Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...
...adresinden izleyebilirsiniz.
"Bu dizide Doğu Anadolu ağzıyla konuşan Kunduzi karakteri...
...Ejder kimliğindeyken *İstanbul ağzını kullanmaktadır."
Nasıl yaparsın böyle bir şeyi? Nasıl cüret edersin?
Madem her şey benim ve bekâr bir kadınım, istediğimi yaparım Timur.
Âdem.
Enişte.
Sen benim ablama...
Çık dışarı!
Çık dışarı!
Korkunç bir hikâye, değil mi?
Neyse ki doğru değil.
Sadece...
...kötü bir kâbus.
Ah Yasemin Hanım, ah.
Ama bu kâbus her gün...
-Nesibe Hanım, Ece'yi gördünüz mü? -Yok, gelmedi buraya.
Hayırdır?
Bu tartışmaları durdurmak için ben de tüm mal varlığımı...
Fatma, Yasemin Hanım'ı arar mısın?
-Bir şey mi oldu? - Hatta eşimin...
Kızım kayıp Fatma. Ne zaman çekildi bu?
Kocama ulaşamıyorum. Belli ki Yasemin Hanım'ın yanında.
-Lütfen Yasemin Hanım'ı arar mısın? -Tamam, hemen arıyorum ben.
Devrettiğimi açıklamak istiyorum.
Arıyorum.
Ya konuşsana!
Sen benim ablama vuracaktın. Öyle mi?
Yasemin, kapat şunu!
Acil aramanız gerek Yasemin Hanım.
Fatma?
Kocamı ver telefona!
Kızımız kayıp. Kocamla konuşmak istiyorum.
Ece mi?
Alo.
Âdem, Ece'yi bulamıyorum. Her yere baktım, hiçbir yerde yok.
Çabuk bir şeyler yap. Çabuk bul kızımı.
Âdem.
"Ablan hasta." Öyle mi?
Ne demiştin?
Furkan, ablan kendine zarar veriyor.
Konuşsana. Dokundun mu ablama?
Ha?
Konuşsana.
Öldürürüm lan seni! Duydun mu beni?
-Öldürürüm seni! -Furkan.
Mahvederim seni bak. Duydun mu beni?
- Hadi. -Görüşeceğiz seninle, hasta herif.
- Yürü. -Görüşeceğiz seninle.
Fotoğrafçı.
Makineyi aldım Timur Bey.
Fotoğrafçıyla da aramızda anlaştık.
İyi.
Bilmiyorum işte. Baktım, odasında yoktu en son.
Sonra gitti mi...
...bilmiyorum işte. Bul çocuğumu, bilmiyorum.
Her yere bakıyorum, baktım. Hiçbir yerde yok.
-Bul şu çocuğu. - Nevin, bir sakin ol.
Bak, tamam. Çalışanlarla konuş. Personele sor.
Ne bileyim, güvenlik falan, Fatma...
...Nesibe abla, birisi görmüştür.
- Ya bir sakin ol. -Tamam ben herkesle konuşacağım.
Ama sen de artık elini çabuk tut lütfen. Çocuğun başına bir şey gelecek.
Allah'ım, ne olur bir şey olmasın.
Fatma.
Var mı bir haber?
Maalesef. Fatih dışarı çıktı, bakıyor işte.
Ee, Nesibe abla da odalara bakıyor hâlâ.
Ferda'yı gördün mü?
Onu bir sabah görmüştüm. Bir daha da hiç görmedim.
Hah, arar aramaz koşa koşa geldim.
Ne oldu? Bir haber var mı? Bulundu mu?
Hayır teyze.
Âdem arıyor her yerde. Hiçbir yerde yok çocuk.
Seninle bir şey konuşmam lazım.
Ben odalara bakayım bir tekrar.
Tamam, çok sağ ol Fatma. Çok teşekkür ederim.
Ne oldu kızım?
Teyze, bence çocuğu Ferda kaçırdı.
Nasıl yani? Nereden çıktı bu?
Ya nereye kaybolacak bu çocuk?
Bence Ferda kaçırdı diyorum sana.
Efendim Nevin?
Nereden bileyim ben Ece nerede?
Allah Allah! Doğru düzgün bir anne olsaydın da sahip çıksaydı kızına be!
Ferda, eğer Ece senin yanındaysa...
...eğer onu bir yere götürdüysen...
...seni kendi ellerimle boğarım.
Üf!
Ee, ne düşünüyorsunuz?
Benim istediğim fiyatı hak edecek bir parça. Değil mi?
Tamamdır. Parada anlaştık.
Gerçekten mi? Süper.
Teşekkür ederim.
Aklım sende kaldı.
Sen iyisin, değil mi? Timur bir şey yapmadı.
Yok, yok. Ben iyiyim. Furkan'la sahile indik şimdi.
Timur'dan da haberim yok.
Ece'den haber var mı? Bulabildiniz mi?
Bilmiyorum, şimdi geldim villaya.
O şimdi bahçede bir yere saklanmıştır.
Orada iyice bakının siz.
Bir yere gitmemiştir o.
Yok, yok. Ece'nin yapacağı bir şey değil bu.
Burada olsa çıkardı ortaya.
Evden uzaklaşmamıştır o. Akıllı kızdır, bulacaksın, merak etme.
Yasemin, aklıma kötü şeyler geliyor.
Biri Ece'yi kaçırdı mı diyorsun?
Bilmiyorum, olabilir.
Bak, sen Furkan'ın yanından ayrılma. Tamam mı?
Timur'un senin gitmene izin vermesi normal değil.
Benden haber bekle. Villaya sakın gelme.
Tamam.
Sen de çok dikkat et. Ece'yi bulacaksın, merak etme.
Umarım.
Ece, neredesin Ece?
"*Çok güzel bir fikir. Fakat bugün çok yoğun bir günüm.
*Uygun bir zamanda buluşmayı ben de isterim."
Anlaşıldı. İlla Ferda bana sürpriz yap...
...bir anda karşıma çık, diyorsun yani.
Babam da gelecek mi?
Gelecek tabii.
Gelecek. Hep beraber oyunlar oynayacağız onunla.
Sürpriz yapacağız değil mi? O yüzden söylemedik.
Bildin. Aferin sana.
Al bakalım.
*Dinliyorum efendim.
Kunduzi, biz Ejder'i niye devreye soktuk?
*Efendim haklısınız. Çok haklısınız da--
Ukraynalı bu akşama kadar ortaya çıkmazsa...
...teslimat olmayacak.
Tabii ondan sonra da senin durumunu kendi aramızda...
...değerlendirip bir karara bağlayacağız.
*Nasıl emrederseniz efendim.
Sinan.
Ofise git. Benim oyuncaklarımı getir. Biraz oyun oynayacağım. Canım sıkıldı.
Oyuncak derken abi?
Oğlum hani çekmecede benim topaçlarım, hulahoplarım falan var ya?
Beni delirtme Sinan. Benim oyuncağım ne olur? Hadi.
Tamam abi.
Senin çekmecende gerçekten hulahop mu var?
Yok, onu espri olsun diye söyledim.
Başka oyuncaklarım var. Onları getirsin, beraber oynarız.
Hem biz oynarız hem de birilerini oynatırız. He?
Acıyor mu?
Çok acıyor mu abla?
Yok ablacığım.
Acımıyor.
Peki burası acıyor mu?
Yok, orası da acımıyor.
Bana bunu aldın diye mi kızdı babam sana?
Hayır.
O zaman neden dövdü annemle seni?
Buna mı harcadın parayı diye bağırıyordu babam.
Yok ablacığım.
Peki bir gün bunun gerçeğine binebilecek miyiz?
Bineceğiz ablacığım. Bir gün bindireceğim ben seni bu uçağa.
-Söz mü? -Söz.
Yok, acımıyor.
Abla.
Her şeyi anlat bana.
Ne zamandan beri devam ediyor bu?
Timur, en çok neyi sever biliyor musun?
Silahları.
Çünkü o yaşatmayı değil, öldürmeyi, yok etmeyi sever.
Bugüne kadar bana o kadar çok hediye aldı ki...
...pırlanta yüzükler, elmas gerdanlıklar...
...arabalar, elbiseler...
...ama o altın işlemeli silahı aldığında...
...o zaman çok mutlu oldu.
Gözleri parlıyordu resmen.
O zaman başıma gelecekleri tahmin etmeliydim ama.
Onu aldıktan sonra kavgalar başladı.
Dayak...
Sanki o silah, her şeyin başlangıcı gibiydi.
Kötü günlerin başlangıcı.
Ve hâlâ devam ediyor.
İşte bu yüzden burada kalamayız.
O evde oturup, o hasta herifin gelip sana silahı doğrultmasını bekleyemeyiz.
Timur.
Acilen konuşmamız lazım.
Ne oluyor?
Senin haberin var mıydı Yasemin'in bütün mal varlığını vakfa bağışladığından?
Timur.
Yasemin'in konuşmasından sonra şirkete ait bütün hisse senetleri düşüşe geçti.
Ortaklık yaptığımız bütün firmalar anlaşmaları birer birer feshediyorlar.
Bir şeyler yapmamız lazım. Acilen.
Herkesin bize karşı güveni sarsılmış durumda.
Hiç iyi olmadı bu.
Yasemin'le bir konuş. Tekrar bir açıklama yapsın.
