All language subtitles for Her Yerde Sen 1. Bölüm [0MDIxXVtnhs]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Eğer bu videoyu beğendiyseniz beğen tuşuna basmayı ve yorum yapmayı

Daha fazla video izlemek için kanalımıza abone olabilir, ilk izleyen olmak

isterseniz bildirimleri açabilirsiniz.

Ne yapıyorsun be kızım?

Biraz dikkat etme yavrum. Özür dilerim.

Hoşçakalın.

Ebu nedir durum? Çok mu kötü?

Bak çok kötü ise söyle tamam mı? Bir anda cırt diye söyle hadi bekliyorum.

gerçek şu ki üzgünüm ama ben hiçbir şey görmüyorum Selin.

Nasıl görmüyorsun ya? Ay sen uyanamadın galiba hadi bir kahve iç bir daha bak.

Uyandım maalesef sayende uyandım. Ya baksana çok halsiz böyle yampiri duruyor

sanki. Hani balığında hiç sorun yok Selin bence boşuna panik yapıyorsun.

Kuyruğuna ne diyecektin peki? Böyle miydi bunun rengi bak.

Bak ben dün çektim.

Bu da geceden.

Bak, bariz fark var.

Gördün mü? Gün basamından flamingo turuncusuna dönmüş.

Yani... ...balığında hiçbir sorun yok Selin. Yani olsa bile yemlendir. Ya

sıkıntı yok bence.

E bu sıkıntı var ki. Yani çok büyük bir sıkıntı var. Bak bugün kuyruğunun rengi

değişir. Yarın yüzümüzü değişir. Sonra battı balık yan gider. Ne yapalım?

Çekilin helvasını mı yiyelim? Yani her toplantı öncesinde böyle deliriyorsun.

Yani proje teslimin daha da beter.

Yani bak Çekilin hiçbir sorun yok. Sorun sende.

Allah Allah.

Ne sorunum varmış benim?

Sevdiklerini kaybetme korkusu beynine yüklemiş. Artık bunu yenmen lazım Selin.

İyi o zaman. İçeri tuvalete atalım, sifonu çekelim. Bırakalım ölsün. Böyle

yeneceğim ben korkumu? Bazen başımıza talih şeyler gelebilir.

Hayatta her şeyi kontrol edemeyin.

Sen öyle san.

Her şey benim kontrolüm altında.

Gel bebeğim gidelim.

O kadar abanırsan kırarsın zinciri tabii.

Ah benim aptal kafam ya.

Tam da patronun açıklanacağı günü buldum.

Ay sen niye yiğitlik yapıyorsun ki?

Beni taksiye git işte.

Değil mi çiçeğe?

Ay neyse ki tapa sağlansın çok şükür. Yalnız benim cıvatalar biraz atmış.

Dikkatinde zinciri kırıldı.

Uğraştım şimdi.

Size de günaydın Möte Pospa. Bu sabah

verdiğim iceberg malının keyfini ziyadesiyle çıkardınız. Gözümden

Sana da günaydın Sakız.

Bugün çok önemli sakın pek et kalmayın.

Selin özellikle sana söylüyorum ne yaptın hazırlandın mı?

Ya bütün sabah Siti 'yle uğraştım. Ne oldu?

Yoksa bir gözü diğerinden daha mı patlak? Ay yüzgeci mi çırpmıyor Selin?

Sakın bana kilo verdi deme.

Çok ayıp. Sağlıkla şaka olmaz. Bir gün sizin de başınıza gelirse görürsünüz.

Bırak şimdi Siti 'yi. Bugün çok önemli bir gün diyorum.

Şirketin yeni yöneticisi açıklanacak.

Ayy mermiş.

Şirketi zaten Burak yönetiyordu.

Yine Burak yönetecek. Yani açıklama tamamen resmiyet. Ay yok ben

galiba ya.

Ya kızlar buraya dikkat.

Burak kendi kendini mi yönetici ilan edecek?

Alo. Büyük patron geliyor diyorum ya. Ne?

Ekrem Bey hiç şirkete gelmez ki.

Yoksa gelir mi Aydan?

Tamam.

Benim beş dakikam var. Merhaba Selin tam arabanın bir dakikam var. Selin yirmi

dakika kırk üç saniye. Ekrem Bey 'in geldiği gün alt pargası kanamayız. Tamam

kapatıyorum ben de. Oyalamayın beni. Ben de sıkıyorum görüşürüz.

Gel Siti gidelim.

Bu ne ya?

Ben dedim sana dur!

Şimdi ağzını açacağım.

Ama bağırmayacaksın.

Anladın mı?

Bağıracaksın değil mi?

Evde başkası var mı?

Evde başkası var mı?

Açın dedim.

Bana bak.

Sırf adabımdan arkamı dönüyorum.

Eğer bir şey yapmaya kalkarsan çok fena olur.

Memur Bey, evimde saldırıya uğradım.

Evet, darp edildim.

Bilmiyorum, ev bir süredir boştu. Öyle görünce de girip yerleşti herhalde.

Yakalanınca da saldırdı tabii.

Nasıl?

Siz ne zaman burada olabilirsiniz?

Bu ne?

Kıpırdamayın! Bir dakika, bir dakika. Bakın, yanlış anlaşılma oldu.

Lütfen o silahı indirir misiniz memur bey? Ben ev sahibiyim. Ben aradım sizi.

İşgalci beni bayıltıp kaçtı.

Şu boylardan.

Kısa saçlı.

Bu kadın. Tutun. Kaçmayın. Ne işte bu adam memur bey? Ben duşluyken bütün evi

karıştırmış. Pislik olmuş olabilir. Lütfen üstünü arayın. Ne?

Yalan. Yok öyle bir şey. Nasıl ya? Ya elinden zor kaçtın manyak. Ne iş aldın

söyle. Doğru konuş. Terbiyesiz. Ne yapayım ben senin eşyalarını?

İnternetten falan satıyorsun. Canın ne bileyim ben.

Bana bak hem evime girmişsin hem utanmadan bana iftira atıyorsun.

Polis arkadaşlar sahip. Bunlar seni kurtarmaz. Boşuna suçunu ağırlaştırmaz.

Görüyor musunuz nasıl üstten konuşuyor? Ya hırsız bir de beni suçlu çıkartacak.

Ya polis bey ne olur gözünü seveyim işin yapın. Hayda hala hırsız diyor.

Memur bey ben bu kadından şikayetçiyim.

Abuk sabuk konuşup aklınızı karıştırmaya çalışıyor. Lütfen gereğini yapıp şu

kadını alıp götürür müsünüz evimden? Asıl ben şikayetçiyim.

Bir yakalandı ya suçüstü bir de deli numarası yapıyor.

Ev beni falan diyor.

Ya bir susun.

Kimin bu ev? Benim!

Vallahi işine zor gözüküyor. Yani evin yüzde ellisi senin, diğer yüzde ellisi

senin hanıma ait gözüküyor. Nasıl olur ya? Delirgen.

Kullanım anlamı burada belirtilmiş.

Siz tapu dosyasını daha önceden incelemediniz mi?

Ya ben nereden bileyim ne nerede yazıyor? Hayatımda ilk kez ev alıyorum.

İmzaları attık tapuyu aldık bitti gitti.

Leyla teyzenin böyle bir şey söylemeyeceği aklıma bile gelmedi.

Ben de yurt dışından vekalet verdim.

Satın alma işlemleriyle avukatım ilgilendi.

Nasıl böyle bir şey atlar anlamıyorum.

Keşke kendim gelseydim. Sonuç olarak ikinizin tapusu da yatağı. Evin ortak

sahipleri. Olmaz öylesi.

Bakın Yıldırım Bey. Bunu nasıl söyleyebiliriz ki de onu söyleyin.

Birisi hissesinin diğerine satabilir.

Ben satmam.

O zaman evi paylaşabilirsiniz.

O ev bölünecek bir ev değil.

Zaten ben evin bütünlüğünün bozulmasını istemem. O yüzden sen başka bir yere

taşın, evi bütün bütün bana bırak. Ben o evi almak için çok bekledim. Hiçbir

yere gitmem. Sen taşınacaksın.

Birlikte yaşayabilirsin. Olmaz!

O zaman ortaklığın reddi için bir dava açacağız.

Peki, o uzun mu sürer?

Haliyle. Yani davanın görülmesi üç ay.

Yani itirazlarla birlikte üç yılda karara bağlar.

Ulan o evi ikimize bırakmış da Firuze. Sen bana söylemeden nasıl satarsın? Atıl

sen nasıl satarsın? Hem de üç kuruşa.

Aynı şey mi canım?

Hem ben ev harabe diye. Öyle o fiyata sattım. Yani babacığımın kemikleri

sızlıyordu yattığı yerde valla.

Yani hem hazır kız iç mimar. Her tarafı yenilerim dedi.

Yeniledi de. Ama sen? Sen sırf para için sattın o canım evi.

Hırsın batsın virüs. Aldığın parayı tek başına çıtır çıtır yerken sorun

olmuyordu ama. Her gün bal, börek, kebap. Yok kültür turlarıymış, yok

turlarıymış, edebiyat atölyeleriymiş. Bu yaşından sonra herhalde ya gurme

olacaksın ya da yazar. Ben de diyorum boyuna para harcıyor, boyuna para

harcıyor. Nereden buluyor? Ben filikon taktırdım da ben bir şey dedim mi?

Evi satın, kendine kaçak, kaç çıkmışsın maşallah.

Yemin ederim gözüne görünecek parti.

Vallahi geldiler.

Leyla teyze! Evde misin?

Leyla teyze evde misiniz?

Bu mu?

Bu da evi satın alan oğlan demek ki.

Haydi bileyim.

Yaman! Kapıyı mı kıracaksın?

Yoklar işte evde.

Onlar yoksa benim kapı gibi tapum var.

Ya altı aydır imanım gevredi ya. Orası güzel, burasına tadilat yap.

İnanmıyorsan sorarsın Leyla teyzeye ben eve girdiğimde ne haldeyim.

Benim o evin her santiminde emeğim var ya.

Emeğim... Ne yaptıysan yaptın.

Sonuç değişmiyor.

İkimizin de tapusu var. Aman ne yapayım canım? Sen de düzgün avukat çıksaydın,

dolandırılmasaydın. Ben dolandırılmam.

Uzakta olmasaydım bunlar olmazdı.

Belki de o Firuze dediğin kadın avukatınla iş birliği yapmıştır. Yok

mi bunlar?

Biri avukat öbürü kaç yaşında kadın.

Avukatınki ihmal belli.

Firuze Hanım da unuttu belki söylemeyi. Valla ben Firuze 'yi falan tanımam. Evin

sahibi Leyla Hanım evi de bana sattı. O ev benim. Ben anlamam. Ev benim.

Toplar eşyalarını çıkarsın. Yuh artık be. Evi almışım. Dünyanın tadilatını

yapmışım. İçine yerleşmişim. Bir de çıkıp gideceğim öyle mi?

Yok öyle yağma. Ayrıca bu arada senin yüzünden işe geç kaldım.

Şimdi evime hazırlanmayı ekliyoruz.

İnsan bir günaydın der be. Ayıp be.

Ay ustam zaten asabım boğuldu. Sen de bir dur ya.

