Afrikaans
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
LATE SHIFT
- Merhaba. - Merhaba.
- İzin günün güzel geçti mi? - Emma'yla hayvanat bahçesine gittik.
Üç saat boyunca maymun kafesinin önünde oturduk.
- Seninki nasıldı? - Her zamanki gibiydi işte.
- Ben de yeni bir çift almalıyım. - İndirimdeydi.
- Merhaba. - Merhaba.
Yeni hasta geldi.
- Sana yardım ederim. - Teşekkürler.
Huzur içinde yerimize gidemiyoruz bile.
- Bir dakikaya geliyorum. - Tamam.
- Merhaba. - Herkese merhaba.
Herkesi aradım zaten.
Serviste 25 hasta var, dolduk sayılır.
Evet, senin hatan olmadığını biliyorum.
Elbette, her zaman bir şekilde hâllediyoruz.
- İzin gününüz nasıldı? - Harikaydı.
- Merhaba. - Merhaba.
Merhaba.
- Sen bir meleksin. - Sen de benim için aynısını yapardın.
Hasta bezini değiştirmeliyiz.
Bir dakika dışarı çıkabilir misiniz?
- Tabii, sorun değil. - Teşekkürler.
Şimdi ayağa kalkmalısınız. Size yardım edeceğim.
Bu elinizi omzuma koyun.
Aynen böyle.
Bakın, bu benim iş arkadaşım.
Merhaba, ben Floria Lind. Ara vardiyada çalışıyorum.
- Ne oldu? - Hastanedesiniz. Ayağa kalkmanız gerek.
Şimdi diğer elinizi koyun, lütfen.
- Üçe kadar sayacağım. - Sıkı tutunun.
1, 2, 3.
Çok güzel.
Her şey yolunda.
Tutuyorum sizi, merak etmeyin.
Bayan Kuhn, bacağınızda biraz soğukluk hissedeceksiniz.
Korkmayın.
Bayan Kuhn, şimdi iç çamaşırınızı çıkaracağım.
- Çok iyi gidiyorsunuz. - Çok iyi, evet.
- Süper. - Endişelenmeyin.
Sağ ayağınızı kaldırabilir misiniz?
- Birazcık. - Sağ ayağınızı kaldırın.
- Çok iyi. - Evet, çok iyi.
- Çok iyi. - Aynen öyle.
- Şimdi sol ayağınızı kaldırın. - Diğer ayağınızı kaldırın.
Aynen öyle, bu ayağı. Çok iyi gidiyorsunuz!
Neredeyse bitti.
Süper. Başardınız.
Çok iyi, Bayan Kuhn.
Tamam, şimdi benimle gelin.
Şimdi yatağınıza oturabilirsiniz.
O elinizle kendinizi destekleyebilirsiniz. Aynen.
Harika gidiyorsunuz.
- Dikkatli ol, karşıya geçiyorum. - Tamam.
Çok güzel.
Burayı, aldım. Çok güzel.
Hayır, bir dakika.
Aynen. Bu taraf da... Tamam mı?
- Evet. - Tamam.
- Harika. - Tamam mı?
- Çok iyi. - Her şey yolunda.
Şimdi sizi yatağa yatıracağım, Bayan Kuhn.
Sizi yan yatıracağım. Dikkatli olun, bir saniye.
İşte oldu.
Çok güzel. Teşekkür ederim.
Bir şeye ihtiyacınız olursa butona basın. Ve tek başınıza kalkmayın.
- Demek hâlâ buradasınız, Bay Leu. - Sizi özledim.
- Hemen geliyorum. - Tamam.
Sarah hasta. Sadece stajyer öğrenciyle ben kaldık.
- Neredeyse dolduk. - Evet.
Ama idare ne yatak açıyor ne de personel veriyor!
- Doğu kanadını sen mi alacaksın? - Evet, her zamanki gibi.
- Claudia ne olacak? - Önemli bir yönetim toplantısı var.
Bugün gelmeyecek.
Herkese merhaba.
- Merhaba, ben Floria. - Amelie.
- Öğrenci önce seni mi gözlemlemeli? - Gerekirse.
Bea doğu kanadını halleder, ben de batı kanadını hallederim.
Ara sıra bana da haber ver.
Ama şimdilik lavabo odasını kontrol edebilirsin...
...yatak lazımlıklarını bulaşık makinesinden çıkar...
Çamaşır torbalarını bağlayıp, yenilerini hazırlayacağım. Daha önce yaptım.
- Bay Leu hakkında... - Evet?
Patoloji sonucu gelmedi mi daha?
Evet, şüpheler doğrulandı: Kolon kanseri.
Dr. Strobel bu sabah onunla konuşacaktı; ama henüz görüşmedi.
- Galiba, bütün gün ameliyatta olacak. - Bana, bir şey biliyor muyum diye soracak.
- Bea, öğrencilerle hiç ilgilenmiyor. - Evet.
Öyleyse... 1. oda, yeni hastamız Bayan Kuhn.
Huzurevinden geldi, kabızlık tedavisi için burada.
Burada biraz hâlsiz olduğu; ama şarkı söylemeyi sevdiği yazıyor.
Kapıdaki hasta, Bayan Cosatto...
...ameliyat sonrası 2. gününde ve kendi işlerini yapabiliyor.
Sadece, daha fazla sıvı alması için onu motive etmelisin.
2. odada, Bayan Bilgin, 67 yaşında, yemek borusu kanseri, kemik metastazı var.
Doktorlar bu öğleden sonra kendisiyle ve oğullarıyla konuşmak istiyor.
- Tıbbî vasiyeti var mı? - Yok.
Az önce yanındaydım, pozisyonunu değiştirdim ve ağrısı için bir şey verdim.
3. oda, Bay Leu. Onu tanıyorsun, pencerenin yanında.
Ve kapıda 72 yaşındaki Bay Schneider var.
Onu da iyi tanıyorum. Kızı hep yanında.
