Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Açılmayacak bu. Ben Burak 'ı arıyorum. Gelip bizi çıkartmanın yolunu bulur o.
Kalamam ben.
Bayılacağım ben.
Ulaşılamıyor diyor.
Kızlar.
Bir şey söyleyeyim mi?
Ama panik yapmayın tamam mı?
Biz şu an arşiv odasındayız.
Ne? Yeminle şirketin tüm ticari sırlarının ortasında mal gibi kaldık.
Vallahi yakalanırsak kimseye izah edemeyiz. Allah 'ım.
Bayılacağım! Açın kapıyı! Ay ne olur, hepsi ballayı boğuluyor!
Yakalayacağız ya! Ne yapıyorsunuz? Ölüyoruz!
Hoş geldiniz Demir Bey. Yıldırım Bey sizi bekliyor. Beni beklemiyor ama yine
geleyim mi?
Alara?
Seçirdim ben.
Şartlarımı kabul etmeden görüşme git demiyorum demiştin ama.
Bahsettim. İstediklerimi duyunca yüzünün halini görmek çok eğlenceli oldu. Hazır
mısın? Aslı hazır olsun.
Kızım gelin açın şu kapıyı hemen.
Yıldırım Bey.
Aylara.
Kızım.
Selin Hanım.
Nasıl koyabilirim?
Şirketin arşiv odasından ticari sırları çalmak. Bu ne cüret?
Hı hı.
Demir Bey.
Bir izahınız olacak mı? Biz artık odası olduğunu bilmiyorduk. Size sormuyorum.
Demir Bey.
Elbette.
İzdaha muhtaç bir durum olduğu çok açık.
Burak Bey.
Birazdan toplantıya gireceğiz.
Arkadaşları alıp opise dönün. Hiçbir yere gitmiyorlar.
Şirketin sırlarını çalmaya teşebbüs ettiler.
Meral Hanım.
Güvenliğe haber verin polis çağırsınlar.
Ali ara.
Özür dilerim kızım.
Bana bir saniye müsaade eder misin? Yıldırım Bey lütfen.
Elinizdeki zarfı biz getirdik.
Yalnızca sizin görmeniz için getirdiğimiz özel bir hediye.
Şirket sırlarıyla bir alakası yok. Doğru söylüyor. Biz size vermek için
geliyorduk zaten bu zarfı. Biz yanlış odaya girdik sonra üstümüze kapıyı
kilitlediler. Yani biz çıkamadık. Biz çok çok özür dileriz. Tamam.
Uzatmayalım. Biz zaten hiçbir şey görmedik. Yemin ederim. Zaten biz hep
'le ilgilendik. Şey var onun kapalı. Aman buna açtılar. Çok fena var.
Arkadaşlar. Siz Burak Bey 'le ofise dönün. Ben durumu izah edeceğim. Kimse
kıpırdamasın. Polis gelecek, tutarak tutulacak. Yıldırım Bey, bir bakın zarfı
zaten anlayacaksınız.
Sonra... Geniş bir zamanda bakarsınız.
Önemli olan aramızdaki güveni tazelemek. Ne güveni Burak Bey?
Müdürünüzle toplantı yapacağım saat arşivimden elemanlarınız çıkıyor.
Bunu hep beraber mi organize ettiniz?
Çaldığınız sırlarla bana şantaj mı yapacak? İleri gidiyorsunuz Yadırım Bey.
Bakın sinirinizi anlıyorum.
Ama maksadını aşan sözler etmeyelim.
Artemim 'in şantaj yapmaya ihtiyacı yok.
Daha akılcı yollar varken kendimizi bu kadar alçaltacak değiliz. Bu şekilde
zorbalıklara tahammül etmem Demir Bey.
Sizinle işim bittiğinde Artemim diye bir şirket kalmayacak.
Yeter!
İnsanları azarlamanı izlemeyeceğim.
İki dakikanı ayıracaksan konuşalım.
Ha eğer bağırmaya devam edeceksem, tehditler savurmaya devam edeceksem ben
gidiyorum.
Sizinle işim bitmedi. Önce kızımla konuşacağım. Kızınızı buraya getiren
İsterseniz ofisinize geçelim. Orada konuşursunuz.
Beraber mi geldiniz?
Meral Hanım, kimse rahatsız etmesin.
Kızların ofiste güldü.
Kızdırımın kızının ne işi vardı Demir 'le?
Bilmem. Kız bugün sirkete de geldi. Pek samimiydiler.
Babasıyla küstüğe duymuştum.
Yıllardır görüşmüyorlarmış. Şimdi ne alaka?
Demek buyursan.
Demir kızı buldu. Bir şekilde ikna etti.
Babasıyla barıştırıp işi geri alacaktı.
İnanamıyorum. Biz de tam ortasına düştük. Bir şey çözüyorum dedi. Biz niye
karışıyoruz? Niye karıştırıyoruz ortalığı?
Söyleseymiş o zaman.
Hep bir gizemli haller, karizma kasmalar falan.
Çok mu zor yani? Kızıyla barıştıracağım da biz de oturup bekleyelim.
Ne olacak şimdi?
Batıyor muyuz, sıkıyor muyuz? Yarın gidecek bir işimiz var mı, yok mu?
Bozmayın moralinizi çocuklar.
Rahat. İyi misin canım benim?
İyiyim, iyiyim. Teşekkür ederim.
Kızlar, biz yavaş yavaş kalkalım. Yok öyle.
Yani.
Hemen pes etmek yok demek istedim.
Şimdi işler kötüye gidebilir yani ama siz ne yapacaksınız?
Düzelteceksiniz. İşte biz de tam düzeltiyoruz derken daha da bozduk.
Siz bizi mi dinliyordunuz?
Yok canım niye dinleyeyim yani insan duyuyor.
Yani kulak misafiri oldum da ondan.
Vallahi üzüldüm ya.
Şirketiniz zor durumda, aklınız karışık.
Allah bilir sizin borcunuz da vardır şimdi.
Valla benim böyle burnuma kadar kredi borcum var.
Benim kredi kartları da limte dayandı. Aynen benim de. Değil mi?
Herkesin illa ödemesi gereken borçları var.
Değil mi canım benim? Borçları ödemek şart. Yani.
Önce siz borcunuzu kapatın. Sonra ona göre bir yol çizersiniz. Yoksa öteki
herkes için risk çocuklar.
Tavsiye için teşekkür ederiz. Mesaj alındı.
Kızlar hadi biz kalkalım yavaş. Ama bir dakika.
Bak şimdi ben daha gelişme bölümündeyim.
Vurucu kısmı sonda.
Şöyle ki ben şirketlere danışmanlık hizmeti veriyorum.
Şirketler bana sorunla geliyorlar. Ben çözüyorum.
Hatta şurada bir kartım olacak.
Arayın beni ayrıntılı konuşalım.
Ben onu alayım.
Bir şey lazım olursa iletişime geçeriz. Beklerim canım benim.
Beklerim. Oğlum. Oğlum.
Bize beş tane kazan gibi getir. Tamam mı? Yeriz değil mi çocuklar? Çok iyidir
kazan gibi. Harika tatlı.
Bir yetimhane istiyorsun.
Çocuklar için spor ve sanat merkezi.
Ve bir de kadın sığınma evi var.
Ve bütün bunları duyurmadan yapmamı istiyoruz.
Ne oldu?
Reklamını yapmayacağım şey için onca parayı niye harcayayım diye mi
düşünüyorsun? Sen gerçekten benim kızımsın. Seninle gurur duyuyorum. Ben
Senden aldığım en ufak bir gen kırıntısı bile yok. Haberin olsun.
Alara dur lütfen.
Sinirlenme. Sen güçlü ve kararlı bir genç kadına dönüşmüşsün. Bunu demek
sadece. Ben buraya.
Sana kendimi ispat etmeye değil, proje konuşmaya geldim. Biliyorum, özür
dilerim. Otur lütfen.
Taleplerim pazarlığa açık değildir. Eğer ki onları kabul edersen seninle yılda
iki kere bir masaya oturup yemek yeriz. O kadar.
Kızım ben seni dört yıldır göremiyorum.
Yılda iki kez görebilmek için ne istersen yaparım.
O zaman bundan sonrasını Demir Bey 'le konuşursunuz.
Zaten o her şeyle ilgilenecek.
İyi günler.
Bu kadar çabuk mu gidiyoruz?
Alara bir dakika.
Şansını daha fazla zorlama baba.
Beni buraya geldiğime pişman etme.
Tamam tamam anladım.
Çok teşekkür ederim.
Bana bir şans verdiğin için teşekkür ederim.
Demir gidelim mi artık? Çünkü benim burada işim kalmadı.
Siz detayları sonra konuşursunuz. Bize beş dakika daha müsaade eder misin?
Sadece beş dakika.
Ben Asya'da bekliyorum. Beni ararsın.
Yalnız çantanıza bayıldım. Ben de bayılmıştım Paris Moda haftasında.
Ön sipariş gerekiyor. Yani alması kolay olmuyor diye dönüştüm ben. Ay valla
kuyruk vardı.
Ekmek kuyruğu gibi.
Ama neyse ki bu şey istediğimde ikna edici olabiliyor.
İzninizle.
Ferruh.
Bittik biz. Kızlar beceremedi değil mi?
Bir zarfı vermeyi beceremedin bu yumruklar ya.
Biliyordum ben. Hayır zarfı verdik. Ne demek verdik?
Ya senin birinci çoğu şahıs ekiyle ne işin var ya Burak? Uzak dur demedim mi?
Duramadım işte. Olaylar saçma sapan bir şekilde gelişti.
Deminle de pişti olduk. Ne?
Onun ne işi varmış orada? Sence Ferruh?
Yıldırım 'la toplantıya gelmiş.
Elimizdeki zarfı da gördü.
Yetmezmiş gibi. E sen de burada.
Nerede?
Şu an kızlarla aynı masada kazandı bir yiyor. Ne?
Yandım yandım yandım. Asıl ben yandım ben.
Akıyor akıyor.
Kumaş sıcağı tutar bunu çıkarmamız lazım. Yapıştı gönlüm yapıştı.
Ferruh orada mısın?
Ay yanıyorsunuz Ferruh.
Şimdi geçecek Ferruh Bey.
Patronum Ferruh Bey.
Sizi kurtaracağım Ferruh Bey.
Ferruh ne oluyor lan?
Azmiye Hanım ne yapıyorsunuz Azmiye Hanım?
Çıkarmamız lazım.
Ya çektirme senizi.
Şey ambulanslar. Ambulanslar.
Yanık öncesi.
Olmayan sahneye gitmem. Söyleyeyim baştan.
Saçmalamayın Peruk Beyciğim. Üstünüze kızgın yardım etmedi bu sonuçta.
Ya acıyor.
Çektikçe acıyor.
O kadar sıcak çay getirmek zorundasınız siz ya.
Bunu da çıkarmamız lazım.
Hay Allah.
Ben şu gömleği temizleyip de geçeyim.
Ne dönüyor orada?
Burak. Şu an müsait değilim. Sen gelince konuşuruz.
Şimdi şöyle. Ben kazandı beni çok severim. Fakat keşküle de bir ilgim var
Keşküle çok severim.
Ya lafınızı balla kesiyorum ama bizim şirkete dönmemiz lazım. Kızlar hadi
kalkalım. Çalışmanız lazım değil mi tatlım? Evet öyle.
Kusura bakmayın sizin de başınız ağrıksın. Estağfurullah olur mu öyle şey
başım ağrımadı.
Ne sohbet etmekten keyif aldım ben.
Selin 'cim.
Yok ben gelmiyorum Demir 'i bekleyeceğim.
Ha yok biz buraya beraber geldik beraber dönelim.
Seni burada yalnız bırakamam ben. Merak etmeyin canım. Ben arkadaşınıza eşlik
ederim. Fena fikir değil aslında. Sonuca da hazırlıklı oluruz. Aynen. Ben size
ara ara haber veririm.
İyi o zaman.
Görüşürüz. İyi günler. Hoşçakalın tatlım.
Allah Allah. Arkadaşımızın yiyecek değilim herhalde. Korkmayın.
Güle güle.
Kavuşursan meşk olur, kavuşmazsan aşk olur.
Ama yani sen böyle arkasından bakarsan bir şey olacağı yok.
Efendim?
Ha, ee, yo.
Yani ben, ben hisle ilgili bir şey düşünüyordum. Benim gözüm dalmış o
öyle oldu.
E şimdilik öyle olsun o zaman.
Bu daha ilk görüşmeniz.
Biraz zamana bırakmak lazım.
Galibiyet... Zamana bırakılarak kazanılmaz Demir Bey.
İşler oturup bekleyerek... ...akışına bırakarak... ...yoluna girmez. Bunu
biliyorum. Madem biliyorsunuz, neden bir şey yapmıyorsunuz?
Anlayamadım.
İlk hatalarında kovarsam... ...kimseyle bir haftadan fazla çalışamam dememiş
miydiniz? O gün siz ayrıldıktan sonra ben ne yaptım biliyor musunuz?
İşten çıkardığım çalışanımı geri işe aldım.
Ama... Bugün yaşananlara bakınca benim yöntemim çok daha doğruymuş.