Bağırma bana.

Sesini yükseltme.

Alırım dalağını.

Afiyet ustam.

En güzel günler senin olsun.

Bana bak.

Kim attırdı bakayım senin kafanı?

Bir deyim alayım dalağını. Ustam ben seni sonra aydınlatsam. Çünkü çok geç

kaldım. Müsaadenle.

İçeri gireyim.

Ekrem Bey geldi mi?

Muharrem Usta.

Hazmiye. Hazmiye ne olur geç kalmadın be. Ekrem Bey gelmedi değil mi? Merak

tatlım. Kalp giydirme töreni başlamadı daha.

Kraliyet ailesini bekliyoruz.

Burak da mı yok? Yok.

O geç kalmazdı normalde.

Özellikle de bugün.

Günaydın Selin.

Günaydın.

Günaydın. Günaydın. İstanbul'da yeni bir rekor kırdı.

Ya sorma. Ama vallahi benim suçum değil. Bak bugün bir sürü saçma sapan şey

geldi başıma.

Ay size anlatmam lazım ya. Gözünüzü seveyim, bana bir yol gösterin, yardımcı

olun. Aa ne oldu ya?

Ferruh Bey, odama gelir misiniz?

Şimdi gel Ferruh.

Günaydın Burak.

Hoş geldin abi.

Ters bir şey mi oldu?

Yok bir şey, siz işinize bakın.

Burak, ne oluyor?

Silin. Canım sonra, tamam?

Ferruh!

Neydi şimdi bu?

Patronun oğlu sonunda patron oldu.

Ay yok canım, Burak bizdendir.

Yapmaz öyle şey.

Şeye canı tuttun ama ne? Çok acayip bir gün geçiren bir tek sen değilsin demek

ki. Niye, ne oldu ki?

Ay çok uzun şimdi.

Zaten Burak 'ın da heyheyleri üstünde.

Öğlen konuşuruz, tamam?

Ne bu hâl, ne bu sinir?

Baban patronluk maaşına zam yapmadı mı yoksa? Babam beni patron yapmadı.

Sen Arti Mim 'i babanın şirketi olarak görüyorsun.

Patronlu oğlu olmaktan bir kurtul be oğlum! Ne yapayım baba?

Soyadımı mı değiştireyim? Ne yapayım? Artık arkanda baban yok.

Arkanı toparlayacak bir holding de yok.

Bundan sonra her adımının hesabını vereceğin biri var.

Başka birini getiriyor.

Dışarıdan birisi mi?

Olmaz öyle şey canım.

Dışarıdan değil.

Çünkü istedar kendisi.

Bittim ben.

Sadece yönetici olsa idare ederdik belki ama yönetim kurulunda koltuğu olan

biri. Her şey ortaya dökülecek. Sen oğlusun, sen at eder ya ben.

Ekrem Bey bitirir beni.

Yok yok, hiç bulaşmayacaktım ben bu işe. Senin aklına uydum. Biz şirketi

kurtardık Ferruh.

Gerçi Ekrem Bey 'in gözünde hiçbir değeri yokmuş.

Vah oldu.

Kariyerim bitti.

Filler tepişti.

Ezilen Ferruh oldu.

Ben gidiyorum.

İyi git.

Ama suç kaçarın üstüne kalır.

Etki dosyaları karıştırmasına izin verme.

Bizimle ilgili olan bütün dosyaları temizlememiz lazım.

Gerekirse de hepsini yakarız.

İhaleye fetak karıştıranlar tepemize bindiğinde ne olacak?

Onu da zamanı geldiğinde düşünürüz.

İç mimarlarımızla bir görüşme ayarlıyorum o zaman.

Tamamdır. Çok teşekkürler.

Merve, tazmini bana verir misin aşkım?

Tamam hayatım, ikinci tekme dedi. Ya sen ver sen.

Nasıl?

Beğendin mi sürprizimi?

Beni mutlu etmek için öncesini etmek zorunda mısın bana?

Ben seni mutlu etmek için... Önce sinir etmeye de razıyım.

Serseri. Ay tamam Burak 'ın heyeleri üstünde işine dönün. Tamam tamam.

Arkadaşlar haydi tamam mıyız?

Tamam arkadaşlar.

Çiçekler? Bende.

Pasta? Bizde.

Güzük? Cebimde burası.

Evet yüzük cebimde.

Müzik. Müzik bende. Video kaldı peki.

Video? Video.

Video Selin'deydi.

Selin.

Selin. Video.

Tamam.

Görmek istersen çantamda.

Ben gece çantama koymuştum. Sonra sabah da... ...Ebo'da unuttum.

Video yok mu?

Tamam panik yapma. Ben şimdi Ebo 'yu arayıp isteyeceğim. Bir dakika.

Abi hemen ara abi.

İç mekan için aç merdiveni arıyorum. Sizde var mıdır? Var tabii.

Siz geçin, ben geliyorum.

Yok artık ya.

Sen nereden çıktın oğlum?

Ne zaman döndün Japonya'dan? Çok olmadı. Çok iyi ya. Sen geç bahçeye otur. Ben

ellerimi ikiye geliyorum. İyi tamam.

Fazla bekletme.

Giriş için böyle kemerler düşünüyorum.

Yanlarına da şöyle meyakulat üstünler.

Kime diyorum?

Selin ne yapıyorsun ya? Acıdı.

Ya bir şey anlatıyorum burada.

Dikkatini vermeyeceksen hiç çalışmayalım.

Ya Şiçek gözüm dalmış öyle kusura bakma.

Dalmasın. Dalacaksa işe dalsın. Sonra ben yiyorum azarı. Tamam ya kızma.

Selin.

Bir de şey diyeceğim ben sana ya.

Biz bugünkü olayı acaba akşam mı yapsak? Ee, akşama bırakırsak yarına bırakalım

diyeceksin. Ya her şey hazır, az cesaret.

Sonra bana teşekkür edecek.

Bak, en azından yemekten sonra yapalım. Çünkü bak, Merve açken çok tehlikelidir

ya.

Doğru söylüyorsun.

O zaman öğleden sonra yapalım.

Ama o zamana kadar Merve falan yok, tamam mı? Dikkatini ver.

Zaten video falan da yok abi.

Ya bu tablet zamanında gelecek mi acaba Selin? Bir daha arasak mı? Ya merak etme

gelecek.

Zaten ben buraya gelmeden önce tabletin bende olmadığını anlatsaydım uğrar

alırdım. Ama o aptal adamı evden göndereceğim diye bende kafa mı kaldı

Hangi adam ya?

Adam mı dedi o?

Dedi. Ben de duydum. Sabah evdeymiş o zaman adam.

Veliler o yönde.

Kim bu adam ya?

Yoksa Burak mı?

Saçmalamayın. Öyle arasın. Acil durum toplantısı. Bahçeme tuttu.

Demek iş bende.

Ay usta ya.

Mesajları mı okuyordun sen?

Bana da kanat söyle. Duble acılı.

Bir de mevzuyu iyi anla. Senden dinleyeceğim.

Hediye için teşekkürler. Çok orijinalmiş bu. Ne demek Vedat 'ım.

Güle güle Kuzlan.

Şimdi lütfen bana şaka yaptığını söyle.

Ziyarete geldin de bana.

Vallahi Vedat 'ım Japonya devslerinin çoktan kapanma vakti gelmişti zaten.

E Artemin de iyi bir fırsat gibi göründü. Artemin mi?

Onun her tarafı iyi olsa ne olur Demir? Bir ayağı çukurda bir şirket. Bunlar

geçen sene batıyorlardı zaten.

Hoş hala daha da ne olacağı belli değil ya.

Oo Vedat Bey.

Bakıyorum sektöre hakimiz. Herhalde oğlum.

İstanbul 'un bütün akıllı peyzajcıları, iş mimarları benimle çalışıyorlar.

Canı sıkılan buraya geliyor.

Bitki bakma ayağına kafa dağıtmaya geliyorlar.

Bana bak sektör dedikodularını falan sen gel benden at tamam.

Çok iyiymiş Vedat.

Bir ara geleyim de rakip analizlerini alayım bari senden. Bırak oğlum şimdi

dalga geçmeyi. Artemim ne alaka ya?

Senin gibi biri birikimini böyle ölü yatırımlara harcar mı?

Çıkmadık candan, umut kesilmez diye bir şey duydun mu Vedat? Oğlum şurada ciddi

bir şey konuşuyoruz ya.

Herkes seni istiyordu Demir. İstanbul 'un bütün iç mimarlık şirketleri, en

büyükler. Bunlar yıllardır senin peşinde.

Var senin kafanda bir şey, neyin peşindesin?

Yönetimin bulaşmak istemeyeceği kadar umudunu kestiği bir şirketin.

Yalnızlık, tam yetki ve içime karışılmaması. Yani?

Bunlar için bütün kariyerini riske atmaya değer mi?

Ucunda istediğin bir şey varsa de.

Sormayacağım.

Sormazsın.

Dünyayı gezdim. Senin gibi bir adam tanımadım biliyor musun? Niye?

Yeter ki sana soru sorulmasın değil mi?

Aynen öyle.

Selin Hanım için gelmiş bu.

Efendim? Seyin Hanım.

İsim? İbo.

Ben haber vereyim kendisine. Hiç gerek yok. Beni bekliyor zaten. Hemen müşteri

bırakıp çıkacak.

İyi misin?

Ibo, tam zamanında geldin. Getirdin mi?

Canım, sana bir kahve ısmarlayayım. Klinikte işlerim var, kaçıyorum.

Bir de kolay gelsin.

Dikkatli git.

Ayda, ne oldu canım sen öyle bir kaldın?

Ne alakası var canım? Yok öyle bir şey.

Bu o adam mı?

Kim?

Ay yok bu benim veteriner arkadaşım İbo. Hani hep bahsediyorum ya.

Ha bu o.

Meşhur İbo.

Yıllardır sadece veteriner dedin şu çocuksun senin ya.

E veteriner.

Evet ben de onu diyorum işte. Hani başka bir şey söylemedin diye.

Gel şimdi konuyu karıştırma da Merve 'yi çağıralım. Anlat bakalım şu adam kimmiş

sen?

Özlemişim ha.

Özlersin tabii.

Bir ara gel de kendi ellerimle bir suçu yapayım sana.

Acayip ilerlettim hocam. Kendimi açtım bak şaşırırsın. Senden kurtulur mu

Gelirim tabii.

Ama önce sana bir ev ayarlayalım.

Ha o iş tamam.

Bizim eski evi satın aldım.

Nasıl ya? Boş muymuş ev?

Almış eline bir tapu. Girmiş eve. Bu ev benim çık git diyor.

Eski ev sahibini arasaydın hemen.

Ya hayatım aramaz olur muyum ya? Kapısına bile dayandım. Ama yok.

Leyla teyze kayıplarda.

Kadına bir şey yapmış olmasın? Mermi saçma ama. Kadın tapuyu avukatla gidip

imzalamış. Hayır canım imzalayan o değil.

Ablası. Firuze midir nedir?

Dolandırıcı mıdır? Sahtekar mıdır?

Evin sahibi Firuze Hanım evi satmaya karar verince beni aradı.

Ben de avukatıma vekalet verip aldım.

