Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yalnızlık da konuyu bilen benim.
Hadi sen eve gir.
Ben de arabada telefonumu unutmuşum. Onu alıp geliyorum.
Kızım nerede ya?
Kızım nerede?
Selin! Selin iyi misin Selin? Selin görmedim Allah kahretsin ben ne yaptım
Selin! Kendine gel Selin! Selin!
Selin. Selin aç gözünü Selin.
Ben o partideki cimriyetsiz adamın da ağzının payını verirdim ama... ...bu
bana mani oldu. Zaten bu adam geldikten sonra geldi başıma ne geldiyse.
Benim başımın derdi ya. Ben üç yıldır hastaneye gelmemiş insanım. Bir hafta
hastaneden çıkamıyorum. Senin yüzünden. Ben bir sabah uyanıyorum bu adam evimde.
Sonra işe gidiyorum patron diye başıma giriş. Kimsin sen ya?
Kimsin? Bir de beni bitmeye partinin ortasında kolumdan tutmuş. Bir de bana
vermeye çalışıyor ya. Ben bu adama laf anlatacağım diye bir saat bahçede
ya. Belki de bu olmasaydı kimse beni darp edemeyecek. Ben şikayetçiyim. Ben
adamdan şikayetçiyim. Vurun kellesini.
Kafa travması olabilir mi doktor bey? Yok ya bunun normal hali bu kadının.
Şimdi çarpışmanın da etkisiyle sarsıldı biraz.
Sarsılınca da iyice sinirleri bozuldu.
Eğer bir şeyimiz yoksa biz artık eve... Röntgenli bir şey çıkmadı.
Siz bence güzel güzel evinize gidin.
Gece fena alışırsa tekrar gelirsiniz.
Size geçmiş olsun kolay gelsin.
Teşekkürler. Ben de ifadenizi aldım. Etraftaki güvenlik kameralarına bakılır.
Düzgün bir mahalle orası. Büyük ihtimalle hırsızlığa girdiler
kaçtılar. Bakarız. Haber veririz. İyi akşamlar.
Teşekkürler. Nereye gidiyorsunuz? Tutuklamayacak mısınız bu adamı?
Firuze. Sen emin misin bu planın işleyeceğinden?
Selin 'le Demir 'i arasaydık da geleceğimize haber verseydik bari.
hafta sonu değil mi? İkisi de kesin evdeler.
Biz de tatlımızı alır... ...size bir kahve içmeye geldik diye...
dayanırız.
Bir dilim bu tatlıdan yeseler... ...aman sabahlar olmasın. Bak ben onları nasıl
aşık ediyorum... ...birbirine.
Ay alt tarafı bir tatlı. Ya ne yapacak bu insanlara... ...hiç anlamadım.
Ceviz yiyin.
Duruyorsun içine.
Alt tarafı tatlıymış. Ayol afrodizyak bunlar.
Bak. Bu aşkın gıdası.
Cazibenin kaynağı.
Tutkuların cayır cayır çırası.
Sen ne anlarsın tutkudan, aşktan?
Bence yalnız kalamazsın.
Kötüleşirsen bilmem lazım. Aynı odada kalacağız.
İstemiyorum iyiyim ben. Ben de bayılmıyorum Selin.
Ama bütün gece saat başı seni kontrol edemem.
Etmek zorunda değilsin. Selin bak çok rica ediyorum.
Sürekli korku filmi izleyip duruyorsun.
Sen uyurken odana girip seni kontrol edeceğim diyorum.
Bir de ödünün patlamasıyla uğraşmayalım değil mi? Sakın yapma öyle bir şey.
Vallahi mahalleyi inetirim. Güzel o zaman lütfen. Rica ediyorum şuraya yatar
mısın?
Hem odamı gasp ediyorsun hem de beni yer yatağında yatırıyorsun.
Sessiz ol.
Sessiz ol.
Versene yastığımı.
Atmasaydın.
Ya uyumam yasak konuşmam yasak kıpırdamam yasak. Ya ben böyle tutan
yatamam ki.
Kitap oku o zaman.
Savaş sanatı.
Savaş dediğine bakma. Temel hayat bilgileri var o kitapta.
Ay canım benim ama şöyle bir durum var.
Ben kendimi ölmeyi hiç sevmem ama karşımda liseler arasında satran
duruyor. Biz bunu ortaokulda çitledik.
Akıl baliği olmadan okuyunca anlamaman çok normal.
Bir dakika ya. Sen satran şampiyonuyum mu dedin?
Ne oldu?
Beğenemedin mi?
Görelim bakalım nerenin şampiyonuymuşsun.
Kaşıntı. Kaşı bakalım kolaysa.
Challenge accepted.
Biz bu işi Japonya'da öğrendik Japonya'da.
Al beyazları vereyim de sen önce başla ağlama.
Hangisini istersen. Bütün gece eziyet edeceğim sana eziyet. Çok iyi bir fikrim
var. Oyunu kazanan evi de kazanır.
Ben bu ev için iddiaya girmem.
İşine bak işine hadi. Kazanamayacağını biliyorsun ya nasıl çamur yatıyorsun.
Kimse gelemez bugün hafta sonu. Ayda desen çoktan spora gitmiştir. Merve top
atsan uyanmaz.
Kimse gelemez ya. Zaten senin de hiç arkadaşın yok.
Kim bu acaba?
Sabah sabah neyin analizi bu böyle Selin bir sus.
Ay doğru diyorsun.
Merhaba Demir Bey. Buyurun benim. Eşyalarınızı getirmiştim.
Geri götürebilirsiniz. Kalıcı değil o.
Siz getirin beyefendi. Ben göstereceğim nereye koyacağınızı. Nereye
koyacakmışsın? Salona.
Yer yok.
Üst kata o zaman.
E dolu.
Bodrum maseli.
E neyim çekiyor orası?
Neyse. Siz daha sonra karar verirsiniz olur mu?
Hayda vallahi geliyorum ya.
Ya kızım çıkamadım. Anca çıktım evden.
Yok canım. Bizim terle kahvaltı etmedim tabii.
Ya tamam geliyorum.
Ay ne var? Amma abarttın ya. Alt tarafı beşlik.
Yirmi beş dakika falan geç kalacağım. Of hayda Allah 'ım.
Tamam hadi öptüm. Hadi bay.
Aaa. Bana mı bu?
Dur ya nereye gidiyorsun?
Ne yapacağım ben bunu ya?
Günaydın.
Bora. Aklımı aldın ha.
Hiç öyle bir niyetim yoktu ya.
Ama iyi olmuş çünkü ani heyecanlar vücuda dopamin salgılatır, dopamin
Bu arada beğendin mi sürprizimi?
Çok güzel.
Al bunu.
Böyle kulağına tak.
Çok iyi küsü.
Ya aşk olsun Merve ya.
Ben böyle güne bir güzellikle, tatlışlıkla başlayalım diyorum.
Yani hem akşam dans etmişiz, yani buzlarımızı eritmişiz diyorum.
Ertesi güne böyle bir romantik... Gitme başlayalım diyorum.
Ben de üstüme gelme diyorum. Ama kime diyorum?
Kime anlatıyorum?
Kime ne anlatıyorum?
Onu diyorum.
Kuşlar bana dedi ki Mervoş bugün kahvaltı yapmamış. Yapalım mı?
Bora git lütfen. Arkadaşımla buluşacağım.
Onu da söyledi Kuşlar. Ayda 'yla buluşacaksın biliyorum.
Yabancı ilayda benim de arkadaşım. O da gelsin. Üçümüz yapalım kahvaltı. Üçümüz
yapalım kahvaltıyı aşkım. Biz hep bu ayda buluşacağız.
Hem belki biz özel bir şey konuşacağız kız kıza. Ne bileyim.
Yalnız kalmak istiyoruz belki olamaz mı?
Aha özel mevzular diyorsun sen onu konuşacaksınız. Tamam tamam konuşun ya
konuşun tabii sen şey diyeceksin mesela Ayda ya. Ya Ayda Aksan Bora ile dans
edince benim tekrar kafam karıştı abi. Yani ben galiba özledim bu çocuğu ya
diyeceksin. Sen böyle atarlı bir tarafın var ya seni oradan aldım. Ee Ayda
diyecek ki. Ya Mervuş 'um siz birbirinizi çok seviyorsunuz. Lütfen
Diyecek.
Ayda takviminin aynısını yapmadın mı?
Çok iyi yapmadın mı Ayda 'nın takvimi?
Tamam ben gelmiyorum madem. Siz konuşun. Şey yapın rahat rahat. Rahat rahat
konuşun. Mevzuları konuşun.
Bu anlık gelişen bir şey. Bu her zaman yaptığım bir şey değil.
Ben adamları boşuna yorma. Nasılsa iki gün sonra tekrar toplatıp taşıtacaksın
diye dedim.
Sus Selin. Sus.
Ben çay demleyeceğim.
Bunlar ne böyle?
Oo malzemeleri var.
İnşallah validen üstünde vardır. Sonra problem oluyor.
Oo kuğu boyunlu demlik. Çok tasarım.
Kurcalama Selim.
Aa burada değişik bir şey var işte.
Gaz lambasıyla laboratuvar aleti kırması bir şey. Ne bu?
Spon. Ne?
Sonunda tuvaletle kahve arasındaki bağlantıyı kurmuşlar.
Ya Selin.
Senin yapacak daha iyi bir işin yok mu?
Var. Ama bu daha ilginç.
Ay şu ufaklığa bak.
Ne tatlı bir şey böyle.
Geleneksel Japon çay seremonisi demliği.
Bunu buraya koyalım o zaman.
Pahalı mıydı?
Müzayededen almıştım.
8. yüzyıl. Japon el sanatları koleksiyonu.
Demir ya. Böyle mi taşınır sanat eseri ya? Alelade böyle kolyeye mi konur?
tarih beni lanetleyecek.
Sakın okuma.
Belki yapıştırılır. Bence bir uzmanı vardır.
Dur. Arkeoloji müzesine götürelim. Tamam mı? Demir senin yüzünden 13 yıllık
lanet beni peşimi bırakmayacak ya.
Dikkat et parçalanmasın daha.
Al şunları da al bak şurada kalmış biraz.
Şunları da topla.
Ne yapıyorsun?
Şaka. Biryen dükkanından almıştım.
Ay şakacı çıktı bu.
Valla ben seni öldürürüm ya. Senin gırtlağına basarım ben.
Benim garip anam. Ah benim çilekeç anam. Ne yapıyorsun?
İyiyim yavruların güzeli.
Seni gördüm Rüyam'da sabaha kadar.
Kuzumu bir arayayım dedim.
Ah hayır olsun.
Ne gördün? Aman aman yok suyu anlattım alsın götürsün diye.
Aklım sende kaldı. Böyle tuhaf tuhaf şeyler gördüm. Maskeli adamlar bilmem ne
be. Aa görmüş gibi.
Selin neyi görmüş gibi?
Film. Film yani.
Ah şekerim sen yatmadan neler izliyorsun böyle.
Bana bak maskaralık yapma bana.
Onu bırak da sen ne yapıyorsun kızım iyisin değil mi? Ne yapayım işte
hazırladım. Hafta sonu tembelliği.
Sonra ne yapacaksın?
Ne yapacağım evin keyfini süreceğim.
Evden işe işten eve.
Kimselerin seni gördüğü yok.
Benim bulduklarımı da beğenmiyorsun.
Bak gördün mü kaptılar Almanyalı damadı.
Onu bırak da bir an önce bir kursa falan git bari kızım.
