Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Anne!
Anne! Babam geldi!
-Dur. Ne dedin? -Babam yine ziyarete geldi.
Tatlım. Seni hiç anlayamıyorum.
Küçük bir kuş görüyorum.
Hani babam gelip okula gitmem için beni kaldırırdı,
şeyden önce...
Anladın işte.
Artık bu kuş her sabah pencereye gelip aynısını yapıyor. Babam gibi.
Yapma Bip.
Selam. Kahvaltı neredeyse hazır. Fritatta yaptım.
Henry kuşun ölü babası olduğunu düşünüyor.
Şu anda bu noktadayız.
Belki de odur.
Ruhlu muhlu şeylere meraklısın
ama babası olduğunu düşünmüyorsun değil mi?
Bilemeyiz.
Sevdiklerimizin ruhlarının bir şekilde bize geri geldiğine inanıyorum.
Peki.
Ona bir bak.
Ne zararı var? Çok mutlu oldu.
Galiba.
Başlamadan hemen söylemeliyim ki
Jen'le Judy'yi burada birlikte gördüğüme çok sevindim.
Ne güzel sürpriz.
-Sağ olun. -Sürpriz.
Geçen defa çok kızmıştın.
Senin adına harbiden korkmuştum.
Aklıma bir fikir geldi.
Ölümden konuşalım.
Evet, lütfen.
Kuralımızı unutmayalım.
Neyi istersen onu paylaş.
Cen'e dostluğu ve daha nice şey için
şükran borçlu olduğumu paylaşmak istiyorum.
Öyle...
Harika. Tüm bu acıya ve trajediye rağmen güzel şeyler olabileceğini
bize gösteriyor.
-Başka? -Ben.
Oğlum, ölü babası sandığı bir kuşla konuşmaya başladı.
Bunun delilik olmadığını anlıyorum.
Ama teşekkürler.
Bence çok tatlı.
Kim bilebilir, değil mi?
Yapma. Yani, bildiğimi sanıyorum ama...
...bu çok tatlı.
Demek istediğim...
Oğlumun kendini iyi hissetmek için istediğini düşünmesini istiyorum
ama bu bana kendimi daha iyi hissettirmiyor.
Her gün, baktığım her yerde, yaptığım her konuşmada
Ted aklıma gelmesin artık.
Bundan bahsetmekten bıktım artık.
Konuyu sen açtın.
Jen, söylediklerim insafsızca gelebilir
ama o şeyler belki bir amaç içindir.
Kederimizle yüzleşmemiz için.
Yüzleşiyorum.
Yarın onun doğum günü.
Öyle mi?
Ellinci yaşı.
Jen,
bence Ted'in doğum gününü kutlamalısın.
Olmaz.
Ölü bir adama iyi ki doğdun diye şarkı söyleyemem.
Bu çok tuhaf olur.
Ted'i anmak için bir şey yapmak isteyebilirsin.
Ailem, teyzemin vefatından sonraki
ilk doğum gününde, söyleme fırsatı bulamadığı mesajları kâğıda yazdı.
Bu mesajları balonların içine koydular
ve onları gökyüzüne saldık.
-Kesinlikle olmaz. -Bayıldım.
Etrafı rahatça gezin.
Şurada bir örnek kazak giyen çift var ya?
Evet. Bay ve Bayan Talbot.
Fiyatın %50 fazlasını sözlü teklif etti. Kadın eve bayıldı.
Karısını aldattığı için, adamın fikir belirtme hakkı yok.
Tuttuğunu koparan Jen mi bu?
-Özlemişim onu. -Ben de.
-Başka bir şeye odaklanmak iyi geldi. -Evet.
Aman Tanrım.
Kraliçe teşrif buyurdu.
Ekip, dağılın. Her şeyin fotoğrafını istiyorum.
Angelica? Dolaplara bak.
-O olamaz. -Konuş, bir zarar gelmez.
-Olmaz dedim, beni duymadın. -Bence öyle demedin.
Önce olmaz dedim.