Zihni giderek daha da bulanıklaşıyor.
4. oda, ikisi de ameliyatta. 5. oda, kapıda Bayan Lauber var.
- Penceredeyse Bayan Morina var. - Evet, onu tanıyorum.
Çocuklarına lolipop aldım.
Geçen yıl da buradaydı, onu bir daha görmemeyi umuyordum.
Yarın tümör kurulu var. Durumu iyi görünmüyor.
6. oda, Bay Nana, bağırsak tıkanıklığı şüphesi olan genç bir adam.
Planlanan tomografisi için kontrast madde içiyor...
...ve sonuçlara göre ameliyathaneye gidecek.
Mide tüpünü reddetti.
- Harika. - Evet.
7. oda, özel bakım hastamız Bay Severin, 51 yaşında.
Onkolog, bu sabah ona tanısını iletti.
Pankreas kanseri.
Sırt ağrısı var ama bunun dışında kendi başına idare edebiliyor.
İşimi bitirdim. Ve az önce yeni hasta geldi.
Üzgünüm, tamamen aklımdan çıkmış.
Osmani, safra kesesi ameliyatı.
Biraz gecikti, ameliyat şu an için planlandığı gibi.
6. odaya alırsın. Al, “zehir” dolabının anahtarı.
Bea'ya gitmeden önce çekmeceleri tamamen doldurabilir misin?
IV kateter yıkama sıvılı enjektörler, kan alma tüpleri...
...tüm çekmeceleri doldur ve sonra arabayı koridora bırak.
- Tamam. - Teşekkürler.
Merhaba, ben Floria Lind. Lütfen beni takip edin.
- Merhaba. Geç kaldığımız için üzgünüm. - Hemen ameliyathaneye gitmelisiniz.
Hasta az önce geldi. Onu hemen aşağı göndereceğim.
- Lütfen acele et. - Ederim, tabii.
İhtiyacınız varsa tuvalete girin ve sonra tamamen soyunun.
Tüm takılarınızı, protezlerinizi vb. çıkarın size bir önlük vereceğim.
- Merhaba. - Merhaba.
Adım Floria Lind, bugün ara vardiyadayım.
- Tur attığımda uğrarım, tamam mı? - Teşekkürler.
Lütfen bunu giyin, ben de size önlüğünüzü getireyim.
Pardon? Kocam kendine ait bir oda istiyor.
Özel sigortası var mı?
Üzgünüm, o zaman tek kişilik oda alamaz.
Ama o adam horlarsa, kocam uyuyamaz.
Çok iyi kulak tıkaçlarımız var.
Yarın ne yapabileceğime bakarım...
...ama şimdi lütfen tuvalette soyunun, hemen döneceğim.
Merhaba Floria, üçüncü kat. Ameliyathaneye nakil gerekiyor.
- Gelmemiz en az 20 dakikayı bulur. - Çok geç olur. O zaman kendim hâllederim.
Pardon? İkinci antibiyotik ilacımı saat 14:30'da almam gerekiyordu...
...ama saat 14:45 oldu bile.
Hemen size döneceğim. Amelie?
Bea'ya birini ameliyathaneye götürmem gerektiğini söyler misin?
Tamam.
Ama antibiyotik ilacının aynı aralıklarla verilmesi gerekmiyor mu?
Bölümde antibiyotik tedavisi gören birkaç kişi var...
...bu yüzden dakikası dakikasına yapamıyoruz.
Ama ilkini sabah 6:30'da aldım...
...ikincisini şimdi saat 14:30'da almam gerekiyor...
...ve bir diğerini de saat 22:30'da.
Bugün sadece iki kişiyiz, biraz sabırlı olmalısınız.
Eşiniz telefonu kapatıp bu önlüğü giymeli.
Kendi iş yerimiz var ve kocam oğlumuza ne yapacağını söylemek zorunda.
Anlıyorum, ama ameliyathanede onu bekliyorlar.
Anladım.
Bay Osmani? Lütfen telefonu kapatın, çok acelemiz var.
Çoraplarınızı da çıkarın lütfen.
Giysileri şuradaki dolaba koyabilirsiniz.
Gözlüklerinizi de.
- Gözlüklerimi de mi? - Evet.
Lütfen yatağa uzanın.
- İşte oldu. - Teşekkürler.
- Affedersiniz? Burada bekleyebilir miyim? - Hayır, eve gitseniz iyi olur.
Doktor, ameliyattan sonra sizinle iletişime geçecek.
Ama isterseniz, yatağı odadan çıkarmama yardım edebilirsiniz.
- Olur. - Olur mu?
Dikkatli olun.
- Fazla mesainizi yazdınız mı? - Elbette. Saniyesine kadar.
- İyi akşamlar. - Sağ ol. Hoşça kal!
- Şöyle döndürün. - Tamam.
- Osmani mi? - Evet.
Nihayet!
Ben Bay Baer. Anestezi esnasında sizinle ilgileneceğim.
...ve güzelce uyumanızı sağlayacağım.
Lütfen bu yatağa uzanın.
Henüz iç çamaşırını çıkarmamış.
Ameliyat külodu giymeniz gerekiyordu Bay Osmani.
Şuraya koyabilirsiniz.
Adınız, yaşınız, olacağınız ameliyat?
Lütfen adınızı, doğum tarihinizi ve neden burada olduğunuzu söyleyin.
Alban Osmani, 8 Eylül 1970 doğumluyum, safra kesesi ameliyatı olacağım.
- Sıcak ve rahat mısınız? - Evet.
Çok yakında tekrar bizimle olacaksınız, tamam mı?
- Görüşürüz. - Görüşürüz.
Bayan Lind?
Şimdi ne olacağını söyleyebilir misiniz?
Doktorunuz daha sonra bulgular hakkında sizinle konuşacaktır.
Doktorum mu... Peki, siz hiçbir şey bilmiyor musunuz?
Altı gündür buradayım.