Bilemiyorum. Bir şekilde toparlamamız lazım.
Yani bir yandan da etkili bir hareket oldu.
Çünkü Yasemin'in yaptığı herkese güven verdi galiba.
Vakfa bağışlar yağıyor.
Timur? İyi misin?
Hiçbir şey söylemedin.
Oha!
*Ferda, senin ne işin var burada?
Sürprizleri severim demiştin.
-Sürpriz! -*Hoş geldin.
Beni gördüğüne sevinmedin mi?
*Yok, sevindim tabii ki. Çok çok sevindim de...
...sana böyle yakalanmak...
*Bir de bugün çok yoğun bir günümüzdeyiz.
*Ben, müsaade edersen...
...Sinan'la iki dakika bir şey konuşup hemen geliyorum. Tamam?
Peki madem. Bekliyorum burada.
Sinan, bu ne?
Sen ofisten oyuncaklarımı al dedin ya.
Bu kadın da orada duruyordu. Beni Ejder'e götür dedi.
Ben de sen istiyorsun sandım.
Hani öyle imalı konuşmuştun ya?
Ha, sonra da getirdin.
Çok güzel. Çok iyi yaptın.
Şimdi ben bu kadına makul bir şeyler söyleyeceğim.
Sen de nasıl getirdiysen öyle paketleyip götüreceksin.
Sonra bu konuyu ayrıntılı bir şekilde konuşacağız seninle. Tamam?
Tamam abi.
Ferda abla. Ferda abla.
Ferda abla.
Geberteceğim o herifi!
Furkan.
Sana ne yaptıysa bedelini ödeyecek.
Sana yaptıklarının aynısını ona da yapacağım.
Sen bunca zamandır nasıl susarsın abla?
Nasıl bana anlatmazsın?
Bu yüzden sustum, bir şey söylemedim.
Kendine zarar verecek bir şey yapma diye.
Ne? Hiçbir şey yapmayayım mı yani?
Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam mı edeyim?
İşte gideceğiz dedim ya sana.
Tamam, gideceğiz.
Ama önce bu herifle hesabımı göreceğim. Ondan sonra gideceğiz.
Bak Furkan. Bu hayattaki tek varlığımsın sen.
Başına bir şey gelmesine izin vermem.
Belki zamanında annem de konuşsaydı...
...birilerinden yardım isteseydi...
...o yaşadıklarımızı yaşamayabilirdik abla.
Efendim?
Merhaba prenses.
Ece benim elimdedir. Hani bilmek istersin diye söyledim.
Ne demek bu şimdi?
Yani bu şu demek oluyor: Eğer kızı gelip sen alırsan...
...vereceğim.
Ama eğer kimseye söylersen yazık olur. Biliyorsun.
Hadi, gel al. Bitsin bu gergin bekleyiş.
Tamam.
Tamam mı?
Sana bugünlerde sağlam bir öz güven geldi ha.
Kameralar karşısında kocanın mal varlığını vakfa bağışlamalar...
Vallahi helal olsun.
Buna da cesaret edersin herhâlde.
Sonuçta fedain senin yüzünden bana bulaştı. Öyle değil mi?
Tamam, geleceğim.
Tamam.
Bak, ben seni anlıyorum. Şimdi rahat konuşamıyorsun.
Ben sana konum atıyorum.
Gelirken bir daha arayacağım. Bazı isteklerim olacak.
Tamam, görüşürüz.
Kimdi o arayan?
Yine o herif mi aradı? Ne diyor? Eve gel...
Sen de kabul mü ettin abla?
Hayır, Fatma aradı.
Timur gelmeden valizleri al dedi.
Ben ona söylemiştim valizleri hazırla diye.
Sen otelde bekle. Ben gidip alacağım.
Tamam, ben de seninle geliyorum.
Hayır, ben kendimi korumaya çalışırken seni koruyamam Furkan.
Abla, ben de geleceğim.
Boşadığı kadına neden gitme diyecek ki Timur?
Hani öyle bir şey demez. Sen merak etme.
Sen otelde bekle. Ben hemen gidip geleceğim.
Şuradan taksiye bindir beni, hadi.
Ayhan, bin tane güvenlik kamerası var.
Hiçbirinde bir şey çıkmaz mı? Nasıl oluyor bu?
Tamam, ben bakmaya devam ediyorum.
Eğer bir hareketlilik olursa arayacağım seni.
Ferda'dan hiçbir haber yok.
Âdem, acaba biz tartışırken Ece bizi gördü de...
...bir yerlere mi saklandı?
Hani civardaki yerlere bir daha baksak?
Belki de bir yere saklandı ve çıkmıyor yerinden.
Ece böyle bir şey yapmaz Nevin.
Niye saklansın? Niye böyle bir şey yapsın ki?
Bak, dünden beri yaptıkların nelere mal oldu, görüyor musun?
-Adamın gittin kışkırttın, olan Ece'yle-- -Yasemin Hanım'a mı oldu?
Şimdi kızımı bir kenara bırakıp Yasemin'i mi düşünelim?
Ya sen nasıl hâlâ--
Efendim?
Âdem, sana bir video gönderdim. Ona hemen bak, tamam mı?
Villa tarafında bir şey bulamadım ama sahil tarafında buldum.
Ece, sahilde görünüyor abi.
Ne?
Âdem, ne olmuş?
Evet. Bir duvar var. Duvarın kenarına kadar yürüyor.
Sonra bir anda...
Bir anda ne?
Âdem, ne olmuş?
Bir anda ortadan kayboluyor.
Âdem, bilmiyorum. Denize çekilmiş gibi sanki.
Sahil tarafına gitsen iyi olur.
Tamam, geçiyorum.
Âdem, ne olmuş? Âdem?
-Kal burada! -Âdem!
-Kal burada! -Âdem ne olmuş? Doğruyu söyle bana!
Ne olmuş Ece'ye? Âdem!
Ne olmuş Ece'ye? Teyze...
Bir şey olmadı. Allah büyüktür kızım.
-Allah'ım, ne olur... -Gel kızım.
-Gel otur kızım. -Allah'ım, ne olur, ne olur.
-Tamam, kızım. -Hayır, ne olur, ne olur...
Ece iyi, Ece iyi kızım.
-Tamam kızım. -Allah'ım, ne olur...
Evet, dinliyorum.
Merhaba prenses.
Geliyorsun, değil mi?
Yoldayım, evet.
Ha...
Şimdi o telefondan da kurtulmanın zamanı geldi herhâlde.
Hadi, o taksici arkadaşı bir ver bakayım.
Tamam.
Pardon, arkadaş konuşmak istiyor da.
Tabii abla.
Alo, buyurun?
Evet abi, evet. Tam dediğiniz yere yaklaştık şu an.
Tamamdır abi.
Sizi istiyor abla.
-Evet. -Hah.
Şimdi o arkadaş seni buraya getiriyor.
Sen de telefonu uygun bir yere at.
Bak, atmazsan anlarım.
Sonra çok yazık olur.
Anladın?
Tamam, halledeceğim. Ece nasıl? İyi mi?
İyi, iyi. Hiç merak etme.
Efendim?
*Aşk olsun lan bordo bereli.
*Kızın kaybolunca ilk beni ararsın diye düşünmüştüm.
Sağda solda koşturuyorsun. İşin gücün artistlik ha.
Ulan! Ulan şerefsiz herif!
Ulan aşağılık herif!
Ulan seni bulacağım lan!
Duydun mu? Kızım nerede benim?
*Kızın burada. Bir de bir sürprizim var.
Yasemin'i de getirdim. Kız yalnız kalmasın diye.
Ne diyorsun lan?
*Oğlum, bayılttığın Ukraynalıyla kendini ele verdin.
*Timur Bey de senin içeri sızmış bir ajan olduğunu ayan beyan anladı.
*Şimdi sen, o diğer Ukraynalı var ya paketlediğin.
*Onu salacaksın. Yoksa...
...işte Yasemin'i de Ece'yi de göremezsin.
*Oluru bu moruk.
*Öpüyorum canım.
Bana bak, e--
Alo! Alo!
Âdem.
Ne yaptın? Var mı Ece'den bir haber?
Yok.
Âdem.
Oğlum, sen vakıfta ne yaptın öyle ya?
Bak, Timur Bey çok sinirli. Seni çağırıyor ama...
...bence hiç konuşma bile.
Pılını pırtını topla, hemen git.
-Bekir-- -Âdem.
Oğlum, senin yaptığın hareket var ya, adamı delirtti resmen.
Ya sen Timur Bey'in bileğini nasıl tutarsın oğlum?
Bekir, sonra konuşalım bunu.
Hoş geldiniz Yasemin Hanım.
Ece nerede?
Geçmiş olsun. Çok fena çakmış benim ortak ya.
Sen çok konuşuyorsun! Ece nerede dedim sana?
İçeride. O da uyudu mu ne?
Sesi soluğu çıkmıyor. Ya çok tatlıdır ya.
Benim bir telefon konuşmam var.
Siz buyurun, çekinmeyin.
Sinan Bey, eşlik et bir Yasemin Hanım'a.
Hemen geliyorum.
- Ece. - Yasemin abla!
Merhaba Ejder Bey, nasılsınız?
*Teşekkür ederim Timur Bey, siz nasılsınız?
İyiyim, sağ olun. Buyurun?
