Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hakan, Zeynep'i gördün mü?
Serra dayıdı en son, orada gördüm.
Eyvallah sağ olasın.
Eyvallah görüşürüz.
Benim güzel karım, ne yapıyorsun?
Ali, Serra'yı temizlemeye girişmiştim.
Ama bak ağır kaldırma bırak, ben hallederim.
Zeynep.
Ne oldu?
Aç gözlerini, Zeynep.
Zeynep.
Korkutma beni, aç gözlerini.
Zeynep.
Zeynep, ne oldu değilim?
Yürü, iş olamazsınız.
Hayır.
Zeynep.
Oğlum.
Zeynep.
Neredesin Zeynep?
Zeynep.
Ali.
Buradasın.
Buradasın çok şükür.
Buradayım, ne oldu sana?
Sen iyi misin?
Ali, iyiyim ben.
Babaannemin yanına uğramıştım, oradan döndüm.
Endişelenecek bir şey yok.
Sana ne oldasın?
Gel, gel, otur şöyle, yerde kalma.
Al.
Her şey yolunda mı?
İhsan Ömer, İhsan Ömer, o iyi mi?
İyiyiz biz babası.
Değil mi oğluşum?
Bak, iyiyiz.
Yalnız,
oğlumuz biraz acıkmış.
Öyle söylüyor.
E tabii bilmiyor.
Bu kadar sık acıkırsa annesi yakında yüz kilo olacak.
Her yere yürümek yerine yuvarlanarak gideceğim.
Az kaldı.
Vallahi karım, sen değil yüz.
İstersen beş yüz kilo ol, yine de dünyanın en güzel kadınıksın.
Yalnız, oğluşumuz isyanlarda.
Ben gideyim mutfağa da yiyecek bir şeyler hazırlayayım.
Dur, dur sen gitme.
Bak, son demlerim Hüseyin'e.
Çok az kaldı doğruna.
Bundan sonra daha dikkatli olacağız.
İste, ben yaptırttırayım sana.
Ne istiyorsun, sen ne istiyor?
Ali,
sen endişelisin, bir tedirginsin.
Tuhaflık var sende, ne oldu?
Bilmediğim bir şey mi var?
Dün akşam Merve ne kadar güzel olmuş değil mi?
Allah mutluluklarını daim etsin.
Ne ara büyüdü, daha dün şu kadar cıktı.
Şimdi evlenecek yaşa geldi.
Teknek adımcısı.
Çok yakıştılar birbirlerine.
Cemil iyi bir çocuk, belli.
Merve'nin gözünün içine aşkla bakıyor.
Onu mutlu etmek için fırsat kolluyor sanki.
Ay, aşk demişken.
Ben de bir kocişkomu arayayım.
Bu kadar ayrı kalmak yetti bana.
Şimdiden özledim.
Kız, hemen adamın hengine düşme.
Buk dur, kaçırırsın valla.
Azıcık özlet kendini.
Çok seviyorum ayol, ne yapayım?
Ne yapayım?
Hayret.
Efendim?
Anladım.
Tabii, tabii gelirim.
Teşekkürler.
Görüşmek üzere.
Selma ne oldu?
Kimdi o?
Bir şey mi oldu?
Hayatım telaşlandırma beni.
Ne olur saklama benden bir şey.
Niye bu kadar endişelisin?
Anlat hadi.
Güzel gözüm, sona yaklaştık ya.
Ve haliyle endişeliyim ben de.
İyi de Halil daha doğuma bir aydan daha fazla var.
Üstelik endişe edeceğim bir şey de yok.
Ben de, oğlumuz da gayet iyiyiz bak.
Bence şu anın keyfini çıkarmalısın.
İkimiz de çok yakın zamanda uykusuz geceler bekliyor.
Hatırlıyor musun Selma ablamlar, Nazlı doğduktan sonra çok uykusuz kaldılar.
Güzeller, güzeller güzellik karim.
Ben dua ediyorum biliyor musun o günlerin gelmesi için.
Gerekirse ben uykusuz kalayım günlerce.
Ne bileyim, açsızlığınız bile beklerim ben.
Yeter ki sizin sağlığınız iyi olsun.
Hep yanımda olun.
Daha oğlumuz doğmadan sen bu haldesin.
Onu sakınıyorsun her şeyden.
Sen ne kadar iyi bir baba olacağının farkında mısın Halil?
Ölürüm ben sizin için.
Kahvaltı hazır.
Halil Bey ve saygıdeğer eşinin teşriflerini bekliyoruz.
Geliyoruz Gülhan ablacığım.
Hayatım, ben şimdi aşağı ineyim merak etmesinler.
Sen de bir üstünü değiştir gelirsin sonra.
Bak endişelenmek yok, tamam mı?
Tamam, endişelenmeyeceğim.
Gel dur ben yardım edeyim sana karım, gel.
Halil iyiyim ben.
Tamam iyisin biliyorum.
Evet, iyiyim.
Gel merdivenlerden aşağıya indireyim.
Hayır, sen üstünü değiştir de gel güzelce kahvaltımızı yapalım.
Ben inerim.
Yavaş in ama.
Tamam, söz.
Halil hadi.
Tamam, tamam.
Allah'ım esir gitsin.
Hakan neredesin?
Senden isteyeceğim bir şeyler var.
Selma, bak korkutuyorsun beni.
Ne oldu?
Kimdi o?
Kesin kötü bir şey oldu.
Yüzünü sallandırmasından belli.
Aksine çok ama çok iyi bir şey oldu.
Takılarımın olduğu koleksiyon çok beğenilmiş.
Satışları çok iyi gidiyormuş.
Bu yüzden de
benden yeni bir koleksiyon yapmamı istediler.
Detayları konuşmak için yarın şirkete bekliyorlar.
Buru duyuyorum sen de.
Allah'ım sana şükürler olsun.
Yavuz dilden kem nazardan saklasın bize.
Her şey tıkırından gideyim maşallah.
