dedim.
Oğlunuzun suçu kaybolup gitti.
Travma yaşamaması için birlikte tatile çıkmak ister misiniz?
Gördüğünüz gibi veri merkezi kurmak önemli bir ulusal girişimdir.
Bu yüzden bu ihaleyi kaybedemeyiz.
Arazi alımı bütçemizi ne kadar aşıyor?
Yaklaşık %30.
Risk çok fazla. Bunu yapamayız.
Mesele sadece fiyat değil. Bu ulusal bir proje.
Ne yani? Şirketin iflas etmesine değer mi?
Arazi bedeli çok yüksek.
Efendim?
Her şey mahvoldu. Temizlememiz lazım.
Tamam, temizlenmesi gerekiyorsa temizlensin.
Satın alın. İstedikleri fiyatı verin.
Tamam. Anlaşıldı.
The Manipulated
Dayak zamanı.
Hayır.
Umarım yanlış duymuşumdur.
Bugün yürek mi yedin?
Vay vay.
"Hayır" mı dedin demin?
"Hayır" mı dedi?
Bu adamın yarın önemli bir maçı var.
Her zamanki gibi antrenmana yardım edip kum torbası olacaksın
ve dayak yiyeceksin.
Seni sersem!
Orospu çocuğu! Seni…
Siktiğimin piçi!
Bundan sonra
bana bulaşmayın.
ELEKTRONİK TAMİR DÜKKÂNI
Of, çok fena acıyor.
Acır tabii. Sakince içmek yerine neden kavgaya tutuştun?
Kendimi tutmaya çalıştım!
Bekle burada. Hastaneye gidelim.
O kadar param yok.
Vay be, cidden mi?
Öyle şeyleri kullanan kaldı mı?
Bunu mu? Şey…
Çok samimi görünüyorsunuz. Fotoğraf çekilmeler falan.
Gerçek bir aile resmen.
Bir dakika. Ben…
Gimbap sipariş ettim ama üstümde hiç para yok.
Hay sıçayım.
Hapishanede dua etmek… Şimdi affedildin mi yani?
Neden bu kadar geciktin?
Baksana.
Bunun yerine lezzetli bir şey yemeye gitsek?
Mesela tteokbokki ya da jjajangmyeon.
Tofu?
Ne oldu?
Hiç.
Ne oluyor?
Korkuttun beni.
Peder. Merhaba.
Ne yapıyordun da öyle ürktün?
Hiç.
-Vaktin var mı? -Var.
Taejoong'la alakalı.
Ne olmuş ona? Bir olay mı oldu?
Yoksa…
Taejoong'a bir şey mi oldu?
Sen! Neye bakıyorsun?
Yemeğini yesene lan göt herif.
Hey!
Biraz daha zaman ver. Yemin ederim, geri ödeyeceğim.
Lütfen vurma.
Bundan sonra bana bulaşmayın.
-Nereye gidiyorsun patron? -İşemeye.
Bu ortam ne böyle?
Yemek yiyemeyeceğim galiba.
Aptal herif.
-Haberleri duymadın mı? -Ne haberi?
2802, Reis'in ağzına sıçmış.
-Harbi mi? Reis dayak mı yemiş? -Evet.
Elini bile kaldıramamış, resmen ağzına sıçmış.
O hâlinin sebebi bu.
Daha ne kadar böyle bir ortamda yemek yiyeceğiz, bilmiyorum.
Ama neyse, Yeo Deoksu gittiği için yemekler güzelleşti en azından.
Evet, daha lezzetli.
Merhaba efendim.
-Ne oluyor? -Deoksu içeride.
Burası çok gürültülü.
Bok herif.
Ne… Sen deli misin?
Siktiğimin piçi!
Vay vay.
Sikçi Gangjae gelmiş.
Geri mi geldin?
Epeydir görüşemedik.
Ta buraya kadar sakso çekmeye mi geldin?
Orana ne çizdin?
Çabuk yaşlanmışsın.
Kimse kıpırdamasın!
Ne yapıyorsunuz durun. Çekilin.
-Dağılın. -Bu ne?
-Lanet olsun. -Dağılın.
