Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Teyze sen Sen nasıl yaptın? Öldürmeye kalktı Ömer'imi. Ben
gözlerimle gördüm. Bu kadın öldürmeye kalktı. Her şeyi
açıklayabilirim. Ama sadece yeğenlerimle konuşmak istiyorum
lütfen.
Diye açıklayacaksın sen.
Açıklayacak neyin kaldı da açıklayacaksın.
Türk gibi hayattasın işte.
Hastalığını bahane edip Zeynep'e attığınız yetimi
Yoksa geçmişten gelen sırlarını mı? Neyi açıklayacaksın?
Bir insanın bu kadar alçalabileceği aklına bile
gelmezdi. Ben ne yaptıysam Ömer'e olan aşkını daha yaptım.
Ama o da masum değil de.
Oyaladı beni. Kandırdı. Sakın Ömer'in adını ağzına alma. Anne
lütfen. Sen yalanlarını hayatımı mahvettin. Evlatlarımı
mahvettin. Asıl sen. Sakın konuşma. Sakın özverili anne
numaralarına kalkma.
Sen değil misin Zeynep'in tarlasına kimyasal döktüren?
Hı?
Peki Halil'in verdiği çeki Zeynep'ten habersiz bozdurmaya
kalkan? Sırf hani Zeynep'ten ayrılmasın diye bu mal, mülk,
konak gitmesin diye vasiyet yalanını uydurdun sen. Halil'i
en zayıf noktasından babasına olan sevgisinden vurdu.
Kapa seni. Hem suçlu hem güçlü. Ben ne yaptıysam seninle
ayırmaya çalıştım. Zeynep'le Halil'i bir arada tutabilmek
için yaptın. Peki ya sen? En başından rüzgarlı tepedeki
ağacı yaktıran kim?
Sen nasıl ben nasıl yaparsın? Gülhan ben Zeynep'i Halil'e
layık görmedim sadece. Onun seni mutlu edebileceğine
inanmadığım için yaptığım bütün bunları. Siz benim
evladımsınız. Ben sizin mutluluğunuzu istedim. Gerçi.
Yeter.
Sakın bir daha ablamla benim sevgimi kullanmaya kalkma.
Bizden.
Küçücük çocuktum. Annen uyudu. Sana anne dedim. Küçücük
çocuktum. Beni zehirledin. Intikam ateşiyle harladın. Sen
beni yakan kadınsın.
Bizlerin intikamını alıyorduk. Babamın masumiyetinin değil mi?
Neymiş? Seni karşılıksız aşkını intikamlıymış öyle mi?
Hayır. Ol. Sakın. Sakın bana oğlum falan deme. Değil senden
anne. Insan bile olmaz. Halil dur. Sakın. Sakın bana kimse
karışmasın. Hiç kimse.
Hadi ne olur bize? Ali ne Yürü dedim sana. Ali. Oğlum benim ne
olur şimdi? Lütfen dinle. Hadi. Ne yaptı dinle? Ali. Ay yapma.
Ay inan.
Seni uyarmıştım. Hastalığını bahane edip Zeynep'e eziyet
edersen, değil seni burada. Yeşilpınar'da bile barındırmam
demiştin. Beni dinle lan. Sen var ya sen yaptıklarının
bedelini ödeyeceksin.
Şimdi defol git buradan. Defol git hain. Halil ne olur Salim
ben burada lan. Tek başıma ne olur. Ne olur git.
Halil.
Ha.
Ne oldu?
Neyiniz var?
Yok bir şey oğlum. Eee öyle eee okuduğum bir haberi anlattım da
canımız sıkıldı. Eee şimdi sana bahsedip de üzmenin lüzumu yok.
Eee anne size okumayın o zaman öyle şeyler. Hı? Nasıl olur?
Zaten başlığından belli oluyor. Ne olduğu. Doğru evet.
Haklısın. Eren ben şey soracağım sana. Bu Şükran Hanım
arayacaktın ya sen. Aradın mı? Yok. Henüz değil. Arada büyük
bir saat farkı var. Uygun bir zamanı kolluyorum. Arayacağım.
Halil, Halil bu soğukta nereye gidecek? Yanında tek bir eşyası
bile yok. Gece giderse gitsin. Ne yaparsa yapsın umurunda bile
değil. O bizi düşündü mü? Düşünmedi. Arzu, terzimeda ne
kadar eşya varsa hepsini kapının önüne koy. Bir daha da
o kadının adı bu çiftlikte anılmayacak. O kadar.
Merve, babaannemi odasına çıkar.
Yüz biraz dinlenelim.
Selim. Bütün bunlar nasıl oldu? Bizim ailemizden kalan tek
kişi. Ne olur bir şey yap. Tamam ablacığım sakin ol. Bak
her şey şu an çok yeni. Halil çok öfkeli. Ama sakinleşecek.
