All language subtitles for 215_auto-tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ne dersin?

Baban atölyede mi sence?

E hadi gidip beraber bakalım.

Günaydın.

Günaydın bir tanem.

Bir günde iki kez güneş doğar mı?

Anlamadım.

Güneşi bile kıskandıran ışığının farkında değilsin sen tabi.

Sen benim güneşimsin.

Sen ne yapıyordun? Çalışıyor musun?

Ben mektup yazdım.

Mektup mu? Kime?

O ne?

Ne yazdın?

Öyle yazdığım bir şeyler işte. Bizi anlattım.

Ne yazdın? Nasıl anlattın? Bizi, beni?

Hiç, öyle bildiğin şeyler işte. Ne kadar iyi kalpli biri olduğundan bahsettim.

Ne kadar sevimli tatlı bir kadın olduğundan falan bildiğin şeyler.

Yok yok. Ben biliyorum senin bu suratını.

Başka bir şeyler yazmışsın sen.

Acelecisin, sabırsızsın, meraklısın, asisin, söz dinlemiyorsun, inatçısın Zeynep, kecisin.

Sen tam olarak ne yazdın?

Sorularına bakılırsa, meraklı olduğunu yazmam doğraymış.

İyi yerlere değilmişim. Kendine gurur duyuyorum.

Yok, yok canım. Ben o kadar meraklı değilim aslında.

Yani sandığın gibi yazdığın şeyi okumak için yanıp tutuşmuyorum.

Sordum sadece.

Biliyorum, biliyorum.

Şu kutuya koyacağız.

Beş yıl sonra da çocuğumuza, yaş gününde okuruz.

Beş sene sonra.

Hı.

Tabi, tabi iyi düşünmüşsün.

Kahvaltı yaptınız mı?

Yok, bayeni mi yandık biz?

Ama kendini aç bırakmaman lazım.

Biliyorsun, iyi beslenmen lazım.

Hadi ya beraber kahvaltıya gidelim.

Olur.

Yine erkenden başlamışsın işe.

Tabi, alaka altı da yapmadın değil mi?

Ama aşkım biz ne konuştuk?

Önce sen, sonra iş.

Çalışırken o kadar mutlu oluyorum ki.

Bir şeyler yapmak aklıma bile gelmiyor.

Ama bak çok güzel ilerledim.

Son tasarımın da bugün bitecek.

Aşkım bir şey söyleyeyim mi?

Harika olmuş.

Eline sağlık.

Sen tam bir sanatçısın.

Biliyorsun değil mi?

Ama sanatçıların da yemek yemesi lazım.

O yüzden hadi, gel.

Kahvaltı yapalım biz.

Sonra devam edersin.

Tamam, yerim birazdan.

Bugün bunun bitmesi lazım Eren.

Bunu teslim edebilirsem, kalın ödemeyi öyle yapacaklar.

Ne oldu?

İzin düştü.

Buradan alacağımız para evi almaya hala yetmiyor.

Önceki aldığım parayı da kapıra olarak vermiştik zaten.

Ev sahibi üç ay süre verdi.

Ama üç ayda olmak üzere farkındaysan.

Ne yapacağız onu düşünüyorum.

Bir tanem.

Sen elinden gelen her şeyi yaptın.

Bunun için minnettarım.

Gerçekten.

Sen bunları artık kafana takma.

Benim de birkaç çözümüm var.

Çözeceğim bu işi ben.

Tamam mı?

Merak etme.

E tamam hadi.

Kaosu yapma.

Çok güzel değil mi?

Ay Gülhan çok güzel.

E aman bebek kızı olursa bu kazık olmaz ona.

Aa.

E sen beğendiysen içine sindiyse al çocuğu.

Yani Zeynep'in ki ne olmazsa Selma'nın kızı ne olur?

Bütün bebekler bizim.

Doğru.

O zaman şöyle yapayım.

Aldım gitti.

Zaten önemli olan temiz olması, hijyen olması, sağlıklı olması.

Öyle değil mi?

Bak ben de mesela beyaz bir kazak örüyorum torunuma.

Herkese günaydın.

Ay günaydın.

Günaydın.

Günaydın.

Bugün bebeğimizin cinsiyetini öğreneceğiz.

Umarım bu sefer öğrenebilirsiniz.

Çünkü geçen sefer göstermemişti kendini.

Ay benim içimden erkek geçiyor.

Ötesini bilemem.

Hayırlısı.

Ben kız gibi hissediyorum nedense.

Acaba Zeynep'im annesinin yolundan mı gelecek?

Bence babaannemin dediği olacak.

Bu tabaktaki her şey bitecek Zeynep Hanım.

Başüstüne.

Oğlum sen ne hissediyorsun?