Eski avukatıma.

Neyse.

Yıkılıyordur oğluma ya.

Bakmadan almasaydın keşke.

Yoo aynı bıraktığım gibi.

Hatta daha bile iyi.

Ben bakmasaydım ne haldeydi o ev. Ya eve girdiğimden beri tadilatsayım siz

biliyorsunuz. Kapısına penceresine kadar yeniledim. Bütün tesisatını evden

geçirttim Muharrem Usta 'ya. Tamam bir işi kalmış demişken.

Yemeklerime yazık geldi hazıra kondu valla.

Konamaz.

Konamaz. O ev benim.

Şimdi ne olacak?

Bir an önce evime yerleşmek istiyorum abi.

Ama yerleşebilmek için önce içindekinden kurtulmam lazım.

Bahçeli ev tabii oğlum. O uzun süre boş kaldıysa... ...börtü böcek

yuvalanmıştır. Fare çıkar, akrep çıkar, her şey çıkar orada. Çıktı zaten Vedat

'ım çıktı.

İnsan çıktı.

Başkası varmış evin içinde. Deliğinin teki. Nasıl?

Kiracı mı? Yok abi ev sahibi.

Firuze Hanım 'ın kardeşi hissetini ona satmış. Firuze Hanım da bana.

Bir de bana ben anlamam ev verip çıkar gidersin diyor.

Kaba herif.

Barbar, medeniyetsiz adam.

Ay yok bu böyle olmayacak. Biz en iyisi gidelim bir avukat tutalım. Ha sen de

sakın git de oraya bir daha. Bu akşam gel ben de kalk.

E tamam işte oğlum.

Tutalım sana bir ev olsun bitti.

Olmaz Vedat.

O ev benim için özel biliyorsun.

Başka bir yerde kalmak istemiyorum.

O kızın gitmesi lazım.

Ama anlaşamadım.

Kendisi biraz sinir bozucu bir tip.

Öyle konuşmadan insanlıktan falan anlamıyor.

Kendini bilmez.

Sinir illeti.

Haksız.

Gideğinde eve ona kalsın değil mi?

Yok öyle ama ben evimi yedirtmem.

Saçmalama senin ya.

Ya adam manyağın tekilse ne yapacaksın? Aynı evde nasıl kalacaksın?

Ya katilse?

O zaman ne olacak?

Adam manyak ama bana bir şey yapamaz.

Böyle cetvelin sesle vurduğun gibi bayılsın.

Gerçekten te cetveliyle mi vurdu?

Gülme Vedat.

Kusura bakma Demir. Valla ben bu kızı şimdiden çok sevdim ha.

Ya tam buraya geldi.

Bayılıp kalmışım.

Hayır bitmedi. Sonra bir de eve polis çağırmış. Ya kendi evimde

Vedat.

Ee ne yapacaksın peki?

Bulacağım bir yolunu.

Ama önce şirkete gidip bir ortama bakmak istiyorum.

O zaman hayırlı olsun kardeşim.

Hem için hem evin.

Bunu ona ver.

Tatlı dil her zaman işe yarar.

Farklısı yok mu?

Orası benim kalem.

Evde çiçi var.

Bahtede möse tosbağı var.

Keçi kızım sakız var.

Bir de karamuk var mahallenin köpeği.

Yemama da her sabah bana uğrar. Ben şimdi onların hepsini alıp apartman

dairesinde nasıl yaşayayım?

Gerekirse savaşırım.

Evin etrafına dikenli tel çekerim.

Çatıdan kızgın yağ dökerim. Ok da ok, yay da yay. Tamam güzelim biz anladık

seni.

Yani yapamaz bir şey. Sonuçta elinde kapı gibi tapın var değil mi?

Bir anlayalım durumu. En kötü Muharrem Usta 'ya söyleriz, alır dalağını.

Ay of!

Ben acayip sesim. Çok mu yedik acaba biz? Ben bir tane yedim. Vallahi ben onu

yemedim.

Oha! Hepsini ben mi yedim?

Güzel vuruş.

Fazla falsolu.

Esinti kesilmeseydi tam hedefine ulaşacaktı.

Rüzgar okuyamadıktan sonra bu oyunun pek bir anlamı kalmıyor.

Belirsizlikleri sevmiyorsunuz değil mi?

Kontrol edemediğim değişkenleri diyelim.

Artı müminde hisselerini bu yüzden aldınız.

Tüm kontrol sizde olsun istiyorsunuz değil mi?

Çabuk pes ettiniz.

Ben sadece hisselerin yüzde yirmisini aldım.

Atmak üzere olan bir firmaya yatırım yapacak bir adam değilsiniz siz Demir

Onun için bekleyip neler başaracağınızı görmek istiyorum.

Fazla beklemeyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Yalnız bir tek şeyi yapmayı başarabilirsiniz.

Neymiş o?

Ne siz ne de yönetim kurulu. İlk yıl aldığım kararları sorgulamayacak.

Bir yılın sonunda planladıklarımı yapabilirsem...

Tekrar kara geçeriz.

Yapamazsın.

Açıkçası hiçbir şey kaybetmezsiniz.

Artem 'imin batması kaçınılmaz görünüyor.

Şirkete geçelim mi?

Bu güzel günde sizi şirkete sürüklemeyelim isterseniz.

Benim takdime ihtiyacım olmayacak.

Ekiple kendim tanışmayı tercih ederim.

Peki.

Öyleyse hayırlı olsun.

Teşekkürler. Hazır mısın? Başlıyoruz.

Elim ayağım buz gibi Selin ya, baksana.

Hakikaten buz gibi yani.

Bir de boğazım kutup andı bak, yutkunamıyorum bak.

Yutkunamıyorum, kuru ya.

Ben konuşurum, ben konuşurum. Ben yapamayacağım, sen yap.

Sen teklif et.

Vallahi et ya.

Asya 'nın, olur mu öyle şey ya? Bak, bu senin işin tamam mı? Hadi, az vesairet

yaparsın.

Evet arkadaşlar.

Okulun profanız için hepinizi toplantı odasına çağırıyorum. Hadi Aydan.

Demir Eren değil mi?

Tabii, tabii efendim. Ben gereğince karşılarım.

Teşekkürler, teşekkürler. İyi günler.

Burak Bey çok üzülecek ya.

Kim bu Demirelendil Allah aşkına?

Benim.

Efendim?

Herkes içeride mi?

Toplantı odasında sınıf provası yapıyorlar. Ben hemen haber vereyim.

Nedir? Barınma yeri olabilir.

İtibar göstergesi olabilir ya da... ...mutlu bir yuva olabilir.

Peki arkadaşlar biz burada... ...evleri tasarlıyoruz.

Fakat ya içindeki mutluluk?

Mutluluk tasarlanabilir mi?

Hangimizin buna gücü yeter?

Bu sunumu niye sen yapıyorsun?

Senin işin değil mi bu?

Evet. Öyle.

Ama Bora bu işi çok sahiplendi. Çok çalıştı.

Bence ona bir fırsat verelim.

Şöyle sorayım ben.

O zaman mutluluk nedir? Yani bir alet olsa.

Mutluluğun resmini çekebilse.

Böyle tuşuna bassak.

Ne çıkar?

Bura ne yapıyor?

Takıldı bu. Ben takılırım diye düşünüyordum.

Buradan patladık.

Bir yere bağlayacak mısınız?

Hemen bağlanıyor Burak Bey.

Ta da!

İşte mutluluğun resmi bu.

Benim için.

Merve.

Sen bu şirkette birçok insan için...

...ev tasarladım.

Bütün bunları yaparken de içinde hep ikimizi hayal ettim.

Çünkü... ...mutlu bir yuva deyince benim aklıma... ...içimde senin olduğun

geliyor.

Artık kendi...

mutlu yolumuzu çizelim mi?

Benimle evlenir misin?

Her şey yolunda mı?

Şu görselin çıktıklarını alabilir misiniz? Acil. Tabii efendim. Renkli mi

Hı hı.

Ama bu...

Ya var ya. Sağ ol. Hiç bilmiyordum ben de böyle bir şey.

Teşekkür ederim.

Çok tebrik ederim.

Hadi çabuk Sarp Bey. Herkes gelsin.

Hadi herkes gülsün.

Düğünümüz varmış gibi.

Sunumunuz bitti anladığım kadarıyla.

Ben Demir Erendil.

Artemim İç Mimarlığın yeni yöneticisiyim.

Oturup sakinleşebilirseniz birkaç duyurum olacak.

Yok artık.

Bekliyorum.

Aydan Hanım proje yöneticimiz.

Aydan Hanım mühendisimiz.

Merve Hanım müşteriyle ilişkilerimizle bakıyor.

Bora Bey... Gerek yok.

Teşekkür ederim.

Herkesle gün içinde tek tek tanıtacağım zaten.

Şirketiniz zor bir dönem atlatmış.

Ama tehlike geçmiş değil.

Verimlilik, performans, zaman ve kaynak yönetimi.

Disiplinle uygulandığında artemimi düze çıkaracak olanlar bunlar.

Bu yüzden hepinizden uymasını beklediğim bazı şirket kuralları olacak.

Kural mı? Kural. Ne kuralı ya?

Bir.

Herkes şirketin kapısından içeri girerken özel hayatını dışarıda

Diyorsun ama buradasın. Onu ne yapacağız?

İşteyken iş düşünülecek.

İş konuşulacak.

Kimseyi ilgilendirmeyen özel meseleler iş yeri dışında çözülecek. İki.

Doğum günleri ve özel kutlamalar mesai saatleri dışında yapılacak.

Şirket dışında olmasını tercih ederim.

3.

Her gün mesai bitiminden bir saat önce.

Herkes elindeki işle ilgili ilerleme raporu atacak.

4.

Herkes işe ve tüm toplantılara 20 dakika önce gelecek.

Azmiye Hanım kayıt tutacak.

Kural listesi hepinizin mailine gönderilecektir.

Fakat hepsinin üstünde bir kural var.

Gözünüzün önünde dursun diye buraya atıyorum.

Burak Bey, Artemim İç Mimarlığı bir de sizden dinlemek isterim.

Yönetimde olduğunuz süre boyunca çok güzel işlere imza atmışsınız.

Kanal arkadaşlarla gün içerisinde sırayla görüşeceğim.

Teşekkürler.

Yok, yok, yok.

Yok bu adam olamaz değil mi Burak?

Burak Allah aşkına bir şey söyle ya.

Ya hani sen olacaktın? Bir şey yap al şu okul müdürünü başımıza. Ya sana

koltuğun sonuna kadar hak ettin. Hepimiz biliyoruz bunu.

Böyle olmasını ben istedim.

Benim başka planlarım var.

Artemin'de fazla kalmayacağım.

Burak gidecek, evime çöreklenen manyak gelip bir de başımıza yönetici olacak.

Kim? Ya, o bu.

Sabahki ruh hastası.

Önce evim, sonra iş yerim. Fatma'm, öyle tesadüf olmaz. Sen...

Benzetmişsiniz. Hayır canım o.

Eminim. Böyle gözünü dikip bana baktı. Görmediniz mi?

Gözümü de dikip bakıyorum bir şey bulamadım abi ya. Şimdi kafa var.

Kafadan çıkan kalp var.