Ay anne şu damat işini lütfen bırak ya. Bir ya nefeslik.
E ne yapacaksın? Verdim işte bir nefes. Ne yapacaksın? Bir başına o evde
yapayalnız. Oturacaksın kahvaltıya. Çayını koyanın. Eline sağlık. Diyenin
Yanında bir ses yok. Bir nefes yok. Selin.
Ay sesim güzleşecek. Nefesi kesilecek.
Ne?
Selin görüntü gitti.
Anneciğim burada internet çok iyi çekmiyor da. Hayırdır? Kimdi o bağram? O
O şey bizim bakkalın çırağı. Biraz hazo da.
Anneciğim benim şimdi kapatmam lazım. Sonra ben seni ararım olur mu? Kızım
bak dediklerimi tamam mı?
Hadi öptüm.
Bak babanın da selamı var.
Hadi ben de öptüm.
Görüşürüz.
Selin. Geldim geldim patlama.
Selin.
Bu arkadaşlar sana gelmiş.
Merhaba Selin abla.
Ahmet, Mustafa hoş geldiniz.
Size bahsettiğim eşyalar şu bahçedeki depoda.
Şimdi o dolap falan hep demonte. Onlar yukarı çıkarılacak tekrar kurulacak.
biraz iş var kusura bakmayın. Ayıpsın abla hallederiz.
Süper.
Ben evime yerleşiyorum. Sen toplanacağın yerde ne yapıyorsun Selim? Evime
yerleşiyorum.
Yukarı çıkıyor.
Hayır çıkmıyor.
Demir bak mutfakta çok fazla kırılacak eşyan var.
Sifon, mifon. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Arkadaşlar çıkarın. Hadi.
Tehdit.
Maşallah Selim.
Burası depo gördüğün gibi.
Evin tazelatını yaparken bütün malzemeyi buraya yığmıştım.
E çıkarsınlar işte.
Zaten geçici bir süre için buradasın.
Allah 'ım bana sabır ver.
Diğer odada ne var?
Ben kendi odamı istiyorum ya.
Benim buraya yatağım bile sığmaz.
Bu piyano...
Eski ev sahipleri bırakmış.
Atmayı kıyamadım.
Abla yukarıda ne var?
Pepe 'ye çıkmışsın galiba.
Sen tabi partide götürdün köfteleri, pirzolaları.
Aç kaldım kızım ben aç.
Bora ile çok güzel dans ediyordunuz ama.
Nasıl aranız?
Aynen. Hadi canım.
Çok romantik görünüyordunuz.
Yasir Hanım boşver seninle ne oldu dün gece?
Şarj bulacağım diye gitti arazi oldu.
Doğru.
Çok şüphe uyandıran bir durum oldu bak şimdi açıklanmaya muhtaç. Demir Bey ile
Selin partiden beraber ayrıldılar.
Büyük kaçış.
Şok şok.
Şok.
Bir dakika ya.
Demir ile gittiğini nereden biliyoruz?
Burak da partiden erken ayrıldı.
Doğru.
Bayağı samimiydiler Burak ile.
Hiç ayrılmadılar yani.
Yeter ya. Arayalım soralım ne yapmış neredeymiş.
Gözüm ağrılar girdi. Doğru yani eldeki verilerle.
Bir yere varamıyoruz. Gece aradım. Cevap vermedi. Gelsin hesabını versin.
Arıyorum ben onu.
Ay sağ ol Mehmet 'ciğim.
Şöyle ben onu alayım.
Ya soğumuşum değil mi şimdi bu?
Son hiçbir şeye benzemez ki. Dal ya.
İki dakika sonra.
Bence gerek yok şifon yere. Zaten odanın kendi dolabı masası var.
Kendi odamda her şey sığıyordu.
Hayır niye söylemiyorsun anlamıyorum ki.
Gayet güzel bir oda.
Güzel ışık da alıyor.
Ben burayı çalışma odası yapacaktım. Hiç kusura bakma Selinciğim ama bu zamana
kadar yapmamışsın.
Bundan sonra da ev benim olduğu için zaten hiç yapamazsın.
Ayrıca kısa bir süre için kalacaksın.
Keyfini çıkar işte.
Evet kısa bir süre.
Sen gidene kadar. O da yakındır.
Bekle gör bakalım.
Aynayı nereye koyalım?
Ben olsam aynayı... ...yatak odasının tavanına koyardım.
Yatağın tam üstüne.
Tövbe tövbe.
Buraya. Tamam.
Tabii ki.
Selam Selin.
Dün barbeküden sonra seni eve bırakacaktım ama erken ayrılmam gerekti.
bakma.
Hiç önemli değil. Zaten ben de fazla kalmadım.
Ne oldu? Kötü haber mi?
Yok iyi haber.
Ne yaptın fatura işlerini? İşleyebildin mi?
Maalesef. Hafta sonu.
Pazartesiye kadar yapacakı hiçbir şeyimiz yok.
Ya öyle söyleseydin ya.
Dosyaları alacağım diye haşret ettim Selin 'i. Araba çarpmış da döndü kız ya.
Bir şey olmadı ama değil mi?
Olmadı herhalde.
Yani mesaj attığına göre iyi galiba. İyidir iyi.
Bir şey olsa fırsatı kaçırmaz zaten.
Ne fırsatı Ferruh? Ya sanki bilmiyorsun.
Selin yıllardır senden hoşlanıyor.
Yok öyle bir şey.
Yani hayranlık falan desen neyse de öyle hoşlanma falan.
Daha neler canım.
Yani Selin 'le biz sadece arkadaşız.
Ya sen sev demiyorum zaten.
Kız hoşlanıyor madem.
İlgisini canlı tut. Cebinde dursun. Yakında her türlü yardıma ihtiyacımız
olacak. Zamanı geldiğinde cebinden çıkarırsın.
Ferruh. İşimize bakalım.
Adamlar bizden haber bekliyor.
Adamlar olsaydı iyiydi de.
Çok yerleşiyor ya.
Ne yapacağım ben konuşun. Güzelim dayan biraz.
Bak bizim on numara bir fikrimiz var.
Neymiş? Çabuk dökülün uygulayalım hemen.
Kendi müşterimizi yaratıyoruz.
Nasıl?
Kendi öz şahsi deneyimlerimizle yetiştireceğimiz korku filmi kıvamında
müşteri. Önce birini ikna edeceğiz.
Sonra onu işleyip müşteri kılığında demirin başına saracağız.
Sadece Demir Bey ile çalışırım diye tutturacak.
Biz hiçbir şeye karışmayacağız.
Fatura da bize kesilmeyecek.
Oha! Hep yani yemin ederim korkulur sizden. Ne sandın? Tamam peki.
Şirkete burnundan getireceğiz. Peki ben evden nasıl göndereceğim ya ablalarım?
Ne olursuna da bir kafa yorun ya. Gözünüzün yağını yiyin. Güven edeyim
ne demek be?
Dün gece bahçede oturup konuşalım diye tutturdu. Sonra bunun yüzünden hırsızla
çarpıştı. Öldürdüm resmen. Sonra Demir beni hastaneye taşıdı.
Ay çok korkunç. Ya Selin nereden geliyor bunlar senin başına ya? Çok geçmiş
olsun. İyisin değil mi şu an?
İyiyim. Ölmedim.
Yani henüz. Ya okutalım mı ne yapalım? Nazar var herhalde üstünde bunun.
Ay canım benim bunun adı nazar değil Demir.
Selin!
Sen bu keçine yem vermiyor musun?
Ya senin yüzünden kafa mı kaldı ya? Dün geceden beri oda topluyorum. Öldüm ya.
Zaten uykusuzum. Ya madem bakamayacaksın niye dolduruyorsun bu kadar hayvanı
bahçeye? Şu hale bak. Hayvan açlıktan kazağı mı yemiş? Kazağı mı?
Aşkım.
Sakız kızım. Çok özür dilerim.
Bir de keçiden özür diliyor.
Sen de eşyalarını düzgün bir şeyle taşısaydın. Kazak hiç kolyeye mi konur
Of Selin of.
Ne yapıyorsun sen orada? Benim anahtarım kayıp ya. Dün gecede çantam dararken
çarpıştık hırsızla.
Belki buralarda düşürmüşümdür diye.
Bravo Selin.
Etraf hırsız kaynarken sen anahtarını mı kaybettin? Bilerek mi yaptık?
Sinirlerim bozuldu.
Kızım ne yaptın ya?
Ayvayı yedik.
Bu var ya dünyanın parasıdır dünyanın.
Ne diyorsun Firuz de? İşe yarayacak mı bu tatlı?
Oldu bu iş Leyla.
Bize dua edecekler.
Aşk kokuyor bu aşk.
İçinde biden yokum.
Ay hadi inşallah.
Markasını çözemedim. Burada olmayabilir. Ama internetten bakıp sana yenisini
alırım olur mu?
Gerek yok.
ev sahipleri bırakıp gitmiş. Ama atmaya elim varmadı. Bak ben de avajüre
çevirdim.
Selin dikkat!
Altındaki yazılar da aynı.
Ben el yapımı sanıyordum. Ama galiba markası.
Ağzımızın tadı kaçmasın. Geçen sefer tatlıları yiyememiştik. Afiyet olsun.
Firuze ve Leyla.
Tatlıyı alıp kadınları yolladın mı?
Bravo Demir.
Tam senlik bir davranış. Kapıyı açtığında kimse yoktu senin.
Karşılaşmaya yüzleri yok.
Bırakıp kaçmışlar.
Ama bu rezillik öyle tatlıyla falan kapanmaz.
Tatlı olay.
Kahve yapıyorum.
Hiç olmadı böyle.
Yani tatlıyı kapıda bırakıp dönmek neyin nesi Firuze?
Hani kahveye kalacaktık?
Kalsaydık bize de ikram edeceklerdi.
Etselerdi ne olurdu yani?
Yemesek de dikkat çekerdik.
Ayol bir dilim yeseydik. Ne olurdu canım? Sen en son ne zaman bir dilim
yedin acaba?
Böyle tepsisiyle götürüyorsun lüp lüp. Yani ben olsam neyse. Bu kadar kuvvetli
bir afrodizyak.
Yani yediğin zaman kalpten sen gidiverirsin fütçete. Aman sen de. Ben
bir güzel tadına bakarım o tatlının.
Hem tarifi de öğrendim zaten.
Sen öyle san. Ben gizli malzemeyi sana söylemedim bile.
Leyla.
İyi. Güzel oldu.
Bu teyzeler bu işi biliyor. Bitirmiş.
Ya artık bayılacağım ya.
Ben bu eve taşındım. Altan yoldu. Bu kadar fazla çalmadı kapı.
Çilingirdir.
Çilingir mi? O niye?
Evin anahtarını kaybettin ya Selin. Tedbirli olmak lazım.
İyi de ne ara gittin buldun çilingir sen ya?
İnternette bir sürü var. İnternetten usta mı çağırılır? Demir aşk olsun.
Ya Selin.
Bir kere olsun işime karışmamayı denesene. Ne olur.
Köpeklerle ilgili bilmen gereken ilk şey şu. Tamam arkadaşsınız.
Yani evet birbirinizi seviyorsunuz ama son kerta da senin dediğin olur.
Yani patron benim. Anladım.
Ama öyle despotik patron değil. Yani sevildiğini bilmesi lazım.
Sana güvenmesi lazım.
Al bakalım.
Yok.
Ben almayayım. Şimdi heyecanlanır. Üzerime atlar ben panik olurum falan.
