Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Zeynep'cim
Vazgeç
Kimseye bir şey ispat edemeyeceksin
Nezil olacaksın o yüzden diyorum
Çekil önümden
Gidemezsiniz izin vermem
Halil dahil herkes
Sizin nasıl bir insan olduğunuzu öğrenecek
O acımasız numaralarınızın sonu geldi artık
Canlı görmek zorunda değil ki
Sonra gösteririm
O saf Zeynep yok artık karşınızda
Herkes öğrenecek nasıl yürüdüğünüzü
Zeynep
Ver telefonu kimseye bir şey ispat edemeyeceksin
Rezil olur musun
Ver
Çıkmıyor
Bu yaptıklarınız yanınıza kar mı kalacak sanıyorsunuz
Herkes sizin onları nasıl kandırdığınızı öğrenecek
Yapamazsın
Hamurumda yok senin
Anahtar üstünde yok
Ciltli
Öyle mi?
Zeynep aç şu kapıyı
Artık hiç kimseyi kandıramayacaksınız
Oyunlarınızın sonu geldi
Zeynep
Aç dedim
Ne yapacağım şimdi?
Nasıl çıkacağım buradan?
Alo Gözde
Yardım et bana
Songül teyze neler oluyor orada?
Halil de çıktı gitti çiftliğe gitmem lazım deyip
Ne?
Halil buraya mı geliyor?
Gözde
Zeynep
Zeynep beni ayakta gördü
Yürüdüğüm halini ispat etmek için de benim mutfağı kilitledi
Ne olur yardım et bana
Songül teyze sen ne diyorsun?
Ne diyorsun sen?
Ya bu anlattıkların doğruysa mahvolduk biz
Bittik biz
Selman'cığım
Bak
Emin misin?
Beni çok şaşırttın
Sen burada büyüdün
Çocukluğun burada geçti
Yeşilpınar'ı ne kadar sevdiğini her zaman söylersin
Hayalimiz çocuklarımızı
Burada büyütmek demiştin
Ne değişti birden?
Evet Eren
Sorun da bu zaten
Hayatımın hepsi burada geçti
Artık bir değişiklik istiyorum hayatımda
Bence bize iyi gelecek
Hem sen çok daha iyi bir pozisyonda çalışmış olacaksın
Pozisyon gibi bir derdim yok benim Selman
İşim iyi
Halil'le çalışmayı çok seviyorum
Yani
Bir problem yok
Şimdilik canım şimdilik
Kovulduğunu öğrenecek eğitim çok kaçacak
Canım işini sevdiğini biliyorum
Ama iş dünyası bu
Böyle bir teklif insanın karşısına hayatta kaç defa gelir ki?
Doğru
O konuda aklısın
Şükran Hanım gerçekten çok
Cömert bir teklifte bulundu
Ama
Halil benim için bambaşka
Biliyorsun
Ailem gibi o benim
Çocukluk arkadaşım
Ben onu şimdi yarı yolda bırakıp
Avustalya'ya gidemem
Hem zaten Avustalya'ya gitmek istemiyorum
Oraya taşınmak da istemiyorum, gitmek de istemiyorum
Selman ne yapacağız orada?
Her şeyi bırakıp
Yok
Hayır olmaz
Halil'le çalışmaya devam edeceğim ben
Şöyle yaparız
Bak
İlk tatilimizi
O sırada yaparız
Hem gezmiş oluruz
Altyazı
Gülhan abla
Ben Zeynep
Telefonum kapandığı için seni güvenliğin telefonundan arıyorum
Halil yakınlarındaysa verebilir misin acaba?
Halil otopraktan geri dönmüş Zeynep
Biraz önce Gözde söyledi
Bir sorun mu var?
İyi misin sen?
Neden gelmedin?
Yok merak etme iyiyim ben
Halil birazdan gelir o zaman
Konuşuruz sonra
Zeynep ne oldu?
Telefonumun şarjı bitti ulaşamadım sana
Hakan'dan da aradım ondan da ulaşamadım
Merak ettim seni ne oldu?
Gelmedin de
Yok merak etme ben iyiyim
Mesele benlik değil
Benim bazı şüphelerim vardı
Ve ben evde kalıp teyzeni takip ettim
Niye yaptın böyle bir şey?
Halil birazdan söyleyeceklerim seni çok üzecek
Ama teyzen kandırmış hepimizi
Yürüyor kendi gözlerimle gördüm ben
Yürüyor mu?
Ben sana görüntülü arayıp gösterecektim ama telefonumun şarjı bitti kapandı
Sonra video çekmek istedim üstüme atladı
Benim de başka çarem kalmadı
Kitledim onu mutfakta
Hala mutfakta mi?
Evet orada
Her şey bitti
Bütün yalan çıkacak ortaya
Bu dumanla ne böyle?
Teyze.
Halil yardım et mi oğlum?
Korkma çıkaracağım şimdi.
Tamam.
Tamam teyze.
İyi misin?
Ne oldu?
Hemen ambulans ara hemen.
Teyze.
Nasıl olabilir ki bu?
Biraz önce yoktu bu tekerlekli sandalye burada.
Nefes al.
Sakin sakin.
Acele etme.
Ağzı izi bıçak açmıyor.
Fabrikanın açılışına da gitmediyiz.
Hayırdır neler oluyor?
Bir şey olmuyor kıymet anne.
Eren'in işi vardı çalışıyordu.
Biz de aradık tebrik ettik zaten.
İş toplantısı gibiydi zaten.
Gerek yoktu.
