All language subtitles for halka-s01e02

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

*Bu dizide Karadeniz ve İç Anadolu ağzı kullanılmıştır.

(Müzik - Gerilim)

(Araba motor sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Araba gaz verme sesi)

(Silah sesi) (Çarpma sesi)

(Patinaj sesi)

(Patinaj sesi)

(Çarpma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Patinaj sesi)

(Çarpma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Düşme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

Maktulün bedeninden altı kurşun çıkıyor.

Üç göğüs, iki tane boyuna, bir tane kafaya. Oracıkta ölüyor.

-Amirim çocuk ne olmuş? -İşte bundan sonrası çok enteresan.

(Bina ortam sesi)

(Deklanşör sesi)

(Deklanşör sesi)

(Baş komiser dış ses) İhbar üstüne polis olay yerine geliyor.

(Baş komiser dış ses) Arkada bebeği buluyorlar...

...para gitmiş, Eren öldürülmüş, çocuğu bırakmışlar.

(Deklanşör sesi)

Asıl enteresan olan şey şu ki...

...arabada bulunan çocuk Eren'in takas için gittiği oğlu değil.

Nasıl yani?

Eren'in bebeğini başka bir bebekle değiştirmişler.

(Deklanşör sesi)

(Baş komiser dış ses) Ve Hümeyra Karabulut, emniyete geliyor.

(Baş komiser dış ses) Eren'in karısı, çocuğu alıyor. Gıkını bile çıkarmıyor.

(Baş komiser dış ses) Hiçbir şeye itiraz etmiyor.

(Baş komiser dış ses) Bu oğlan benim değil demiyor.

Asıl çocuk bulunuyor mu peki?

Yok, bugüne kadar nerede olduğu da bilinmiyor. Dosya kapandı gitti.

Hümeyra Karabulut, bugün sadece bir halı saha işletiyor. Bir daha hiç evlenmemiş.

(Baş komiser) Bu işlerden uzak duruyor ve kucağına bırakılan çocuğu büyütüyor.

Evet, peki bu dosya niye yeniden açıldı?

25 sene sonra biz bunları niye konuşuyoruz? Niye toplandık?

İşte bunun için.

Bunu cezaevine göndermişler.

Kim var cezaevinde? Arabada bulunan çocuk.

Hümeyra Karabulut'un kucağına bırakılan çocuk. Yani Kaan Karabulut.

(Müzik - Gerilim)

Ben, uzun zamandır görmüyorum gerçi kendisini ama...

...rica edersem Kaan'ı işe o alır.

Yok, biz öyle istemiyoruz.

Biz, Tepeli'nin herhangi bir işletmesinde işe girsin...

...kendi başına yükselsin çabasıyla diye düşünüyoruz.

İlhan Tepeli, Kaan'ın kim olduğunu mutlaka öğrenir.

Yanına gizlice girmiş biri sonuçta.

O olay açığa çıktığında hiç hoş olmaz. Değil mi?

Değil Hümeyra Hanım. Biz ona yeni bir kimlik vereceğiz.

Babasını öldürmüş.

(Hümeyra) Öyle değil mi?

(Cemal) Yani öyle bir iddia var ama tam emin değiliz.

Aramızda gizli saklı bir şey olmamalı...

...Cemal Sandıkçı.

Sen kimsin?

Kaan Karabulut.

(Geçiş sesi)

(Erkek ses) Baban Eren Karabulut. O iki katil...

...cinayeti İlhan Tepeli'nin emriyle işledi.

Kadının kocası babanın arkadaşıydı.

Eren Karabulut.

Hümeyra, oğluna iş arıyormuş. Cihangir yardımcı olur, ilgilenir dedik.

(Müzik - Gerilim)

Bu da mı gol değil Âdem?

Buyur abi. Anlamadım.

Bakalım nereye varacak.

Tamam. Dağılın.

-Sen iş arıyordun, değil mi? -Aynen.

Silahtan anlar mısın?

Anlarım.

Tamam. Çıkar ceketini ver bana.

(Âdem) Ne yapıyorsun abi?

Giy şunu.

-Al şunu. -Ne yapıyoruz abi?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

Bu araba?

(Ara gazı verme sesi)

Şu karşıdan silahlı birileri gelecek.

Sen nereden biliyorsun?

-Sen şu arabayı halleder misin? -Nasıl?

(Silah mekanizma sesi)

Çıkıp indireceksin.

Karşıdan geliyorlar.

(Ara gazı verme sesi)

Sen şu arabayı halleder misin?

-Kız o mu? -Oğlum sen o arabayı halleder misin?

Bağırma gözünü seveyim. Tamam, hallederim.

Aynı anda çıkıyoruz.

(Silah mekanizma sesi)

(Müzik - Aksiyon)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(İrem) Cihangir!

(Ayak sesi)

Ölme ulan. Hişt!

-Yaşıyor. -Bayıldı.

Abi.

Abi beni beklemeden nereye gidiyorsun?

(Âdem) Abi. Abi.

(Âdem) Abi?

(Âdem) Abim? Abim?

(Âdem) Uyu abim, sen uyu. Ben seni pamuklara sarmalar sararım.

(Âdem) Abim!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Deklanşör sesleri)

(Deklanşör sesleri)

Bu dizinin betimlemesi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Oğlum sen o arabayı halleder misin?

Bağırma gözünü seveyim. Tamam, hallederim.

Aynı anda çıkıyoruz.

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

-(İrem) Cihangir! -(Kaan) Ölme ulan. Hişt!

(Âdem) Abi. Abi. Abi.

-(Kaan) Yaşıyor. -(İrem) Bayıldı.

(Erkek dış ses) Birilerini öldürdün Cihangir.

(Üst üste konuşmalar)

(Âdem) Abim.

(Âdem) Abi. Abi. Abi.

(Âdem) Abi. Abi. Abi.

(Müzik - Gerilim)

Yine birilerini öldürdün Cihangir.

Beni de sen öldürdün.

Kimsin lan sen?

Abi benim, Âdem.

Tanımadın mı beni?

(Müzik - Gerilim)

(Islık sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

Cihangir. Cihangir.

Ya halledeceğiz yengem Allah'ın izniyle. Hiçbir şey olmayacak abime.

Hastaneye gitmiyoruz diye hiçbir şey yok değil mi? Ben hastaneye gidiyorum.

O ne demek?

Ya tabii hastaneye yenge. Arkadaş yeni başladı da kusuruna bakma.

Gerilimi yükseltiyor.

Ben mi yükseltiyorum gerilimi?

Hasbinallah!

Yorgunluktan bayıldı değil mi Âdem?

(Âdem) Tabii yengem dediğim gibi...

...ben Cihangir abim gibi sağlam adam tanımıyorum vallahi.

Hadi gardaşım, sen de biraz bas!

(Korna sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Sedye sesi)

(Müzik - Gerilim)

Korkma, rüya görüyorsun Cihangir.

Beni sen öldürdün. Hadi hatırla beni.

(Müzik - Gerilim)

Beni de sen öldürdün.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

(Geçiş sesi)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Jenerik)

(Kapı kapanma sesi)

Doktor Bey, bir şey var mı? Ne olur söyler misiniz?

Ama anlattım. Hanımefendiye söyledim.

Ben annesiyim.

Uykusuzluk, yorgun düşmüş.

Onun dışında bir şey yok. Veya ciddi bir şey yok.

(Doktor) Uyandırdık, konuştuk. Merak etmeyin.

(Nurten) Gülay Hanım uyuyor.

(Nurten) Güzel rüyalar görüyor şu anda.

(Nurten) Turp gibi uyanacak maşallah.

-Peki, geçmiş olsun. -Teşekkürler.

Rüya görsün.

Yaşadığı hayat kâbus çünkü.

Doğru.

Boşu boşuna kendini tehlikeye attı.

Kâbusmuş.

Cihangir'im mışıl mışıl, mutlu mutlu uyu sen.

(Müzik - Duygusal)

(Geçiş sesi)

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Müzik - Gerilim) (Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Müzik - Gerilim) (Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Müzik - Gerilim) (Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

(Su sesi)

(Su sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ölmedin, merak etme.

Kimsin lan sen? Ne istiyorsun benden?

(Gülme sesi)

Ben değil, sen benden bir şey istiyorsun Cihangir.

Ne istiyorum?

Ne istedim ben senden?

Kalk.

Rüyadasın Cihangir.

Ben ölürsem uyanacaksın.

(Islık sesi)

(Su sesi)

(Gülme sesi)

(Islık sesi)

(Müzik - Gerilim) (Islık sesi)

Hadi öldür beni.

(Silah sesi) (Geçiş sesi)

(Nefes sesi)

Cihangir uyandın mı evladım?

Doktor yok mu? Gülay Hanım!

Gülay Hanım! Hemşire! Doktor! Cihangir uyandı.

(Nurten) Gülay Hanım, Cihangir uyandı.

Cihangir.

Oğlum uyandın mı?

Cihangir.

İyi, bir şey yok.

Nazar çıktı. Allah yokluğunu göstermesin.

(İrem) Nasılsın Cihangir?

İyiyim, iyiyim. Abartmayın.

Ağzım kurumuş, su versene.

Al canım.

-Ne zamandır buradayım? -Neredeyse bir gün oldu.

Kaan iyi mi?

Kaan kim?

Çağırırız gelsin.

Yanındaki çocuksa eğer, iyi.

(Cihangir nefes sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Cemal) Kamera çekimini buradan yapmışlar.

(Geçiş sesi)

-(Bahar) Eskiyi mi diyorsunuz? -(Cemal) Hı.

Amirim, niye tekrar gelindi buraya?

Aynı tuzağı diyorum. Göz göre göre, aynı yer.

(Bahar) Neyin kafası bu?

(Cemal) Neden kaydetmişler, kim kaydetmiş?

(Cemal) Neden biz şimdi seyrediyoruz? Bilsek güzel olurdu tabii.

(Cemal) Niye geldiniz buraya Kaan?