Siz yetenekli, ufku geniş, değerli bir yönetici olabilirsiniz.
Ama ekibiniz sizi aşağı çekiyor.
Daha kaç hata yapmalarına müsaade edeceksiniz?
Bu benim kararım Yıldırım Bey.
Benim aldığım risk.
Umarım bir bildiğiniz varmış.
Çünkü benim yalnızca bir kızım var.
Tamir edip işinizi kurtaracağınız başka bir derdim de yok.
Sana bizim işimiz hakkında bir sır vereceğim.
Şimdi hata hatayı yapanla ölçülür. Yani kıymetin ne kadar
çoksa hata o kadar küçülür. Ama kıymetin yoksa her şey müstahak. Öyle
mi? Evet. Yani sen hatayı boş ver. Sen kıymetini arttırmaya bak. Her şey
düzelir. Çıktılar. Benim gitmem lazım.
Sohbet için çok teşekkür ederim. İnşallah tekrar görüşürüz. Görüşürüz
Taksim.
Öndeki aracı takip et. Çabuk.
Bana mı söylüyorsun?
Evet. Bana mı dedin? Evet. Başka kime diyeceğim?
Başka kiminle konuşabilirsin ki? Burada sadece ben var. Ama sırası mı canım
şimdi? Ablacığım şimdi arabaya film repliğiyle binersen sinema.
Beni gaza getiriyorsun. Zaten Robert De Niro atlatayım ya. Söyle kimi takip
ediyorsun? Geç tamam geç.
Araba kaçtı.
Çabuk çabuk.
Firuze. Biraz zeytinyağı bari koyaydık.
Böyle yenir mi sası sası?
O afrodizyak tatlı beni mahvetti.
Biraz detoks yapıp.
Vücudumdaki o etkileri.
Yok etmem lazım.
Aman aman aman bana tatlı falan deme hemşire.
Ölüyorduk o tatlı yüzünden zaten.
Firuze. Bu çocukları birbirine yakınlaştırmak için başka bir fikir
Ben buldum ayol.
İki kişi arasındaki duyguları alevlendirmek için romantik bir ortam
lazım. Diyor dergi. Bak bak bak.
Ay alemsin vallahi kız.
Ayol yontmataş devrinden beri bilinen bir şeyi sen bu kadar çok dergi
karıştırdıktan sonra mı buldun?
Ay ilahi bakayım ne diyormuş bakayım.
Evi mumlarla donatıp romantik bir masa hazırlayın.
E peki bu nasıl olacak Firuze Hanım? Böyle uzaktan telepati yoluyla mumları
yakın mumları yakın falan mı diyeceğiz?
Orasına bakacağız artık Leyla.
Bu işleri yapan dedektifler oluyor ha.
Anlamadım. Bu işleri diyorum dedektifler yapıyor. Yani kadınlar kocalarından
şüphelendiği zaman bu dedektiflere gidiyor.
Onlar sizi yerine takip ediyor. Yani seni takip etmene gerek yok.
Ay ne kocası be. Allah razı olsun.
Enişte müstakbel o zaman.
Sen içine baksana. Al.
Yani ben diyeyim de sen yine de çok sıkma adam. Kaçar gider yazık.
Gıcık. Demir.
Ay hakikaten benim burada ne isim var ya?
İnsan gibi cevap vermiyor ki.
Ne oldu?
Ay Yıldırım Bey ne dedi?
Her şey yolunda mı?
Otel işi yine bizde mi?
Cevap verir misin?
Alo kime diyorum?
Görmemiş bile.
Of Demir of.
Hoş geldiniz.
Üyelerimizden misiniz?
Üye mi?
Restoranı mı?
Nasıl yapalım? Siz bana mail atın. Ben internetten hemen halledeyim o işi. Öyle
olmuyor maalesef. Başka bir üyemizin tavsiye mektubu gerekiyor.
Nasıl ya? Kendi paramızla şurada bir kahve içeceğiz.
Atalet belgesi mi lazım?
İngiliz kraliyet restoranı mı canım burası?
Dışarıdan kimseyi alamıyoruz. Üzgünüm. Siz de idare ediverin canım. Çok
kalmayacağım zaten.
Ayrıca ben iç mimarım. Bir taze ateşimiz falan olur, ben size yardımcı olurum.
Ay yok, yok, yok. Yok, ben bugün bir güvenlik vakasıyla daha uğraşacağım.
Çıktım.
Karar verebildin mi?
Bir şey demeyeceğim ben ya.
İyi misin?
Babamı görmek sinirlerimi bozdu. Bir de onunla aynı masaya oturup yemek yediğimi
düşünemiyorum. İyi bir amaç uğruna yaptın. Öyle düşün.
Yetimhaneyi yenilerken bütün gerginliğin geçer.
Umarım.
Ne oldu?
Yıldırım Bey ne dedi?
Her şey yolunda mı?
Otelisi yine bizde mi?
Cevap verir misin?
Alo, kime diyorum?
Masa 9 'u rezerve edelim lütfen.
Atma yüzünü.
En azından istediğin projeleri yaptırıyor olacaksın.
Sen peki? Sen iyi olacaksın.
Bunlardan istemedik ki. Pardon.
Yıldırım Bey bana güvenmiyor.
Babam biliyorsun.
Affedildi değildir biraz katı biri.
Alır mısınız bunları lütfen?
Ne dese haklı.
Yapılmaması gereken hatalar yapıldı.
Olan sana oldu. Ama senin bir suçun yok. Yani bütün suç ekibinden.
Nasıl ya?
Hanım efendi müdürünüzle görüşmek istiyorum.
Hiç çağırmıyorsanız ben gider kendimi bulurum. Tamam. Kapıdan çağıracağım. Bir
dakika ama.
Bir dakika.
O iki bin başında ben varım Alara.
Tatlısı olaylara mani olmak benim sorumluluğumdu.
Olamadım.
Sonuçta şirket için kötü oldu.
Böyle bir itibar kaybıyla işimiz zor.
İstansız adam.
İnan şirketçi. Bana mı diyorsunuz? Ay yok canım.
Ne istediğim ya?
Devam edin lütfen. Afiyet olsun.
Derin derin nefes alıyoruz.
Ve içimizdeki bütün negatif düşünceleri
dışarıya atıyoruz.
İçimizde sadece umut kalıyor.
Arkadaşlar bırakın Allah aşkına ya.
Yani umut ederek mi geri alacağız biz otel işini abi?
Bacaklarım kımış kımış oldu. Ferruh Beyciğim nefesimize odaklanalım lütfen.
Bir de bu var yani nefes almadan biz umut edemiyor muyuz mesela?
Boracığım ne demişler? İyi düşünelim iyi olsun.
İçimizdeki bütün kötülükleri böyle dışarı atacağız.
Niye Azmiye?
Evren bizim zihinsel çöplüğümüz mü ya?
Ayrıca bence bu düşünceler evrene ulaşamıyorlar bile. Böyle atmosferde bir
takılıp kalıyorlar. Tera etkisi yaratıyor. Ondan sonra dünya niye
Bora! Amma uyusuzlardın ya! Şurada haber gelen herkesi sakinleştirmeye
çalışıyoruz. Evet ya! Sen git tabletle oyun falan oyna hadi.
Ferruh! Bora!
Fazla umuttan içim geçmiş.
Geliyorum.
Bacacıklarım.
Bacacıklarım bedenimi terk etmiş.
Al beni.
Tamam bozmuyoruz.
Stres yok.
Sakin. Kaldığımız yerden devam.
Gözler kapalı.
Sırtlar dik. Ve...
Senin seni aramış mı?
Adeta bir okyanusta süzülür mülkesine.
Ve ver.
Yani Firuze... ...senin şu inadın bahçedeki keçide yok.
Ayol çalışan maaşlı insan bunlar.
Ne işleri olur bu saatte evde?
Bak işte yoklar.
Daha iyi. Rahat rahat etrafa bakarız işte.
İyi. Çıkar koç başını.
Kıralım birlikte onu.
Gerek yok.
Yedek anahtarları mı sakladı?
Aşk olsun Firuze. Tam iki hafta dip köşe bıçak. Bütün yalıyı arattın bana.
İçeri mi gireceğiz?
Hayır biz sigortalara bakıp çıkacağız. O ne?
Elektriği keseceğiz.
Mecburen mumları yakıp oturacaklar.
Al işte sana romantik bir ortam.
Bu planda bir kusur yok mu sence?
Var Leyla var.
Keledi değiştirmişler. Giremiyoruz içeri.
...gir tekne olacak hemşire.
Diyelim ki girdik. Elektriği de kestik. Nereden bileceğiz bunların mumları
yakıp... ...romantik romantik oturacaklarını?
O afrodizyak tatlıdan da... ...iki çadal yiyip gitmişlerdi.
Doğru diyorsun.
O zaman gitmemelerini sağlayacaksın.
Gözündeki ifadeyi... ...hiç beğenmiyorum hemşire.
Eğer... ...çocukları içeride bağlayıp... ...üstüne de kapıyı kilitleyelim falan
diyeceksen... ...o işte ben yokum. O kadar da değil yani.
Bu sefer başlarında bekleyeceğiz. Merak etme.
Bütün süreci biz yöneteceğiz.
Ama hadi hazırlık yapmamız lazım Leyla. Hadi yürü. Hadi yürü Leyla.
Nereye gidiyoruz?
Alışverişe gidiyoruz canım yürü.
Anlatsana şunu bana Firuze.
Bitti yani her şey.
Kaybettik otel işini.
Yıldırım Bey bize çok kızdı.
Affetmediyse demek ki.
Asıl Demir affetmeyecek.
Yani sirkete geldiğinde bizi isten kovarsa... Hiç şaşırmam.
Kuparmak niye boş kaldı o zaman?
Madem atılacaktık... ...niye ben hayatımı mahvettim?
Niye anlattım ben bu iş yüzünden?
Piyasada... ...iş de yok.
Yani son bir aydaki bütün... ...iş ilatlarına baktım.
Tam bir çorb.
Ben maaşımın dörtte üçünü... ...ev kredisine ödüyorum ya.
İşimden olursam evimden de olurum. İnanamıyorum ya.
Adamın beni evimden de işimden de göndermesi için... ...parmağını
bile gerek kalmadı. Bu kadar operasyon planladık. Adamı üstten göndereceğiz
diye. Ama biz kendimizi şirketten attırdık. Yani harika gerçekten.
Bravo bize.
Özür mü dilesin?
Olmaz değil mi? Zaten benim de içime sinmedik.
Kendi içimizi... ...kuralım diyeceğim ama... ...herkes daha kötü referans
ya. Yıldırım Bey mi yoksa Demir Bey mi?
Ben istifa edeceğim. Ne? O nereden çıktı şimdi? Tanrılar kurban etiyor kızlar.
Ben gidersem Demir sizi atmaz belki.
Hatta olmaz Selin. Hepimiz bu işin içindeyiz. Ama emniyette yanlış Yıldırım
aradığım için... ...başımıza bunlar geldi.
Kıvanın bası benim yani. İstifamımı veririm. Bu konuda böylece kapanır.
öyle şey ya.
Ya arkadaşlar zaten hepimiz kovulacağız. Neyi tartışıyoruz şu an?
Olmaz. Ben bu konuşmayı kaldıramam. Masamı toplarım. İstifamımı masasına
çıkarım. Ben gittikten sonra konu kapanır zaten. Size de bir şey olmaz.
gidersen ben hiç kalmam senin. Ben zaten hiç durmam ya. Ne yapacağım o demirin
en büyük sırtını çekeceğim ben.
Kızlar olmaz.
Sirketi daha da zora sokmayalım. Bakın buradan biliyorsunuz bir sürü insan
yiyor. Fırtına dinsin ben gittikten sonra oturur konuşursun. Dinlemiyorum
dinlemiyorum. Bugün Demir 'le sadece ben konuşacağım.
Daha ne kadar alışveriş edeceğiz Firuze? Demir 'e ev hediyesini de aldık.
Vallahi ayaklarım koptu. Dönelim artık ne olur.
Ev hediyesi akşam onlara gidebilmek içindi. Asıl alışveriş şimdi başlıyor.
Geri kalanını sen alıver.
Zaten bana bir şey seçtirdiğin yok. Hiçbir yere gidemezsin Leyla. Senin
bakıp neyi almayacağıma karar veriyorum.
Ben de sen çabuk karar ver diye senin beğendiklerini beğeniyordum zaten.
Nasıl yani? Şimdi sen benim beğendiklerimi beğendiğin için mi ben
beğendiklerini beğenmedim?
Aynen öyle.
Yıldırım Bey... ...otel projesini...
...bizimle yürütecek.
Herkes elindeki işe devam etsin.
Daha sonra yeni bir düzenleme yapılacak.
Akış dönecek bir şey yok arkadaşlar.
Bu olayın hepimiz için sonuçları olacak.
Yine ne oluyor ya?
Yıldırım Bey affetmiş bizi işte. Sorun çözüldü. Patron Bey gelip yaygara
yapmadığına göre... ...Yıldırım kesin zarfı açmamış.
Yani? Ne fark eder ki?
Adam bize kızının hatırına geri verdi işimizi.
Sence kadın da gizlice çekilmiş fotoğrafları görürse ne olur?