Bu yeni his sayesinde
şimdi kredi borcumuza rahat rahat öderiz.
Borç falan da kalmayınca
huzur içinde yaşar gideriz.
Siz durun durun.
Ben bakarım göz altın zuma.
Çok zor zamanlar atlattık.
Ama her şey yoluna girdi.
Huzurluyuz, mutluyuz.
Benden ne isterim ki?
Çok şükür.
Allah bozmasın.
Sen.
Yuvamız.
Kızımız.
Ben daha ne isterim ki?
İnşallah hayatımız hep böyle hızır içinde olur.
Hanbilik yaradı Zeynepciğim.
Pırıl pırıl parlıyorsun.
Bir de Selma ablamı görün.
Nazı'yı doğurduktan sonra
yüzünde hep gülücük eksik değil.
Çok şükür.
Maşallah maşallah.
Senin keyfinin de onlardan aşağı kalır yanılık Merveciğim.
Söz kesmek yaradı.
Artık yavaş yavaş düğün tarihine karar vermek lazım değil mi?
Ben düşündüm de
kır düğünü istiyorum.
Şöyle kırda tatlı bir merasim.
Trend mekanlara baktım.
Konaklama, kaliteli hizmet.
Konuklar için de her şey düşünülmüş.
Düşünülmüş de yavrum.
Yani açık hava.
Yağmur mu yağacak, güneş mi olacak, ne olacak belli değil.
Olur mu öyle şey kırdüğünü?
Anneciğim,
organizasyonu her avokasyonunu dikkate alarak yaparız.
Benim dünyalar güzeli kardeşim.
Nasıl bir düğün istiyorsa öyle olsun.
İnsan sonuçta ömründe bir kere böyle bir karar veriyor.
Nasıl istiyorlarsa öyle olsun.
Günaydın canımı hala.
Günaydın.
Günaydın Halil oğlum.
Beni kırdüğünü diye sıkıştırıyor buradan.
Kırdı önümü?
E tamam.
Gençler nasıl istiyorsa öyle yaparız.
Hiçbir masraftan kaçınılmaz.
Yalnız böyle düşüncelerle benim karımın kafasını meşgul etmeyelim.
Tek isteğim o.
Yok, zaten doğumdan sonra yaparız düğünü.
Doğuma kadar Zeynep'in her şeyine dikkat ediyoruz.
Uyku düzenine, yürümesine, yemesine, içmesine her şeyine.
Yeme içme demişken,
bugün Zeynep'le beraber organik köy pazarına gideceğiz.
Köy pazarına?
Yok, orası çok sapa.
Yani zor olur o.
Bir şey istiyorsanız söyleyin.
Ben çocukları aldırtayım hemen.
Ne istiyorsun karım?
Sen söyle bakayım bana.
Ama Halil,
hamilelikte hareketsizlik de iyi bir şey değil.
Biraz yürürüz, açılırız şöyle.
Fena mı?
Evet ablacığım.
Ya tamam, öyle anlıyorum da.
Burada da yürüyüş yaparsın.
Bak geniş alan bu çiftlik boşuna mı var?
Her yeri gezebilirsin.
Yalnız öyle tek başına gezmek de olmaz.
Allah göstermesin.
Bir sorun, sıkıntı, bir şey olur.
Bir şeye ihtiyacın olur.
Hemen müdahale edilebilirsin.
Daha şimdiden babalık yapmaya başladı evladına.
Ya doğru babalık heyecanı ama
anneyi de pek sıkıştırmamak mı lazım?
Öyle sıkıştırmak için falan değil.
Bence öylesi uygun.
Yorulmasın diye ben.
Onun için düşündüm.
Sen de biraz rahat ol ablacığım.
Zaten herhangi bir sıkıntı yok.
Değil mi Zeynep'ciğim?
Kesinlikle.
Neyse ben vazgeçtim zaten gitmeyeceğim.
Ben kocamın sözünden çıkmayacağımı söz vermiştim ama.
Pazara da gitmeyi vereyim ne olacak?
Karım sözünde durduğu için
bunu hak etti.
Maşallah size böyle el ele, göz göze, söz söze.
Vallahi siz örnek bir anne baba olacaksınız evladınıza.
İnşallah.
Hakan.
Efendim Hakan.
Halil atölyeye geçiyorum.
Tamam ben de geliyorum evin.
Ben atölye beyim.
Karım.
Hepsinden biraz biraz yüzsün.
Ama çok da yoğunum iyi değilim tamam mı?
Tamam.
Hadi afiyet olsun herkese.
Hadi afiyet olsun.
Sağ ol oğlum.
Hadi abi hadi.
Ver Hakan.
Halil konuştuğumuz gibi
bütün arabaları bakıma gönderdim.
Zeynep'in doğum esnasında
arabalarlar gibi bir problem çıkmayacak.
Güzel.
Diğer mesele?
Yeşilpınar'daki kadın doğum doktoruyla konuştum.
Pınar Hanım.
Pınar.
Tanıyorsun zaten.
Tanıyorum evet.
Teklifimizi kabul etti.
Gebeliğin son haftası
bizimle birlikte
ya da çiftlikte kalacak.
Güzel.
Yani doğum halinden falan başlarsa
bir sıkıntı yaşamayacak Zeynep.
Halil.
Bu kadar dikkatli olmanı anlıyorum ama
senin canın başka bir şeye sıktı.
Zeynep'in gebelikleri gibi bir problemi yok değil mi?
Yok oğlum yok.
Allah korusun öyle şey olur mu?
Olmasın.
Ben garanticiyim biliyorsun yani.
Öyle gereksiz risk almayı sevmem.
Eyleye gideceğim eyle.
Gel.
Şuraya bırak Kadriye.
Afiyet olsun.
Sağ ol Kadriye.
Zeynep Hanım'ın attığı her adımı haber vermeyi istemiştiniz.
Kahvaltıdan sonra kendisi Sera'ya geçti.
Tamam çıkalım işte.
Sera.
Zeynep.