Doktorlar sürekli değişiyor ve kimse neler olduğunu açıklamıyor.
Biliyorum, Bay Leu.
Tüm bu tetkikler zaman alır.
Ama insanları bu kadar uzun süre bekletmek doğru değil.
Ne olduğunu bilmek istiyor insan.
Tamam, şimdilik dinlenin, ben de Dr. Strobel ameliyathaneden çıktığında...
...ne olduğunu öğrenmeye çalışayım.
- Tamam mı? - Tamam.
Uyanma odasından birini almam gerekiyor.
Merhaba, ben Floria, üçüncü kat. Robert Leu için aradım.
Dr. Strobel bugün onunla görüşmek istedi.
Ameliyattan ne zaman çıkacağını biliyor musun?
Acil bir vaka geldi, ama ona hatırlatırım.
Tamam, ama bittiğinde hemen ona haber ver lütfen. Önemli.
- Tabii, veririm. - Teşekkürler.
- Merhaba. - Merhaba.
Pekâlâ...
- Serumunuzu değiştireceğim. - Tamam.
- Bira mı o? - Hayır, şampanya.
- Şampanya demek. - Evet.
On dakikada bir bir bardak içiyorsunuz, değil mi?
Evet.
Ameliyat olmam gerekiyor mu?
Bunu ancak tomografiden sonra anlayabiliriz.
Peki ne zaman çekileceğim?
Dört saattir buradayım.
Yakında, bu yüzden kontrast madde içiyorsunuz.
Annem hep bana şöyle derdi: Ye! Ye! Şimdi de işte...
Bu ağrıyla uğraşıyorum.
- Çok fazla fondü mü yediniz? - Hayır, fondü sevmem.
Ben de.
Ateşinizi ölçeceğim.
Ağrınızı, 1'den 10'a kadar puanlar mısınız?
3 olabilir.
- 3. - Evet.
- Mide bulantınız var mı? - Neyim var mı?
Biraz.
- Biraz mı? - Evet.
O hâlde gerçekten de bir mide tüpü takmak daha iyi olabilir...
Hayır! Mide tüpü istemiyorum.
İstemediğimi zaten söylemiştim.
Sadece... Kusarsanız tomografi çekilemez.
Hayır, mide tüpü istemiyorum.
İstemediğimi zaten söylemiştim. Korkuyorum.
Tüp mü? Boğazımdan aşağı mı? Hayır!
Tamam. Bir şeye ihtiyacınız olursa butona basın, tamam mı?
Tek başımayım.
Ailem Burkina Faso'da. Arkadaşım yok.
- Ama ben varım. - Teşekkür ederim.
- Merhaba, rutin kontrol için geldim. - Merhaba, Bayan Lind.
Merhaba, Bay Schneider. Ben Floria Lind, ara vardiyadayım.
Önlüğünüzün altını kontrol edeceğim, tamam mı?
Bugün nasıl?
Bu sabah biraz daha iyi olduğunu düşünmüştüm...
...ama şimdi yine son günlerdeki gibi oldukça dalgın/tepkisiz.
Haftalardır böyle. Bir iyi bir kötü...
Katlanmak çok zor.
Artık hiçbir şey yapamıyorum.
Destek aldığınız biri var mı?
Bir erkek kardeşim var. Ama sonuçta yine de yük kadınlara düşüyor.
Biraz ara vermelisiniz.
Kafeteryaya gidin, bir şeyler yiyip için...
Sadece, öldüğünde yanında olmak istiyorum...
Kendinize dikkat etmezseniz babanıza bir faydanız dokunmaz.
Çektiği acılar bitse artık keşke...
Çok bencilce, değil mi?
Hayır, hiç de değil.
Böyle hissetmeniz tamamen normal.
Yakınları için de zor.
Baba?
Merhaba, baba! Merhaba!
Her şey yolunda mı?
- Bay Schneider, ağrınız mı var? - Evet.
Evet.
- Üçüncü kat, Lind. - Bay Nana'yı aşağıya gönderebilir misin?
Tabii. Ama birazdan.
Çok az zamanımız var. Aksi takdirde tekrar beklemesi gerekecek.
O zaman hemen gönderiyorum.
Birini tomografiye götürmem gerekiyor, sonra ağrı kesicileri getireceğim.
Önce ağrı kesicileri getirir misiniz lütfen?
Hemen döneceğim.
Amelie? Benimle gel lütfen.
- Hastamı tomografiye götürebilir misin? - Bea'nın da şu anda bana ihtiyacı var.
- Uzun sürmez. - Tamam.
Şimdi tomografiye gidiyorsunuz.
Evet. Üzgünüm... midem bulanıyor.
- Mide bulantınız mı var? - Evet.
Şu anda kusarsanız kötü olur, tomografi çekilemez.
Dümdüz ileriye bakın.
Ona bir kusmuk torbası verip asansöre götürebilir misin?
- Yatağı hâlledebilir misin? - Hâllederim.
Güzel. Size mide bulantısı için bir şey vereyim.
Teşekkürler.
- Kanton Hastanesi, üçüncü kat, Floria Lind? - Merhaba, ben Rbéthlisberger.
Bayan Réthlisberger'in kızıyım. Geçen hafta sizin bölümünüzdeydi.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Annem, 4. odada okuma gözlüğünü unutmuş da.
Gözlüğün hâlâ orada olup olmadığını kontrol edebilir misiniz?
Yarın sabah tekrar arayabilir misiniz?
Sabah vardiyasında daha fazla personel var.
Gözlük kahverengi, kırmızı bir askısı var.
Pencerenin yanındaki komodinin üzerindeydi.
Dediğim gibi, yarın sabah ararsanız daha iyi olur.
Annem okumayı çok sever ve gözlüğü olmadan okuyamıyor.
Bugün gelip alabiliriz.
Tamam, bakacağım ama şimdi değil.
- Numaranızı verir misiniz? - Tamam...
Bir saniye.
Pekâlâ...