Biz burada kayfa içik.
Kumrukuşu kendini odasına kapattı.
Kaç yaşında kadını yerle yeksan etti bu umut.
Yazık valla.
Marazını veren Allah.
Murazını da ver.
Teyzemin bu kadar acı çekecek kadar aşık olmasını hiç beklemezdim.
Çok şaşkınım.
O daha çok.
Uçup giden paracıkların acısını çek.
Selmacığım kumru bu.
Birkaç gün ağlar.
Sonra depresyona girer.
Ondan da sıkılır.
Eski haline döner.
Üstünde durulacak konu değil.
Sen bacının oyunu bizden daha iyi bilin tabi.
İnşallah dediğin gibi olur.
Kızım.
Sen de yüzünü asma daha.
Bak anan ne deyin.
Teyzen az taş döyen değilmiş.
Bir şeycik olmaz ona.
Kendine.
Bebeğe ne düşünsen?
Senin...
Başka bir şeye de can sıkılmış belli.
Hele yüzünü eğme de söyle.
Ne oldu?
Aslında canım sıkacak değil de...
Mutlu edecek bir haberim var size.
Eren çok güzel bir iş teklifi aldı.
Ya.
Kabul ederse çok iyi para kazanacak.
Ama...
İş Avustralya'da.
Düşündüren kısmı bu.
Hele?
Sizin teptiliyiz mi şaştı?
Durduk yere icat çıkarma.
Yaban eller olmaz.
Mümkünatı yok.
Bence çok güzel bir fırsat kızım.
Geleceğinizi kurtarmanız lazım.
Ben gitmedim Avustralya'ya ama...
Melbourne's'e ne çok güzel yerlerdir oralar.
Allah akıl fikir versin.
Ben bileyim.
Orada dünyanın te öte ucunu.
Burayı hallettiniz.
Bir oralar kaldı.
He mi?
Hem atalarımız ne göze söylemiş taş yerinde ağırdır diye.
Tülay Hanım.
Çok merakın varsa sen gidersin o Irak illere.
Ah teyzeciğim.
Verilmiş sadakamız varmış çok şükür.
Doktor dedi ki...
Öyle seni hastaneye getirmek de biraz daha gecikseymiş.
Allah korusun.
Nasıl oldu anlamadım Gülhan.
Kendime kahve yapayım dedim.
Bir anda peçete tutuştu.
Kıpırdayamadım.
Sonumun geldiğini düştüm.
O kadar korktum ki...
Herhalde tansiyonum düşmüş.
Sonrasını hatırlamıyorum.
Yeter artık bırakın yalan söylemeyi.
Kimseyi kandıramayacaksınız daha fazla.
Ne oluyor Zeynep?
Ne bu tavrını anlayamadım.
Kadın ölümden dönmüş burada.
Neden böyle davranıyorsun?
Gülhan abla.
Bu hali de söyledikleri de hepsi yalan.
Nasıl yaptı hiç bilmiyorum.
Ama o tekerlekli sandalye mutfakta değildi.
Evde kimsenin olmadığını düşünüp...
...vasbayağı mutfağa indi Songül Hanım.
Yürüyordu ayrıca.
Ben kendi gözlerimle gördüm.
Ablacığım...
Biz seni dışarı mı çıksak?
Kaçamayacaksınız artık ya.
İtiraf edin hadi.
Hepimizi nasıl tek tek kandırdığınızı anlatın bize.
Halil olmasaydı.
Ben ölüyordum Zeynep.
Eğer yürüyebilseydim...
...kapıları camları açmaz mıydım?
Orada dumanın altında niye boğulayım?
Kaldı ki sen beni dışarıdan kilitledin.
Yalan mı?
Senin yüzünden asla ölüyordum ben.
Hala yalan söylüyorsunuz bir de.
Kalkın şu yataktan.
Herkes görsün yürüdüğünüzü hadi.
Abla ne yapıyorsun?
Zeynep ne yapıyorsun?
Bıraksana kadını.
Gülhan abla yemin ederim yalan söylüyor.
Gözlerimle gördüm ya yürüyordum.
Ben seni anladım.
Bana bakmak sana ağır geldi değil mi?
Bahaneler de bitti tabii.
Senin bana bakmanı ben mi istedim?
Bu kadar eziyet olacağını bir hissedim.
Bal gibi de istediniz.
Çünkü ben size bakınca siz bana rahat rahat işkence edebilecektiniz değil mi?
Siz hepimizi kandırdınız hepimizi.
Tamam yeter bu kadar.
Şuna bir son verin.
Çıkar Zeynep yürü.
Halil.
Zeynep yürü.
Eniştem ablama çok kızacak.
Zeynep neden böyle yapıyor hiçbir şey anlamadım.
Bence hiç karışmayalım.
Yani iki yetişkin insan sonuçta.
Kendi aralarında çözebilirler.
Teyzeciğim.
Hayır bak inan bana kendi gözlerimle gördüm yürüyordu.
Yemin ederim ya.
Şüpheleniyordum ben öncelerde ama kendi gözlerimle görünce iyice emin oldum.
Hayır bir de üstüne yalan söyledi.
Ben herkesin önünde öyle kötü bir duruma düştüm ki.
Sen bile yalan söylediğimi düşünüyorsun ama yemin ederim ki öyle değil.
Zeynep.
Ben senin yalan söylediğini falan düşünmüyorum.
Ben sana inanıyorum.
Yalan söylemediğini biliyorum.
Ben seni tanıyorum güzel karım.