Ben konuşacağım onunla tamam mı? Çok sağ ol Zeynep. Yok
artık.
Bu kadını affedecek misiniz? Anne yangına körükle gitme
lütfen. Sen de çok hata yaptın hatırlatırım ama ben seni
affetmeye çalışıyorum. Gülhan ablanın da buna hakkı var.
Halil sakinleşecek İlyas merak etme sen.
Söylediğim her şeyi tek tek yapacaksın Hakan. Hem de hemen.
Tamamdır merak etme.
Geldik biz.
Nasıl geldi ki?
Ne oluyor burada?
Seni ben neler yaptım? Zeynep seninle sadece param için. Ve
Ömer Aslanlı'nın mallarını geri alabilmek için evlendim.
O yüzden gelip sana bunları anlatmak istedim.
Yalan. Nasıl? Nasıl?
Kulun için mi? Hiç önemli bir şey yok. Bir göster bakayım
bir. Koluna bakacağım.
Kazayla oldu.
Nasıl? Nasıl?
Halil dur, dur.
Dur sakinleş tamam. Yaralama kendini.
Tüm hayatım boyunca bir yalan yaşamışım
Seni tüm yaralarını saracağım. Hiç merak etme.
Vallahi çok iyi oldu sana Songül Hanım. Hak ettiğin neyse
bulacaksın sonunda.
Bunları da Songül Hanım'a verecek miyim acaba?
Nerede kaldın sen Arzu? Kadın seni bekliyor. Bunları da
Songül Hanım'a verecek miyim? Bu gerdanlık Songül teyzenin
Tülay'dan çaldığı gerdanlık. Bende kalırsa Songül teyze bana
mahkum olur.
Eğer bir şey kaybolursa benden bilinir.
Kimsenin bunları düşünecek hali yok Arzucuğum. Merak etme. Hem
sen iyilik timsali falan mısın ha? Kandırmayalım kendimizi
istersen. Hadi. Eşyaları topladıysan işine bakabilirsin.
Kapıyı çek.
Halil. Her şey çok taze. Çok öfkelisin biliyorum. Ama ben bu
öfkene sana zarar vermesini istemiyorum. Hem Gülhan abla da
çok üzüldü. Çok hayal kırıklığına uğradı. Ben kendi
doğru kararı vermek için biraz zaman geçmesini beklemeliysem.
Biraz zaman herkese iyi gelir. Babanı öldürmek istemiş seni.
Sen ne zamanından bahsediyorsun? Ablam istediği
kadar affetsin onu. Ben asla affetmeyeceğim. Hem senin
canına kıymaya çalışacağım. Senin kılına zarar vermek
isteyeni hiç affetmem.
Ben sadece senin canının yandığını görüyorum. Ve
dayanamıyorum buna. Benim sadece canım yanmıyor ki. Bana
dair her şey sanki yerle bir olmuş gibi.
Bu kadına canım dediğim için canımdan utanıyorum. Kan bağım
olduğu için kanımdan utanıyorum. Ben onun yüzünden
sana ailene neler yaşattım seni? Pekin mahvedemiyorum
seni. Bak etrafın yalanlarla doluydu belki de. Ama sen
inandığın gerçeği yaşadın Ali. Hatalar yaptın. Canın acıdı.
Ama ne olursa olsun sonunda o içindeki zehri yendin sen.
Inandığın birçok şekerle bir oldun. Artık neye inanacağımı
bilmiyorum ben. Bize inan Halil. Biz onca şeyin arasından
çıkıp birbirimize tutunduk. Bundan sonra da sadece
birbirimize inanacağız.
Bu acıların hepsi geçecek.
Biz birbirimizi hak ettik seninle. O yüzden bundan sonra
başkalarının yalanları için değil kendi hayallerimiz için
bir adım atalım. Mesela gidelim buradan uzaklaşalım. Fransa'ya
gidelim ha ne dersin? Haklısın.
Artık sadece birbirimiz için yaşayalım. Bir an bile
durmayalım hemen çıkalım yola. O zaman sen şimdi git. Sıcak
bir duş al. Bütün öfkeni de suya bırak, anlaştık mı?
Sen iyi ki varsın. Asıl sen iyi ki varsın.
Gözleri nasıl sıyıracağız biz bu işler ya? Ya sen, sen her
şeyi berbat ettin ya. Sen bir çuval inciri berbat ettin.
Şimdi bana mı soruyorsun, nasıl kurtulacağız diye Songül teyze.
Her şeyin sebebi sensin. Senin abuk sabuk planların. Hiçler
buraya durup dururken gelmedi. Sen ne diyorsun be? Ne
haldesin? Hala bomboş konuşuyorsun. Bir de gerdanlık
Yakalatsaydın, tam olurdu. O zaman işte öldürürdü Halil
seni.