Bu da olmaz işaret. Yani bilmece gibi bir şey abi.

Rasyonel olun diyor işte canım. Yani iç tasarımda romantizm değil... ...realizm

ekolünü takip edin diyor.

Bence... Akıllı olun, işinizi de alırım, evinizi de alırım diyor.

Allah 'ım sen beni neyle tanıyorsun ya?

Hayır ya, daha basit düşünün.

Şimdi kalp duygu demek değil mi?

Bu adam da müşteri.

Yani diyor ki, müşteri duygusal kararlar verir, dikkat edin.

Diyor.

Bora ne yapıyorsun? Gözün öyle kalacak.

Aşkım bu bitmeyin cimnastiği olabilir yani. Böyle kim daha iyi odaklanıyor

gibilerinden.

Vazo. İşte vazo vallahi de vazo.

İçinde paralansın insallah.

Hani ya görmüyorum ben.

Deli deli konuşmayın Allah aşkına. Bu bildiğin aşk yataktır işte.

Yok be abi saçmalama ya.

Olur mu yani?

Olmaz öyle bir şey ya.

Şirketin en zor zamanlarını siz sırtlamışsınız.

Son aldığınız otel ihalesi çok etkileyici.

Sizinle çalışacağım için şanslıyım.

Ekrem Bey 'e de daha önce belirttiğim gibi... ...Artem 'in sayfası benim için

kapanmak üzere.

Uzun zamandır kendi yolumu çizmeye planlıyordum.

Babanız böyle bir şeyden bahsetmemişti bana.

Bu durumun aramızda bir sorunu yaratmayacağını umuyordum.

Ekrem Bey... ...kimsenin ne umduğuyla ilgilenmez.

O yüzden bahsetmemişti.

Hayatında yeni bir sayfa açmayı istemek nasıldır iyi bilirim.

Ama Artem 'ime biraz daha zaman tanımanızı isteyeceğim sizden.

Çünkü bütün operasyonların başında duracak, burayı çok iyi tanıyan birine

ihtiyacım var.

Merak etmeyin. Siz şirkete alışana kadar aldığım teklifleri bekletebilirim.

Harika.

Hem iyi bir mühendissiniz, hem de müşteriler sizi sevmiş.

Dosyanızda tek bir negatif detay yok.

Teşekkür ederim.

Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Fakat hiç hata yapılmaması hiç risk alınmadığı anlamına gelebilir.

Her durumda en güvenli yolu seçenler ortalama çalışanlardır.

Benim ise gerçekten yaratıcı ve büyük düşünen çalışanlara ihtiyacım var.

Sirketimiz basmanın eşiğindeydi.

Hiçbirimiz riskli kararlar alamazdık. En ufak bir hata çıkalım derken tam

anlamıyla... Artık yeni bir dönem başlıyor.

Teşekkürler.

Dediğin kadar varmış bu. Ne kadar sinir bir adam. Bebeğim sen hiç merak etme.

Ben şimdi alacağım onun ifadesini. Dur canım sen değil.

Hazırlayacağım seni çağırıyor.

Aa!

Sen bana tavır mı yapıyorsun?

Ben bu şirkette proje yönetim.

Azmiye. Ben sana bir şey demiyorum aşkım.

Bu şirkete para kazandıran tek müşteri bende farkındaydım. Selin Hanım önce bir

kendinize gelin.

Nerede olduğumuzu unutmayın. Burası bir iş yeri.

Ve ben sizin üstünüzüm.

Senle benle konuşmalardan kaçınmanızı tavsiye edeceğim. Tamam.

Siz de bana gerekli saygıyı gösterirseniz iyi olur. Çünkü siz

dehşet başı değilim. Çok affedersiniz.

Ben de bu şirketteki iki proje yöneticisinden biriyim.

Sabahtan beri kapınızdayım be. Eğer beni böyle sindireceğinizi sanıyorsanız

aldanırsınız efendi.

Pardon. Aldanırsınız.

Sırayla görüşeceğimi söylemiştim. Neyin sırası bu peki? Neyin sırasıysa söyleyin

de biz de bilelim. Alfabetik değil, hiyerarşik değil.

Kurallara uymada zayıf.

Halgıda problemler. Benim problemim mi?

Ne yazıyorsun sen oraya saçma sapan?

Bir şey yazmanıza gerek yok. Bir şey demedim ki.

İş arkadaşlarına ve üstlerine saygısızlık.

Tamam. Tamam ben sustum gidiyorum.

Azmiye 'cim sen gel.

Peki sıradaki ben miyim? Onu bileyim de ona göre bekleyeyim bari.

Heh ayda çıktı.

Ee onun da yüzü düşük.

Ayda. Ya adam içeride ne diyorsa çıkan iflah olmuyor ya.

Bak ferruh da yok ortada. Ya Bora.

Ya bu adam ofitte aşk yasak diye astı kağıdı.

Bizim durum ne oluyor şimdi?

Ya aşkım.

Bırak da onu yeni aşıklar düşünsün ya. Ben teklifimi etmişim.

Yüzüğümü takmışım. Biz nişanlıyız artık ya. Değil mi? Tabii ki.

Bu ne? Bu ne? Ne? Ne bu?

Ne?

Dersini ya.

Boracım bana bir tane limonata verir misin?

Ne söyledi? Söylediği değil de tavrı çirkin tavrı.

Teşekkür ederim.

Boracım bir ilgimi anota koyar mısın lütfen?

Konuştun mu? Kendini beğenmişsin.

Ay yok canım beni odasına almıyor.

Artık kafasında nasıl bir sıralama varsa Azmiye'den sonra geliyorum.

Yalnız...

Burak çok bozuldu abi.

Hakikaten nerede o ya? Gitti. Daha da gelmez bak size söyleyeyim. İşi gücü

bırakır bu çocuk.

Yok canım niye bıraksın?

Patron ha o olmuş ha bu olmuş.

Burak sonuçta dükkan sahibi.

Ayrıca biz de varız burada.

Bir kişi için işi bırakacak hali yok değil mi?

Ayda? Bilmiyorum. Yani bugün Ekrem Bey de gelmedi. Artık aralarında ne geçtiyse

durum bayağı ciddi.

Bize de piyangodan Demir Bey çıktı ya.

Ay bozguncu.

Ayağını bastığı her yeri kurutuyor. Sinir atı gibi her yerden çıkıyor.

Sökerim.

Abi giriş burada. Sen ne ara nasıl geldin ya?

Ay ustam ya ödümüzü kopardın. Aynen.

Geldi mi yeni patron?

Ekrem Bey Japonya'dan getirtti diyorlar. Usta ya sen nereden biliyorsun? Daha

biz duymamışız adam kimidir nedir. Ben bilmem. Duyarım. Başka nedir bu usta?

Biraz sert biriymiş. Kuralcı diyorlar.

Aslı asları var mı? Ay ben onun aslını da neslini de... Hop!

Yok ustam, tüpür yok zaten.

Et mi yiyecek şimdi?

Bir sakin olun.

Adama bir şans verin.

Baktık tırt çıktı.

Hangisiydi?

Bununla alırım dalağını.

Ya sen kralısın be usta. Aslı olsun be ustam.

Tutmayın beni. Dur dur dur.

Sakin ol tatlım sıra sende değil.

Ne oluyor ya?

Merve ile Bora 'yı görecekmiş.

Birlikte mi?

Aynen.

Rahat olun ya.

Bizlik bir şey yok yani.

Tabii canım.

Sizin durumunuz hassas olduğu için ikinizle birlikte görüşmek istedim.

Anladığım kadarıyla aranızda bir gönül ilişkisi var.

Yani gönül ilişkisi değil o. Biz nişanlıyız.

Bugün nişanlandık. En kısa zamanda da evlenmeyi planlıyoruz.

Siz de davetlisiniz tabii. Davetiler basılır basılmaz.

İlk size getireceğim. Teşekkür ederim.

Tebrikler bu arada.

Mutluluklar. Demir Bey ben teşekkür ederim.

Ben de zaten sizin bu gönül ilişkisi kuralınızın bizim için geçerli

söylüyordum arkadaşlara. Yani sonuçta evlilikte bir kurum. Değil mi?

Maalesef kural evlilik içinde geçerli.

Şirkette ne aşk ne de evlilik draması ile uğraşabiliriz.

İkisi de verimliliği düşürüyor.

Ve ben buna izin veremem.

Ne diyorsunuz Demir Bey? Yapmayın.

Aranızda karar verin.

Ay sonuna kadar ikinizden biriyle yollarımızı ayıracağız.

Boyuncuk ne oldu?

Merve aşkım. Bora, Bora ne oluyor?

Selin Hanım.

Sen ne dedin ne kız ağlıyor orada?

Ya sen kimsiniz insanları bu hale getiriyorsunuz? İlk günden mobbing mi

yapıyorsunuz? Selin Hanım, lütfen sakin olun ve oturun. Zor görünce nazik olmaya

mı karar verdiniz?

Güzel. En azından nezaketi görünce tanıyorsunuz.

Tabii. Ben nezaketi bilirim.

Bilirim ama sizin bilmeniz hayret.

Dilin sürtsü herhalde.

Bu ne?

Beni ne sanıyorsun ya?

Ensesine vurur lokmasını alır mı dedin? Bu yaptığın işte Zeynep Aykırı yalnız.

Neden Aykırı oldun? Bak ben seni dava maya yaparım.

Seni ben mahkemelerde süründürürüm.

Evdeki problemi işe saçmaktaymış göstereceğim. Hayır Selin Hanım siz beni

anlıyorsunuz. Yok sen beni hiç anlamamışsınız.

Ne olacak ben bu kazınatı alacağım sonra paşa paşa işi bırakacağım. Öyle mi? Yok

öyle ya. Hayır öyle değil. Lütfen bildiğinden... Bak benim bu şirkette kaç

yıllık emeğim var. Ben emeğimi yedirmem. Hele ben.

Arkadaşlarının hakkıdır.

Hiç yedirme. Selim bir tutar mısın? Bak bu hiç tuttukça zaten böyle oluyor.

Susmayacağım. Şimdi gireceğim herkesi örgütleyeceğim. Bu yaptığınız insan

haklarına aykırı. Biz de mi insanlık onurumuz var be? Yeter.

Yeter.

Önündeki bu çekte evin tapu devir işlemleri.

Avukat ve yeni bir ev ararken geçici olarak kalacağın otel için gereken para

var.

İşten çıkarılmıyor muyum yani?

Şu anda en önemli proje sizde Selin Hanım.

O yüzden yaptığınız işe devam edeceksiniz.

Her şeyi bana raporlayın.

En ufak bir başarısızlıkta gidersiniz.

Tamam o zaman.

Kabul ediyor musunuz?

Dediğiniz gibi en önemli proje bende.

O yüzden sizinle evle ilgili tartışarak zamanımı harcamayacağım.

Bu parayı alın.

Kendiniz otelde kalın.

Ayrıca o ev benim.

Son sözüm de budur.

Mezun oldum burada, işe başladım ben.

Ya kaç yıldır çalışıyorum.

İstifade bir tazminatımı yakamam ki.

Merve şu an ben işten ayrılamam ya.

Ne demek o?