Macera öyle gelişti.

Arkadaşım mavra yapmasana.

Depoya gittiğimde bir mevzu vardı.

Anlayamadım. Gider misin, dediler.

Öyle gelişti.

Ya aynı yere geliyorsun. Aynı yere.

Evet de kime diyecektim bunu?

Ben bu filmi gördüm diyebileceğim bir siz varsınız.

-Arabada Cihangir'le miydin? -Evet.

-Sen mi söyledin tuzağı? -O da biliyordu.

Neyi biliyordu?

Nasıl bir tuzak olacağını Cihangir de biliyordu.

Zaten o yüzden erken hamle ettik.

Nereden ne çıkacağını biliyordu diyorsun. Doğru mu anlıyorum?

Videoyu seyretmiş gibi ha?

O kadarını bilemem.

Ama nasıl bir tuzak olacağını biliyordu.

En az benim kadar iyi biliyordu.

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Kaan) Efendim?

Tamam, geliyorum.

Cihangir uyanmış, beni çağırıyor.

(Müzik - Gerilim)

Tamam, çağırın şu doktoru, taburcu etsin beni. İyiyim diyorum size işte.

Düşüp bayıldın Cihangir. Canına mı kastediyorsun?

(Cihangir) Abla pantolonum nerede?

Yok, canım yapmıyor öyle bir şey.

Çalışmak istiyorsa çalışsın. Böyle zorla olmaz.

(Gülay) İyiysen tabii git oğlum.

(Kapı kapanma sesi)

-(Cihangir) Sen iyi misin? -İyidir.

-Sen? -Daha iyi olacağım.

Cihangir nereye gidiyorsun?

Hastanedesin, delirdin mi? Bayıldın.

-Fiziken yorgunsun. -Toparlayacağım.

Toparlar.

(Müzik - Gerilim)

Cihangir ayakkabılarını unutmuşsun.

Acele etme.

(Müzik - Gerilim)

-Nereye? -İskender'le konuşmayalım mı?

Konuşmadık mı?

Doyamadım.

Nasıl oluyor bu Cemal Bey?

(Cemal) Ben de onu soracaktım Hümeyra Hanım.

Kaan DVD'de ne gördüyse ne anlatıldıysa aynını yaşadı.

Hayır, yani ölebilirdi bu çocuk.

İskender mi çağırmış onu?

Öyle görünüyor.

-Tesadüf olamaz bu. -(Cemal) Olamaz.

Acaba diyorum siz...

...DVD'de anlatılanları önceden biliyor muydunuz?

Hayır, insanın aklına gelmiyor değil ama...

...polis bulamadı. İspatta edemiyorsunuz bir şeyi.

İlhan, Eren'in işlerini yürütür olunca...

...aklıma gelmedi değil tabii yani.

Doğal boşluk kaldırmaz.

İllaki biri geçecekti yerine.

Kaan'la bunları daha önce konuştuğunuz oldu mu?

Nasıl?

Yani babasını kimin öldürdüğünü.

Ha yok.

Yani boş yere doldurmak istemedim çocuğu.

Ama konuştunuz.

Bir kere.

(Karga sesi)

Yani bir kere sordu bana...

...neden bunu merak etmiyorsun diye.

(Hümeyra dış ses) Merak etmez miyim?

Merak ettim tabii oğlum.

Ama bizim etimiz ne budumuz ne oğlum?

Polise haber verdim ama...

...bir sonuç alamadım işte.

Beni niye öldürmemişler?

Bebek olduğun için herhâlde.

(Müzik - Gerilim)

İntikam alabilirim.

Bulsam...

...bir bilsem kimin yaptığını.

Senin yerine ben alacağım intikamı.

(Cemal dış ses) Bir kere sordu dediniz.

Bir daha hiç sormadı mı?

Yani Kaan, nasıl desem...

...bira gamsız bir çocuktu.

Kendi derdine düşünce açıkçası bir daha da hiç üstüne düşmedi yani.

Ya da size sormadı.

Belki de kendi araştırıp öğrendi.

Sanmam.

İçi dışı birdir benim oğlumun.

Anlatırdı yani bana, mutlaka anlatırdı.

(Müzik - Gerilim)

Yani sanmıyorum.

Bana haber vermeden, silahlı çatışmaya mı girdiniz Âdem?

Şöyle izah edeyim İlhan Bey.

İrem Hanım kaçırılınca tabii...

...Cihangir abim ne etsin? Bir karar verdi.

Bir karar vermek zorundaydı. Eli mahkûmdu bir yerde.

Ben sana Cihangir'i sormuyorum.

Cihangir'in ne yaptığını görüyorum.

Ben sana soruyorum.

Sen beni aramalıydın.

Silahlı, külahlı andavallık istiyor muyum ben ha?

Lan konuşurken gözüme bak!

Başüstüne İlhan Bey.

-Neymiş? -Sizi aramam gerekiyordu.

İstanbul'un ortasında çata bata.

Geçti oğlum artık o devirler, geçti.

Nerede oldu bu iş?

Efendim o bakımdan çok şanslıyız. Böyle gözlerden uzak bir yer.

Yani kimsenin görmesi mümkün değil. Gören, duyan olmamıştır.

Altını değil...

...kuruşu saklamak hüner öyle mi Âdem?

Bunca zaman sen şu üç kuruşluk aklını...

...benden saklamışsın da ben bilememişim öyle mi?

Yalanım varsa gözüm şuraya aksın İlhan Bey. Bakın.

Bakın, bakın işte burada.

(Müzik - Gerilim)

Burada mı?

Nereden çıktı bu resimler?

İskender'in adamlarıyla burada mı buluştunuz?

(Âdem) Evet İlhan Bey.

İskender mi istedi burada buluşmanızı?

(Âdem) Evet, evet İlhan Bey.

Sen gitmeden önce resmini mi çektin?

(Âdem) Çektim, çektim. Lakin Cihangir abiyle geçenlerde bir gittiydik...

...o ara çektim. -Niye?

Bilmiyorum, kalk gidiyoruz dedi. Gittik işte.

-Sonra? -Sonrası malum İlhan Bey.

İşte burada tesadüf geldi, vuruştular. (Telefon zili sesi)

(Âdem) Cihangir abim arıyor açayım mı?

Aç.

(Âdem) Alo abi günaydın. Uyandın mı abi?

Âdem adamları topla, depoya gel.

Niye diye sorma. Tedarikli gelin.

Başüstüne abi.

Ne dedi?

Adamları topla depoya gel, diyor.

Onun dediğini yapmayacaksın Âdem.

Depoya gideceksin, onu ikna edeceksin.

Ne diyeyim?

Haa!

Bizim oralarda...

...güvercine ev kuşu derler.

Baykuşa, puhu...

...bıldırcına pıtpıtak derler.

Sen bu ağızlardan anlarsın öyle değil mi Âdem?

İşte kuşlardan konuşursunuz Cihangir'le.

Haklısınız tabii İlhan Bey.

Bana bak, ne yap ne et tut oğlanı.

Bu İskender meselesini ben halledeceğim.

Ulan hadi gitsene, mal gibi durma karşımda.

Başüstüne İlhan Bey. Hayırlı günler.

(Müzik - Hareketli)

İş büyüdü müdürüm, ölen oldu.

Silahlı çatışmadan dolayı.

Dolayı falan filan, boş ver.

Cemal ne dedi?

Çok konuşamadık ama...

...o tabii daha çok Cihangir'in bu tuzağı nasıl anladığını düşünüyor.

Cihangir hangisiydi?

İlhan Tepeli'nin oğlu.

Öbürü de Kaan'dı.

Hı hı!

(Altan) Sen bu safhada hiç yorum yapma. Bekle bakalım Cemal ne diyecek.

Nasıl akıl yürütecek, seni ne tarafa yönlendirecek.

Emredersiniz.

Bu fasıl çok mühim kızım.

Bırak anlatsın. Sen lafa girme.

Tamam.

Bir de bu Kaan...

...ayrı eve çıkacaksa...

...ona da ayrıca dikkat edeceksin.

Ben karşı çıktım. Biliyorsunuz.

Bırak şimdi, Cemal Sandıkçı seçmedi mi bu çocuğu?

Seçti. Ne belli başka planları olmadığı?

(Altan) Adamı hapisten çıkarıyorsun. Hayatını kurtarıyorsun bir yerde.

Her teferruat önemli Bahar.

Resimleri makinenden sileceksin.

Buraya gelirken, giderken takip edilmediğinden emin ol kızım.

(Altan) Cemal, buraya geldiğini de...

...fotoğrafları çektiğini de bilmemeli.

Aramızdaki ilişkiyi bilmemeli.

İyi gidiyorsun. Böyle devam et.

(Müzik)

(Dijital ses)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

(Depo ortam sesi)

(Müzik)

Abi, tekrardan geçmiş olsun.

Nasıl oldun abi, az daha iyi misin?

Bir şey yok Âdem, ne olacak?

Maşallah.

İlhan Beygilin yanından geliyorum abi.

Diyeceklerim var, diyorsun. İyi, söyle.

Siz karışmayın, ben halledeceğim, dedi

İyi işte Âdem, ne güzel.

Herkes bir tarafından tutarsa, daha çabuk hallolur.

Yok abi, bak gözünü seveyim, öyle değil. İstemiyor İlhan Bey.

Hem sizin şu çatışma şeyini duyunca şey etti yani.

Kızdı yani. Döküle kalsın İskender, dedi.

Para benim oğlumun canından kıymetli mi, dedi.

(Âdem) Ana, kurban olurum, dedi.

Ben onun aldığı nefesin köpeği olurum, dedi.

Ulan uydurma!

Babam bir şey demiştir de böyle dememiştir.

Dedi abi. Bak, vallahi kırılıyorum ama.

Yani sen beni iyice ıskartaya çıkarttın.

Hayır, el âlemin bebesiyle vuruşmaya gidiyorsun. Dediğimi yalan belliyorsun.