Bu sadece benim yalanım değil. O senin de yalanın. Sen de
yıllarca sakladın bunu. Halil'in babasını hapisten
kurtaracak mektubu kim sakladı? Bağırma. Neyse tamam bak. Al
şunu. Eşyalarını da topladım ben senin. Üşüyorsun bir şeyler
giy tamam mı? Şimdilik git. Hişt. Söz veriyorum ben.
Halil'le senin aranı düzelteceğim Songül teyze. Ne
yapıp edip düzelteceğim? Ama şimdilik iş birliği
yaptığımızın öğrenilmemesi lazım. Tamam mı? Hadi. Hadi ne
olur git. Gidiyorum ben.
Geri dönücem ben. Kim ne derse desin. Nasıl benim evim?
Abla babaannem odada durmak istemedi. Biz de annemin yanına
indik. Iyi yapmışsınız. Sultan. Abla kadın neler yapmış öyle?
Ya duyduklarıma inanamıyorum hala. Ne kadar korkunç.
Insanlar bazen onlardan hiç beklemediğimiz şeyler
yapabiliyor ablacığım. Şaşırmamak lazım artık. Ben
artık Selmalara döneyim. Anne. Senin bana kızmaya da darılmaya
da hakkın yok. Affedilmesi çok zor şeyler yaptın. Sen de
biliyorsun ama ben affetmeye çalışıyorum şu an seni. Zamanla
her şeyi senin için yaptım anlayacaksın Zeynep. Anne inan
bana. Benim bunlarla uğraşacak. Ne zamanım ne de halim var. Ben
artık tertemiz bir sayfa açmak istiyorum. Biz işlemler
tamamlanır tamamlanmaz Fransa'ya gidiyoruz Halil'le.
Sen de bu süreçte burada olup babaannemle ilgilenirsen çok
sevinirim. Olur tabii. Hem yoruldum artık. Aylardan beri
bir oradan bir oraya. Eşyaların bir kısmı müştemilatta bir
kısmı Selmalarda toparlar gelirim buraya.
Hayır olmaz. Halil ve Zeynep Fransa'ya gidemez. Izin veremem
buna.
Kim bilir belki biri senin için küçücük minicik bir sürpriz
hazırlamıştır. Atölyede bekliyorum. Kendi alta yaraları
aldırmadan beni iyileştirmeye çalışıyor. Ben seni hak edecek
ne yaptım be kadın?
Delireceğim yok.
Kahretsin. Nerede bu gerdanlık plan?
Gözde gerdanlık eşyalarımın arasında yok. Hemen o
gerdanlığı bul getir bana. Bekliyorum.
Neredesin sen Fikret? Alt tarafı bir otel odası
bulacaksın ha. Saatlerdir burada seni bekliyorum.
Otellerde boş yerler var. Boş odalar da var. Ama sizin
adınıza kayıt açmıyormuş. Pardon anlamadım.
Hastalığını bahane edip Zeynep'e eziyet edersen, deli
seni burada. Yeşilpınar'da bile barındırmam demiştim. Halil'in
işi bu. Tamam. O zaman bana düzgün bir ev bulsan. Bugün bu
saatten sonra mümkün değil. Ancak yarın. Eli oto odalarına
uzanan Halil Fırat ev kiramız da engel olur. İstanbul'a
gitmeyi düşünür müsünüz? Fikret. O gerdanlığı bulmadan
hiçbir yere gitmiyorum. Nerede kalacağım ben bu gece ya?
Sokakta mı yatacağım ben? Aslında bir yer var. Biraz
bakımsız.
Çok iyi görünüyorsun. Yenilenmiş gibisin.
Bu da tazelendi. Güle güle kullan. Halil. Onca şeyin
arasında bir de bununla mı uğraştın sen? Teşekkür ederim.
Sen neler yapıyorsun? Bunlar ne?
Hani sen bir keresinde bana çocukluğumun geçtiği evde
kokuyu anlatmıştın ya
Hani şu içeri girdiğinde gelen ahşap dolabın kokusu. Annenin
pencerelerinin önünden eksik etmediği fesleğen ve güllerin
kokusu.
Bak bakalım, olmuş mu? Şimdi bu. Kokla bir.
Çok yaklaşmışsın. Babamın anneme aldığı mumlar vardı.
Annemin hiç onları yakmaya kıyamadı. Sandal ağacı kokusu
Tam kapı girişindeki o ahşap dolaptan gelen çikolata kokusu.
Sandal ağacı ve çikolata. Tamam.
Ne kadar güzel seviyorsun ha sen sevdam. Senden öğreneceğim
daha çok şey var.
Artık benim evim böyle kokuyo.
Sen kokuyor Zeynep.
Yani benim yuvam sensin. Diyordum sensin.