Ya... ...ailem için kredi çektim, ciddi bir borca girdim biliyorsun. Yani iki ay

işsiz kalırsam ben bitirim ya.

Zaten bunu da zor buldum biliyorsun.

Ben mi ayrılayım yani işten?

Aşkım belki tazminatını almaya ikna edersin diye. Ya mesele tazminat mı ya?

Bizimkilere ben evlenmek için işten ayrılıyorum diyemem.

Annem kabul etse babam etmez.

Ama evlenmek istiyorsan ettirmek zorundasın değil mi aşkım? Başka yolu

Şeyden diyorum bir tanem. Ailevi bir durum var ondan diyorum ya. Benim

durumu ailevi olmuyor mu?

Ya Merve nasıl bu kadar anlayışsız olabiliyorsun anlamıyorum ya gerçekten.

İş bu abi iş bulunur ya iş bulunur. Böylesi bulunmaz ama.

Ben bu pozisyona gelmek için çok çalıştım.

Başka yerde bu şartları bulamam.

Ha sen.

Şey diyorsun, ben senden fazla kazanıyorum diyorsun sen. Tamam ya.

Tamam biz prensesi meşgul etmeyelim. Yani konfor alanından ödün vermesin

prenses, tamam.

Sen benimle evleneceksin.

Senin ailen benim.

Seç Bora.

Ailen mi, ben mi?

Merveciğim ben böyle bir seçim yapamam biliyorsun. Hemen şimdi karar vermek

zorundasın. Değilim.

Bana cevap ver Bora.

Merve, ben ailemi yarı yolda bırakamam tamam mı? Ben öyle bir insan değilim ya.

Ama sen bunu anlamayacak kadar, aile için fedakarlık yapmayı anlamayacak

şımarıksın.

Demek öyle.

Fedakarlık istiyorsun öyle mi?

Al sana fedakarlık o zaman.

Siz.

Kimsin sen?

Kimsin sen be?

Evimin huzurunu bozdun.

İşimin huzurunu bozdun.

Arkadaşlarının huzurunu bozdun.

Kıyamet alameti gibi adamsın. Arda arda felaketlerle geldin. Bir tufan

çıkarmadığın kaldı.

Ay Selin. Kızım zaten yangın var benzinle gidiyorsun ya.

Hocam. Ağlama kuzucum sen tamam mı? Ben birden gaza geldim çok özür dilerim.

Ay bu Demir benim ayarlarımı bozdu.

Ağlama sen.

Hayat ağla.

Ay bilemedim, bilemedim ben. Uzay abi.

Aman aman beni hiç karıştırmayın kızlar. Ben tatlıdan anlarım. Aşk acı çekenler

için yan tarafta iyi bir ocak başı var. Oraya gidin tamam mı?

İyi akşamlar efendim. Kusura bakmayın yine bekleriz. İyi akşamlar.

Tamam güzelim tamam. Ağlama ne olursun.

Bak geldim işte buradayım.

Biz bunu da çözeceğiz. Göreceksin bak. Biz bunu da çözeceğiz.

Sana son kez sarıldım.

Bu da aşkımın vedası olsun.

Bak açık açık söylüyorum.

Artık bizden olmaz.

Kızım saçmalama ya.

Sabahtan beri ağlıyorsun.

Geldi işte çocuk.

Geldi de ne oldu? Ne değişti? Hiçbir şey.

Aramızdaki hiçbir şey düzelmedi.

Aileni bırakıp beni seçiyor musun?

Ya aşkım ne olursun benden böyle bir şey isteme. Ben bunu yapamam ya.

Gördünüz işte.

Gördünüz. Herkes gördü. Gördünüz. Herkes gördü.

Eşini de ailesini de benden daha çok seviyor işte.

Ben... ...asık olduğum adamın hayatında... ...ilk sırada olmak

Ama değilim. Bunu bile bile seninle olmaya dayanamam ben. O yüzden git.

Aramızda gerçeği bitti.

Merve ya bir otur ne olursun.

Merve çocuklaşma. Git oradan.

Kapıyı mı kilitledi o?

Merve!

Kızlar.

Merve kapıyı açar mısın lütfen?

Merve bak beni biliyorsun sen oradan çıkmadan ben bir yere gitmeyeceğim tamam

mı? Ya ne kadar kalabileceksin orada?

Bora tamam ona biraz izin ver. Kalbi kırılan kadınların üzerine bu kadar

gidilmez. Hadi.

Ama abi görüyorsun yaptığını ya. İş mi şimdi bu? Bırak biraz iyileşsin. Sen

kalanını tamir edersin hadi.

Hadi. Abi bir yerini tamir ediyorsun öbür tarafı bozuluyor ya. Aynen işte

Bitti mi?

Evet.

Ay yok. Bizim derhal bir şey yapmamız lazım.

Ay nasıl yap peki? Ben bu adamı anlamıyorum ki. Daha önce hiç görmediğim

tür. Vahsi, merhametsiz.

Hani kedileri bilirsin.

Ama bu Tita 'yı da evlileştirebileceğin anlamına gelmez ya.

Öyle bitti.

Tita diyor.

Ağrıyor mu başım?

Aferin sana.

Hakkında şikayet var, bütün gece bağırıyor musun?

Sana da söylüyorum, camları tırmıklamak yok. Duydun mu?

Hey!

Selin. Ha İbo. Ne yapıyorsun burada?

Yine çiçeğiyle ilgiliyse.

Biz vahşi bir türle ilgili bilgi almaya geldik. Bu arada ben Ayda.

Evet, hatırladım.

Aniden arkamda beliren kız.

Peki, ne öğrenmek istiyorsunuz?

Çıtalar.

Selim bak, daha da günü kapatacağım. Hadi gidelim.

Siz ona bakmayın, birazcık yanlış anlattı.

Biz tutalar nasıl sağlanır onu öğrenmek istiyoruz.

Çıtalar çok hızlıdır.

Ormanda ondan kaçabilen hiçbir canın yok.

Hedefini gözüne diker ve tüm hızıyla atılır.

Keskin dönüşler, ani manevralar yapabilir.

Onu yakalamanın tek yolu zafer anına beklemek.

Avunu yakaladığında durur, durduğunda ise başka bir şey yapamayacak kadar

olur.

Bak Sertürk 'e.

Zafer anı.

O anda daha küçük yırtıcılardan oluşan bir türü etrafını sararsa... Sararsa?

Çıtanın katıldığı sona mı olur? Yalnız.

Yalnız? Tek başlarına asla bir şansları olmaz.

Sadece türü halinde saldırırlarsa bir çıtayı avlayabilirler.

Opera için çıta.

Başlasın o zaman.

Operasyon çıktı.

Gelecekler mi sence?

Acil durum. Çiçek hafesten çıktı. Herkes ofise gelsin. Yani bence kimse merak

etme Karşıkaya ama.

Selin Hanım ne yapıyorsunuz? Niye topladınız bizi gece gece?

Gündüzler çuvala mı girdi?

Şimdi anlatıyorum.

Herkes beni can kulağıyla denir.

Dostlarım. Bu yanar döner hayatın cilveleriyle başı dönen canlar. Biz bu

sillesini beraber yedik.

Ama zoru görünce kaçtık mı?

Kaçmadık. Şirketimizi terk ettik mi?

Terk etmedik. Niye?

Çünkü bu şirket bizim şirketimiz.

Şimdi kader yolumuza yine taş koydu. Demir Erendil geldi.

Hepimizin canı yandı.

Yanmadı mı?

Demir Erendil olmasaydı Merve ile Bora mutsuz olur muydu?

Peki Burak hak ettiği koltuktan yoksun kalır mıydı?

Bu arada Burak gelecek miymiş aradınız mı?

Bilmiyorum.

Tamam onunla Bilal 'le konuşalım. Tabii çocuğun morali bozuk mesajlarına

bakmamış olabilir.

Onu o kadar iyi anlıyorum ki.

Koltuğundan oldu ben de evimden.

Ne oldu ki evinize?

Şirketteki gerginlik eve de yansıdı.

Niye dedim ben. Bakın bu saat oldu ben daha eve gidemedim.

Peki bu Operation Çita nedir abi?

Tam oraya geliyorum.

Demir Eren değil bir yırtıcı.

O bir çita.

Hepimizi tek tek yakalayıp parçalamak istiyor. Ama el birliğiyle onu bu

şirketten göndereceğiz.

Evet güçlü.

Evet hızlı.

Ama biz birlik olursak onun üstesinden geliriz.

Çisa 'yı beraber avlayacağız.

Demirel Endil 'i Operasyon Çisa ile yıldırıp bu şirketten göndereceğiz.

Sonuna kadar savaşacağız.

Denizlerde ve okyanuslarda savaşacağız. Göklerde savaşacağız.

Kıyılarda, sarlalarda, sokaklarda savaşacağız.

Asla teklim olmayacağız.

Ben bu konuşmayı bir yerden hatırlıyorum sanki.

Winston Churchill 'in 2. Dünya Savaşı sırasında yaptığı konuşma abi.

Durum o kadar vahim diyor yani.

Arkadaşlar canlanın biraz ya. Her şey düzelecek. İçinizi bir ferah tutun.

Vallahi bilemiyorum abi.

Kurudum kaldım ben ya.

Vallahi benim hiç keyfim yok. Kimse kusura bakmasın. Efsane mutsuzum yani.

Yapmayın ama.

Bu bir umut.

Bu bir plan.

Bizim artık bir hedefimiz var.

Gülmeliyiz. Dans etmeliyiz.

İkinci çölü toprağın üstünüzden.

Bunu kutlamalıyız hadi.

Kutlayalım abi.

Yetişimizi, tükenişimizi kutlayalım.

Hutsuzluğu, umutsuzluğu kutlayalım. Davalar, soruşturmalar. Vallahi benim

enerjimi çektin sağ ol. Bahsetmeyin tükenmenizi.

Kutlayacağız dedim.

Demir Bey, oda tamam. Bir bakar mısınız?

Bunu nereye bırakalım?

Şimdilik buraya bırakabilirsiniz.

Burası tamam.

Elinize sağlık. Bir de aşağıya bakalım.

Depo burası.

Aşağıya getirdiğiniz her şeyi aynen bu şekilde güzelce sarın. Toz nem girmesin.

Ha bir de giysiler var.

Salonda bıraktığımız giysiler hariç kalan hepsi buraya gelecek.

Tamam Demir Bey.

Güzel. Eğer bir sorun olursa ben içerideyim. Tamam. Kolay gelsin. Sağ

Alalım da.

Altyazı M .K.

Arkadaşlar ne yapıyorsunuz?

Ne oluyor burada?

Burak. Bizi bırakmayacağını biliyordum.

Geri geleceğini biliyordum.

Hayda. Burası ofis arkadaşlar. Bir kendinize gelin. Herru.

Buranın hali ne?

Tükenmişlerin gecesi. Yaşayan ölülerin dönüşü. Yani bizim gecemiz Burak.

Eğlenecek enerjinizin olması ne güzel.

Seri.

Ne oluyor burada?

Kitap patronu avlama operasyonu kutlayacaktık biz ama... ...benim

olma haberin daha büyük bir haber.

Sonunda biz bugün ilk kez iyi bir haber aldık.

Yalnız ben kalacağımı söylemedim.