Onunla kimse senin gibi konuşamaz.
Onunla konuşurken o siktiğimin gırtlağını deştiğimi hayal ediyorum.
-Keyfini çıkar. Arkanda. -Olmaz... Senden nefret ediyorum.
Selam Lorna.
Merhaba. Christopher mıydı? Hatırladığımdan da solgun.
-Evet. -Güzel ev bulmuşsun.
Nezih mahalle.
-Öyle. -Gerçi okul başarısı düşükmüş.
Öyle mi? Duymamıştım.
Beni bilirsin. Her yerde minik casuslarım, gözlerim, kulaklarım vardır.
-Satıcı istekli mi? -Evet.
Anlaşılan biraz rekabet edeceğiz.
Zillow'da büyük ilgi gördü.
Fiyatı çok düşük tutmuşsun.
Bitti mi?
Ted'in yarınki doğum gününü konuşmalıyız.
Zor olmalı. Ben enkaza döndüm.
Aslında iyiyim.
Hep birbirinden ayrı tutabildin. Gıpta ediyorum.
Yerler çok güzel. Ama elbette ben yapamam.
Ted benim tek oğlumdu.
Benim de tek kocamdı.
Biliyorum.
Ama sen yeniden evlenebilirsin.
Ben annesiyim. Yerine bir şey koyamam.
Asıl banyoyu bir görmelisin.
Çok güzel döşenmiş.
Kadın erkek ayrı mı?
İnansan iyi edersin.
-Bir şey daha. -Neymiş?
Ted'in doğum günü için evimde küçük bir etkinlik düzenliyorum.
-Olmaz. -Gösterişli bir şey değil.
-Arkadaşlar, iş arkadaşları, tanıdıklar... -"Hayır" dedim.
-"Hayır" da ne demek? -Çünkü.
Çünkü...
Ted'in doğum günü için evde çocuklarla bir etkinlik planlıyorum.
Nasıl bir etkinlik?
Bir anma töreni.
Şey yapacağız...
...kâğıtlara küçük mesajlar yazacağız,
sonra da onları balonlara koyup...
...gökyüzüne yollayacağız.
Öyle yapacağız.
-Geleceğim. Görüşürüz. -Zahmet etme.
Ha siktir!
Vay canına.
Harika görünüyor.
Perspektif duyguna hayranım Agatha.
Çok iyiyim, değil mi?
-Evet. -Nerede bu?
Sen de.
Nerede ya?
Şaka bu herhâlde.
Bir parçası eksik!
Dur. Bulmana yardım edeyim. Tansiyonunu fırlatma.
Bir hafta yapbozla uğraşıp da son parçanın
eksik çıkması nasıl bir hüsran, bilemezsin!
Acısı aylarca içimden çıkmayacak.
Yüce Tanrım!
-Buldum. -Sağ ol tatlım.
Evet.
Selam Judy.
Merhaba.
Konuşmak istiyorum.
Merhaba, Abe.
Merhaba Stiv.
Seni göt herif.
Peki.
En fazla 30 metre yaklaşamıyor muydum?
Jen'le konuştum, Judy.
Süper havalı hatun bu arada.
Söylediği bir şey, ne bileyim
içime oturdu.
Uzaklaştırma kararıyla ipin ucunu biraz kaçırdığımı düşündüm.
Özür dilerim. Kararı iptal ettirdiğimi bilmeni istedim.
Jen onun karısı.
Kimin karısı?
Çarptığımız adamın.
Biz geyiğe çarptık.
-Geyiğin karısı varmış o zaman. -Peki.
Onunla dost oldum ve sana anlatmaya çalışıyorum ama fırsat vermedin.
Neden böyle bir şey... Ne geçiyor aklından yahu?
-Onun hayatını mahvettik! -İsa aşkına, hayır.
Onunla dost oldum. Ona yardım ediyorum.
Bunu ona borçluyum. Belki...
Belki bu işten hayırlı bir şey çıkar.
Yüce Tanrım.
Sen kaçıksın.