Hayır, yani zaten moralim bozuk.

Gurbetteyim. Bu İstanbul'a bir türlü kanım kaynamıyor.

(Telefon zili sesi)

Ben sana bir su getireyim abi.

Efendim İrem.

(Müzik - Hareketli)

İlhan.

-Cihangir hastaneden çıktı. -Biliyorum.

Keşke teşrif edip kendin görseydin.

Gerçi biliyorsun, bu da bir şey bilmeye de bilirdin.

Sabah sabah beni sinirlendirme Gülay.

Cihangir beni dinlemedi. Hata üstüne hata yaptı.

Bize saldırıyorlar. Çocuk hiç olmazsa bir şey yaptı.

Benim dediğimi yapsın. Ben ne lazımsa yaparım.

Aç.

Nereye gidiyorsun?

İlhan.

(Müzik - Hareketli)

(Cihangir) İrem, söylediğini anlamıyor değilim. Anlaşılmayacak bir şey yok zaten.

Tamam, ben de onu diyorum.

Şu anda benim bir işim var, tamam mı? Ben seni sonra arayacağım.

Tamam. Görüşürüz.

Yenge de perişan oldu tabii.

Âdem.

Babamla başladın, yenge dedin.

Gurbet dedin, el âlemin bebesi dedin.

Ne yapıyorsun oğlum sen vıt, vıt, vıt?

Yok, haklısın abi.

Bak hele, biliyorsun sen beni. Ben öyle az dur diyemem kendime.

Benim içimde bir bozkır, böyle hırıl hırıl bir Çiçekdağı.

Yahu abi, sen o gün beni orada bıraktın da bu bebeyle bastın gittin ya.

Hah! Benim trafo gitti, çekmez oldum. Disconnect Âdem yani.

Kaan'ı mı diyorsun?

(Âdem) Onu diyorum. Tanımıyoruz etmiyoruz işe koşuyoruz. El âlem.

Yahu hırlı mı hırsız mı, nereden biliyoruz abi?

Artık biliyorum Âdem. Ölebilirim demedi.

Bana ne demedi. Niye demedi Âdem?

Gözünün yağını yediğim, ben de onu soruyorum. Niye demedi abi?

Abi, ata arpa gerek, yiğide pilav.

Bu gobel ne yapıyor?

Abi, bak böyle bebe olmaz. Olmaz.

Menfaati ne bunun?

Yahu benzini ne bunun?

Doğru. Çağır şunu.

Hay, gözünü seveyim.

Hişt, efendi! Ulan gobel! Gel hele.

Gel. Geç otur.

Sen de otur Âdem.

Eyvallah abi.

Bir şey istedim, sağ olasın ikiletmedin.

Bizden aylık alacaksın.

Cesaretine, fedakârlığına bedel biçemem...

...ama seni mutsuz etmeyecek bir aylığın olur.

Eyvallah.

Ben bana değil, işe sadakat gösterilsin isterim.

Hepimiz işin, gücün hakkını verirsek, birbirimize sadakat göstermiş oluruz.

Bana uyar.

Güzel. O zaman gelelim yapacağımız işe.

Ne demek bir daha olmayacak ulan? Ne demek?

(İskender) Kamyon devrilmiş, itibarım sıfıra inmiş.

Bir şey emretmişim, yanımda çalışan, dünya kadar para ödediğim adamlar...

...yapamamış. Ha?

-(Erkek) Bir daha olmayacak abi. -(İskender) Bir daha olmayacak tabii.

Bir daha olmayacak. Olmayacak tabii de bakalım siz burada olacak mısınız?

Çekilin gidin ulan!

Siz de gidin.

Marabayla konuşurken yanıma gelme diyorum, değil mi kızım?

İnadına geliyorsun onu da biliyorum. Bilemediğim, nereye vardırmak istediğin.

Personeli azarladığın yetmedi mi baba?

İş konuşuyoruz evladım.

Para mı kaybettin?

Neden soruyorsun? Para mı isteyeceksin?

Kalbine vuracak diye korkuyorum.

Kabahat bende, sana bu rahatlığı, bu gevşekliği veren benim.

Senin şu kamyonu Cihangir mi devirdi?

Bu laflar benim ağzıma yakışır. Ben sokaktan geldim.

Ama seni en iyi okullara gönderdim. Sen niye?

Hey, kurban olduğum Allah'ım!

Millet kızını gelin olur, eveririz, dursun şurada diye kıstırır.

Biz dedik ki durmasın, koşsun, tutsun, koparsın.

Al işte İskender, al işte.

Üç günde bir söylüyorsun. Biliyor musun? Üç günde bir.

(Telefon zili sesi)

(Müjde) Cihangir arıyor.

Alo.

(Cihangir ses) Alo. İskender Bey, nasılsınız?

İzniniz olursa sizden bir ricam...

...bir de kabul ederseniz bir özrüm olacak.

Söyle bakalım.

Şimdi bir şeyler oldu, yani böyle olsun istemezdim.

Adım gibi biliyorum, siz de istemezdiniz. Ben kendimi korudum.

Maalesef can kaybı oldu. Keşke olmasaydı.

Ama daha fazla sürsün istemem. Sonuçta büyüğümüzsünüz.

(Cihangir) Bir hâl çaresine bakarız.

Şimdi izniniz olursa yanınıza gelip hatırınızı sorayım istedim.

Özür dileyeyim. Telafi etmem gerekiyorsa telefi edeyim diyorum.

(İskender ses) Bu dediklerinin nasıl olacak Cihangir?

Vallahi siz nasıl isterseniz öyle olacak İskender Bey.

Sizin istediğiniz yani size ait bir yere geleyim...

...diyeceklerimi yüz yüze söyleyeyim diyorum.

İyi. Akşam benim etçiye gelin.

Yemek yer, konuşuruz.

Ne diyor?

Senin sporun yok mu kızım?

Git esnesene sen, çakralarını aç.

Hayat çok zor, kolay mı öyle? Hadi bakayım, hadi.

Hmm!

Nereden aldınız bu eti? İyiymiş.

Çayır çimen görmüş bu.

Bal damlıyor ağzından abi. Bal, bal.

Bak, İlhan Beygil nasıl sevinecek. En doğrusunu, en şahanesini yaptın abi.

-Hadi bakalım. -Nereye?

Dolaşalım bakalım Âdem.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Merhaba.

Bir tuzlama verirsen.

-Çorbadan sonra bir şey alır mısınız? -Yok, istemiyorum.

Şunu kasaya koy, gelip alacaklar.

Hadi.

Hüseyin abi.

Bu anahtarı, buradaki abi gönderdi.

Herhangi bir yer seçtim.

Servisçiler lahmacun, pide taşımıyorlar.

Bahis işinden para toplayıp para dağıtıyorlar.

(Müzik - Hareketli)

(Cihangir dış ses) Sipariş getirmiş gibi içeri girip içeriden para alınıyor.

(Cihangir dış ses) Her gün bayilere dikkat çekmeyen...

...küçük miktarlarda paralar yatırılıyor.

(Cihangir dış ses) Her bir kurye, kalan paraları merkezlere taşıyor.

(Cihangir dış ses) Paralar sayılıyor ve kayıt altına alınıyor.

(Cihangir dış ses) Sonra son kurye geliyor ve toplanan paranın...

...her gün için yüzde 60'ını alıyor.

(Cihangir dış ses) Çantayla yola çıkıyor.

(Cihangir dış ses) Parayı getirip İskender Bey'in muhasebesine teslim ediyor.

(Müzik - Hareketli)

Nereden mi biliyorum?

İki üç sene önce bu işi biz yapıyorduk.

Cirosu düşük diye bizden alıp İskender'e verdiler.

Abim, niye anlattın bunları?

Sana değil Âdem.

Kaan'a anlattım.

Ne yapıyoruz?

Bu tezgâhı patlatıyoruz.

Ne yapıyorsun sen abi?

Abi, sen güzel güzel konuştun İskender'le.

(Âdem) Bak vallahi böğürlerim yandı, kum dökeceğim.

Abi, İlhan Bey'i ne yapacağız?

Âdem, onu bırak da ben düşüneyim.

Abim, bak vallahi diyorum ben yemin içtim, yapamam.

Sen değil zaten.

Kaan yapacak.

(Âdem) Abi, bu daha kötü.

Benim neyim var ki sen beni koymuyorsun sahneye?

-Gülüyor musun ulan gobel? -Ağlayana gülünmez.

-Yok ya, esas mı diyorsun?

-Esas diyorum! -Bana bak--

Âdem!

Bu iş benim dediğim gibi olacak, tamam mı?

Sen de babama 'ecicik' susacaksın. Oldu mu?

Olmaz mı? Olur.

Olur da...

Ah benim inleyen kemiklerim, kulunçlarım.

Bittin sen Âdem, kapının önüne koyacaklar seni.

(Müzik - Hareketli)

Eyvallah.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

(Altan dış ses) Cemal buraya geldiğini de fotoğrafları çektiğini de bilmemeli.

Resimleri makinenden sileceksin.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Gerilim)

Ne yaptın?

Cihangir'in dosyalarına baktım amirim.

Orada bir şey yok.

Yoksa var mı?

Sicili temiz.

Ama DVD'yi izlemiş olabilir mi, diye düşünüyorum.

Anlat.

Hiç yorum yapma. Bekle bakalım, Cemal ne diyecek.

Nasıl akıl yürütecek, seni ne tarafa yönlendirecek.

(Altan dış ses) Bırak anlatsın.

Yani elimde bir şey yok.

İki soru.

Cihangir, bu DVD'yi biliyorsa nereden, nasıl biliyor?

Yani demek ki ya ona da gönderildi ya da DVD'yi gönderen Cihangir.

Yok. Göndermiş olamaz.

Sebep?

Babasını cezalandırmak istiyor olamaz.

Seyrettiyse.

Ne seyrettiğine bağlı.