Sen çıkarın için yalan söyleyeceğine o dilini lala edersin daha iyi.
Biliyorum ben.
Kendini hizmet, tamam mı?
Biliyorum.
Ben haklıyken haksız duruma düştüm.
Yapmamam gerekirdi.
Çok öfkelendim.
Yaşananları gözümün önünde inkar edip bir de üstüne yalanlar söylemeye başlayınca dayanamadım Ali.
Tamam, sakin.
Yarın tetkik yapılacak.
Sonuç ortaya çıkacak.
Yalan dediğimiz şey ömür boyu saklanabilen bir şey değil.
Gerçekler ortaya çıkacak.
Senden tek isteğim, sakin ol.
Hiçbir şey düşünme.
Teşekkür ederim bana inandığın için.
Sen git Gülhan'cığım.
Ben bu akşam Songül teyzeye seve seve bakarım.
Allah senden razı olsun Gözde'cim.
Teyze'cim.
Aklın kalmasın.
Tamam.
Ya sen böyle bir şeyi nasıl yapabilirsin?
Sen nasıl yapabilirsin böyle bir hatayı Songül teyze?
Ya neredeyse açığa veriyordun bizi.
Başlamayın Gözde.
Günlerdir bu yatağa çivilendim kaldım.
Kendime bir güzellik yapayım dedim.
Herkes gitmişti.
Zeynep de çıktı zannettim.
Saklanmış meğerse.
İyi.
Sen kendini şımartacaksın diye bütün plan suya düşecekti.
Ya sen farkında mısın?
Biz yakalanırsak mahvoluruz.
Sen anlamıyor musun bunu?
Asıl sen anlamıyor musun?
Bu yatakta kala kaldım ya.
Bitti mi içim çekildi içim.
Tamam.
Tamam neyse ne.
Öf.
Yalnız var ya.
Çok iyi yırttık.
Bu durumu lehimize çevirdik.
Sana bir şey diyeyim mi?
Halil Zeynep'e inanmadı.
Nasıl kolundan çekip götürdü gördün mü?
Halil bunun cezasını verecektir.
Kim bilir nasıl yalvarıyordur Zeynep şimdi affedilmek için.
Halil hayatta affetmez Zeynep'i.
Bu arada sen nasıl kurtuldun Songül teyze?
Gel.
İşte olayın kahramanı geldi.
Arzu.
Bugün gerçekten ne kadar işe yaradığını kanıtladın bana.
Siz öyle diyorsanız.
Şimdi ben Arzu'yu pastaneye yollamıştım bana kek alsın diye.
O ara Zeynep beni mutfakta ayakta yakalayınca mutfağı kilitledi.
Ben de senden sonra hemen Arzu'yu aradım.
Arzu'da da Allah'tan mutfağın bahçeye açılan kapısının anahtarı varmış.
Zeynep'e görünmeden hemen tekerlekli sandalyeyi mutfağa getirdi.
Beni de dışarıdan kilitledi.
İyi valla bravo.
Çok iyi halletmişsiniz.
Zeynep'i Halil'in gözünde çok zor bir duruma düşürdünüz.
Ama yalnız.
Bundan sonra bunu korumak için elimizden geleni yapıyoruz.
Ben tamamen unuttum.
Yarın benim hastanede kontrollerim var.
Benim tanıdığım Halil.
Yaşanan bu olaydan sonra her şeyden şüphelenir.
Her şey didik didik eder.
Ne yapacağız Gözde?
Sen onu hiç dert etme.
Doktor Yeliz'le görüşüp...
...ona reddedemeyeceği bir teklifte bulunacağım.
Raporlar istediğimiz gibi çıkacak.
Anlayamıyorum gerçekten.
Yani teyzen ama...
...insan nasıl bu kadar kötü olabilir ya?
Hayır en yakınlarına neden zarar vermek istesin aklım almıyor benim.
Gerçi hata bende.
Sen beni uyarmıştın.
Bak benim aptal kafam ben dinlemedim seni.
Ailemiz dedim büyüğümüz dedim inanmak istemedim söylediklerine.
Ama gerçekten kandırmış hepimizi.
Belki geçmişte yaşanan her şey içini kemirip durmuş zamanla.
İçinden atamadığı öfke zehri dönüşmüş.
Yani biz bu zehri iyileştirsin diye çok zaman çok sabır gösterdik.
Ama iyileştirememiş hiçbiri.
Nefretini köreltemedik demek ki.
Ne saygı ne sevgi.
Hiçbiri işlemedi.
Ama bu sefer sınırı aştı.
Sen olmasan ben ne yapardım?
Cemil.
Halil Bey istediğiniz şeyi mutfağa bıraktım haber vermemi istemiştiniz.
Tamam sağ ol Cemil.
Gel benimle.
Gidiyoruz.
Meryal.
Ne işimiz var mutfakta anlamadım.
Şimdi göreceksin.
Harika görünüyor bunlar.
Fabrikamızda öğrettiğimiz ilkun.
Her zerresinde senin ilmek ilmek emeğin var.
O yüzden...
Bu unu ilk kullanım hakkı da senin Zeynep Hanım.
Paket tasarımına bakmıştık birlikte.
Ambalajının da nasıl olacağını biliyordum ama...
Harika bir hismiş bu. Teşekkür ederim.
Kendi ürettiğimiz onun tadına...
İlk biz bakalım bence.
Onca yaşanan olaydan sonra...
Bence senin...
Bu güzel ellerinden lezzetli bir keki hak ettim.
Hı?
Tabii seve seve yaparım.
Ama bir şartla.