-Bunu yapma. -Üzgünüm.
-Tamam.
Judy, onun kocasını öldürdün!
Taksirle adam öldürme demiştin. Kazaydı. Sen de oradaydın.
Onu hayatlarımızın içine katmak iyi olur diye mi düşündün?
Kadın evimi satıyor!
Bu konuda çok doluyum çünkü orası bizim evimizdi.
-O konu çok eskide kaldı. -Bana bağırma.
-Pardon. -Sorun değil.
Bir planımız vardı. Değil mi?
Bu konuyu kapatıp bir daha da açmayacaktık.
Hayır. Plan senindi. Ben gerçeği söylemek istemiştim.
Judy!
Her şey yolunda mı?
Evet Abe. İyiyim, sağ ol.
Yardım gerekirse söyle.
-Kaybedecek bir şeyim yok. -Söylerim.
-Bak bebeğim... -Bana öyle deme.
-Alışkanlık işte. Kusura bakma. -Peki.
Judy...
...geçmişi değiştiremeyiz.
Bu senin için çok zor oldu. Anlıyorum.
Ama seni temin ederim, olanları Jen'e anlatırsan
onun ve benim hayatımı daha beter etmekten başka işe yaramayacak.
Bunu istemediğini biliyorum. Daha çok acı vermek istemezsin, değil mi?
Ne istediğimi bilmiyorsun.
Planına uymaya mecbur değilim.
-Beni terk eden sendin. -Aptallık etme Judy.
Artık nişanlım değilsin.
-Artık avukatım bile değilsin. -Judy, dinle.
Bak! Arkadaşım arıyor.
-Peki. Judy? -Kusura bakma.
Judy!
İşteyim.
Beni köşeye sıkıştırdı. Başka çarem kalmadı.
Tanrım. Burası pinatadan geçilmiyor.
Balon bırakma olayını seçmene şaşırdım.
"Ruhlu muhlu" demiştin. -Öyle.
Aslında nefret ediyorum bundan.
Ama Lorna'nın sahiplenmesine göz yumamazdım.
O iğrenç biri.
Dünyanın en büyük narsistlerinden biri.
-Uluslararası ünü var demek? -Evet.
Onu Ted'in cenazesinde görmeliydin.
En iyi performansıydı.
Evladım!
Yavrum!
Oyuncak ayım!
İHTİYAR 50
Elli yaşına girmekten korkuyordu.
Görse bundan nefret ederdi.
Keşke onu sana geri getirebilseydim.
Biliyorum ama getiremezsin.
Bilmediğim bir şey biliyorsan farklı.
Neden bana bırakmıyorsun?
Olmaz Judy. Kararı ben verdim. Ben...
Hadi. Lütfen.
Bana bırak. Bir şeyler uydururum. Top benim sahamda.
Saha diyene kadar iyiydi.
Yapma. Hadi.
Ciddi misin?
Farkında mısın bilmiyorum ama bu dükkân
üstüme üstüme geliyor.
Ben hallederim. Söz.
Lorna o kadar sevecek ki düşüp ölecek.
Söz mü?
Bilgisayarı bırak lütfen.
Hey, dostum!
Canın yanmadı.
Lütfen şunu kapat, olur mu? Babaannen şimdi gelir.
İstemiyorum.
Pardon. Ne dedin sen?
Bu anma şeyini istemiyorum.
Tamam. Bir sır vereyim. Ben de istemiyorum ama yine de yapıyoruz.
Peki. Gidebilir miyim?
Çünkü kampanyanın ortasındayım ve başkalarıyla oynuyorum.
-Kimlerle? -Oyundan arkadaşlarla.
Wrath of Hades çok oyunculu ve şu an bizi katlediyorlar.
Kulağa eğlenceli geliyor.
Babam eğlenceli bulurdu.
Benimle birlikte oynardı.
Evet, seninle oynardı.
Doğru.
Dizüstü bilgisayarı orada duruyor.
İstersen deneyebilirsin ya da... Muhtemelen beceremezsin.