Ben sana söz veriyorum. Bu koku hep hayatında kalacak.
Ama şu aradığımız kokuyu da bulalım olur mu?
Bir de şimdi bak bakalım.
Çocukluğundaki mutlu aileye.
Çocukluğundayım sanki.
Aslında çok uzak.
Bir o kadar da yakın.
Nasıl başardın beni?
Sen benim harikamsın. Mucizemsin. Seni mutlu ettim
ya. Başka bir şey istemem.
Yarın akşama kadar şu işi tamamlasam da Halil'le konuşsam
artık.
Anne. Bu ne? Avustralya'nın en meşhur tatlısıymış. Internetten
buldum tarifini. Yaptım. Kuru kuşu yatmasaydı beraber
yapacaktık da. Uyudu. Bahtsız. Vallahi ben yanlış biliymişim.
Eee oraların yemekleri pek güzelmiş. Antep'imle yarışır
neredeyse. Evet. Ben de biraz baktım. Mutfakları baya geniş.
Hande hayırdır? Sen gitmemize hiç sıcak bakmıyordun. Ne
değişti birden? Yani insanı memleketi gibisi yok tabii. Ama
ben düşündüm. Eee siz daha gençsiniz. Eee şimdi
yazmayacağınız da ne zaman gezeceksiniz? Hem oralar da pek
güzelmiş. E neye gitmeyesiniz? Hı. Öyle diyorsun. He. Yalnız
bak. Ha. Orada bela senin peşini bırakmaz. Kangurular,
timsahlar yollarda dolanıyor orada. Sana söyleyeyim. Kanguru
hangisiydi ki? Etinden yemek yapılıyor diyordunuz ama hangi
hayvan bilmiyorum. Dur ben göstereyim. Göstersin göstersin
Selma. Bak bu. Anam bundan ne olacak ki? Ayaklanmış fare
işte. Biraz büyükçe. E ben köyde bunların nelerini gördüm.
Ne? Bak. Ha. Öyle deme. Orada kangurular sokaklarda dolanıp
insanları yumrukluyorlarmış. Hele bir tanesin koca sıçan.
Kafasını kapana kıstırıveririm. Kurtulsun kurtulabilirse.
Babaanne insanlar nasıl bu kadar kötü olabiliyor? Hele o
Songül neler yapmış öyle? Neden bu kadar kötü olur ki bir
insan?
Gel bakayım. Rabb'im bu dünyayı yaratırken hem balı hem zehri
yaratmış. Eee sehri yutanın hali budur. En kötü zehri yayan
yılan da kibirdir. Ama sen zehri görüp üzülme. Bu dünyanın
balı da vardır.
Sen Yunus'un kibir destanını bilir misin? Bilmiyorum. Gel
bakayım. Dağ ovayı doldurmuş bir feryat, kimine cennet
düşmüş, kimine Arafat.
Tevazu, kibrin üstüne bir at sürmüş. Kibir bırakmamış işi,
dağın başını tutmuş, kışı geçirmiş.
Tevazunun derdi belli ki denize varmakmış. Bir ırmak olup
toprağa bulaşmış. Her kadar güçlü aksa da varmazmış denize.
Irmak toprağa karışmış.
Su toprağın içinde başka bir suyla buluşmuş.
Denize kadar akmış, gitmiş. Kibirse dağ başında. Kara kışta
bir başına kalmış. Yenmiş tevazu, yüz bin çevik evi. Eee
ne demişler? Tevazu eden hazinesini bulur. Yüce yer
isteyen de derdine dert eyler. Bak benim mavişime tevazu etti.
Hazinesine kavuştu.
Bence bugünlük bu kadar yeter. Az kaldı. Bitirmeden bırak ye.
Tamam o zaman ben iki tane kar yapıp geleyim. Olur. Teşekkür
ederim.
Bir şey yapmam lazım. Benim ne yapıp edip bunların Fransa'ya
gitmesine engel olmam lazım.
Pasaport.
Pasaportu olmazsa yurt dışına çıkamaz.
Ama bu çok riskli. Hem de kalıcı bir çözüm değil.
Başvurur birkaç gün sonra yenisi gelir.
Efendim babacığım. Gözde kızım nasılsın? Bak şimdi sana bir
şey diyeceğim ama sakın endişe etme. Biraz hastayım ben. Grip
gibi bir şey. Arkadaşlar zorla hastaneye getirdi merak
edilecek bir şey yok. Tedbiren oradayım yani. Başkası arayıp
söylerse telaşlanırsın diyarı. Baba. Baba bak benden
sakladığın bir şey yok değil mi? Yok kızım yok. Iyiyim. Iyi
tamam. Dikkat et sen kendine. Benim için önemlisin. Ha önemli
Bir şey olursa, bir şeye ihtiyacın olursa da söyle, ben
hemen kalkar gelirim. Tamam babacığım. Tamam. Öptüm seni
çok.