Neyiniz olacak?

Valla Sultanım kız erkek hiç önemli değil.

Yani ben o taraftan bakmıyorum.

Hayırlı bir evlat olsun.

Özellikle vatanı millete.

Sağlıklı olsun.

Gerisinin hiçbir önemi yok.

İnşallah.

Allah'ım bu duyguyu bize de nasip et.

Bizim de bir çocuğumuz olsun.

Hakan.

Günaydın Önep.

Günaydın.

Fransız ziyaretiniz için tüm işlemler tamamlandı.

Uçak biletleri de alındı.

Yarın için her şey hazır.

Haberin olsun.

Tamam kardeşim çok sağ ol.

Hadi kapat.

Uçuş için her şey hazır.

Yarın Fransa'ya gidiyoruz.

Ablacığım sonunda parfüm hayalin gerçekleşecek.

Çok mutlu oldum.

Orası öyle de Zeynep.

Yani bilemedim bu halde senin seyahat etmen yorucu olabilir.

Yok anneciğim.

İlk aylardaki risk kalmadı zaten.

Ama biz yine de doktorumla görüşeceğiz.

Onun anayını alıp öyle çıkacağız yola.

Aynen öyle.

Yani benim karımı riske atacak.

Hiçbir şekilde hareket yapmayacağız.

Merak etmeyin.

Gerekirse uçak kullanılmayacak.

Başka formüller bakacağız.

Bu arada doktor randevusuna da gecikmeyelim.

Kalkalım bir an önce.

Doydum ben zaten hadi.

Hiçbir şey demedin ki öyle olmaz.

Bunu da kapatalım.

Bunu da yoldayız karım.

İtiraz etme şansım yok sanırım.

Asla yok.

Size afiyet olsun.

Sana da ablacığım.

Bal olsun yeğenime can olsun.

Hadi bakalım.

Hayırlı haberlerinizi bekliyoruz.

Herkese afiyet olsun.

Güle güle güle.

Güle güle.

Ben de işe geç kalmayayım.

Herkese afiyet olsun.

Ben de geçireyim seni o zaman.

Diyanlarımızın olması çok güzel Begu.

Ama bizim de çocuğumuz olsa çok güzel olmaz mı canım?

Bak ben araştırdığım çok etkili tedavi yöntemleri var.

Onları denesek.

Son üç aydır bana bunları söylüyorsun ama ben tekrar bir hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum.

Lütfen sen de bu konuyu kapat artık.

Tamam.

Sen nasıl istersen.

Eee artık bebeğimizin adını belirlemeyecek miyiz?

Eee nesini düşünecek?

Çocuğun adı belli zaten.

Bizde adettendir.

Kıymet olucu kapı.

Yok daha neler.

Ya kıymet hanım alınma ama bu devirde kıymet ismi çok alaylı.

Yani böyle Alara, Maya, Liva gibi böyle yeni ve modern bir ismi olması lazım benimle.

Ya onların ne için isim ala?

Koflet markası kimin.

Aa ya nesi var ki bu isimlerin?

Gayet güzel.

En azından kıymet gibi böyle bin senelik değil.

Daha genç, daha yeni.

Kusura bakma ama kumruku şu.

Sana yeni, bana deli iş.

Allah Allah.

Bu senin düşüncen olmasın.

Bakalım şu an boşuna ne diyecek?

Yani hiç boşuna tartışmayın bence.

Çocuğumuzun ismini beraber koyacağız biz.

Evet.

Ve daha karar vermedik.

Çocuk doğdu doğacak eli kulağında hala isim düşünüyoruz.

Madem hele kıymet koyun gelsin.

İyi denemeydi kıymet hanım.

Bence biz gençleri bu isim konusunda daha fazla sıkboğaz etmeyelim.

Ya bırakalım çocuklar ne istiyorsa onu koysunlar.

Neyse ben çıkıyorum o zaman.

Biz umutla buluşacaktık.

Daha hazırlanmadım bile zaten.

Ya malum şimdi taa İstanbullular'dan gelmiş adamı daha fazla bekletmeyin.

Ayıp olur.

Ha hazırlan bakalım.

Bu defa da adamı kaçırma.

Vallahi başımıza kaldırırsın.

Ben de gideyim de şu son tasarımımı yapayım.

Bir iki de düşüm kaldı sadece.

Bismillah.

İyi madem.

Ben de mutfağı toplayıp akşam yemek hazırlıkları yapayım akşam için.

Yap anne yap.

Alo Sercan.

Nasılsın?

İyi ben de.

Ne yaptın şu işi?

Hallettin mi?

İyi valla.

Süper.

Tamammış.

Yok daha söylemedim Selma'ya.