Beceremeyeceğimi biliyoruz.
-Evet. -Anne!
Gel de bahçeyi gör. Tanrım. Babam buna bayılacak.
Sen ne yaptın Judy?
Olmuş mu?
Acayip olmuş. Ama iyi anlamda.
Sağ ol.
Şeker de var Charlie.
İyi ki yaptık.
Bence oğlanlara iyi gelecek.
Bence herkese iyi gelecek.
Bakın kimi evin etrafını karıştırırken buldum.
Karıştırmıyordum.
Çimenlerde ölü noktalar gördüm. Sana bahçıvan lazım, Jennifer.
-Manuel'i yollarım. -Yok, böyle iyiyim.
Steve'in evine üçüncü teklifi aldık.
Fiyatı düşük tuttuğun için.
Tebrikler desen makbule geçerdi.
Tebrikler.
Süslemeleri takdir ettim, Jennifer. Muço zevkliler.
Peki.
Teşekkürler.
Aslında hiçbiri için övgüleri ben toplayamam.
Tüm süslemeler Judy'den.
-İşçi seçmeyi biliyorsun. O da yetenek. -İsa aşkına, Lorna. Onu işe almadım.
Hizmetçin değil mi?
Hayır. Judy benim arkadaşım ve bizimle yaşıyor.
Niye bundan haberim yok?
Judy, şu balon olayını başlatalım
-yoksa ben bu... -Tabii ki.
-Herkes buraya. -...sürtüğü amından bıçaklayacağım.
Ted'e, yani babanıza keşke o buradayken söyleyebilseydim dediğiniz bir şeyi,
onun bilmesini istediğiniz bir şeyi
kâğıda yazacaksınız
ve bunları gökyüzüne, onun ruhuna yollayacağız.
Hazır olunca mesajınızı rulo yapıp...
...balonun içine atın.
Peki.
Koca bir ömür dolusu hisleri
ufacık kâğıda nasıl sığdıracağım, bilmiyorum.
-Anne, sen yazmayacak mısın? -Elbette yazacağım canım.
Sen de yazmalısın Judy.
Ne yazacak ki? Onunla hiç tanışmadı.
Evladım!
Yavrum!
Ayıcığım!
Sadece...
ÇOK ÜZGÜNÜM HEPSİ BENİM SUÇUM
Ah! Aman Tanrım!
Şey. Merhaba.
Çok güzelsin.
Teşekkür ederim.
Çok değişik birisin, değil mi?
Seni nereden buldu?
Bir yas destek grubundan.
Cennetin Dostları.
Anlıyorum.
O zaman evsiz miydin?
Efendim?
Jennifer bana burada, onunla ve çocuklarla kaldığını söyledi. Çabuk olmuş.
Oradan, müşkül durumda olduğun sonucuna vardım.
Jen çok cömert biri.
Başka bir şey var mı?
Yoksa...
...bir kadeh şarap alır mısın?
Biliyor musun? Ted müzisyendi. Doğuştan kabiliyetliydi.
Ama asıl mesleği evde kalıp babalık yapmaktı.
Ebeveynliğin yükünü o omuzladı.
Jennifer'ın içinde annelik yoktu.
Bu doğru değil.
Jen harika bir anne.
Eh...
...şimdi cömertlik yapan kim?
Bana bir konuda yardım eder misin?
Tabii.
İyi ki doğdun Ted
İYİ Kİ DOĞDUN OĞLUM
İyi ki doğdun Ted
İyi ki doğdun sevgili Ted
Mutlu yıllar sana.
Vay canına Lorna, bu çok spesifik bir pasta olmuş.
Tedciğimin vaftiz fotoğrafından.
Bunları bir müşterim yapıyor. Çok yetenekli.
-Şimdi balonları yapalım mı? -Evet.
Nasıl olacak? Bir defada mı...?
Bence hepsini birden yapalım
sonra balonlar süzülüp uzaklaşırken sessizce durup düşünürüz.
-Dua edebilirim. -Hayır.