Kahvelerimiz hazır.
Benim için ne anlama geldiğini sana bi anlatabilsem.
Su içmek gibi. Nefes almak gibi.
Öyle bir şey ki. Hiç kimse hiçbir şey senin yerinde
oturamaz.
Sen benim gördüm sözüyle. Yaşamasın hepimizin.
Gel bakalım. Sevda.
Ben doğru adresteyim biliyor musun?
Sen benim çocukluğumsun.
Nice uykular.
Her yeni doğan güne seni şu güzel yüzünle başlamak
Ben ne kadar şanslıyım bir bilsen.
Bütün gece bu kokuyu mükemmel hale getirmek için uğraşırsın.
Iyi ki benim karımsın.
Kiminiz bitmiş?
Çocuklar. Bakın bugün ekstradan sessiz oluyoruz. Kime diyorum?
Zeynep ablanız bütün gece çok yoruldu. Gün güzelce uyuyup
dinlenmesi lazım. Ötmek, gürültü çıkarmak yok. Sessiz.
Aferin size.
Nasıl?
Abla. Sen normalde bu kadar erken uyanmaz diyeceğim ama
Bütün gece uyumamışsın. Iyi misin sen? Halil. Şimdi ne
olacak?
Teyzem çok hata yaptı.
O bizi annemizden kalan tek yadigar.
Bizim ondan başka hiç kimsemiz yok. Biz varız abla. Bugüne
kadar ailemize, ailemizin bize öğrettiği, gösterdiği sevgiye
hiçbir zaman ihanet etmeyen gerçek bir aile. Teyzem sadece
bize değil. Annemle babamın bize bıraktığı her şeye ihanet
etti. O yüzden bundan sonra hayatımızda olmayacak.
Neyse. Benim sana bir sürprizim var. Bunu bir kokla.
Kokuyu biliyorum ben. Hem de çok yakında. Bu koku
çocuklu Ailem ve evimizin kokusu. Ama nasıl mümkün
olabilir ki bu? Zeynep sandığımızdan da yetenekti
abla. Sandığımızdan da düşünceli. O mu yaptı bu
kokuyu?
Her detayın kokusunu alabiliyorum. Ama nasıl
olabilir ki bu?
Annemin bizden sakladığı çikolata dolabının kokusunu
bile alıyorum şu an. Hatırlıyor musun? Nasıl gizli gizli
aşırırdık beraber? Hatırlamam ben.
Çok şanslısın ablacığım.
Zeynep farkında mı bilmiyorum ama bana çocukluğumu verdi
resmen. Gerçekten harika bir insan.
Abla ben bugüne kadar onu çok üzdüm. Birçok konuda yanında
olamadım. Destek olamadı bana. Ama bundan sonra sadece onun
hayalleri için yaşayacağım. Onu mutlu etmek için. Biliyor
musun? Parfüm projesi için Fransa'ya gideceğiz beraber.
Öyle mi? Çok güzel, çok
Ne oldu gözde? Gözde iyi misin? Babam. Babam çok hasta. Ne oldu
Muzaffer amcaya? Arkadaşı aradı beni. Kritik bir ameliyata
almışlar detay soramadım bile. Kapattı telefonu. Ben. Ben
belki de babamı bir daha göremeyeceğim, belki de. Son
kez bile göremeyeceğim babamı. Tamam oğlum, tamam, sakin ol.
Sakin ol Gözde. Gerekirse getirtelim buraya. En iyi
doktorlar baksın. Almışlar ameliyata. Getiremiyorum.
Konuştum ben. Bütün bunları olmuyor. Benim gitmem lazım.
Sadece tek bir şey. Tek bir şey rica etsem. Yol çok uzun
biliyorsunuz. Ben iyi hissetmiyorum. Benim oyumu tek
başıma gitmeye cesaretim yok. Gülhan. Benimle gelsen güç
bulurum. Gözdeciğim. Senin yanında olmayı çok isterdim ama
maalesef ben uçağa binemiyorum. Yani korkumu yenemedim
yıllardır. Evet açamadık onu. Ablam yapamaz onu.
Biliyorum korktuğunu. Onun yerine sen benimle geleceksin
Ali. Böyle bir durumda beni yalnız bırakmazsın çünkü. Ben
yapa yapmasam. Tek başıma gideceğim. Gözde tamam. Yalnız
hissetme kendini. Bir çaresine bakacağız. Babam kötü.
Biliyorum, hissediyorum. Ben sana da söyleyemiyorum. Duydum
az önce Zeynep'le Fransa seyahatiniz varmış. Yapayalnız
kalmamış. Yani var seyahat planımız var ama o
ertelenebilir. Önemli olan sağlık. Önceliğimiz Muzaffer
amcanın iyileşmesi. Yanında olman gerekiyorsa da olacağız.