Sizi sersemler.
Amacın onu öldürmekse
-senin mezarını da buraya kazalım mı? -Cezalandıracak mısın?
Yürü. Müdür seni görmek istiyor.
Geç lan şuraya.
Ne oluyor? Dövüş kulübünde dövüş ruhu yok mu?
Bunu sen para kazan diye ayarlamadım.
Çok sabırsızsınız efendim.
Dövüşçü bulmakta biraz gecikme oldu.
Sen geçenlerde bir yerlerde dayak mı yedin?
Dedikodular size kadar geldi mi?
Burada olan her şey benim kulağıma gelir.
Bir daha bir dedikodu duyarsanız
şimdi yaptığınız gibi gülüp geçin.
Ben bu yüzden hapishanedeyim.
Seni yönlendirmek için.
Bir çocuk intihar etti ve şimdi ortalık karışıyor.
Lanet olsun. O kadar da karışık bir olay değil.
Ama zamanlama kötü oldu.
Bir kere olursa hata diyebilirsin ama iki kere olursa yönetim sorunudur.
Yani efendim, benden istediğiniz
köşede usluca oturmam mı?
Şahsi algılayıp kaşlarını çatma sersem.
O bir hediye.
Yeni gelecek mahkûmların listesi. İkisi mali suç işlemiş.
Mallarını öyle iyi saklamışlar ki İcra Dairesi onları bulamamış.
Çok paraları vardır.
Senin oraya yollayacağım.
Güzelce sömürürsün.
Sömürürüm tabii.
Selam.
Tıraş mı oldun?
Evet. Tuhaf mı olmuş?
Güzel duruyor.
Kantine gittin mi hiç?
Bir sürü yeni ürün gelmiş.
Buraya gelir gelmez kantine mi uğradın?
Gıda takviyeleri vardı. Sana vitamini en bol olanından aldım.
-Düzenli olarak kullan. -Elektrik dükkânına ne oldu?
-İyi gidiyor mu? -Evet.
Düşündüğümden de iyi. Hesabına biraz para yollayayım mı?
Geçenlerde Peder uğradı. O da senin hakkında endişeleniyordu.
Demek bu yüzden geldin.
İyi görünüyorsun ama.
Farklı şeyler yok, değil mi?
Mesela?
Mesela…
Mesela sürekli hayatın anlamını düşünmek gibi.
Kendine zarar vermeyi istemek gibi.
Hayır, öyle şeyler yok.
İyi bari.
Burada sana sorun çıkaran var mı?
Yok.
Uzun süredir sadece bahçede bitkilerimle ilgileniyordum.
Artık başka şeylere bakmak istiyorum.
Başka şeyler mi?
Taejoong.
Sen acaba…
Bay Noh.
Ben suç işlemedim.
Buradan çıkacağım.
Bunu gerçekten Park Taejoong'un yanına kâr mı bırakacaksın?
Diğer mahkûmlar arkamızdan konuşuyor.
Başka ne yapabilirim?
Müdür rahat durmamı söyledi.
Öyle yapmak zorundayım.
Jiyong.
Ben rahat duracağım
ama sana da aynısını yapmanı söyleyemem.
Bana bırak.
CİNAYET ŞÜPHELİSİ YAKALANDI MÜEBBET HAPİS CEZASI ALDI
OLAY YERİ FOTOĞRAFLARI
Pekâlâ, temizliğe başlayın!
A HÜCRE BLOKU
MALZEME DEPOSU
Kaçmak için sivil kıyafetler gerek.
ANAHTAR
Kaçmak için anahtar gerek.
Yedinci blokta değişiklik yok.
-Temiz. -Temiz.
Vardiya değişimi 15.30'da.
En geç yarım saate gitmek zorundayım.
B Bölümü'nde dışarı çıkış kapısı var.
Gardiyanlara görünmeden havalandırmadan ulaşabilirim.
ZİYARET SAATİ BİTİŞİ 16.00
Ziyaret saati bitişi 16.00.
16.00'da yemek aracı geliyor.
16.00'ya kadar çıkmam gerek.
Çok yorgunum, tanışmayı yarına bırakalım.