Böyle iyi ben sizi izleyeyim.
Yani zamana ihtiyacın var diyorsun.
Yavaş yavaş.
Peki yani bu da bir adım sonuçta.
Patron demişken sizin şu Demir Bey hala darlıyor mu ekibi?
Sorma ya.
Fena ama en çok da senin maruz kalıyor.
Ne gibi yani ne manada?
Şey en büyük müşteri onda ya sürekli rapor falan veriyor. O manada.
Bir de şu kedi pansiyonu meselesi vardı. Gidip konuşsak mı? Ne yapmış?
Ne olmuş? Bitirmiş mi?
Olmaz.
Olmaz yani.
Çünkü şeyden.
Şey.
Senin evde değil.
Ondan. Eve gidelim demedin mi ben de zaten? Evde şey var.
Evde hayvanları var. Bir sürü hayvanı var.
Eve gidince onlarla ilgileniyorum ben de.
Kafam karışıyor.
Konuşamıyorum.
Açmadı. Yani demek ki meşgul.
Tabii olmaz. Meşgulsü olmaz zaten.
Hiç olmaz.
Neyse. Ben bir de kağıt helva alayım.
Kağıt helva.
Bayılırım ben de.
Ben de.
Biraz geleyim o zaman.
Ne yapayım Ektur?
Kızın gülümsemesi aklımı alıyor.
Tamam abi.
Elinize sağlık. Nedir borcumuz?
300 lira versen yeter abi.
Efendim? Hafta sonu abi. Bir de yol var. Karşıdan geldik biz.
Bir de karşının çilingini çağırmış.
Altı üstü kilidi değiştirdiniz arkadaşlar.
İsterseniz geri takalım. Başka çilingi çağıralım.
Ayıp ya.
Vallahi ayıp.
İçimiz düştü diye resmen kazıklıyorsunuz.
Oldu olacak bir de yirmi dört saat adam kazıklanır yazın sitenize tam olsun.
Tamam Selin.
Bir dakika bekleyin.
Ben uzanacağım. Sen de uykun var deyip duruyordun. Kıvıl bir yerde uyu.
Benim laptopum nerede?
Mutfak masasında duruyordu.
Ne bileyim. Görmedim ben.
Allah Allah.
Nereye gider koca laptop?
Ben tabletimi koltuğa koymuştum. Sen mi kaldırdın? Ne alaka ya? Ne yapacağım ben
senin tabletini? Ne bileyim eşyalarına yer açarken kim bilir ne yaptın.
Dokunmadım tabletine.
Koltuktaydı.
Çok güzel.
Laptop yok, tablet yok.
Resmen soyulduk.
Ben zaten bu adamlar 300 lira istediğini de anlamıştım. Yani alt tarafı bir
kilit. O yüzden mi pat diye paralarını verip yolladın? Arıza çıkartacaktın
çünkü. Bir an evvel gitsinler diye verdim paralarını. Evet.
300 lirayı verdiniz. Sonra?
İşte adamlar gittikten sonra biz anladık ki laptopla tableti de çalmışlar.
Bakın özellikle benim laptopum çok önemli.
İçinde işle ilgili önemli dökümanlar vardı.
Oraya not ederseniz sevinirim. Benimki önemsiz mi yani?
Daha yeniydi be. Üç yıl oldu ancak.
Şimdi siz bu adamları internetten çağırdınız. Öyle mi?
Evet.
O işe siber suçlar bakar. Ahmet komiserim eğilenecek.
İki kişilerdi memur bey.
Biri uzun zayıf. Öteki kısa tıknaz. Arabada biri daha vardı. Biri daha
bekliyordu. Bunlar böyle evlere giden, birkaç farklı ekipten oluşan... ...bir
yapı bence. Çilingir çetesi.
O zaman iş değişir. Organize suç yani.
Semih komiserime gideceksiniz. Aklat lan.
Ay Semih Bey çok teşekkür ederiz. Burası biraz havasız. Bana bir fenalık bastı.
Komiserim bu işi bugün çözebilecek miyiz?
Çünkü biz sabahtan beri o masa bu masa derdimizi anlatalım diye dolaştık da.
Yardımcı oluruz size tabii ki.
Sonuçta kamunun rahatını sağlamak için biz görev yapıyoruz ama. Değil mi? Sizin
konunuza biz değil asayiş bakıyor.
O yüzden de siz şimdi biraz bekleyin.
Ben yetkili arkadaşı gönderiyorum. Tabii tabii bekleriz.
Daha iyi bir işimiz mi var?
Selin ne yapıyorsun bıraksana şunu.
Omar.
Selin bıraksana bana da gelsin biraz.
Abi sizin ne vardı?
Söylemediler mi? Yok söyleyin siz ne vardı?
Dur dur.
Bakın biz bir internet sitesinden... ...24 saat çilingir hizmeti verdiğini
söyleyen bir numarayı aradık. Ve yarım saat geçti geçmedi iki adam geldi. Dur
bekle. Eee?
Efendim bu adamlar kilidi değiştirdi.
Bizden de yüklü bir miktar para aldılar. Ne kadar aldılar?
Söyle.
300 lira.
Benim biradere demiştim.
Çilin girişine gir diye.
Dinlemedi beni.
Çok para var o işte.
Verdik demeyin.
Nasıl? Onlar pazarlık payı koymuştur üstüne.
Üzerinde yüz lira var diyecektiniz. Yenge de çantasını arıyormuş gibi yapıp
yirmi lira çıkaracaktı.
Yüz yirmi ile serecektiniz. Yazık olmuş.
Bakın soyulduk biz. O yüzden buradayız zaten.
Doğru valla.
Resmen soygun. Hayır öyle değil.
Bakın. Laptopla tabletimiz çalındı. Bizim derdimiz bu. Aman.
Bakın biz iki erkeğiz.
İfademizi de verdik. Lütfen tutanaklara böyle geçin.
Yok ben geçiremem.
Nasıl yani?
Niye? Ben çaycıyım.
Osman. Gel boşları donma.
Geldim amirim.
Kardeşim sen bizimle dalga mı geçiyorsun?
Madem çayçısın niye anlattırıyorsun bana bütün hikayeyi? Amirim.
Çağır çağır. Bütün karakolda görüşmediğimiz bir haymini kaldı. Demir
Karakolda yıldız.
Delirtiniz be kaç saati.
Sıcak burası ne?
Böyle kalbim küt küt küt atıyor.
Sinirden taşık halde oldum herhalde. Sinirden taşık halde oldun.
Razım kaçakırladı kim bilir.
Sonunda bu da oldu.
Sayende düştüğüm duruma bak.
Ben mi kaldım dönerciye? Sen az bekledin. O anahtarı kaybetmekten sen
oldun bunlara. Var mı bana?
Sence?
Yok ya ben.
Sonunda benim bir suçum olmadığını anladılar.
Ben sizi daha önce görmüş müydüm?
Gördün. Görmez olabilirim.
Doktoru kaçırdınız yarın ben de tayinimi istiyorum.
Böyle böyle azaltacaksınız siz İstanbul 'un nüfusunu. Aşk olsun memur bey. Biz
ne yaptık?
Mağduruz burada.
Ben mağdurum ben.
Kafam kazan oldu.
Hadi çıkalım.
Kimi arayacaksan ara. Ondan sonra buraya geri dönüyorsun.
Bir dakika bir dakika memur bey.
Ben emniyet müdürüyle görüşebilir miyim? Bakın amirinize de söyledim. Ben Yavuz
Bey 'i tanırım.
Yavuz komiserim yıllar evvel emekli oldu.
Hayda.
Şimdi aldım götürüyorum onu işte. 10 dakika 10 dakikadır. Sen de biraz kafanı
binme. Buyurun buyurun.
Bir dakika bir dakika.
Telefonumdan avukat Yıldırım 'ı ara.
Paralar 3591.
Unutma sakın.
Avukatın numarası arkadaşın telefonunda yalnız.
Paralı ilgir.
Adı ne avukatın? Yıldırım.
Yıldırım bir şey.
Bilemedim.
Çalıyor. Alo.
Yıldırım Bey ben Selin. Bizim Demir 'le böyle sıkıntılı bir durumumuz var.
Yani şöyle.
Bir yanlış anlaşılma oldu. Biz emniyetteyiz. Yani emniyet dediğim
mezarethanedeyiz. Demir 'in suçu.
Bizi buradan gelip çıkartmanız lazım lütfen.
Aa! Neyi anlamadınız canım?
Demir ile Selin işte. Var mı başka aynı cümleyi içinde kullandığınız Demir ile
Selin? Ama siz de biraz halden anlayın canım. Biz de keyfimizden aramıyoruz ki.
Nezarethanede sıkışıp kaldık.
Silingirler evimizi soydu. Şimdi o soyguncular biz evde olmadığımız için
rahat devam ediyordur işlerine.
Ev savunmasız. Biz esaret altında.
Kimi arayacaktık canım? Siz de bir zahmet kaldırıp gelin bizi buradan
Hadi.
Demir Bey.
Ben acaba... ...şurada oturup beklesem olur mu? Çünkü aşağısı biraz sıcak oldu
da. Bakın gerçekten hiç sesimi çıkarmam. Otururum orada sessizce.
Çünkü ben evde o adamla birlikte... ...işte o adamla birlikte... ...her
ya. Benim de biraz nefes almaya ihtiyacım var.
Olur mu?
Gündüz geziyle mi gelseydik acaba?
Böyle gece gece.
Ya uyudularsa?
O tatlı adamı uyutmaz.
Böyle gece gece.
İçerinin ışıkları da yanmıyor.
Sus.
Firuze.
Sıfır. Bir de tatlı işe
yaradıysa. Ya bunlar böyle yıldırım nikahına gittilerse?
Leyla. Şekerin düştü senin değil mi hemşire? Yani mantık şu anda çökmüş
vaziyette. Düştü düştü. Kesin düştü. Düştü valla.
Evden buralara yürüterek getirdin insanı.
Geri falan dönemem ha. Şurada oturacağım biraz soluklanacağım.
Bilmiş ol.
Yok. Yani kesin yemediler demek ki. Yeselerdi anlardık.
Yani bunların... ...bir işi çıktığı... ...ondan sonra yiyemeden tatlılarını
çektiler... ...gittiler evden belli.
Yok yok yemişler.
Yemişler de... ...senin tarif işe yaramamış.
Saçmalama benim tarifmiş. Benim tarif... Bu bizim tatlımız.
Gördüğün gibi... İki dilim yenmiş.
Ama olmaz ki. Ama niye böyle?
Nasıl yani?
Leyla sen kesin bunun içine eksik bir şey koydun.
Yeme yeme yeme.
Leyla yeme diyorum sana.
Yeme yeme.
Yerim vallahi.
Kan şekerim yerlerde mis gibi tatlı bulmuşum.
Yerim de yerim. Aman bir işi de becerebilseydik yani. Neyse artık bir
yapacağız mecbur. Ama bak bana o iksiri satan o aktar var ya. Ben ondan bunun
hesabını sormaz mıyım?
İksirmiş.
Aman bana da koy. Bana da koy ben de yiyeyim bari.
Çıkıyorsun. Ne oldu avukatın mı geldi?
Yıldırım Bey.
Bir dakika siz... ...nasıl yani nereden haberiniz oldu? Selin Hanım ısrarla
gelmemi istedi.
Ben de gecenin bu saatinde...
Bana telefonda söylediği gibi kaldırıp geldim.
Yıldırım Bey lütfen bir yanlış anlaşılma oldu.