Geçici süreliğine.

O da yeni patronu rica ettiğince.

Ders et be ya. Biz olana kadar onu çok...

Gülüşmeler

Bir de her tarafı elden geçirdim diyor.

Asıl senin arkandan buraya iyi bir tadilat yapmak lazım da neyse.

Onun da vakti gelecek zaten.

Ben gidiyorum.

Selin nereye?

Nereye gideceğim ben?

Utluka.

Benim gözümü korkutamaz.

Tamam mı? Ben o çıtayı... ...hiplerim... ...onun boyuna kuyruğunu alır...

...böyle... ...böyle.

Tamam yaparsın da... ...seni bir saat halime eve götürürüm tamam mı?

Burak Bey bir bakar mısın?

Sen beni burada bekle, ben hemen geliyorum.

Tamam mı?

Burada bekle.

Şarj aletini prize takılı bırakmış.

Harekete bak.

Retmen evi yakmaya teşebbüs.

Bak bunu evden attırmak için aleyhinde kullanabilirim.

Kendi evimde ilk gecem ama uyuyabilmek için uyku ilacı içmek zorunda kalıyorum.

Kendisi yetmezmiş gibi bir de bahçeye keçi bağlamış.

Bu değil.

Bu da değil.

Aa, bu hiç değil.

Hah, bu.

Of, bunları yakıp çıkmışım.

Hadi, hadi sen de.

Fena değil.

Kim gönderdi bunları?

İhaleye fesat karıştıran adamlar.

Pis fesatkılar!

Onlar olamaz.

Yani bizi tehdit etmek için kendi adamlarına riske atmazlar.

O zaman bunlar başkası.

Fakültelerimiz olamaz.

Yani fotoğrafı şey yapmadan bize niye göndersinler?

Ya kimse kim yaptıklarımızı çakozlamışlar işte.

Ferruh, bak kahve mi içiyorsun, yüzünü mü yıkıyorsun, ne yapıyorsun bilmiyorum

ama bir kendine gel. Ne yapacağımızı düşünmemiz lazım.

Ömrümü yedin Burak.

Yedin bitirdin hayallerimi.

Canım evim ya.

Aman.

Dönmeyin be senin merdivenlere.

Sizi söker, yerinizi asansör yaptırır.

Ay yok!

Kıyar mıyım ben size?

Ben mi geldim?

Geç kaldım.

Seni beklerken büyüdüm ben.

Ama olsun geldim ya.

Hadi gel uçalım var olmayan ülkeye.

Yuh artık ama ya yuh!

Dur!

Bağırma be!

Atıl sana yuh! Ne işin var be benim yatağımda? Ya pardon ama esas senin

yanımda ne işin var?

Ağırsızlığında bu kadar canım artık ayıp ya.

Hop hop hop!

Doğru konuş be!

Bilseydik girmezdik.

Ya pardon ama nasıl bilmiyor olabilirsin acaba?

Zehirli sarmaşık gibi de sarılmıştın.

Leş gibi parfüm kokmuş. Ne yaptın bütün şişeyi sen mi bocattın?

Sen de böyle sabaha kadar ahtapot gibi bana sarılmışsın.

Ayrıca... Senin kokun da bana sinmiş.

Bana bak bir şey olmadı değil mi?

Rica edeceğim ya. Neyi rica ediyorsun ya? Bir tane soru sorduk oldu mu olmadı

mı? İlim kolun rahat durmuştur inşallah.

Pardon ama dünyada sadece ikimiz kalsak bile olmaz o. Hiç merak etme.

Neredeyim ben ya?

Odam.

Odama ne yaptın?

Bana bak. Sen artık fazla oldun. Ben yokken odamı boşalttın. Pardon ama evime

yerleşiyorum. Burası senin evin değil. Burası benim evim. Sen benim evimi gasp

eden zorbasın.

Benim yokluğumu fırsat bilip odama yerleşmek tam sana göre bir hareket. Ama

evimi yedirmem.

Nerede benim eşyalarım? Aşağıda.

Hangi aşağıda?

Canavar. Sen benim gözümden bile sakındığın ipeklileri nasıl hurca

Bunlar onun içinde pamuklanır hiç mi düşünmedin vicdansız?

Abartma. Güzelce yerleştirildi işte.

Sen ne hakla?

Ne hakla dokunursun sen benim eşyalarıma?

Ya sen kendini ne tanıyorsun ya? Sen kimsin? Sen nereden çıktın da bela oldun

beni başıma? Teşekkür etmen lazım. Ayrılmanı kolaylaştırdım.

O zaman... Selin! Hayır Selin dur! Selin!

Hayır!

Hayır!

Selin!

Selin bak hayır!

Selin! Selin!

Selin yavaş!

Sakin ol! Hayır! Hayır! Olmuyor! Dur dur dur!

Dur!

Çekil oradan!

Niye kilitli burası? Burası özel! Ne var içerde? Sana ne be! Ne varsa var bak!

Bana yiyeceksin! Çekil oradan!

Mantıklı davranacak mısın?

Sen oradan çekilecek misin?

Önce elindekini bırak.

Bak açarım kapıyı.

Tamam tamam.

Tamam bıraktım. Bırak hadi bırak.

Vasta bak gerilime bak ya. Ben de meraklı değilim senin eşyalarını oradan

taşımaya. Bağırıp durmayı bırak da git hazırlan lütfen.

Yolda avukata uğrat işlemleri hızlandırmanın bir yolu var mı bakarız.

Yatağımla donabım diğer eşyalarım nerede?

Bahçedeki depoda.

geri koyacaksın duydun mu?

Çıkmaya hazır halde bekleseydim.

Aa!

E ne oluyor burada?

Aa!

Ferufeciğim. İyi misiniz Ferufe?

İyiyim Azmiye Hanım.

Selim iyilik sağlık. Merve!

Merve iyi misin kuzum?

Azmiye. Kat kat.

Azmiye geldiğine göre sekiz buçuk.

Bravo size bravo.

Hadi eğlendiniz onu anladım. Beni çağırmadınız.

Onu biraz anlamadım. Ama burayı bu hale getirmeyi nasıl başardınız ya?

Azmiye biraz dertsiz başım çatladı abi.

Beter oldu inşallah.

Ya Azmiye kafam kazan gibi zaten bir sus.

Ooo.

Millet hadi kalkın. Bir an önce buraları toplamamız lazım.

Selin nerede?

Hadi be.

Selin neredesin sen?

Deli olduk meraktan. Tutamadım Burak 'ı sana geliyor.

Yolda. Hadi ya.

Alo Burak. Yok ben evde değilim. İyiyim iyiyim merak etme.

Yok yoldan almana gerek yok. Ben taksideyim zaten.

İşe doğru geliyorum.

Tamam. Seni de telafi aldırdım kusura bakma.

Görüşürüz. Burak Bey herkesle bu kadar ilgili midir?

Ne demek o? Senin için bu kadar endişelendiğine göre... ...dün gece eve

döndüğünü de biliyordu.

Onunla mıydı? Merve ile Burak yetmedi mi?

Sen işte aşk hesabına yeni kurbanlar mı arıyorsun? Varsa kural belli Selin.

Ya o ya sen. Ki bu durumda onun kalmasını tercih ederim tabii.

Anladım.

Senin derdin kadınlarla.

İn dedim sana. Nasıl gidiyorsan git. Bir kadın öyle yolun ortasında bırakılmaz

tamam mı?

Sen ne medeniyetsiz adamsın be. İn dedim sana.

Yemedik be.

Buyurun. Buyurun avukat.

Avukat bey geldi.

Hoş geldin hayatım. Ne o öyle erkenden düşmüşsün yollara?

Cemil Erendil 'in avukatı aradım.

Evi satarken sadece kendi hissenizi sattığınızı belirtmediğiniz için...

tazminat davası açmayı istiyorum.

Ayol açık net yazılıydı. O okumuyorsa ben ne yapayım? Bak işte gördün mü?

aldığını tazminata ödeyeceksin.

Bedavaya gitti gül gibi.

Gidemez Leyla.

Zaten yarısını harcadık. Yarısı da bağlı.

Bağlı tabii.

Ne yapacağız şimdi?

Ben hapislere falan düşemem. Vallahi romatizmalarım az. Benim de

var. İyi estetik doktorları anca iki aya veriyorlar randevuyu.

Estetiğin batsın senin emi. Sanki yirmi yaşına döneceksin.

Hep senin yüzünden bu başımıza gelenler. Önce gidip özür dileyin. İyi niyetinizi

gösterin. Mutlaka orta bir yol bulun. Özür mü?

Ay! Ay!

Sen hiç merak etme. Eski huyu bu, eski huyu.

Selin Hanım, hoş geldiniz.

Buyurun.

Siz Artem 'i mi temsil ediyorsunuz?

Ama şirkete bir gün önceki kıyafetlerinizle ve bu halde mi

Sabahlamış olamazlarmış şirkette.

Önce bir bunu sorsanız keşke.

Benim bile haberimin olmadığı ama bu kadar acil olan iş hangisiydi?

Tamam. Biz dün gece dışarı çıktık.

Kızlarla biraz eğlendik. Bu da mı yasak? Ertesi gün işe düzgün gelemeyeceksiniz.

Hafta arası çıkmayın Selin Hanım. Haklısınız.

Özür dilerim.

Bir daha tekrarlanmaz zaten, merak etmeyin.

Bora 'yla ayrılığımızı kutluyorduk biz gece.

Ya sonuçta kaç kere ayrılacağız değil mi? Siz yol yorgunusunuz diye

Halbuki onur konu olmanız lazımdı.

Ben size ayrılın demedim Merve Hanım. Bu şirkette ilişki yasak dedim.

Ayrılmak kendi kararınız.

Bu kararı siz zorladınız ama. Basit bir sorunu çözümsüz hale getirdiğinize göre

ayrıldığınız iyi olur.

Kendinizi işinize vermenizi öneririm.

Daha hızlı iyileşirsiniz.

Bora Bey buyurun. Demir Bey kusura bakmayın bölüyorum.

Biz Selin Hanım 'la şeye gidecektik. Yıldırım Bey 'in oteline şey için. Bu

proje için.

Bölüyorum. Konuşmanız bittiyse çıkabilir miyim? Demir Bey. Çıkabilirsiniz.

Duvar kağıdını iptal edip açık renk bir yüzey oluşturalım.

Canlı çiçekler ve tasarım aydınlatmalar kullanarak ferahlık hissi

oluşturabiliriz.

Tavan için özel çizimler düşünelim. Her oda için farklı konsept.

Orman, deniz, gökyüzü.

Sen mi geldin?

Sanki Peter Pan 'la uçup yeni bir maderaya çıkmışsın gibi.

Ne Peter Pan 'ı Selin ya?

Eğlence parkında mıyız?

Hadi Selin düşün.

Sık detaylar düşün.

Topiklik eserler.

Atmosfer yarat.

Bu adam benim bütün ayarlarımda olsun.

Bari hayallerimi rahat bırak.

Alo, Selin Hanım.

Demir Bey lobide, sizi bekliyorlar.

Yok canım, o Bora Bey'dir. Demir Bey olsa duramazsınız. Demir Bey efendim,

bekliyorlar. Tamam, teşekkür ederim.