Acısız yollayacaktım aslında.
Seni kim gönderdi?
Bu önemli mi?
Korkuyorsan "İmdat! Yardım edin!" diye bağırabilirsin.
Başlayalım mı?
Olur.
Yoklama!
Önce aşmam gereken bir engel var.
Yiyin siz.
Tamam patron.
Bana bunu yaparken eğleniyor musun?
Eğlenceli mi görünüyor?
Duralım o zaman.
Artık durursan şimdiye kadar bana yaptıklarını affederim.
Affetmek mi? Sen benim itimsin, kimsin de beni affedecekmişsin?
Sırf istiyorsun diye birini affetmek sana kalmaz.
Aramızda af muhabbeti çevirmek istiyorsan
önce sen öleceksin, sonra ben bir düşünürüm.
Kız kardeşin taciz edilmiş diye duydum.
Taciz eden kişi sendin.
Neden değilmiş gibi davranıyorsun?
Hoşuna gitti mi?
Alçak herif! Kes şunu!
Çekil!
Kıpırdama! Kıpırdama dedim!
Çekilin!
Ne oldu?
İyi misin?
Evet, iyiyim.
Revire gidelim.
Olmaz.
Ben iyiyim. Onunla ilgilenebilir misin?
Engeli aştım.
İlginç bir herif.
Sana saldıran Mahkûm 1055
tek kişilik hücreye atıldı.
Cezasının hafif olduğunu düşünüyorsan
itirazda bulunabilirsin.
O kadar ciddi bir mesele değil.
Beni yine merak ettiriyorsun.
Şikâyette bulunman için ne kadar ileri gidilmesi gerek?
Al. İstediğin bu muydu, emin değilim.
Yeşil sünger dedim, bunu verdiler.
Şapeli çiçeklerle süslemek güzel olur diye düşündüm.
Güzel olur. Görebileceğin yerlerde çiçeklerin olması hep iyidir.
Bir şeye ihtiyaç duyarsan bana söyle, getiririm.
Sağ ol.
Doğru ya, geçen başvurduğun B Bölümü temizleme görevi vardı.
Hâlâ çalışan ihtiyacı yok, yani zor olacak.
Bana kalırsa şu an bulunduğun A Bölümü çok daha kolay bir yer.
Boşuna değiştirme yani.
O ne?
Memur Yang görevlendirdi.
Gerçekten mi?
-Devam et. -Emredersiniz.
Işıklar kapanacak.
Bu gece yine deneyecek misin?
Hayır. Attığın dayaktan sonra sadece takip etmemi istedi.
Tamam.
Ama seni neden buraya gönderdi?
Genelde tarzım tuzak kurmaktır ama sen kaçtın ve her şey boka sardı.
Of, bugün hiç çalışasım yok.
Yürüyün.
Siz gidin. Ben bir dal daha içeceğim.
İçeride de dışarıda da geçinmek zor.
Mahkûm 7423 neden hâlâ gelmedi?
Yerine bakacak var mı?
Ben. Ben bakarım.
B HÜCRE BLOKU
Beklediğimden erken geldiniz.
ADALET BAKANLIĞI
İki yüz elli kişi için ilk aşılama bu.
Tamam.
İçeri gelin lütfen.
Bugün görevli mahkûmların listesi
ve hastalık geçmişleri.
Aşılara bugün başlayacağım.
Duyururum.
2802 - PARK TAEJOONG
Pekâlâ, çalışma saati bitti.
Bugün aşı var. Öğle yemeğinden sonra revire gidin.
-Çabuk olun. -Dışarı.
O ne?
Aptal herif.
Çalışmayı bırakın, dedim. Sizin yüzünüzden yemeğe geç kalıyoruz.
Bunun için kusura bakma.
Yemeğe çıkmaman sorun olmaz mı cidden?
Evet, şimdi yapmazsam bir daha zaman bulamam.
Bu hafta uzun yola gideceğim ama ses çıkarıp duruyor.
Sen gidip yemeğini ye. Ben hallederim.
Sana hamburger getiririm.
Onu yersin, sonra da aşıya geçersin.