Sen de yanımda olacaksın.
Çünkü sen yanımdayken yemek yapmanın keyfi bir başka oluyor.
Ben her zaman senin yanındayım.
Hı?
Sen de yanımda olacaksın.
Çünkü sen yanımdayken yemek yapmanın keyfi bir başka oluyor.
Ben her zaman senin yanındayım.
Bu da sana bir ayrı yakışıyor.
Hadi başlayalım o zaman.
Dolaptan yumurtaları getirerek yardım edebilirsin bana.
opedip durdu.
Çık da git rümne.
Lütfen.
Teşekkürler.
Sen de fena değilsin bu mutfak içlerinde.
Beni bilirsin.
Teşekkürler.
Tamam şimdi sıra umda.
Yardım eder misin?
Baba.
Sen bunu hak ettin.
Evet evet sen savaş istiyorsun.
Tamam yeter.
Biraz da keke lazım oğlum.
Koyalım.
Ölçülüğü mi yapıyorduk bunu?
Sen koy ben sen dur da et.
Göz kararı diyorsun.
Fazla olmadı mı ben?
Dur dur tamam.
Hadi biraz da sen çık.
İyi mi böyle?
Çok iyi.
Bence de öyle.
İzlediğiniz için teşekkürler.
Bir sonraki videoda.
Tamam oldu bence yeterli.
Hadi artık uyku vakti.
İyi geceler.
Göstersene nasıl oldu?
Beğendin mi?
Güzel olmuş.
O zaman iyi geceler.
O zaman iyi geceler sana ufaklık.
İyi geceler.
Gidelim karım.
Nasıl güzel bir çiftsiniz siz ya.
Ancak imrenilir bu mutluluğa.
Teyzo şu.
Seni böyle görmeye çalışık değilim.
Neşeni gülen yüzünü özledim.
Asma artık yüzünü lütfen.
Dünyanın sonu değil ya.
Kim bilir karşıda daha ne kısmetler çıkacak.
Boşuna dil dökme sen Selma'cığım.
Kendi halini bırak.
Belki o zaman çocuk gibi şımarmaktan vazgeçer Kumru Hanım.
Kızım sen karnındaki bebeği düşün.
Bildiklerini Eren'e anlatman lazım.
Halil'in onu işten çıkartacağını öğrenmesi, Şükran'ın teklifini kabul etmesi gerekiyor.
Avustralya'ya taşınıp bebeğinle beraber yepyeni bir hayata başlamalısın.
Yoksa burada beş parasız ortada kalacaksınız Selma.
Olmaz anne.
İş teklifini kabul etmeden söyleyemem.
Çok üzülür, çok kırılır.
Halil'le arkadaşlıkları da bozulur.
Onu da Halil düşünecek artık Selma.
Aklını başına topla.
Dostluk karın doyurmuyor.
Selma'cığım bak söylemenin tam zamanı.
Yoksa elinizdeki fırsattan da olacaksınız.
Hoş bir yermiş bu Avustralya.
Ama beş parasız hoşluğu ben ne yapayım?
Ah Umut'u kaçırmasaydım.
Belki balayım burada olacaktı.
Gitti paraları.
Kuş gibi uçup gittiler.
Ay.
Alın bakalım çocuklar.
Valla siz yemeseydiniz,
İçim rahat etmeyecekti.
Aşık bey.
Çiçek hanım.
Ya öyle gözleriniz büyür işte.
Beğendiniz değil mi?
Beğenirsiniz tabii.
Neden?
Çünkü benim karımın eli lezzetler.
Bunlara bak.
Nasıl mutlu oldular.
Şu son zamanlarda kendime en çok sorduğum soru ne biliyor musun?
Neymiş bakalım?
Ben bu kadını hak edecek ne yaptım diye soruyorum.
Ve de diyorum ki,
Ali Fırat sen çok şanslı bir adamsın.
Etrafında olup da sevincinden nasipini almamak mümkün mü?
En soğuk kalpleri bile ıslatırsın sen.
Benim ay yüzde.
Bugün olanlardan sonra seninle vakit geçirmek,
Sen yanındayken kendi emeğimizi olanımla kek yapmak bana öyle iyi geldi ki.
Yaşadığımız bütün kaosu unutturdun bana.
Biliyor musun?
Sen yanındayken sanki bütün zorluklar, üzüntüler uçup gidiyor da,
Geriye sadece sevdamız kalıyor gibi hissediyorum.
Ne diyeyim?
Nasıl seveyim?
Kalbini gönlümün hangi köşesine koyayım bilemiyorum.
Seni çok seviyorum çünkü.
Sen sevdiği zaman,
Sevdiğini her şeyden daha çok düşünmeli.
Düşünmeli ki siper alabilsin.
Ben sana gelecek bütün kötülüklerin avcasıyım.
Senin başına gelecek bütün müzümetlerin karşısındayım.
Ve sana söz veriyorum.
Ben var oldukça,
O gücü kendimde buldukça,
Ömrümün sonuna kadar seni üzen ne varsa,
Onları yok edeceğim.
Gücüm oldukça,
Acıyı unuttur.
Sevgi, mutluluğu,
Huzuru bırakacağım sana.
Senin canın sıkkın değil mi?
Ama ben niye canın sıkkın olduğunu biliyorum.
Evdekilerle karşılaşmak istemiyorsun.
Dün herkesin içinde öyle kötü bir duruma düştüm ki.
Gürhan abla gibi sakin bir insanın bile tepki göstermesine sebep oldum ben.