*Size bir haberim var.
*Gecikmeden ve fazla uzatmadan...
...bildirmek istedim. Eşiniz Yasemin Hanım'la...
...yakın koruması Âdem'in kızı Ece benim elimde.
Neyin peşindesin Ejder?
* Karınız bu günlerde çok konuşmaya başladı.
*Yarın sevkiyat varken...
...dikkatleri böyle üzerine çekmesi...
...hoş olmadı tabii.
*Ben de devamının gelmemesi babında...
...biraz tedbir amaçlı yanımda misafir etmek istedim.
*İşi sağlama almak için de kızı da yanımıza aldık.
Onları bırakmak için benden ne istiyorsun?
*Bir şey istemiyorum, bir şeyi ispat etmeye çalışıyorum.
*Yanınızda tuttuğunuz bordo berelinin...
...içinize sızmış bir hain olduğunu...
...ima etmeye çalıştım, anlamadınız.
*Şimdi eğer Ukraynalı'yı serbest bırakmazsa...
...kızını bir daha göremeyeceğini söyledim ona.
*Eğer Ukraynalı ortaya çıkarsa...
...anlayın ki Âdem hain.
*Abileri ara, sevkiyatın yerini değiştirsinler.
*Şimdi!
Ejder, Yasemin'le Ece'yi kaçırmış. Derneğe giren de o.
Nedir planın?
Ukraynalı'yı salın abi.
Âdem, erken değil mi bunun için?
Ya deşifre olmanı geçtim...
...Ece'yle Yasemin'i bırakmazlarsa?
Abi, ikisini de bulacağım ben. Sen bana güven.
Dediğimi yap lütfen. Ayhan'a söyle...
...takip cihazı falan bir şey koyun, tamam.
Âdem, hiçbir şey söylemeden gidiyor muydun yine?
Nevin, sonra konuşalım tamam mı?
Hayır, şimdi konuşacağız!
Sorma dedin, hiçbir şey sormuyorum sana!
Ama söz konusu olan şu an benim kızım!
Nevin tamam, bir sakin ol. Ece iyi.
Ece'yi almaya gidiyorum.
Bana güven ve hiçbir şey sorma, tamam mı?
Allah'ım nasıl korkmuştur, yapayalnız.
Değil. Yasemin Hanım yanında.
Yasemin'in ne işi var benim kızımın yanında?
Yasemin'i de kaçırmışlar Nevin! Şimdi bana bir şey sorma!
-Alıp geleceğim. -Aa, niye şaşırıyorum ki?
Bütün bunlar onun yüzünden geliyor bizim başımıza!
Yoksa kim, ne istesin benim kızımdan?
Nevin, yeter!
Bizi bu bataklığın içinde tutmak için...
...çırpındın durdun! -Sen bizi getirdin buraya!
Kaç defa dedim sana gidelim diye!
Dinlemedin beni! Seni asla affetmeyeceğim!
Git kızımı getir bana!
Bir kadın yüzünden mahvettin hayatımızı!
Vay, vay, vay babam!
Ya Ececik sende tam bir cevher varmış.
Şuna bak ya! Van Gogh mu desem...
...Renoir mu desem, Miro mu desem?
Hele ver bakayım.
Sen beni çizmişsin Ece. Şuna bak, aynı ben.
Ben seni çizmem ki.
Ee, oldu mu şimdi? Naif kalbimi kırdın.
Yasemin ablası sen söyle, ben kötü bir adam mıyım?
Yok, sen kötü biri değilsin.
Sen şeytanın ta kendisisin.
Ben bunu çerçeveletip asacağım.
Siz çalışın, bitirin.
Evimin en güzel yerine asacağım vallahi.
Vallahi kötü değilim.
Sen bu adamdan korkma, ben senin yanındayım. Tamam mı?
Hadi gel, çizmeye devam edelim biz.
Bak, burada kuşlar eksik kalmış. Onları çiz sen.
Abla, neredesin ya?
Sinyal sesinden sonra...
...mesajınızı bırakabilirsiniz.
Abla, telefonun neden kapalı?
Bak, delireceğim ben burada! Ara beni lütfen!
Ablam nerede?
Eve mi kilitledin onu, ne yaptın lan?
- Sayılır Furkan. -Bak, geliyorum!
Öldürürüm lan seni bak!
Eğer ona dokunursan öldürürüm seni!
Yemin ederim mahvederim seni!
Âdem, ablam ortada yok. Ben eve gidiyorum.
Furkan, beni dinle. Yardımın lazım.
Vakıftan birlikte çıktınız Yasemin'le. Sonra ne oldu?
Sahildeydik, iskelenin orada konuştuk.
Sonra biri aradı, taksiye bindi gitti.
-Taksiye nereden bindi? -İşte sahilin tam önünden.
Âdem ne oluyor, söylesene?
Timur, ablama bir şey mi yaptı, ne oldu?
Geri zekâlıyım ben, geri zekâlı!
Ben niye yalnız gönderiyorum ki onu?
Kimse alamayacak o herifi elimden, hiç kimse!
Furkan, beni dinle! Hiçbir şey yapma, tamam mı?
Tahmin edemeyeceğin kadar kötü şeylere sebep olabilirsin.
Benden haber bekle, olduğun yerde de kal.
Furkan.
Ne oluyor ya?
Bu evde her şey kontrolden çıktı.
Hiç kimseyi koyduğumuz yerde bulamıyorum ki.
Nesibe abla!
Fatma, Furkan nerede?
Bilmiyorum Gökçe Hanım.
Ee, bu ne Fatma?
Vallahi ben bilmiyorum. Kusura bakmayın.
Bunlar benim yaşam enerjimi tükettiler.
Ne yapıyorlar? Gidiyorlar mı, gidecekler mi?
Fatih!
Fatma, ne oldu canım? Gel.
Bir şey söyleyeceğim sana.
Söyleseydin ben gelirdim. Sen niye geldin bu hâlde?
-Olsun. -Gel bakalım.
-Şöyle geçelim mi? - Gel.
- Bırak onu, ver bana. - Hah.
- Tut. - Şöyle.
Teşekkür ederim, sağ ol.
Evet, ne oldu?
Şey diyecektim.
Yasemin Hanım'a yardım ettiğini biliyorum.
Hayır canım, ne alakası var? Yok öyle bir şey.
Biliyorum. Çünkü ben de yardım ettim.
Ve iyi bir şey yaptık biz.
-Evet, bence de. -Evet.
Şimdi de bana yardım etmeni isteyeceğim aslında.
Tabii ki. Hangi konuda?
Fatih, o...
...kedileri beslediğim gece ben düşmedim.
Yani biri gelip resmen arkamdan itti beni.
Ne?
Şunları şöyle sırt sırta koyduk mu...
...aslına uygun oluyor böyle.
Ya bunları felaket güzel yapıyorlar.
Şu sıfata bak, aynı bizim ortak Timur.
Bunu...
...şurası değil, burada değil.
Şu çatalın oraya koysak, hah tamamdır.
İşte bu süper oldu ha.
Abi, şey derler ya hani...
...çocukluğunu yaşayamadı diye.
O geldi aklıma.
İstersen şöyle uzanayım, beni çocukluğuma döndür.
Oğlum, bir rahat bırak işimizi yapalım.
İş bu oğlum iş! Strateji yapıyoruz şurada.
*Efendim?
*Anladım efendim, teşekkür ederim.
*Olanları duyunca inanamayacaksın Timurcuğum.
*Ben demiştim demeyi çok seviyorum.
*Senin Ukraynalı'yı salmışlar.
*O bordo bereliye ne yapacaksın...
...çok merak ediyorum doğrusu.
Ne söz verdiysem onu yapacağım.
Âdem, hayatımızdan çıkacak dedim, çıkacak!
Sonsuza kadar, merak etme.
*Vallahi merak ederim.
*En iyisi ne yapalım biliyor musun?
*Sen beni görüntülü ara. Ben bir göreyim...
...sen o bordo bereliyi ne kadar uzağa fırlatacaksın.
Sen de mi korkuyorsun Yasemin abla?
Hayır, ben korkmuyorum. Sen de korkma.
Ee, Yasemin ben sana ne diyeyim?
Bu nedir, bu kadar mı korkuyorsun benden?
Hayır, korkmuyorum.
Madem korkmuyorsun, hadi yürüyün gidiyoruz.
Nereye?
Eğer lafımı dinleyip telefonu atsaydın...
...burada paşa paşa oturup bekleyecektin.
Madem başına buyruk hareket etmek istiyorsun...
...tam mekânına götüreceğim seni.
De hadi yürüyün!
Niye açmıyor bu adam?
Hayatım, sen söylemedin mi?
Ne olursa olsun yanındayız, demedin mi sen buna?
Dedim hayatım.
Ama bu tür adamlar için sözlerin pek önemi yoktur.
Öyle hemen güvenmezler.
Bak Timur'a, onca yıl geçti. Sence güveniyor mu?
Boş versene Timur'u ya.
Zaten kendi gölgesine bile güvenmiyor o.
Ama şimdi ne yapacağız, onu söyle.
Oyunun dışına itiliyorum.
Ama buna asla izin vermem!
Nasıl?
Hayatım bak, hazır Yasemin ortada yok.
Vakfa da bir sürü bağış geliyor.
Dediğimi yapalım artık.