-Tamam. -Tamam mı?
Evet. İyi olur.
Elimi tutun.
El ele mi tutuşuyoruz? Peki.
Göklerdeki Babamız, ne zaman toplansak daima bizimle olduğunu
gösterdin.
Bugün Ted'i kutlamak için toplandık.
Merhaba.
Partiyi böldüğümüz için pardon. Kapı zilini çaldık.
-Konuşabilir miyiz Bayan Harding? -Evet, tabii.
Merhaba.
Bir şey buldunuz mu?
Daha önce buraya gelmiştim. Şey olduğunda...
Oğlumla mı ilgili?
Arabayı süren manyağı buldunuz mu yoksa?
-Hayır hanımefendi. -İçeride konuşalım.
Önceki gün arayıp ihbar ettiğiniz arabayla ilgili.
Ne olmuş ona?
-Birisi golf sopasıyla hasar vermiş. -Öyle mi?
Belli ki beni aramanız ve aynı araba için
bana "haykırmanız" tümüyle rastlantıydı.
Ben çok ama çok üzgünüm.
Bu iyi bir zaman değil.
Ölen kocam için doğum günü partisi düzenliyoruz, o yüzden...
İyi yapıyorsunuz.
Bayan Harding, elimde tahrip edilmiş bir araba var.
Aklımda biri var ama kimin yaptığını...
Benim neyi bilmem gerekiyor, biliyor musun? Kocamı öldüreni.
Tamam mı? Ne yani? Birinin arabasının içine sıçıldı diye
-sorumlusu ben miyim? -Küfür yok.
-Bu haksızlık. -Haksızlık mı?
Katil elini kolunu sallayıp geziyor hanımefendi, siz de öylece oturuyorsunuz!
Demek haksızlık ha?
İki gün önce nerede olduğunuzu konuşmak istiyorum. Hanımefendi değil dedektif.
Aman Tanrım.
Salağın tekinin ön camı kırıldı diye mi buradasınız dedektif?
Ben kocamı kaybettim.
-Bana sadece kimin... -Sen söyle.
Kim yaptı?
Kim yaptı?
Kim yaptı?
Ben yaptım.
Bendim.
O Corvette'i ben mahvettim.
Adamı hız yaparken gördüm, birinin canını yakabilirdi ve Jen çok üzülmüştü.
Ben de çıkıp kendi başıma
arabayı buldum ve...
...bir güzel giriştim.
-Peki. -Girişmiş.
-Hemen arkandayım, tamam mı? -Sen burada kal.
Seni karakolda bekletecek değilim.
Avukatım var, beni merak etme. Lütfen gidip balonları hallet.
Ben iyiyim. Sağ ol.
-Adımına dikkat et. -Araba ne güzelmiş.
-İyi misin? -Olacağım. Şunu ver. Sağ ol.
Evine azılı bir suçluyu davet ettin.
O suçlu değil, Lorna.
Suçunu itiraf eden azılı bir suçlu
senin çatının altında, torunlarımla yaşıyor.
Misafirhanede kalıyor, Teknik olarak Ted'in çatısının altında.
-Ted ne derdi buna? -Bilemem, Lorna.
Ona bu soruyu soramam. Ama arkadaşım suçlu değil.
Tamam mı?
Bana bir tek o arka çıktı.
Dul olmak dâhil hiçbir şeyi beceremiyormuşum gibi hissettirmeyen
tek insan o.
Beni önemsiyor. Oğlanları da.
Ne olmuş yani? Bir arabayı dağıtmış.
Ne var? İnsan bazen çileden çıkıveriyor!
-Amanın. -Buna nasıl cüret edersin!
Hey, çocuklar.
Gelip pastayı yumruklayın. Feci eğlenceli.
-Emin misin? -Eminim.
Pastayı mahvetmenizi istiyorum.
-Pastayı yumruklamak istemiyorum. -Aferin güzel oğluma.
Ben Judy'yi istiyorum.
Judy de pastayı yumruklamanı isterdi.
Hadi gelin. Yapalım şunu.