Nasıl bakacağım şimdi kadının yüzüne?
Sen orasını hiç merak etme.
Ben halledeceğim bu meseleyi.
Şu tetkik sonuçları bir çıksın ortaya.
Gerçekleri bir öğrenelim.
Sonra herkes hak ettiğini alacak.
Bana bırak.
Şunu sakın unutma Zeynep Fırat.
Sen benim başımın tacı.
Şu kalbimin sahibi.
Bu çiftliğinde hanımısın.
Senin olmadığın sofraya ben de oturmam.
O masayı kuracak, ona cesaret edecek kişiler her kimse...
...sonunu da iyi düşünsün.
Benim kırmı kimseye dışlayamaz.
Dün gece biraz Avustralya'nın fotoğraflarına baktım Eren.
Ne kadar güzelmiş oralar öyle.
Yemişeli bahçeler var.
Okyanusun kenarında plajları var.
İnsan haklı kalıyor valla.
Haa.
Mis kimin köpek balıkları.
Canavar kimin dişleriyle kim bilir kaç parçaya ayırırlar insanları.
Sen bizi kuşbaş mı ediyorsun kızım?
Yani sadece doğası değil ki.
İnsanın yaşadığı yerin kültürü imkanları da çok önemli.
Orada kimse kimseyi dışlamıyor.
Gittiğinde asla yabancılık çekmezsin.
Çok kozmopolit şehirleri.
Vah ben kozmopolit falan anlamam.
Onlar kendi çalar, kendi söyler.
Benim dilime kim konuşacak?
Ahrist keminin kol içi mi orada?
Eren'le ben İngilizce biliyoruz.
Hatta teyzemle annem de biliyor.
Sen de öğrenirsin zamanla kıymet anne.
Mutfakları da çok iyi.
Kaç şef restoranları var kim bilir ohu.
Süper sağlıklı deniz mahsulleri zaten cepte.
Şahane bir de tatlıları var.
Neyi tatlı ya?
Hah pavlova tatlısı.
Bir de...
...barbeki soslu kanguru eti de çok meşhur.
Kele.
Bir güzel yemekleri yok.
Kanguruya kadar düşmüşler zar.
İyih insanın boğazı düşer.
Gözünü sevdiğime tabi ben yanına bile yaklaşamaz.
Sen bunların havas güveslerini dinleme kınalı kaşığın.
Sonra bir bakmışsın.
Pelinde mızrak, çölde.
Tövbe tövbe.
E ben diyeceğimi dedim zar.
Ne oluydu Nür?
Hadi afiyet olsun.
Bizim için.
Bebeğimizin geleceği için seni ikna etmem lazım Eren.
Günaydın Songül teyze.
Günaydın.
Günaydın.
Günaydın.
Keşke odamda yapsaydım Gülhem ben kahvaltıyı.
Yani dün yaşanılan şeyden sonra hiç Zeynep'le karşılaşmak istemiyorum.
Ama tabi Halil üzmek de olmaz.
Songül kızım.
Gerçi yapmaz ama bir ayıp bir şey yaptıysa eğer Maviş'im ben kulağını çekerim onun.
Anlat bakayım ne oldu?
Yok Zümrüt Hanım.
Teyzem bir şaka yapıyor değil mi teyzeciğim?
Ya öyle.
Hem bugün Halil de senin sofrada olmanı istedi.
Ne kadar güzel fotoğraflar.
Hatıra kalsın istedim.
İleri de bu fotoğraflara bakar.
Çiftliğin nasıl olduğunu görürsün dedim.
Birazdan sen gör manzarayı.
Zeynep şimdi Halil'in karşısında ecel terleri döküyordur.
Kesin herkesin önünde haddini bildirecek.
Seni o yüzden çağırdı yoksa neden çağırsın?
Bak gör.
Ne kadar güzel görünüyor Arzu'cum.
Eline sağlık.
Fabrikamızda ürettiğimiz
İlk unumuzla Zeynep beni kırmadı yaptı o kekleri sağ olsun.
Ben
Kimseye huzursuzluk vermek istemem ama
Dün yaşananlardan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranamıyorum maalesef.
Ne yalan söyleyeyim Zeynep.
Biraz kırıldım sana.
Yani anlıyorum.
Teyzeme bakmak üzerinde büyük bir yük oluşturmuş olabilir.
Ama neden böyle davrandın?
Anlayamadım açıkçası.
Eee hani bir şey olmamıştı?
Çocuk mu kandırıyorsunuz siz?
Ha bir söylediğinizi bir söylediğinizi tutmuyor.
Ne oldu anlatın.
Babaanne.
Hı?
Merak etme.
Aile içinde böyle kırgınlıklar, küskünlükler, dargınlıklar, yanlış anlaşılmalar olur.
Bu normaldir.
Ama önemli olan
Bunun altından kalkabilmek.
Bizim ailemiz de öyle bir aile.
Ben Zeynep'le konuşması gereken her şeyi konuştum.
Aile içinde
Biz bu meseleyi artık geride bıraktık.
Küskünlükler, yanlış anlaşılmalar elbet olacak.
Ama biz aile olarak birbirimize sıkı tutunup
Hiçbir şekilde savrulup yıkılmayacağız.
Diyeceklerim bu kadar.
Anlaşıldı mı?
Sen merak etme Sultan.
Damadın söylenmesi gereken her şeyi söyledi.
Herkese afiyet olsun.
Söz atır mısın?
Merve kızım
Var yemekte şununla oynamak.
Dün geri dönmek zorunda kaldım.