Yani diyorum ki...
...Timur, yıllarca yaptığı birikimin vakfa geçmesine izin vermez.
Ama bağış paraları orada.
Yetkimi kullanayım, çekeyim şu parayı.
Kaçar gideriz buradan. Ha?
Biz de yeni bir hayat kurarız kendimize. Hı?
Hayır Berna, yarınki sevkiyatı bekleyeceğim.
-Ama Özgür. -Şimdi sırası değil.
Bekleyeceğiz. Bunca yıl emek verdim...
...karşılığını da alacağım.
Güven bana.
Timur!
Timur, neredesin Timur?
Neredesin Timur?
Ablam nerede?
Nereye sakladın onu?
Ablan kaçırıldı.
Oyun oynama benimle!
Sen kaçırtmışsındır, saklamışsındır bir yere!
Hastasın çünkü sen!
Ablamın sana saldırdığına bile inandırdın beni!
Bu defterleri sonra kapatırız.
Ablanı Ejder kaçırdı.
-Şu andaki önceliğim o. -Ejder?
Buna inanmamı mı bekliyorsun?
Aptal değilim ben Timur!
Son kez soruyorum, ablam nerede?
Yoksa çok kötü şeyler olacak!
Çok kötü şeyler olacak, öyle mi?
Ne olacak Furkan?
En kötü ne olabilir?
Senin gücün bana yeter mi zannediyorsun?
Karşında Timur Karatan var senin.
Şu sınırsız hayatını sana veren adam.
Öldürürüm seni!
Yemin ederim yaparım lan!
Bırak o silahı.
-Olan oldu zaten. -Olan oldu ne demek lan?
Dövdüm bitti mi diyorsun, ne diyorsun?
Furkan...
...bırak o silahı.
Ablan dönsün, konuşuruz.
İnanmıyorum sana! İnanmıyorum!
Hemen şimdi ablamın nerede olduğunu söylemezsen...
...çekerim tetiği. Yemin ederim çekerim lan!
Ne oluyor burada? Furkan ne yapıyorsun?
Gökçe, karışma.
Bu Furkan'la benim aramda.
Olmaz baba! Ya sen benim gözümün önünde...
...babamı mı öldüreceksin? Baba bırak!
Ne yapıyorsun sen?
Ben, senin kadar iğrenç bir adam değilim Timur.
Evet, ben kimseyi öldüremem.
Ama sen ölmeyi çoktan hak ettin.
Ya siz ne istiyorsunuz bizden abla kardeş?
Zaten her şeyimizi aldınız! Defolup gidiyorsunuz!
Burada ölmeyi hak eden babam mı?
Ya sen babanı süper kahraman falan mı sanıyorsun?
Çok iyi biri mi? Muhteşem bir insan, öyle mi?
Bunların hiçbiri olmasa da o benim babam.
Ama konumuz bu değil.
-Benim babam-- -Senin baban psikopatın teki Gökçe!
Hiçbir şey bilmiyorsun.
Git buradan!
Senin baban psikopat, şiddet bağımlısı bir adam!
Ablamı defalarca dövdü, hem de hiç acımadan!
Yapmaz diyebiliyor musun?
Yapmaz.
Yapar.
Yaptı.
Hem de defalarca, onu sevdiğini söyleyerek yaptı.
Bugün yüzünde gördüğün o yaralar var ya...
...hepsi gerçekti.
Ellerimle dokundum Gökçe.
Acısını hissettim.
Ablamı o hâle getiren senin baban.
"Baltalar elimizde, uzun ip belimizde"
"Biz gideriz ormana vay, ormana"
"Yaşlı kütük seçeriz"
"Karşılıklı geçeriz"
"Testereyle biçeriz hop, biçeriz"
"Kışın odun yanınca, alevler parlayınca"
"Şarkı söyler oynarız vay vay, oynarız"
"Lele lele vay vay, lele vay"
"Lele lele vay vay, lele vay"
"Lele vay vay, lele vay vay"
"Vay lele vay"
Kes şunu artık ya!
Yok.
Sanata, sanatçıya saygı yok ki.
Nasıl gelişecek sanat?
Bir de kocası ressamdır ha.
Ama tuval olarak insan yüzü kullanıyor.
Belki şu güzel gözün altına...
...küçük bir morluk koyabiliriz, değil mi?
Yeterince uzaklaştık mı Sinan Bey?
Evet hanımlar, artık özgürsünüz.
Ne özgürlüğü, ne saçmalıyorsun sen?
Ya özgürlük özgürlük diye başımın etini yiyordun.
İşte al sana fıstık gibi özgürlük.
Ece var yanımda, böyle bir şey yapamazsın, saçmalama!
Yasemin abla.
Ben buradayım, sen korkma. Tamam mı?
Vallahi gözlerim yaşardı.
İnsan, sevdiğinin sevdiğini nasıl kolluyor.
Ya millet bu maceraları yaşamak için para veriyor.
Alın size maceranın kralı. Daha ne istiyorsunuz?
"Lele lele vay vay, lele vay"
"Lele lele vay vay, lele vay"
"Lele lele vay vay, lele vay vay"
Ece'yi nereye götürüyor?
- "Lele lele vay" - Ece! Ece!
"Lele lele vay vay, lele vay"
"Lele lele vay vay, lele vay vay"
"Lele ula ula lele vay"
Ece, sesimi duyuyor musun?
Ece!
Ece!
Ece, duyuyor musun beni?
Ece, ses ver ne olur.
Ece, biz seninle ne konuşmuştuk?
Buradan kurtulacaktık birlikte.
Hadi bana ses ver, hadi.
Ece!
- Yasemin abla! -Geliyorum canım.
Sen konuşmaya devam et.
Seni bulmam lazım.
-Yasemin abla, neredesin? -Tamam, geliyorum ben.
Sen konuş.
Yasemin abla, çok korkuyorum. Neredesin?
Buldum seni buldum.
Arkanı dön. Ben seni çözeceğim.
Sonra sen beni çözersin, tamam mı?
Tamam.
Olmuyor.
Dur.
-Çözüldü mü? - Hayır.
Tamam.
- İyi misin? - İyiyim.
Şunu da çözelim.
Hadi, tamam.
Her yer birbirine benziyor işte...
...buradan çıkamayacağız biz, çıkmayacağız!
Yasemin abla, Yasemin abla!
Yasemin abla, dur!
Ne oldu, bir şey mi oldu? Susadın mı, yoruldun mu?
Bak, birinci kural: Önce sakin olacağız.
İkinci kural: Korkarsak kaçmayacağız.
Kural üç:
Bizi koruyanların ve sevenlerin gözü hep üzerimizdedir.
Eğer yardım istersek bizi hemen bulurlar.
Çünkü yalnız değiliz.
Babam bana böyle öğretti.
Şimdi ben de sana öğreteyim, tamam mı?
Tamam.
O zaman şimdi sakin sakin yolumuza devam edelim.
Ece!
Ece!
Yasemin!
Ece!
Ece!
Ece!
Yasemin!
Ece!
Yasemin!
Ece!
Yasemin abla...
...ben yoruldum, acıktım, annemi özledim.
Dördüncü kural:
Umutsuzluk yok.
Biz buradan kurtulacağız.
Biraz daha dayan, ne olur. Hadi.
Ece!
Beni duyuyor musunuz?
Yasemin!
*Alo. Âdem bulamadın mı seninkileri hâlâ?
-Ne istiyorsun? -*Oğlum sen bu iş bittikten sonra...
...başka sektörlere yönel lan. Ofis, kâğıt, kürek işleri falan kovala.
*Vallahi.
*Korumalık falan sana biraz kalın geliyor.
*Neyse, şaka bir yana hakikaten ben de endişelenmeye başladım.
*Vallahi senin bu kadar beceriksiz olduğunu bilseydim bırakmazdım oğlum.
*Orası da orman. Kurdu var, çakalı var, yılanı var, çıyanı var.
*Âdem gözünü seveyim hadi koş, bul şunları canım benim.
Bana bak! Ece'yi de, Yasemin'i de kurtaracağım.
Ondan sonra senin peşine düşeceğim, duydun mu?
Ece!
Ece!
Yasemin abla!
İyiyim, merak etme.
Hadi devam edelim.
Ya da şurada dinlenelim mi? Biraz otururuz.
-Tamam. -Sen otur.
-Yasemin abla, ben üşüdüm. -Gel.
Baban bana, çok güzel masal anlattığını söylemişti.
Bana da anlatır mısın?
Tamam.
Bir varmış, bir yokmuş.
Ülkenin birinde birbirini çok seven kral ve kraliçe varmış.
O kadar mutlularmış ki prenses onları gördüğünde...
...hep onların yanında kalmak istiyormuş.
Kral da prensesle her zaman oynarmış.
Kraliçe de bunu görünce sevgi dolu bakarmış.
Sonra da onlara makarnalar, mantılar, krepler...
Yani her şeyi yaparmış.
Yasemin abla, ben acıktım.
Birazdan buradan çıkacağız. Sonra da yemek yeriz.
Söz. Önce biraz dinlenelim.
Ece!
- Yasemin! -Âdem?
Baba!
Ece!
-Âdem buradayız. -Baba.
Ece.
Baba.
Âdem.
İyi misiniz?
Bana bak. İyisin değil mi? Bir şeyin yok? İyi misin?