Doğru. Zeynep Muzaffer amcanın durumu hiç iyi değilmiş. Yoğun
bakıma almışlar. Gözde Amerika'ya gidecek. Muzaffer
amcanın benim için kıymetini biliyorsun. Benim durdurmam
lazım. Duydum ben konuşulanları. Çok geçmiş olsun
Gözde. Git tabii ki. Eh böyle bi durumda ben sana kırılmam.
Fransa'ya daha sonra gideriz zaten. Hayati bi durum bu. El
hareketi. Her şeyin ayrı güzel. Hayatımın en büyük ödülüsün
sen. Zeynep. Çok teşekkür ederim. Kusura bakma ne olur.
Haliyle seyahatinizi benim yüzümden ertelemek zorunda
kaldınız. Önemli değil. Her şeyden önce sağlık. Amerika'ya
kendi ellerinle gönderdiğin kocanı sonsuza kadar veda et.
Ben bir babaanneme bakayım.
Gel. Oturalım biraz. Gül saçım sakin ol. Her şey yoluna
girecek.
Hele şükür gelebildin. Fikret, ben burada bütün gece kokudan
ve rutubetten uyuyamadım. Burada bir gece daha kalamam.
Bana bir ev bul. Gerekirse ben evi satın alacağım. Bu iş
kolay. Siz paradan haber verin. En iyisi bankadaki fonu
bozdurmak. Bankayı arayacağım.
Alo. Ben Songül Taşar. Bankanızdaki fonumu bozdurmak
istiyorum. Bir de hesabımı kapatacağım. Içindeki bütün
parayı çekeceğim.
Anladım biraz beklemem lazım yani. Peki. Isterseniz
İstanbul'a gidebiliriz. Bana bak. Gerekirse bu kokuşmuş
yerde sonsuza kadar kalırım. Ama o gerdanlığı almadan hiçbir
yere gitmem.
Halil onu çalanın ben olduğumu anlarsa o zaman biterim ben.
Diyip İstanbul Çin'e kaçsam onun elinden beni kimse alamaz.
Hah! Hele şükür neredesin sen Gözde? Geceden beri kaç kere
aradım seni? Niye cevap vermiyorsun? Ah! Fırsatını
bulamadığım için sana cevap yazamadım ama gerdanlığa
baktım. Odana baktım yani. Yoktu. Başka nereye bakacağım
bilmiyorum. Bana bak. Sakın bana oyun oynama gözde. O
gerdanlığı hemen bulacaksın. Anladın mı beni? Sen
gittiğinden beri planlarım yolunda gidiyor biliyor musun?
Halil'le birlikte Amerika'ya gidiyoruz.
O seyahat sayesinde günlerce baş başa kalacağız. Artık orada
bir yolunu bulup Halil'i Zeynep'ten kurtaracağım. Konağa
döndüğümüzde artık Zeynep hayatımızda olmayacak.
Piyanların da ben yokum. Beni tamamen saf dışı bırakmış.
Neyse gerdanlığı bulursam sana ulaştırırım.
Kapattı. Dalga geçer gibi konuşup suratıma kapattı. Ben
bu kıza güvenemem. Ne yapıp ne edip o gerdanlığı almam lazım.
Nasıl yapıcam ben bunu? Çaresini bulmalıyım. Fikret,
sen de öyle boş durmasana bir şey düşün hadi.
Yenge hayırdır bir sorun mu var? Öyle Halil'in arkasından
da iş çeviriyor gibi oluyorum ama bunu yapmak zorundayım.
Hakan benim senden yardıma ihtiyacım var. Tabii elimden
gelirse seve seve. Benim Gözde'yle ilgili şüphelerim
böyle adını koyamadığım kaygılarım var. Senden onu
araştırmanı istesem. Ama tabii Halil'den gizle. Yani bir şey
çıkmazsa onun canını boş yere sıkmak istemiyorum ben. Tabii
hiç Ama benden tam olarak ne gibi bir yardım istiyorsun?
Inanamıyorum ya. Nasıl bir kadınmış bu böyle? Babamla
olanlar falan. Oh. Aklım almıyor vallahi. Boş ver kızım,
boş ver. Geldi, geçti. Çok şükür. Sen bunları düşünme. Sen
bebeğinle ilgilen, kendinle ilgilen. Cünür, bırak şu
mendebur kadını da. Benim oğlan iş meselesi mi ne ettin? Onu da
hele. Ay Kıymet Hanım. Bu kadın beni o kadar yordu ki başka bir
meseleyi kafam almıyor artık. Sonra konuşuruz olur mu?
Ha bu arada ben size söylemeyi unuttum. Eee Zeynep'le Halil
Fransa'ya gitmeye karar verdiler.