Aç gözlerini Zeynep.
Zeynep.
Korkutma beni aç gözlerini.
Zeynep.
Babalık heyecanıyla ne yapacağını bilemiyor.
Diken üstünde hep pimpirklendi.
Bak bunlar sadece ikimizin arasında oldum anlaştık mı?
Babaya söylemek yok.
Zeynep.
Ne yapıyorsun?
Bir şey yapmıyorum Ali.
Bırak şunu bırak bırak bırak.
İyi misin sen?
İyiyim.
İyiyiz biz.
Yok bu böyle olmayacak artık.
Bak sana çalışmayı yasaklıyorum.
Bundan sonra bırak saksı taşıma.
Artık bir bardak su bile taşımayacaksın.
Bitti.
Yasak.
Yasak mı?
Evet yasak.
İyi de sıkılırım ben öyle.
Ben diyeceğimi dedim.
Sabahtan beri sende bir tuhaflık var.
Kocaların en anlayışsız.
Babaların en sevkatlisi.
Ne oldu sana?
Anlat hadi neyin var?
Yok.
Bir şeyim yok.
İyiyim ben.
Yani dikkatli olman gerekiyor.
Zeynep bak artık son demlere.
Çocuğumuz doğacak.
Senin daha fazla dikkat etmen gerekiyor.
Tamam hayatımı anlıyorum ama boşuna evhamlanıyorsun.
Gerçekten iyiyim ben.
Hiçbir sorun yok.
Yok da işte ne oldu?
Zeynep iyi misin?
İyi misin?
Dur dur dur.
İyiyim.
Sancılar sıklaştı sadece bu ara.
Hemen doktora gidiyoruz o zaman hadi.
Hayır gerek yok Halil.
Doktor dedi ya son zamanlarda böyle kınapların girmesi normal diye.
Olabilir yani iyiyim ben.
Tamam olabilir.
Hayır olmaz.
Olmaz hayır.
Hani sen benim sözümü dinleyecektin.
Doktora gideceğiz ne olur mu olmaz.
Bir bakalım hadi.
Hadi.
Hadi Zeynep hadi gidelim.
Hadi itiraz etme Zeynep.
Yürü.
Alayım kucağına.
İyi al.
Gel.
Az şaka yaptım hayır.
Halil iyiyim ben.
Biliyorum iyisin karım.
Olsun.
Güzel karım.
Her zaman yaptığımız gibi bak derince nefes alıyoruz şimdi tamam mı?
Derince.
Aldık nefesi.
Ver.
Bir kere daha.
Al al al al al al al.
Ver.
Düşün sakin olmayı düşün.
Sancın geçene kadar yapacağız bunu hadi bir kere daha.
Derince nefesi al.
Ver nefes.
Bir daha karım.
Tamam.
Geçti mi?
Tamam iyiyim şimdi.
Geçti mi Sancın?
Geçti iyiyim.
Yine de doktora gidelim ona.
Temkinli olmakta fayda var.
Canımın içi iyiyiz biz.
Hem bak böyle son haftalarda krampların olması sancıların olması gayet normal.
Doktor da öyle söyledi ya.
Ama doktor dikkat etmen gerektiğini de söyledi Zeynep Hanım.
Sen ediyor musun etmiyorsun.
Bak hala ağır taşıyordun.
Ne oldu?
Ne oldu yine mi?
İhsan Ömer.
Halil tekmele dışına bak.
Bak hissediyor musun?
Oy benim paşam oy benim oğlum.
Valla tekme attı değil mi?
Bak yine tekmeledi değil mi?
Değil mi yine bak.
Zeynep'im.
Güzeller güzeli karım.
Ben biliyorum bu aralar senin üstüne çok geliyorum.
Belki seni yoruyorum da.
Ama...
Baksana şuna.
...ben çok korkuyorum seni.
...böyle anlarda işte kalbim böyle atıyor benim hızlı hızla.
Baba olmak gerçekten böyle bir şey mi?
Korkman çok normal.
Ben seni anlıyorum çünkü...
...belli etmesem de ben de çok korkuyorum.
Her an dua ediyorum Allah'a her şey yolunda gitsin.
Ama çok şükür...
...biz iyiyiz.
Her şey yolunda.
Keyfimiz de yerinde.
...hem ikimiz de senin ne kadar iyi bir baba olacağını biliyoruz bence.
İhsan Ömer çok şanslı.
Nasıl şanslı olan benim?
Ben sizi çok seviyorum.
Biz de seni çok seviyoruz babası.
Ay şu gelinliğe bakın gerçekten çok güzelmiş.
Gülhan abla sen de bak.
Çok güzel.
Kızım bu daha iyi değil mi?
Daha üst truplu, klasik.
Kesimde hoş duruyor.
Anneciğim...
...düğünümde sıcak hava balonu gibi...
...dolaşmak isteyeceğim en son şey.
Yani şimdi vintage gelinlikler moda.
Rahat kesim, doğal kumaş, dantel detaylar falan.
Trend bu.
Tamam yavrum öyle de ama...
Aa!
Ya ne istiyorsa, neyi beğeniyorsa onu giysin.
Değil mi babaanneciğim?
Evet.
Bir tanesi.
Ay canım.
Zeynep, kızım nereden böyle?
Sahi çıktınız, hiç fark etmemiştik.
Gel ablacığım sen otur.
Gel kızım.
Ay bir oturayım.
Gel gel gel.
Hadi bakalım.
Ay maşallah.
Ufak bir kramp vakası.
E tabii bizim babamız da bayağı evhamlı.
Bir hastaneye gidip geldik.
Ama merak edilecek hiçbir şey yok.
Bebeğimiz gayet iyi, sağlığı da yerinde.
Hatta bakın sizlerine göstereceğim.
Aa!
Ay şuna bak Zümbüt Hanım nasıl.
Koz vermiş sanki.
Kızım benim.
Ay bu yanaklar aynı.
Senin Zeynep yanak.
Gülhan bakar mısın?