Tamam. Sağ ol.
Teşekkürler.
Nereye gidiyorsun? Kahve içelim.
Arabaya baktığı için bir şey vereyim.
Bu ses ne?
Orada ne işin var?
Oyalanmak yerine arabama bakacaksın!
Hemen dönmüşsün.
Arabanın durumuna baktım.
Geri kalan her şey iyi görünüyor
ama krank kasnağında bir sorun var. Elimden geleni yaptım.
Değiştirilmesi gerekecek galiba.
Bir daha garip ses çıkarmayacak mı yani?
Emin değilim.
Ses şimdilik geçmiş gibi görünüyor ama yine de bir baktır.
Aferin sana. Bu senin.
Tamam. Teşekkürler.
Ben döneyim artık.
Bir dakika.
İşimiz daha bitmedi.
Ne yapıyorsun?
Tamam, yürü. Eline sağlık.
Memnun oldum. Ben Do Gangjae.
Seninle konuştuğunda cevap versene lan.
Ortamın içine ettin orospu çocuğu.
Kusura bakma.
Şu an biraz meşgulüm.
Deoksu denen iti öldürmek istiyorsun, değil mi?
Sana destek olayım mı?
Gerek yok.
Hemen reddedersen beni küçük düşürürsün.
Burada ya dostumsun ya da düşmanım.
İyi düşün.
Görüşürüz.
Yemek mi o?
-Bu ne? -Ulan…
Bırak onu.
Orospu çocuğu.
Onu istiyorum.
Bu hapishanenin nasıl göründüğünü biliyor musun?
Buraya gelirken iki tane dağı aştım.
Buraya vardığımda da üç tane girişten geçtim.
Onların birinde, kulelerde silahlı görevliler vardı.
Sana bunları söylüyorum
çünkü aklından geçen şey imkânsız.
Bir iki duvarı aşıp kaçmak diye bir şey yok.
Ben duvar falan aşmayacağım.
Ana kapıdan çıkıp gideceğim.
Kapıyı kapat.
Nerede kaldın böyle?
Aşı yaptırdın mı?
Hayır.
Tamam.
Mahkûm 2-Sang-7 2802, Park Taejoong?
-Evet. -İçeri gir.
Dikkatli dinle.
Yarın büyük bir maç var.
İyi durumda olman lazım.
Bu yüzden aşıya senin yerine başkasını yolladım.
Ben 2802 numara Park Taejoong.
Vur gitsin hadi.
Bir sürü işim var.
Senin üstüne çok para koydum.
İyi dövüş.
Yarın görüşürüz.
Siktir.
Selam.
Vakit geldi sayılır. Hadi, çabuk ol. Acele et.
Güzel!
-Çekilin! -Patron.
Yanlış bir şey olursa suç senin, tamam mı?
Tabii.
Yanlış bir şey olursa suç benim. Her şey iyi giderse tebrikler senin.
Ciddi demesen bile iyi geldi.
Ben sigaraya çıkıyorum. Hazırlanın.
-Görüşürüz. -Tamam.
Bizi yan yana görünce şu heriflerin resmen gözleri fırlıyor.
Çok geç kaldınız oğlum.
İlgilenmediğimi söylemiştim.
Şartlar değişti.
Görüyor musun?
O alçaklar boğazını kesmek istiyor.
Her türlü kazanman lazım.
Yoksa tek kişilik hücrede…
-Nereye gidiyor? -İzin verin.
Ne…
Orospu çocuğu.
Ne yapıyor lan bu?
-Park Taejoong! Buraya gel! -Mutlu musun şimdi?
Kazandım, değil mi?
Alçak herif. Buraya gel.
-Siktiğimin piçi. Gel buraya… -Nereye gidiyorsun?
Ama efendim, bu alçak demin…
Ne oldu?
Orospu çocuğu!
İşte orada.
Biri aşı yaptırmadı, onu bekliyorduk.
Mahkûm numaranı ve adını söyle.
2802, Park Taejoong.
Kollarını aç.
Korkma, hemen bitecek.
Son 30 dakika.
The Manipulated
Alt yazı çevirmeni: Samet Konuksal
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.