Alayım numaranızı.
044 534 66 37.
37. Tamamdır.
Kırmızı askılı okuma gözlüğü ve anneniz 4. odadaydı.
- Teşekkürler. - Rica ederim. Hoşça kalın.
Mide bulantınız bir dakika içinde geçecek, Bay Nana.
Tamam.
Bu kısa süreli bir infüzyon...
...birkaç dakika sürecek ve tomografide çıkarabilirler.
Yine de kusarsa ne yapmalıyım?
Sadece köşeleri çok hızlı dönme, o zaman bulantısı kalmaz.
- Sonra görüşürüz, Bay Nana. - Tamam, görüşürüz.
Üzgünüm canım, asistanım geldi de.
Bir dakika bekler misin? Teşekkürler.
- Merhaba. - Merhaba.
Bana ağrı kesici getirebilir misin? Sırtım için.
Teşekkürler.
Bugün ofiste işler biraz yoğun. Hiç boşluğum yok.
- Lind, üçüncü kat. - Bay Hungerbühler taburcu olmak için hazır.
Tamam, ama biraz sürer.
Mümkün olduğunca çabuk gel, yer açmamız gerekiyor.
Tamamdır.
- Bence çok ağrısı var. - Birazdan daha iyi olacak.
Çok üzgünüm, bugün sadece iki kişiyiz.
Rahat mısınız, Bay Schneider?
Birazdan ağrın geçecek.
Her şey yolunda.
Birazdan sizinle ilgileneceğim, Bay Leu.
- İyi hissetmiyor musunuz? - Biraz başım dönüyor.
- Üşüdünüz mü? - Evet.
Ve terliyorsunuz. Öğle yemeği yediniz mi?
Aç değilim.
Tamam, hemen kan şekerinizi kontrol edeyim.
Bilekliğinizi tarayacağım.
İşaret parmağınızı uzatır mısınız lütfen?
Bir iğne batması hissedeceksiniz.
Kan şekeriniz düşük.
Lütfen bir dakika uzanın, Bay Leu.
Kalkmayın. Dekstroz getireceğim. Hemen dönerim.
Her şey yolunda gitti. Kusmak zorunda kalmadı.
Doğrudan ameliyathaneye gidecek.
Çok iyi. Ama hemşire aracındaki dekstroz'u yenilemeyi unutmuşsun.
Özür dilerim.
Eksik olan her şey, ekstra bir sefer demek. Emin değilsen, sorman daha iyi olur.
Ve 3. odadan arabayı getir.
Şeker hastasısınız. Aç kaldığınız takdirde çok tehlikeli olur.
Evet, biliyorum...
Kendinizi iyi hissedene kadar orada kalın, tamam mı?
Bayılmanızı istemiyorum.
Bunu da için lütfen.
Doktor ne zaman gelecek?
Acil bir durum vardı ve hâlâ ameliyathanede.
Ama hemen sonra buraya gelecek.
Tansiyonunuzu ölçeceğim.
Biliyor musunuz, eğer en kötüsü olursa...
...Charly'mi bırakabileceğim bir yer bulmam lazım.
Artık 11 yaşında...
...ve bu yaşta bir köpeği sahiplenecek birini bulmak kolay değil.
Evet.
Tansiyonunuz normal.
Onu görmek ister misiniz?
Evet.
Evet, bu güzel bir fotoğraf.
Şu anda komşumda kalıyor; ama komşum sürekli şikayet ediyor.
Onu sahiplenmeyecekmiş. Koktuğunu söylüyor.
Güzel bir köpek.
Şey olursa... Hayvan barınağına gitmesini istemiyorum...
Dr. Strobel'in asistanını tekrar arayacağım.
- Tamam mı? - Tamam.
- Bunu da içmeyi unutmayın, tamam mı? - Tamam.
Floria, üçüncü kat. Dr. Strobel hâlâ seninle mi?
Evet, neredeyse bitti.
Ona hemen sonra bize gelmesini söyleyebilir misin?
- Çok önemli. - Tamam, söylerim. Hoşça kal.
Tamam.
Ağrı kesicileri Basel'den mi getirdin?
Buyurun.
Hayati belirtilerinizi de kontrol edeceğim.
- Burada ölsem kimse fark etmez. - Çok üzgünüm.
Küçük bir acil durum oldu ve bugün sadece iki kişiyiz.
Ağrı kesici için çok uzun süre bekledim. Bu kabul edilemez.
İnanılmaz. Gerçekten inanılmaz.
Tansiyonunuz normal.
Sikmişim tansiyonumu.
Uzun süre beklemek zorunda kaldığınız için gerçekten üzgünüm.
Bay Hungerbdhler hâlâ alınmadı. Yer açmamız gerekiyor.
- Tamam, hemen geliyorum. - Affedersiniz?
Biz, Bayan Bilgin'in ailesiyiz.
Doktor ne zaman tekrar gelecek, biliyor musunuz?
Hayır, üzgünüm.
Bundan sonra ne olacağını bilmek istiyoruz, konuşabileceğimiz birini bulabilir misiniz?
Tüm doktorlar hâlâ ameliyathanede; ama işleri biter bitmez buraya gelecekler.
Doktorların öğleden sonra bizimle konuşacaklarını söylediler.
En kısa sürede konuşacaklar.
Ne zaman peki? Bir saat sonra mı? İki saat sonra mı?
Üzgünüm, gerçekten bilmiyorum.
Ee, kimse bir şey bilmiyor mu burada?
Şu an ameliyathaneden birini almam gerekiyor...
...ama turum sırasında annenizi kontrol edeceğim, tamam mı?
Sizi unutmadım Bayan Lauber.
Geciktiğim için üzgünüm.
Bay Hungerbühler, Lichtenstein tekniğiyle kasık fıtığı ameliyatı oldu...
Komplikasyon yok.
Yarım saat önce hastaya yarım gram Perfalgan verdim.
İdrarını da yaptı. Başka bir anormallik yok.