Ben konuşurum. Sen burada bekle.
Lütfen sessiz bekle. Yıldırım Bey!
Yarın sabah gerekli fesih işlemlerini başlatacağım.
İş aktimiz bu gece itibariyle sona ermiştir. Bundan sonrasını avukatlarımız
yürütecek. Sizin yerinizde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Hatta bu saygısız
hareketi bütün sektörün duymasını sağlardım. Güzel.
Neyle karşılaşacağınızı biliyorsunuz. Hayır karşılaşmayacağız.
Bana 48 saat verin lütfen.
Çünkü fikrinizi değiştireceğim. Fikrimi değiştirmek için yapabileceğiniz hiçbir
şey yok Demir Bey.
Sadece 48 saat.
Sonra nasıl uygun görüyorsanız öyle yaparsınız.
İki gün sonra cesih evrakı imzalı olarak masanıza gelecek.
Teşekkür ederim. İyi geceler.
Altyazı M .K.
Atacağım kendimi şimdi bu boğazın sonuna. Ben sana o kadar yemeyelim
Bir şey yaramıyor diye yedik ama. Ay Leyla. Çocuklar. Çocuklar
birer dilimlemişler. Onlar ancak zerlerler. Biz bütün pastayı yedik.
çıkarız inşallah.
Kalk sektesinden giderim ben bu akşam. Bana bak anca terleyeceğiz. Yorulacağız
öyle atacağız bunları.
Atalım atalım.
Neyi bekliyorsun Selin?
Kapıyı aç bana. Nasıl yani?
Demir ne olur ya.
Bak ben çok kötüyüm. Kendimi berbat hissediyorum.
Suçluluktan ve üzüntüden böyle göğsüme ögüz oturdu. Ben artık nefes alamıyorum.
Ne olur tartışmayalım tamam mı? Bak kavga edeceksek de yarın ederiz tamam mı
söz? Ama bu gece olmaz.
Bak kendimi dağılmamak için çok zor tutuyorum. Üstüme gelme ne olur.
Selin yeni anahtarlar sende.
Kapıyı açmak için neyi bekliyorsun diye soruyorum. Ya saçmalama. Önce ben çıktım
sen anahtarları almadın mı? Selim ben çıkarken kapının üstünde anahtar yoktu.
Anahtar sende diye düşündüm.
Anahtarlar sehpanın üstündeydi.
Nasıl bir günah işlemiş olabilirim acaba ya?
Çok iyi.
Çok iyi.
Of of.
Hani nerede?
Bir dakika.
Ya. Allah kahretsin ya.
İnanamıyorum her şey başa döndü.
Yok ben bir çilingir vakası daha yaşayamam. Yürü gidiyoruz.
Nereye?
Merve 'lere mi bırakayım seni Ayda 'ya mı bırakayım? Sen ne yapacaksın peki?
Yine ne oldu Selin?
İçeriden kedi sesi geliyor.
Selim bahçedeyiz dışarıdan geliyor.
Senin eşyalarını taşırken bütün gün kapı açık kaldı. O zaman girdi herhalde.
Al bakalım.
Kızım söz.
Aferin sana.
Bak bu balıktan yiyebilirsin. Ama benim balığıma sulanmak yok.
Çünkü o benim arkadaşım.
Bak biz üniversiteyi beraber bitirdik.
Bizim mazimiz var duydun mu beni?
Sen balık istediğinde gel bana ben sana veririm bundan tamam mı?
Haydut seni. Aklını çıkardın ya.
Bir şeyler hazırlayayım mı?
Yorgunum, yatacağım şimdi.
Gel çiçek gidelim.
Teşekkür ederim.
İyi geceler Sevim.
Çözeceğiz değil mi?
Yıldırım Bey meselesini.
Çözmek zorundayız.
Selin daha iyi misin?
Kötüysen gelelim. Ya da sen gel.
Otel işini batırdım. Yıldırım Bey işleri geri çekiyor.
Nasıl ya? Ne zaman?
Ne oldu?
Ya sen evde değil miydin? Yıldırım Bey 'i nerede gördün?
Yarın anlatırım. Şimdi sormayın ne olur.
Şaka mı yapıyorsun Selin? Ne demek işleri geri çekiyor ya?
Selin ara bir konuşalım.
Selin cevap versene.
Selin!
Yapma böyle Demir.
Bak ben iş için sürekli seyahat etmek zorundayım.
Hem seni evde yalnız başına nasıl bırakabilirim ki?
Bu okul senin için çok önemli. Çok güzel bir okul. Niye sevdiğim herkes gidiyor
baba. Bak annem gitti şimdi sen de gidiyorsun.
Ne olur yalnız bırakma beni. Ben de seninle geleyim.
Kendine gel Demir.
Öyle olmak zorunda.
Mantıklı davrandınız.
Leyla! Leyla!
Leyla!
Leyla!
Ay Leyla.
Ay yüreğime indirdin. Ay vallahi gittin zannettim.
Ay.
Ay. Ay Firuze.
Ay senin planın baksın eme. Ay hemşire valla. Ay.
Ay vallahi gidiyorduk kalp seklesinden ayol.
Sen de yemeseydin tatlıların hepsini.
Ha. Tek başıma yedim sanki.
Sabaha kadar burada terli terli uyuyup kalmışız.
Her yerim ağrıyor Leyla.
Bana bak şöyle girelim duşun altına.
Şöyle sıcak sıcak. Hadi kalk gel.
Hadi yürü. Her yerim ağrıyor.
Senin ipinle kuyuya inen de kabahat zaten.
Hadi yürü yürü gidelim.
Hiç bana gözlerini pörtle etme öyle. O adam dün gece senin hayatını kurtardı.
Demir olmasaydın şimdi haydutun midesine vitamindin.
Aslında haydut iyi bir kedim. Arkadaş olabileceğinizi bilsem onu da alırdım
Ya düşünsene başucumda sen, ayakucumda haydut. Üstümde battaniye, elimde kitap.
Mutluluğun resmi.
Ama işte kediyle balık aynı evde olmuyor. Demir ile Selin de aynı evde
gibi görünmüyor.
Ama artık bu sabah senin hatırına idare edeceğiz. Ne yapalım? Ama teşekkür
mahiyetinde.
Ekmekler doldu.
Ben Demir 'i uyandırayım. Sonra da sofrayı seninle beraber kurarız. Tamam
Çiçi?
Demir.
Tabii kulağına tıkacın taktı. Dün gece de öfke ilacını içmiştir duymuyor.
Bak giriyorum sonra söyler mi?
Demir bak açıyorum gözümü.
Demir.
Bazı babalar kızlarını korumak için onları kız kulesine kapatır.
Bazı çocuklar da babalarının gölgelerinden kurtulabilmek için
fethetmeye çalışır.
Babama de ki buraya sadece çizim yapmaya geliyorum. Yoksa baktığım her yerde onu
hatırladığım falan yok.
Beni babanız göndermedi.
Durum şu.
Yıldırım Bey 'in otellerinden birini tasarlıyoruz.
Ama maalesef bazı tatsız olaylar yaşandı.
Ve işi kaybetmek üzereyiz.
Tipik yıldırım yedirtti. Ne yaptınız?
Bardak atlını falan yanlış yere koydunuz değil mi?
Biraz daha fazlası.
Boş yere zahmet etmişsin buralara kadar.
Ben babamla yıllardır konuşmuyorum.
Ama o seninle barışabilmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.
Onu affetmeni sağlarsam işi geri alırım.
Çok çaresiz bir durumdasın biliyorsun değil mi?
Senden bir şey rica etmiyorum şu an.
Sana bir teklif sunuyorum.
Babanı affetmek için gerekeni söyle.
Eğer yeryüzünde onu affetmemi sağlayacak bir şey olsaydı... ...babam onu çoktan
bulurdu.
Alana dur lütfen.
Sana yardım edemem.
Tam onun kızısın biliyorsun değil mi?
Bana hakaret etmeni çalışıyorsun.
Hiç kimseden korkun yok.
Seni burada nasıl bulduğumu hiç sorgulamadım.
Hakkında bildiklerim seni tedirgin etmedi.
Kimsenin seni incitemeyeceğini düşünüyorsun.
Çünkü baban kalbini zaten paramparça etmiş.
Sen benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun.
Ama nasıl bir his olduğunu biliyorum.
Ne istiyorsun benden?
Bana bu öğlenini ayır.
Eğer seni ikna edemezsem... ...beni bir daha görmeyeceksin.
Dersin var. Hayır yok.
Bugün dersin yok.
Kontrol ettim.
Ne oldu?
Aramadın gece. Niye dönmedin mesajlarıma? Dönecek halim mi vardı
değil mi? Kavga ettiniz eve gidince.
Vallahi ağzını bile açmadı.
Hüsnü 'nü kurtardı.
Ben çok kötüyüm ya.
Hepinizin vebalini üstümde hissediyorum. Saçmalama kızım ne vebali.
Yani bir yanlış anlaşılma oldu sonuçta.
Hep birlikte düşünüp halledeceğiz. Diğerleri biliyor mu?
Yok kimseye söylemedik. Yani Demir Bey 'in gelmesini bekliyoruz. Gelmedi mi
hala? Yok gelmedi.
Belki de Yıldırım Bey 'le görüşmeye gitmiştir.
Başkası olsa belki işe yarar diyeceğim de. Yıldırım Bey bu.
Ne olmuş ki Yıldırım Bey 'e?
Kusura bakmayın Burak Bey siz de işinizden alıkoyduk.
Ne oluyor niye çağırdınız beni buraya?
Ne bileyim.
Seviyorum ben böyle yerleri.
Hoşuma gidiyor.
Konuşmaları burada gerçekleştiriyoruz.
Anlaşamazsak sorunu inşaat sahasında çözelim.
Esen Hanım bakın. Burak Bey siz mimarsınız.
Yani bir binanın temelinin ne kadar sağlam olduğunu bilirsiniz.
Altındaki her şeyin üstünü kapatmaya yeter beton.
Ortada ne sorun çıkaran kalır ne de sorun. Geçen günkü evrak yapma işiyle
alakalı söylüyorsunuz. İstediğinizi yakın, istediğinizi atın. Ben bunların
hiçbiriyle ilgilenmiyorum.
Verdiğiniz sözleri tuttuğunuz müddetçi. Şirketin başına yeni yönetici geldiği
için faturaların ve proje harcamaların yetkisi artık bizde değil.
Ama Ferruh Bey 'le bir... Allah 'ım aşkına bu ne olur.
Burak Bey, siz genksiniz.
Ya ben sizden çeviklik beklemekte haksız mıyım ya?
Değil miyim belki de bir motivasyona ihtiyacınız vardır.
Motivasyon? İki milyon dolar. Ne? İki milyon dolar Artem 'imin kasasında
aklanacak.
Mümkün değil Esen Hanım. Ya ben böyle bir parayı aklayamam çok dikkat çeker.
Allah Allah iyi de biz araya girdik. Yani siz koskoca otel zincirinin
aldınız. Ya tamı tamına on iki şube.
Hepsinin yenilenmesi sizde Burak Beyciğim. Dünya fatura dönecek ya. İmza
artık bende değil.
Anlamıyorsunuz. Ben o şirkette artık bir çalışanım sadece.
Tabii.
Babanızın kararları değil mi?
O. Siz sadece Artem Emin değil yani.
Koskoca holdingin varisisiniz.
Ne yapsak acaba?
Ne yapsak?
Şey mi yapsak?
Babanızı denklemden çıkarsak da... ...gücün size geçmesini mi sağlasak?
