All language subtitles for Cannibal Holocaust (1980).1080p.BD.264.DTS-7SinS.TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean Download
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Orijinalliðini bozmamak için bazý sahneler bütünüyle korunmuþtur.

Ýnsan her þeyi yapabilecek güçtedir.

Hiçbir þey onun için imkânsýz deðildir.

Dün imkânsýz gibi görünen her türlü giriþim,

bugün artýk tarih oldular.

Ayýn fethi örnek olarak

Artýk kim konuþuyor bunun hakkýnda

Bugün galaksimizin fethinin eþiðindeyiz

ve bu hiç de uzak bir gelecek deðil.

Artýk evrenin fethini düþünüyoruz.

Ve henüz insanoðlu bu gezegen üzerindeki gerçekleri önemsemiyor.

Hala taþ devrindeki yamyamlar gibi yaþayan insanlar var dünya üzerinde

...acýmasýz, düþmanca ve çevreden yalýtýlmýþ

geçerli olan kanunun güçlü olanýn ve ayak uydurabilenin hayatta kaldýðý bir dünya

Ve bu orman ve onun yerlileri, Yeþil Cehennem olarak adlandýrýlan bu bölge

New York þehrinden uçakla sadece birkaç saat ötede.

Bu bize dört genç, cesur Amerikalýlarý hatýrlatmýyor mu?

Ormandaki hayatý araþtýrýp bir doküman yapmak için çalýþan bu dört genci

Ve bize þunu anýmsatmýyor mu, örnek olarak

uzayýn derinliklerine gitmeyi.

Üzerinde yaþadýðýmýz gezegen hakkýnda daha fazla bilgiye sahip olmamýz gerekiyor.

Uzay çaðýnýn dört genç ve korkusuz Amerikalýsý.

Kameralar, mikrofonlar ve merakla donatýlmýþ bir þekilde

Alan Yates, Vietnam ve Afrika

hakkýnda yazdýklarýyla ünlü.

Faye Daniels, onun kýz arkadaþý ve iki kameraman

ayrýlmaz arkadaþlar Jack Anders ve Mark Tomaso

Bu dört genç bir daha geri dönmediler.

Fakat þuna bir bakmamýz gerekiyor.

Ýnanýlmaz maceralarýnýn baþlangýcýna

Ýþte burada Brezilya ve Peru sýnýrý.

Onlarý Rio Ocoro' ya götürecek uçaðý burada kiralamýþlar.

Son araçla yolculuk, bundan sonrasýný yürüyerek devam etmiþler.

Amazon ormanýnýn derinliklerine doðru.

Yeþil Cehennem denilen bölgeye doðru.

Gerçekten hiç korkmadýn mý?

Tam olarak deðil... Onlarla daha birçok tehlikeli bölgelerde bulunmuþtum.

Ve senden ne haber, Alan?

Þey beni korkutan tek þey var.

Evlilik.

Beni Kuzey Kutbuna býrakacak.

Evet, bu sefer de baþardýðýný söylemem gerekiyor.

Ve bu sonuncusu.

Evet, tek parça olarak geri gelmek kaydýyla.

Pekâlâ, hadi gidelim.

Þey siz dördünüz kesinlikle böyle bir maceraya katýlan ilk deðilsiniz.

59 ve 67 de baþka seferler de düzenlendi.

Ve onlarýn hiçbiri geri dönmedi.

Bir grup Fransýz'dý.

Fransýz amatörler, bir grup aptal.

Hiçbir þeyi baþaramadýlar.

Bizim için zor olan bir þey yoktur.

Ýmkânsýz olan ise biraz daha fazla zaman ister.

Geri döneceðiz.

Rehberimiz Felipe var.

Pekâlâ, beyler, hazýr mýsýnýz?

Bunlar onlardan kalan son resimler.

Onlardan en son haber aldýðýmýzdan bu yana Ýki ay geçti.

Hala hayattalar mý?

Ve eðer hayattalarsa, neredeler?

Bunlar New York Üniversitesi ve Pan Amerikan Yayýncýlýk Sistemleri tarafýndan

sponsorluklarý saðlanan

kurtarma takýmýnýn cevaplamayý umduðu sorular.

Kabul ettiðiniz için teþekkürler Profesör Monroe. Ýyi þanslar

Profesör Harold Monroe, New York Üniversitesi'nde bir antropolojist.

Ýlkel kültürleri araþtýrmak için birçok yolculuk yapmýþtýr.

Fakat bu Amazon'a ilk seyahati

Ona yardým et!

Tut onu!

Þuna bak...

...çakmaklý bir yamyam!

Zavallý Oliveira...

...sadece 20 yaþýndaydý...

Birkez kana karýþtýmý, yapacak hiç bir þey yok...

Bir mermi kürara batýrýlmýþ oktan daha iyidir...

Ama ona hemen serum vermiþtik...

Tabi, serum...

Yalnýzca ara sýra iþe yarar...

...eðer aldýðýmýzda çok geç olmamýþsa

Oliveira yüzünden kafasýný uçurmaktan zevk alýrlardý

Ben de öyle!...

Ama þu Amerikalý geliyor...

...ve biz ona yardým etme emri aldýk

Þanslý...