- Kalkmam mı gerekiyor? - Hayır, kalkmanız gerekmiyor.
Hastanedesiniz, ameliyat oldunuz. Her şey yolunda gitti.
Ben, Bayan Lind.
Tamam. Trende olduğumu sanıyordum.
Sonra uzun bir tünelden geçtik. Çok uzun sürdü...
Bitmek bilmedi.
Gotthard tüneli gibiydi, hâttâ daha da uzun.
Sonunda tren tünelden çıktı.
Ama gerçek bir tren istasyonu yoktu, ben de trende kaldım.
Bay Hungerbuhler...
...tuvalete gitmeniz gerekirse lütfen tek başınıza kalkmayın.
Butona basın, tamam mı?
Her halükârda, birdenbire ortaya çıktınız.
Kanton Hastanesi, üçüncü kat, Lind?
Bayan Kuhn'un kızıyım. Doğru yeri mi aradım?
Evet, anneniz burada.
Boston'dan arıyorum. Neyi olduğunu söyleyebilir misiniz?
- Yarın sabah doktorla konuşabilirsiniz. - Saat farkı nedeniyle bu biraz zor.
Hiçbir şey söyleyemez misiniz?
- Bir saniye bekler misiniz? - Tabii.
Size çay ve akşam yemeği getirecekler.
Çinli bey bu odaya geri gelecek mi?
- Evet, hâlâ ameliyathanede. - Tüh.
Konuşabileceği kimse yok, Almanca bilmiyor.
Ağrınız olursa lütfen butona basın, olur mu?
- Bayan.... - Lind.
Bayan Lind, eşim satranç takımını dolabıma koymuş.
Size zahmet, onu bana verebilir misiniz?
Çok teşekkürler.
Buradayım. Anneniz kabızlık şikayetiyle yatırılmıştı, ama sorun zaten çözüldü.
Durumu nasıl? Onunla konuşabilir miyim?
- Üzgünüm, şu an uygun bir zaman değil. - Lütfen, Bayan Lind.
Uyanık mı diye bakacağım. Hemen geliyorum.
Bayan Kuhn? Amerika'da yaşayan kızınız telefonda sizinle konuşmak istiyor.
Hâlinizi hatrınızı sormak istiyor.
Kendisine veriyorum.
Anne?
Anne, ben Isabelle. Nasılsın?
Boston'dan kızınız arıyor. Onunla şimdi konuşabilirsiniz.
Ben Isabelle. Anne, beni duyabiliyor musun?
- Eve gitmek istiyorum. - Anne?
Eve gitmek istiyorum. Eve.
Anne, ben Isabelle. İyi misin?
Lütfen, eve gitmek istiyorum!
Bu durum annenizi oldukça üzüyor gibi görünüyor.
Benim kim olduğumu biliyor mu ki?
Ölmek üzere olabilir mi?
Durumu kritik değil. Kabızlığı geçti.
Yarın doktorun sizi aramasını sağlayacağım.
Kimdi o?
- Teşekkürler. - Hoşça kalın.
- Kimdi o? - Her şey yolunda, Bayan Kuhn. Sorun yok.
Hayır. Hayır...
- Ama ben eve... - Bayan Kuhn, her şey yolunda.
Yarın eve gidebilirsiniz, şimdi dinlenin.
Hayır, eve, kocamın yanına gitmek istiyorum!
♪ Ay yükseldi, ışıldıyor ♪
♪ Altın yıldızlar pırıldıyor ♪
♪ Gök de öyle, ışıl ışıl ♪
♪ Uykuya dalmış kara orman ♪
♪ Hayalet gibi sisler yükseliyor ♪
♪ Büyülü çayırlardan ♪
♪ Dünya ne kadar da sessiz ♪
♪ Alacakaranlık etrafını sararken ♪
♪ Öyle huzurlu, öyle güzel! ♪
♪ Sessiz bir oda uykuya davet ♪
♪ Unutuşun kollarında ♪
♪ Günün dertleri erir gider ♪
♪ Ay'a bak, ne kadar yalnız! ♪
♪ Yarısı parlıyor sadece ♪
♪ Yine de yuvarlak ve parlaktır ♪
♪ Biz de bilmeden güleriz bazen, ♪
♪ Görünmeyen şeylere ♪
♪ Gözümüzden gizlenmiş olanlara. ♪
Akşam yemeği birazdan servis edilir, tamam mı?
Bayan Cosatto, iyi misiniz?
İyi hissetmiyor musunuz?
Bizim başımıza gelmemesini ummaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok...
Şarkı söylemenin ona biraz yardımı oluyor gibi görünüyor.
Hayati belirtilerinizi de kontrol edeceğim.
Ağrınızı, 1'den 10'a kadar puanlar mısınız?
Ama dişlerinizi sıkmayın, tamam mı?
Ağrınız varsa, bir şey almalısınız.
Çok minnettarım. Sonuç bugün geldi. Negatif çıktı.
Kanser değilim.
Ve biliyor musunuz...
Boktan ofis işimden istifa edeceğim.
Canları cehenneme.
Bu çok hoşuma gitti.
Ama biraz daha sıvı tüketmelisiniz. Böylece buradan çabuk çıkabilirsiniz.
Kadına biraz müzik açsam hoşuna gider mi sizce?
Tabii ki deneyebilirsiniz.
Az önce Bayan Bilgin'le birlikteydiniz, değil mi?
Evet.
Ne konuştunuz? Akrabaları oldukça üzgündü.
Oldukça zor bir durum. Oğulları, her türlü müdahaleyi yapmamızı istiyor.
Ama ikimiz de bunun hasta için en iyisi olmayacağını düşündük.
Ne yazık ki kendisi neredeyse hiç Almanca bilmiyor.
- Tıbbî vasiyetini konuştunuz mu? - O konuyu da konuşmak istemiyorlar.
Bir tercüman bulmak önemli bence.