Sen üşümüşsün. Gel. Bunu giy.
Tamam geçti. Geçti, geçti.
İyi misiniz?
Ece'nin yanında durduğun için teşekkür ederim.
Ece çok cesur bir kız.
Asıl o olmasaydı ben ne yapardım, bilemezdim.
Babasının yanında olmayınca tabii cesur olmak zorunda kaldı.
Sen tanıdığım en mükemmel babasın Âdem.
Harika bir çocuk yetiştirmişsin.
İnan bana...
...sürekli yanımızdaydın.
Sen iyi misin?
İyiyim.
Emin misin? Seni hastaneye falan götüreyim mi?
Gerek yok. İyiyim, gerçekten. Hatta ben de ısındım, bak.
Timur Bey rahatsız ediyorum, kusura bakmayın. Dalmışsınız.
Yok Nevin Hanım, rahatsız etmiyorsunuz.
Ben de yıldızları izliyordum.
İnsanı ürkütecek kadar güzel bir gece.
Evet. Ben de çok huzursuzum. Âdem'e ulaşamıyorum da...
...galiba telefonu çekmeyen bir yerde. Acaba siz bir haber alabildiniz mi?
Hayır. Henüz almadım.
Siz de sakin olun.
İki gündür kendinizi çok yıprattınız.
Siz korkmuyor musunuz? Sonuçta Yasemin Hanım da kayıp.
Bakın, bu gece dolunay var.
Yeni başlangıçların habercisi.
Yarın yepyeni bir güne uyanıyoruz.
Aptalım ben, aptal! Bunca zamandır hiçbir şey anlamadım.
Sadece kendimi düşündüm.
Onun ne kadar acı çektiğinin farkına bile varmadım.
Allah beni kahretsin!
Sen çok uzaktaydın, göremezdin.
Ben...
...burnumun dibinde olanları göremedim Furkan.
Göremedim.
Nevin açmıyor mu?
- Aradığınız kişiye... -Yok, telefonu kapalı.
Merhaba!
Aa, Meloş! Sen de mi buradaydın?
Ben de şunları aldım da, buraya bırakayım dedim.
Çok yoruldum, bir soluklanacağım. Alışveriş yapmak ne kadar zor bir şeymiş.
Şöyle az nefes alayım.
Kızım sen evimde ne yapıyorsun? Defolup gitsene!
Kızımı merak ettim, Nevin. Allah Allah!
Nasıl, iyi mi? Bir haber var mı?
Ferda git buradan, zaten canımız sıkkın.
Aman be! Vallahi bir tuhafsınız böyle teyze yeğen!
Merak etsem bir dert, etmesem bir dert.
Vallahi size yaranılmaz.
Sen benim başıma nasıl bir belasın?
Seni öldürürüm Ferda. Bir de tuhaf tuhaf giyinmişsin, evime gelmişsin!
Telefonu açmam lazım. Kusura bakma.
Ejder'im.
Ben hazırım. Sen hazır mısın?
Süper.
Yaa, evet! Sabah beni biraz üzdün ama...
...neyse artık, herhâlde telafi edersin.
Yok, ben yoldayım, geliyorum zaten.
Aynen sen... Tamam, öptüm. Baybay canım, baybay.
Benim hemen çıkmam lazım.
Ne be?
Ne biçim bakıyorsunuz öyle kırmızı kafalar!
Kıskandınız!
Neyse ne. Benim gitmem lazım.
Randevum var. Kızdan bir haber alırsan beni ara, olur mu?
Hadi öptüm, baybay.
Ben bu kadını öldürürüm!
Sakin ol Nevin. Seni sinirlendirmek için yapıyor, biliyorsun.
Kızım kızım deyip durmasın!
Abla.
Sizi otele ben bırakacağım, hazırlanın.
Âdem.
İyi mi? İyi mi Âdem?
- İyi. -Çok şükür Allah'ım, çok şükür.
Çok şükür, çok şükür.
Ayakkabılarını çıkar.
Nasıl üşümüş!
Ne yaptı bu adam kızımıza? Bizden ne istiyor?
Bunu sonra konuşalım mı?
Acaba hastaneye mi götürsek?
Bir sakin ol.
Şu an iyi. Biraz uyusun, dinlensin.
Sık sık ateşine bakalım. Bir şey olursa bana haber ver.
Sen bir yere mi gidiyorsun?
Bir gideceğim, geleceğim. Sen başından ayrılma.
Abla hazır mısın?
Yasemin.
Biraz konuşabilir miyiz?
Seninle konuşacak bir şeyim yok.
Ben de sizinle gelebilir miyim? En azından bu gecelik.
Vallahi kahve çok iyi olmuş Fatma, eline sağlık. Teşekkür ederim.
Bugün de bayağı kötü bir gün değil mi? Bir türlü bitmek bilmedi.
Sorma.
Aklım Yasemin Hanım'da. Kadıncağızın başı beladan bir kurtulmadı.
- Ben çok endişeliyim Fatih. -Fatmacığım endişelenecek bir şey yok ki.
Âdem abi varken Yasemin Hanım'ın başına hiçbir şey gelmez.
Ayrıca ben varken senin başına da bir şey gelmez.
Hele hele laf etti bizim şoför!
Şoför?
Fatma sen böyle konuşuyorsun, benim kalbim kırılıyor.
Ne varmış şoförlükte?
Bizim de kendimize göre hâlimiz, tavrımız var yani.
Yumruklarımız zımbır zımbır çalışmıyor olabilir ama...
...aklımız tıkır tıkır çalışıyor. Alimallah hiç sıkıntı yok.
Sen buna dedektiflik diyebilirsin, polislik diyebilirsin.
Korumalık diyebilirsin.
Bizim de peşinde olduğumuz bir şeyler var.
Sen neyin peşindesin?
Hani sen bana dedin ya, biri beni itti dedin ya.
-Ee? -Onu buldum.
Kim?
Ferda.
-Ferda? -Hişt!
Kızım niye bağırıyorsun gözünü seveyim!
Ben o kadar gizli iş yapıyorum.
Ne... Bir dakika, sen Ferda olduğunu nereden biliyorsun ki?
-Nasıl anladın? -Güvenlik kamerasına baktım.
Tam olarak çekmemiş orayı. Ferda'yı tam görmedim ama...
...sen evden çıkıyorsun, peşinden Ferda çıkıyor.
Kayıtta başka kimse yok.
Ne olacak, Ferda işte.
Ne alaka? Ferda, beni niye itsin?
Fatmacığım, güzelim, sen ayağını kırdın ya...
...çalışamayacak hâle geldin ya.
O da senin yerine işe girdi, çalışıyor hani.
Aklım gitti.
Be... Haklısın, bu benim aklıma nasıl gelmez!
-Ben ne kadar aptalım! -Kendine öyle deme şimdi.
Tabii! Zaten avans mı aldı ne! Hâller, tavırlar değişti...
...üstü başı değişti falan! Şımarık şımarık tripler!
-Sinsi! -Hayatım senin aklına...
...böyle şeylerin gelmemesi çok normal.
Sen çok melek gibi kız, saf, temiz bir insansın.
Böyle şeytanlıkla, hinlikte senin ne işin olur.
Üstüne gitme, çok bir şey olmayacak.
O gelmez.
Bu var ya, bu kadın çıngıraklı yılan, ben sana söyleyeyim.
Çok tehlikeli. Biz buna dikkat etmek zorundayız Fatih.
Sen merak etme, ben onu çoktan çözdüm.
Hiç kimseye bir şey... Ne sana ne başkasına...
...hiç kimseye bir şey yapamaz artık. Gözüm üstünde. Sıkıntı yok.
Pislik!
Üf!
Abla gelmiyor musun?
Siz odaları ayarlayın, ben hemen geliyorum.
Uçak yarındı değil mi?
Evet.
Artık özgürsün.
Özgür mü?
Ben artık özgürlüğün ne olduğunu bilmiyorum.
Ben istediğim yerlere gidebilecek miyim?
Ya da...
...istediğim kişiyi sevebilecek miyim?
Muğlalılar çok tuhaf.
Timur, beni böyle kolay kolay bırakmaz.
Tüm yaşadıklarından sonra böyle düşünmen çok normal.
Ama her şey bitti. Yarın gidiyorsun.
Sen?
Ben gidince sen ne yapacaksın?
İşimi.
Sadece işimi.
Ben artık gideyim.
Ece, beni bekliyor.
Kendine iyi bak.
Gitme.
Gidemem.
Ben kahvaltıyı hazırlayayım.
Günaydın.
Günaydın.
Kendini nasıl hissediyorsun?
İyiyim.
Rüya görmedim, değil mi baba? Sen bizi gerçekten de kurtardın.
Ben tek başıma kurtarmadım ki.
Sen çok cesurmuşsun. Hiç korkmamışsın.
Hem kendini hem de Yasemin ablanı kurtarmışsın. Aferin sana.
Ama boş ver şimdi bunları. Bak, yanımdasın.
Benim yanımda sana hiçbir şey olmaz.
-Kahvaltı yapalım mı? -Olur.
Kahvaltıya ne istersin? Pankek yapalım mı çikolatalı?
Tamam. Baba bir şey söyleyeceğim.
Ben dün ormanda o adamın yanında birini gördüm.
Kimi gördün kızım?
Ferda ablayı.
Merak etme.