Önce ev, sonra ofis, şimdi otel. Bu adamı iple kendime bağlasam bu kadar

peşimden gelemez herhalde.

İyi günler. Görüşmek üzere.

Yok sana be.

Ne oluyor Selin Hanım?

Çapkınlık yapacak başka yer bulamadın mı? Bu hata bizim müşterimiz. O kadın...

Ay kimse kim? Bana ne?

Gidin başka yerde yapın ne yapacaksanız. Müşteri ilişkileri direktörü.

Ne? O kadın müşteri ilişkileri direktörü.

Bir de müşteri ilişkileri direktörü. Ama gerçekten inanamıyorum. Saçmalama.

Yıldırım Bey tanışmak istedi.

Ben de projenin detaylarını bildiğin için çağırtım seni.

Ama sana anahtar verdim.

Odaları gezmek istersek diye.

Ha. Ya.

Yıldırım Bey sizleri bekliyorlar. Buyurun.

Teşekkürler.

Bu sefer ne oldu Selin Hanım?

Bora nerede?

Eğer sizin içinde bir mahzuru yoksa o pise gönderdim.

Otelin planlarını ve ölçülerini ona mail atacaklar.

Geç kalıyorum. Hadi.

Ne yapıyorsun Ferruh? Sen de fazla tedbir ettin.

Adamlar da böyle ulu orta buluşulur mu?

Sen de tedbir olarak bunları mı düşündün? Ben çok okurum.

Biraz da polisiye.

Bravo. Bayağı işe yaramış. İndir şu gazeteyi. Çıkar şu gözlüğü de.

Onlarla burada buluşacak kadar kafayı yemedim daha.

Ya sen dünkü fotoğraflarla ilgili deyince onlarla konuşacağız sandım.

Adamlar fotoğraf olayını öğrenirse onlara kumpas kurduğumuzu düşünün.

Yemin ediyorum hepimiz var ya balıklara yem ederler.

Kaçalım. Kaçalım.

Kaçalım. Nereye kaçalım?

Meksika 'ya kaçalım mı? Midyada olma işinden anlar mısın? Bittik biz Burak.

Susmaları karşılığında kesin bize şantaj yapacaklar. Neyi bekliyorlar peki? Hiç

bilmiyorum.

Bilmiyorum ama yakında kokusu çıkar.

O zamana kadar yapabileceğimiz tek bir şey var.

Kim olduklarını bulmak.

Haini bulmak.

Hain de firketten biri.

Artem Emin başına sizin geçmenize çok sevindim.

Sizi Japonya'daki çalışmalarınızdan takip ediyorum.

Teşekkürler. Önceki çalıştığım şirket maalesef bazı değerlere sahip değildi.

takım başarılar elde ettik. Fakat dilimiz de yandı.

Maalesef böyle.

Ne yazık ki iş ahlakının zayıflığı başarıları bile içten içe çürütüyor.

Ama sizin referanslarınız tam.

İtibarınız bilmiyor.

Yeteneklisiniz. Ortaya neler çıkacak merak ediyorum.

En yetenekli iç mekan tasarımcılarımız işe başladı bile.

Selin Hanım.

Son durumu Yıldırım Bey 'e anlatmak ister misiniz?

Ben... ...otelde konaklamak deyince...

...otelde kalmak bir düş görmeye benzer.

Birkaç gün kalır, bu düşü görür ve evimize döneriz.

Peki bu düş neden odaların dizaynında da devam etti?

Madem evden çıkıyoruz, niye evimize benzeyen bir yere gidelim?

İlginç bir düşünce tarzı. Devam edin.

Bazı odaları daha düşsel tasarlayabiliriz.

Orman, gökyüzü, çöl geceleri atmosferi düşünün.

Siz ne dersiniz?

İyi uygulandığında eşsiz olur.

Tabii oldukça stilize olacak.

Efendim çok özür dilerim. Çok özür dilerim. Hemen temizliyorum.

Gerek yok başkasını çağır. Çıkabilirsin.

Bitiyor efendim.

Tekrardan çok özür dilerim. Hiç önemli değil.

Yeter tamam çık artık.

Bu konu artık seni ilgilendirmiyor.

Muhasebeye uğra işlemlerini yapsınlar. Yarın gelmene gerek yok.

Ama efendim.

Hiç problem değil. Alt tarafı çay döktü.

Ne derler bilirsiniz.

Bir insanın bir şeyi yapma biçimi her şeyi yapma biçimini gösterir. Bir sorunu

daha büyük sorunlara yol açmadan çözmek en iyi.

Haksız mıyım? Risk almayı seviyorsanız belki.

Anlayamadım.

Küçük problemler çalışanlara eğitim verilerek çözülebilir. Ama yeni elemanın

nerede ne zaman hata yapacağını bilemezsiniz.

Ayrıca her küçük hatada birini kovsaydım eğer...

Herhalde her hafta yeni insanlarla çalışmak zorunda kalırdım. Bu ritki

istemem. Biliyor musunuz? Ne zaman ben haklı mıyım desem... ...etrafımdaki

herkes, haklısınız Yıldırım Bey'den.

Farklı bir fikir duymak güzel.

Bunu söyleyecek cesaretinizin olması daha da güzel.

Ay ne vicdansız adam be.

Çocuk alt tarafı çayı döktü. Alt tarafı çay. E ne oldu yani?

Sarayda mı büyüdün be kardeşim?

Ay hayır yani.

Çocuğa ayar vereceksen bizim yanımıza verme bari. E ne oldu şimdi? Bize hava

yaptı? Ay bakın ben ne acayip bir patronum mu dedi. Hiç sevmiyorum böyle

insanları ya. Nefret ediyorum sonradan görmelerden.

Valla üzerinde zenginlik de durmuyor, patronluk da durmuyor. Sakil, sakil.

Selin bak, cidden başıma ağrı girdi senin negatifliğin yüzünden. Aa, benim

ağrı girdi. Vallahi ben de sabahtan beri kahve bile içemedim senin yüzünden.

Aa, yok, yok, yok, yok. Beni tekrar indiremezsin. Vallahi imanım gevredi.

yolu üç pasta değiştirip bir daha gidemem. Selin tamam, bir dur. Bak,

Oh, Allah 'ım bu koku.

Cennet gibi.

Hadi git al.

Ben de arabayı park edip geliyorum.

Sen ne içersin?

İçmem.

Kahve içsen ne olacak sanki? O da mı kurallara aykırı?

Ne olur insani bir davranıp göster yoksa ben gerçekten kafayı yiyeceğim. Tamam.

Tamam içeceğim. Oldu mu?

Double ristretto venti. Badem sütüyle yapsınlar. İçine iki parça buz, üç

Badem sütünü sakın unutma.

Aklında tutabilecek misin?

Tabii ki.

Güzel.

Alt tarafı bir kahve içtik ya. Bir paragraf sipariş veriyor. Yok ondan

oldu. Bundan koymasın ama koklasın.

Hayır yani havan bana mı? Tamam.

Hanımefendi badem üstümüz kalmamış maalesef.

Olsun. Normal tiple yapalım.

Hiç aradaki farkı anlayacak.

Yıldırım Bey 'e anlattığın hayal odaları fikrini nasıl uygulamayı düşünüyorsun?

Düşünüyorum.

Yetişkin gibi düşünmeni öneririm.

Ne demek o?

İçindeki çocuğu kontrol et demek Selin. Umarım başarabilirsin. İnsanlar

yaratıcılıklarını içlerindeki çocuğa borçludurlar.

E biliyorsun biz de tasarım yapıyoruz.

Ne yapacaksın? Yasaklarına bir yeni isim daha ekleyip hayal kurmamızı mı

yasaklayacaksın?

Sade ve şık tasarımlar Selin.

Çocuksu değil.

Bunu da böyle içiyoruz ama... ...sadında bir tuhaflık var.

Badem sütüyle değil gibi.

Vah vah!

Organik badem yapmadılarsa demek.

Hadi bitirdim, sen kalkalım.

Hem beğenmedim diyorsun hem de sonuna kadar içmişsin. Affedersin ama benim de

kahveye ihtiyacım vardı.

Hadi.

Sana da hiçbir şey beğendiremedik ya. Yok efendim çekirdekleri kötü. Yok

ben inek sevmem badem tutu olsun.

Beyefendinin ağzının tadına göre bir şey bulamadık ya.

Ağız tadı değil Selin. Sütü alerjim var benim.

Yoksa badem sütünün zorluk olsun diye istemedim senden.

Süt edince ne oluyor?

Boğaz tıpazını getiriyorum.

Nefes alamıyorum yani. Şaka değil.

Demir sakin ol.

Sakin ol Demirt ama bir şey yok. Tamam İmdat!

İmdat ambulans çağır ne olur!

Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Zehirlenmiş gibi.

Merak etmeyin gayet iyisiniz.

Mideniz yıkandı.

Sıvı takviyesi yapıldı. Oksijen verildi.

Ne zamandır buradayım ben? İki saat önce kız arkadaşınız getirdiniz buraya.

Ama biz açıkçası onun için daha çok endişelendik. Yani bayağı bir ağladı.

Ortalığı dağıttı diyebilirim.

Evet. Cazgırdır biraz.

Yalnız benim kız arkadaşım değil.

Hayırlısı. Neyse bu hafta bol bol su için.

Bünyenize zorlayacak gıdalar tüketmeyin.

Geçmiş olsun.

Teşekkürler.

Uyanın mı?

Dur ben doktoru çağırayım. Dur dur.

Konuktum ben doktorla.

Nasıl, ne zaman?

Sen horul horul uyurken Selin.

Demir ben gerçekten çok özür dilerim. Çok üzgünüm, az daha ölüyordun. Gerçi

böyle şey çözerdi.

Ama vallahi ben öl diye yapmadım. Bak ben kötü bir insan değilim tamam mı?

kötü bir insan gibi göstermeye hakkın yok. Ay yok artık Selin ya. Ya şu halde

bile mi? Ya bak bunu baştan söyleseydin hiçbiri olmayacaktı. Öyle bin tane afili

detay vereceğine... ...aman diyeyim Selinciğim benim stellerim var

Aman diyeyim Selin, sus.

Ne olur sus.

Bak alerjiden ölmedim ama sen çenenle bir insanı gerçekten öldürebilirsin. Çok

komik. Ben çok korktum çok.

Şimdi her yerim uçuklayacak. Zaten buraya gelene kadar bir... Tamam.

Tamam. Ne olursun tamam.

Bak iyiyim. Bir sorun yok yaşıyorum.

Zaten geç kaldık işe. Hadi yürü.

Gel bana tutun.

Gerek yok. İyiyim ben.

Tutun bana.

Hayır dedim ya Selim.

Biz Şişli'deki dükkanları falan hepsini devretmişiz Leyla Hanım. Hepsini.

Hangi dükkanları? Ben kime ne diyorum?

Artık satıp salacak hiçbir şeyimiz kalmamış.

Yok canım.

Olur mu hiç öyle şey?

Babamızın öyle bir iki daire... ...bir iki dükkanı yoktu ki sadece.

Bir sürü arsası da vardı.

İki yıl önce.