- Dosyasına not olarak ekler misiniz? - Tabii.
Kimsenin annelerini ziyaret etmediğinden de yakındılar.
Aynı anda iki yerde birden olamam.
Dr. Akın'a yarın size eşlik edip edemeyeceğini sorun.
O Türkçe biliyor. Tercümandan daha iyi.
Tamam, öyle yapalım.
Amelie?
1. odadaki Bayan Kuhn'un yemek yemesi için yardıma ihtiyacı var.
- Yardıma ihtiyacı olan iki kişi daha var. - Hâlledersin.
Butona basmasam asla gelmeyecektiniz.
Merhaba, canlarım.
- Merhaba. - Floria!
Bakın, size ne getirdim.
- Teşekkürler! - Seni görmek güzel.
- Hemen geliyorum. - Tamam!
Önce, hayati belirtilerinizi kontrol edeceğim, tamam mı?
Bunu, akşam yemeğiyle birlikte için.
Teşekkürler.
Sizi çağırırsam, sonunda antibiyotik ilacını değiştirebilirsiniz diye düşündüm.
Zaten çok geç oldu.
Biliyorum Bayan Lauber, ideal bir durum değil.
Ağrınızı, 1'den 10'a kadar puanlar mısınız?
- 2. - 2.
Pekâlâ.
Kocamla bir yıllık yat gezisine çıkmak istiyorduk.
Gelecek hafta yola çıkmak istiyorduk.
Ama karnında öyle bir torba varken yüzmeye bile gidemezsin.
Stoma torbası kullananlar için özel mayolar var.
Her şeyi iptal etmek zorunda kaldık.
Bakalım bir gün yapabilecek miyiz, kim bilir.
Enjeksiyon bölgesi iltihaplanmış.
Meslektaşınıza bir sorun olduğunu söyledim ama hiçbir şey yapmadı.
Ne kadar ihmalkâr.
- Şimdi yeniden damar you mu açacaksınız? - Hemen bitecek.
Hayır, bende öyle çabuk bitmiyor işte.
Hep yüzlerce kez iğne saplamak zorunda kalıyorlar.
Dikkat edin, acıyor!
İltihaplandığı için acıyor, dikkatli olmadığım için değil.
Bunu o bölgeye bastırın, lütfen.
İşe yaramayacak. Sizi şimdiden uyarayım.
Yumruğunuzu sıkar mısınız, lütfen?
İşe yaramayacak, biliyorum!
Burada hiç sessizlik olmaz mı ya?
Kimse ilk denemesinde bunu başaramamıştı.
- Floria, üçüncü kat. - Kadın yatağınız kaldı mı hiç?
Zatürre şüphesi olan bir kadın hastamız var ve akciğer servisi dolu.
Kapasitemizin sınırındayız. Dahiliyeye sordun mu?
Her yere sordum, hepsi dolu.
Tamam, nakil servisi 2. odaya yerleştirsin.
- Hastanın adı Frei, 1965 doğumlu. - Evet, Bayan Frei, 1965 doğumlu, tamam.
Sosyal yardım alıyor, alkolik, oksijen desteğine ihtiyacı var.
Göze çarpan bir şey var mıydı? Agresiflik ya da benzeri bir şey?
- Hayır, pek bir şey yok. - Tamam. Görüşürüz.
Evet, artık birçok kartınız var.
Sol.
Çocuklarla kafeteryaya gitmeye ne dersin?
Böylece ben de burada hemşirelik işlerini halledebilirim.
Tabii, öyle yapalım.
Hadi çocuklar, gidelim.
- Oyuna sonra devam ederiz, tamam mı? - Görüşürüz.
Görüşürüz. Bana çikolata getirir misin? Gerçekten mi? Söz mü?
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Beni kurtardığın için teşekkürler.
Kocana biraz daha dinlenmen gerektiğini söylemen sorun değil.
Evet, söyleyebilirim.
Ama yakında sonsuza kadar dinleniyor olacağım.
Sen nasılsın? Her şey yolunda mı?
Yani, bugün yoğun bir gün oldu.
Ateşini ölçeyim.
Özel hayatın ne âlemde?
Geçen yıl ben buradayken, sanırım bir ayrılık sürecinin ortasındaydın.
Evet, şey...
Çocuğun olduğunda, maalesef asla gerçekten ayrılmış olmuyorsun.
Evet, kolay değildir.
Yine de kanserden iyidir.
Pardon.
- Floria, üçüncü kat. - Bay Song bizden alınabilir.
Tamam, hemen geliyorum.
- Ağrını, 1'den 10'a kadar puanlar mısın? - Yok.
Bu durumun tek olumlu yanı morfin.
- Her şey yolunda. - Akşam yemeğinden önce iç, tamam mı?
Ama yarınki tümör kurulu toplantısı konusunda endişeliyim.
Bu mantıklı mı?
Ameliyat üstüne ameliyat ve sonra tekrar kemoterapi?
Buna değer mi?
Hemen cevap vermek zorunda değilsin. Ben hiçbir yere gitmiyorum.
- Şu anda yemek yiyoruz. - Sadece iyi geceler demek istedim.
Emma, annen seninle konuşmak istiyor.
- Merhaba. Anne. - Merhaba, tatlım. Günün iyi geçti mi?
Evet.
- Okulda neler yaptın? - Matematik dersi vardı.
- Sadece matematik mi? - Hayır. Kompozisyon da yazdım.
Kompozisyon da yazdın demek.
- Peki okuldan sonra ne yaptın? - Oyun parkına gidip dondurma yedik.
Kışın dondurma mı yedin? Vay canına.
Çok kıskandım.
Neyli dondurma yedin?
- Dur tahmin edeyim, çilekli mi? - Anne, artık kapatmam lazım.
Hayır, biraz daha konuşalım, annen sesini duymayı çok seviyor.
Seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.
Eğlenceli bir şeyler yapacağız, tamam mı?
Emma?
Floria? “Zehir” dolabının anahtarına ihtiyacım var.