Evet ayet söyleyeceğim.

Tamam.

Hadi görüşürüz.

Hadi.

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Evet görüyorsunuz ki merak edilecek hiçbir şey yok.

Her şey gayet güzel gidiyor.

Ses sonuçlarınız da gayet temiz.

Çok şükür.

Uçak seyahatine engel bir durum da yok hiç merak etmeyin.

İnşallah hep böyle devam eder.

Peki şey biz cinsiyetini öğrenebilir miyiz bugün?

Yani evdekileri öğreniriz dedik de çok merak ediyorlar.

Siz eşimin dediğine bakmayın biz de çok merak ediyoruz.

Bakalım bugün öğrenebilecek miyiz?

Çeviri ve Altyazı M.K.

Göster kendini oğlum.

Kahve'yi Kadriye'den istemiştim ama...

bilerek ben getirdim.

Çünkü konuşmak istedim biraz.

Ben artık ne olduğunu öğrenmek istiyorum ben de.

o günden beri sürekli kaçıyorsun benden.

Sorun nedir?

Yanılıyorsun.

Sana öyle gelmişim.

sana olan duygularımı açıklamada çok büyük hata etmişim.

Anlıyorum ki duygularımız karşılıklı değil.

Ayrıca ben burada olduğum sürece sen rahat olamıyorsun.

Saçmalama Cemil.

Ne alakası var?

Saçmalama Cemil.

Ne alakası var?

O günden beri...

Yani üç aydır sürekli kaçıyorsun benden Merve.

Başka ne düşünebilirim ben?

Ablamlar geliyor.

Yine aynı şeyi yapıyorsun Merve.

Bu böyle olmayacak.

Ben sana bu konuğa daha fazla der etmeyeceğim.

Merve.

E ne yaptınız?

Öğrenebildiniz mi?

Kızım yemiş erkekimin.

Yeni geldik bir soluklanalım.

Konuşuruz.

Tamam tamam.

Diğerinin cinsiyetini öğrenmek için beş dakika daha beklerim.

Ay ne yaptı bizim çocuklar acaba?

Doktordan çıktılar mı?

Hah geldiler.

Ay pismillah.

Ay ne oldu?

Kızdı mı?

Bence erkektir.

Erkekti mi abla?

Bebeğimiz maalesef arkasını döndü.

Öğrenemedik yine cinsiyetini.

Aferin benim çocuğuma.

İyi yapmış.

Abla sen bize şaka mı yapıyorsun?

Yani öğrendiğinde söylemiyor musun yoksa?

Evet Ali.

Yoksa bizden mi saklıyorsunuz?

Nedense bana da öyle geliyor Zeynep.

Valla ortada şaka falan yok maalesef.

En çok biz öğrenmek isterdik ama...

...saklıyor kerata.

Aynı anası gibi inatçı.

Neyse.

Bu güzeller güzeli hamile eşim.

Malumunuz hamile.

Dinlenmesi gerekiyor.

İyi hadi bakalım.

Afaca'nın yaptığına bak.

Cinsiyetini bize göstermemeye yemin etmiş sanki.

Yok yok buradan belli.

Çok nazlı bence kız olacak.

Bizim zamanımızda tam biz dokuz ay beklerdik.

Valla şimdi öyle değil her şey ilerledi.

İlerledi şükür etsinler.

Ama mutlaka bir dahaki sefere belli olur yani.

Tabii ya.

Eskiden cinsiyet öğrenmek için ultrason mu varmış?

Hep başka yöntemler kullanırlarmış.

Biz de cinsiyetini anlamak için başka yöntemler kullanabiliriz aslında.

Valla bilmiyorum.

Bana biraz hurafi gibi geliyor onlar Gülhan.

Ama denemekten zarar gelmez Tülay Hanım.

Zümrüt Hanım siz biliyorsunuzdur o yöntemleri.

Eskiden kız olacaksa ekşi, erkek olacaksa tatlı yermiş gebeler.

Bizim gelin Tülay da hep ekşi yerdi.

Üç tane kız toplandı.

Aslında doğru.

Ben sürekli ekşi aşerdim hamileliklerimde.

Ekşi erik, turşu ne varsa canım isterdi.

O zaman Zeynep üzerinde de deneyebiliriz bunu.

Bakalım canı ekşi mi çekecek yoksa tatlı mı?

Ne dersiniz?

Evet olabilir aslında.

Bence deneyebiliriz.

Ama babaannem bence daha çok şey biliyordur.

Ne var başka babaanne?

Zeynep, bana bırakır mısın?

Tamam.

Bak kıpırdıyorsun.

Bana bırak dedim gel.

Yavaş.

Tamam.

Tamam iyiyim ben.