Beni çiftliğe çağırdılar. Zümrüt Hanım'la ben
ilgileneceğim. Tamam anneciğim. Demek Halil'in benimle konuşmak
istediği buydu.
Ben gideyim eşyalarımı toplayayım.
Şükranımla daha konuşamadım. Bir türlü fırsat olmadan. Ben
aslında ülkemizi çok seviyorum. Yani yaşlanmak istediğim yer
burası. Ama daha çok genciz. Böyle maceraya hazırız bence.
Eee asıl belki benim başka fırsatım olmayacak. Eee bak kaç
yaşına geldim. Dünyada başka memleket görmedim. Bundandır
benim hevesim. Yani tabii senin bileceğin iş ama eee karnımda
**** da istiyor. Karar sen.
Siz şaka yapmıyorsunuz değil mi? Bunun şakası mı olur oğlum?
Eee ne güzel fırsat işte. Eee bahtınız açılmışsa eğer niye
buralarda durak ki? Evet. Doğru söylüyor Kıymet anne. Çok güzel
bir fırsat. Hem belki teyzemle bizimle gelir. He. Hem oraların
havası belki kumru kuşuna iyi gelir de bu kadar uyumaz.
Uykucu oldu çıktı.
Dediğiniz gibi olsun. Madem bu kadar istiyorsunuz, bu kadar
isteklisiniz. Arayıp teklifi kabul edeceğim. Ama önce
Ali'yle konuşmam lazım. Bunu ona söylemeden olmaz.
Fransa'dan dönsünler. Sonra gideriz.
Tamam biletimiz akşama olacak ona göre ayarla. Aynen. Tamam.
Kolay gelsin. Kapat
Valisi Fransa'ya gitmek için hazırlasaydım keşke.
Valiz mi hazırlıyordun? Yardım edeyim ben sana. Zeynep. Bizim
tatilimiz olacaktı. Yani şu valizi o tatil için hazırlamayı
çok isterdim Zeynep. Ama olmadı. Ben Muzaffer amcanın
durumu. Benim için önemini biliyorsun. Ve sen de bunu
anlayışla karşıladın.
Hayal kırıklığına rağmen tek laf etmenin suratını asmadı.
Seninle gurur duyuyorum. Ben iyiyim Sen de bunları düşünüp
canını sıkma lütfen.
Normalde sorun değil de işte Gözde beni çok huzursuz ediyor.
Onu da çözemediğim tehlikeli bir şey var. Bir yandan da çok
özleyeceğim seni tabii.
Soğuk olur şimdi. Bunu da al yanına.
Aaa eh bi paket de kahve koyalım mı? Sen Türk kahvesi
olmadan başlamazsın yine. Orda bulamazsın şimdi.
Ben en çok neye takılıyorum biliyor musun? Birkaç gün de
olsa seni göremeyecek olmama. Benim için en önemli şey bu.
Ama Muzaffer amcanın burada tedaviye devam etmesi için
elimden gelen her şeyi yapacağım. Mola ki işler biraz
uzadı diyelim. Işte o zaman hemen biletini alacağım. Seni
yanıma getireceğim. Çünkü sensizliğimin bir tedavisi
ayak. Kral olmayacaktan beri kalacak öyle düşün.
Çok özleyeceğim seni çok.
Evet ama yani annem şimdi eşyalarını alıp gelecek. Fransa
planı da iptal olduğuna göre boşuna geliyor. Abla istersen
annemi arayıp gelmediğim. Yok. Yok söyleme. Zaten konağa
geleceği için kesin çok mutludur. Hevesi kırılmasın
şimdi. Çok sevilmiştir hem de. Sağ ol annem için. Eniştem de
sen de çok düşüncelisiniz. Gözde ablanın babası için bile
tatilinizi ertelediniz. Kötü gün dostusunuz siz.
Babası hasta insan böyle mi olur ya? Hallere bak.
Gözde abla, sen de bir hoşsun. Yani böyle şeyde şaka yapılmaz
tabii ama tatile gider gibi alışveriş yapmışsın.
Merveciğim bunlar benim oradaki ihtiyaçlarım. Oraya gidince
hiçbir şeye vakit bulamayacağım. Sadece babamla
ilgilenmek zorunda kalacağım. Hepsi ihtiyaç. Burada
halledeyim dedim.
Neyse ben gidiyorum odama akşama hazırlıklarımı
yapacağım. Valizimi falan yapacağım.
Çok iyi de hissetmiyorum zaten.
Araştırdığım konuyla ilgili birkaç bir şey öğrendim. Arka
bahçedeyim. Ben bir hava alayım ablacığım.
Ya Zeynep hani çok önemli bilgiler değil ama yani dikkat
çekici şeyler var. En önemlisi evinin tadilatı çok önce
bitmiş. Ama Gözde Hanım bunu tam aksini söylüyordu. Bu evde
misafir olmaya devam etmek istiyor anlaşılan. Aynen öyle.