Muazzam bir fikir olmaz mı? Yok yok yok.
Sakın.
Babama dokunmayın.
İstediğinizi yapacağım.
Paranızı atlayacağım.
Tamamını. Güzel.
İyi çalışmalar Burak Bey.
Bittik biz.
Vallahi bittik. Kimse kurtaramaz artık bu şirketi. Bittik. Buraya kadarmış. On
iki tane otelin işi elimizden gidiyor abi.
Bak hepimiz kovulduk kesin. Net.
Ah mahvolduk. O kadar çabaladık. Ne işlere girdik. Sen boz diye mi girdik
Hanım? Ya vallahi benim bir suçum yok. Polis numaraları karıştırmasaydı ben
böyle tufaya düşmezdim.
Ama oldu bir kere.
Ya tatlım sen internetten niye çilingir arıyorsun ki? Muharrem Hüseyin 'i
çağırsaydın. Senin bütün tadilat işlerini o koşturmadı mı? Ya tabi orası
de. İşte şey oldu.
Ondan ben şey edemedim.
Kırıldım.
Burada ben dururken elin adamlarını çağırıyorsun. Olmadı.
Yakışık almadı hiç. Ya kusura bakma ustam. Rahatsız etmeyelim dedik. Yani
rahatsız etmeyeyim dedim.
Basiretin bağlandıysa demek.
Şimdi bayılacağım.
Daha bunları Burak 'a anlatması var ya.
Ay Demir Bey nerede ki acaba?
Yıldırım Bey 'in ofisinde işi bizden almayın diye yalvarıyordu kesin. Ay yok
tatlım ben sekreterini aradım orada değilmiş. Ne aramış ne de sormuş.
Nasıl ya?
Bu saat oldu kimse Yıldırım Bey 'i özür dilemek için aramadı mı yani?
Ay ben hemen arıyorum. Ay dur.
Ben arayacağım.
Ya da hep birlikte arayalım. Çiçek mi göndersek?
Azmiye sen çiçekçiyi ara.
Çikolata yaptır.
Yanında o küçük ayıcıklardan da olsun.
Hani böyle kalp içinde beni affet yazanlar var ya onlardan. Tamam tatlım.
Artemim çalışanlarının dikkatine.
Yıldırım Bey 'le ilgili ben gelmeden hiçbir aksiyon alınmayacaktır. Sakın bir
şey yapmayın.
Duydu mu ne?
Ofise böcek yerleştirmiş.
Her söylediğimi dinliyor.
Ay saçmalamayın ya.
Kafayı yemeyelim hep birlikte.
Seni anlıyorum.
Babana kırgınsın. Kızgınsın.
Bir şeyler olmuş belli.
Ne olduğunu bilmiyorum ama... ...babanın gerçekten pişman olduğunu gördüm.
Konu babamsa. Ne duyduğunun ya da ne gördüğünün hiçbir önemi yok. Çünkü
manipülasyon ustası kendisi.
Babaların pişmanlıkları... ...evlatlarının çocukluğunu geri
Hala benden mi bahsediyoruz ya?
Herkesin kırgınlıkları var.
Ben...
Bizi terk eden annemin kız kulesinde yaşadığına inanarak büyüdüm.
Babam İstanbul efsanelerini okumaya bayılırdı.
Oradan esinlenmiş. Gerçeği nasıl oradan peki? İşte orası çok kasvetli bir
hikaye.
Dinlemek istediğinden emin misin?
Burak!
Burak Bey durumlar çok fena. Bu sefer toptan bittik. Daha şirketin içindeki
haini bulamadan hem de.
Ne diyorsun Ferruh? Neden bahsediyorsun sen?
O fotoğraflardan daha önemli bir sorunumuz var artık.
Evet var.
Esen Hanım iki milyon dolar aklamamızı istiyor. Ne?
Yıldırım 'ın otellerine yapılacak iş kalemlerinin arasını yedireceksin
Mecbursun. Biz öldük o zaman.
Bayağı mefteriz şu an. Hiç yormayalım adamları. Direkt atalım kendimizi
bir yerden.
Burak. Ya sen bir şey yapamaz mısın?
Ekrem Bey 'i devreye soksam.
Zaten sadece sen anlatabilirsin bu durumu babana. Senin hangi durumdan
bahsediyorsun ben hiçbir şey anlamadım ki.
Sen bilmiyorsun tabi.
Ben dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım ama sen bir otur önce bir sakinleş.
Yani şimdi şöyle bir durum oldu.
Dün gece...
Söylemeyecek misin?
Şirketin... ...en büyük müşterisini... ...kaçırdınız yani.
12 otelin işi.
Bir gecede.
Ben
o
ihaleyi alabilmek için neler yaptım?
Kimlerle aynı masada oturdum?
Siz biliyor musunuz?
Ha?
Bilmiyorsunuz.
Ulan ben canımı ortaya koydum.
Canımı.
Ay eyvahlar olsun Burak Bey 'i de kaybettik.
İnşallah Demir Bey ne yaptığını biliyordur.
Annem gittiğinde ben çok küçüktüm.
Sürekli neden geri gelmiyor diye soruyordum.
Babam da beni oyalıyordu.
Galiba bir zaman sonra sormaktan vazgeçeceğimi umut etti.
Annemin gerçekten geri dönmeyeceğine ikna olduktan sonra bana bir açıklama
yapmaya karar verdi.
Annen kız küresinde boğazdan geçen gemilere yol gösteriyor.
Kuleden ayrılırsa gemiler birbiriyle çarpışır. Çok büyük yangınlar çıkar.
İstanbul kül olur.
Kaç yaşındaydı?
Altı.
O yaşta bir çocuğa annem bizi terk etti demekten daha kolaydı herhalde.
Çok geçmeden de yatılı okula postalandım zaten.
Orada öğrendim gerçeği.
Hem de kompozisyon dersinde. Eyvah.
Herkes ailesini yazacak dedi öğretmen.
Annem kimdir? Baban ne iş yapar? Hayır yapma yazmadım.
Yazmakla kalmadım. Bütün sınıfın önünde okudum.
Annem sayesinde bütün Boğaz... ...bütün İstanbul rahat uyuyor.
Mezun olana kadar bütün okul benimle dalga geçti.
Babanı çok sevdim.
Annemin gitmesine neden olsa bile mi?
Evet öyle olsa bile.
İnsanlar gider.
Çocuğunu bırakarak.
Peki ben bir şey anlamadım Demir.
Seni terk edip bir daha annem.
Ama sen babandan nefret ediyorsun.
Neden? Nefret etmiyorum.
Sadece affetmem o kadar kolay değil. O zaman beni anlarsın.
Elimde babamı affedemememin çok geçerli sebepleri var.
Önemli olan sebepler değil.
Sonuçlar hala.
Babanla ilişkini kesmişsin.
Kendine bir yol çizmişsin.
Başarmak istediğin hedeflerin var.
Ve bunun için babama ihtiyacım yok.
Yaralı çocuklar büyür.
Ama yetişkin olmak başka bir şey.
Yetişkinler mantıklı kararlardadır.
Yetimhanede sanat dersi veriyormuşsun.
Yıldırım Bey sana kaynak sağlayabilir.
Hatta yetimler için sanat okulları bile açabilirsin. Parasını kullanmak ona tabi
olmak demek.
Beni kontrol etmeye çalışır. O zaman yaralı bir çocuk gibi değil... ...bir
yetişkin olarak karşısına çık.
Eşit şartlarda.
Ne diyorsun? Babam kendi şartlarını dayatacaktır.
O da bana uymaz.
Sen Yıldırım Bey 'i affetmek için ne istediğini düşün.
Gerisini bana bırak.
Yarın telefonunu bekleyeceğim.
Acil konuşmamız lazım.
Hayırdır? Nedir mesele? Ta uzak doğulardan getir tepemize oturttuğun
...gelir gelmez en büyük müşterimizi kaybetti.
Mesele bu.
Yıldırım Bey bütün işlerini bizden çekiyor.
Nasıl olur?
Her şey yolundaydı. Daha yeni başlamışlardı çalışmaya.
Bir rekor.
Bunu da başarıların arasına eklersin.
Neymiş mesele?
Neden gidiyor Yıldırım?
Orasını da sevgili genel müdürüne soracaksın.
Ne demiştin?
Demir eren diliyle çalışmak benim için öğrenme fırsatı olacaktı. Değil mi?
Haklıymışsın. Bir haftada bir müşteri nasıl kaybedilir öğrendim.
Tebrik ederim.
Zevzeklik etme. Ciddi bir krizle karşı karşıyayız burada.
Ben sadece bir çalışanım.
Krizleri çözmek de patronların görevi.
Tıkır tıkır giden işi o çok güvendiğin genel müdürün bozdu.
Bizi amca sen gelip düzelteceksin Ekrem Bey. Hayır ben düzelteceğim.
Yönetim kurulu da karışmayacak. Hiç kimse karışmayacak.
Demir Bey ile yaptığımız anlaşmanın bir parçası.
Ben inanamıyorum ya.
Bırakalım adam şirketi batırsın yani öyle mi? Hayır.
Bekleyip nasıl düzelteceğini göreceğiz.
Gelip bana ağlamak yerine yeni patronunu gözlemlemeni öneririm.
Peki.
Peki baba.
Arkadaşlar herkes toplanabilir mi? Bir duyurum olacak.
Dün gece bazı talihsiz olaylar yaşandı.
Hepinizin duyduğunu varsayıyorum.
Sizden istediğim elinizde ne iş varsa onu yapmaya devam etmeniz.
Günlük çalışma rutini hiçbir şekilde bozulmayacak.
En ufak hata işinizi kaybettirir demiştiniz.
Yıldırım Bey bizimle olan anlaşmasını feshetmiyor mu yani?
O konuyu çözüyorum Ferruh Bey.
Çözdüğünüze emin misiniz?
Henüz aramamışsınız bile.
O iş bende Ferruh Bey.
Merak etmeyin.
Yapabileceğimiz bir şey var mı?
İşinizi yapın.
Ayrıca bu konuyla ilgili ne ofiste ne de ofis dışında kimseyle
konuşmayacaksınız.
Aranızda konuşup birbirinizi gaza getirmeyin.
Herkes aklını başına toplasın.
Başka hata yapma lüksümüz yok.
Bir sorunuz var mı?
Buyurun Selin Hanım.
Ben dün geceyle ilgili... Ofisteyken evle ilgili mevzuları konuşmuyoruz Selin
Hanım. Bunu daha önce de net bir şekilde belirtmiştim.
Biliyorum.
Ben emniyet, nezarethane ve Yıldırım Bey 'le olan kısmıyla ilgili konuşmak
istedim. Memur numarayı karıştırdı. Sizin bir kabahatiniz yoktu.
Yıldırım Bey 'in de sesini tanımadınız.
Bunu daha kaç kez açıklayacaksınız?
Siz yeni geldiniz.
Ama biz uzun zamandır buradayız. Bir aile gibiyiz.
Şirket batmasın diye herkes çok fedakarlık yaptı.
Şimdi benim yüzümden işsiz kalmalara onlara büyük haksızlık olur.
Eğer Yıldırım Bey 'e beni işten çıkardığınızı söylemek işe
işe yarar.
Sizi işten atmam böyle bir şeyin bir daha yaşanmayacağına ikna olmasını
Tamam. O zaman ben dosyaları Burak 'a devrederim.
Arkadaşlara ne yapılacağını anlatırım.
Akşam da masamı toplar çıkarım.