Bebeğimiz de iyi.

İyisiniz.

Ama daha iyi olmak için vitaminler içmen lazım.

Sırasıyla alacağız.

Önce hangisiydi?

Küçük olan mıydı?

Aynen küçük olan.

Bol suyla karım.

Allah yarasın.

Şimdi yere.

Al benim canı.

Oh yarasın karım.

Kıyamam ya.

Bebeğin cinsiyetini öğrenemeyince nasıl da üzüldüler.

Evet normal.

Bizim bebeğimizi eğer sana çektiyse inatçının önünde gidenidir kesin.

Yani hiç kimse ona lafını falan dinletemez.

Senden dolayı biliyorum ben onu.

Ah bak işte inatçı dedi.

Bebeğimize yazdığı mektuba da benim için inatçı yazdı kesin.

Kim bilir başka neler yazdı oraya.

Mektuba da öyle mi yazdın?

Yani annesini yanlış tanımasın çocuk.

Ben inatçı biri değilim çünkü.

Bebeğim beni yanlış tanısın istemem.

Yok yok sen hiç endişelenme canım.

O zaten belirli bir yaşa geldikten sonra annesinin nasıl bir insan olduğunu görecek.

Yazdıklarım dayanılmadığımı da görmüş olacak.

Tanımış olacak derken sen ne demek istedin tam olarak?

Bir açık açık söyler misin?

Valla çok şeffaf davrandım yazdıklarımda.

Sen hiç merak etme.

Gerçi merak etme diyeceğim ama.

Sen meraklı olmadan emin misin?

Evet eminim.

Hatta meraklı, asi, inatçı, sabırsız hiçbiri değilim ben.

Belirteyim yani.

Nasıl da tatlı tatlı sinirleniyor.

Şu halini bir görse.

Öyle değil mi ama bir şey söylesene.

Öyle, öyle.

Öyle.

Şey yapayım ben.

Bir.

Düşünün gireyim.

Gelirim hemen.

Sesler bir şeye ihtiyacını vursam.

Baya baya geçiştirdi beni.

O nasıl cevap öyle ya?

Yok.

Yok bu iş böyle mi yiyecek?

Acaba yüzükte olanı mı denesek önce?

Ay bilmiyorum.

O benim aklıma pek yatmadı Gülhan.

Bence deneyebiliriz.

Şişt.

Ne konuşuyordunuz öyle ben gelince sustunuz birden.

Ay yok kızım.

Ne konuşacağız?

Bebeklerimizin hazırlıkları için neler yapabiliriz?

Onu konuşuyorduk kendi aramızda.

Evet.

Ben de atölyeye gidecektim.

Ama önce size bir şey soracağım.

Beni nasıl anlatırdınız?

Nasıl yani?

Yani diyelim birine beni anlatacaksınız, tanıtacaksınız.

Nasıl bahsederdiniz?

Mesela meraklı der miydiniz?

Demez olur muyum hiç?

Ablacığım sen zaten çok meraklısın.

Öyle miyim?

Az önce gelip işkili işkili ne konuşuyorsunuz diye sordun ya.

Yok yani ben ona öylesine...

Yani meraktan önce sen asilsin biraz Zeynep.

Yani hiç örnek isteme.

Sabaha kadar oturur konuşuruz burada kızım.

O kadar mı ya?

Babaanne?

Bence kızım sen çok kararlısın.

En büyük özelliğim bu.

İşte bu kararlılık da inatçılığı getirir.

Bu yüzden ben sana inatçı kızım derim hep.

İnatçı kızım benim.

Halil boş yere sana keçi demiyor bence.

Kesin Halil de böyle anlattı beni çocuğumuza.

Asi dedi, inatçı dedi, meraklı dedi.

Of Halil.

Neyse.

Çabıya.

Kilitli.

Allah Allah.

E anahtarı burada.

Bu Halil'in kolay kolay yapacağı bir unutkanlık değil.

Beni mi deniyor acaba?

Yapar mı yapar?

Şu kutuya koyacağız.

Beş yıl sonra da çocuğumuza...

...yaş gününde okuruz.

Beş sene sonra.

Tabi, tabi iyi düşünmüşsün.

Ne diye onayladım ki sanki.

Aman.

Halil de verdiğim sözü çiğniyip okuyamam da mektubu.

Ama ölüyorum da meraktan nasıl olacak bu iş?

Öyle bir şey yapmam lazım ki.

Bu mektubayla bana kendi isteğiyle okumalı.

Bozuluyor.

Ne meraklısın işte.

Kesin dayanamadı.

Mektubun peşinde koşuyor.

Kesin şu an atölyedesin.

Biliyorum.

Yalnız, anahtarı masanın üstünde bıraktığım iyi oldu.