-Hadi gelin, dalın. -Aman Tanrım.
Paramparça edin.
Bunca gün dururken beni yaralamak için bu günü mü seçtin?
Bak ne diyeceğim.
Neşelen biraz Lorna. Bak, bu bir doğum günü partisi.
-Anma töreni dediğini sanmıştım. -Ne hatırladım biliyor musun?
Ben Ted'i seviyordum, o da beni.
Güzel bir evliliğimiz vardı.
Tüm sorunlarımızın kaynağı sendin.
İkimiz de biliyoruz ki evliliğiniz mükemmel olmaktan çok uzaktı.
Evliliğim hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.
Beni aradı. Öldüğü gece.
Ted beni aradı.
Bu konuyu konuşalım mı?
Evine dön, Lorna.
Arabaya zarar verdiğiniz golf sopasını nereden buldunuz?
Tanrım. Hatırlamıyorum.
Golf tutkunu musunuz?
Değilim.
Yani gece vakti, golf sahası olmayan bir yerde
kırıp dökecek bir şey bulurum umuduyla sopayla mı geziyorsunuz?
Evet. Aynen öyle.
Teşekkürler.
Peki Bayan Hale...
...suç teşkil eden bir eylemi itiraf ettiğinizi hatırlatayım.
Siz yapmadıysanız şimdi söylemeniz yararınıza olur.
O yüzden tekrar soruyorum.
Siz mi yaptınız?
Ben yaptım.
Ben yaptım.
Ve ne kadar pişman olduğumu bilemezsiniz.
Tanrım, beni barışının aracı yap.
Nefretin olduğu yere sevgi ekeyim.
Suçun olduğu yere affı.
Karanlığın olduğu yere ışığı.
Çünkü verdikçe alırız.
Bağışladıkça bağışlanırız.
Ölünce ebedi yaşama doğarız.
Amen.
Peki. Balonları bırakalım. Tamam mı?
-Üç, iki, bir. -İki, bir. Hadi.
-Hepsi bu mu yani? -Evet. Galiba.
Sihirli bir şey olacak sanmıştım.
Bu öyle bir gün değil, Bip.
-Ne diyeceğini biliyorum. -Yakalanmak mı niyetin?
Değil.
Lütfen. Her içinden geleni yapman gerekmiyor.
-Öyle bir fikir aklına gelebilir. -Geldiğin için sağ ol.
Annem ve babamla yemekteydim. Yalan söyleyip karnım ağrıyor dedim.
Yaşın 44. Daha iyi bir yalan bulabilirdin.
Panikledim, tamam mı? Neredeyse yüreğime indirdin.
Benim için de çok hoş değildi.
Nezareti sevmedin mi? Hapishaneyi gör.
Biliyorum. Tanrım.
Teşekkür ederim. Hallettiğin için.
İstesen de istemesen de bu işte beraberiz.
Üzgünüm.
Haklısın. Ona söyleyemem.
Kimsenin hayatını daha beter etmek istemiyorum.
Bebeğim.
Sadece dinle.
Güven bana.
Her şey yoluna girecek.
Peki.
Yanındayım.
Yanındayım.
Bak kim geri gelmiş.
İyi ki doğdun bebeğim.
Seni özledim.
Ben sadece...
Diyecektim ki... Aman, iyi. Bir şey deniyordum. Sen de siktir git.
KEŞKE SENİNLE HÂLÂ WRATH OF HADES OYNAYABİLSEYDİM
Peki.
CHARLIE BEN ANNEN HADİ ŞU SALAK OYUNU OYNAYALIM
CHARLIE67: CİDDEN Mİ?
DİKKAT: HİÇBİR FİKRİM YOK
BAMBI88: TANRIM, GERİ DÖNDÜN!
Bambi mi?
SENİ NE ZAMAN GÖREBİLİRİM?
SENİ ÇOK ÖZLEDİM!
ALETİNİ ÖZLEDİM
Alt yazı çevirmeni: Barış Emre Alkım
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.