Nasıl geçti?
Çok kalabalıktı.
Uzun zamandır bu kadar insanı bir arada görmemiştim.
Kaymakam da oradaydı Halilci.
Seni göremeyince biraz yüzü düştü tabii.
Ama ben durumu idare ettim.
Basında da yer aldık.
Ama en çok övdükleri de
Fabrikan'ın kasaba ve yakın çevrelerde istihdam sağlaması oldu.
Güzel.
Amaçladığımız şeye ulaştık demektir o.
Ama hayallerimizi bununla sınırlandırmayacağız.
Hep daha ilerisinden sınırlandır.
Hep daha ilerisini düşünmek zorundayız.
Büyük yaşıtlılar hastanesi mi?
Bizim öğleden sonra doktor Yeliz Hanım'la bir randevumuz vardı.
Onu teyit edecektim.
Hastamızın adı Songül Taşer.
Tamamdır, teşekkürler.
İyi günler, kolay gelsin.
Böyle durumlarda her zaman
ikinci bir fikre başvurmak gerekir.
Tetkik sonuçları çıkınca tabii
Yeliz Hanım bakacak illa ki.
Bir sonuca varacak ama
yine de bir doktor Meral Hanım'a sormak gerekir.
Ben ona da çok güveniyorum.
Çok iyi düşünmüşsün.
Başka bir doktorunla görüşünü almak önemli tabii.
Buna bakmam gerekiyor.
Müsaadenizle.
Doydum ben de, afiyet olsun.
Elinizden geleni yapıp raporlayın bana.
Kolay gelsin.
Halil neler oluyor?
Neden başka bir doktora danışmaya karar verdin?
Eğer şüphemiz teyzemin yürümesi ise
dışarıdan bir gözünde bakması gerekir duruma.
Hastaneyle de konuştum.
Tetkik sonuçları gün içinde hazır olacak.
Artık bu kavgalar, sürtüşmeler bitsin istiyorum seni.
Vakit kaybetmeyeceğiz bu yüzden.
Ben senin rahatlamanı istiyorum seni.
Teşekkür ederim.
Gülhan abla fazla belli etmedi belki ama
ben gözlerindeki sistemi gördüm.
Onunla aynı masada oturmak öyle zordu ki
böyle bir durumda.
herkes bir an önce gerçekleri görsün istiyorum.
Özellikle de Gülhan abla.
Sonuçlar çıkar çıkmaz harekete geçeceğiz.
Yeter ki senin şu güzel yüzün düşmesin.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Ben Zümrüt Sultan'a ilaçlarını vermeye gideyim.
Çıldıracağım gözle.
Biz dersini verelim dedikçe resmen ödüllendiriyor Zeynep'i.
Belli ki Zeynep soktu Halil'in aklına doktor değiştirme fikrini.
Ya of Soğum Gül teyze ya.
Hepsi senin yüzünden.
Bir sabredeme Gül.
Gözde.
Kolaysa sen yat o yatakta günlerce.
Her yerim tutuldu bacaklarım çürüdü resmen.
Tamam.
Tamam dur sakin olalım.
Panik yapmayalım.
Birlikte başaracağız tamam mı?
Alo Şahin.
Acil hastaneye gitmen gerek.
Laborantı bir şekilde ikna etmen lazım.
Songül teyzenin rapor sonuçlarını değiştirmemiz gerekiyor.
Paranın miktarı hiç önemli değil.
Senden haber bekliyorum.
İşe yarayacak mı sence?
Başarabilecek miyiz?
Başka şansımız yok denemek zorundayız.
Ya batacağız ya çıkacağız.
Ama sen tetkiklerin yapıldıktan sonra herkese eve dönmeyi ikna et tamam mı?
Sonuçları hastanede beklerseniz hiçbir yeri varamayız.
Tamam.
Sen merak etme.
Elimden geleni yapacağım.
Beyzeciğim.
Hadi geç kalmayalım randevuya.
Çıkalım bir an önce.
Çekin.
Teyzeciğim sen getir.
Songül teyzeciğim.
Görüşürüz.
Hayırlı haberlerle dönün inşallah.
İnşallah.
Abla.
Şey,
annemin eşyalarının bir kısmı buradaymış.
Eğer senin içinde bir mahsuru yoksa gelip almak istiyor.
Problem olmaz değil mi?
Yok olmaz gelsin.
Neden böyle oldunuz siz?
Ben sizi böyle görmeye dayanamıyorum.
Hep uzak mı kalacaksınız?
Ah Merve,
çok kırgınım annem.
Yaptıklarını düşününce sinirlerim tepeme çıkıyor ama
söyleyemem sana bunları.
Konuşuruz sonra bunları ablacığım olur mu?
Ben şimdi Zümrüt Sultan'a ilacını vereceğim.
Zümrüt Sultan,
Benim güzel babaannem.
Hadi bir selfie çekelim de
havamı atayım ben de.
Aa, bu yaşlı başlı halimle ne selfiesi?
Aa, olur mu babaanne?
Kıracak mısın yoksa tekne kazıntısını?
Ayy, yani hıh demiş babanın burnundan düşmüşsün.
O da böyle evine bir makine aldı mı?
Yok şöyle durun, böyle durun, şöyle gülün, böyle gülün falan derdi.
Eee, gülümsemekten güzel şey mi var bu dünyada sultan?
Hele de gülümseyen Zümrüt Sultan'sın.
Ben şimdi.
Haa, şöyle.
İşte şimdi oldu.
Keşke biz de görebilsek babamın çektiği fotoğrafları.