Ay maşallah.
Allah bağışlasın.
Sanki Tülay Hanım'a da benziyor gibi biraz.
Benziyor mu gerçekten?
Bitirdin mi ekimle ilgili işlerini?
Hallettim.
Tohumlar ekilmeye hazır.
Yarın bütün buğdaylar ekilecek.
Çok güzel.
Ömer'ime söyleyelim.
Ekim başlamadan o bereket çöleni yapsın.
Her zaman olduğu gibi.
Ne güzel olur.
Ömer ya ekim zamanı ya da hasat zamanı mutlaka bir eğlence tertip ederdi.
Bereketi artsın diye.
Hasat daha bol olsun diye.
Hem böyle ihtiyacı olanlara da incitmeden destek olmuş olurdu.
Bizim de geleneğimiz gibiydi.
Babam bu gelenek Allah'a şükretmenin en güzel yollarından biri derdi.
Olmayanla paylaşınca evin bereketi artarmış.
Ay yine yapalım.
Belki bir sene daha ya görürüm ya görmem.
Kim bilir?
Ay Zümrüt Hanım.
O nasıl laf babaanne?
Allah gecinden versin babaannem.
Hem bereket şenliği harika fikir bence.
Hazırlıklara başlarız.
Ekim'e de yetişir bence.
Allah senden razı olsun.
Mavişim benim.
Bir sürü yorgunluk olacaksın hasi sevdim.
Hiç düşünmüyorsun.
Ben de gideyim bir üstümü değiştireyim.
Hem Selma'ları da ararım.
Belki onlar da gelmek ister.
Gel karım ben seni götüreyim.
Yavaş kızım yavaş dikkat et.
Kucağıma alayım ister misin?
Hayır gerek yok iyiyim ben.
Hadi gel.
Yavaş.
Ay vallahi sevincimden hiçbir yere sığamıyorum.
Yani bu ekim şenlikleri iyi hoş tamam da.
çok yorulacaksın Zeynep.
Tarlalarda çalışacaksın falan.
Bak doğuma bu kadar yaklaşmışken ben
ne senin ne bebeğin zarar görmesini istemiyorum.
Yormam kendimi merak etme.
E tamam.
Bu kadar çok istiyorsun madem.
Doğumdan sonra yapalım.
Ama Halil.
O kadar heveslendi herkes.
E babaannem de ne kadar mutlu oldu gördün.
hem bana da doğumdan önce
değişiklik olmuş olur.
İyi tamam da ben
sevgili karımı tanıyorum.
Durmayacaksın.
Her işe el atacaksın.
Kendini yoracaksın durduk yere.
Ben yorulmanı da istemiyorum.
Bak sonlarına geldik Zeynep.
Duydun mu İhsan Ömer?
Bereketimizi paylaşamayacakmışız.
Eğlenemeyecekmişiz.
Baban öyle diyor.
Bana bak.
Tamam.
Şenlik yapılacak.
Ama öyle tarlalarda dışarıda değil.
Çiftlikte olacak bu sefer.
Ayrıca
anne kendini yormayacak.
Hatta hiçbir işe el atmayacak.
Şartımız bu.
Anlaştık mı?
Tamam diyor babası.
Aferin.
Babasının paşası o çünkü.
Teşekkür ederim.
Ben de böylece tarla kurallarını öğrenmiş oluyorum işte.
Adetlerini falan.
Eskiden o kadar güzel gelenekler vardı ki.
Mesela evin ilk buğdayını evin hanımıyla beyi birlikte ekerdi maniler söyleyerek.
Haa.
Zünür Sultan'la bir kere gitmiştik biz bir köy evine.
Orada kanı yakıp mani okumuştuk.
Onun gibi mi?
Evet.
Bu biraz farklı tabii.
Ha bir de.
Eğer evin hanımıyla beyi küs olursa.
Bereket istenmezmiş.
Hani ben baştan söyleyeyim de.
Aranı benimle düzgün tut yani.
Vallahi sen kendini yormadın süreci.
Benim aram seninle bozulmaz.
Zeynep Fırat.
Damat.
Bu tacı takmak senin görevin.
Hadi bakalım.
Nasıl ki bu buğday dünyanın en bitiyse sen de benim betim bereketimsin.
Toprak insanı nasıl cömertse sen de bana ve aileme öyle cömertsin.
Yarab, yarattığın yerle, gökle arasındaki her şey senin nimetinle can bulur.
Bu serptiğimiz her bir tane için bereketini bahşet ki yeşersin, hayat dolsun toprak.
Rüzgarını, yağmurunu, güneşini bahşet ki biz de emeğimizi katıp ulaşalım nimete.
Rızık senindir.
İzin ver, vesile olalım.
Açların, yoksulların karnı doysun bu nimetle.
Sofralarımız artsın eksilmesin.
Taşsın dökülmesin.
Kalbi temiz olanlar darlık çekmesin, yokluk çekmesin.
Amin.
Amin.
Bu tohumlar burada çatlayacak, filizlenecek, bu boya gelecek.
Sonra ben bir insan, Ömer'imle beraber bu tarlalarda yürüyeceğim, dolaşacağım.
Ektim buğday büyüsün, döktüm suyu yeşersin.
Ben bir canı severim, toprak olsun şahidim.
Hadi bakalım damat, sıra sende.
Sultanım ben mani bilmem ki.
Olsun çocuğum, kalbinden geçeni söyle.
Böyle serperken, mani okuyunca, bütün duaların kabul olurmuş derler.
Tohum ektim bu yere.
Canım döndüm sen diye.
Kalbim tekrar atar.
Sevdam yeter her şeye.
Nasıl oldu mu?
Oldu, çok güzel oldu hem de.
Ama karşılığı gerekir.
Ektim tohumu düze.
Sevdam düştü gönlüme.
Gülüşlerin yeter de, söz gerekmez birine.
Yer gelir, döne döne.
Kız ne o öyle?