Okusun benim bir tanem.

Okusun da birazcık merakını gidersin.

Acaba hangisine oturacak Zeynep?

Yani bilmeden hangisine yakın oturursa ona göre düşüneceğiz öyle değil mi?

Evet evet, hangisinin üstüne?

O hanımlar.

Ablacığım.

O denizdekiler ne?

Eee, şey ben perdenin ipini kesecektim.

Perdenin ipi çıkmış da.

Ben de dedim ki makas da olmaz o.

Bıçak da deneyelim.

Aynen.

Kahvaltı bıçağıyla mı?

Kesme zorunda.

Diğerleri kirliydi.

He.

Siz Cemil'e söyleyin, o halletsin.

Tabii.

Neyse ki atlattık.

Anlayacak diye ödüm koptu.

Ben de korktum değilim.

Okumaya karar.

Ne yapıyorsun canım?

Mektup yazıyorum ben de.

Allah Allah.

Ne?

Seni anlatıyorum.

Uzun uzun yazıyorum seni.

Ben de senin dediğin gibi bir mektubu ilk çocuğumuz okusun istiyorum.

Demek oyun başlıyor.

Peki.

Haklısın tabii.

Güzel olur.

Çocuğumuz hem senden hem benden.

Dinlesin.

E o zaman karım ben seni rahat bırakayım.

Sen uzun uzun yaz.

Yok.

Ben bitirdim zaten.

Bayağı da anlattım seni.

Maşallah.

Eğer istersen bir anlaşma yapabiliriz ama.

Ne anlaşması yapacağız?

Eğer sen mektubunu benim okumama izin verirsen, ben de bu mektubu okumana izin veririm.

Merakta kalmazsın böylece.

Ben merak etmiyorum.

Biliyorum ki benim karım hakkaniyetli davranmıştır.

Ne kadar iyi bir baba, ne kadar iyi bir eş, koca olduğumdan bahsetmiştir çocuğumuza uzun uzun.

Tabii.

Canım karım benim.

Şu haline bak.

Nasıl da sevinme bir çocuk gibiyiz aslında.

Benim çalışma odasında işlerim var.

İstersen beraber çıkalım.

Olur.

Duruyorlar orada.

Şimdi ablam makasa oturursa kız, bıçağa oturursa erkek mi?

Evet, öyle.

Zeynep.

Gel canım.

Biz senin bugünlerde yemek meselesini biraz ihmal ettiğini düşündük.

Senin sevdiğin şeylerden Kadriye'yi hazırlattım.

Biraz sonra getirecek.

Ama senin de istediğin bir şey varsa söyle hemen hazırlatabilirim.

Zaten zahmet etmişsiniz o kadar.

Valla çok iyi yapmışsınız.

Şimdiden ellerinize sağlık.

Yiesin tabii.

Yemiyorsun.

Karım, ben şimdi çalışma odasındayım.

Bir şeye ihtiyacın olursa?

Halil Bey.

Cemil.

Biraz konuşabilir miyiz?

Acil mi Cemil?

Çok değil.

Çok değilse benim biraz işim var şimdi.

Daha sonra mutlaka konuşalım tamam mı asıl?

Tamam Halil Bey.

Anneciğim yani boşuna uğraşmışsınız.

Hiç masaya getirmeyin ben kahvaltıyı güzel ettim herhalde ondan.

Aa olur mu Zeynep hiç öyle şey.

En azından tadına bak.

Hepsini bitirmek zorunda değilsin.

Evet Zeynepciğim en azından tadına bak.

E tamam hadi.

Hadi.

Gel otur böyle.

Ablacığım.

Rahat mısın Zeynep orada?

Evet rahatım.

Bu makas bıçak testinden bir sonuç alamadık.

Bakalım tatlı ekşiden ne çıkacak?

Siz de inanmıyordunuz ama kaptırdınız kendinizi valla Tüleyha.

Kadriye.

Hadi getir tabakları.

Yani ben canım hiçbir şey çekmiyor dedim ama siz o kadar uğraşmışsınız da.

Gerçekten hiç aç değilim.

Aa kızım ama bak senin için karnındaki torunumuz için o kadar hazırlık yaptık.

Zeynep bak sonra pişman olursun.

Evet Zeynep'cim hem Fransa'ya gidince özlerse sen bu yemekleri.

Bak orada ekşili pırasa var sen çok seversin.

Ekşili köfte de yaptık.

Turşu da getirdik.

Lahana turşusu var.

Kelek domates çok güzel değil mi?

Evet Zeynep'cim ekşili köfte sen çok seversin.

Kalburabası tatlısı var onu da seversin baya biliyorum.

İstersen turşu yiyebilirsin.