Eyvahlar olsun.
Eyvahlar olsun. Bittik biz.
Bittik biz. Ne yapacağız?
Ne yapacağız?
Kaçalım. Kaçalım.
Şimdi sen arabayı öne getir.
Bundan sonra yollardayız. Tamam mı? Teslim olmak yok.
Gerekirse arabayı uçurma sürer vefat ederiz. Tamam mı? Okey? Tamam.
Perru.
Saçmalamayı kes.
O zarfı almamız lazım.
Yıldırım bir yerden, demir bir yerden, Esen, babam.
Hepsi bir yerden domino taşı gibi üzerimizde yıkılmadan önce o zarfı
lazım. Nasıl ya?
Bir şey söylemenize gerek yok.
Masamı da topladım.
Yeten anların tüm sorumluluğu bana ait.
O yüzden istifa ediyorum.
Azmiye Hanım.
Ayda ve Merve Hanım 'ı gönderir misiniz?
Yok, hayır.
Buna hiç gerek yok.
Hepsi benim suçum gerçekten.
Kızacaksanız da bana kızın.
Bizet temizliğine.
Siz üçünüz... ...Yıldırım Bey 'in arşiv odasından çıktınız.
Neden masamda sadece bir kişinin ittifası var?
Çünkü onların bir ilgisi yok. Hiç yorulma Selin 'ciğim.
Biz zaten masamızı toplayıp geldik.
İstifa dilekçelerimiz de hazır. Hemen çıkışa geçirebilirim. Hayır.
Hayır ya.
Oraya ilk önce ben gittim. Onlar sonra bana destek olmak için geldi.
Siz orada ne yapmaya çalışıyordunuz? Bana bir anlatır mısınız?
O zarfla en büyük müşterimizi tehdit mi edecektiniz?
Tehdit etmek mi?
Yıldırım Bey öyle mi algıladı? Arşiv odasına çıktık ya herhalde yanlış
İyilik de yaramıyor ya. Hepimiz oradayken atlaydı zarfı anlaşılacaktı
zaten. Siz o zarfta ne olduğunun farkında mısınız?
Yani.
İçine yarar bir şeydi herhalde değil mi?
Nasıl?
Siz görmediniz mi o zarfın içindekileri?
Selin Hanım?
Görmedim.
Yıldırım Bey 'e ait bir şirket sırrı.
Merve Hanım siz gördünüz mü?
Çok güzel.
İçeriğini görmediğiniz bir zarfı en büyük müşterimize hem de kendi
götürdünüz öyle mi?
Peki.
Kim buldu bu şirket sırrını?
Kim verdi size bu zarfı?
Azmiye Hanım, Burak Bey 'i gönderir misiniz?
Hangi müşteriyle toplantısı varmış Burak Bey 'in?
Ne demek bilmiyorum.
Hayır, aramayın.
Burak Bey kafasına göre iş yapmakta kararlı anlaşılan.
Kıp gitmiş.
Onunla sonra konuşacağım.
Size gelince.
Anlatılan sizde otorite sorunu var.
Yok öyle şirketin altına dinamik döşeyip sonra da kaçmak.
Hatalarınızı telafi edene kadar buradasınız.
Gitmeye kalkan ne yakın ne de uzak coğrafyada iş bulabilir.
Anladınız mı?
Güzel.
Çıkabilirsiniz.
Hadi bakalım Burak Bey.
Görüşürüz kızlar.
En azından hala hepimizin içi var.
Vallahi ben dayak yemişe döndüm. Daha bulunmak için mi var ya?
Ben hiç eve gitmek istemiyorum.
İyi o zaman. Hadi çıkıp çarşı gezelim ha. Hem kafamız dağılır. Hadi Mervoş.
Ya benim biraz işim var ya. Siz devam edin. Ne işin var Boncuk? Hadi sen de
Birkaç şey daha toparlayayım diyorum yarına temiz bir başlangıç olur. İyi sen
bilirsin. İyi o zaman fikrini değiştir sen ara tamam mı?
Azmiye bana bugün bir evrak gelecekti.
Ay yok canım gelmedi sana bir şey. Çok mu önemliydi? Ya Dirim Hanım 'ın evi
tedarikçiden malzeme örnekleri istemiştim.
Tamam yarın arar söyleyeceğiz gelmedi diye. Tamam da adamı aradım gönderdim
dedi.
Neyse ya bekleyemeyeceğim.
Azmi sen çıkmadan gelirse eğer kuryeyle ipi paya yollayabilir misin?
En azından akşam çalışırım. Aynen. Ben kendim götüreyim. Böylece sizin o meşhur
kafenizi görmüş olurum. Sen hiç gelmedin mi kafeye? Bir kerecik olsun beni
çağırdınız mı?
Aydan. Bir şey diyeceğim.
Orada yakışıklı çocuklar var mı?
Vallahi şansına. Gel bak.
Evrakları ozaya bırakırsın olur mu?
Ay ben hemen gidip makyajımı tazeleyeyim.
Evrakları yanıma almayı unutmazsınız?
Ay inşallah.
Ee nasıl gireceğiz içeri?
Daha birkaç saat önce bir sürü rezillik yaşandı. Hatemimden kimseyi almazlar
içeri. Hem ne deyip de gireceğiz?
Bir arkadaşa bakıp çıkacağız desek.
Komik mi?
Bir arkadaşa bakacağız diyebiliriz.
İçeride adamımız var.
Kim ki o? Taylan.
Barbekü partisinde yaptıklarından sonra. O serseri bize yardım etmek zorunda. Ne
oldu ki abi partide?
Ne olmuş Selin 'e? Ya işte biz bununla takılıyoruz.
Dans etmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz.
Gerde de yakınlaşır gibi olduk.
Başladı tepinmeye.
Bir şey de yaptığım yok ha.
Ustam. Burası sende. Burası bende.
Allah kahretsin.
Muharrem Usta 'ya bırakmıştım adamı.
İnşallah hırpalamamıştır işimiz düşmüşken.
Abi kim bu Taylan? Ne yaptı Selin 'e ya? Hadi hadi hadi hadi.
Yok. Taylan açmıyor.
Muharrem Usta neredesin?
Taylan 'la mısın? Ne?
Hangi hastane?
Hastane mi? Yürü yürü yürü.
Arkadaşım. Bizim siparişler bugün gelir mi?
Abi valla bizim patron yok bugün kusura bakma. Neydi bizim sipariş? Kalkın
kardeşim.
Kusura bakmayın tekrar.
Pardon bizim katil gelmedi.
Alo.
Ayda senin bu uzay yok kuzum. Nasıl?
Ne demek yok? Baya yok işte.
Garson burada işleri yetiştirmeye çalışıyor ama işi zor söyleyeyim.
Bütün yakışıklılar da kaçıp gitti sıkıntıdan.
Azmiyeciğim tamam gelir Uzay ağabey. Sen takıl. Tamam sonra görüşürüz.
Tamam canım öptüm.
Ay ay ay.
Ay benim kopmuşum.
Firuzay bir tutturdun happy pie happy pie diye.
Ay sanki çocukların bize makaron aldığı yerden almasak ölürdük tatlıyı.
Gençler biliyorlar bu işleri. Neresi in neresi out.
Baksana ne kadar güzel bir yer.
Sen de pek meraklısın kuzularla bir kırkılmaya. Hoş geldiniz. Şöyle buyurun.
Yok oturmayalım. Çok özel bir tatlı arıyorum.
Böyle tadıyla, görüntüsüyle, kokusuyla.
Aşk gibi bir şeyim. Aşk gibi. Anlamadım. Yani şöyle.
Böyle kızla oğlan bu tatlıyı paylaştıkları zaman. Her taraf böyle
aşk, aşk, aşk. Kalp, kalp, kalp, kalp.
Ya var mı böyle bir tatlının?
Valla şu an elimizde bunlar var.
Canım sen çekil kenara şöyle bir. Kadın alt diyor alt.
Nesini anlamıyorsun ama değil mi? Değil mi ama?
Şimdi siz bana bu iki kişiden biraz bahsedin. Ben onlara uygun tatlıyı şıp
bulurum. Görüyor musun Leyla? Tam yerine gelmişsin. Ay bayıldım.
Geldik vallahi çok iyi gelecek bana.
İyi olacak sen de şimdi gel.
Havada mis gibi.
Aman da zar değmez.
Ya Merve niye gelmek istemedi sence?
Ay patronun ağzına laf vermemek istin herhalde. Vay da ya daha yeni
Niye hatırlatıyorsun? Boş ver boş ver unuttuk bak hava çok güzel.
Boş ver. Bak ne göstereceğim sana.
Nerede o?
Bu elbise benim çok içime sinmedi.
Bak bu, bu renk. Bu renk senin rengin.
Şimdi şöyle.
Elimizde iki tane genç var.
Bunlar birbirlerine deli divane olacaklar.
Ama henüz bilmiyorlar.
Yani kızımız maalesef biraz zeksi.
Ayol onun tarzı spor.
Aşk olsun. Okulu ne okumuş bu işin kız canı?
Yani aklı biraz havada.
Romantik ve tutkulu. Bırak kavgacı.
Aman, boş verin kızı. Siz bana adamı anlatın, adamı.
O çok yakışıklı. Ne yediğine de dikkat ediyor.
Dışarıdan bakınca biraz mesafeli bir duruşun.
Ama kibar ve ilgili.
Şimdi bu iki gencin kalbinin yumuşatacak bir tatlı var mı?
Kesinlikle bu. Hem romantik hem davetkar.
Sade ama elegan.
Buna ikisi de itiraz edemez biliyor musun?
Ayol çok kolay bir şeymiş bu. Bizim niye aklımıza gelmediydi?
Ah kızlar ah. Tutkuyu aşkı bana sorun.
Küslerimi barıştırmadım.
Ayrılanlarımı birleştirmedim ama. Terzi kendi söküğünü dikemiyor işte.
Ah ah. Bir ben yalnız. Bir ben mutsuz.
Olmaz ama. Çok gençsiniz.
Bu fizikte.
Bu zekayla. Bu işveyle. Bu cilveyle.
Siz de yalnızsınız.
Söyleyin söyleyin. Biraz daha söyleyin.
Hadi Feruze hadi.
Biz bunu alıp gidelim hanımefendi. Geç kalıyoruz Feruze hadi.
Tamam tamam. Hadi bakalım.
Hadi.
Genç bir erkeğin genç bir kadına elini uzatması görgüsüzlüktür.
Eğer kadın elini uzatmıyorsa, küçük bir başselamı ve kibar bir gülümsemeyle veda
edilir.
Erkek kadınla konuşurken el kol hareketi yapmamalı, gereksiz olarak kadına
dokunmamalıdır.
Anladın mı koçum?
Ayoo, sen anlamamışsın.
Ama sıkıntı yapma, vaktimiz bol.
Sen buradan taburcu olana kadar hepsini ezberleteceğim.
Taylan.
Ne hale gelmiş adam.
Vah vah.
Çok acıyor mu kardeş?
Ay tamam dokunmadım. Dokunmadım. Lan bu adamın hali ne?
Merdivenden düştü. Peki usta dayağı yemeden önce mi düştü? Yedikten sonra mı
düştü merdivenlerden?
Orası biraz karışık.
Adamın her yerini kırmışsın usta ya.
Değişim için eski kalıpları kırmak gerek Burak 'cığım. Ya usta sen aslansın ya.
O mübarek elini öpeceğim ver.
Hayır hayır hayır.
Bu arada Taylan 'cığım.
Selin 'in selamı var.
Pardon. Boracım tam olarak neye sırıtıyorsun?
Sevinecek bir şey mi var?
Taylan olmadan biz Yıldırım 'ın odasına nasıl gireceğiz?
Bununla.
Elahe Taylan.
Ya çok üzüldüm gerçekten.
Ama... ...Turk gibisin Turk. Yok Turk gibisin. Maşallah maşallah maşallah.
Aferin.
Hadi bakayım geçmiş olsun.
Ustam. Yeni sal.
Hadi.
Vallahi... ...kendi geleceğimi gördüm.
Neyse Allah daha beterinden tatlısın kardeş.
Hay pardon pardon.
Hadi usta.
Nerede kalmıştık?
Kişisel gelişim.
Hazır mısın?
İnanamıyorum ya.
Abi abi dedik resmen telefonlarımızı açmıyor. Ay çok sık.
Kimin bu?
Babamın. Babamın ya karıştı mısınız niye?
Peki tamam be ne kızıyorsun ha?
Kesin bir şey çıkacak bunun altına.
Yaptın beni abi ya.
Ya saçmalama ne çıkacak ya?
Mesaj atmış işte yoruldun biraz dinlenmeye ihtiyacın var demiş.
Ayrıca kaza maza geçirmediğini biliyoruz en azından.
Ya ben hem işe gidip hem burayı idare edemem ki.
Ay bak o konuda haklı.
İdare edersin de.
Garsonla idare edemem.
Hayır. İçeriye nasıl vurup tutacağını bilmiyorum.
Nasıl desem?
Buraya daha çok böyle insan ruhundan anlayan biri lazım.
Ay Azmiye keşke senden iki tane olsaydı. Bu iş tam sana göre bir iş. Ay vallahi
teklifleri açığım. Ay da be.