Gül olup koklamadığımı unuttun, kaçırttın ölçüyü.
Allah Allah.
Bu çok hoşum.
Ben de yardım edeyim size.
Yok kızım yok.
Ben daha o ciğer yiymedim.
Halil'den tembihlendik.
En ufakı şeye sürmeyeceğim.
Ama yormayacağım ki kendimi.
Yok kızım yok, sağ olasın.
Hiç başımızı belaya sokma Zeynep'im.
Sen Dine.
Hadi kızım.
Peki M.Hadi.
Hadi.
Ben de yardım edeyim sana.
Zeynep Hanım çalışmanıza izin vermememizle ilgili bir talimat var.
Peki M.Hadi'm kolay gelsin.
Teşekkür ederim.
M.Hadi.
M.Hadi.
Halil.
Tahmin ettiğim şeyi yapmışsın değil mi karım?
Bir şey yapmadım ben.
Bu ne o üstün başın bak.
Hiçbir şey yapmadığın için mi böyle?
Odun mu taşıyordu yoksa sen?
Yani küçücük bebek odunlar.
Hiç yormadılar beni.
Sen de hemen yakaladın.
Seven yakalar.
Gözüm üstünde hep.
Olmaz.
Taşımaman lazım Zeynep.
Doktor Hanım geldi de.
Ben konuştum.
Şenlik boyunca da bizde kalacak.
Tamam.
Ben bir hoş geldin diyeyim doktorumuza.
Ayakta kalma fazla.
Yorma kendini.
Hadi.
Görüyor musun doktoru getirtmiş.
Ne sıkanın işte.
Eşini sağlam almayı seviyor biliyorsun.
Biliyorum da abarttı biraz bu sefer.
Neyse.
Benim güzel yeğenim Nazlı nerede?
Ne yapıyor?
Uyuyor içeride teyzesi.
Bak uyanırsa diye önlerimi yanıma aldı.
İyi yapmışsın.
Doğum yaklaştıkça iyice evhamlandı Halil.
Bilmez miyim?
Sen bir dedeni görecektin.
O kadar çok üzerime geliyordu ki bunalmıştım artık.
Ama üzülme.
Geçiyor.
Evlatına bir gücan alsın.
Kendine gelecek.
Ben de bir gidip merhaba diyeyim bari doktora.
Tekin.
Yoksa o zarf?
Evet Bilhan.
Evlat edinmek için yaptığımız başvuru sonuçlandı.
Bu kadar erken mi?
Tanıdık sağ olsun.
Süreci hızlandırdı.
Eee?
Baktın mı?
Kabul etmişler mi?
Açmadım.
Yani birlikte açarız diye açmadım.
Hadi aç.
Bakalım.
Ya kabul etmediler sen?
Olsun Bilhan.
Olsun bir tanem.
Olsun Üzenim.
Vazgeçmeyiz deneriz.
Ben inanıyorum.
benim de sonunda olacak.
Şenlikten sonra açalım mı?
Ne dersin?
Acelemiz ne ki?
Sen nasıl istersen.
Güzelim benim.
O zaman ben...
...hızırlıklara yardım edeyim.
Sonrasında gelelim tekrar.
Tamam canım.
Eee hadi bakalım.
Kazanı kaynatacak ateşi...
...evin beynin yakması adettendir Halimciğim.
Ama evimizin büyüğü üzümüz sultan şimdi.
Onun yanında bana düşmez bu iş.
Ateşi ben tutuştururum konuşmayı sen yapacaksın.
Yani kazan yanmadan bütün bu konuşmaları Ömer'im yapardı.
Adettendir.
Hadi bakalım.
Yani...
...herkeste bir arada olduğum için çok mutluyum öncelikle.
...derler ya bir evde eğer ocak tutuyorsa...
...o evde hayat devam ediyor demektir.
Ocağımız hep tütsün.
Bu ocağın başında...
...sevdiklerimle birlikteyim.
Ve tek isteğim, tek arzum...
...ocağımız hep tütsün.
Herkesin ocağı tütsün.
Her yerde hayat devam etsin.
Ateşi sen tutuştürüver güzel babaanne.
Bismillahirrahmanirrahim.
Şimdi...
...açık pişirmekte...
...evin hanımına düşer.
Her çocuğum.
...al bakalım.
Ah, kasılma başladı.
Zeynep.
Zeynep iyi misin?
İyi misin? Ne oldu?
İyiyim, iyiyim.
Ben herhalde...
...üşüdüm biraz.
Kusura bakmazsanız, içeri geçsem.
Olur, ağrın mı var? Ne oldu?
İyiyim Halil, iyiyim ben.
Siz götürün, ben götürün.
Siz götürün.
Tamam, ben de...
Zeynep iyisin değil mi Zeynep?
Oğlum, dur sen dur.
Siz götürün, hadi.
Merak etmeyin.
Gel oğlum, gel.
Sen benimle gel.
Gel bakayım.
Hay Allah.
Merak etme çocuğum, bir şey olmaz.
Ben bir baksam yine de.
Hayır, çocuğum olmaz.
Haydi, bismillah.
Otur, seninle bir konuşalım biz.
Ay, otur, otur.
Yani, gördüğüm kadarıyla torunumun üstüne titriyorsun tamam da.
Ama sakınan göze çöp batar derler çocuğum.
Ben bir şeyler kötü sonuca varmasın diyorum.
Kaderin önüne geçilmez.
Biliyor musun?
Sen, kız kümlesi hikayesini bilir misin?
Biliyorsan da, ben yeniden anlatacağım.
Eee, ne de olsa senin büyüğünün değil mi?
Şimdi, bir efsaneye göre,
Üsküdar'ın en tepesinde,
güçlü, kuvvetli,
serveti servetini aşan,
tek vur diye biri yaşarmış.
Bir gün, bir kahin gelmiş tekvulun karşısına.
Demiş ki ona,
Senin güzeller güzeli kızın,
18 yaşına gelmeden,
Bir yılan tarafından sokulup,
Öldürülecek demiş.