...Bir Yacùmo mahkumu, yeþil cehennemde bir pasaport gibidir.

Teðmen...

Profesör Monroe, ve hepiniz. Bunun üstesinden Gelebileceðinizi düþünüyor musunuz?

Teþekkürler. Bütün söyleyebileceðim

Antropolojistler ve misyonerler bu özel görevi gerçekleþtirmiþler.

Eðer bu cehennem gibi yerler olmasaydý...

Eminim onu davet ederdiniz.

Ben her ikisini de vermiþken.

Neyse diyelim ki, baþka bir yerde verelim deseydik

Bak, teðmen.

Þundan emin olun, mümkün olduðunca az tehlikenin içinde olacaðýz.

Kendinizin yeteri kadar probleminiz var zaten.

Fakat size karþý dürüst olmalýyým

Hayýr, hayýr, hayýr, teþekkürler..

Bu seferi organize etmede sizin yardýmýnýza ihtiyacým var.

Nasýl reddedebilirim?

Hükümetimizdeki herkes tarafýndan tavsiye edildiniz.

Sizin olduðunuz kadar.

Sadece döndüðünüzde hala nefes alýyor

olacaðýnýzý garanti edemem.

Bak bu bir piknik olmayacak, inan bana.

Bu, benim çalýlýklara ilk gezim olmayacak.

Kim bilir...

Teðmen...

Bu çakmak Faye Daniels'e ait..

Benimle gel profesör. Sizi rehberinizle tanýþtýracaðým.

Eðer katlanabilirseniz buradakilerin en iyisidir.

Pislik içinde, temizle þunu!

Hey Chaco! Bu profesör Monroe.

Merhaba... Tanýþtýðýmýza memnun oldum. Teðmen bana burada...

Senin ne kadar mükemmel bir rehber olduðundan bahsediyordu.

Ormana giderken bunlarýn hepsini almak mý istiyorsunuz?

Neyse unutun bunu. Biraz silaha ihtiyacýmýz olacak.

ve bunu yanýnda biraz ilaca da ihtiyacýmýz olacak.

Bütün ihtiyacýmýz olan bu!

Zaten arkadaþlarýna da söyledim.

Orada ne kadara fazla yük bulundurursan, o kadar çabuk yorulursun.

Ve sonunda ölürsün.

Pekâlâ...

Bay Chaco, bütün bilmek istediðim...

Onlarý canlý olarak bulma þansýmýz var mý?

Kim bilebilir?

Bildiðim tek þey bizimde hayatlarýmýzýn tehlikeye gireceði.

Onlarý kurtarmak adýna...

harika savaþçýlar bu, Yacumos!

Aðaç insanlarýnýn dýþýnda hiç kimseden korkmazlar.

Aðaç insanlarý mý?

Hiçbir beyaz adam onlarý görmedi.

Ya da anlatabilecek kadar yaþayabilen olmadý

Bunu gördün mü?

Sanki Teri'nin kutsal yarasý gibi gözüküyor..

Hmm... Ýþte bu... Þamanýn oðlu.

Ve o jaguarýn ruhuna adandý.

Bu evden bu kadar uzakta ne yaptýklarýný açýklýyor.

Ne demek istiyorsun?

Yakalandýlar, henüz gerçek birer yamyam deðiller.

Belki de dinsel bir tören olabilir.

Þeytani ruhlarý ormandan kovmak için düzenlenmiþ.

Beyaz adamlarýn ruhlarýný...

Hadi, Profesör...

Yacumo için endiþelenmeyi býrak!

Gücünü bu vahþiye yardým etmek için boþa harcayamazsýn.

Bizden daha fazla yaþayacak!

Bunu yapabilir misin?

Buradan geçmek zorundayýz.

Fakat burada hiç pirana yok.

Hadi!

Hadi, çabuk olun.

Belki piranalar olmayabilir ama...

...burada daima aç yaratýklar bulunur.

Sülükler!

Býrak o lanet olasýyý!

Eðer kendi baþýna beceremiyorsa, diðer üçümüz buradayýz.

Niçin ona yardým edemeyiz? Bunu bir daha denemeyin profesör.

Burada da dediðim gibi ve bu lanet olasý da bilmeli ki...

— En güçlüsü kim! Cara catai! Bu korkunç!

Chaco haklý, Senyör. Bu adam tamamýyla nefret dolu.

Bakmadýðýnýz bir anda boðazýnýzý kesiverir.

Bu yoldan gitmiþler. Yacumo buraya yemek için bir çukur kazmýþ.

Ve bu ne anlama geliyor?

Ayný yolu takip ediyoruz tamam mý? — Pekâlâ, tamam.

Çok þanslýyýz.

Hey Profesör!

Bu diþleri tanýyorum.

Bu Felipe Ocana.

Oda en az benim bildiðim kadar ormaný iyi tanýrdý.

Bu beni korkutuyor.

Hatasýnýn ne olduðunu merak ediyorum

Gördün mü? Köyünün yakýnlarýndayýz.

Mira!

Akþam yemeði geliyor...

Hey. Mira!

Bir tarla faresi!

Bugün et yiyeceðiz, tamam mý?

Bu Miguel... Hadi hareket et. Ben açým!

Eminim bazýlarýnýz perhiz yapýyordur.