Cevizli hem de bol cevizli kabak tatlısı da yaptırdık sana.

Aynen bir şey soracağım.

Tatlı ince erkek ekşiyince kız mı oluyordun?

Evet evet.

Tamam galiba yiyeceğim.

Evet ha şöyle.

Ama hangisini yesem karar veremedim?

Benim fikrime göre içinden geçeni seç bence.

Derin nefes al.

Hangisinin en çok canını çekiyorsa ondan başla derim ben.

Değil mi?

Tabii muhakkak bir tanesini istiyorsundur.

Kendini dinle.

Aynen.

Canın ne istiyorsa onu.

Aynen.

Aynen öyle.

Hadi.

Hadi bakalım.

Turşu seçti.

Kız kız.

Güzel mi?

Evet.

Ekşi ekşi çok iyi değil mi?

Ay canım bundan da çekti.

Ama tatlı yediğine göre o zaman erkek mi oluyor?

Siz niye bakıyorsunuz bana öyle?

Zeynep'cim biz senin seçeceğin yemeğe göre, ekşi tatlı seçimine göre kız mı erkek mi olduğunu bulmaya çalışıyorduk.

Ama tabii her şey birbirine karıştı.

Çünkü sen hepsini iştahla yedin bir anda.

İyi de siz niye böyle yordunuz kendinizi?

Ya zaten öğreneceğiz yakın zamanda.

Neyse.

Kısa günün karı bu nefis yiyecekler diyelim o zaman.

E hadi siz de yiyin.

Yani öyle de biz de doğacak torunumuza hediyeler almak istiyoruz Zeynep'cim ama

kız mı erkek mi bilemeyince ne alacağımıza karar veremiyoruz.

Aynen öyle.

Yani doğacak çocuğa göre hazırlık yapmak istiyoruz.

Ama bir türlü anlayamadık cinsiyetini.

Sen de bize yardım etsen de beraber çözsek bu durumu ne dersin?

Ben ne yapabilirim ki sizin için?

Bir takım yöntemler var.

Cemil.

Ne yapıyorsun?

Gülhan Hanım'a gelen kargoları halasını bırakacağım.

Anladım.

Eniştemle ne konuşacaksın peki?

Peki.

Fransa'ya gitmeden önce veda etmek istiyorum.

O döndüğünde burada olmayacağım.

Çiftlikten gitmeye karar verdim.

Saçmalama.

Niye böyle bir şey yapıyorsun ki?

Çünkü

Benim olduğum yerde rahat, huzurlu olamıyorsun.

Yapılacak tek bir şey var.

Gitmeliyim.

Yanlış anlamışsın sen Cemil.

Huzursuz falan değilim ben.

Sana öyle gelmiş.

Kalmak için bir nedenim yok Merve.

Gitmeden görürsün.

Ne yapıyorsunuz?

Evet.

Şimdi bu yüzüğü

Zeynep'in karnına doğru sarkıtacağız.

Yüzük eğer

sağa sola doğru hareket ederse erkek

ama daire çizerse

kız çocuğu.

Hadi bakalım.

Anlaşıldı mı?

Oldukça saçma abla.

Sen de bunu kabul mü ettin?

Israrlara dayanamadım diyelim.

Yani

çok komiksiniz gerçekten.

Merve'ciğim

senin hamileliğinde

modern tip kullanırız.

Öyle değil mi?

Yani şu an başka bir çaremiz yok çünkü.

Çocuğum

bunların hepsi batıl inanış.

Tabii biliyoruz.

Ama yapmadan da edemiyoruz işte.

E bir yandan da eğlence.

Ben bu tarafından bakıyorum.

Valla ben merakıma yenik düştüm.

Bu yüzüğün de bir şey yapacağı yok gibi.

Evet.

Yani kımıldamıyor gibi hiç.

Ablamın manyeti kalanı bozulmuş.

Ay yok bundan bir şey çıkmayacak Gülhan.

Bence siz en iyisi babaannemin dediğini dinleyin.

Orta yoldan gidin.

Alacağınız yapacağınız her şey

hem erkek için olsun

hem kız için.

Ne yapalım?

Öyle yapalım bari.

Ay karar veremedim.

Sence hangisi ince olanı malıyım kalın olanı.

Yani

bir yerimiz var karım.

İkisini de alalım.

Hatta şöyle yapalım.

Sen gel birazcık şöyle otur bakayım.

Otur otur otur otur.

Niye?

Çünkü daha fazla yorulmanı hiç istemiyorum.

Sen ne yapılacaksa bana söyle.

Ben hızlıca yapayım.

Hadi.

Az kaldı zaten.

Halledemem ben.

Geç.

Ne?