İşte bizimle aynı filmi seyretti farz ediyoruz.

Neden? Çünkü tuzağı biliyor.

Herkesin bilmesi mümkün değil.

İkinci soru ne?

Biri, Kaan'ın olup biten her şeyi öğrenmesini istedi.

Aynı kişi Cihangir'in de bilmesini istedi.

Niye?

Yani soru çok da ikinci soru bu.

(Altan dış ses) Resimleri makinenden sileceksin.

Aramızdaki ilişkiyi bilmemeli.

Ben...

...hiç fotoğraf falan bakmaya dayanamıyorum, biliyor musun?

Sen seviyorsun galiba.

Çekince de bir yerde saklamak lazım, değil mi?

Hepsi ayrı meşgale.

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kaan) Bir şey mi oldu anne?

Babanın öldürüldüğü yerde--

Çatışma oldu.

Önemli bir şey yok. Sen merak etme.

Ne demek önemli bir şey yok?

Ne demek merak etme?

Bile bile istediler bunu, bile bile yaptılar. Cihangir mi istedi seni?

Yok öyle bir şey.

İskender, Cihangir'in nişanlısını kaçırmıştı.

O zaten gidecekti, benimle gitmeyebilirdi yani.

Cihangir sana kötü mü davrandı?

Yok anneciğim. Ben her defasında sana böyle olup biteni anlatamam ki.

Niye?

Niye anlatamıyorsun annene sen olup biteni?

Bak.

Bunlar savaşıyorlar.

Tamam mı?

Ben de artık işin içindeyim.

Böyle her defasında olup biteni sana anlatmanın sana da bana da faydası yok.

Var! Var.

Sana da faydası var, bana da faydası var.

Senin intikamın benim intikamım sayılır.

Eğer babanın katilleri cezasını çekecekse...

...ikimiz de huzura ereceğiz.

(Hümeyra) İkimiz de.

Oğlum.

Sana bir şey olacak diye geceleri gözüme uyku girmiyor benim.

Bak bakayım bana.

Endişelenmek yok.

Tamam mı? Sen güven bana.

Biz herkesi yeneceğiz.

(Kaan) Sana söz.

(Müzik)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

Yavaş birader.

Memleket neresi senin? Böyle bayık bayık.

(Âdem) Hop dedik.

Kirliler var delikanlı.

Ulan! Ayıptır oğlum.

Soframıza gelmişler, bekletiyorsunuz insanları.

Gel Cihangir. Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Ne yapıyorsun Yozgatlı?

Çankırı.

Yakın değil mi oralar?

(Âdem) Yani.

Geç Allah'ın adamı. Geç oturun.

Otur Cihangir. Hoş geldin.

(İskender) Kebap yiyelim, hoşbeş edelim.

Edelim İskender Bey.

(İskender) Buyurun oturun.

Çantasını alın misafirimizin, yük olmasın.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

İşkembeciden sanat galerisine.

İyi akşamlar Vekilharç Bey.

(Vekilharç) Karşılaşmalar insanı geliştirir.

Herkes birbirine benzese...

...devletler de toplumlar da küçülür.

Şu resimden bir şey anlıyor musun İlhan?

Yok.

Ama meraklısı para ödüyor, biliyorum.

Anlamadığın için kızıyor musun peki ressama?

(Vekilharç) Bu resmi beğenenlere?

Ne istiyorsun, onu anlat.

Resimden anlamam ama ticaretten anlarım Vekilharç Bey.

Ticaret yürürse hayat yürür mesela.

Çorba içersin, resim alırsın, çocuğunu okutursun...

...kenarda para biriktirirsin--

Hişt! Yorma beni.

İskender üstüme geliyor.

Ben bir şey duymadım.

Sizin izniniz olmadan bunu yapamaz ama.

(İskender) Ustam.

(Usta) Buyurun efendim.

-(İskender) Birkaç parça pirzola atın. -(Usta) Tabii.

(İskender) Dinlenmiş antrikot da koy, birkaç tane bonfile atarsın.

(İskender) Yeşil biber, kırmızı biber güzel kızartın. Sarımsak, tamam mı ustam?

Tamam.

Abi, bir milyon var.

İyi. Koy bakalım şöyle.

Eskiden ot sevmezdim.

Cahillik işte.

Etin yeri ayrı tabii.

Sen şimdi bu paraları niye getirdin patronumun evladı?

Kayıplar oldu İskender Bey. O çocuklar emir kulu.

Ben kendimi savundum. Mecbur kaldım, indirdim.

Ama aileleri vardır, borçları vardır, harçları vardır.

Dedim bizim Âdem'e hazırlayın bir çanta. Getirip verelim İskender Bey'e.

Biz anlaşırız. Yanlış anladık deriz. Sarılırız, kucaklaşırız.

Olan yanımızda çalışanlara olmasın.

Serin serin konuşuyorsun Cihangir.

Demek bu para ölenler için.

Güzel güzel.

(İskender) Biz tabii ki sarılırız, öpüşürüz, kucaklaşırız, anlaşırız.

Yeter ki sıramızı, yerimizi bilelim.

(Telefon zili sesi)

(Müzik)

(Vekilharç nefes sesi)

(Parmak şaklatma sesi)

(Işık yanma sesi)

(İlhan) Yanlış anlamayın Vekilharç Bey ama...

...bir şey yapıyorsa İskender, sizden emir alır gibi yapıyor.

Yani siz emrettiniz demiyorum.

Sana dahlimiz ve malumatımız yok, dedim.

Ben de bunun için geldim.

İskender'in yaptıkları hepimize zarar verecek.

Bunu bilin istedim.

İşkillenerek, vehmederek konuşmayız biz.

Senin haber vermene gerek yok İlhan.

Lüzumluysa öğreniriz.

İşine, gücüne bak.

Gidebilirsin.

(Müzik - Gerilim)

(Parmak şaklatma sesi)

Bak, tamam da şu anda çok önemli bir toplantıdayım. Ben seni--

(İrem ses) Hayır Cihangir, kapatma.

Ben senden bir şey istedim. İşi bırakmanı istiyorum.

En azından şimdilik diye umut ediyorum. Bırakamıyorsun.

(İrem ses) Öyleyse ben bir şey yapmalıyım.

Ne gibi?

Ben de seninle çalışmalıyım.

Olur tabii de…

Bak, dediğim gibi şu anda İskender Bey'le çok önemli bir görüşmedeyim.

İskender'in lokantasındasın, değil mi? Geliyorum oraya.

İrem, bir dakika.

Olmaz. Bu gece olmaz.

Hayır bu gece olsun.

Birlikte bir hayat süreceksek bu gece başlasın.

(Müzik)

Nişanlını da çağırsaydın Cihangir.

Böyle telefonda olmaz. Gelsin, otursun.

Geliyor zaten.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

-Teslimat. -Geç.

Teslimatı getirdim.

Kaan!

(Müzik - Gerilim)

Sen kimsin?

İşte paket verdiler, onu getirdim.

Konyalı nerede?

-Vallahi onu hiç bilmiyorum ki. -Nasıl bilmiyorsun?

Konyalı kim, onu bilmiyorum.

Bizim ekipte bir Sivaslı var ama…

(Erkek) Bir saniye İrem Hanım, belediyenin emri var.

(Erkek) Buyurun takip edin.

(Müzik - Gerilim)

(İrem) Cihangir.

(İskender) Hoş geldiniz İrem Hanım.

(İrem) Cihangir.

Kaan da mı burada, yanlış mı gördüm?

Yanlış görmüşsün.

Buyurun oturun.

("Yüksel baltacı - Bir Fırtına Tuttu Bizi" çalıyor)

"Bir fırtına tuttu bizi"

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Sen kimsin?

Aşağıda da sordular.

Mandalina.

Bana haber vermediler seni.

Çok ekşi.

(Vurma sesi)

(Vurma sesi)

Hişt!

Hişt!

Doldur lan şunu.

(Müzik - Gerilim)

Toprağım!

Seni çağırıyorlar. Bir bakar mısın?

(İskender) Ben size sofrayı tazelettireyim.

(İrem) Zahmet olmasın.

Çok aç değilim. Etle de pek aram yok.

Hadi canım!

Ben de bu Çorumluya az evvel ebegümecini anlatıyordum.

(Gülme sesi)

Kars yörelerinde kuşabba diyorlar.

(Çiğneme sesi)

Şimdi İrem Hanım, ben bu Cihangir'i ikna edemem.

Sonuçta babasıdır, hakikaten anlıyorum ama...

...bir de siz dinleyin beni.

(Çiğneme sesi)

Ben cesur adamım, eskiden daha cesurdum.

Öyle dışarıdan bakanlar deli cesareti deyip geçiyorlardı ama...

...iştahtı benimkisi, kaybetmeme iştahı.

(Çiğneme sesi)

Şimdi diyorum ki senin baban, benim eski patronum ya.

İlhan Tepeli'nin miadı doldu.

Senin aklınla benim iştahımı yan yana getirelim.

Gel çalış benimle, olmaz mı?

(Müzik)

(Fermuar sesi)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

(Ayak sesi)

İş konuşuyoruz kızım.

Biraz ara vermiş olsunlar baba.

Hep iş, hep parayla racon.

Fazlalık kalmasın üstünde. Nereden buldun bunu sen?

İçeriden aldım. Fazlaysa bu fazla, al.

(Müzik - Gerilim)

Nerelisin toprağım?

Alanya.

Çok sıcak ora be.

Baharda geleceksin, yazın sıcak olur.

Yüzme biliyor musun sen?

Evet. Ne oldu ki?

Bazısı denizin dibinde yaşıyor, yüzmeyi bilmiyor.

Ben biliyorum, merak etme sen.

Tabii canım.

Uyanık adam koyacaksın buraya, cin gibi olacak.

Burada öyle dolaşamazsın. İşin bitti mi doğru yoluna.

Hadi, görmeyeyim bir daha.