Hey Chaco, lanet olasý ne yapýyorsun?

Bu bizim Yacumo arkadaþýmýz.

Üzerinde ondan bir parça var.

Bu gece bütün bu kaçýþý unutacak.

Atalaka, catra!

Bu onu çaký mutlu edecek. Sadece bekle ve gör.

Ormandaki uyuþturucu müptelalarý.

Birazýný ona ver.

Biraz fare midesi.

Sevecektir.

Sevdin mi? Al hepsi senin olsun.

Lanet olsun bu da neydi?

Yemin ederim ki bu bir dinsel zina cezasýna benziyor.

Evet öyle. Arkana yaslan ve þovu izle.

Çünkü sonunda bizi köye götürecek.

Aptal olma!

Hadi, Profesör!

Bu ceza tanrýlarýn isteðiyle gerçekleþiyor.

Eðer onu öldürmemiþ olsaydý, kabile onu öldürürdü.

Ýþte geliyor!

Takip edin onu!

Evet, bu bir þaheser deðil, fakat ben yapacaðým.

Bunun ne olduðunu tahmin edebiliyor musunuz profesör?

Düþüneyim, Chaco, lütfen düþünmeme izin ver.

Tamam, bu yolu bilmediklerini düþünmek mümkün mü?

Onlarla konuþana dek kaçýmýz orada olacak?

Hýzlý öðreniyor deðil mi Miquel?

Korkunç, sadece korkunç!

Orada geliyorlar...

Nerede? Ben bir þey görmüyorum.

Endiþelenme, oradalar...

Orada olduklarýný biliyorum, fakat nerede? Hiçbir þey görmüyorum.

Hadi, elçimizi gönderelim.

Andale, Miquel.

Buena suerte una mierda!

Andale, muchacho...

Baþýmýz belada olabilir...

Ýyi tanrým! Sanata indirgeyici bir anlam kazandýrdýn.

Ýçgüdü...

Bir þey arkadaþlarýnýn bunu yaptýðýný söylüyor.

Bekle!

Eðer Miquel bunu hallderse, yemin ederim ona bir þiþe viski alacaðým.

Ýyi dileklerinizi onlara göstermek zorundayýz.

Onlar þimdi kendilerininkini gösteriyor.

Lanet olsun nereye gidiyorsun?

Seni tuzaða düþürecekler.

Hayýr, bu iyi bir iþaret profesör.

Beni yanýltmýþ olabilirsin.

Bize sadece cesur savaþçýlar olduklarýný göstermek istiyorlar.

Ve köye kadar onlarý takip etmemizi istiyorlar.

Takip edin.

Esire dönmek ve konuþmak.

Dinle bunun hakkýnda bir þey bilmiyorum.

Sanýrým bizi bu akþamki akþam yemekleri için istiyorlar.

Chaco...

Hiçbir þey görmemiþ gibi yap.

Tamam.

Arkadaþlarýn onu vurdu.

Umut edelim ki biz buradan çýkmadan ölmesin.

Meþgul ol, Miquel!

Yavaþ nefes al, her þey yolunda, profesör.

Kimnamma...

Þerefe, Profesör...

Hisimo içmenin onlar için ne derece onurlu olduðunu biliyorsunuz.

Evet.

Aradýðýmýz grup...

Belki de ormanýn merkezine doðru gitmiþlerdir.

Ya da Mato'nun merkezine...

Beyaz adamýn þimdiye kadar hiç görülmediði yere.

Bu alan iki yamyam kabilenin egemenliði altýnda.

Çok acýmasýzlar, Yacumo kabilesi de dahil birçok kabilenin

akýllý ve cesaretli savaþçýlarýný bile korkutuyorlar.

Bunlar Yeþil Cehennemin iki süper gücü.

Birbirleriyle bitmek bilmeyen bir savaþ içerisindeler.

Bunlar Yamamomo ya da aðaç insanlarý.

ve Shamatari, ya da bataklýk insanlarý

herbiri diðer adil oyunu düþünüyorlar.

Avlanmak.

Ve yenilmek.

Bu susuzluðunuzu uzun süre giderecek.

Hayýr, teþekkürler.

Yacumo Alan Yates' in ekibini suçladý.

Baþlarýna gelen büyük felaketten dolayý.

Aslýnda tam olarak ne olduðu tam bir sýr.

Sadece beyazlarýn bu yoldan gittiðini biliyoruz.

Hey! Kapa çeneni!

Tanrým, avýn tam ortasýndayýz.

Aðaç insanlarý da ne?

Birbirlerini avlýyorlar. Hadi gidelim.

Yukarýda... Shamatari avýný yakalamaya çalýþýyor.

Onlarý Shamatari'den koruduðumuzdan dolayý

aðaç insanlarý...

bizi bölgelerine kabul etmelerine raðmen

bize karþý garip davranmaya devam ediyorlar.

Korku ve güvensizlik karýþýmý ile birlikte.

Ýnfazý izlememize izin verilmesine raðmen

herhangi bir savaþçýnýn...

Suçlu þefi izler.

Aslýnda yok etmesine raðmen, suçlu

kendi halkýnýn gazabýna uðramýþ olmalý.