Gidebilirsiniz demedim.
Pardon bitti sandım.
Bitmedi.
Başka bir yol daha var.
Yıldırım Bey 'in özel hayatıyla ilgili çözülmesi imkansız gibi görünen bir
sorunu var.
Onu çözüp karşılığında işi bizden almamasını isteyeceğim.
48 saat içinde bu iş bitmiş olacak.
İki gündeyim şanslı başaracaksınız.
Bunu niye yapıyorsunuz?
Çünkü olayları sen başlattın. Ama nezarethaneye birlikte düştük.
Yani tüm sorumluluğu tek başına üstlenmene izin veremem. Vay be.
Bunu sizden beklemiyordum.
Yani sorumluluğu kabul etmeniz.
Yani teşekkürler.
Umarım işe yarar.
Büyük rezalet. Olacak iş değil ya.
Ben oldu bir kere.
Sen işte.
Bana bakın.
Bu Operasyon Çıta 'nın planı mı yoksa?
Yani kasıtlı olarak mı çıkarılır bu rezalet? Yıldır gönder taktiği falan mı?
dakika bir dakika.
Öyleyse başka. Tamam Demir Bey 'i gönderecektik ama biz kendimiz
yapacaktık bunu abi.
Ya arkadaşlar hepinizden çok özür dilerim.
Hepsi benim hatam.
Operasyon Çıta ile hiçbir ilgisi yok.
Durumu düzelmek için elimden ne geliyorsa yapacağım.
...faydası olmayacak ama... ...hepinizden gerçekten çok çok...
dilerim.
İyisin Merve.
Bırak biraz rahat.
İvo.
Hoş geldin. Selam.
Sizin şu kedi pansiyonu işi için Selin 'i aradım ama açmadı.
Yani ben de bir uğrayayım dedim. Sorma ya. Yani haftaya biraz olaylı bir
başlangıç yaptık da.
Gel bir stresle çıkalım istersen.
Yani senin şu an pek proje konuşabilecek durumda değil. O kadar diyorsun.
Altı üstü işleyeceğim ama sen bu kadar gerildiğine göre sıkıntı büyük.
Ya sorma. Şu an dünyanın öbür ucunda olmak için neler varmaz.
Gel gidelim.
Efendim? Yani o dediğin çok da zor bir şey değil.
Sana kolay. Yani ben hayatımda daha önce hiç öyle çılgınlıklar yapmadım.
Yani çılgınlık olarak adlandırırsan yapamazsın zaten.
Biz bu yaz muhtemelen bu olanlar yüzünden izin falan da kullanamayız.
Sen bayağı seviyorsun işini ya.
Seviyorum tabii.
Ben olsam çoktan istifamı vermiştim. Ne gerek var böyle bir gerginliği çekmeye?
Biz ona beyaz yakalı açmaz diyoruz. Yani şimdi başka bir yere gitsen orada da
ayrı bir dert var. O da tabii iş bulabilirsen.
Neyse.
Kusura bakma ben sana bir şey ikram etmedim ne içersin? Gerek yok ben de
zaten ortalık karışık.
Sonra konuşalım projeyi müteahhit olduğunuzda.
Aslında... Aslında?
Şey... ...senin şu an kafasını işlere vermeyecek kadar meşgul.
Projeyle ben ilgilenebilirim yani senin ne güzellik olsun diye.
Tamam nasıl yapalım?
Şey... ...şimdi biz hiç ofise girmeyelim.
İyisin ben laptopumu alayım geleyim.
Burası hocam. İstersen şöyle yapalım.
Sen iş çıkışı bana gel.
Klinikle beraber çalışırız.
Hem buranın havasını solumamış olursun. Hem kafan dağılmış olur.
Adresi biliyorsun.
Görüşürüz. Görüşürüz.
Ne diyorsun ya?
Demir erendi nezarethanede.
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmez.
Bana bak.
Şöyle duvar dibine de çöktün mü?
Yalnız birader baksana çok kırgınıma. Beni niye çağırmıyorsun ya?
Ben bilsem koşa koşa gelirdim biliyorsun.
Tespih mespih. Ne lazımsa.
Gül gül.
Otel işini alamazsak o zaman ben güleceğim. Hem de çatlayana patlayana
Salacağım yani. Allah ne verdiyse.
Bırak şimdi.
Sen kaybeder misin oğlum ya?
İnce ince yapmışsındır sen planlarını.
Evet.
Dökül bakalım. Dinliyorum.
Müşterinin bir kızı var.
Küsler. Yıllardır görüşmüyorlar.
Adam barışmak istemiş. Ama kız yanaşmıyor. Onu nereden öğrendin ya iki
Dedektif mi tuttun?
Yok gerek kalmadı.
Yıldırım Bey barbekü partisinde anlattı biraz.
Birazını ben de biliyordum zaten.
Artem 'imde işe başladığım ilk gün... ...en büyük müşterimizle ilgili bütün
bilgileri istemiştim.
Bir ticari, iki özel.
Ee? Ne yaptın bilgin işime yarar diye mi düşündün?
Ekip iyi ama... ...eninde sonunda herkes hata yapar.
Müşterini ne kadar iyi tanırsan... ...elinde o kadar çok çözüm yolu var
demektir. Bir insanı da en iyi yaralarından tanırsın.
Yaralarından yakalayacaksın yani.
Onarmaya çalışacağım.
Yani birader sen de şimdi... Ne?
Ne oğlum?
Başkalarının bozuk baba kızı ilişkisini onarıyorsun iyi güzel. Ama kendi baban
için hiçbir şey yapmıyorsun.
Ya Vedat 'ım.
Bizim seninle konuşmalarımızın sonu neden sürekli babama çıkıyor?
Yani ben açmayalım bu konuları Vedat. Tadımız kaçmasın Vedat. Dedikçe sen hep
aynı şeyi yapıyorsun be abi. Tamam Demir 'im sustum.
Aliara bir sorun mu var?
Evet var.
Ne yaptın sen bana ya? Ayarlarını oynadın gittin.
Saatlerdir sokaktayım.
Eve gidip uyumaya çalış.
Yarın uyandığında bir karar vermiş olursun. Bu mu yani?
Üç cümle ele başından attın beni.
Yemin ediyorum kaçıp gidesin var şuradan. Vallahi Aliara ben senelerce
Ama kaçmakta ailevi sorunlara çözüm bulunmuyor maalesef. Hadi beraber
Ben babamdan.
Sen de babamdan.
Ama ben kaçmayı bıraktım.
Savaşmadan kazanılmıyor. Doğru. Sen nereye kaçıyorsun zaten? Daha şirketi
kurtaracaksın. Yok.
O iş sende. Sen kurtaracaksın.
Şirketimi, beni, çalışanlarımı, kimsesiz çocukları, herkesi.
Sen bizim kahramanımızsın Alara.
Şampiyonumuzsun ya.
Her trajik kahraman gibi bir tek kendimi kurtaramıyorum ama değil mi? Kendine
haksızlık etme ama.
Her kahramanın bir zarfı vardır.
Peki ya.
İyi geceler Demir.
İyi uykular.
Ne?
Yok bir şey.
Ya Vedat hadi laf yetiştireceğine şu soğanları at bakayım mangala.
Ondan sonra laf yaparsın. Yok orada soğan hadi.
Bak bu da sanat galerisi için yaptığımız tasarım.
Şunlar baya Roma sütunu sanki. Nerede bu galeri?
Mekan bildiğin tarihi esermiş.
O sütunları ben yaptım.
Şaka.
Vallahi ne diyeyim elinize sağlık.
İyi de bir şey diyeceğim.
Alelade bir mekanı tapınağa dönüştürebiliyorsunuz da... ...alt üstü
pansiyonuna dönecek bir oda için... ...neden bu kadar geriliyorsunuz
Yani biz... ...insanların ihtiyaçlarını biliyoruz.
...en azından empati yapabiliyoruz. Ama hayvanların dilinden anlamadığımız
için... ...bir bilene yani sana da bir sorun istedik. Yoksa bizim de derdimiz
işi... ...zora bükmek değildi. Yani hayvanların dilini bilmene gerek yok ki.
Duygularını bilmen yeterli. Kendinden yola çık mesela.
Sıkışık bir yerde kapalı kalsan. Ne istedin?
Yok yok yok.
Yani... ...felaketim olur. Ben kriz geçiririm.
Kafalı alan bunaltısı var da bende.
Klasografi mi? Hayır hayır bu bunaltı ama böyle çok... ...çok şiddetli bir
bunaltı. Tamam sakin. Sakin ol.
Neyse. O zaman kafesleri... ...büyük yapıyoruz. Yani öyle çok kedi alsın
...derecik kafesler yapmak yok.
Aynen.
Sonra mesela biri sana dokunmak istese... ...ama sen o an dokunulmak
olsan.
İşte hayvanlar da öyle.
Sevemek isteyebilirsin.
Hatta çok isteyebilirsin o an bunu.
Ama zorlarsan saldırır.
Evet.
Bir de özel alan mefhumu var. Yani biri çok yakınına girdiğinde...
Şey tamam o zaman.
Kafesi arasında boşluk bırakıyoruz.
Aynen. Mekanın ölçülerine bakıp birlikte sipariş verebiliriz hemen. Evet. Hemen
verelim bitsin.
İbo. İbo.
Reksi araba çarptı. Kanaması var. Benim kliniğe yetiştiremem.
Geç içeri geç.
Bekle beni burada.
Tamam tamam.
Seni ben hasta edebilirim. Ama yenide birilerini aramanız gerekiyor. Geç
anlayacağız.
Gel gel gel.
Getirdin mi bunu?
Makine burada.
Makine burada da abi gecenin bu vakti ben neden buradayım ya?
Seninle işimizi kurtaracağız.
Şirketin otel müşterisinin kaybetmesini engelleyeceğiz.
Tamam gidelim. Yok burada bekleyeceğiz biraz.
Burada mı?
Niye abi?
Şu pencereyi görüyor musun?
Orası Yıldırım Bey 'in metresinin evi. Kendisi de şu an içeride.
Yo yo yo abi ben böyle bir şey yapamam.
Yok ben hiç şantaj montaj işlerinden anlamam abi.
Hiç beceremem ben öyle şeyleri.
Gerçekten yapamam. Yani ayrıca Demir Bey bize hiçbir şey yapmayacak. Ya başlatma
Demir Bey 'inden şimdi.
Demir Bey yüzünden bu haldeyiz.
Sence Yıldırım Bey bu saatten sonra geri adım atar mı?
Bize koz lazım koz.
Abi bu yaptığımız hiç etik değil. Yani bu bildiğim yanlış.
Hatta suç. Suç mu?
Kusura bakma.
Ailem iflas etti deyip benden zam istedin.
Herkese %10 sana %25 yaptım.
Sen onlardan daha mı çok hak ettin?
Onların paraya ihtiyacı yok muydu?
Benimle arkadaşlığımı kullanıp aldın parayı.
O zaman bu haksızlık mı ya da etik mi diye düşündün mü?
Düşündüm abi inan hala her gece düşünüyorum.
Niye aldın o zaman parayı?
Çaresizdim çünkü ondan.
İşte ben de çaresizim. Beni de en iyi anlayacak insan sensin.
Ya abi... ...Denir Bey, Ekrem Bey falan bir şey yapamazlar mı? Onlar daha fazla
sorun çıkartmasın yeter.
Sen merak etme.
Hepsinin işi düzelince bize minnettar olacaklar. Hadi hazırla makineyi.