(Müzik - Gerilim)

Bunu kedilere bırakıyorum. Çöpe atma gözünü seveyim, tamam mı?

(Müzik - Gerilim)

(Vurma sesi) (Geçiş sesi)

Ne yapıyoruz?

Bu tezgâhı patlatıyoruz.

(Cihangir dış ses) Biz yemek yerken sen içeri girip muhasebeyi indireceksin.

Bana haber vermediler seni.

(Vurma sesi)

(Vurma sesi)

Toprağım!

Seni çağırıyorlar. Bir bakar mısın?

(Vurma sesi)

Doldur lan şunu.

(Fermuar sesi)

Ama daha da zor olan...

...aldığımız parayı mekândan dışarı çıkarmak.

Parayla dışarı çıkman imkânsız.

(Cihangir dış ses) Parayı muhasebe katındaki boşluktan çatıya atarsın...

...biz oradan alırız.

(Müzik - Aksiyon)

Bir de babam çok yemek konuşur.

İş dediği o olmasın?

-Ben Müjde. -İrem.

Haksız mıyım Cihangir Bey?

Cihangir de bayılır iş konuşmaya.

Kızımın derdi iş konuşmak değil...

...katılamayacağı için maraza çıkartmak, değil mi Müjde?

(Öksürme sesi)

Ben müsaadenizle bir...

(Müzik - Gerilim)

Şikâyetlerimiz aynıymış İrem Hanım.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(İrem) Cihangir, teklife ne diyorsun?

Ne diyeyim İrem?

(Cihangir) Babanı bırak, gel beraber çalışalım teklifine...

...bu saatte mi cevap vereyim?

(Müjde) Aa!

Baba böyle bir iş teklifi mi yaptın?

Tövbe tövbe!

Ben mesaisiz bir hayatı söylüyorum.

Böyle bir hayatı tercih edip etmemekle ilgili söylediklerim.

Bizim işlerin öyle mesaisi, gecesi gündüzü yoktur ama.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Islık sesi)

(Müzik)

Ha gayret Âdem!

(Düşme sesi)

Kafama atsaydın!

Ne var lan? Aldın işte gobel!

(Müzik - Hareketli)

(Motosiklet sesi)

(Müzik - Hareketli)

(İskender) Yemek yerken mutlu oluyordum.

(İskender) Demek ki bana iyi geliyor, bu işe gireyim, dedim.

(İskender) Ama daha evvelden hiçbir fikrim yok.

(İskender) Mutfağa ne alınır, nereden alınır...

...nasıl alınır hiç bilmiyorum.

(Müzik - Gerilim)

(Ses efektleri)

(Müzik - Gerilim)

(Anlaşılmayan konuşma)

(Anlaşılmayan konuşma)

Hemen geliyorum.

(Müzik - Gerilim)

Babam hırsızı yakalasın mı Cihangir?

Canım biz kalkalım mı?

Nereye gidiyorsunuz? Daha çok erken.

İskender Bey gelsin de…

(Müzik - Gerilim)

Lan! (Tokat sesleri)

Ne demek lan soyulduk?

Ben soyuldum lan!

Bir kişi girdi içeri, uyduruk mobiletiyle geldi, sizi çökertti.

Öyle mi?

Kim geldi lan?

İlk defa gördüğümüz biriydi.

Buraya gel lan!

Bu odaya kadar nasıl girdi peki?

Buraya kadar gelince temiz sandım.

İçi para dolu çantayla geliyor İskender Bey. Yok mu deseydim?

Ama arkadaşlar şahit, sordum--

(Tokat sesleri)

Senin arkadaşını da şahidini de...

...tavuklara doğrarım lan!

Bir kişi dördünüzü mü dövdü?

Birden gelişti-- (Bağırma sesi)

Paralar nerede onu söyle bana.

Kuryeyi çıkışta aramışlar, para yokmuş.

Lan yürü git!

Belki para daha binadadır İskender Bey, sonra alacaklardır.

O ne demek lan?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Ne oldu baba?

Cihangir, şuraya gelsene.

(Müzik - Gerilim)

Soyuldum Cihangir.

Nasıl?

Bir bilsem.

Seninle ben şurada otururken...

...biri girip içeri götürmüş.

Geçmiş olsun.

Sen...

Sen burada olmasan, sen yaptın diyeceğim ama...

...sen buradasın değil mi?

-Belki de bizim aramız-- -Nişanlın burada.

Ben buradayım. Silahın yok.

Koyun gibi keserim, biliyorsun değil mi?

(Müzik - Gerilim)

Beş milyon lira gitti.

Of!

Çokmuş.

Senin şu badem, bir ara kalktı gitti.

O ara bir şey yaptıysan yaptın.

Yaptıysan...

...helal olsun sana.

Bu gece dokunmayacağım.

Misafirimsin.

Konuştuklarımız boşuna mıydı?

O kuryeyi bulacağım.

O konuşacak.

Sen mi yaptın, baban mı yaptı, başkası mı bilemem.

Bunu yapanları kurutacağım.

İpe dizeceğim kulaklarını.

Ben de olsam aynı şeyi yapardım.

Hmm...

(Müzik - Gerilim)

Bir şey soracağım.

O gün İrem'i kaçırınca...

...o verdiğiniz adres, o depo...

...niye seçtiniz orayı?

Neden soruyorsun?

Sevmedim orayı.

Ben çok severim orayı.

İçim açılır orada.

Çok adam gömdüm ben oraya Cihangir.

Senin yaşın kadar hatırası var oranın bende.

(Erkek dış ses) Babanın katillerinden biri...

...Kavak lakaplı Ercan Saner.

(Erkek ses) Bir diğeri İskender Akay.

Ne ekersek onu biçeriz.

Teşekkür ederiz yemek için.

(Cihangir) Gidelim.

(Müzik)

(İskender) Bırakın gitsinler!

-Ne oldu baba? -Yok bir şey.

Para mı kaybettik?

(Müzik)

Bırak Allah aşkına, çeneyle olmuyor bu işler.

Sen daha çantayı atamıyorsun. Neyi konuşuyorsun?

Lan sen daha dün bir bugün iki, bana rota mı veriyorsun?

Lan bebe, ben Koyunbaba Barajı'nda büyümüş adamım.

Sazandan çok iyi anlarım.

Aynen, anlarsın. Maşallah sana.

Ulan sen yat kalk... (Araba sesi)

...bak şu Cihangir abime dua et.

Ama gün olur devran döner...

...sen de düşersin benim elime gobel.

O zaman kıvrım kıvrım kıvranırsın...

...nereden tanıdım ben bu Âdem'i diye.

Aynen.

Sen bekle.

Ne durumdayız?

(Âdem) Hiçbir aksilik yok abi.

Ne oldu, bir şey mi oldu?

Yoo. Bir sıkıntı yok.

Abi arkadaş yeni ya, stresli iş tabii.

Doktorlar stresten uzak durun diyor ama sen merak etme...

...ben çözeceğim arkadaşı yakında.

Tamam neyse, fazla takılmayın buralarda.

İyi iş çıkardın.

(Müzik)

Yeni gelini herkes şımartır Kaan Efendi.

Lakin sen benim sözümü dinle.

Müdürden gözünü ayırma.

Hayırlı akşamlar.

Hayırlı akşamlar Âdem.

(Müzik)

(Ses efekti)

(Araba sesi)

(Müzik)

En çok ne kadar susabilirsin?

Nasıl?

(İrem) Benimle Cihangir.

Ben sana bir şey demesem, bana ne zaman İrem dersin acaba?

İrem bir alınganlık gösteriyorsun da...

...ben zaten konuşkan biri değilim, biliyorsun.

Cihangir bana şiirler yaz, şarkılar söyle demiyorum.

Tamam haklısın.

-Haklısın. -(İrem) Haklısın.

İşine gelmeyince haklısın de geç.

(İrem) Ben haklı olduğumu biliyorum. Sen de biliyorsun.

Başka bir şey konuşmamız gerekmiyor mu?

İrem ne olur, bak rica ediyorum. Kolay bir gün değildi zaten.

Kavga etmeyelim, olur mu?

Kavga etmek isteyen kim?

Ben senin için bir şeyler yapmaya çabalıyorum.

Bu akşam senin için geldim oraya.

Ben mi sana gel dedim?

Bu adam seni iki gün önce kaçırdı mı, kaçırdı.

O zaman senin gelmemen daha iyi olurdu.

Belki de hiç olmasam daha iyi olurdu.

Abartma İrem!

Dönüp dolaşıp aynı yere getiriyorsun lafı.

Belki de doğru yer orası. Olamaz mı?

Babamı görmeye gitmeni istiyorum.

Yok öyle bir şeye gerek yok.

Cihangir normal değil bu.

Uykusuzluktan bayıldın.

Yakında hayaller görmeye başlarsan hiç şaşmam.

(İrem) En son ne zaman güldün bunu hiç hatırlamıyorum.

Sonra gerek yok diyorsun bana.

Tamam dersem konu kapanacak mı?

Pazarlık yapmıyorum.

Sen ne zaman iyi olursan o zaman kapanacak.

O zaman müzik açıyorum.

("Pamela - İstanbul" çalıyor) "Bir ortak geçmişimiz var"

"Bir de hep açık yaralar"

"Kendine hatırlattığın fazla parlamış anılar"

"İstanbul seni hapsetmiş"

"Eski bir bandı kaydetmiş"

"Yüzlerce binlerce insan aman Allah"

"Hep bu şarkıyı söylemiş"

"İstanbul seni kaybetmiş"

"İlaçlayıp berbat etmiş"

"Davul gibi gerilen derini aman Allah"

"Kim bilir kimler inletmiş"

"Yüzlerce binlerce insan aman Allah"

"Hep bu şarkıyı söylemiş"

Cık, cık, cık!

Şu kıyafetlere bak.

Bak ıslak saçlar.

Lan.

Sen kaşlarını mı alıyorsun lan yoksa?

Lan var ya, dışarıdan gören adam sanır sizi.