Bunun bize karþý bir onur borcu ödenmesi mi ya da...

sadece adaletin nasýl daðýtýldýðýný gösterdikleri pek de açýk deðil.

Dikkat, bizi gösteriyor...

Yamamomo'dan bir þey alabilecek durumda deðiliz.

Kol saatinin haricinde

Dostluk anlaþmasýný onaylamak üzere bize bir þey verdiler.

Korktuklarý ve hala güvenmemeye devam ettikleri bir dosta.

Ve ben de psikolojik deney yapmayý denedim.

Üzerimdeki her þeyi çýkartmak...

Giysiler, silahlar, yüzükler, onlara benzemek için her þeyi.

Adem gibi çýrýlçýplak.

Aðaç insanlarý ölünün temsil ettiði gibi þeytanlarý kovmak için boyanmýþ

sarý benizliyi...

gömmemize izin vermeyeceklerdir.

Tekrar kendime soruyorum.

Hangi korkunç suçun cezasý bu zalimce ceza olabilir.

Yaþamlarýmýzýn bir pamuk ipliðine baðlý olduðunu biliyorum.

Fakat Alan Yates ve diðerlerinin hayatlarýyla ödedikleri þeylerden

en azýndan bir þey almadan geri dönemem.

Büyük insaný düþünüyorum ve bilimsel bir merak...

bunu da kapsayacak.

Bir þeyler yapmalýyým.

Chaco ve Miquel'in bunu anlamalarý mümkün deðil.

Þimdi nasýl olursa olsun bu vahþilerin güvenlerini kazanmalýyým.

Sonra...

Tut þunu.

Baþardýn, seni lanet olasý.

Bizi akþam yemeðine davet ettiler.

...ve tanrýnýn bazý inanýlmaz hareketiyle

onu açmaya çalýþmadýlar.

Ýklimin onlara çok fazla zarar vermemesini umuyoruz.

Ve sonra, deðiþ tokuþta...teyp kaydedicisi için

yamyam þef sana film kutularýný uzaklaþtýrmak için izin verecek.

- Doðru mu? - Evet.

Benim hapsedebilme yeteneðimin olduðunu düþündüler.

Ýnsan sesini, bunun yanýnda ruhlarýný da esir edebileceðimi.

Bu sayede þeytanýn büyüsünü bozabilecek.

Tek kiþi olduðumu düþündüler.

Beyazlarý öldürerek yapmaya çalýþtýklarý þeyi.

Tabiki o kutularýn içerisinde gerçekte ne olduðunu sezemediler.

Ve bunu nasýl açýklayabilirsin..

Ýyi olduklarýný hissettiler.

Niçin böyle söylüyorsun?

Yamamomo anladý.

Bu film kutularýnýn Alan Yates ve ekibi için ne kadar önemli olduklarýný.

Gümüþ kutularýn...

içlerinde daha fazla þiddete ve zarara yol açacak

kendi güzlerinin olduðunu biliyordu.

Fantastik bir hikâye. Teþekkürler Profesör Monroe.

Çok teþekkür ederiz.

Bu özel görüþmeyi kapatýrken

sizlere burada, Pantheon'da, Çarþamba günü saat 9'da,

Yeþil Cehennem' in

bir bölümünü göstermek istiyorum.

Sizleri tekrar taþ devrine götürecek,

alýþýlmýþýn dýþýnda bir macera.

Ve siz program için ideal bir ev sahibi olacaksýnýz.

Bu doðru.

Profesör Monroe,

bir bilim adamý olduðu kadar, bir þahit...

Evet

Fakat karar vermeden önce...

Bütün film materyallerini tekrar gözden geçirmem gerekiyor.

Henüz hepsini görmedik.

Profesör Monroe, þuna inanýyorum ki

gerçekten ne istediklerini biliyorlardý.

Belki de...

Fakat yine de hepsi öldü deðil mi?

Bu yüzden herkesin bu gerçeði bilmesini istiyoruz.

Ýnsanlarýn karar vermelerine izin vermeliyiz.

Daha iyisi, insanlarýn, kimlerin daha iyi karar verebileceðini bilmelerini saðlamalýyýz.

Ailelerinin, yakýnlarýnýn.

Bu, bize bir buçuk yýl önce

yapýlan saldýrýyla alakalý.

Baþlayabilir miyim? — Evet lütfen.

Gerçekten güçlü bir þey ha?

Alan ve diðerlerinin nasýl çalýþtýklarý hakkýnda size bir fikir vermek için.

Gördüðünüz her þeyi bir kenara býrakýn.

- Bunun olmadýðýný mý demek... - Yaklaþan bir düþman ordusu yok.

Alan onlarla çalýþmalarý için bu askerlere para verdi.

Lütfen beni affedin. Size sonra katýlacaðým,

Evet, teþekkür ederim.

Devam edebilir miyim?

Evet, neden olmasýn?

Bu Jack...

Faye...

Alan...

ve bu da Mark...

Yýllarca beraber çalýþtýlar.

Tabi ki onlar bu iþin en önde gelenleri.

Fakat itiraf edeyim ki onlar gerçek...

kullandýklarý yollar gerçekten çok kötüydü.

Hayal edebiliyorum.

Reytingleri gerçekten de çok yüksekti.