Seni ikna edemeyeceğimi biliyorum.
Buraya onun için gelmedim.
-Ben sadece-- -Sadece ne?
Dünden beri bu fotoğraflara bakıyorum.
Buraya bu fotoğrafları göstermek için mi geldin?
Neden?
Ben sadece ne kadar acı çektiğimi söylemek için geldim Yasemin.
Bu fotoğraflara baktığımda...
...senin yüzünde...
...gözlerinde o korkuyu gördüğümde...
...kendi korkularımı hatırladım.
Babamın ayak seslerini duyduğumda saklanacak yer aradığım zamanları…
…gölgesini üzerimde hissettiğimde…
…nefesimin kesildiği zamanları hatırladım.
Hani çocukluk için masal gibidir derler ya…
…ne dert var ne tasa.
Bazıları için de korku tüneli gibi oluyor.
Benimki öyleydi.
Fotoğraflara baktığımda…
…hatta şimdi bile senin yüzünde o korkuyu gördüğümde…
…babama ne kadar benzediğimi gördüm.
İnan bana bunun böyle olmasını gerçekten istemezdim.
Bir canavara dönüşmeyi hiç istemezdim.
İçimde bir yara var…
…bir türlü kabuk bağlamıyor. Kanamaya devam ediyor.
Ben de bir şey yapamıyorum.
Aslında herkesin güçlü, korkusuz bir adam olarak gördügü Timur Karatan’ın içinde…
…kendi korkuları var.
Merak etme...
...sana gitme demeyeceğim.
Sadece canavar olarak gördüğün bu adamın…
…her gün vicdanıyla hesaplaştığını bilmeni istedim.
Özür dilerim.
Her şey için.
Umarım bundan sonraki hayatın istediğin gibi olur.
Hoşça kal.
Alo. Nesibe abla...
...ben Gökçe. Defne’nin telefonundan arıyorum.
Senden çok önemli bir şey isteyeceğim. Odama gitmen lazım.
Şimdi yatağın altında o hasır sepetin içinde bir tane kasa var, onu açacaksın.
Peki, ben bunları ne yapacağım?
Şimdi onun içindeki her şeyi teker teker fotoğrafını istiyorum…
…ama yüksek çözünürlükte olması lazım.
Kızım sen çözünürlük falan bir şeyler söylüyorsun ben anlamıyorum ki.
Birinden yardım iste.
Tamam, iyi de…
Dur, dur ben birini buldum galiba.
Tamam mı Gökçe Hanım? Başka var mı?
Yok, bu sondu. Onun da fotoğrafını gönder, bekliyorum.
Yolladım.
Tamam, geldi şimdi.
-Ece içeride mi? -Evet.
Tamam. Gelsene bir şey soracağım.
Oh!
Nevin bana doğruyu söyle…
…senin şu arkadaşın Ferda…
Ne, ne olmuş Ferda’ya?
Ece, Ferda’yı Ejder’in yanında görmüş.
Nevin, o kadının orada ne işi var? Senin arkadaşın olan biri…
…Ejder’in yanında ne yapıyor olabilir Nevin? Ben bunu sorguluyorum.
Ne bileyim Âdem, niye bana soruyorsun bunları?
Çünkü senin arkadaşın.
Kim bu kadın, Nevin?
Sana basit bir şey soruyorum, bilmece değil bu.
Arkadaşın olarak hayatımıza giriyor ve sen bunun cevabını bilmiyor musun?
Oh!
Annemin yüzüğünü ne yaptın?
Gökçe Hanım ne yüzüğü?
Ferda bilmiyormuş gibi yapma bana. Annemin yüzüğünü sen çaldın değil mi?
Neden bahsediyorsunuz hiçbir şey anlamadım.
Ferda, bilmiyormuşu oynama. Annemin yüzüğünü sen çaldın değil mi?
Bekir, annemin yüzüğünü çaldı, lütfen yakala.
Of!
Madem senin çok eski bir arkadaşın bu, madem yıllardır görüşmüyorsun…
…bunu bana neden söylemiyorsun?
İşe girmesine niye izin verdin o zaman?
Âdem, öğrendiğimde çoktan işe alınmıştı. Müdahale edemedim.
Ne yapayım yani, güvenmişler almışlar kadını.
Yok, bunda başka bir şey var kesinlikle.
Burnuma pis kokular geliyor bak.
Yani şimdi bu Ferda, Ejder denen adama içeriden ajanlık mı yapıyor?
Anlayacağız.
Yakın zamanda anlayacağız bunu.
Alo. Ayhan, senden bir şey isteyeceğim.
Araştırmanı istediğim biri var.
Ferda Özen. Hakkında ne bulabiliyorsan hepsini istiyorum.
Tamam.
Efendim, Timur Bey.
Öncelikle çok geçmiş olsun.
İşinde iyisin Âdem.
Hem de çok iyisin. Tebrik ederim. Ama ben senin kim olduğunu biliyorum.
Kimmişim ben?
Sen bu bahçeye dadanan yabani bir otsun.
Pırıl pırıl suyumu kirleten, çiçeklerimi zehirleyen çürümüş bir yaprak.
Belki de en tehlikelisi.
Nasıl anlatsam sana, doğru kelimeyi bulmaya çalışıyorum.
Sen egonu doğru yönetemiyorsun Âdem.
Sen zannediyorsun ki karşındaki de senin kadar zeki değil.
Aklından neler geçiyor biliyorum. Şimdi diyorsun ki…
…acaba şuradaki çatıda bir sniper mı var?
Ya da otların arasından bir izbandut çıkar da…
…acaba beni derdest eder mi diye düşünüyorsun, öyle mi?
Merak etme, böyle bir şey olmayacak.
Seni öldürmek isteseydim şimdiye kadar çoktan öldürürdüm.
Öyle oyunlarda işim yok benim. Ama ne düşünüyorum biliyor musun?
Bence zekânı daha doğru mecralarda kullanmalısın.
O yüzden bugün itibarıyla aramızdaki iş akdi bitmiştir.
Yarından itibaren de ne seni ne karını…
…ne de çocuğunu burada görmek istemiyorum.
Git şimdi.
Konuşmaları duydun.
*Yani şu yaşıma geldim…
…böyle dokunaklı bir ayrılık sahnesi görmedim.
Teslimatın yerini değiştirdim.
Âdem’le ilişiği kestim. İstediğin her şey oldu.
*Tam olarak değil ama neyse, bununla da idare edeceğiz.
*Bu arada Timurcuğum hakikaten senin o havuzun hâli nedir?
*Orayı bir temizlet. Bak dibinde yeşil yeşil şeyler görünüyor.
*Bak mavi yeşil alg diye bir şey var biliyor musun?
*Biyoloji dersinde falan okumuşsundur.
Neredesin?
Kal orada, geliyorum.
Âdem.
Her şey yolunda görünüyor.
O şerefsiz aradığında direkt yanıma gelmen iyi oldu.
Timur Bey…
…konuşmamız lazım.
-Ne oldu? -Ortağınız Ejder Bey aradı.
Ece’yi kaçırmış.
Yasemin’i de bir şekilde yanına çekmiş, onu da alıkoymuş.
Nasıl?
Belli ki aklında bir şeyler var.
Şimdi muhtemelen birazdan sizi arayacak…
…Yasemin Hanım ile Ece’yi kaçırdığını söyleyecektir.
Sizden bir şeyler isteyecektir.
Benim bir planım var. İş birliği yaparsak ikisini de kurtarırız.
Ne gerekiyorsa Âdem.
Tamam. O zaman şimdi sakin olalım, aramasını bekleyelim.
*Yanınızda tuttuğunuz bordo berelinin içimize sızmış bir hain olduğunu…
…ima etmeye çalıştım, anlamadınız.
*Şimdi eğer Ukraynalıyı serbest bırakmazsa...
...kızını bir daha göremeyeceğini söyledim ona.
*Eğer Ukraynalı ortaya çıkarsa anlayın ki Âdem hain.
*Abileri ara, sevkiyatın yerini değiştirsinler.
*Şimdi.
Haklıymışsın. Ukraynalıyı Ejder kaçırmış.
Benim üzerime atmış ki yukarıdakilere karşı zayıf görüneyim diye.
Seni de kullanmış tabii. Seni ajan gibi göstermiş.
Böylelikle güvenlik zafiyetim olduğuna inandırmaya çalışmış.
Siz evden ayrıldığınızda sahil tarafında bir ses duydum.
Güvenlik zafiyeti yaratmak için gönderdikleri adam…
…elinde silahla eve doğru geliyordu. Müdahale etmek zorunda kaldım.
Daha sonra geri döndüğümde adam yoktu.
Sabah geldiğinde Ejder konuşturdu onu.
Benim konuşmama müsaade bile etmedi. Her şeyi ayarladığı için…
Tabii iki olayı da benim üzerime yıkmak akıllıca.
Ayrıca Timur Bey, vakıftaki hareket…
Bir açıklama yapmak zorunda değilsin Âdem.
Sen doğru olanı yaptın. Sonuçta Yasemin’in korumasısın.
Tehlike nereden gelirse gelsin koruyacaksın.
Benden gelse bile.
Bu arada açık söyleyeyim sana olan güvenim biraz daha arttı.
Seni seçerek ne kadar doğru bir karar almış olduğumu gördüm.