(Tokat sesleri) Lan!

Lan dövmeyeyim diyorum, salaksa kovarım, beterse gömerim diyorum...

...ama yine de dövmeyeyim diyorum. (Kapı vurma sesi)

(İskender) Kendime yakıştıramıyorum.

İskender Bey.

Lan!

Lan!

Bana bunu yapanı bulmazsanız hepinizi doğrarım lan!

Etinizi bekletirim. Kol bir yerde bacak bir yerde.

Lan deyyus!

Cevap ver lan!

-Kızınız... -Ne var lan kızımda?

(Müzik)

Niye hâlâ buradasın?

Ben bulayım mı paranı çalanları?

Müjde cinim tepemde...

...evlat katili yapma babanı.

Ne diyeceksen de, çık git eve.

Deliyim zaten.

-Cihangir'i yanında istiyorsun ya. -Evet?

Onu işe alma.

Onun yerine beni işe al.

(Müzik)

(Siren sesi)

(Ses efekti)

(Çatal bıçak sesleri)

(Çatal bıçak sesleri)

Senden bu kadar kolay vazgeçeceklerini sanmıyorum İlhan.

Belli ki oyun büyük Gülay.

Hep böyle oluyor.

Biri büyüdü mü basıveriyorlar üstüne.

Bunca sene çalışmışlığım var.

Bir günde çiziveriyorlar adamın üstünü.

Hem de kimin için? Sefilin teki için.

Belki gerçekten İskender'den haberleri yoktur.

Doğru söylüyor olamaz mı yani?

Boş boş konuşma Gülay.

Her şeyi biliyorlar.

Bugüne kadar her şeyi bildikleri gibi.

Herifi görsen, böcek gibi bakıyordu bana.

Ne yapacaksın?

Hiçbir şey yapmayacağım.

Geçer belki diye umacağım.

Tetikte olmalıyız. Çok zor geçecek bu günler.

Belki kokusu da çıkar.

(Kapı kapanma sesi)

Hoş geldin oğlum.

Afiyet olsun.

(Cihangir) İskender Akay'ın selamı var.

Bu ne?

(Fermuar sesi)

Kuş yemi.

Cihangir ben sana her şeyden uzak dur diyorum...

...sen gidip adamın paralarını toparlayıp getiriyorsun.

Baba bir şey yapmak zorundaydım.

Böyle elimiz kolumuz bağlı oturamayız.

Bilmediğin bazı şeyler var Cihangir.

Anlat.

Bak sen kendi işine bak, ben de kendi işime bakayım.

Bildiğim gibi, alıştığım gibi.

Bu işi bugüne kadar nasıl getirdiysem öyle!

Baba bu İskender gibi adamların dili değil.

Korkmadığımızı hatta istersek...

...işleri nereye vardıracağımızı göstermemiz gerekiyor.

İskender'i sen bana mı anlatıyorsun?

Ben biliyorum İskender'i.

Etrafımda dolanırdı, elimi öperdi.

Maalesef geçti o günler.

Cihangir, İskender benim muhatabım değil.

Tamam mı?

(İlhan) Sen bu işi ne zannediyorsun?

Çocuk oyunu mu sanıyorsun?

Daha açık konuşsana o zaman baba. Kim dedi çocuk oyunu diye?

Yukarısı var oğlum.

Gülay sen karışma.

İskender yukarıdan emir almasa...

...destek almasa böyle bir şey yapamazdı, demek istiyor baban.

(Vurma sesi) Yeter!

Yeter! Ne konuşuyorsunuz siz?

Gülay, sen konuşmayacaksın.

Sen de ben ne diyorsam onu yapacaksın.

Başka hamle istemiyorum.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Sinirle saçmalıyorsun İlhan Tepeli.

Sen bu çocuğu yanında mı istiyorsun yoksa karşında mı?

Ne oldu şimdi bağırdın çağırdın?

Düzeldi mi her şey?

(Müzik)

(Fermuar sesi)

(Müzik)

(Cama vurma sesi)

(Cam açma sesi)

-Bir şey mi vardı? -Çarpıp kaçtınız bana, ancak yetiştim.

-Ne çarpması ya, kimseye çarpmadım ben. -Nasıl kırıldı peki bu? Nasıl kırıldı?

Ne bileyim nasıl kırıldı Kaan?

Devam edeyim istiyorsun değil mi?

-İşin gücün makara. -Bahar Hanım her şeye gülmüyor.

Bu güzel.

Kaan sen biraz cıvıksın, bu kötü.

Ciddi bir iş yapıyoruz. İnsanlar bize canını emanet ediyor.

Ee, daha daha nasılsın? Ne yapıyorsun? Nasıl keyifler?

-Evet, neler oldu anlat bakalım. -Hiç, depoda takıldık öyle.

Ne yapalım ne yapmayalım falan işte. Toplantı üstüne toplantı.

Yoruldum vallahi.

Geyiği keser misin? Ne yaptınız, ne aldınız?

Ne konuşuldu İskender'le?

Aa aa!

Ben şok!

Komiserim sen nerden biliyorsun İskender'i?

-Kaan! -Bir an için göz göze geldik değil mi?

(Geçiş sesi)

(Korna sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Korna sesi)

(Geçiş sesi)

Yalnız helal olsun komiserim. Nasıl yetiştin bana ben inanamadım yani.

Size ceza kesiyorlar mı? Polislere yani.

Makas attığınız zaman?

Ne bileyim, kırmızı ışıkta geçtiğiniz zaman, böyle ters U falan çekerseniz?

Benim için çalıştığını unutuyorsun.

Nasıl unuturum, öyle bir şeyi unutabilir miyim?

Ben yem olduğumun da farkındayım, harcanabileceğimin de farkındayım.

Allah'tan şimdi bir işinize yarıyorum da kıymet veriyorsunuz.

Yoksa benim hikâyem cart diye bitebilir.

Bu senin elinde.

Bitirmeyeceksin.

-Her şey bana bakıyor yani öyle mi? -Bana mı bakıyor?

Birlikte komiserim, birlikte.

Sen bana güvenmek istiyorsan ben de sana güvenebilmeliyim.

Sen benimle pazarlık yapacak konumda değilsin.

Pazarlık etmiyorum ben, iyi geçinmeye çalışıyorum.

Çünkü ne kadar iyi geçinirsek...

...çalışma şevkimizin o kadar artacağını düşünüyorum.

Hım.

-Ne istiyorsun, açık konuş. -Sen hep böyle misin ya?

-Bodoslama? -Kaan, ne istiyorsun?

Küçük bir rica.

Polis kayıtlarından, arşivden.

Yani, emir olamayacağına göre.

24 Aralık 2016 tarihinde...

...bir olay. Aksaray'da.

(Kaan) Bir ihbar var mı, bir şikâyet var mı, onu öğrenmek istiyorum.

Niye istiyorsun sen bunu?

Yani ama bu böyle al gülüm ver gülüm ölçeğinde bir rica.

Gizli saklı bir şey değil.

Peki sen o gün, o gece işte, her neyse. O civarda mıydın?

-Polis kayıtlarına göre hayır. -Biliyorsan niye soruyorsun?

(İç çekme sesi)

İleride anlatacağım, söz.

-Ne kadar ileride? -Bana inandığında.

Hah, bak şöyle. Bir güldün, içerisi aydınlandı.

-Kaan! -Vallahi yakışıyor, yakışmasa söylemem.

Gerçekten çok yakışıyor.

Komiserim çok yakışıyor ya. Görüşürüz.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Yemin ediyorum bak kendime tutsam, memleketten halamın oğlu gelse...

...ancak bu kadar olur.

Bu çevrede, bu emsalde, bu fiyata yok yani.

Hadi, bir şey olursa ararım ben seni, hadi.

-Tamam abi, emrin olur ne demek? -Hı hı.

-Ben kaçtım o zaman. -İşin gücün poz, palavra. Hadi yürü ya.

(Kapı kapanma sesi)

(Su sesi)

Anne ne bulaşığı ya, bırak makina var.

Gel bak çay demlenmiş, gel.

Sen koy çayları geliyorum.

Keşke hiç girmeseydik biz bu işe.

Vallahi hata mı yaptık diye düşünürken gerim gerim geriliyorum.

Vallahi seçme şansım olsaydı hata mı yaptık derdim ama...

...girdik artık bir yola.

-Sen düşünme bunları. -Ya düşünme.

Düşünme. Sen gel de düşünme.

Ama neyse yine de şükrediyorum. Bak hapisten çıktın.

Pek hapisten çıkmış gibi hissetmiyorum kendimi ama.

Niye? Niye fena mı oldu oğlum ha? Bak fena mı oldu?

Bak ne güzel dışarda da görüşüyoruz, çay içiyoruz...

...sohbet ediyoruz göz göze.

-(Hümeyra) Değil mi, ne güzel oldu. -Doğru.

Ama keşke burada değil de...

...bizim evimizde kalsaydık beraber.

Anne, bu işin nereye varacağı belli değil.

Yok yere seni de tehlikeye atamayız, böyle iyi.

Ne yapıyorlar? Ha?

Ne yapıyor polisler sana? Darlıyorlar mı seni yoksa?

Anneciğim, zaten herkes beni sorguya çekiyor…

...gözünü seveyim, Allah aşkına bir de sen sorma.

Oğlum niye öyle diyorsun? Niye öyle diyorsun ha?

Yakıştıramıyorum ben sana bunları, anlıyor musun?

Bak, hapse girdin neler geldi başımıza.

İşler senin bildiğin gibi değil.

-Beni tuzağa düşürdüler. -Ben sana dedim.

Sana da dedim, başkalarına da dedim.

Benim oğlumun dedim, soygunla falan işi olmaz.

Günahsız benim oğlum, dedim.

Kim tuzak kurdu oğlum sana?

Bilmiyorum ama daha en başından beri hepsi tuzakmış.

Da işin içinden bir türlü çıkamıyorum hâlâ.