Sen

Sen keçi mi dedin bana az önce?

Evet.

Daha önce de söyledim.

Niye şaşırdın?

Mektuba da öyle yazdın kesin değil mi?

Ağzından düşürmediğine göre.

Yazmadın dersem inanacak mısın?

Yok yani tabii kendimi görüp okusam daha iyiydi.

O zaman sen meraklı olduğunu kabul et.

Sonra ben sana mektubu okutayım.

Hayır tabii ki.

Merak etmiyorum ki.

Bence de.

Ne bence de?

Bence de merak etmiyorsun.

Onu diyorum yani.

Vıcık.

Bir şey mi dedin?

Yok demedim.

Valla sanki böyle ağzından vıcık mıcık bir şey çıktı da.

Sana öyle gelmiş hiçbir şey söylemedim ben.

Hadi kolay gelsin sana.

Allah Allah.

Dediğin gibi geldi ya.

Hiç de merak etmiyorum bu arada biliyor musun?

Valla.

Evet inat da etmiyorum.

Bak oturuyorum burada.

Bence de merak etmiyorsun.

Ama işte.

Acaba ne yazdı buralara?

Evet başka.

Bu mu da alayım?

Mücevher firmasından arıyorlar yine.

Alo Murat Bey?

Teşekkürler siz.

Çok sağ olun, çok sevindim beğenmenize.

Tabii siz nasıl isterseniz.

Olur, görüşmek üzere.

Ne oldu?

Tasarımlarımı çok beğenmişler.

Yarın sabah paranın kanalına yatıracaklarmış, onu söyledim.

Benim yetevi karıcığım, tabii ki beğenecekler.

Başka ne yapacaklar?

Sen hoşun benim.

Bir gün bu işte çok başarılı olacağını biliyordum zaten.

Evet ama bu para hala evi almak için yetmiyor.

Biliyorsunuz değil mi?

Olsun.

Biz de ev sahibinden biraz daha zaman isteriz.

Adam zaten üç aydır bekliyor.

Tamam, önce bir senin işini halledelim biz.

Gerisine bakarız.

Size bir haberim var.

Umut bana evlilikle düşüttü.

Aa, teyze şu.

Çok tebrik ederim.

Çok güzel.

Altyazı, ben de bak.

Hey.

Ay gözlerim.

Hey işim.

Altyazı, kubrukkuşu.

Sonunda buradına erdim.

Mazharım.

Tebrik ederim teyze.

Hayırlı olsun.

Mutluluklar.

Ben de düğün için elimden gelen her şeyi yaparım.

Çok teşekkür ederim.

İyi ki varsınız.

Biricik ailemsiniz.

Aferin, karaküzüm benim.

Ben de salatayı getiriverim.

Hadi hadi, başlan artık.

Gel sen de yerine.

Şşş.

Anam.

Ben bunu kaç kere izledim.

Ama hala çok gülüyorum bu panda yavrusuna.

Şey, o zaman şimdi de komik kedi gelsin.

Miyav.

Bak bir de bu var.

Kediyle bebek.

Çok tatlı bu bebek.

Duygulanacağına biliyordum karıcık.

Sen de beğendin değil mi bu bebeği?

Beğenmeyiz olur muyum?

Şimdi de

bence

beğeneceğim bir video var sırada.

Çocuk sahibi olamayan çiftler.

Klinikimiz sizleri bekliyor.

Yeni teknikler sizleri çok çabuk

pozitif sonuca ulaştıracak.

Bir an önce çocuğunuzu kucağınıza almanıza

vesile olacaktır.

İşte size bu teknikle bebek sahibi olan anneler.

Ben de umut etmek istiyorum Tekin.

Senin bu çabaların benim için o kadar değerli ki.

Tamam.

Tekrar deneyelim tedavim.

Her adamı birlikte atıp birlikte göğüsleyeceğiz.

Yanımdan hiç ayrılmayacağım.

Ne anlatıyor acaba bebeğimize?

Senin annen hayatta laf dinlemez ya.

Öyle asi, öyle başına buyruktur ki.

Hele bir inadı var.

Allah'ım öyle var ya artık.

İllallah edersin.

Öyle inat.

Ama işte ne yapacaksın?

Sevdiğin insanı seçemiyorsun sonuçta.

Sevdik bir kere.

Sevmesen.

Annen hiç katlanması bir insan değil yavrum senin.

Hiç değil.

O yüzden

sen de ben de onu kötü huylarına rağmen

sevmek zorundayız.

Neymiş benim kötü huylarım Halil Bey?

Rüyamda bir de çocuğumuza beni çekiştiriyorsun.

hale bak.

Yok bu para almayacak.

Onca zaman Fransa'da mektupta ne yazdığını bilmeden duramam ki ben.