Acaba diyorum akşamları ilk çıkışı ben mi gelsem?
Gündüzleri de birini bulursun. Hayır yani benim gibi idare edemez ama işte
Ya sen niye içine karar atıyorsun ki?
Ayrıca ben ne yapacağım?
Karalar bağlaması gereken benim.
Ay sana ne oldu kuzum?
O da doğru haklısın.
Selin bak tartışma, sinirlenme, kendini kontrol et tamam mı?
En azından bugün.
Ay ne oluyor anlamadım ki.
Ay Selin yoksa hayatında biri mi var?
Ay yoksa Kerim hayatımda biri yok. Ama hayatıma katleden biri var. Ama o işler
kolaydır. Sakin Selin sakin.
Tamam.
Hakin.
Ben gidiyorum.
Kendinize iyi bakıyorsunuz.
Sizi çok seviyor musunuz?
Hiçbir şey anlamadınız.
Bugün her şeyi alttan alacağım.
Daha fazla bir tatsızlığa gerek yok. Ama tarzı bugün.
Şimdi sevdim. Derin bir nefes aldım.
Bunlar niye burada ya?
Demir.
Ne oluyor? Ne yapıyorsun?
Yukarıda depo olarak kullandığın odayı çalışma odası yapıyorum.
Ama... Ama ne?
Yani... Her şeyi indirmişsin. Selin dolandırmadan bir kere de söyler misin?
var görüyorsun.
Peki.
Önce odaya yerleştin. Şimdi kendine çalışma odası yapıyorsun.
Ya bu yaptığın sence de biraz fazla değil mi?
Bunları ben sonra depoya koyarım.
Hakin ol Sevin.
Hakin ol.
Gerginliğe hiç gerek yok.
Buyurun.
Odada cüzdanımı unutmuşum.
Allah 'ım bana sabır ver.
Senin kahvenden yaptım. Seninki gibi olduğunu bilmiyorum ama.
Teşekkürler.
Bu da senin.
Neden? Sakız kazağını yedi ya.
Gerçi aynısından bulamadım.
Değiştirmek istersen içinde kartı var.
Gerek yoktu. Masraf yapmıştım boşuna.
Güzelmiş. Teşekkür ederim.
Ben bu odayı duvar kağıdıyla kaplayacaktım.
Çalışma odası da duvar kağıda.
Fit tanıyorum.
Üç duvar koyu, bir duvar açık olacak.
Öyle karanlık olur yani.
Aksine.
Çalışma alanına yönlendireceğim uşuyu. Saçmalama.
Boğar öyle. En azından sıcak renklerle boya.
Renkler soğuk olacak.
Hayatta olmam.
Bu odayı öyle saçma sapan kasvetli renklerle boyamanı istemiyorum.
İki gün sonra ayrılıp gideceğin yer için fazla yorum yapıyorsun bence.
Benim hiçbir yere gittiğim yok.
Daha bugün ittifanı verdin Selim.
Kabul etmediğim için şanslısın.
Hop hop hop.
İşte patrolsun. Peki. Ama burada sadece demir.
İlk meseleleri işte kaldı. Eve getiremezsin.
Bu bir.
İstifamı sen kabul etmedin. Hiç lütfetmiş havalarına girme. Tamam mı? Bu
Ayrıca bu odayı saçma sapan renklere boyarsan gece kalkıp üzerine duvar
yaparım. Bu da üç.
Doğru görünce kaçarsın tabii böyle.
Yemek yapmaya gidiyorum.
Ben de yemek yapacağım. Dağıtma mutfağa. Tıranı bekle.
Nerede bu saf ya?
Ya her şeyi milimetre kesmek zorunda mısın?
Tahtayı işgal ettin resmen. Ben daha patlıcanları doğrayacağım.
Atbülatörü açmayacaksan kapıyı aç lütfen. Yağ kokuyor her taraf.
İzin verir misin lütfen?
İzin bitince neden olmasın? Ya kesme tahtasınız zaten aldığın lavabo benim
alanım. Öyle bir ayrım yok.
Olmalı o zaman. Olmayacak çünkü bu evde birlikte yaşamayacaksın.
Evet ben tek bakıma yaşayacağım. Sen gelmeden önceki güzel mutlu günlerimdeki
gibi.
Patatesler yanıyor Selim.
Yok.
Ben orayı hobi odası yapacağım.
Boyayı bu akşam bitiririm.
Yarın da ikinci kata atarım.
Sadece iki mobilya koyacağım içeriye.
Beyaz cam bir masa ve bir sandalye.
Aydınlatmayı saymadığına göre tavandan sarkısayacaksın galiba. Masanın bir
parçası olduğu için saymadım.
Eh, hayal kurmak serbest tabii. Ama sonradan üzülme, tamam mı?
Ben odayı duvar kağıdı yapacağım.
Bir duvarı da çivili pano. Hadi malzemelerini asmak için. Üst tarafa
raflar düşünüyorum eşyaları koymak için. Pencerenin önüne de bir tezgah.
O sarımsakların hepsini kullanmayacaksın değil mi?
Kokudan zehirlenmek istemiyorum.
Yan duvarlardan birini kaldırıp cam tula yapabilirim aslında.
Güneşiyle optik yansımalar hoş olur. Ne kadar da doksanlar. Sen bayağı
nostaljiksin.
Sadece doksanlardaki örneklerini gördün değil mi?
Yazık. Hiroshi Nakamura 'nın çalışmalarına bir bak istersen.
Eee, maydanozlar nerede?
Önünde ya.
Haa, bunu ne ediyorsun?
Ayy, sadece bitti.
Yalnız olmamış o.
Erken çıkarmışsın fırından. Üstü kızarmamış.
En azından besin değeri var.
Şu yediğin yağ bulanmış şeyden iyidir.
Bak yemeğime laf etme. Elimde bıçak var.
Sen bıçakla lafını dinletmeye iyi alıştın.
Ama ben Leyla ile Firuze kardeşlere benzemem.
Duyacaklar şimdi.
Çağırma. Bak yerin kulağı var.
Gelirlerse görürsün.
İyi akşamlar.
Aman da maşallah.
Maşallah aman da ne güzel.
Keyif yaparlarmış evlerinde.
Yok yok yok.
Yemeğinizi bölmeyin. Biz zaten hemen kalkacağız. Şöyle iki laflayıp
O gün Firuze bayıldı ya.
Yani çok tatsız oldu dedik. Gelip bir görelim sizi istedik.
Tabii tabii buyurun.
Ev meselesinde konuşamamıştık zaten.
Hazır siz de buradayken... ...bir sonuca bağlarız artık değil mi? Tabii tabii.
Bağlarız bağlarız tabii değil mi?
Ben tabak getireyim o zaman.
Bizim için hiç gerek yok.
Siz soğutmayın yemeğinizi. Hadi afiyet olsun.
Selin 'ciğim. Sen mi yaptın bunu?
Evet.
Maşallah vallahi.
Eksisi, tatlısı, tuzlusu. Hepsi pek kıvamında.
Elinde çok lezzetliymiş.
Demirciğim. Çok şanslısın. Vallahi öyle yani.
Ama Demirciğim 'in de şu tabağına bakar mısın?
Ay sağ ol.
Fışkırıyor sağlık. E tabi bak kaslar da yerinde.
Ama Demir 'cim. Senin daha fazla protein alman gerekmiyor mu? Yani balık falan
tamam da. Böylesinin kırmızı et yemen lazım.
Böyle yumurtalar sütler falan filan.
Yani.
Yani böyle bir adama. Şimdi siz ev konusunu konuşmaya geldiğinize göre. Bir
çözüm öneriniz de vardır değil mi?
Ay. Ya.
İstemem dedim ama.
Şu kızartma da pek güzel koktu. Bir tabak alabilir miyim Selin 'ciğim?
Tabii. Firuze Hanım siz?
Eh ben de alayım bari. Şimdi sizin içinize sinmeyecek.
Biri yer biri bakar diye. Yani olmasın öyle değil mi? Hadi.
Ev konusunu da sonra uzun uzun konuşuruz. Rahat rahat canım.
Ya aşkım inanamıyorum sana ya. Bir de milleti kandırdın veganım diye abi.
Bir ara gerçekten vegan olmaya denemiştim ama. Yok abi.
Şaka.
Ben kaçırmışım onu ya. Ne ara oldu?
Kısa bir ara.
Eee?
Sonra ne oldu? Başlamak başarmanın yarısı falan değilmiş.
O da diğer isteklerim gibi yarıda kaldı.
Bir dakika ya.
Ben neden kararlı biri olamıyorum?
Neden hemen pet ediyorum?
Kendi kararını bile uygulayamayacak kadar zayıf ve iradesiz miyim ben Bora?
Merveciğim oralara hiç girme ya ne gerek var?
Ne güzel köftenizi yiyoruz.
Yalan mı?
Kendime verdiğim sözü bile tutamıyorum ben.
Gizli saksı buluşmak bana yüre değil dedim.
Oturmuş burada köfte yiyoruz. Aşkım böyle düşünme ne olur ya.
Sen gayet iyisin.
İyiyiz. Birlikte biz gayet iyiyiz.
Bunlar hataydı.
Bir anlık zayıflıttı.
O kadar çabuk kesin olamam.
Tamam.
Aşkım tamam.
Tamam.
Benim bir fikrim var.
Ardan alalım.
Sevgili değiliz biz.
Hatta eski sevgili bile değiliz.
Oldu mu?
Yeni tanışmışız. Flört ediyoruz.
O heyecanlı anlar, ilk anlar ne bileyim. Yani daha benim sevgilim olma kararını
almamışsın. Belki zamanla alacaksın bu kararı bilmiyorum.
Yani bilmiyoruz.
Ama bana bir şans ver ne olursun aşkım ya.
Bir bakalım.
Ne olacağını görelim.
Ay vallahi sağ ol Demir. Şuraya oturduğumdan beri sivrisinekler yedi
beni. Bunun kokusu da çok hoşmuş. Yani siz dışarıya oturduğunuzda yakın bundan.
Sivrisinekleri kaçırıyor.
Bütün yaz boyunca da rahat edersiniz.
Vallahi bu bildiğiniz kokulu tıpsı ama.
Yalnız biz bu evde birlikte oturmayı düşünmüyoruz. Siz de buradayken şu ev
meselesini konuşalım artık.
Yaptığımız tatlı nerede? Niye çıkarmadın onu canım? Aşk olsun yani.
Tabii tabii.
Biz bunu sizin için sevdiğiniz yerden aldık.
Aydan 'ın yerinden almışsın.
Bunlar çok fena yalnız.
Çok iyi.
Cemil 'ciğim sen niye almıyorsun?
Sevmez misin yoksa?
Yok. Ondan değil. Tokum ben.
Hay Allah.
Sen dikkat ediyorsun diye en az kalorilisini seçtik ayol. Ay üzüldüm
Al bir tane.
Bakın insanlar kırılıyor.
Güzelmiş. Teşekkürler. Bu arada size hediyelerimiz var.
...kadar iyi baktığınız için... ...bunları birer teşekkür olarak kabul
Aman efendim ne gerek vardı?
Sonuçta parasını ödeyip aldığımız ev. Değil mi?
Bir de kimin evi olduğunu çözebilirsek.
Paketleri bile çok tatlışmış ya.
Sağ olun.
Şimdi... ...ev diyordum.
Biz Selin 'le birlikte bu evde kalamayız. Evet.
Kalamayız. Kalamıyoruz da. Yani bir an evvel... Ay Selinciğim.
Bak bunu gördük seni hatırladık.
Bakalım beğenecek misin?
Ya ne gerek vardı ya? Çok teşekkürler.
Çok sağ olun valla. Zahmet etmesinler.
Tam da senin renginle.
Hanımlar. Şu hediyeleşme pastanı bitirsek mi acaba?
Çünkü yine geçen seferki gibi olmaya başladı. Bir türlü ev meselesini
konuşamıyoruz. Ay konuşuruz Demirciğim. Tabii.
Ay onun için geldik zaten.
Konuşuruz konuşuruz da şu elbiseyi bir Selin giysin öyle konuşalım olur mu?
Evet.
Şimdi mi? Evet.
Tabii. Ben sonra giyince size fotoğraf atarım olur mu?
Yani şimdi Demir haklı evi konuşalım. Ama şurada canlısı dururken şimdi niye
fotoğrafına bakalım canım?
Hadi kırma bizi ne olur hadi.
Hadi hadi.
Belli olur gibi geliyor bana. Ne dersin giysin de görelim.
Sırtının biraz enli olması ben oraya takıldım biraz.
Selin giy şu elbiseyi de görsünler.
Yoksa sabaha kadar konuşamayacağız şu el metresini.
Peki ben bir dakika içeri gideyim o zaman. Bu arada tekrar çok teşekkür
Ne demek canım.
Demirciğim ben bir çay daha alabilir miyim? İçine de bir limon getirirsen çok
sevinirim. Tabii.
Alo.
Bekliyor musun orada?
Elektriği beş dakika sonra hallet.
On dakika deseydin.
Ne? Ay kız azıcık bir oyalansa... ...karanlıkta vallahi bertibenderden
bir varlanacak.