O yüzden Yasemin nereye giderse gitsin nerede olursa olsun…
…senin burada kalmanı, benimle çalışmanı istiyorum.
Sen de istersen tabii.
Umarım Ejder Bey inanmıştır sizin beni temelli yolladığınıza.
Umarım.
Bu arada çok inandırıcıydı.
Sonuçta senin fikrindi.
Bana sadece oynaması kaldı.
Sağ ol.
Bekir, Ferda’yı gördün mü?
Vallahi kendisi ne kadar da popüler bu aralar.
Herkes de onu arıyor.
Kim, niye arıyor?
Bak senin bu Ferda yerine geçebilmek için önce Fatma’yı itmiş bacağını kırmış.
Şimdi de Gökçe Hanım’ın annesine ait çok değerli bir yüzüğü çalmış.
Gökçe Hanım kendisini sorgularken de kaçıp gitmiş.
-Ne diyorsun sen? Ciddi misin? -Ciddiyim tabii.
Gökçe Hanım işte bana bulun getirin dedi…
…biz de böyle komple çıktık, yer gök Ferda arıyoruz.
Âdem’i gördün mü peki?
Evet, bir de o mesele var.
Yok, görmedim Timur Bey’le konuştuktan sonra.
Neyse, ben onu ararım.
Eve toparlanmak için gelmedi mi?
Ne toparlanması Bekir? Bir yere mi gidiyor?
Timur Bey, Âdem'e…
Ne olmuş Bekir?
Senin haberin yok tabii.
Ayhan bir şey bulabildin mi?
Vallahi Âdem bu kadının geçmişi pek temiz değil.
Hüküm giymiş. Cezaevinden de yeni çıkmış.
Cezaevi mi? Ne cezası?
Adam yaralama. İçeride de rahat durmayıp gardiyana saldırmış.
Sicilinde hırsızlık da var.
Başka?
Şu an için başka bir şey yok. Öğrendiklerim önemli olabilir diye…
…haber vereyim dedim. Bu arada…
…Rasim abinin bir tanıdığını çağırdık...
...bu cezaeviyle ilgili konuşmak için haberin olsun.
Tamam. Sağ ol kardeşim.
Ben geliyorum zaten, detaylı konuşuruz.
Âdem, bana ne zaman söylemeyi düşünüyordun?
-Neyi? -Kovulduğunu tabii ki.
Ne oldu da seni yere göğe sığdıramayan bir adam…
…birdenbire kovmaya karar veriyor?
Nevin sonra konuşalım mı bunu? Şimdi sokakta böyle--
Hayır, şimdi konuşacağız!
Sen bana her konuyla ilgili hesap sorabiliyorsun…
…ben niye neden kovulduğunu dahi soramıyorum sana?
Nevin senin derdin ne? Adamakıllı sor veya söyle.
Hadi dinliyorum.
Niye kovulduğunu öğrenmemem için bütün bu gizem değil mi?
Dün olanları duydum, Yasemin Hanım’a vurmasın diye…
…Timur Bey’in elini tuttuğunu.
İşin ne senin, karı koca arasını düzeltmek mi?
Benim işim Yasemin Hanım’ı korumak. Tamam mı?
Ne olursa olsun, kocasına karşı olsa da korumak.
Aldın mı cevabı, yetti mi?
Neyse ne. Tek önemli olan şey buradan gidiyor olmamız zaten.
Sana tek tek her şeyi anlatacağım.
Abla, sana küçük bir hediye aldım.
Ne alaka şimdi?
-Nereden aklına geldi? -Hiç unutmadım ki.
O gün bir şey anlamadığımı düşündün, korumaya çalıştın beni.
Ama o şiddeti görüp de anlamamak mümkün değildi ki.
Hatırlıyor musun, uçakların kanatları...
...bulutların canını yakar mı diye sormuştum sana.
Biriktirdiğin paralarla almıştın bana.
Babam o güzel yüzüne dokunduğu her an mahvoldum ben.
İçimde bir şey kırıldı. İşte biz bir anda büyüdük o zaman.
Şimdi bineceğimiz o uçakla bir kez daha büyüyeceğiz, özgürleşeceğiz.
-Furkan… -Abla bak ben her şeyi ayarladım.
Amerika’da ikimizin kalacağı daha büyük bir ev.
İçindeki bütün eksikleri tamamladım. Gidiyoruz.
O gün verdiğimiz sözü tutacağız.
Timur Bey yemin ederim ki ben çalmadım. Gerçekten ben çalmadım.
Yalan söyleme. Mücevherlerin yerini sadece sen ve Nesibe abla biliyordu.
Nesibe abla da olmayacağına göre…
Timur Bey evet mücevherlerin fotoğrafını ben çektim.
Çünkü Gökçe Hanım istedi. Hani bahsettiğiniz yüzük…
…çektiğim fotoğrafların arasında var mı, yok mu gerçekten hatırlamıyorum.
Demek Gökçe Hanım istedi fotoğrafları çekmeni, öyle mi?
Evet. Gökçe Hanım, Nesibe Hanım’dan rica etmiş…
…Nesibe abla da benden rica etti, yardım ettim ona.
Başka da bir şeyden haberim yok benim gerçekten.
Bekir, Nevin Hanım’ı çağır lütfen.
Baba ben de birini çağırayım mı?
Fatma olur, Fatih olur, ne bileyim polis olur mesela.
Annemin yüzüğü çalındı!
Benim doğumumda ona hediye ettiğin yüzük çalındı baba, polisi falan çağır--
Gökçe!
Çok güzel. Sen beni yine böyle sustur tamam mı?
Kime ne anlatıyorum ben.
Ayhan, Ukraynalı ne durumda?
Takipteyiz. Cihaz da bir pürüz çıkarmadı.
Yani en azından henüz çıkarmadı.
Tamam. O zaman mecbur akşamki sevkiyatı bekleyeceğiz.
Yapacak bir şey yok. Limanları kontrol ediyorsunuz değil mi?
Anlık bilgi akışı var zaten merak etme. Özellikle kayıtsız gemilere bakıyoruz.
Bu senin bana verdiğin kadın ismiyle alakalı...
...benim yapabileceğim başka bir şey var mı?
Yok, Ayhan. Sağ ol. Yapacağını yaptın zaten.
Nevin Hanım, normalde böyle durumlarda...
...prensip olarak polisi ararız.
Ama sizin arkadaşınız olduğu için önce bir danışmak istedim.
Arkadaşım bir suç işlemişse bence polisi çağırmalısınız.
Normalde hangi prosedürü uyguluyorsanız onu uygulayın Timur Bey.
Sonuçta biz çocukluktan beri görüşmeyeli çok sular akmış gitmiş.
Bekir, benden bir haber alana kadar hanımefendiyi tutun.
Tabii Timur Bey, başüstüne.
Buyurun.
Timur Bey ben size karşı çok mahcubum.
Gerek Âdem’in vakıftaki tavrı…
…gerek çocukluk arkadaşımın böyle şeyler yapmış olması.
Buradan gidiyor olmak beni çok üzüyor ama sonuçta sizin takdiriniz tabii.
Nevin Hanım dert etmeyin, böyle bir şey yok.
Âdem karımın koruması olduğu kadar benim de sağ kolum.
Ama ben onu gönderdiniz diye biliyordum.
O bizim Âdem’le planladığımız bir şeydi.
Öyle olması gerekiyordu. Şimdilik bu kadar bilseniz kâfi.
Ama dert etmeyin.
İyi misiniz?
Ben izninizi isteyeyim.
Bu arada aklınızda kalmasın, Ferda Hanım’la ilgili bir karara vardım.
Eğer yüzüğü getirirse polise haber vermeyeceğim.
Timur Bey size karışmak hiç haddime değil ama bence polisi çağırmalısınız.
Sonuçta arkadaşım çok yanlış yollara sapmış.
Daha büyük yanlışlar olmaması için bence en doğrusu bu.
Ben herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inananlardanım.
Ben izninizi isteyeyim.
Ben senin dediğin kadını hatırladım. Tarif ettiğin kadarıyla…
…geçenlerde tahliye oldu. Şöyle beyaz, eski bir araba almaya gelmişti.
Hah! Tamam, o işte.
Peki, ziyaretçi defterine bakabilir misin?
Onun için cezaevi memuruyla konuşmam lazım.
Çok sıkı tutuyorlar. Rasim abi benim değerli abimdir...
…o yüzden sana yardım ediyorum Âdem kardeşim.
Eyvallah. O da sağ olsun.
Gizli görev falan mı bu? Tanıdığım kadarıyla...
...kendi hâlinde bir kadındı.
Yok, yok bu başka bir şey.
Sen yine de ziyaretçi defterine bakabilirsen…
...ben sana şimdi numaramı bırakayım. Buradan ararsın olur mu?
Al, buyur.
-Tamam. Merak etme uğraşacağım. -Eyvallah.
Hah! Son bir şey daha.
Bu kadını orada hiç gördün mü, gelip gitti mi?
Yok. Daha önce hiç görmedim.
Öyle kolay kolay unutmam gördüğümü.
Eyvallah. Tamamdır. Görüşürüz abi.
Ah, Nevin ah!
Sen bu Ferda delisinin neler yapabileceğini unuttun mu kızım?
Timur Bey’e güvenip bir cesaretle öyle ileri geri konuştun…
…ne olacak şimdi?