Aa, ee çok kolay.
Kalk kızım, orada dolabının alt çekmecesinde fotoğraflar var.
Hadi kalk getir.
Getir, getir.
Ah ah, geçmiş günler.
Ayy, şuna bakın Selma'nın bacakları incecik dağlı gibi.
Bakın, benim yanaklarım ne kadar tombulmuş.
Evet, biz de onları hep sıkıştırırdık böyle.
Evet.
Yalnız Zümrüt Sultan maşallah.
Eee, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemişsin.
Sen şu hale bak.
Maa, mavişim ya, utandırma.
Babam benim.
Ne de güzel gülümsemiş öyle.
Dizilmişiz biz de yanına.
Kollarını altına almış hepimiz.
Keşke şimdi de kucaklayabilseydi.
Çok özledim onu.
Ben de.
Babaanne, bu fotoğraf çok güzel.
İstiyorum ben bunu.
Aa, hayatta olmaz.
En sevdiğim fotoğrafı bu.
Vermem.
Aşk olsun ya.
Sakınır mıydın sen bizden bir şeyini?
İyi, ben de fotoğrafını çekerim o zaman.
E tamam o zaman.
Hadi çek.
Vermem yoksa.
E bari biz de bir selfie çekelim o zaman.
Evet.
Çek bakalım.
Alo.
Ne yaptın Şahin rapor işine?
Ne yaptıysam olmadı Gözden Hanım.
Parayla ikna olmadı laboratu.
Meslek etiği diye tutturdu.
Gırtlağına binecektim az daha.
Bir de.
Kötü bir haber daha.
Sonuçlar çıkmak üzere.
Bana bak Şahin.
Nasıl yaparsın bilmiyorum.
Ama çözeceksin bu rapor işini.
Yoksa yanarız.
Ben yanarsam ne olur sen de çok iyi biliyorsun.
O ateşe herkese sıçrar.
Son bir çözüm yolu var ama.
Her neyse.
Ben elimden geleni yapacağım.
Ama siz yine de her şey azotlu olun.
Her şey yolunda mı?
Nasıl geçti?
Var mı iyi haber?
Teyzemi hastanenin havası bastı biraz.
Biz de eve dönerim istedik.
Ama sonuçları eve gönderecekler.
Ben bir karıma bakayım.
Ben de bir mutfağa gideyim.
Biraz acıktım.
Bir şeyler atıştırayım.
Songül teyzeye ben yardımcı olurum.
Ben de geleyim hayatım.
Songül teyze ne yapacağız?
Şahin halledemiyor bu rapor işini.
Ne oldu acaba?
Tetkikler açıklanmış ise sonuçlar da çıkmıştır.
Yakında herkes gerçeği anlayacak.
Nihayet geldim.
Meraktan yerimde duramadım.
Ne oldu tetkik sonuçları?
Sonuçları beklemeden geldik ama birazdan ararlar.
Ana bak.
Sen hiç merak etme.
Birazdan sonuçlar elimize ulaşacak.
Gerçekler de ortaya çıkacak.
Bundan sonrasında da kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak.
Sana söz veriyorum.
Şey
Annem
Burada bazı eşyaları kalmış da
Uyuramak istemiş.
Merve sordu.
Ben de olur gelsin dedim ama
Senin için sıkıntı olacaksa
Merve'yle gönderteyim eşyalarını.
Hiçbir sıkıntı yok.
Gelsin alsın.
Bunun senin için ne demek olduğunu biliyorum ben.
Teşekkür ederim.
Canım anneciğim benim.
Nasıl özlemişim seni.
Selma ablam ne yapıyor?
Her şey yolunda mı?
Güzel kızım ben de çok özlemişim.
Her şey yolunda anlatırım sana iyiler.
Şu Tülay'a bak.
Nasıl zevkten dört köşe.
Tabii elini kolunu sallaya sallaya konağa girebiliyor ya.
Ama hepsi Halil'in suçu.
Ne izin veriyor buraya girmesine.
Yok Songül'deyse.
Halil'in normali bu değil.
Normal davranmıyor.
Neyse.
Şahin şu raporu işini hallederse.
Bütün olağın lehimize dönecek.
Az kaldı.
Birkaç gün sonra mesai başlıyor.
Çok heyecanlıyım.
Umarım altından kalkarım.
Yaparsın.
Ben çok güveniyorum sana.
Hadi bana yardım et de şu eşyalarımı toplayalım bir an önce.
Tülay'cığım.
Yanlış yerde arayıp da vakit kaybetme istersen.
Senin eşyaların artık müştemilatta.
Anneciğim.
Songül Hanım kaza geçirince odasına geri döndü.
Seni de eşyalarını müştemilata kaldırdık.
Seni yılan.
Bunu da kendine yontun tabii.
En başından beri derdin bizimle.
Nedenimi bilsem bilmiyorum ki.
bu durumda bir daha konağa dönmem imkansız.
Hoş geldin anne.
Hoş bulduk yavrum.
Halil, hala doktordan bir haber yok mu?
Raporları İstanbul'a gönderdik.
Birazdan ararlar.
Beceriksiz herif.
Halledemedi demek raporu.
Yandık.
Sonra anlatırım.
Merhaba Halil Bey.
Gönderdiğiniz raporları inceledim.
Üzgünüm bir gelişme yok.
Bu durumda his kaybı devam edecektir.
Ancak umudumuzu koruyalım.
Henüz erken.
Anladım.
İlgilendiğiniz için sağ olun Meral Hanım.