Ay o ev meselesini konuşmak için... ...on saniyede o elbiseyi giyip de gelir
kız.
Buyurun efendim çayınız.
Ay canım teşekkür ederim.
Ay ay ay Selin 'cim maşallah.
Ay sahane olmuşsun Selin 'cim. Demir 'cim görüyor musun öyle değil mi? Ay
bir şeyler söylesene sen de.
Yok.
Güle güle giy.
Ay ne giyse yakışır zaten kızımıza canım.
Ama bu elbise efsane. Çok teşekkür ederim. Çok beğendim elbiseyi. Ay asıl
içindeki güzel.
Kuğu gibi boynun var bir kere.
Belin incecik.
Kolların zarif zarif. Boy pos endam yerinde canım.
Ay maşallah.
Selinciğim bir dön de bir tamamını görelim.
Şöyle bir daha dön bir daha dön.
Yok böyle bir hızlıca bir dön hızlıca.
Ayol şöyle bir havalı dön şöyle bir havalı havalı dön.
Eve bıraktığın için teşekkürler.
Rica ederim canım. Yani adettendir zaten ilk buluşmada eve bırakılır.
O zaman sizin sokak burası.
Bina hangisiydi?
Ha bu. Çok tatlı bina ya. Zaten sokak da çok tatlı.
Peki eğer sizin pencere şimdi hangisi oluyor?
Ki şu.
Ya burası.
Senin bu sokakta babamdan kaçarken düşüp kolunu çatlatmıştın. Ben şimdi bunu
nasıl unutayım ya?
Aşkım o eski Bora 'ydı. Artık karşında o eski Bora yok.
Artık senin karşında böyle isyankar, tehlikeli bir adam var yani.
Anlıyor musun? Bak onu da söyleyeyim sana.
Tehlikeli.
Merve. Sizin penceremi.
Baban gördü. Kızım hadi oyalanma.
Geliyorum babacığım.
Bir şey söyleyeceğim.
Yani ta ilk zamanlardan böyle babamdan çok korktuğun ilk zamanlardan o kadar
ağırdan alıyoruz yani öyle mi?
Ama aşkım yani emekli de olsa adam komutan.
Beylik silahları oluyor.
Yakın dövüş, eğitimleri var.
Adamın ağzını burnunu kırarlar ya, yeri gelir.
Mahvederler adamı abi.
Gayet romantik bir ortam hazırladık gençlere Leyla. Kıymetini bilseler bari.
Artık iş onlara kaldı.
Elektrikler kesildiğinde iki fıstık pansiyonu sıktım ortama.
Ve tütsüyü değiştirdim. Hiç çaktırmadan.
Birbirlerine aşık olsalar bunlar.
Allah 'ım lütfen Allah 'ım. Eros gel buraya.
Eros. Nereye?
Sen de gitsin.
Tanımadınız mı beni?
Elektrik gitsin dediniz ya. Borcunuz var bana.
Sen o musun sen? Ay tanıyamadım nereden tanıyayım? Dur bir dakika dur. Dur bir
dakika.
Ay al al.
Daha ver daha.
Ceren 'e kapıldım. Ölüyordum sizin yüzünüzden.
Aman ne verelim biz canım. Sen de çarpılmayacak bir yerden kesseydin. Ay
Azıcık alttan alsana ya. O adamın beyni yanlış görmüyor musun?
Çok geçmiş olsun evladım.
Bittiğiniz var mı?
Cızırdıyor her yerim.
Beynim cızırdıyor.
Ellerim cızırdıyor.
Her yerimde elektrik var. Çarparım ha. Doğru düzgün para verin bana.
Tamam. Bu kadar var. Al. Al. Başka yok. Al.
Niye sadece bizim elektriğimiz yok anlamıyorum.
Arıza da bizden değil diyor.
Zaten Firuze teyzeyle Leyla teyze de apar topar gittiler. Yine konuşamadık ev
meselesini.
Pelin.
Biraz otursana böyle. Tamam ben seni dinliyorum burada.
Lütfen.
Bırak elindekini de gel otur şöyle.
Bu zarf... ...Yıldırım Bey 'e verdiğimiz zarf mı?
Sana geri mi verdi Yıldırım Bey?
Yapma lütfen. Bir yemek yiyelim.
Yemek. Sen anlaşmayı imzaladıktan sonra.
Alara bir dakika.
Şansını daha fazla zorlama. Baba.
Seni buraya geldiğime bismillah. Tamam tamam anladım.
Çok teşekkür ederim.
Bana bir şans verdiğin için teşekkür ederim.
Niye böyle bir şey yaptın ki?
Neyse sen gitme zarfı.
Değil mi?
Yıldırım Bey 'in şirket sırrını sıradan bir elemana verip gönderseydim keşke.
Sıradan mı?
Ben adamın en büyük içinin proje yöneticisiyim farkındaysan.
Hatırlatırım.
Ya gerçekten anlamamak için özel bir çaba harcıyorsun galiba.
Yıldırım Bey Ekrem Bey 'in arkadaşı.
Burak adamı çocukluğundan beri tanıyor.
Şirket sırrını neden sana emanet etsinler Selin?
Güvenlikleri için.
Ya da bu zarfın içinde uygunsuz bir şeyler olduğu için.
Hiç böyle düşündün mü? Yok artık ya Demir.
Burak yani.
Evet Burak.
Kim Burak?
O ne demek?
Burak kim Selin?
Yani Selin neyin oluyor da sen ona bu kadar güveniyorsun?
Burak benim arkadaşım.
Öyle saçma sapan şeyler yapmaz o.
Yanılıyorsan beni düzelt.
Ama gördüğüm kadarıyla Burak senin iş arkadaşın.
Sen onu tanımıyorsun.
Ama sorgusuz sualsiz güveniyorsun.
Beni de tanımıyorsun.
Ama bana sorgusuz sualsiz kafadan güvenmiyorsun.
Senin davranışlarının bir ortası yok mu?
Saçmalıyorsun şu an.
Peki. Şöyle yapalım.
Seçim senin.
Ya bu zarfı açıp içindekilerle yüzleşirsin.
Ya da açmam ben der geçersin.
Ama hayatının geri kalanında o zarfın içinde göreceklerinden korktuğunu...
...yani Burak 'a o kadar da güvenmediğini kabul edersin.
Öyle ültimatom vermek de olmuyor Oya Hanım.
Sen beni de tanımıyorsun, Burak 'ı da tanımıyorsun.
Saçma sapan konuşup durma.
Ne olabilir ki bu zarfın üstünde?
Sen niye tutuyorsun ki? Ne oldu?
İyi misin? Çok özür dilerim. Tamam yok bir şey. Tamam ben şimdi buna bir yanık
kremi getireceğim ama önce bir tutalım.
Bak, koltuğum şurada. Ben sizinle uğraşacağım. Tamam mı? Ben hemen
Bekle. Gerek yok.
aradım. Farkındayım ama online olduğunu görünce uyandırmadım değil mi? Yok yok.
Ayaktaydım. Ben de öyle takılıyordum.
Sen içti misin hala? Evet. Yani akşam ameliyat vardı.
Aminus Hanım 'ın uyumasını bekliyoruz.
İyi olacak mı?
Olsun diye buradayım.
Şanslı kız.
Yani ben de öyle isterdim.
Yani ameliyat olsaydım.
Doktorum başımda dursun. Ben uyanana kadar.
Niye?
Geçen günkü köpek nasıl oldu ya? Araba çarpa.
Kurtardık bacağını. Gücünü toplasın ikinci ameliyat olacak.
Görmek ister misin?
Rahatsız etmeyeyim. Biraz şefkat herkese iyi gelir.
Tamam.
Acıyor mu?
Donuyor. Affedersin ya.
Çok kötü kadar mı?
Önemli bir şey yok Selin.
Geçer abartma. Tamam şundan da sürerim biraz. Daha çabuk geçer.
Bir dakika bir dakika. Ne o?
Kantoron yağı. İçinde başka bitkiler de var. Annem yolladı. Biz hiç girmeyelim o
işe. Ben sabah giderken yanık merhemi alırım.
Saçmalama ya. Bu çok iyi gelir.
Biz köyde büyük başlara sürüyoruz bunu.
Büyük başlara?
Hayvanlar dikenli tellere derilerini takıyorlar.
Sonra kanıyorlar.
Biz de sürüyoruz geçiyor.
Koskoca sığırları iyileştiriyor ya.
Tabii. Sığırı iyileştiriyorsa sana da iyi gelir diyorsun.
Hayır.
Sığır diyorsan sığırı kastediyorum ben.
Hayvanlar üstünden kimseye hakaret etmem. Çünkü ben onlarla büyüdüm.
Onlar benim en yakın arkadaşlarımdı.
Benim kardeşim olmadı hiç.
Annem benden önce hep düşük yapmış.
Benden sonra da öyle devam etti.
Yalnız bir çocuktum ben.
Belki de bu yüzden arkadaşlarım, kardeşim oldum.
Artem 'im de evim.
Bunu söyleyip durman yaptıklarının mazereti olmuyor ne yazık ki Selin.
Neden biliyor musun?
Çünkü Artem 'im senin evin değil.
O insanlar da kardeşin değil. İş arkadaşların.
Kalpsizsin.
Senin de sorunun bu işte.
Empati yeteneğin yok.
Ben de yalnız büyüdüm. Ama iş hayatıyla özel hayatını karıştırmamayı öğrendim.
Aklını başına topla Selim.
Bak Burak, senin ne abin, ne kardeşin, ne de sevgilin.
Şu zarfı eline tutuşturup gitmiş.
Başına çok büyük işler açabilirdin. Ya ne taktın şu zarfı ya?
Alt tarafı... Evet.
Alt tarafı ne?
Bilmiyorum. Bakamıyorsun çünkü.
Burak senin için ne ifade ediyor bilmiyorum.
Ama bu durum değişmesin diye o zarfı açıp içine bakamadım bile.
Bu da benim için yeterli bir dönem.
Öyle mi?
Hangi konuda?
Sana da güvenemeyeceğim konusunda.
Ne güzel dünya ya.
Arkadaşıma sağdığım diye güvenilmez mi oldum şimdi?
Her defasında sorgusuz sualsiz Burak 'ın peşinden gideceksen.
Üstelik diğerleri üzerindeki etkin de ortada.
Ben nasıl yöneteceğim bu şirketi Selim? Bilmem.
Sevenleri ayıran, saçma sapan kurallar koyup, özerlerine baskı yaparak mı?
Bana sert ve mesafeli bir tavır takılmaktan başka yol bırakmıyorsunuz.
Sonra despot bir yöneticimiz var diye ağlamayın.
Başka türlü yönetilmeniz mümkün değil çünkü.
Demir.
Sen hiçbirine gözü kapalı güvendin mi?
Güvenmemem gerektiğini öğrendim.
Sen de iyileşmeyecek yaralar almadan öğrensen iyi olur.
Yedisinden 42 numara erkek sarımı çıkardım. İkinci kez.
Şaşkın. İyice başka bir şey bulamadın mı? Çok geçmiş olsun.
Teşekkür ediyorum.
Ebu bu arada sen neden aramıştın?
Kedi pansiyonu için sipariş ettiğim malzemeleri getirdiler akşam. Nasıl
diye aradım seni.
Yani şirkete mi göndereyim yoksa yaptığınız mekana mı gidecek?
Şöyle yapalım.
Ben sabah bir araç ayarlayayım.
O şekilde gelip alalım senden olur mu? Tamam, ben buradayım zaten.
O zaman sonra görüşürüz.
Kolay gelsin. İyi geceler Ayda.
Bye.
Nasıl? Çok tatlı kız değil mi?
Baksan ne olacak ki?
Ne olabilir ki içinde?
Ya bak bir kere ben Burak 'a güveniyorum.
Bir dakika ya.
Demir ne demişti?
Şimdi ben zarfı açarsam mı Burak 'a güveniyorum?
Yoksa açmazsam mı? Şimdi.
Açarsam öğrenirim.
Burak'tan eminsem açmam.
Ama Burak 'a güveniyorsam açarım.
Of ya.
Of kafam karıştı.
Şeytan diyor ki aç bak.
Sırf demire huyuzluk olsun diye aç bak.
Ama kızım sen şeytana uyma.
Hele sen bu demire hiç uyma.
Bak gecenin bu saati oldu seni uykusuz bıraktı. Kendisi gitti yatağında uyuyor.
Neyse ne ya.
Ben açmak zorunda mıyım canım?
Sarsımı da, evramı da.
Görmedim. Görmedim ki.
Sayılmaz. Bayılma. Bana ne?
Ne yapıyorsun Selin?
Bunlar fotoğraf kağıdı.
Aç gözünü be Selin.
Bak şu elindekilere işte. Ne olmuştu?
Ne olabilir?
Şirket belgelerinin fotoğrafını çekmişler.
Benim ilaç çektirdiğin eziyete bak.
Hayır yani ne olabilir?
Ben zorunda mıyım canım?
Selin, burada uyumuşsun.
Selin, uyan.
Sana güveniyordum.
Bırakma gülüm.
Selin, bak çok üşümüşsün. Kalk hadi yatağına yat.
Günaydın.
Saat kay.
Ay ben ife geç kaldım hemen uğurlanırım.