En iyi komedilerden bile.

Ve nasýl sunacaklarýný iyi biliyorlardý.

Özellikle Alan...

Ayrýlmadan önce yaptýklarý þu þeye bir bakýn.

Evet, geri dönüyoruz. Felipe de bizimle.

Hey beyler hadi... Hey!

Hey, iyi olacaðýz.

Bu resim karanlýk

Çünkü kameranýn diyafram ayarý yanlýþ.

O arada doðru olaný yapmýþ.

Unutun gitsin.

Gittiðimiz yerde elektrik yok

Bu çok konforlu...

bir safari deðil.

Silah...

Kamera...

ve týbbi ilaçlar. Hepsi bu.

Çünkü millerce yolu yürüyerek gitmek zorundayýz.

Ve baþka bir þey daha var....

Baþka ne zaman duþ alabileceðimizi tanrý bilir.

Emini Faye hala tarihteki en seksi,

notist kýz olarak kalacaktýr.

Gerçekten çekiyor musun?

Tamam, tamam, bu kadar yeter.

Pantolonumu gören var mý?

Bunun için ne istiyorsun?

Onu kafama koy, seni aptal!

Sanýrým Jack onlarý iki yýl önce almýþtý.

Artýk onlara ihtiyacýn yok.

Doðru mu, Mark?

Doðru! Seni ahmak.

Vur onu! ...

yine çekiyor musun?

Seni ahmak.

Soytarýlar takýmý.

Çok iyi tiyatro yetenekleri var.

Dediðim gibi...

Onlar gerçek profesyonellerdi.

Ne diyordum, Profesör?

Birçok kez Alan ile birlikte çalýþmayý denedim.

Fakat bunu baþaramadým.

Biliyorsun insanlarýný sýnýrlarýna kadar zorlar.

Her þeye dikkat ederek, buna kan da dahil.

Paranoyadan bahsedelim.

Tanrý ruhunu affetsin. O kuralsýz, lanet herifin tekiydi.

...Yapmam gereken bir görev olduðunu hissediyorum... Ýnsanlara hikâyelerini anlat Bay Yates.

Alan, bilmiyorum...

Biliyorsun geldiðin için gerçekten çok müteþekkirim.

Sen gelecek ilk kiþisin ve...

Benimle konuþ Alan. Sonra ne oldu?

Bilmek istediðim þey, profesör...

Oðluma ne oldu?

Bana anlatabilir misin?

Faye - hayýr bu onun gerçek ismi deðildi.

Her zaman bir aktris olmayý istedi,

Gerçek ismi Nina.

Bana bir dakika izin verebilir misin?

Çocuklar, bakýn, sadece konuþacaðým.

Bu adamla bir dakika daha... Ve sonra oyuna devam ederiz, tamam mý?

Anlattýðýn üzere bizler farklý karakterlerde insanlarýz,

fakat Tina, çok enerjikti.

Çok sýký çalýþýrdý.

Çok hýrslýydý, inanýlmaz derecede hýrslýydý.

Ona hep þunu derdim.

Kendinle iç dünyanda barýþýk olup olmadýðýný hiç düþündün mü?

Neyse...

Þimdi o, Tanrýnýn yanýnda.

Elizabeth! Elizabeth!

Affedersiniz, Bayan Anders,

sadece iki dakika.

Jack hakkýnda ne düþünüyorsun?

Nasýl yani? Jack hakkýnda ne söylemem gerekiyor.

Ýki yýl süren bir evlilikten süresince...

Sadece dört ay boyunca onunla olabildim.

Ne yapýyorsun?

Görüþürüz.

Her zaman görevdeydi. Hindistan, Asya, Afrika.

Kesinlikle yatakta da iyiydi, fakat yemek yemeyi de çok severdi.

Hiç aklý yok...

Çok kolaylýkla etkilenebilir...

Alan onun için tanrý gibiydi...

Ne demek istediðimi anlýyor musun?

Siz buradan bir þey çýkaramayacaðýmý düþünüyorsunuz deðil mi?

Bay Tomaso, lütfen!

Bay Tomaso, lütfen...

Sana oðlun hakkýnda sadece bir soru sormak istiyorum.

Ne soracaksýn bana?

Bak, oðlun dünya için özellikle önemli insanlardan biriydi.

Bana ondan biraz bahsedebilir misin?

Oðlum iyi deðildi.

Çalýþmazdý, okula gitmezdi.

Gün boyunca evin etrafýnda pinekler dururdu.

Ve hiç iyi deðildi, düzeni yoktu, hepsi bu.

Ýþime dönmek zorundayým.

Artýk beni daha fazla rahatsýz etme.

Fakat Bay Tomaso, lütfen, oðlunuz çok iyi tanýnýrdý.

Birçok insan tarafýndan... Sadece bir soru.

Tamam, sadece bir tane...

Sadece þunu bilmek istiyorum, oðlunuz ne tür bir insandý?

Oðlum lanet herifin tekiydi.

Ve hiç de iyi biri deðildi.

Bu kadar, oðlum þu an ölü.

Artýk onun hakkýnda daha fazla konuþmak istemiyorum.

Þimdi beni yalnýz býrak, Güle güle.

Bay Tomaso, milyonlarca Amerikalý...