Yok Güney Fransa turları... ...yok Baltık ülkeleri... ...yok İtalya 'nın

lezzetleri deyip... ...sen bizi oradan oraya, oradan oraya sürüklemedin mi?

Neyle gezdik o dönem biz?

Bütün bu yerleri.

Deme be.

Biz o arsaları da mı saktıydık?

Yok canım.

Böyle bir iki turla dört arsa parası yenir mi canım?

Üzerine benim operasyonlarımı da ekle.

Tabii.

Benim bankada evin satışından az biraz param kaldıydı. Bağlı.

O ev için bize tazminat davası açacaklar ya.

...artık satıp da tazminatı ödeyebileceğimiz bir bu ev kaldı. Onu

Olmaz. Ay katiyen olmaz.

Babamızın vasiyeti var asla bu ev satılmayacak diye Firuze. Ayol babamızın

vasiyeti bir yana. Bu evi satarsak sokakta kalıyoruz Leyla.

Allah 'ım.

Allah 'ım acı bize yarabbi.

Demir Bey iyi misiniz?

Pek iyi görünmüyorsunuz da.

Demir Bey şöyle oturarak konuşun isterseniz. Pek iyi görünmüyorum.

Anladım.

Şimdi herkes beni iyi dinlesin. Bu müşteri sadece Türkiye'de değil.

Avrupa'da da bütün büyük kulüplere üye. Yani onu kaybedersek, potansiyel yüz

müşteriyi de kaybederiz.

Adamda büyüklük kompleksi var.

Hataya, aksaklığa, saygısızlığa tahammülü yok.

Başka meselelere,

gönül işlerine, özel hayatındaki karın ağrılarına takılıp da

işini savsaklayacak olan varsa aranızda, Şimdi ayrılsın.

Şu andan itibaren her bir hücrenizi içinize vereceksiniz.

Söyleyeceklerim bu kadar.

Soru almıyorum.

İtiraz duymak istemiyorum.

Çalışın.

Selin Hanım odama.

Bak konuşmayacağım diye kendime söz vermiştim ama dayanamıyorum.

Sen bir iş yapacaksın diye insanların hayatını niye zayıf ediyorsun?

Sana ne?

Sana ne?

O insanlar birbirine aşık. Çocuk daha dün evlilik teklif etti. Ama sen gelip

içine turp suyu sıktın. Bu insanlara yazık değil mi ya?

Sen hiç vebal diye bir şey duymadın mı?

Bitti mi?

Güzel.

Başta kendinize verdiğiniz sözü tutun ve karışmayın Selin Hanım.

Her insanın hayatında zor bir seçim yapması gereken bir an gelir.

Bu onların sınavı. Sizi ilgilendirmez.

Hayır. Bu bir sınav değil. Bu senin koyduğun saçma bir kural.

Evet artık bu şirkette de bazı kurallar var. Eskiden yokmuş, zarar edip batacak

hale gelmişsiniz.

Eğer toparlayamazsak sadece o ikisinin değil, hepinizin işi tehlikeye girer.

Ben tek bir şey anlamıyorum. Bana bunu açıklar mısınız?

Yani birliktelik onların konsantrasyonunu bozuyorsa ayrılık

motive edecek?

Ayrılık acısı performanslarını daha da düşürmeyecek mi?

Peki böyle mi yönetilir?

Yaptıkları işe konsantre olacaklar.

Öfkeyi, hayal kırıklığını atlatmanın en iyi yolu çalışmaktır.

Ayrıca gerçeklerle yüzleşmek insanları güçlendirir. Neymiş o gerçek?

Birbirleri için bir şeyleri feda etmeye hazır olmadıkları gerçeği.

İnsan hayatta her şeyi aynı anda kazanamaz.

Kural kuraldır.

Uyuyacaksınız.

İşinize özel hayatınızı karıştırmayın dedim.

Bu sizin için de geçerli.

Bir an önce kendine bir ev bulacaksın ve bulana kadar da otelde kalacaksın.

Hafta sonu ben yokken gidip eşyalarını alırsın.

Bir an önce kendi evime yerleşmek istiyorum ve bunun için daha fazla

istemiyorum.

O çek hala matanın üstünde duruyor.

İster al, ister alma.

Ama bu akşamdan itibaren yeni hayatına başlıyorsun.

Nasıl bir hayat olacağına kendin karar ver.

Bu sabah Yıldırım Bey 'e söylediğin şey doğruydu.

Bu şirketteki en yetenekli proje yöneticisi benim.

Ayrıca müşteri beni tanıdı.

Ve benim işlerimi beğendi.

O yüzden beni ne içimden ne de evimden gönderemezdi.

Ben eve gittiğimde...

Odamda yatağın ve dolabın kurulu olsun.

Yoksa çok kötü arıza çıkarırım bilmiş ol.

Maşallah demiş.

Kendime bir söz vermiştim.

Ama tutmanın bu kadar zor olacağı hiç aklıma gelmemişti.

Bu sözün ailenle bir alakası var mı?

Oğlum niye alıyorsun ki sen o evi?

İyi gelmeyecek sana belli.

Bütün o anılar.

Ne gerek var yaraları değişmeye?

Vallahi henüz o anıları hatırlamaya hiç fırsatım olmadı ne yazık ki.

Bir de şu evdeki kız meselesi var.

Neydi adı? Selin miydi? Selin.

Her şeyi yokuşa sürüyor.

Her yerde o.

Evde karşıma çıkıyor. Şirkette karşıma çıkıyor.

Bir de neymiş efendim?

Şirkette aşk yatağı getirmem insanların aşkına engel oluyormuş.

Motivasyonlarını düşürüyormuş. Laf. Oğlum ucu ona dokunuyor. Demek ki itiraz

ediyor.

Bana bak bu kimle birlikteyse alır eve gelir. Sen yine kusurlamazsın ki.

Kim? Selin mi? Evet.

Ya Vedat bırak Allah 'ını seversen hangi adam onunla sevgili olur?

Sen tabii kızı tanımadığın için böyle geniş geniş konuşuyorsun.

Deli o kız Vedat, deli.

Kontrolsüz, öyle gelişine yani.

Spontane kız da her şey.

Aklına eseni yapıyor, inat.

O bahçeye bağladığı keçi var ya, onunla ruh ikizi onlar, o kadar söyleyeyim

sana.

Biz niye burada devreye sokmuyoruz ya?

Gitsin babasına yeni getirdiğin yönetici manyak çıktı desin.

Oldu canım. Babası da hemen Demir Bey 'i postalayıp oğlunu patron yapsın. Sonra

ben Bora 'yla evleneyim. Sen de yeni yönetici Burak 'la.

Mutlu zaman. Bir dakika ya.

Ben niye Burak 'la evleniyorum anlamadım.

Kızlar çeneniz değil eliniz iştesin. Bırak bu işleri Selin ya.

Hepimiz biliyoruz onun hayranlığını. Yani bence Burak'ta hoş bir kapalı

Yuh. Sen de mi? Bilmem farkında mısınız ama şirkette ilişki yasağı var.

Siz yeni ilişkileri erken açmadan uyandırayım dedim. Yani evet, doğru.

Akilin kendi şeyine merhemi yok.

Başkasının... Aman neyse işte.

O şirkette yeni bir romans yaratacaksanız... ...önce patrondan

Eğer şirkette birine aşık olursa... ...ilişki yasağını kaldırır.

Ay ilahi Uzay abi.

Şirkette ona kimi yapacağız ki? Ona hangi kadına aşık olur?

Ayrıca bakalım, acaba onun aşık olmaya yeteneği var mı? O adam yaşamıyor.

O adam robot.

Bak Japonlar bir robot yapmış. Bize patron diye yutturmuşlar. Net.

Ne var? Ne bakıyorsunuz?

Aynı evdesiniz. Sürekli didişiyorsunuz. Ama ayrı kalamıyorsunuz. Yani sürekli

aynısınız mecburen. Olur mu? Olur valla.

Yok. Yok yok yok yok.

At al.

Ay arkadaş için çiğ tavuk bileğindir ama bu kadarı da fazla.

O da doğru sen de aksın yani.

Bu kadar itici olmasa yakışıklı adamı.

Yalvarıyorum.

Ay Asıl ben yalvarıyorum ya.

Aa olmaz öyle şey planımız belli.

Operasyon kitle.

Yıldır gönder. Ben yıldır bir evden göndereceğim sonra el birliğiyle...

yerinde anasından emdiği sütü burnundan getireceğiz. Aa o zamana kadar biz tarih

oluruz Bora ile. Ay kusura bakmayın ama istediğiniz şey de yani.

Sen bu adamı evden yıldırıp nasıl göndereceksin? Hakkında hiçbir şey

ki. Ay bilsem ne olacak sanki? Ne seviyorsun? Tersini yapacaksın.

E oğlum hadi kalk bari gidelim. Bir yerde yemek memek bir şey yiyelim ya.

Oğlum sen bu kadar içemezsin ki acı acına çarpacak şimdi.

Evimde yiyeceğim ben yemeğimi.

Kendi evimde.

Gelsene sen de. Ev tamamen senin olsun gelirim.

Kızcağızı rahatsız etmeyelim şimdi.

Doğru ya.

Kızcağız.

Tabii önce o işi çözeceğim. Sonra yapacağım yemeğimi.

Ben kaçtım.

Şimdiye kadar öğrendiklerimiz... ...klasik müzik seviyor. Daha çok piyano

sanatları. 16.

yüzyıl son dönem. Gurme yemeklerden hoşlanıyor.

Lakros ve tenis oynamış. Kesin skorçta oynuyordur.

Okudukları ikinci yeni ve modern klasikler.

Ben şimdi bunların tarzını ne yapacağım? Yani mesela evde bangır bangır rap

dinleyeceksin. Ucuz romantizm kokan kitaplar okuyacaksın.

Kötü yemekler yapacaksın. Özellikle de evi en çok koktuğunlarında. Yani itici

bir insanoğlu diyorsun.

Bir dakika ya. Beni tarif ettiğini anladın az önce. Ben itici miyim? Ay yok

boncuk sana demiyoruz.

Ben olmaktan çıkacağım onu diyorum.

Değil mi Uzay abi?

Sen sen değilsin artık. Sen bir savaşçısın. Artık olmaz savaş olur

sana savaş. Böyle Churchill'den konuşma apartmayla olmuyormuş. Olur olur. Bir de

şöyle ağır baharatlı bir parfüm bulduk mu...

Nasıl ya?

Demir!

Allah Allah!

Esra 'larım.

Çifti! Senin burada ne işin var?

Seni buraya mı koydu vicdansız herif?

Seni burada kediler yer.

Dolabın yerine koymamış gıcık.

Bunu sen istedin Demir Erendil. Beni dışarıda bırakmak, eşyalarımı dışarı

neymiş göreceksin.

istedim.

Bir daha asla.

Asla ama asla balığıma dokunma.

Bu bir.

Ayrıca burası benim evim. Değil kilidini değiştirmek. Kale kapısı taktırsan

ben koçbaşı olur yine girerim.

Bu iki. Hayır. Hayır tutmayacağım.

Bana sakın öyle bakma. Bunların hepsi senin.

Eğer bana kapıyı açsaydın bunların hiçbiri olmayacaktı.

Yalnızlıkta konuyu bilen benim zor...

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.