Benim burada ne işim var ya?
Daha erken. Hadi çık odana yat biraz.
Elin.
Elin nasıl oldu? Dur hemen pantolon yapalım. Ben baktım. Baktım ben geçmiş.
Merak etme bir şey yok.
Hadi içeri.
Donmuşsun dışarıda.
Ay evet ya.
Üstüme çiğ yağmış.
Ben ne zaman uyuyakaldım burada ya?
Yarım saat sonra seni ofiste bekliyorum.
Erken?
Bence geç bile.
Dayıcım gel böyle, gel böyle. Topla gel, topla gel. Öyle giremezsin.
Vay, milim ölçekte girdi. Dayıma bak be.
Ayda. Günaydın. Ya sen niye zahmet ettin? Ya ben birini yollarsın diye
düşünmüştüm. Yok canım ne zahmeti. Araç bendeydi geldim işte. Deh bu araç. Ya
jelisi yok ki şirketin araçları doluysa. Ya ben lazım olur diye öderkenden haber
vereyim dedim. Tamam sorun yok.
Geldim işte.
Ya tatlı falan çok zahmet oldu böyle.
Yok canım ne zahmeti.
Hem kahvaltı aradan çıkmış olur dedim.
Hem tur da bizim kafeden harika yaparız.
Araç da oradan mı? Evet.
Ya Ayda ne yaptın?
Bilseydim hiç haber vermezdim.
Hayır araba yerler ben teslim ederdim ev neresiyse.
Senin geleceğini hiç düşünmedim ben.
Çok ters oldu böyle hiç olmadı.
O zaman şöyle yapalım.
Malzemeleri araca yükleyelim, vakit kaybetmeyelim hiç.
Sürte 'yi de artık müşterilerine yediririz.
Dur, dur, dur. Nereye?
Ya niye kızdın şimdi?
Niye kızayım canım?
Yani belli ki senin için var. Alıkoymayayım ben seni.
Rahatsız ettim, kusura bakma. Ya, ya olabilir mi öyle bir şey?
Sen gel, hep gel.
İstersen hiç gitme.
Ya ben sen yoruldun cinsinden öyle bir şey yaptım.
Of. Bak ayda toparlayamıyorum. Uykusuzum da biraz.
Şu getirdiğin tatlıya dalıp bir şekerim yükselsek.
Çay mı kahve mi? Yani çayım taze ama kahvem de var.
Kahve insanı mısın?
Çay, kahve hangisi?
Sen pek sava insanı değilsin galiba.
Sonunda beni anlayan biri.
O kadar erken çağırdığınıza göre tasnif bir konuşma olacak.
Bana bu kepazeliğin ne olduğunu açıklayabilir misin?
Bunlar sende ne arıyor?
Açıklama yapmak için değil.
Açıklama almak için çağırdım seni. Yıldırım mı verdi?
Masasından aldım.
Demek o yüzden.
İyi hareket.
Gerçi zarfın kaybolduğunu anlayacaktır.
Çalışanlarınızı kontrol edemediğiniz belli.
Burak Bey zarfla ilgili açıklama yaparken bundan haberinizin olmadığı
okunuyordu. Siz de benim kadar şaşırmışsınız.
Yanılıyor muyum?
Yanılıyorsunuz. Çünkü bu zarfı getirmelerini ben istedim.
Sadece o odada nasıl kilitli kaldıklarına şaşırdım. Ama onu da
öğreneceğim. Peki ne var bu zarfın içinde?
Buyurun kendiniz bakın.
Bunlar ne?
Sosyal yardım projelerinin reklamsız da itibar kazandırdığına dair bir
araştırma. Halara 'nın reklam istemediğini biliyordum.
Bunu sizi ikna etmek için getirdim.
Kim çekti bu fotoğrafları?
Bilmem. Bir fotoğrafçı.
Ama güzel kareler yakalamış.
Bunları Yıldırım Bey 'e göndererek ne elde etmeyi düşünüyordunuz Burak Bey?
Şirketi kurtarmak için ne gerekiyorsa onu.
Böyle mi kurtaracaktın şirketi?
Bunları Yıldırım Bey 'e göndererek şantaj yaparak mı?
Şantaj değil.
İyiliğe karşılık iyilik.
Burada işler böyle yürür.
Sen böyle yürütürdün yani.
Ama artık bu koltuk senin değil.
Bunlara sen karar veremezsin.
İş arkadaşlarını böyle kriminal işlere sürükleyemezsin.
Şirketin adını böyle pervasızca kirletemezsin. Ben bu şirket kurulduğu
günden beri buradayım Demir Bey.
Ayakta kalması için sizden çok daha uzun süre çabaladım.
Şirketin ismini de çalışanların da sizden daha fazla düşünüyorum.
Bak Burak, Artemim 'in şu anki yöneticisi...
Ve ortağı benim.
Bu senden daha üstün bir pozisyondayım demek.
Bana sormadan.
Bana rağmen kendi başına iş yapamazsın.
Sizin üstünüzde de yönetim kurulu var Demir Bey.
Siz onlara sordunuz mu?
Bu sorunu böyle çözüyorum. Var mı bir sıkıntı dediniz mi?
Adamlar şirketin en büyük müşterisini kaybettiğinizi bile bilmiyor.
Ben bir hata yaptım sanırım.
Gitmek istemiştin.
Engel oldum.
Birlikte çalışabilmemizi umuyordum ama şu halde kalman için ısrar etmeyeceğim.
Bugün izinlisin.
İyice düşünüp taşın.
Ama şunu iyice anla.
Bu şirkette bir tane koltuk var.
Onda da ben oturuyorum.
Kalmaya karar verirsen bunu sindirmiş olmanı beklerim.
Ozar neden Selin 'in evindeydi?
Neden kendin vermedin de onu öne sürdün?
Çünkü herkes yaptığının bedelini bir şekilde öder.
Sana koşulsuz şartsız güvenmesinin bedelini ödetecektin yani. Hayır tabii
öyle bir şey değil. Çıkabilirsin.
Bak Selin.
Beni müşteriyle muhatap ediyorsun.
Sonra o müşteri geliyor benimle yüz göz oluyor.
Daha sonra ne oluyor? Ben o müşterinin dalağını alıyorum. Yok ya.
Dalaklık bir şey yok.
Tamam ben bugün arayıp konuşacağım. Zaten o karton piyeler falan.
Kaka gibi.
Hayda.
Sen eksiktin be.
Öyle haydağlı huydalı konuşma. Ben de vallahi gelir alırım dalağını. Yok
Sana demedim ya. Gece bizim... Gece... Benim.
Yani evin elektriği kesilmiş. Ne?
Sen faturayı ödeyemedin de bize niye söylemedin? Biz neciyiz burada kızım?
Yok ya ödedim.
Ödedim de anlamadım ki. Herhalde kabloyla ilgili bir durum oldu.
Kıpırdama bir yere. Geliyorum hemen. Yok ustam. Sen işine devam et. Ben seni
ararım elektrik idaresine. Arada kayda oluştururum.
Usta.
Hayda! Usta!
Bizim mumlar burada.
Sonuna kadar yakılmış.
Demek uzun uzun oturmuşlar verandada.
Nereden biliyoruz? Belki söndürmeden girdiler içeri.
Olmaz öyle şey. Demir kontrollü bir tip belli.
Bırakmaz da böyle.
Yürü yürü gidelim Firuze. Vallahi burun buruna geleceğiz şimdi kızla.
Tabii ya. İşte bahçenin en romantik köşesi.
Hadi yürü yürü.
İşte aradığımız kanıt. Baş başa oturmuşlar. Biz başlattık onlar devam
ettirmişler. Böyle böyle altı aya kadar nikah şahitleri oluruz.
Vallahi bana üç mum yakmış seyrine bakmışlar gibi geldi ama.
Sana öyle geliyor.
Vizyonun sıfır. Ya büyük resmi hiçbir zaman göremiyorsun Leyla. Nerede?
Biri elektrik kablosunu kesmiş.
Büyük resim derken bundan mı bahsediyordunuz?
Biz elektrikten ne anlarız canım? İftira, resmen iftira. Kim iftira
Getirin, alayım dalane.
Gelme, gelme. Vallahi bağırırım.
Yani her çeşidini gördüm. Böylesini ilk defa görüyorum.
Siz Selin 'in kimisiniz?
Selin dedi Leyla, Selin diyor.
Asıl sen kimsin?
Selin 'i de, bizi de rahat bırak.
Vallahi.
Veririm yirmi bin voltu.
Ver Leyla ver.
Anlarım elektrikten.
Ne
yaptın?
Yürü kaçalım yürü.
Adam da olacak.
Bir şey olmaz gel bir şey olmaz.
İyi misin? Bana bak. İyi bir zikir.
Çarpıldım.
Ama... ...güzel çarpıldı.
Muharrem.
Muharrem Usta.
Hay ustam. Ellerin dert görmesin.
Sen beni kurtardın ya sağ ol. Keşke ben de seni kurtarabilseydim. Yok.
Sen beni kurtarma. Gerek yok.
Ben kendimi kurtarırım.
Ya da kurtarmam. Bakacağız.
Ustam sen hala kendine gelemedin. Bak uzun cümleler kuruyorsun. Ben
telaşlanıyorum. Gel sen buraya otur biraz.
Öyle iyi.
Tamam.
Ben onu yapanı tahmin ediyorum.
Onun hesabını sonra keseceğim.
Sen ketme.
Gerekirse ben kim olduğunu bulurum. Ay tamam ustam ne kızıyorsun?
Kim geldi ya?
Abrak.
Ne işin var ya?
Böyle olur mu canım?
Gelmeden önce haber verseydin kesin. Ya kusura bakma.
Senin seninle bir şey konuşmamız lazım. Biraz dolaşalım mı?
Ben zaten işe gidecektim. Sen gelmiyor musun işe? Tamam beraber gideriz. Hem
konuşmuş oluruz.
Sana anlatmam gereken bir şey var.
Tamam ama bana bir beş dakika ver tamam mı? Gelsene. Tamam.
Ne söylemek istedi?
Kötü bir şey yok değil mi?
Dışarıdan konuşmak çok kolay değil mi?
Herkes doğruyu yanlışı biliyor hesapta.
Ama bazen kitaptan çıkmıyor sorular.
Yıldırım Bey ile mi ilgili?
Yıldırım ile ilgili.
Şirkette ilgili.
Batmakta olan bir şirketi kurtarmak için neleri göze alırdın?
Ben her şeyi göze aldım. Her şeyi.
Aklıma şaşıyım ya.
Aklıma şaşıyım ya. Bırak bastın. Yenisi kurulur. Ama illa bu şirketi kurtarmak
istedim. Ya insanlar sağa sola dağılmasın istedim.
Çekirdek ve ekiple başarı hikayesi yazarız dedim.
Biraz yavaşlar mısın? Köle gibi çalıştım ya köle gibi çalıştım. Canımı dişime
taktım. Burak çok sinirli. Kenarı çeker misin orada konuşalım lütfen.
Hanginiz benim kadar risk aldı?
Hanginiz benim kadar risk aldı? Siz elinizi taşın altına koydunuz. Ben o
altında ezildim ezildim. Ben o taşın altında ezildim hala çıkamıyorum.
var mı sizin?
Burak! Burak yavaş!
En çok ben kirlendim.
Ben kaybettim.
Niçin? Kimin için?
Ya siz de biraz kırılıp tozlandıysanız kusura bakmayın artık ya. Kusura
bakmayın. Burak! Kenar içine gireceğim ben. Dur çabuk!
Selim bir dinle beni.
Selin öldürüyordun.
Selin ben mükemmel değilim. Ben sadece şirketi kurtarmak istedim. Her şeyi
düzeltmek istedim. Kimseye zarar vermek istemedim. Sana da zarar vermek
istemedim. Senin sıkıntın ne? Derdin neyse doğru düzgün söylesene.
Niye biz küfirli konuşup duruyoruz hep?
Haklısın.
Her şeyi ben berbat ettim.
Ben şirketten ayrılıyorum.
Hepimiz senin doğrusunun.
Saçmalama. Böyle delirmek, kontrolsüz hareketler yapmak sana hiç yakışmıyor.
Benim tanıdığım Burak tek başına koskoca ihale alıp şirketi kurtardı.
Kim bu adam ya?
Ne yaptın Burak 'a?
Sen eksiksin ya.
Efendim Ethem Hanım.
Canım, nasılsın? Atabı mı bozuk senin ha? Hayır Ethem Hanım.
Saçma bir durumdayım şu an sadece.
Ya, ya, ya.
Patron sana gittiğince senin de paçaların tutuştu tabii.
Bunlar... Belki şirketi mi dinliyorsunuz? Bak, sen gururlu
Tabii zor geliyordur şimdi kuyruğunu kıttırıp geri dönüp özür dilemek falan.
Üzgünüm ama öyle bir şey yapamam. Hayır ben de bir yere kadar yani.
Hah işte.
O yer neresi? İyi düşün demek için arıyorum. Çünkü sonra üzülürsün. Yani
insanların hayatta kayıpları oluyor.
Sonra o kayıplardan sonra kıymetini biliyorlar hayatlarının yani.