E ben babasının numarasını bulamadım ya. Hastalık
mamalarını teyit edemedim. Ama araştırmaya devam edeceğim,
merak etme. Gerek yok Hakan. Gerisi bende. Çok teşekkür
ederim yardımların için. Ne demiş? Peki sakıncası yoksa tam
olarak neden şüpheleniyorsun? Yani ben de emin değilim. Ama
hislerim genelde beni yanıltmaz. Bu içime sinmeyen
şey her neyse ortaya çıkacak mutlaka. Ben sadece emin
olmadan Halil'i üzmek istemiyorum. Tamamdır. Bir
yardıma ihtiyacım olursa ben buralardayım biliyorsun. Sağ ol
Hakan.
Onun telefonu. Bütün bu şüphelerimin cevabı orada
olabilir. Bu doğru mu ki? Ama Halil'le mutluluğun buna bağlı.
Içimdeki bu şüpheyi susturmalıyım.
Nerede bu telefon?
Zeynepçiğim ben telefonumu bulamıyorum ama gördün mü
hiçbir yerde? Evet yok görmedim. Buralardadır bir bak
istersen. Allah Allah.
Bulmam lazım.
Ay yok burası galeri. Bir dakika bir dakika. Bunlar ne
ya? Aaa
Benim kocamın senin galerinin de ne işi var? Hadsiz.
Saplantılı bu resmen manyak.
Ben gidiyorum, neyi nereden biliyorum ya?
Kusura bakmayın duymadım kapıyı.
Gömlek gözlerinmiş.
Sakin ol Zeynep. Sakin ol. Önce Arzu'yla konuşman lazım.
Burada mıydın? Her şeyden emin olmadan söyleyemem.
Benim ayışım.
Seni Fransa'ya gitmek için keşke elimde şu an bir güç
olsa. Ha işte Muzaffer amcam. Aklım sende kalacak biliyor
musun?
Bir kez daha değer verdiğim biri tarafından ihanete
uğruyorsun. Ve ben yine insanların seni üzmesine engel
olamıyorum.
Sen beni düşünme. Iyiyim ben. Yalnız benim bir mutfağa inmem
lazım. Hemen geleceğim. Tamam mı? Ben de çıkacağım,
geliyorum.
Arzu. Şimdi sana sorduğum her soruya doğru cevap vereceksin.
Dosdoğru ve apaçık. Anlaştık mı? Bak bu evde çok garip
şeyler oluyor. Sen de çok büyük hatalar yaptın. Eğer şüphelerim
doğruysa senin bu meseleleri bilmemen imkansız. Öncelikle
şuna cevap ver. O çöpten buldum dediğin gömleği sana göz de
verdi değil mi? Arzu. Bana doğruyu söyle. Ve suça ortak
olma. Çünkü eğer ben şüphelerimde haklıysam, Cengiz
anneme musallat eden de, annemi hapse attıran da bana o tehdit
mesajlarını atıp bizi Halil'le ayırmaya çalışan da gözdeydi.
Ali benim can dostum. O hastayla kararını benden
duymalı.
Nasıl söyleyeceğim ki? Hı? Ege ne koyarsa? Istemezse gitmeni
Tekin, hayırdır? Hoş bulduk. Ya birkaç evrak ve kaşı işlemleri
vardı. Onun için gelmiştim. E gelmişken hali hazırda şu görev
teslim tutanağına imzalarız diye düşündüm.
Ya yapmam gereken çok iş var. Senin de yardımına ihtiyacım
var. Halil'le bu işte hayal kırıklığına uğratan.
Tekin. Ne girerse etsin ben bir şey anlamadım. Ne diyorsun sen?
Ya işte senin başında olduğun eski fabrikanın başına beni
aldı Halil. Yeni müdürü benim.
Yoksa senin haberin yok mu?
Demek Halil beni kovmak için çağırdı çiftliğe. Bunu
konuşacaktık yani.
Yok burada da yok. Delireceğim. Nereye koydum ben bu telefonu?
Zeynep. Telefonunu arıyorsan burada. Buldum. Çok teşekkür
ederim. Ay sabahtan beri arıyorum. Delireceğim
gerçekten. Bu arada Amerika için çok teşekkür ederim. Ama
hiç aklın kalmasın. Ben Halil'in hep yanında olacağım.
Gözüm üstünde olacağım. Ona göz kulak olurum. Hiç yanından
ayrılmam. Öyle mi?
Sen bundan sonra Halil'in yanına bir adım dahi
yaklaşamayacaksın. Duydun mu beni? Senin yaptığın tüm
pislikler çıktı ortaya. Cengiz'le bir olup bize oyun
oynadığını biliyorum ben.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.