Uyanma odasına gitmem gerekiyor.
Amelie hâlâ seninle mi? Yemek için yardıma ihtiyacı olan biri var.
Nerede olduğunu bilmiyorum, üzgünüm.
Dr. Strobel?
Dr. Strobel!
Robert Leu için birkaç kez aradım.
Patoloji raporu bugün geldi. Onunla konuşmak mı istiyordunuz?
Evet, kolon kanseri. Yarın konuşurum.
- Bütün gün sizi bekledi. - Dediğim gibi, yarın hâllederim.
Ama insanlara böyle davranamazsınız! Bilgi alma hakkı var.
- Benim de şimdi eve gitme hakkım var. - On dakikanızı almaz.
Bütün gün ameliyattaydım, yemek yemedim, mola vermedim, tamam mı?
Hayır, tamam değil.
Bay Song, 1959 doğumlu.
Apandisit ameliyatı geçirdi, herhangi bir komplikasyon yok.
İdrarını da yaptı.
Tek özel durumu metamizol alerjisi, bu yüzden oksikodon damlası alıyor.
Tamam, sağ ol.
Bay Song?
Tuvalete gitmeniz gerekirse lütfen tek başınıza kalkmayın.
Kalkmayın.
Butona basın.
Ağrınız var mı?
Tamam, size bir şeyler getireceğim.
- Bana da lütfen. - Tamam.
Doktor bugün gelecek mi?
- Bundan sonra size gelecektim. - Ama çok geç oldu.
Maalesef bugün gelemeyecek.
Çok üzgünüm.
Sabah vizitinde, 7'de sizinle konuşacak.
Bir baksanız iyi olur bence.
Bayan Kuhn, lütfen onu bana verin. Teşekkür ederim.
Tanrı aşkına, yemek yemesinde yardım etmen gerekiyordu.
- Ama sana söylemiştim, benim... - Oyalanırsan işin asla bitmez!
Şimdi onu temizle ve yemek yemesine yardım et.
- Lütfen hizmet ışığını aç. - Normalde açarım ama bugün atlamışım.
- Anahtarı almam lazım. - Bana yardım eder misin?
Henüz tüm hastalarımı göremedim.
Bunu daha fazla yapmayacağım. Lütfen dizlerinizi bükün.
- Evet, işte böyle. - Teşekkürler.
Ellerinizi karnınıza koyun.
- 3 deyince sizi yukarı kaydıracağız. - Tamam.
1, 2, 3. Güzel.
Sağ ol.
- Bayan Frei? - Buyurun, n'oldu?
Sigarayı hemen söndürün.
- Balkondayım yahu. - Burada da sigara içemezsiniz.
- Ve oksijen tüpünün yanında çok tehlikeli. - Dikkatli olurum.
- Dalga mı geçiyorsun? - Lütfen kalan sigaraları bana verin.
- Vermeyeceğim tabii ki, deli misin nesin? - Yoksa güvenliği çağırırım.
Çakmağı da.
- Giderken ikisini de geri alacaksınız. - Elbette...
Oksijen maskenizi çıkarmamalısınız!
- Tamam. Mutlu oldun mu? - Şimdi odanıza geri dönün, lütfen.
Benimle uğraşma. Soktuğumun cahili.
Babanızın bir sorunu mu var?
Hayır, ama sanırım oda arkadaşı Bay Leu az önce çıktı.
Bazen sigara içmek için dışarı çıkar.
Kafeteryadaydım ve geri geldiğimde dolabı boştu ve o da yoktu.
Sevgili Bayan Lind, siz bir meleksiniz. Teşekkürler. Sevgiler, Robi Leu.
Bay Leu!
Bay Leu!
Sanırım durumu pek iyi değil.
Dinliyorum, Leonie?
Metamizole alerjisi olan bir hastam var.
- Belirtiler ne? - Şiddetli kızarıklık ve kaşıntı.
Tamam, iki miligram klemastin getir. Hemen geliyorum.
İki miligram, tamamdır.
Alerjik reaksiyonunuz var, doktor yolda.
Antidot getireceğim.
- İyi misiniz? - Harika hissediyorum.
Teşekkürler.
Bay Song. Size şimdi antidot vereceğim, tamam mı?
Yakında kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
Tansiyonunu ölçer misin, lütfen?
Floria. Tansiyonunu ölçer misin?
Her şey yolunda, Bay Song. Kızarıklıkların geçmesi biraz zaman alacak.
Normal.
Tamam, daha sonra tekrar kontrol edeceğim.
Ya da butona basın.
İkisinin ağrı kesicilerini karıştırdım.
Olur böyle şeyler. Kendini suçlama.
Hepimiz hata yaparız.
Dosyasına kısa bir not düşeceğim.
25 dakika önce genç hemşireden çay istemiştim.
25 dakika oldu.
Ama o arada yemek servisi geldi.
Evet, ama istediğim çay yok. Bu boktan çayı değil, nane çayı istiyorum.
Saatlerce bekletilip adam yerine konulmuyorsan...
...özel sigortanın ne anlamı kalıyor?
- Çayı birazdan getiririm. - Birazdan değil! Çayımı şimdi istiyorum!
Şimdi!
Ve amirinle konuşmak istiyorum!
Amelie'ye ne yaptın?
Ağlıyordu.
Sanırım annem nefes almayı kesti.
Bayan Bilgin?
Lütfen bir şeyler yapın. Lütfen!
- Resüsitasyona başlıyoruz, tamam mı? - Lütfen yapın!
Bay Bilgin, dışarıda bekleseniz daha iyi olur.
Bayan Bilgin, 69 yaşında, yemek borusu kanseri...
...metastaz yapmış, ilk tanı, genel durumu kötü.
- Resüsitasyon durumu nedir? - Tıbbî vasiyeti yok.
Tamam, o zaman tam resüsitasyon yapıyoruz.
Senin yerini ben alacağım.