Bay Tomaso, lütfen...!

Niçin bütün her þeyi yazmadýlar?

Negatif davranýþlarýný.

Havadaki nem olayýndan dolayý oluþan.

En iyi kalite deðil fakat iyi bir düþünce

yaptýklarý iþe yaramaz þeyler.

Ne yazýk ki iki makara ýþýktan dolayý bozulmuþtu ve

bu yüzden onlarý atmak zorunda kaldýk.

Bir parça siyah deri parçasý koydum,

sýrasýyla biri ve ardýndan diðeri.

Ailelerle görüþme saðlamak iyi...

onlar için araþtýrdýklarýn hakkýnda konuþmak.

devam et Bill.

...Bu ilk bölüm sessizlik.

Besbelli ki her zaman mikrofonlarýný kullanmadýlar.

Kameraya iliþtirilmiþ þekilde bulunan

hemen merceðin üzerinde, sanki silah namlusu gibi.

...Hatýrla bu çok zor bir þey.

Hemen hemen...

gerçek çekimde üzerinize fýrlatýlanlarý izlemek.

Ýþte buradayýz bazý sesler geliyor olmalý.

Hayýr, hayýr, henüz deðil.

Burada...

Felipe...

Bu fevkalade cehennemde altý günden beri yürümekteyiz.

Bugün ayýn 22' si, Cumartesi.

Þimdi eðer New York ta olsaydým belki de þu an alýþveriþteydim.

Kamerayý al.

Lanet þey.

Bekle, bekle, bekle...

Kayýtlarýn ne kadarý sessiz?

Yarýsýndan azý.

Hemen hemen bu kadar.

Bazý þeyleri...

Buda nedir?

Yacumolar buradan geçmiþ

Köyden pek fazla uzakta deðiliz.

Uzak dur!

Jack, yap þunu!

Bu çok tehlikeli biliyorsun. O lanet olasý bir aptal.

Buraya bak!

Günlerdir ormanýn içinde yürüyorduk.

Acý veren duyguyla harap olmuþ bir þekilde.

Gece aðaçlarda uyumak zorundaydýk. Isýrýlmamak için...

Yýlanlar veya örümcekler tarafýndan.

Felipe, rehberimiz bize büyük bir nehrin yakýnlarýnda olduðumuzu hatýrlatýyor.

Yacumolarýn yaþadýklarý köylerinin bulunduklarý bölge.

Ayaðýma bak! Lanet olasý orman.

Alan... Biraz çay ister misin?

Puta!

...Ayaðýmý kes!

...Ayaðýmý kes!

Puta!

Öldür onu.

Aþaðýda tut onu. Ayaðý kanat.

Tut onu. Tut þunu!

Tanrým!

Kes þu ayaðýmý!

Kes þunu çabuk. Hadi at onu ateþe

Hadi, koþ.

Hala devam mý ediyorsun?

Hemen hemen hepsini hallettim sayýlýr.

Yap þunu!

Felipe mükemmel bir dost ve harika bir rehberdi.

Onu özleyeceðiz.

Aslýnda onun bize saðladýðý güven hissini daha fazla özleyeceðiz.

Devam etmeye karar verdik.

Fakat þimdi sadece bir pusulamýz var.

Ve yolu bulmak için içgüdülerimiz.

Alan...

Kay, bize parçalanmýþ bir dünya verdi.

Biliyorsun bu bizi çok ünlü yapacak.

Öyle mi düþünüyorsun? Ne ünü?

Gerçek ün ve gerçek zenginlik.

Peki paranla ne yapacaksýn?

Bir ev alacaðým, lanet birkaç þey daha...

Bunun komik olduðunu mu düþünüyorsun?

Yapabileceðin tek yol bu.

Faye nerede?

Bilmiyorum. Kamerayý kapat.

Tanrým sana neler oluyor?

Güzel, hayvanlarýn geri kalaný ile birlikte kalmalýydým ve beklemeliydim.

Ýðrençsin!

Buradan çýkmak, buradan kamerayla çýkmak..

Hey, sadece biraz izlemek istiyorum

Buradan çýkacak mýsýn?

Hadi sana söyledim, kapat þu lanet olasý þeyi.

Sana ulaþacaðým.

Hadi, yapraklarý ört.

Bak orada yamyam!

Suya girmeliyiz.

Hayýr hayýr, beni unutun.

Kaydet þunu.

Hadi, çabuk olun, sala binin beyler!

Yýlan!

Kurtulmuþtuk.

Anakondadan

Ölümden kurtulmuþtuk.

Çabuk, hadi daha hýzlý.

Köylerinin nerede olduðunu merak ediyorum.

Havaya ateþ et. Ve onlarý izleriz sonra.

Evet, daðýldýklarýnda onlarý nasýl bulacaðýz?

Gördüm! Bana silahý ver!

Hayýr, bekle.

Niçin?

Anlamýyor musun?

Onlarý ormanýn içinde bulamayýz.

Bu yol bizi yavaþ ama daha güvenli bir þekilde götürür.

Köye doðru.

Güzel, ne düþünüyorsun profesör?

Bu barýþý saðlamanýn en iyi yolu deðil...