Bittim ben teyze. Âdem, Ferda’yı araştırıyor.
Araştırır tabii.
Ece’yi kaçıran adamın yanında görmüş.
Vallahi artık arkamdan nasıl konuşuyorsanız…
…kulağımın çınlamasından şu kadarcık yolda yürüyemedim.
Vallahi pes!
Senin burada ne işin var?
Gitmeden Ece’yle vedalaşayım dedim. Nerede o?
Nereye giriyorsun sen?
Hayrola Nevin, senin üstüne bir cesaret gelmiş?
Senden korkmuyorum.
Zaten korkma. Korkulacak bir şey yapmadım daha.
Rüzgârımın da fırtınamın da nereden geleceği hiç belli olmaz biliyorsun.
Melahat, ben bu ailenin durumuna çok üzülüyorum.
Gerçekten.
Yazık, ne de yakışıyorlardı ana kız birbirlerine. Tüh!
Timur Bey beyefendilik etti, seni polise vermedi.
Ama karısını kaçıran adamın yanında olduğunu öğrendiğinde...
...ne yapacak acaba? -Aa!
Çok korktum Nevin! Gerçekten.
Merak etme, ben yaş tahtaya basmam.
Senin gibi amatör de değilim evelallah.
Şimdi bence sen kızınla bol bol vakit geçir.
Tabii bir de şu yakışıklı kocanla. Ne olur ne olmaz.
Bana bak kızım...
...bu kadın gidip her şeyi anlatmadan önce kocana sen söyle.
-Başka çaren yok. -Yapamam teyze.
-Kocamı da kızımı da kaybedemem. -Of!
Yasemin?
Âdem buluşabilir miyiz?
Dün akşam süveterini vermeyi unuttum.
Tamam, geliyorum.
Tamam.
Gelmeyeceksin sandım.
Geleceğimi biliyorsun.
Niye öyle düşündün?
Her şey benim yüzümden oluyor.
Ya öleceksin ya da öldüreceksin.
Bu yüzden de gelmezsin diye düşündüm.
İyi misin? Ne oldu?
Ben gitmeyeceğim Âdem.
Ne demek gitmeyeceğim?
Nereden çıktı şimdi bu?
Yasemin, sen burada kaldıkça kurtulamayacaksın.
Kurtulamıyorsun bu adamdan, bunu anlamıyor musun?
Tamam.
Gidersem Timur'dan kurtulacağım...
...ama yine korkarak kaçmış olacağım ve ben artık kaçmak istemiyorum.
-Yasemin anlıyorum ama-- -Ben korkuyorum, Âdem.
Bu adamın yapabileceklerinden. Bana...
...ya da kardeşime yapabileceklerinden korkuyorum.
Ama korkarak her adım attığımda başka bir şeyi ıskalıyorum.
Peki burada kalmak...
...sana ne kazandıracak ki?
Sen benim gördüğüm, tanıdığım en güçlü kadınlardan birisin.
Onca darbeye rağmen hâlâ ayakta duruyorsun.
Sen özgürlük için bu yola çıktın.
O yoldan çıkmanı, geri dönmeni istemiyorum.
Ayrıca burası senin için çok tehlikeli.
Ben her seferinde seni koruyamayabilirim.
Bu yüzden de yollarımız ayrılsın istiyorsun.
Ama sırf bu yüzden de yollarımız birbirine bağlanıyor işte.
-Yasemin-- -Korkarsak kaçmayacağız.
Bunu Ece'ye öğretmişsin.
Ama bu aynı şey değil.
Ama cesaret bulaşıcı.
Ben senin sayende Yasemin'in gerçekten kim olduğunu öğrendim.
Bu yüzden de gitmeyeceğim.
*Dinliyorum Sinancığım.
Dediğin gibi gittim, mücevheri geri aldım.
Teslim edileceği adresi de belirttim.
*Tamam, canım anladım. Uzatma.
*İstediğin oldu.
*Mücevher teslim alındı, Timur'a yollandı.
Teşekkür ederim.
*Şimdi söyle bakalım, neymiş bu bordo berelinin büyük sırrı?
Öyle bir sır ki!
Timur'la Âdem'in birlik olup senin arkandan çevirdikleri oyunun...
...hesabını söke söke alacaksın Ejder.
* çalıyorsan, bunun için özel çaba sarf etmene gerek yok...
...bunu biliyorsun, değil mi? -Evet.
Âdem'in tatlı kızı, Ece...
...aslında onun kızı değil biliyor musun?
Benim.
Benim muhteşem yumurtalarımdan olma bir prenses kendisi.
Bu da kanıtı.
*Vay anasını!
*Vay anasını!
Sen o kadının gitmesine nasıl izin verirsin baba?
Polise bile vermedin. Elini kolunu sallayıp evden çekip gitti.
Baba bir şey söylesene. Konuşsana.
Sen, Timur Karatan'sın. Senin rahmetli karının...
...mücevherlerini çalan bir kadını polise vermeyip...
...gitmesine izin verdin, öyle mi?
Baba gözündeki öfkeyi görebiliyorum.
Sen ilk dayağı böyle mi atıyorsun?
Yasemin'e de ilk dayağı böyle susup susup, ondan sonra mı attın?
Böyle mi başlıyor?
Baba, sen annemi de mi dövüyordun?
O da her gün bana fark ettirmemek için yüzünü boyayıp da mı karşıma çıkıyordu?
Baba, senin benden sakladığın kim bilir daha neler var.
Artık sana baktıkça hiçbir şey göremiyorum.
Sen bana çocukluğumu unutturdun. Ben çocukluğumu unuttum baba.
Ben bu evden gidiyorum.
Bu kadar olaydan sonra ben bu evde bir dakika daha durmam.
Senin de beş kuruş parana ihtiyacım yok.
Gel.
Timur Bey.
Söyle Bekir.
Leman Hanım'ın yüzüğü.
O kadın sattığı yerden alıp yollatmış.
Bunlar da Leman Hanım'ın internette satılığa çıkartılan mücevherleri.
Hepsini benim özel kasama koy lütfen.
Tabii, başüstüne.
Şimdi istediğin yere gidebilirsin Gökçe.
Müsaadenle.
Abi...
...biz şimdi niye otele gidiyoruz?
Hani akşam sevkiyat vardı?
Sen o otelin saunasını hiç gördün mü? Muhteşem. Oraya gidiyoruz ter atmaya.
Kurban olayım Sinan, nereye gideceğiz!
O saldıkları Ukraynalı yok mu...
....bizim bordo bereli üstüne takip cihazı yerleştirmiş.
Herif fotoğraf olunca da yukarıdakiler bunu indirmiş.
-Film gibi desene. -Hee, film gibi!
Hayatım gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor.
Sevkiyat iptal oldu.
Şimdi ben de gideceğim, o bordo bereliyi iptal edeceğim.
Ben basıyorum o zaman?
Bas ulan, bas!
Ateşim sönmeden ulan!
Saatlerce konuşsan da beni ikna edemeyeceksin.
Ben hiçbir yere gitmiyorum.
Yasemin! Yasemin!
Yasemin!
Nasıl söylesem bilmiyorum ama...
...senin gitmeni ben de istemiyorum.
Ama çok şey yaşandı ve bu senin tek başına verebileceğin bir karar değil.
Bütün dengeler bozuldu.
-Âdem-- -Düşün.
Sadece bir düşün.
Hep birlikte düşünelim.
Yürü.
Yürü, yürü, yürü!
-Âdem? -Yürü!
-Âdem ne oluyor? Beni korkutuyorsun. -Dediğimi yap Yasemin.
Fedai!
Bas oğlum, bas, bas!
Sinan kurban olayım bir onun arabasına bak...
...bir bizim arabaya bak. Ayıp sana!
Elimden geleni yapıyorum.
Bu iş bitsin, ben sana göstereceğim elimle.
Bu şerefsiz beyaz araba! Onu geçemiyor musun?
Oğlum, bunlar nereye gitti?
İşte bu yüzden gitmeni istiyorum Yasemin.
Bu adamlar durmayacaklar. Sürekli peşimizden gelecekler.
Ben tek başıma olsam karşı koyacağım, savaşacağım ama sen varken olmuyor.
Neden?
Çünkü aklım başımda değil, aklım sende.
Kafamı karıştırıyorsun Yasemin.
Ben asla yapmayacağım hatalar yapmaya başladım. Korkuyorum.
Korkuyor musun?
Dikkatsizlik yapmaktan...
...seni koruyamamaktan, sana bir şey olacak diye korkuyorum.
O yüzden lütfen bu seferlik sen beni koru.
Lütfen git.
Abla?
-Efendim Furkan? -Abla neredesin? Geç kalacağız.
Sen önden git, ben geliyorum. Âdem, beni havaalanına bırakacak.
Tamam, ben geçiyorum o zaman sen de geç kalma.
Tamam.
Madem gücünden, zekândan vuramıyoruz...
...o zaman biz de en zayıf yerin neresiyse oradan vuracağız bordo bereli.
Gecenin sonunda film kopacak.
Gidiyorum.
Âdem.
Gidemedim.
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz...
...Ece Naz Batmaz - Fatih Kolivar - Feride Tezcan
İşaret Dili Çevirmeni: Volkan Kurt
Editörler: Ela Korgan - Olgun Yılmaz - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.