Çıkınca direkt çekmeye başlarsın. Hadi hadi hadi.
Çıktılar çıktılar. Çek çek çek.
Çek.
Yüzden uzun yap. Yüzden uzun yap.
Abi açım çok kötü ya. Gel böyle.
Çek çek durma.
Ver bakayım şunu.
Ver bakalım.
İşte bu.
Ben belki kapıya kadar geçiyorum. Bir hoşçakal öpücüğü falan verir dedim
...resmen şov yaptı. Aferin kızıma.
Bir dakika abi sen kızı tanıyormuşsun bir de.
Bütün öğleden sonra ne yaptım sanıyorsun?
Yani biraz pahalıya patladı ama... ...iki fotoğraf çektirmede anlaştık.
Sakız Hanım.
Nasılsınız? Keyifler yerinde mi?
Benim keyfim hiç yerinde değil ya.
Ben nasıl böyle her şeyi birbirine katıyorum?
Ben neketi olmak istiyorum ya. Ben de senin hayatından istiyorum.
Ah ne güzel. Çimler yeşil. Hava ılık.
Bir hata yapınca kimsenin çimenine mani olmuyorsun.
Öyle evinde sana dik dik bakıp ters ters konuşan kimse yok.
Gerçi sen seversin böyle şeyleri.
Mesut Osman.
Senin hayatına da özeniyorum biliyor musun?
Ne güzel. Evini kimseyle paylaşmak zorunda değilsin.
Kıymetini bil. Tamam mı?
Bir karamuklu haydut gelmedi mi?
Gelmezler tabii.
Dün gece ben onlara mama vermeyi unuttum.
Herkes nasıl yüzüstü bırakıyorum ya.
Bir kere kırılınca bir daha tamir olmuyor işte senin.
Al bakalım.
Ellerine sağlık Demir 'im. Afiyet olsun Vedat 'ım.
Bir yanda Selin, bir yanda Alara.
Umrunda mı be dünya?
Vedat.
Yapma.
Ne yapıyorum oğlum ya?
Geldiğin şurada kaç gün oldu?
Biriyle aynı evde yaşıyorsun.
Biriyle bilmem nerelere kaçıyorsun.
Özeniyorum ya.
Bak kaç yıl oldu benim hayatımda ne var?
Ne var? Ben de onu soruyorum işte oğlum ne var?
Bir sen, bir ben, bir de çiçek.
Lan ben boşanmasa mıydım acaba ya?
Valla Vedat 'ım ben de senin hayatına özeniyorum.
Kadın yok dert yok. Oh çiçek çiçek.
Hadi hadi duyduk konuşmaları.
Alara hanımla yeni ufuklar görünmüş.
Diyorsun. Dedim.
En büyük müşterimin kızıyla flört edecek kadar kafayı yemedim henüz.
Ayrıca kalbi yaralı bir kadından faydalanacak kadar da düşmedik çok
birader öyle olsun.
O zaman Selin 'le hapislere düşmeye devam.
Bence zaten senin daha iyi.
Niyeymiş o? Kız macera dolu abi.
İtiraf et senin de hayatına renk kattı. İtiraf et rahatla.
Ya hiç sorma. Hem de ne renk.
Bir gün hastane bir gün nezaret.
İşte bir hapis bir mezar kaldı.
Onlar da kısmet artık.
Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi Demir 'im?
Şimdi evden gitsin diye gözünün içine bakıyorsun ya. O gitsin o ev sana öyle
gelir ki.
Ev büyür böyle sen kaybolursun içinde.
Kendini arar durursun.
Kalbim nerede kaldı? Ruhum nerede kaldı?
Şu an benden bahsetmiyorsun.
Farkındasın değil mi Vedat 'ım?
Yalnızlık o kadar da matah bir şey değil Peter Pan.
Selim.
Onu söylüyorum işte bende bir saatte. Yok be oğlum pencere. Pencere kırıktı
orayı muşambayla kapattım.
Yok olmaz öyle ya.
Kızın evde yalnız kalmaması lazım hiç güvenli değil.
Hayır bir şey değil mahallede hırsızlar kol geziyor resmen.
Hay Allah ya.
Ben bunu nasıl atladım?
Onu da al gel kalın burada. Yok olmaz öyle.
Haydi Vedat 'ım haydi.
Haydi önce seni yatıracağım sonra eve gitmem lazım.
Herkesi kurtaramazsın Peter Pan. Neden?
Haydi. Haydi gel. Haydi güzel abim kalk bakalım.
Telefonunu unutma. Tamam aldım.
Haydi.
En
azından
hiç kanaması yok. Bacak sıkıntılı yalnız.
O kırığın durumuna göre bir ameliyat daha geçirmesi gerekebilir. Yani bu gece
yoğun bakımda kalsın. Yarın bakacağız artık.
Ben nöbetçi kalırım bu gece. Sağ ol Yuba ya.
Bekle yarın teşekkür edersin.
Tamam. Siz de kusura bakmayın. İyi akşamlar.
Estağfurullah iyi akşamlar çok geçmiş olsun. Sağ ol.
Üzgünüm yani klinikte buluşmak iyi bir fikir gibi görünmüştü.
Saçma ama lütfen. İyi ki klinikteydik. Sen gidiyor musun?
Ben gideyim artık.
Süpermen sen efeci yorulmuşsundur.
Gerekli bilgileri buraya bıraktım. Müsait bir zamanla bakıp siparişi
Onay verdik say. Zaten senden iyi bilecek halimiz yok.
Taksi çağırabiliyor muyuz buraya?
Buyurun benim.
Yok yok. Ben almayayım. Ben taksiyle gideyim. Sen daha geçen gün ofiste ne
dediğini hatırlıyor musun?
Hadi. Bekle, hazırlanıp geliyorum hemen.
Korkmana gerek yok.
Gel. Bunlara tutulacaksın.
Korkmam normal. İlk seferim. Ama merak etme ben çok deneyimli bir süreceğim.
Aman öyle de olur.
Selin. Selin.
Günaydın. Mamayı sen mi koydun?
Teşekkür ederim.
Sen çık istersen. Ustalar gelecek ben onları bekleyeceğim. Cama takacaklar.
Yıldırım Bey ile ilgili... Ben de.
Sen çalış bana bak.
Ben çözeceğim dedin ama... ...benim yardımcı olabileceğim bir şey varsa...
Dün neden kapalıydı telefonu?
Kapattım.
Zaten beni akşam kimse aramaz.
Sadece kızla.
Onun halinde konuşacak halim yoktu.
Ben aradım.
Öyle mi?
Neden?
Bir daha telefonunu kapatma.
Acil bir şey olur. İnsanla dolaşamaz.
Endişelenir.
Endişelendin mi sahiden?
Sen çık istersen Selin.
Geç kalacaksın.
Biliyor musun bugün patron da geç gelecekmiş.
Kalktım.
Allah 'ım sen aklıma mukayyet ol. Baktıkça bayılacak gibi oluyorum.
Bakıp durma o zaman Ferruh. Sen aklını peynir ekmekle mi yedin? Hiç mi
düşünmedin? Hiç mi uyarmadın? Demedin mi yapmayalım etmeyelim diye? Ferruh Bey
ben burada bir çözüm bulmuşum. Hepinizin arkasını kolluyorum. Siz hala
hazırlayıp duruyorsunuz. Bir kesin artık.
Burak yapma.
Yırtıp atalım şunları. Hafıza karşından da silelim. Hiç olmamış gibi davranalım.
Sonrasında da şirketi kapatıp eve gideriz. Sen de alacaklı adamlara çay
ekran edersin.
Biz adama dostane bir şekilde yaklaşacağız.
Fotoğrafları ve hafıza kartını gazetecilerden alıp... ...büyük bir
önlediğimizi söyleyeceğiz.
İyi niyet göstergesi olarak da... Adam da bizle çalışmaya devam edecek öyle mi?
Hiç kimse açığını bilen birine sırtını dönmez.
Ne demişler?
Düşmanını yakın tut. Bunu sağlamak için önce adamı düşmanı olduğumuza ikna
edeceğiz ama. İkiniz de benimlesiniz.
İsteseniz de istemeseniz de.
Pişman olmak için artık çok geç.
Kim verecek peki bunu Yıldırım Bey 'e?
Burak. Burak olmaz.
Burak bunu sen yapamazsın. Bir susun da düşüneyim.
Açık bir renkler. Ama şu koltuğa az önce... Kızlar.
Bora ile Burak nerede?
Valla sabahtan beri bahçede konuşuyorlar.
Var bir durum ama... ...Bora yüz bulur diye gidemiyorum yanlarına.
Valla ben bugün Burak 'a her şey yolunda mı... ...diye soracak oldum. O da bana
özel bir şeyler konuşuyoruz dedi. Var bir aylar ama.
Anlamadım. Allah Allah.
Arkadaşlar.
Toplanabilirsek kısa bir duyurum olacak.
Dün söylediklerim bugün için de geçerlidir.
Yıldırım Bey ile ilgili hiçbir şey yapılmayacak.
O konuyla ben ilgileniyorum. Herkes normal çalışma programına devam edecek.
Kolay gelsin. Buyurun.
Alara. Hoş geldin.
Sürpriz oldu. İyi bir sürpriz mi kötü bir sürpriz mi? Birer esprasoyu hak eden
bir sürpriz. Gelsene.
Ne görüyorum ya?
Bir yanlığına da olsa insana benzedi.
Ay hisleri varmış yahu.
Ne hissi kızım?
Bildiğin sevgili yapmış.
Bu adam Japonya'dan dün gelmedim ya.
Nasıl gitsin?
Güzel kokuyor.
Afiyet olsun.
Kaçmadığına göre... ...Yıldırım Bey konusunda... ...bana yardım etmek için
pazarlık yapacaksın.
Sen hep böyle doğrudan konuya mı dalarsın?
Bu konuşmaya dün başladık. Bir tur da gece konuştuk.
Çok da doğrudan dalmış sayılmam.
Kafam başka sözcü ama sevdim.
Ve? Ve...
Sana yardım edeceğim.
Ama babamı affedeceğimin sözünü vermiyorum.
Sadece onunla aynı masaya oturacağım.
Eğer tekliflerimi kabul ederse... ...sonrasına bakacağız.
Babandan ne isteyeceğine karar verdin o zaman.
Birkaç şey.
Belki biraz daha fazlası. Ama kabul edeceğini sanmıyorum.
Orasını düşün be.
Benden ne istiyorsun peki?
Benimle bir yere geleceksin.
Ve bana bir konuda yardım edeceksin.
Kolay ya da eğlenceli olmayacak.
Aslında belki biraz eğlenceli olabilir.
Ama hiçbir şekilde soru yok.
Ve bu ikimizin arasında bir sır olarak kalacak.
Ne diyorsun?
Anlaştık.
Yıldırım Bey'den istediklerini konuşalım o zaman.
Peki. Ne var bu zarfın içinde?
Önemli bir hediye.
Yıldırım Bey 'in işiyle alakalı. Bir tür iyilik diyelim. İyi de bu gizem niye?
Söylesene içinde ne olduğunu.
Olmaz şirket sırrı. Ya ben araya adam sokarak aldım bunu.
Arkadaşlar ben sizin hayatınızı kurtarıyorum. Teşekkür edeceğinize
sürekli soru soruyorsunuz. E ben bir kuryeyle göndereyim. Olmaz.
Ne bağırıyorsunuz canım?
Kuryeyle çok tuhaf olur.
Baya tuhaf olur yani.