Tabii. Senin anasa, babasa değil mi? Allah uzun ömürler versin yani
inşallah. İnşallah.
Esen Hanım.
Beni ailemle tehdit etmeyin.
Bıraksın.
Aşk olsun ya. Ben hiç kimseyi tehdit etmedim. Etmem.
Sana sadece olacak olanları söylüyorum. Aklını başına topla.
İki milyon aklanmadan hiçbir yere gidemezsin.
Tamam canım benim.
Haberlerini bekliyorum hadi.
Hadi bakalım.
Ayrıca bahsettiğim resim ve sanat atölyesinin alt katta daha geniş bir
ihtiyacımız olacak.
Ayrıca bahçe düzenlenmesinde de çalışılabilecek alan olması çok önemli.
Hatta atölye ile bahçeyi birbirinin devamı gibi gösteren bir yol
Harika düşünmüşsünüz Demir Bey. Çünkü bu çocuklar Özgür 'le ihtiyaç duyuyor. Ama
aynı zamanda korunma hissi de onlar için çok önemli.
Alana, sen devam et istersen. Ben geliyorum şimdi.
Ayrıca bahçenin spor alanı olarak kullanımında... Yok, konuya geçmeden
Acaba bu bahsettiğiniz sanat atölyesi kaç kişilik olacak?
İhtiyaçlarımız neler?
Söyle. Benim tek tek baştan anlatacak bir zamanım yok. Yani hepimizin yapması
gereken işleri vardır.
İsterseniz siz zamanında gelmiş birinden notları alırsınız.
Ben not ettim hepsini veririm sana.
Tabii. Siz devam edin.
Arka bahçe derse günlük spor etkinlikleri yapılacak. Bahçenin
bir parkur yapabiliriz. Mesela tırmanma duvarı, farklı yükseklikteki engeller ya
da ağaçlar arasında ipten köprüler yapabiliriz. Pardon.
İsminiz neydi?
Selin ben. Selin Hanım. Umarım projeye bu kadar sığ bakmıyorsunuzdur. Çünkü
lafımı sürekli böldüğünüz için anlayamadığınız herhalde.
O zaman şöyle yapalım. Bence şöyle yapalım. Siz isterseniz notlarınızı
Arkadaşlarla paylaşın. Eğer önemli bir şey çıkarsa biz Demir Bey 'le konuşuruz.
Bir de her bulduğumuz fikre aşık olmayalım. Öyle değil mi arkadaşlar?
Çok affedersiniz bölüyorum ama Demir Bey Selin Hanım istedi.
Tamam ben sizi daha fazla bölmeyeyim. Siz istediğiniz gibi devam edin.
Dünyanın en güzel etobur çiçekleri bir araya toplanmış gibi.
Demir Bey niye çağırıyor?
Yıldırım Bey aradı.
Ekip tamamlandı. Ben iptal, ben koma.
Gel.
Beni istemişsiniz.
Yıldırım Bey 'e yaptığın ilk sunumda bahçeyle ilgili düzenlemeden
bahsetmemişsin. Çünkü sadece iç mekanla ilgili destek istediğini söylemişti.
Fikrini değiştirmek.
Yarın önerilerin olduğu bir sunum göndermemizi istiyor.
Nasıl yani? Takama mı bu?
İç mekanla uyumlu bir fikir önermemiz lazım.
Tek bir konsept etrafında toplayacağız projeyi.
Odalarla ilgili son çalışmanı görebilir miyim? Demir Bey takama yapıyorsunuz.
Son günlerde başımıza gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Ben henüz
Söl geceleri.
Orman esintisi.
Böyle odalar tasarlamaktan bahsetmiştin. O fikirden devam edelim.
Bahçedeki havuzun etrafını ağaçlandıracağız.
Oturma alanını.
Küçük sahneyi iptal ediyoruz.
Tamamı ağaçlandırılacak bu alanın.
Şehrin ortasında çölde vaha gibi bir bahçe yapıyoruz.
Çatıdaki havuzun altında restoran var.
Restoranın tavrını havuzu görecek şekilde yenileyeceğiz.
Havuzun ışığı yemek salonuna düşecek. Yemek yerken yukarıda yüzenleri
görebilecekler. Havuzun gece ışıklandırması odaların konseptiyle
aralıklarla değişecek.
Al.
Bu ne?
Vedat 'ın serası.
Merve 'ye söyle otel planlarını alıp seraya girsin.
Vedat 'la konuşup bize hangi tür ağaçlar gerekecek?
Maliyeti ne olur? Ne zaman ekime başlayabiliriz? Bir rapor çıkartsınlar.
Merve bilgileri getirdiğinde hazırladığın sunuma eklersin.
Anladım.
Çıkabilirsin Selin Hanım.
Bu sabah erken çıkmıştım da bir şey mi... İzinize vazife olmayan şeyleri
sormayacaksınız herhalde değil mi?
Ayrıca bir daha geç kalma.
O zaman bundan sonra evin elektrikleri kesildiğinde siz ilgilenirsiniz bir
zahmet.
İşe yarar bir şey dedi ya. Sen önce işe yarar bir brief ver bakalım değil mi?
Yıldırım Bey 'in kızı işte. Diyor ki 500 metrelik dağları ben yarattım.
Nasıl?
Ya küçük dağları işte ya. Hani 500 metrenin altındakileri dağdan
İkazları anlamaz boşver.
Ya o değil de.
Asıl sığ düşünüyorsunuz dedi. Ben ona çok hayal oldum Merve.
Bak ben onu sığ sularda boğarım ha.
Haspana bak bir de senin elans çakıyor oradan.
Ayda zaten demir akılım. Yemin ediyorum atlayıveririm yakasına ben bunun.
Sakin olun ya.
Ay sağ ol Buracığım.
Ben içmeyeyim.
Masama gideyim. Niye ya?
Yurt dışındaki örnekleri araştıracağım. Malhara Hanım 'ın egosu birazcık deniz
seviyesine inirmek gerekiyor değil mi?
Dur ben de yardıma gideyim. geleyim o zaman. Ya alt tarafı terasta bir kahve
içeceğiz. Niye kaçıyorsun şimdi?
Niye kaçacağım ben canım? İtelim kahvemizi. İtelim de öyle dün akşamdan
konuşacaktık. Bundan sonra geçmişten konuşmak yok.
Sadece ve sadece bugünü konuşuyoruz. Tamam mı?
Evet de lütfen.
E Bora akşamüstü bu. Biz nasıl o kadar erken çıkacağız üstten? Ya kaçarız.
Zaten sabah sabah Alara Hanım üstümüzden geçmiş.
Kıralım işi biraz şöyle kafa dağıtırız ya. Çocuk muyuz biz öyle okuldan kaçar
gibi falan?
Bak bir anlaşma yapalım mı?
Bugün çocuk olalım.
Yarın sen ne istersen onu olalım.
Ayda Merve nerede?
Bahçedeler burayla ne olur. Ay tamam boşver gelirler.
Ya senden bir şey rica edeceğim. Şu projede bana yardım eder misin lütfen?
tabii ki kızım.
Kızlar. Kedi pansiyonunun malzemeleri müşterilerin evine teslim edilmiş.
Ustalar sabah gelince her şeyi içeride bulmuşlar. E malzemeler gelmedi ki.
Gelse İbo beni arardı. Vallahi ben bilmem pastane kamyonetiyle getirmişler.
Pastane kamyoneti mi?
Hayda.
Kedi pansiyonu malzemelerini sen mi götürdün? Evet ya.
İbo aradı beni.
Araç da bendeydi.
Malzemeleri aldım. Geçerken de müşteriye bıraktım.
Hayret. İbo normalde beni arardı.
Artık bu işlere sen mi bakıyorsun?
Hangi işlere?
İbul gitlere.
Selin ya senin kafan da anıttı ben sana yardım olsun diye.
Lütfen bundan bir anlam çıkarma.
Ay yok canım ne anlam çıkaracağım ya. Ah bebeğim benim çok teşekkür ederim.
Benim arkamı kollamışsın. Sağ ol. Ne demek her zaman.
Ya bu arada sana bir şey soracağım.
Fonbar düğünümü düşünüyorsun yaz düğünümü ona göre elbise seçeyim. Selin
saçma ama yok öyle bir şey. Neymiş olmaya?
İbul ile Aydan 'ın arasındaki şey.
Hadi.
Hani şu motorcu olan.
Detay vermeyen taş olsun mu?
Olsun. Ama senin önce saraya gidip rapor çıkartman lazım.
Ne sarası ne raporu ya?
Valla Demir Bey 'imizin talimatı. Al her şeyi not ettim. Yolda bakarsın. Adres
de burada yazıyor. Fırla.
Tamam o zaman.
Gideyim mi?
Bir dakika.
Selin 'cim bunu yarın halletsek olmuyor mu ya? Olmuyor. Akşam önerilerin olduğu
sunum dosyasını yollamamız lazım Yıldırım Bey.
Hemen çıkıyorum o zaman ben. Peki başka birini hallettirsek? Bizim çocuklardan
birini göndersek? Olmaz. Bu projede bir küçük hataya daha yer yok.
Asistanları bırakamayız.
Sizin bir planınız mı var acaba?
Yok canım ne alakası var? Evet var.
Merve 'nin doktor randevusu varmış.
Önemliyim işte bir de. Hatta dedik beraber gideriz diye de konuştuk yani.
ne oldu canım? İyi misin? Ne doktoru?
Kalp demiş.
Kalp doktoru şey demiş.
Kalp ritminde bozukluk olabilirmiş.
Yok ya o kadar da korkmayın demiş.
Şey olursa ama ihmal de etmeyin bir bakılsın demiş yani.
Merve.
Tamam. Hadi siz çıkın hemen. Bize de haber verin ha.
Selim Kuz 'un projeyi de ben giderim. Sen Sera 'ya git. Tamam. Anlat.
Arkadaşlar bir dakika ya. Bura lütfen ama.
Ay saçmalama Merve.
Kalp bu. Hiçbir şeye benzemez.
Hayda. Demir Bey 'e çaktırmıyoruz.
Merve Sera'da. Ben de mekan keşfindeyim. Tamam.
Tamam. Hadi çıkın.
Canım arkadaşım.
Hiçbir şey çıkmayacak. Tamam mı?
Sakın korkma.
İyi olacaksın. Biz senin yanındayız.
Sera'da işim biter bitmez yanına geleceğim.
Boncuğum. İyi olacak, iyi olacak. Her şey için.
Gelirken içecek şeyler al. Eve gidebilirsem iyi.
O kadar çalışma oğlum ya. Saçın dökülecek sonra.
Döküldün oğlum.
Kafam düzgün.
Ay ben senin balına tüküreyim Demir 'im ya.
Söyle bakalım.
Vedat Usta 'na bizim şirketin müşteri ilişkileri direktörünü yolluyorum.
O sana projeden bahsedecek. Bana acil bir rapor çıkartman lazım.
Ya bari sen düş meşru sektör klişelerine. Her işinizde acil. Sanki
ameliyatı yapıyorsunuz. Geç sen dalganı geç. Şu sorun yaşadığımız müşterinin işi
bu. Adam bize kök söktürecek belli.
Konuştur uzmanlığını da kurtar şu kardeşini. Oy oy anladım.
Tamamdır bende o iş merak etme Demir.
Ben kaçıyorum.
Tamam Vedat, görüşürüz sonra.
Ben geçireyim seni.
Tamam.
Aslında atıştırıp sıkamayabiliriz kendimizi.
Şöyle gidelim filmimizi izleyelim sonra... ...güzel bir yer buluruz
güzel bir yemek yiyeceğiz.
Aşkım?
Ne oldu aşkım?
Aşkım ne oldu?
Hayatımda hiç bu kadar utanmamıştım biliyor musun?
En yakın arkadaşlarımın gözünün içine baka baka yalan söyledim. Sen söylemedin
ki ben söyledim aşkım. Zaten söylediğin yalan da hiç hoş değildi Bora.
Sağlık aşağı olmaz.
Ben böyle şeylerin uğursuzluk getirdiğine inanırım.
Gerçek olur ha söylediğin yalan gerçek olur.
Aşkım saçmalama Allah korusun ya.
Tuhaflık var.
İyi değilim ben Bora.
Nasıl tuhaflık ya?
Gel otur şöyle.
Oturalım şöyle.
Nefes alamıyorum ben.
Ben nefes alamıyorum Bora.
Nasıl nefes alamıyorsun aşkım ya?
Ben sinemaya falan gidemem Bora.
Parik yapma dur.
Burnundan al burnundan al.
Ya onu uçuracak başka yer kalmadı mı?
Takıldım.
Takıldım yine ya. Oraya gitme dedim değil mi?
Vedat amca!
Vedat amca!
Uçurma ağacı takıldı.
Bu kaçıncı oğlum ya? Ben size demiyor muyum bunu içeride uçurmayın diye?
çıkınca takıldı bir kere.
Hem ricacı gelmişsin hem bana karşılık mı veriyorsun burada?
Yürü git.
Ben merdiveni alıp geliyorum. Adamsın Vedat.
İşine gelince amca, işine gelince Vedat. Değil mi? Bana bak. Bekleyin
beni. Sırmanmaya kalkıp da başınıza iş açmayın. Tamam.