Kolay gelsin.
Çekilecek çilem varmış.
Teyzeciğim.
Bırakma kendini böyle.
Hem doktor daha kesin bir şey söylemedi ki.
Biraz sabretmek lazım.
Doğru söylüyorsun.
Sabırlı olmak lazım.
Beni odama çıkarabilir misiniz Gülhan lütfen?
Bu nasıl olabilir benim aklım almıyor.
Ya ben gözlerimle gördüm yürüdüğünü.
Eğer gördüğüm şey gerçek değilse benim delirmiş falan olmam gerekiyor.
Tabii sen de doğal olarak şüpheye düştün şimdi.
Yalan söylediğimi düşünüyorsun benim.
Ama Halil yemin ederim yalan söylemiyorum.
Kendi gözlerimle gördüm ben yürüdüğünü.
Zeynep.
Ben sana ölümüne güveniyorum.
Asla da yalan söylediğini falan düşünmüyorum.
Yok öyle bir dünya.
Ya ben sadece...
...şimdi tetkik sonuçları ortada.
...hani teyzem bu kadar ileri gitmiş olabilir mi?
Sonuçları değiştirmiş olabilir mi?
Onu düşünüyorum.
Ama sen merak etme.
Hakan'a söyleyeceğim gizlicek araştıracak.
Gerçek değil ve tuğut ortaya çıkacak.
Sen benim kıymetli misin bana lütfen.
Bugün hava çok kapalı ya.
Yağmur yağacak herhalde.
Değil mi?
İnsanın içi sıkılıyor valla.
Halbuki Avustralya'da böyle mi?
Her gün günlük güneşlik ne güzel.
Bize de bebeğimde de çok iyi gelirdi.
Kemik gelişimi için güneş çok önemli zaten.
Hem sen de güneşli havaları seversin.
Her şey kararında güzel.
Çocuk bütün gün güneş altında ne diyecek?
Para kuru bir şey olacak yaban ellerde.
Abartma kıymet anne.
Hem Avustralya'na...
Tamam artık.
Bu Avustralya konusu fazla uzadı zaten.
Tamam.
Ben Şükran Hanım'ı arayıp...
...işi kabul etmeyeceğimi söyleyeceğim.
Hızım...
...ne oldu sana böyle?
Kumuk olmasın gene?
Kıymet anne.
Yalvarırım artık Avustralya'yı götüreyip durma.
Halil Eren'i işten konuşacak.
Eren'in daha haberi yok.
Öğrenirse mahvolur.
Tek şansımız bu iş.
Eren'in bunu kabul etmesi lazım.
Getirdiler mi seni?
Bu sefer tam 12'den vurduk hedefi.
Zeynep'in hainini gördün mü?
Herkesin önünde nasıl da rezil oldu.
Hak etmişti çoktan.
Ama bak bu sefer zor yırttık.
Daha dikkatli olmamız lazım.
Halil veranda da Zeynep'e çok kötü davrandı.
Gözlerimle gördüm.
Süper oldu bu.
Neyse.
Gideyim de...
...bir şey kaçırmayayım.
Bakayım biraz.
Bilgiyi elinde tutan...
...gücü de elinde tutar.
Bunu sakın unutma.
Bu sefer Halil'in elinden çekeceğin var Zeynep.
Çünkü Halil...
yalandan da...
...yalancıdan da hiç ağız etmez.
Bakalım...
...nasıl kesecek senin cezanı.
...ay...
...ay...
...ay...
...Songül Hanım'cığım ya...
...Merve'den duydum doktorun söylediklerini.
Ay vallahi çok üzüldüm.
Sağ olun Zümrüt Hanım.
De...
...ben çok iyi hissetmiyorum kendimi.
Birazcık dinlenmem lazım.
Sonra konuşuruz olur mu?
Ama bu senin üstündeki...
...çok ince üşürsün.
Ben sana bir pike getireyim.
Orada dolapta vardı.
Atasından torununa...
...tüm aslanlı kadınlarını...
...kölem yapacağım.
...çok ya.
On eh, Paquín?
O Tüley'in fotoğrafı herhalde
Taşınırken düşürmüştür o
Ama önemsiz bence verin ben çöpe atayım onu
Yok bu Tüley'in resmi olamaz
Onun olsa kendini bu fotoğraftan kesmez
Ömer'imi yalnız bırakmaz o
Zümrüt Hanım çöp diyorum işte
Bırakın şimdi Tüley Ömer demeyi verin atayım
Ömer'i
Kendini daha fazla küçük düşürme
Git başkasıyla yuva kur
Peşimizi bırak artık
Yoksa seni şikayet ederim
Oğlum
Sen olsun
Sen o kadınsın
Ömer'ime aşık olup onu öldürmeye çalışan kadın
Ben nasıl olduğunda seni hatırlayamadım
Şimdi herkes öğrenecek senin kim olduğunu
Görürsün sen
Merve
Tüley
Ne yapacağım
Eğer bu kadın şimdi gidip herkese
Benim Ömer'e aşık olduğumu
Onu öldürmeye çalıştığımı söylerse
Bitirim ben
Mahvoldum
Yok bir şey yapmam lazım
Merve
Kino
Mavişim neredesiniz
O kadın burada
Mavişim
Neredesiniz
Mavişim
İşle bu kadın
Bırak
Bırak beni
Gelin buraya
O kadın
Ab bun
Bırak mówi
Bık
B rises
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İstemedi, bu da Ömer'i öldürmeye kalktı bu kadın, öldürmeye kalktı bu kadın.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.