Yacumo Kabilesi'yle

Þimdi bizi neden düþmanlýkla karþýladýklarýný anlamaya baþlýyorum.

Sence bu kötü mü?

Bu hiçbir þey.

Alan daha kötüsünü yaptý. Sadece izle.

Bu idamlarý nasýl hazýrladýklarýný hatýrlamak zorunda kaldýklarýnda

daha sert oynamaya baþlayacaklar.

Faye!

Burada insan tarihini dünyasýnýn sýnýrýndayýz.

Bunun gibi þeyler ormanýn içerisinde devamlý olarak meydana gelmekte.

En iyi olan hayatta kalýr.

Ormanýn içerisinde bu, günlük þiddetin ta kendisidir.

Jack!

Hadi gidelim.

Jack meþale!

Hazýr!

Tamam!

Yacumolar'ýn Yamamomolar tarafýndan katliamý.

Hazýrla, herþeyi hazýrla.

Sanki Cambodia gibi...!

Al þu lanet þeyleri.

Aynen böyle.

Ýçeride tut.

Ýçeri gir, içeri gir.

Onlarý içeride geride tut.

Bu çok güzel.

Alan! Burada!

Onlara nasýl yaptýðýmýzý göster.

Sizi lanetler.

Defolup gidin buradan.

Buna inanýyor musun?

Sizi korkak hindiler.

Benim gücüm bitti.

Bu olaðanüstü duruma izin vermelisin.

Böyle bir þeyi kabul etmiyorum.

Bilmiyorum.

Ýstisnai kelimesini doðru bulmuyorum.

Neden?

Hayýr...Anlatmak istediðim bu ilkel kabile hakkýnda ne gibi bir istisna..

Bir þeyler yapmaya zorlanan ve katledilen Yacumo gibi...

Bu onlar için normal deðil mi?

Hadi profesör!

Gerçekçi ol.

Yacumo Uygarlýðý hakkýnda kim ne biliyor?

Bugün insanlar heyecan istiyor.

Onlarýn hislerini ne kadar bozarsan, o kadar mutlu oluyorlar.

Tipik bir Vahþi Batý toplumu deðil mi?

Alan da böyle düþündü ve bu yüzden öldü.

Yacumo yerlileri ilkeller...

ve bu yüzden ona saygý duyulmalý.

Yacumo'nun ne düþündüðünü hiç düþündün mü?

Belki de onlar için bizler yabaniyiz.

Hiç bu yönden düþünmemiþtim. Gerçekten ilginç bir fikir.

Evet diyelim ki iþler tersine döndü.

Ve Yacumo senin evine saldýrdý.

Kutsal saydýðýn her þeyi kirletti.

Biliyorsun o domuz öldürüldü...

bu insanlarýn yemeði olarak.

Þimdi eðer birisi senin evine böyle gelirse ne olur?

Eðer açsan...

ve buzlukta çok az bir yiyeceðin varsa...

onlarý tuvalete attýn.

Onlara nasýl davranýrdýn?

Senin sefaletinden para kazanan insanlardan hoþlanýr mýsýn?

Gerçekten bunu saðladýðýmýzý söyleyebilir miyiz?

Yacumolar'la diplomatik iliþkilerde,

Fakat onlar için mi buradayýz?

Bu insanlar daha önce hiç beyaz insan görmemiþler.

Ya da silah sesi.

Bizim gücümüzden gerçekten korktuklarýný biliyoruz.

Fakat ne kadar sürer?

Ve þundan emin olabiliriz ki bizden gerçekten nefret etmiyorlar.

Birçok insanýn nefret ettiði gibi...

Kabilenin eski üyeleri ölümün yakýnýnda olduklarýný hissettiklerinde

gözden ýrak bir yere çekilirler.

Bu yaþlý kadýn öldükten sonra...

Belki de bir timsahýn öðle yemeði olarak yaþamýný yitirecek.

Doðada bir geri dönüþüm süreci vardýr.

Eski bir geleneðe þahit olmak üzeresin.

Hiçbir modern insanýn göremediði.

Kabile ilkel bir sosyal birime sahip,

hayatta kalmanýn neden olduðu belli ihtiyaçlardan dolayý bir araya gelmiþler.

Kendini korumak için, kabile hastalýklý bölümleri atmak zorunda.

Þimdi uzaða gitme.

Görmek üzere olduðun þey...

sosyal bir ameliyat olarak tanýmlanabilir.

Dün gece çok uzun bir tartýþma yaptýk.

Devam etmek veya geri dönmek hakkýnda.

Anlaþmak çok da kolay olmadý.

Belki de diðerleri haklýydý, þansýmýzý daha fazla zorlamamalýydýk.

Tanrý bilir daha þanslýydýk.

Fakat onlarý sonunda ikna eden þeyi biliyorsun

Ünlü olma þansý.

Ýstediklerine ulaþmak.

3 veya 4 bin yýl önce zaman durdu.

Yamamomolar'ýn ve aðaç insanlarýnýn devamlý bir çekiþme ve savaþ içinde olduklarý

yerde...düþmanlarý Shamataris.

Bu adamý görüyor musun?

Bu bir Yamamomo savaþçýsý.

Yacumolar tarafýndan öldürülen.