15 litre oksijen lütfen. Ventilasyon hazır.
Dışarı çıkalım, Bay Bilgin.
Ölüyor mu?
Onu geri getirmek için her şeyi deniyorlar.
Kardeşlerimi çağırayım...
Ritim kontrolü yapıyoruz, kısa bir ara veriyoruz.
Ventriküler fibrilasyon.
Basıya devam, 150 joule yükle.
Defibrilatör hazır. Temas kesin! Şok ver.
Şok verildi. Resüsitasyona devam.
Adrenalin hazırla, 1 miligram.
- Hazır. - Hemen verebilirsin.
Çok üzgünüm. Her şeyi denedik.
Ne yazık ki annenizi yine de kaybettik.
Ne oldu? Niye bu kadar âni öldü?
Kesin olarak öğrenmek için otopsi yapmamız gerekiyor.
Annemi bir kez bile kontrol etmediniz. Bir kez bile!
Bu bok çukurunda kimse anneme ilgi göstermedi!
Akciğer embolisi'nden şüpheleniyorum.
Hemşire bunu öngöremezdi.
Şüpheleniyorsunuz, ama bilmiyorsunuz!
Ama annenizin çok hasta olduğunu biliyoruz.
Hastalığının seyri gerçekten çok kötüydü.
- Bay Osmani'yi senin için getirdim. - Teşekkürler.
Onu bir kez bile kontrol etmedim.
O benim turumdaki son kişi olacaktı.
Oğullarına şimdi gelebileceklerini söyleyeceğim.
Sen de kısa bir mola ver.
Vay canına. Sanırım bu bir rekor.
Bir fincan çay için bir saat, üç dakika ve on saniye.
Hop!
Delirdin mi sen? O saat 40.000 frank!
Hemen geri getir, aptal kaltak!
Sen de hâlâ can çekişiyor olmana rağmen tam bir geri zekâlısın.
İyi misin?
- Hastamın saatini pencereden attım. - N'aptın?
Hastamın 40.000 frank değerindeki saatini pencereden attım.
40.000 frank değerindeki bir saati pencereden mi attın?
Her şeyin süresini tutup duruyordu, ben de saati pencereden attım.
Gerçekten pencereden attın mı?
Kusura bakma ama bu harika!
Harika!
40.000 frank değerindeki saati pencereden mi attın?
Pencereden?
40,000 frank değerindeki saati?
Bunu yapmaya cesaretin var!
Ben her şeyi kontrol altına alacağım, sen de saati ara.
- Tamam. - Tamam.
- Buraya çıkamazsın. - Yukarıda sigara içmem yasak.
- Lütfen yukarıya çık, oksijen maskeni tak. - Tamam.
Saatinizi bulamadım.
Elbette yarın ilk iş olarak bunu...
...hemşirelik yönetimine ve idareye bildireceğim...
...ve aleyhimde bir işlem başlatılabilir.
Hastanenin sigortasının bunu karşılayıp karşılamayacağını bilmiyorum.
Muhtemelen karşılamayacaktır.
Saatin parasını size geri ödeyeceğim.
Bu birkaç yıl sürecektir. Aslında, uzun yıllar sürecektir.
- Sikmişim saati. - Ne?
Sikmişim saati.
Zaten artık ona ihtiyacım olmayacak.
Şu hâline bak!
Yüzün de kirlenmiş.
Daha önce söylediklerim için özür dilerim. Öleceğinizi söylediğim için.
Hayır. Haklısın.
Pankreas kanseri en ölümcül kanser türlerinden biridir.
Wikipedia'da okuyabilirsin.
Henüz kimseye söylemedim.
Karıma bile.
Daha bir yıl önce evlendik.
Anlamıyorum.
Sağlığıma çok dikkat ederim.
Ailemdeki herkes uzun bir ömür sürdü.
Niye benim başıma geldi bu?
Sokayım!
Üzgünüm.
Muhtemelen benim gibi pislikleri sürekli teselli etmek zorunda kalıyorsundur.
Sık sık.
Ama senden daha kötüleri de var.
Gerçekten mi?
Hayır, belki de yoktur.
Saati bulursan, sende kalabilir.
Ya yarın doktor sana ölmeyeceğini söylerse?
O zaman hakkında şikayette bulunurum.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Ama burada böyle uyunmaz ki!
Başka bir odaya geçebilir miyim?
Gece vardiyası size kulak tıkacı verecektir.
Yarın başka ne yapabileceğimize bakarız.
Bir şeye ihtiyacınız olursa lütfen tek başınıza kalkmayın.
Butona basmanız yeterli, tamam mı?
Bayan. Yarın da burada olacak mısınız?
Evet.
Bea bana çoktan anlattı. Yoğun muydu?
İkinci turumu bile henüz bitiremedim.
- Senin için yaparım, tamam mı? - Sağ ol.
Merhaba, bir şey almam gerekiyor.
Gece vardiyası birazdan sizi kontrol edecek.
Teşekkürler. İyi akşamlar.
Amelie? Bugün biraz yoğun bir gündü.
- Oyalanmadım. - Biliyorum. Özür dilerim.
- Hoşça kalın millet. - Güle güle.
Fazla yüz verme. Yoksa tepene çıkar.
Boston'daki kızım bilgilendirilmelidir.
- Yardıma ihtiyacın var mı? - Hayır, teşekkürler. İyi geceler.
Teşekkür ederim.
- Görüşürüz. - Görüşürüz.
Baksana.
Az önce bunu arıyordun, değil mi?
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Bayan Frei?
2030 yılına kadar İsviçre'de 30.000 hemşire açığı olacak.
Eğitimli hemşirelerin %36'sı sadece 4 yıl içinde mesleği bırakıyor.
Dünya çapında hemşire eksikliği küresel bir sağlık krizidir.
Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar...
...13 milyon hemşire açığı olacağını öngörüyor.
Çeviri: dikistutmaz X: iapetos Letterboxd: moandor
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.