(Hümeyra) Ee?

Bana söyleseydin? Ha?

Polise anlatsaydın?

Ne yapacaksın ben anlatsam? Hem ben polise gitmedim mi zannediyorsun?

Burada bir tane adam vardı, bana yardım edecekti, beni aradı...

...gel sana her şeyi anlatayım dedi.

Aynı gün herifi öldürdüler, beni de kolumdan tutup hapse attılar.

O zaman mahkemede niye sustun, bana bir söyle bakayım sen.

Ya öldürülen adam yok ki ortada. Ben öyle yalan dolan konuşuyorum oldu.

Söyleseydin bana!

Ben hapisteyken ne yapacaktın sen bir başına?

Ama benim kafamdaydı, bir çıkayım dışarıya da...

...şunların hepsini ipe dizeyim.

Polise anlattın mı peki?

Ya ortada ceset yok, katil yok...

...benim dışımda şahit yok. Bana yardım eden polis bile yok.

Polise ben ne anlatacağım?

Ah be oğlum.

Biz kime ne yaptık oğlum, ha?

Kime ne yaptık biz? Sen kime, ne düşmanlık ettin?

Bilmiyorum ama öğreneceğim.

O DVD'yi bana kim gönderdi...

...neden bunca yıl ortada yoktu, neden şimdi ortaya çıktı?

Hepsini öğreneceğim.

Dostumu düşmanımı tek tek tanıyacağım.

(Müzik - Duygusal)

Sen merak etme. Gel bakayım şöyle, gel.

-Dur çay sıcak. -(Kaan) Boş ver.

(Öpme sesi)

Ben bu kumpastan çıkacağım anne. Sen merak etme.

(Müzik - Duygusal)

(Erkek) Hoş geldiniz.

-Günaydın baba. -Günaydın kızım.

-Dediğim şeyi düşündün mü? -Neyi?

-Baba sen neden beni ciddiye almıyorsun? -Neyi ciddiye almamı istiyorsun kızım?

Takdir etmeyen insanlar...

...hiç takdir edilmedikleri için bunu yaparlarmış.

Hım, bana bir şey mi öğreteceksin?

Sen geç dalganı.

O çok güvendiğin adamların çevrendeydi ama soydular seni.

Bunu biliyorum, imtihanda sorsan sınıfı geçerim.

Ben sana nasıl soyulduğunu anlatsam peki buna ne dersin?

(Müzik - Gerilim)

Sen ciddi misin?

Evet, seni nasıl soydular biliyorum.

Kim soydu beni?

Cihangir.

Senin adamların aval aval etrafta gezinirken...

...karşında oturan Cihangir soydu soğana çevirdi seni.

Alengirli anlatma Müjde, nasıl yaptı bunu?

(Geçiş sesi)

(Müjde dış ses) Kurye gibi bir adamı içeri soktu.

(Müjde dış ses) O paraları alıp muhtemelen çatıya bir yere sakladı.

(Müjde dış ses) Ve elini kolunu sallayarak gitti.

(Müjde dış ses) Sonra o sofranda lokmanı paylaştığın Cihangir'in adamı...

-(İskender dış ses) Âdem. ...hah işte o.

Badem gözlerinin içine bakarak...

...bir şekilde dışarı çıkıp çatıdan aldılar parayı.

Sen nereden biliyorsun bunları?

Ben olsam öyle yapardım.

Babanı soyardın yani?

Keşke sen de benim gibi onların gözlerinin içine bakabilseydin baba.

Güzel güzel yiyip içip kalktılar masadan.

Cihangir yapmışsa evet, böyle yapmıştır.

Ee, ne diyorsun?

Sen neden bunları bana böyle geç anlatıyorsun, ha?

Masadasın, fır fır bakıyorlardı da bana niye sinyal çakmadın?

Babanın kandırılması hoşuna mı gitti?

(İskender) O parayı yerine koyamazsam bana ne yaparlar sen biliyor musun?

-Ben mi haksız oldum yani? -Ne yapsaydım, teşekkür mü etseydim?

Baba beni yakınında tut.

Bırak gözün kulağın olayım, göremiyorsun işte.

Hım, göremiyorum.

(Müzik - Gerilim)

(Tuş sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kilit sesi)

(Kilit sesi)

(Dijital ses)

(Müzik - Gerilim)

Papatya çayı uykusuzluğa iyi geliyormuş.

Evet, duymuştum.

-Evde bir şey mi oldu? -Cık.

İşle ilgili bir şey. Geçer merak etme.

Annen buraya geliyorsun diye bir şey mi söyledi?

İrem annemle alakası yok.

Daha önce zamanım yoktu şimdi var, geldim.

Konuştuğumuz gibi devam edelim olur mu?

Ben niye buraya geldim Cihangir?

Çünkü seninle gelmeseydim randevunu ekecektin.

Sanki ben bayılıyorum seni elinden tutup doktora getirmeye.

Annen gibi.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Merhaba Cihangir. -Merhaba.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Ne yaptınız kızım? -İyi baba.

Ben de Cihangir'e eşlik edeyim dedim. Hem seni görmüş olurum diye.

İyi yaptın kızım.

Geçelim mi Cihangir? Senin pek vaktin yoktur.

(Müzik - Gerilim)

(Cihangir) Böyle mi geçeyim?

Oh.

(Su sesi)

(Cihangir) Teşekkür ederim.

(Doktor) Çok uzun bir ara verdik Cihangir, seninle açık konuşacağım.

Önceden doktorundum, sen de benim hastamdın.

Ama şimdi damadım olacaksın, seninle mahrem olan konular konuşuyorduk.

Bu ilişkinin sağlıklı yürümesi adına...

...seni başka bir doktora devretmem, en azından sana bunu önermem gerekiyor.

Bence gerek yok.

Ben kendimi biliyorum.

Ya sizinle konuşurum ya da hiç kimseyle konuşmam.

Ama bütün sorumluluğu bana bırakma.

Tamam, tamam. Hemen karar vermeyelim.

Bir görelim, bir düşünelim, rahatsızlık duyarsak vazgeçeriz, olur mu?

(Müzik - Gerilim)

Bana bir paça şey yaptır bir de şunu kasadaki arkadaşa ver, biri gelip alacak.

Ceyda Hanım!

(Müzik - Gerilim)

Bana bir ekmek lazım, o da bu yemekte lazım efendi.

Sarı elbiseli bir adam var.

Takım elbiseli.

(Geçiş sesi)

(Doktor dış ses) Tanımıyor musun bu adamı?

Yok. Ama çok gerçek.

(Geçiş sesi)

Hani birini bir yerden hatırlarsın ama nereden olduğunu bilemezsin ya...

...olmuş bir şeyi hatırlıyormuş gibiyim.

Arada eksik parçalar var.

İşte onları bilsem, rüyamda görsem...

...büyük resim tamamlanacak.

Benim de büyük bir derdim çözülecek gibi. Yani öyle hissediyorum.

(Boğaz temizleme sesi)

Rahatsız mı ediyor bu adam seni?

Onu öldürdüğümü söylüyor.

(Geçiş sesi)

Beni sen öldürdün! Beni sen öldürdün!

Her defasında.

Rüyanda mı karşına çıkıyor?

Karışık.

(Geçiş sesi)

(Cihangir dış ses) Yani rüyayla karışık.

Gündüz düşü mü denir?

Çok karıştı artık.

Ticaretle uğraşıyorsun, çok fazla insan tanıyorsun.

Paranın döndüğü yerde insanların da canı yanıyor elbet.

(Doktor) Belki zarara uğrattığın birisidir.

(Doktor) Belki iflas etmiştir senin yüzünden.

Sana dokunmuştur belki bunu yapmak.

Bilinçaltın unutmadım, diyordur.

Yok öyle bir şey hatırlamıyorum.

Hatırlamazsın. Ama rüyada gördüklerimiz...

...gerçek hayatta gördüklerimizin, yaşadıklarımızın bir izi olabilir bazen.

Bir de böyle düşün.

Gerçek hayatta sarı takım elbise giymek zorunda değil bu adam.

Arabası sarı olabilir ya da ne bileyim, belki kuyumcudur?

Altın işiyle uğraşıyordur?

Ama sürekli konuşuyor.

Bazen dalga geçiyor.

(Geçiş sesi)

Bir şeyi biliyor, ben de bilmiyormuşum gibi laflar ediyor.

Cihangir, sana verdiğim ilaçları ne zamandır kullanmıyorsun?

Bir süredir.

Hı?

Epeydir.

Onları kullanmalısın.

Sana hemen buradan bir kutu vereceğim.

(Doktor) Uykusuzluğun var, bedenen yıpranıyorsun...

...bu da zihnine yansıyor.

(Müzik - Gerilim)

(Efekt sesi)

(Siren sesi)

(Telsiz sesleri)

Sebep söylemedi öyle mi?

O gün, o muhit neden onun için önemli bilmiyoruz yani?

Yok, bilmiyoruz. Ama bilgi bizde. Yani Kaan'ın eli mahkûm.

O bir şey söyleyene kadar biz bu bilgileri ona vermeyebiliriz.

Cık, yok. Öyle yapmayalım.

Madem bir adım attı, bizden yardım istedi, biz de karşılık verelim.

(Cemal) Kime gideceğini, gücün kimde olduğunu, yardım istediği zaman bilsin.

Zaten öyle bir çocuk değil. Muhakkak kendini borçlu hissedecektir.

Amirim ama bu şekilde bu bilgileri...

...bir hiç karşılığında veriyormuşuz gibi geliyor bana.

Hiç karşılığında değil. Öyle düşünme.

Dosyayı hemen verme.

Biraz zorla.

Israrcı ve meraklı görünme. Ama soracağını da sor.

Hatta başka bir şey isterse onu da verelim.

Bakalım bu Kaan bizi nereye götürecek?

İşkillenmesin istiyorum anladın mı? Rahat çalışsın, rahat olsun.