Kızının ölmesini istemeyen tekvul,
Bütün ustaları toplamış,
Denizin ortasında,
O güne kadar,
Görülmemiş bir yapı yapmış.
Her türlü tedbiri almış,
Sinek bile uçmuyormuş.
Böylece,
Kızının hayatını,
Kultaracağını zannetmiş.
Sonra ne olmuş biliyor musun?
Bir yılan,
Hizmetçinin getirdiği,
Üzüm sepetinin içine saklanmış.
Böylelikle,
Kız külesinin içine girmiş.
Ve oradan süzülerek çıkmış,
Kızı sokmuş,
Ardından kızın gözünün feri kalmamış,
Birazdan da ölmüş gitmiş.
Yani çocuğum,
Kaderin önüne geçemez kullar.
Ne güzel söylemiş Mevlana,
Her ne zaman,
Kaderin işine teslim olsam,
Geyikten daha sakin,
Aslandan güçlü.
Yani sen,
Tedbirli olmak için,
Her türlü şeyi yaptın,
Elinden gelen her şeyi yaptın.
Tedbir kulun,
Takdir Allah'ındır.
Tevekküllü ol,
Gerisi Allah'ın takdiridir.
Ardından,
Senin kaderin gelir çocuğum.
Allah razı olsun Cemil Sultanım,
Allah içime biraz üstün serpsin.
Ah oğlum ah,
İşte böyle,
Kaderin önüne geçilmez.
Zeynep'cim,
İyi misin?
Kramplar başladı yine,
Gülhan abla.
Doktoru çağıralım mı hemen?
Yok yok,
Hiç gerek yok.
Halil'i de telaşlandırmayalım,
Geçer birazdan.
Ablacığım,
Ben sana bir sıcak kısır bası yapayım mı?
İyi gelir karnına.
Sıcak kısır bası neredeydi acaba?
Ben hallederim Selma Hanım.
Gülhan abla,
O zarf ne?
Evlat edinmek için,
Başvuru yapmıştık ya.
Onun cevabı geldi.
E neden açmıyorsun?
Neyi bekliyorsun?
Korkuyorum.
Aya kırıklığına uğramaktan,
Ya da,
Kabul edilmemiş olmasından korkuyorum.
Çok o yüzden açamıyorum.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Gülhan abla,
Tekrar başvurursunuz öyle bir şey olursa.
Üzülme bunun için.
Sizden daha iyi,
Anne baba adayı mı bulacaklar?
Evet,
Zeynep doğru söylüyor.
İkiniz aklı başında,
Birbirini seven insanlarsınız.
Niye kabul etmesinler ki sizi?
Zeynep,
Sen benim için açar mısın?
Ben senin uğruna çok inanıyorum.
Lütfen.
Açarım tabii.
Bismillahirrahmanirrahim.
Kabul etmişler mi?
Burada evlat edinmeye uygun bulunduğunuz yazıyor bak.
Ay!
Hayırlı olsun.
Tebrik ederim.
Teşekkür ederim.
Üstümeyelik, sağlık.
Bu ne sevinç böyle.
Neyi seviniriz?
Bize de söyleyin.
Çocuk esirgeme kurumundan onay gelmiş.
Gülhan ablalar evlat ediniyor.
Ay!
Gülhan çok sevindim.
Allah analı babalı büyütsün.
Tebrik ederim.
Teşekkür ederim.
Gülhan ablaların başvuruları onaylanmış.
İhsan Ömer'e kardeş geliyor.
Ne?
Bu ne?
Eğit be.
Baba oluyorum baba.
Baba.
Abla.
Çok sevindim.
Sen bu mutluluğu çoktan hak etmiştin.
Sen çok iyi benle olacaksın.
İhsan Ömer'le de
kardeş olacaklar.
Bağları bizimki gibi kuvvetli olsun.
İnşallah.
Tebrik ederim.
Teşekkür ederim.
Hadi halaya.
Şimdi oynamayacağız da.
Ne zaman oynayacağız?
Vallahi ben karım oynamadan oynamam.
O istiyorsa.
Olur tabii.
Hadi.
Ama dikkatle.
Tamam söz.
Hadi hadi oğlum.
Hadi kıymık için durmak yok böyle.
Hadi.
Hadi hadi hadi.
Çelak dur.
Kolum koparıncım.
Gelin tamam.
Dur.
Hadi.
Alkısı.
Alkısı.
Yav.
Süyerek sularına ne süyerek sularına
Bak gözümün yaşına ne bak gözümün yaşına
Bu sevdalar boşuna ne bu sevdalar boşuna
Gel alırım gel alırım gel alırım gel alırım
Bu sevdalar boşuna ne bu sevdalar boşuna
Gel alırım gel alırım gel alırım gel alırım
Bazı düşkü bahçalar ve bazı düşkü bahçalar
Yar oturmuş sasçalar ve yar oturmuş sasçalar
Bel alırım karşı gözün öncük yerimi parçalar
Gel alırım gel alırım gel alırım gel alırım
Bismillah
Kızım al şunu bakayım
Şimdi bu altını keşkeğin içine atıyorum
Kimin kısmetiyse ona çıksın
Haydi Bismillah
O bu arada
Bu bizim önceden hazırladığımız paketlerle birlikte
Keşkekleri onların yanına böyle soğutmadan
Çiftlikteki o işte yoksul olan sen biliyorsun Cemil
İhtiyaç sahipleri onlara dağıtırsınız tamam mı?
Şenliğin ücreti böyleymiş
Abizam merak
Doktor hanım buyurun sizde
Ya bu arada gerçekten çok teşekkür ederiz Zeynep için yanımızda oldunuz
Hakkınızı ödenmez sağ olun
Ne demek görevimiz?
Ya bu arada bir saniye
Karım
Tabakta doktor hanımı alalım
Şöyle bir kaşık
Barmağına ya
Şöyle bu da size
Afiyet olsun
Bir tabakta bana çıkar mı?