Bu bir iyi net göstergesi. O yüzden adamın gözünün içine bakarak vermemiz
Öğlene kadar bekleyelim bence.
Demir Eren değil bir şey yapmayın dedi.
Onun keyfini beklersek çoktan Yıldırım ve Efesi anlaşmasını göndermiş olur.
Gerçi ben sabah niye göndermedi ona bile şaşırıyorum.
E iyi o zaman Burak. Sen vakit kaybetmeden götür bunu.
Burak Bey 'i karıştırmadan siz çözseniz daha iyi olur.
Bir dakika ya. Neden biz?
Hayır.
Onları karıştırmayalım Ferruh Bey.
Ne oluyor ya?
Ya şimdi hani konu iş dünyası olunca Burak Bey en iyi oluyor oradan bilenimiz
ya. O bakımdan bir de hani içinde ne olduğunu sadece kendisi bildiği için
vermesi daha doğru olacak gibi düşündüm ben Ferruh Bey. Ama bütün bunların
sorumlusu sizsiniz Selin Hanım.
Eğer bir özür dilenecekse de.
Haklı.
Ben götürürüm.
Özür de dilerim.
Arkadaşlar bir sakin olun.
Selin biz birlikte gideriz. Sen özrünü dilersin ben de zarfı veririm.
Burak Bey. Sonra Ferruh.
Azmiye sen bizi idare et.
Tabii.
Bir yetimhane.
Çocuklar için sanat ve spor merkezi. Kadın sığınma evi. Ve mülteciler için
rehabilitasyon merkezi.
Bunların hepsini Yıldırım Bey 'in şirketleri üstlenecek ve bizzat
yapacak. Ayrıca her yıl fonlamalarını da onlar yapacak.
Tamamdır. Not ettim.
Bir de şeyi not et.
Bunu hiçbir şekilde reklama dönüştürmeyecekler.
Sosyal sorumluluk işlerinin en büyük getirisi itibardır Alara. Eğer bunu
alırsan... Bunu sadece benim için yapmış olur.
Ya da artık iyi bir insan olduğu için.
Eğer şirketine itibar kazandırmak, vergiden düşmek ya da reklam için
zaten hiç zahmet etmesin.
Ne yaptı sana?
Biri vardı.
Belki de bu hayatta beni gerçekten seven tek kişiydi.
Babam hemen benimle para için birlikte olduğunu düşündü.
Çünkü hayatta her şey onunla ilgili olmak zorunda ya.
Ayrıldınız mı?
Terk etti beni.
Babam sevdiğim adama benden ayrılması için para teklif etmiş.
Ve bunun benim fikrim olduğunu söylemiş.
Öyle bir ikna etmiş ki.
Ne dediysem inandıramadım.
Yazık.
Seni tanıyamamış demek ki.
Tanısaydı böyle bir şey yapmayacağını bilirdi.
Hayatta kalbi kırık bir insandan daha zor durumda olan kimdir biliyor musun
Demir?
Gururu kırık olan.
Babam sevdiğim adamın gururuyla oynadı.
Bunu vicdanı olan hiç kimse yapmaz.
Reklam şartını da yasakladığına göre vicdanlı olup olmadığını bugün
Gerilme artık. Her şey yoluna girecek birazdan. Ya bunların hepsine ben sebep
oldum. Çok özür dilerim. Oldu artık.
En azından çözüm siz değil.
Pardon.
Efendim Ferruh? Burak benim işime sinmiyor.
Bak Yıldırım çok güçlü bir adam. Eli kolu her yere uzanıyor. Ne yapalım
buraya gelmişken geri mi dönelim?
Var mı başka bir yolu? O fotoğrafları sen verirsen Yıldırım sana karşı koz
aramaya başlayacak.
İhaleyi Esen sayesinde aldığımızı bulması ne kadar sürer sence?
Burak Selin kendi başına yapmış gibi görünsün.
Olmaz.
Ya ben bunu Selin 'le yapamam. Selin yaptığının sorumluluğunu üstten verin.
her şey ters girerse Yıldırım Selin 'i dava eder.
...ceza bile almaz ama... ...sana kim güder? Sen, ben, Artem 'im... ...hatta
baban. Hepimiz mahvoluruz.
Yapamam. Buraya kadar gelmişken ben nasıl tek başına gittim? Her şeyi ikimiz
düzeltemeyiz Burak. Öyle bir gücümüz yok.
İsteyebilirsin bunu seninle.
O kız senin için her şeyi yapar.
Ne dedi Feruk Bey?
Hiç. Başarılar dedi.
Al bakalım.
Haklıydın.
Zarfı senin vermen daha doğru.
Sonuçta özür borcu olan sensin.
Zarfı ver.
Özür mahiyetinde hediye getirdiğini söyle.
Umarım işe yarar.
İşe yarayacak tabii ki de.
Dik dur kendine güven. Sen tanıdığım en güçlü kadınsın.
Sebep olduğum bunca felaketten sonra hala böyle mi düşünüyorsun? Ben sana
güveniyorum. Herkes hata yapar.
Hadi.
Gir içeri.
Zarfı ver özrün dili. Sonra çık.
Merhaba. Yıldırım Bey ile görüşecektim. Kim geldi diyelim? Artemin ben Selin
diyebilirsiniz.
Artemin ben Selin Hanım. Yıldırım Bey ile görüşmek için geldiler.
Tamam.
Randevunuz yokmuş maalesef. Yıldırım Bey 'in de tüm gün toplantıları varmış.
Seni araya sıkıştırsanız. Çok önemli.
Randevu almanız gerekiyor.
Tamam.
Ben yukarı çıkayım. İlla ki bir mola verir arada görürüm. Öyle bir yetkim
Israr etmeyin lütfen.
İsterseniz konuyu siz bana söyleyin. Ben sekreterine iletebilirim.
Tamam.
Sekreteriyle bir de ben konuşayım. Bir ararsanız ben izah edeyim durumu. Çünkü
çok hassas bir durum.
Ne yapıyorsunuz hanımefendi? Bir saniye ben bir konuşayım. Ama bir kere de ben
konuşayım ya. Bir saniye hanımefendi bırakır mısınız lütfen?
Hanımefendi.
Dışarı çıkar mısınız?
Bir dakika bir dakika bir dakika.
Bir kere de ben konuşayım.
Anlatacağım derdim bir saniye. Bakın hanımefendi zorluk çıkarmayın. Buyurun.
Sıfırda çıkarın beni.
Gitmiyorum. Hiçbir yere gitmiyorum.
Gitmeyeceğim.
Arkadaşımızı yalnız bırakacak değildik herhalde.
Ya.
Burak nerede?
Gitti.
Böylesi daha doğru oldu. Bir de Burak 'ı karıştırmayalım.
Hadi o zaman.
Randevumuz oldu da hiç ne almıyorlar.
Şu güvenlik olacak adam var ya. Beni az önce dışarı attı. Bak hala nasıl bakıyor
pis pis.
Hayda.
Ne yapacağız şimdi?
Kılık değiştirip girelim desem. Güvenliğe atlasak içeride sekreter var.
Ya ofiste mi doğmuştuk ne diyorsun?
Yürüyün benimle. Kalk kalk kalk.
Hanımefendi giriş yan taraftan.
Aracım otoparkta beyefendi. Yani bunca yolu yürümemi beklemiyorsunuz herhalde.
Toplantıya geç kalıyoruz da.
Teşekkürler.
İnanamıyorum. İçerideyiz. Ayda sen harikasın ya.
Nasıl konuşmayı böyle ya? Vallahi acayiptirsin.
Öldürsün ölecektim yani.
Vallahi bak hala bacak ölsün.
Adam gelmeden biz bir an önce gidelim.
Bu ne?
Bu ne?
İçeri girmeyi başardın Burak.
Şirketi kurtaracağım diye onca belaya bulaş.
Sonra gönder Selin 'in başıyansın.
Ulan Ferruh, ulan Ferruh.
Seni dinleyen kafamı ben.
Azmiye Hanım.
Demir Bey.
Buyurun Demir Bey.
Nerede bunlar?
Kimler? Azmiye Hanım.
Siz Selin Hanım 'ları diyorsunuz.
Şey varmış.
Bir iş varmış ona gittiler.
Ne işi?
Bana söylemediler.
Azmiye Hanım.
Bunlar Yıldırım Bey 'in yanına gitmediler değil mi?
Lütfen bana Yıldırım Bey 'in yanına gitmediklerini söyleyin. Çünkü herkesi
net uyarmıştım. Yok canım hiç sanmıyorum.
Burak Bey ile gitti onlar.
Ben çıkıyorum. Tamam Demir Bey.
Ay çok acıktım ya.
Herkes yemeğe gidiyor. Tam sırası. Ay çok gerildim ya.
Baskına gider gibi özür dilemeye gidiyoruz.
Vallahi bunu soygunamak için çok geç artık.
Şimdi şirketi kurtaracağım.
Yürüyün.
Altyazı M .K.
Kapıyı mı tüketiyor? Hayır.
Hayır, hayır, hayır.
Dur bir de ben gelirim.
Muharrem Usta sen buraya nasıl?
Sıkıntı varsa çözümü de var Burak.
Canlı değilsin.
Sen öyle diyorsan.
Hay Allah ya şarjım bitti.
Aa!
Burak! Taylan! Sen buralara gelir miydin ya?
Ne olmuş sana böyle ya? Sizin şu yeni patron var ya tam manyakmış.
Arada sen olmasaydın ben onun ağzına payını verirdim de.
Neyse. Ne oldu ki anlamadım hiçbir şey. Ya şu barbekü partisine takıldığım kız
vardı ya.
Neydi adı?
Selin.
Eee? Ya işte biz bununla takılıyoruz.
Dans etmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz.
İçeride de yakınlaşır gibi olduk.
Başladı tepinmeye.
Bir şey de yaptım yok ha.
Neyse bu tepinince sizin patron geldi.
Direkt daldı abi.
Ulan insan bir dinler ya.
Medeniyetsiz herif.
Ustam. Burası sende.
Ben Yıldırım Bey 'e gidiyorum.
Sen git Burak 'cığım. Burası bende.
Siz bir tanıdık duruyorsunuz.
Barbeküde mi karşılaştık? Evet delikanlı. Orada karşılaştık.
Senin adam burada mı?
Şu tarafta.
Buyurun bir kahve ısmarlayayım size.
Kahve.
Açılmayacak bu. Ben Burak 'ı arıyorum. Gelip bizi çıkartmanın yolunu bulur o.
Çok fazla kalamam ben. Ulaşı var bende.
Bayılacağım ben.
Ulaşılamıyor diyor.
Kızlar.
Bir şey söyleyeyim mi?
Ama panik yapmayın tamam mı?
Biz şu an arşiv odasındayız.
Ne? Yeminle.
Şirketin tüm ticari sırlarının ortasında mal gibi kaldı.
Vallahi yakalayamazsak kimseye izah edemeyiz. Allah 'ım.
Beni beklemiyor ama yine de geleyim mi?
Alara.
Şaşırdın mı?
Şartlarımı kabul etmeden görüşmek istemiyorum demiştin ama.
Vazgeçtim. İstediklerimi duyunca yüzünün halini görmek çok eğlenceli olacak.
Hazır mısın?
Asıl o hazır olsun.
Kızım gelin açın şu kapıyı hemen.
Yıldırım Bey.
Ayara.
Kızım.
Selin Hanım.
Açıklayabilirim. Şirketin arşiv odasından ticari sırları çalmak. Bu ne
Altyazı M .K.
Altyazı M .K.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.