Sana Yacumolar hakkýnda bir fikir verir. Bu vahþilik.

Bir bilim adamý olarak deðil de sokakta yürüyen bir insan olarak konuþuyorum

Bu doküman izleri çok saldýrganca.

Dürüst deðil ve bunun ötesinde hiç de insanca deðil.

Evet, evet, tabiki, hepsini biliyoruz. Alan'ýn nasýl biri olduðu hakkýnda

Her zaman olduðu gibi abarttý...

Fakat ne gördün? Acýmasýz bir kesim.

Belki de bunu açýkçasý kendime yapmazdým.

Fakat bununla ilgili her þeyi reddediyorum.

Bak, Profesör,

Biz burada çok sansasyonel bir belgeden bahsediyoruz,

yýllar boyunca devam eden.

Ve sen bizden bunu rafa kaldýrmamýzý istiyorsun. Unut bunu.

Sanki hiç bulunmamýþ gibi.

Ýstediðiniz bu mu?

Evet.

Evet, kesinlikle istediðim bu.

Belgenin gerisini ben gördüm, sen henüz görmedin.

Olanlarý görmedin.

Hatta sizin editörlerinizin bile bunlarý bir araya getirecek mideleri yoktur.

Ve eðer yaparsan benimle anlaþmak için tereddüt etmeyeceksin.

John? Devam et...

Bu Yeþil Cehennemin içinde hiçbir modern insanýn daha önce görmediði bir yerdeyiz.

Buradaki orman farklý.

Çok konuksever gibi görünüyor.

Fakat þimdiye kadar aðaç insanlarýndan hiçbir iz bulamadýk.

Yamamomolar'dan...

Gerçekten varolup olmadýklarýný merak etmeye baþlýyoruz.

Ya da sadece bir efsane olup olmadýklarýný.

Sanýrým bir tane bulduk.

Þuraya bak bulduk.

Þuna bir bakýn beyler, çok pis kokuyor.

Ýþaretlenmiþ, bu ne anlama geliyor?

Bir Yamomomo ya da bir Shamatari?

Ben nerden bileyim. Niçin ona sormuyorsun?

Onunla ne yapmak istiyorsun?

Bu küçük maymuna iyi bakacaðým.

Bu kýzýn bakýþlarýndan tahmin ederek.

Sonunda Yamomomolar'ý sonunda bulduk, aðaç insanlarýný.

Fakat çok dikkatli olacaðýz.

Çünkü bu insanlar acýmasýzlýklarýyla tanýnýr.

Tut onu, hadi.

Tamam, bu küçük maymun artýk bizim.

Ýlk sen git.

Tamam atla..

Onu tutamýyorum.

Devam et. Tamam.

Aç!

Jack! Bunu ne için kullanmak istiyorsun, bir porno film olarak mý?

Salak seni.

Hey, devam etmemi istiyor musun??

Devam etmemi istiyor musun yoksa istemiyor musun?

Bu çok aptalca bir soru.

Acele et, kazanova, sýra Jack'te.

Tamam Jack, hadi devam et...

Hadi...

Sadece üç makara filmimiz kaldý. Bunu kullanamayýz.

Niçin bunu bu þekilde boþa harcamak istiyorsun?

Biraz daha alamaz mýsýn, Alan?

Aldýðý tek þey kamerasý.

Kay, Mark!

Çekmeyi kes, Mark!

Seni lanet olasý.

Kahretsin.

Makaralarý deðiþtiriyor.

Tamam, çabuk hallet.

Usulca yaklaþ ve sonra biz yavaþ yavaþ...

Ýzle Alan çekiyorum.

Güzel...

Bu... Ýnanýlmaz.

Çok korkutucu...

Bu tür vahþiliðin sebebini anlamýyorum.

bu cinsel bir tören ya da...

bu ilkellerin bakireliðe gösterdiði yüksek saygý olmalý sanýrým.

#AD?

Oraya bak, saðda.

Tanrým etrafýmýzdalar, heryerdeler.

Devam et, henüz oskar kazanacak kadar olmadý.

Jack!!!

— Jack! Alan yapamazsýn, yapamazsýn.

— Bak baþardý. Hala hayatta! Seni lanet.

Kahrolasý arkama geç.

Çekmeye devam et, Mark. Seni koruyacaðým.

Tamam.

Bu sefer kendimizi gerçekten köþeye sýkýþtýrdýk.

Sonuna kadar burada olmayý deneyeceðiz.

Aslýnda nerede olduðumuzu bile bilmiyorum.

Bütün bildiðim...

Bizi takip ettiler.

Kaçabilmek için tüm þansýmýzý kaybettik.

Sýkýþtýrýldýk, tuzaða düþtük.

Onlarý korkutmaya çalýþacaðým.

Umarým iþe yarar.

Benimle kal, Faye! Uzaða gitme.

Orada kal.

Yamamomolar!

Alan!

— Alan, kurtar beni! Faye!

Alan! Dur!

Onu býrak, Alan!

Kendimizi düþünmek zorundayýz.

Filmleri eve geri götürmek zorundayýz, Alan.

Filmi düþün.

Filmi düþün.

John

Bunlarýn yanmasýný istiyorum. Hepsinin.

Merak ediyorum gerçek yamyamlar kim?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.