Kayasın
Yeter
Sultan sen de ne?
Sağ ol
Versen bakalım o nereye?
Bize yeter Aile
Ben bir tabak daha alacağım
Bal demekle ağız tatlanmayı daha doymadım
Az nasıl açıksın diye şu yaptıklarına bak
Ay çatlayacaksın
Sus kız
İrtamı keseceksin
Bu hayatta iki şey beni zaafımdan yakalar
Biri torunun nazlı kıymet
Öbürü de
Abdun denen nimet
Torun olacaksın yavaş
Allah sevindeyim gibi yapsın
Sus kız
Baldış
Ceynet nerede?
Merak etme
Üst katta
Nazlı'yı mı inciriyor şu an
Bir de ben minceriyim Nazlı'yı
Hadi afiyet olsun size
Sağ ol
Allah da çıktı
Billah da çıktı
Ne güzel işte anne
Sevap işlemek sana düştü artık
Ne sefabı?
Adettendir
Tabanın altını çıkan kişi on tane yetimi giydirir
Dert mi?
Bugünden yarına on değil
Yirmi yetimi giydiriveririm
Evelallah
Asmaya kurdum salıncak
Eline de verdim oyuncak
Benim bebeğim uyuyacak
Ninni de yavrum
Ninni
Ey güzelim
Eee
Ben sana her baktığımda
Her detayına yeniden yeniden aşık oluyorum
Sen bunu nasıl başarıyorsun Zeynep Fırat?
Ben dünyanın en şanslı adamıyım
Burada bir şanslı daha var
İhsan Ömer
Böyle Mert
Vicdanlı
Cesur bir babası olduğu için çok şanslı
Bu kerata biraz büyüsün
Şu et kemiği bir yerine gelsin
Boks öğreteceğim ona
İnternette gördüm böyle küçük küçük boks eldivenleri var Zeynep
Onlardan takacağız böyle karşılıklı
Öğreteceğim ona niye biliyor musun?
Yarın bir gün sevdiği kadın için kötü adamlarla mücadele etmek zorunda kalırsa
Yumruklarını kullanmayı öğrensin diye
Uyudu mu?
Uyudu uyudu
Aa güzel yavrum benim
Testiyi kırmak için sizi bekliyor herkes
Tamam geliyoruz hemen
Of nasıl bir kramp girdi
Ama yine yanlış alarm vermek istemiyorum
Zeynep iyi misin sen?
İyiyim iyiyim
Merak etme
Yoruldun tabi hep ayaklaşsın
Biraz otur dinlen hadi
Yok canım iyiyim işte
Hem şenliğim bitmesine bir şey kalmadı zaten
Hadi testiyi de kıralım
Nihadi
Nihadi
Gel
Aa geldiler
Maşallah maşallah
Bereketi çoğalsın
Aç olana ulaşsın
Bir içinde bin olsun
Evlere yola taşsın
Bu görev önce benimdi
Sonra Tüla'ya geçti
Şimdi de evin hanımı senin hakkın
İçindeki buğday da kapımıza gelen kuşların hakkıdır
Hadi bakalım bereketiyle
Bu seferki farklı bir sancı sanki
Sık dişinize inip
Az kaldı
Hadi pismillah
Ne oldu ne oldu
Bebek geliyor bebek
Hakan doktor doktor nerede doktor
Telefon geldi gitti doktor
Ne demek gitti
Tamam ben hastaneye götüreceğim
Halil gidemezsin
Yolda kaza olmuş tıkalı
Diğer yoldan gitsek saatler sürer
Allah'ım bebek erken geliyor
Yarabbim sen kızımı bağışla
Torunumu bağışla
Ay yeter
Sakin olun
Oğlum
Sen al kızı benim odama götür
Ebeliğini ben yapacağım
Daha önce çok yaptım bu ebeliği
Hadi oğlum götür
Hadi bakalım
Sık dişinizeyle
Götürün bebek geliyor bebek
Açın yol açın
Tamam
Bayan zeynep az kaldı
Tamam
Az kaldı hadi
Tamam
Tamam geldim
Geldim geldim
Durun sakin olun durun
Kızım
Kızım sen bir tasla sıcak su getir
Merve sen de havlu getir bolcana
Havluya ihtiyacımız var
Elimi sık
Şimdi üstünü örtelim
Tamam
Bir şey yok endişe etme
Aç aç yavrumu
Güzel kızım
Sakin ol
Oğlum
Sen çık dışarı çık
Olmaz
Böyle olmaz
Çık
Halil
Halil hayır
Halil
Tamam merak etme zeynep
Buradayım tamam mı
Kapının önünde
Anneciğim buradayım
Merak etme
Biz buradayız
Korkma sakın
Lütfen zorlaştırmayın
Biz halledeceğiz
Son veriyorum
Stres bastı değil mi
Biliyorum
Bak ben de böyle olmuştum
Ama her şey yoluna girecek Halil
Tamam mı
Zeynep iyi olacak
Vakitsiz oldu böyle
Halil
Bak sakin kardeşim
Bak baba olacaksın
Olacağım da işte
Yeni bir can geliyor dünyaya
Hem de senin canından
Senin kanından Halil abi
Ablacığım çok az kaldı
Az kaldı abla da işte
Çabuk hadi çabuk çabuk çabuk getir
Getir
Hadi yavrum
Güzel bir
Iskın
Allah Allah
Allah'ım sen yardım et
Zeynep'im, oğluma bir şey olursa ne yaparım ben?
Allah'ım sabırı ertmet.
Zeynep'im, oğluma bir şey olsun.
Olvarırım onu bağışla.
Yalvarırım bağışla.
Hadi sık dışını!
Nefes lan ablacığım, nefes lan!
Söyler!
İki, üç!
Demek ters geliyor!
Mavişim!
Yavrum ne yapacağız?
Zeynep'im aç gözünü yavrum aç gözünü ne olur yavrum aç gözünü ne olur?
Zeynep, Zeynep anneciğim.