Çek biraz daha gelir.
Abla sağ sağ.
Bu tarafa mı?
Öteki sağ.
Oğlum sol olur o. Doğru tarafa şunu.
Hallettim.
Ben merdiven getirmiştim.
Çok özür dilerim.
Pardon. Yok rica ederim.
Bir şeyiniz yok değil mi? Yok iyiyim. Asıl size bir şey oldu bu. Ay bana ne
olacak ya? Ben ağaç tepesinde büyüdüm. Çok düştüm ağaçtan. Nasıl ya?
mı? Yok canım.
Yaylada.
Hangisi? Güzfındık, Bozarmut, Ayancık, Akgöl. Yani en çok oralarda.
Ayancık mı?
Sınıfta mısın?
Yalnız coğrafya çok iyi. Buna herkes öyle pat diye bilemez. Olur mu ya?
Şimdi o tarafa hep turlar falan var. Gerçi biz arkadaşlarla öyle bodoslama
gittik tırttaşan taçadır falan.
Ne zaman?
Üniversite ikinci senesinde işenlik vardı ya.
Ay hadi ya çok iyiymiş. Çok iyiymiş.
Gel.
Konuşmak için gelmiştim ama... ...müsait değilsiniz sanırım.
İyi misiniz Burak Bey?
Benim yerimde ol sana.
İyi olur musun?
Öncelikle bu şekilde işe gelmem.
Kahve söylüyorum. Ben söyledim.
Teşekkür ederim.
Güzel.
O zaman sade de gelelim.
Kararınız nedir?
Buradan çıkarken... ...şirketten tamamen ayrılmaya niyetliydim.
Ama ayrıldığımda bunu...
Doğru nedenlerle yapmış olmak isterim.
Kalmaya mı karar verdin?
Size bir özür borçlu olduğuma karar verdim.
Afiyet olsun.
Teşekkürler.
Teşekkürler Azmiye Hanım.
Kendimi sizin yerinize koydum ve yaptığımın yanlış olduğunu gördüm.
Arkadaşlar bana gelip yardım istedi.
Size güvenememişler.
Onlara sırtımı dönemedim.
Niyetim iyiydi ama seçtiğim yol yanlıştı. Kabul ediyorum.
Özür dilerim.
Tekrar böyle bir kriz yaşarsak... Arkama yaslanıp... Heyecanlı gelişmeleri
izleyeceğim. Kendi koltuğumda.
Onu söylemeyecektim.
Tekrar böyle bir kriz yaşarsak... Ve çalışanlarımı yine riske atarsanız...
Sadece şirketle ilişkinizi kesmekle kalmam.
Sizi ihbar etmek zorunda kalırım.
Çalışanlarla aranıza mesafe koyun Burak Bey.
Özellikle de Selin Hanım 'la.
İzninizle.
Gidiyor musunuz Burak Bey?
Burak?
Ne oluyor buna böyle?
Vallahi bir silah oluyor ama.
Yakında çıkar kokusu.
Alo? Bora ne oldu? Ne dedi doktor?
Anne doktoru.
E tamam işte.
İyisin iyisin. Sesin bu kadar kötü geliyor.
Cepi pay mı?
Tamam gelirim de ne oldu Bora?
Tamam tamam şu sezimi bitireyim gelirim siz gidin bekleyin orada.
Sonra dediler ki git karpuzu dereden al. Ben gittim o dereye ayağımı bir soktum.
Ya böyle bir şey yok önümden buzullar geçiyor.
Tamam karpuzu aldım ama ayak mosmor.
Hipotermiye ramak var.
Ben o derelerde yüzmeyi öğrendim. Yok artık.
Vallahi bravo. Bir şey söyleyeyim mi? Sen her şartta yaşarsın artık.
Bir bilsen.
Bu arada Vedat ben.
Memnun oldum Vedat.
Aslında ben iş için gelmiştim. Ama tabii laf laf harfle konuşamadık. Biz Artem
'im olarak bir otelin işini almıştık. Bahçe düzenlemesi için. O iş. Ben
Merve'sin o zaman.
Evet.
Çok affedersiniz. Özür dilerim.
Alo Ayda.
Selim Bora aradı.
Ne olmuş?
Doktor ne diyor? Kötü bir şey yok değil mi?
Yok yok iyiymiş.
Ya panik ataklı ne geçirmiş galiba?
Hep ifaya gidiyorlar şimdi.
Burak Demir 'le sert bir konuşma yapmışsa... ...azil toplanıyoruz
Tamam. Tamam ben hemen geliyorum. Bekleyin.
Çok affedersin.
Benim çok acil bir işim çıktı gitmem lazım.
Bir şey anlatacaktım.
Ben sana bu dosyayı bırakıyorum.
Otelin planları ve ölçüleri bunun içinde.
Havuzun etrafında orman yapacağız.
Çatıda ve oda içlerinde canlı bitkilere ihtiyacımız var. Yani kaçın ölmesinler
yazın coşsunlar. Olay bu. Nasıl ya?
Ya biliyorum böyle hiç olmuyor ama ben yarın söz uğrayacağım.
Sana emanet tamam mı? Hadi kolay gelsin.
Bu neydi ya?
Ağaçtan düştü fırtına gibi geçti.
Neden geldik buraya?
Selin bir gelsin her şeyi açıklayacağım.
Boncuk. Sen iyi misin?
Hastanede mi oldu?
Ay korktun diye mi panikledin öyle?
Yok canım dışarıdaydık. Yani iyiyim şimdi.
Yani aslında ben zaten hep iyiydim de. İyi falan değildi ya. Bak hiçbirimiz iyi
değiliz biz.
Biz dağıldık ya.
Yani bugün bu kızcağız panik atak geçirdi. Yarın öbür gün içimizden birine
inmesi an meselesi. Benden söylemesi yani.
Burak, sen iyi misin peki? Demir 'le konuşmuşsun.
Keşke başka güne bıraksaydın. Bugün sen sen değilsin çünkü.
Boş ver Selin.
Hiç konuşmayalım.
Konuşamıyoruz zaten.
Tamam. Bırakın şimdi bunları.
Olanları konuşacağımıza yeni ne yapabiliriz ona konsantre olalım.
Operasyon sitanın ikinci fazına başlıyoruz.
Patatete olmadı mı o proje? Hayır olmadı.
Araya yıldırım krizi girdiği için biraz durmuştuk. Ama onu da hallettiğimize
göre yeni bir hamle yapma zamanı geldi.
Nasıl bir hamle? Kendi canavar müşterimizi yaratacağız.
Canavar müşteri.
Bölüm sonu canavarı gibi düşüneceğiz.
Level boss.
Aynen öyle.
Demir 'in başına birini saracak. Kontrol tamamen bizim elimizde olacak.
Ama patronla asla anlatamayacak.
Ve en güzel tarafı da bizi işe hiç karıştırmayacak.
Sadece demirle çalışmak isteyecek. Her başarısızlık onun üstüne kalacak.
Tabii arka plandaki bütün sorunları biz tasarlayıp yönetiyor olacağız.
Böylece aksayabilecek her şey aksayacak. Ters gidebilecek her şey ters gidecek.
Ve kısmetse üç eksiyle demiri sirketten uğurlayacağız.
Yönetim kurulu.
Ekrem Bey.
Ve...
Selam
Ayda. Seni almaya geldim. Kapının önündeyim.
Ezikten.
Bizimkilerle bir fayda Ezikler. Sen gelme.
İbo. Aa Demir naber?
İyidir. Selin 'e geldiysen çıktı onlar.
Ya aslında Ayda 'yı alırım diye uğramıştım ama... ...ya mesaj atmak
aklıma geldi.
Happy Pie diye bir mekan var oradalarmış. Sen de gelsene.
Onlar işlerini hallederken biz de bir kahve içer laflarız. Çok sağ ol İbo ama
evde halletmem gereken işler var. Eve gidip onlarla uğraşacağım. Ya
Hem günler uzun. Hadi gel bir kahve ısmarlayayım sana.
Hem sana danışmak istediğim şeyler de var.
İyi. Peki madem.
Orada buluşuruz. Tamam.
Efendim Firuze. Neredesin sen?
Ne bu ayol? Hesap sorar gibi.
Edebiyat kulübüne gidiyorum dedim.
Ajandana baktığımda bugün öyle bir toplantın yok. Bir hafiyeliğin eksikti
maşallah. Bana bak Leyla. Selin 'e gitmedin değil mi?
Sabahtan beri başımın etini yedin. Laf da anlamıyorsun.
Vallahi yani ben dayanamadım. Sabah sabah verdik adama elektriği.
Çimlerde uzandı kaldı.
Ay vallahi.
Öldü mü kaldı mı haberimiz yok. Ben konuşacağım seninle. O zaman habersiz
bahçesine girelim.
Adamı böyle bayıltıp kaçanın biz olduğunu anlasın.
Adam yaralamak suçundan bir de hapislere mi girelim Leyla?
Yahu benim içim hiç rahat değil.
Dön çabuk eve. Yoksa başımıza feci işler açacaksın.
Ah Leyla ah Leyla. Yakacaksın başımızı.
Merak etme merak etme iyiyim. Allah 'ım sana geliyorum.
Hiçbir yere gidemezsin. Senden çok acayip elektrik alıyorum.
Vallahi öyle olsun istemedi. İnanın ki.
Çok iyi insanlarız aslında biliyor musunuz? Muhakkak. Ama ben o elektrik
düşmanını bekliyorum.
O elektriği kesen buraya gelecek.
Gelsin.
Alacağım dalağını.
Buralarda mı oturuyorsun?
Evet.
Buralar pek tekin değil.
Kartım.
Arardım.
Peki biz böyle canavar müşteri rolü yapacak birini nereden bulacağız?
Acaba biz oyuncu falan mı tutsak ya?
Bir profesyonel olabilir.
Kast ajanslarıyla görüşebiliriz.
Ve... ...sessiz kalmasını nasıl sağlayacağız?
Arkadaşlar... ...bir saniye durun lütfen.
Sirketimiz korkunç bir krizi atlattı. Ve maalesef... ...biz bunun... ...hep
beraber kocaman bir parçasıyız.
Bir sorunu çözelim diye daha büyük bir sorun yarattık. Ya adam daha kaç
şirketin başında.
Sorundan başka bir şey gördüm.
Daha bir tane işi başarıyla paketleyip çözebileceğimizi gösteremedik. Selim
biraz haksızlık olmuyor mu ya?
Ya Bora ne haksızlığı Allah aşkına.
Burak bir şey söylesene. Kaç aydır bu şirketin başındasın.
Niye bizimle çalıştın? Bu kadar soruna rağmen niye bizim ekibi dağıtmadın?
ben size güveniyordum.
Biz bu adama bize güvenmesi için bir sebep verebildik mi?
Ya bu şehirde kaç tane iş arayan iç mimar, mühendis, finansçı, müşteri
temsilcisi var. Bunu hiç düşünüyor muyuz?
Valla operasyonçı da sizin fikrinizdi Pelin Hanım.
Hepimizi de ilk ikna eden sizdiniz. Tamam.
Ben vazgeçelim demiyorum ki. Bir süre işe odaklanalım diyorum.
Performansımızı gösterelim. Bize güvensin ve rahatlasın.
Ya yoksa biz ne yaparsak yapalım şüpheyle yaklaşacak. Tamam.
Es zamanlı yürütelim o zaman.
Köpek gibi çalışalım. Full performans. Böyle her şeyimizi verelim.
Dönüp baktığında makine gibi çalışan insanlar görürsün. Aynen.
Bir yandan da yeni bir müşteriyi onun başına saralım. Bizim projelerimiz
başarılı oldukça onun yürüttüğü işlerleri sürekli bir sıkıntı çıksın.
Valla benim aklıma yattı. Ne diyorsun Burak?
Ya Burak.
Selin ya bir toparlanın kendinize gelin Allah aşkına.
Ya ben bugün sinir krizi geçirdim ben. Size ne oluyor?
Hayrola Selin? Hani bilmesem tanımasam... ...Demir Bey 'in gitmesini
istemiyorsun diye düşünmeye başlayacağım artık. Ya Boncu bak öyle değil işte.
Emin ol en çok ben gitmesini istiyorum.
Tamam operasyonsa operasyon.
Müsterih ise en canavarını yaratalım.
Ama önce...
Aklımızı başımıza toplayalım.
Kendimize bir çeki düzen verelim.
Bence bu çok iyi bir plan. Ben varım. Dah yani benim aklıma böyle canavar
müşteri rolü yapacak biri gelmiyor ki.
Bir dakika, bir dakika.
Zaman su gibi akıyor Burak. Ben mi şirkete geleyim istiyorum? O zaman şöyle
yapalım. İlkimiz bu numarayı kotarabilecek bir oyuncu bulmak olsun.
Burak aklına sirkete böyle sokabileceğimiz biri geliyor mu?
Yani gerektiğinde böyle sert yapabilecek biri.
Ama rol gibi de durmaması lazım.
Yani bir istekte direttiğinde onu ikna edebilecek tipte birisi olması lazım.
Esen Hanım konuşmamız lazım.
Size bir teklifim var.
Aslında benim aklıma biri geliyor ama...
Operasyon cita nedir arkadaşlar?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.