Benim ne yapıp edip o mektup okumam lazım.

İçim başka türlü rahat etmeyecek.

Dayanamadın demek.

Meraklı gece.

Çocuklar nerede?

Akın bu kuşu.

Onlar çoktan çıktılar.

Erkenden nereye çıktılar ki?

Aha geldiler.

Hoş geldiniz.

Hayırdır?

Yüzünüzde güller açıyor.

Artık burası bizim evimiz.

Bu da tapusu.

Süper olmuş ya.

E arada çok fark vardı.

Nasıl oldu da aldı izler be?

Tasarımların parasının yetmeyeceğini bildiği için

Eren kredi arıyormuş üç aydır.

Sonunda uygun bir kredi bulmuş.

Bugün de bana sürpriz yaptı.

Aferin damat.

Tabi Selma'mın yetenekleri de yardımcı oldu diyelim.

Ama tabi bunların hepsi

Nazlı kızımın kısmeti.

Ana.

E Nazlı mı?

Sonunda karar verdiyiz mi?

Çok güzel ismi.

Kıymet Nazlı da pek fena olmaz.

Ama çok Nazlı olacak benden söylemesi.

Şikayet etmem.

Halil Bey.

Cemil.

Zeynep'i gördün mü?

Zeynep Hanım atölyede.

Tam da tahmin ettiğim gibi.

Mektubu okuyacak işte.

Dayanamadı.

Halil Bey.

Zamanınızı almak istemem ama

biraz konuşabilir miyiz?

Doğru dün de konuşacaktık seninle.

Tamam geç konuşalım hadi aslanım.

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Açma Zeynep yenilmiş olacaksın.

Ama okumadan da duramayacağım.

Rüyalarımda bile yakalıyor bu merak beni.

Cemil.

Söyle oğlum.

Dinliyorum Cemil.

Ne konuşacaksın söyle hadi oğlum.

Halil Bey ben...

Konuşmanıza gerek kalmadı enişte.

Mesele halloldu.

Benim bir arkadaşımla ilgili canımı sıkan bir konu vardı.

Eee?

Cemil onu anlatacaktı sana.

Ama ben hallettim.

O yüzden konuşulacak bir şey kalmadı.

Öyle mi?

Emin misin?

Hiç olmadığım kadar eminim enişte.

İyi bakalım.

O zaman var mı benden bir isteyeniz çocuklar?

Teşekkürler.

Hadi bakalım.

Niye böyle yaptın?

Kimseyle vedalaşamazsın.

Hiçbir yere de gidemezsin.

İyi de neden?

Çünkü bana karşı hissettiklerin karşılıksız değil.

Ben de seni seviyorum.

Gerçekten ne yazdığını bilmek istiyor muyum acaba?

Ya kötü şeyler yazdıysam?

Ya üzülürsem?

Sevgili yavrum.

Sana kendimi anlatmam için...

Önce Elnen'i anlatmam lazım.

Çünkü o benim bütün hayatım.

Benim kahramanım anne.

O olmasa...

Ben kafası da kalbi de karışık.

Belki biraz karanlık.

Öfkeli sert bir adam olarak kalırdım.

Ama onun o işsiz kalbi...

Merhameti...

Sabrı...

Benim içindeki iyi insanı ortaya çıkardı.

Sadece onu ortaya çıkarmakla kalmadı.

Daha da güzelleştirdi.

Çünkü onun elinin değdiği her yer gül bahçesi.

Baktığı her yer cennet olur.

Yazdığım bu kelimeler yine de yetersiz.

Onu tarif etmeye yetmez.

O büyülü güzelliğiyle...

O temiz ruhuyla işsiz bir inci tanesi gibi.

Nasıl beceriyor bilmiyorum.

Her gün ruhundan bilmediğim bir güzellik daha gösteriyor bana.

Ne bahtlısın ki o senin annen.

Bir de not yazmış.

Annenin bu mektubu senden önce okuyacağını en bilim.

Çünkü kendine ders edilsin...

Senin annen çok meraklı.

Bu merakı da...

Benim en sevdiğim yanlarımdan beri.

Öksüz müyim yazdıklarımda?

Çok önemli birkaç şey yazmayı unutmuşsun ama.

Mesela mektupta bahsedilen annenin...

Bebeğinizin babasını ne kadar çok sevdiği eksik.

Bu annenin ne kadar şanslı olduğu...

Çok şükür ki dünyanın en güzel seven adamıyla evli olduğu da eksik.

İyi ki sen karşıma çıkmışsın.

Biliyor musun?

Sen dünyanın en güzel annesi olacaksın.

Her5E5E5D

Bir ve

Her5E5C

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.