Anneciğim duy beni ne olur aç gözünü yavrum ne olur aç gözünü evladım.
Zeynep aç gözünü ne olur?
Zeynep!
Zeynep'im, Zeynep'im, Anlı Zeynep'im, Beş köylü içinde şanlı Zeynep'im.
Zeynep'im yaptırdım altından tarak.
Tarra zülflerin bir yanda bırak.
Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im, Zeynep'im.
Yavrum aç gözüme ne olur yavrum aç gözüme.
Zeynep'im, Zeynep'im, al Zeynep'im.
Beş köyün içinde şanlı Zeynep'im.
Ne zaman zorlansam buraya, Rüzgarlı Tepe'ye gelirim.
Buradaysan Rüzgar'ın kalbi varmış gibi hissederim.
Nefes almak için en doğru yerdesin.
Dinliyorum.
Zeynep.
Bizim...
Bir sana hayran, saklayamadan.
Seninle...
Bir ateş gibi yakıyor tüm şehri, durduramaz.
Daha eski bir geçmişimiz var.
Ya kalmasın tek bir külbaşka tende hiç, açma Gonca gül.
Yoksa...
Biz yaşanmadık, kavuşmuş bu ki, hiç geceyle gül.
Ya kalmasın tek bir külbaşka tende hiç, açma Gonca gül.
Rüzgarlı Tepe'deki sana gücü falan açacak.
Ben...
Zeynep!
Zeynep gidemezsin abi!
Bir dur!
Bırak!
Bırakmam!
Bırak dedim, ben anlamıyorum seni!
Anla!
Ben anladım.
Bence doğmamış...
Bu ömür sensiz geçmez artık Zeynep.
Yoksa...
Geçemez.
Bende bir kalp var, bir sana aşık, bir sana hayran.
Saklayamam, bir ateş gibi yakıyor tüm şehri.
Şu güzel gözlerine başlasın istiyorum artık günüm.
Uyduramaz.
Şu gözlerin de sönsün istiyorum artık gecem.
Ya kalmasın tek bir kül başka tende hiç.
Açma Gonca gül.
Yoksa...
Aşığım sana Zeynep.
Biz yaşanmadık, kavuşmuş bu ki, hiç geceyle gül.
Ya kalmasın tek bir kül başka tende hiç.
Açma Gonca gül.
Yoksa...
Aşığım sana Zeynep.
Tüm dünya şahidim olsun ki aşığım sana.
O da say biz yaşanmadık.
Sen benim.
Konuşmuş bu ki, hiç geceyle gül.
Sen benim tizgin yiyemediğim...
...azi sevdamsın.
Çeviri ve Altyazı M.K.
...oğlum...
...babasının poşası...
Yap bakayım bana.
Al bunu.
Uçuyoruz, hazır mısın?
Hoş geldin.
Hadi bakalım.
İhsan Ömer.
Annenle burada tanıştık biliyor musun?
Daha çocuk yaşlardaydık.
Aşkımızın ilk filizlendiği yer burası.
Bak bu ağaç bizim için çok önemli.
Beş yaşıma değildin böyle.
Evet oğlum, beş yaşına girdin.
Anneme şaş vermişsin, bütün mektup okurakmışsın.
Sözüm söz oğlum, okuruz tabii. Gel, oturalım bir seninle.
Evet, mektubumuz burada babacığım.
Sevgili yavrum.
Sana kendimi anlatmam için önce anneni anlatırım lazım.
Çünkü o benim bütün hayatım.
Benim kahramanım anne.
O olmasa ben kafası da kalbide karışık, belki biraz karanlık, öfkeli sert bir adam olarak kalırdım.
Ama onun eşsiz kalbi, merhameti, sabrı...
Benim içimdeki iyi insanı ortaya çıkarttı.
Sadece onu ortaya çıkarmakla kalmadı.
Daha da güzelleştirdi.
Çünkü onun elindeydiği her yer cennet olur.
Yazdığın bu kelimeler yine de yetersiz sanki onu tarif etmeye.
O büyülü yana en güzeli.
Nasıl beceriyor bilmiyorum.
Ama her gün ruhu ile gösteriyor.
Ne bahtlısın ki sen de onunla tanışacaksın.
Bir de notum var.
Annenin bu mektubu senden önce okuyacağına eminim.
Çünkü kendi ne derse desin annen çok meraklı.
Ve bu merakı da benim en çok sevdiğim yanlarından biri.
Bu kadar da mektubumuz.
weebim...
Açı!
willum...
Gel, gel, gel. Hop.
Sana babanı anlatacağım canım yavrum.
Baban nasıl biri?
Bazen sert, doğru bildiğinden dönmeyen, lafını esirgemeyen, kocaman yüreğiyle etrafı aydınlatan biri.
Onunla yaşadıkça anlayacaksın ki, yanında o koca yüreğiyle her zaman baban var.
Hep benim yanımda olduğu gibi.
Her tehlikeye karşı beni ve aşkımızı gerektiğinde canını ortaya koyup korudu.
Seni de aynı cesaretle koruyacağını, seni her şeyden çok seveceğine eminim.
Bu dünyaya gelmiş, en özel adamlardan biri senin baban.
O olmasaydı ben sevmek nedir, aşk nedir bilemeyecektim.
Onun sözünden sakın çıkma.
Seni çok seven anne.
Şöyle çıkmayacağım.
Aferin aslan oğullar.
Annesi bir de not mu var orada?
Evet, dinleyin.
Oğlum, eğer babam mektubunda benim kişi gibi inatçı olduğumu söylüyorsa yanılıyım.
Yanıldığı tek konu bu çünkü.
Sevgiler güzel oğlum.
Bakın bir kişi.
Gel buraya.
İyi ki doğdun Ömer, iyi ki doğdun İhsan.
İyi ki doğdun, iyi ki doğdun mutlu yıllar sana.
Senin oğluma.
İyi ki doğdun oğlum.
İyi ki doğdun bir tanem.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.