Tamam mı?

(İç çekme sesi)

(Saat sesi)

(Draje sesi)

İçimde bir his var.

Bir şey olmuş ama yarım kalmış gibi.

(Cihangir) Hatırlasam düzelecekmiş gibi.

Uyuyup uyanmak gibi.

Hani ağlayınca...

...rahatlar ya insan...

...ben de sanki ağlasam rahatlayacakmış gibiyim.

(Cihangir) Yanlış anlama, ağlamak değil benim derdim.

Bulmaktan bahsediyorum.

Ağlayınca, gülünce rahatlarız. Tek bir yol değil ama bir yol.

Ağlamak ayıp değil.

Rahat bırak kendini diyorsun?

(Doktor) En azından bu odada rahat olmanı istiyorum.

(Müzik - Gerilim)

Gözyaşı şişesi diye bir şey vardı, değil mi?

Gözyaşını tutup şişeye mi topluyorlardı?

(Geçiş sesi)

-Ne oldu Cihangir? -Hı?

Ne oldu?

Yok bir şey. Bir şey hatırladım da.

Devam edelim mi?

-(Cihangir) Süre doldu ama. -Uzatabiliriz.

Her zaman görüşmüyoruz. Eğer konuşmaya ihtiyacın varsa...

Kurallara bağlı kalalım.

-Teşekkür ederim. -İlaçlarını almayı unutma.

(Draje sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Geliyor musun? -Babamla yemek yeriz diye düşünmüştüm.

İşler var, gümrükte mallar falan. Siz yiyin baba kız.

Peki serbestsin. Teşekkür ederim canım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Bravo Cihangir, bravo. Doğru karar.

Doğru karar.

Doktorlar ne diyor? Stresten uzak dur. Tek dedikleri bu.

(Gülme sesi)

Kimim ben ha?

Stres yapma sakın. Trafiğe çıkacaksın Cihangir.

(Cam gıcırtı sesi)

(Müzik - Hareketli)

Ulan illa çorba içirecekler. Telefona mesaj atsalar olmuyor.

Gel buraya gel.

Benim özel bir işim var. Ben buradan tek devam edeceğim.

Lan oğlum bakmasana mel mel, ver anahtarı.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Alarm sesi)

-(Bahar) Araba yeni? -İşe yarıyorum işe.

Terfi aldım.

(Geçiş sesi)

Al lan gobel! Cihangir abim alsın kullansın, dedi.

(Âdem) İyi yere dükkân açtın.

(Geçiş sesi)

-Bu dosya benim mi yoksa? -Hı hı.

Süpersin.

(Cemal dış ses) Dosyayı hemen verme.

Biraz zorla.

Israrcı ve meraklı görünme. Ama soracağını da sor.

Hatta başka bir şey isterse onu da verelim.

(Cemal dış ses) Bakalım bu çocuk bizi nereye götürecek?

Ben de iyim Kaan, sağ ol sorduğun için. Sen nasılsın?

Sen boş beleş muhabbet sevmiyorsun diye ben direkt konuya girdim.

Yoksa ne, "Üç köfte, 25 kuruş." Bende laf çok.

Bu sene de yaz da olmadı sanki be, ha?

(Kaan) Eskiden böyle miydi? Şuralar hep dutluktu, hep!

Ah ah, her yer bina doldu, nefes alamıyoruz.

-Nasılım? -Tamam uzatma.

Evet, ilk önce bu dosyayı neden istediğini söyleyeceksin bana.

Öyle ileride falan yok, unut onu.

Şimdi konuşalım, ben de sana yardım edeyim.

Hani birbirimize güvenecektik bundan sonra.

Sana güveniyorum ki emniyetten dosya getiriyorum değil mi?

Sen de bana güveneceksin Kaan. Neymiş şu mesele anlatacaksın.

Kendim bir anlasam, bir anlasam, sana da anlatacağım da çözemiyorum.

Tamam, ortak sayılırız, yardımcı olayım.

Şöyle yapalım, ben bu konu ile ilgili bir iki adım atayım...

...bilgileri toplayayım sonra sana getireyim beraber ilerleyelim.

İyi tamam, al.

Çok çabuk oldu ya. Ben şok.

Verdiğin tarih ve yerle ilgili ifadeler, şikâyetler falan var burada.

(Bahar) Eğer bana daha net bir bilgi verseydin...

...ben de sana daha net şeyler getirebilirdim.

Yok, mühim değil bu yeter de...

...bu nedir?

(Bahar) Bir olayla ilgili ifade vermiş bu vatandaş ama geri çekmiş ifadesini.

O yüzden kayda bir şey işlenmemiş.

Yani yanlış anlaşılma falan, boş bir iş olabilir.

(Bahar) Oluyor böyle.

(Bahar) Sabah komşusuna kızıyor, şikâyet ediyor, ifade veriyor...

...öğlen pişman oluyor geri çekiyor. Çok var böylesi.

Anladım.

Önemli bir şey değil yani.

Öyle olsa daha çok bilgi olurdu.

Peki tamam, sağ ol.

-Ee, buldun mu istediğini? -Bakmadın mı içine? Bir şey yok ki bunda.

Allah Allah?

Ha bu arada sahiden teşekkür ederim.

Yani benim için önemliydi, yardım ettiniz.

Cemal Amir’ime de selam ederim.

-Onun haberi yok ki. -Niye?

İzin vermeyebilirdi. Ben getirdim bu dosyayı sana.

-Aramızda. -Vay!

Tamam.

(Tuş sesi)

(Marş basma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Hiç vazgeçmeyeceksin değil mi? Bari bin yanıma da benzin yakmayalım.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

Hem açık hava hem araçla girilmiyor. Güzel yermiş Vekilharç Bey.

Bacaklarım açıldı.

Biz dört duvar arasında duruyoruz. Bir yerden bir yere ancak vasıta...

Niye geldin İskender?

İşini yapsana.

(Güvercin sesi)

Bir aksilik oldu.

-Ödemem aksadı. -Farkındayım.

(Güvercin sesi)

İnsanın dili de varmıyor söylemeye.

-Soyuldum Vekilharç Bey. -Biliyoruz.

Kuşlara aptal diyorlar.

Ne haksızlık.

Telafi edeceğim efendim.

Bunu yapan kim, onu da biliyorum. Onun da hesabını soracağım.

Biz ödemenle ilgileniriz İskender.

Kim yaptı, niye yaptı, sen nasıl hallettin onula ilgilenmeyiz.

Değil mi ama?

Şuraya bir şahin dadansa şu kuşları alsa götürse...

...biz ne yapalım İskender?

Aslında sizi de ilgilendiriyor efendim.

Bunu yapan bizden biri, Cihangir. İlhan Tepeli'nin oğlu.

(İç çekme sesi)

Onu da biliyoruz.

Sizin bilginiz dâhilinde yapılan bir eylemse işler değişir.

(İskender) Bana bir ceza mı kesiliyor yoksa?

Bak hele, kimler geliyor.

(İlhan) İyi günler Vekilharç Bey.

(İlhan) Bu çanta size ait beyefendi.

(İlhan) Bahsetmiştim.

(Fermuar sesi)

İskender'le aramızda bir anlaşmazlık oldu ama çözülmeyecek bir şey değil.

Bilgim dâhilinde değil demiştim İlhan.

Şu hâle bak İlhan, sofrandan ekmek yediğim yılları yaşanmamış sayıyorum.

Eskiden de sevmezdim seni. Hiç sevmedim.

Sevmen gerekmiyor İskender, ticaret yapıyoruz burada.

Karşılıklı saygı duyalım yeter.

Bu mu lan saygı ha? Mekânımı soyuyorsun.

Yetmiyor, ikinci kere rezil etmek için çaldığın parayı buraya getiriyorsun.

Öyle değil İskender.

Senin paranı ben getiriyorum.

Sen değil, Vekilharç Bey'e ben teslim ediyorum.

Bu seferlik böyle olsun.

Aramızda bir anlaşmazlık vardı, sürtüştük...

...ama artık kapansın bu konu istiyorum.

Benim borcumu ödüyorsun yani?

-Bunu neden yapıyorsun efendi? -Bu kavgayı istemiyorum.

İşler yürüsün, kan dökülmesin istiyorum.

E peki.

Öyle diyorsan, barışalım diyorsan...

İlhan bu parayı senden almış bana getirmiş İskender.

Sen ne yapmıştın? Bu parayı kaybetmiştin.

Senin paran değil benim paramdı kaybettiğin.

O yüzden yine de bana borcunu ödeyeceksin.

Vekilharç Bey, ben bunu bir barış işareti olarak--

(Vekilharç) Ne dedim ben?

Dedim ki ilgilenmiyoruz kavganızla.

İster barışın ister dövüşün.

Cehaletin bir bedeli olacak.

Biz kazanıyoruz, siz kaybediyorsunuz.

İskender, borcunu en kısa zamanda bekliyorum.

Elbette Vekilharç Bey.

İlhan, dikkat et kendine.

Kendi paramla rezil olacakmışım meğer.

Biz böyle yaptığımız sürece bu adam kazanacak.

Ustalıktansa kalfalık daha rahat be İlhan.

O hep kazanacakmış.

Varsın kazansın.

Sen kazanamayacaksın.

Bir türlü beynin basmıyor, değil mi?

İlla çuldan, çaputtan olalım istiyorsun.

Bu kavga devam etsin istiyorsun.

Ben de bunu anlamıyorum.

Neden kazanamayacakmışsın biliyor musun İlhan?

Çünkü bitiksin.

Oğlun aslan gibi çarpmış beni.

Getirmiş parayı ayağının dibine sermiş.

Sen üç buçuk atıp buraya yaltaklanmaya geliyorsun.

Hadi düştün de bu kadar mı düştün?

Korkudan tiril tiril titriyorsun.

Adamın cahil dediği sensin İskender.

Bak İlhan, o çanta var ya, Vekilharç'la gitti.

Geçmiş olsun. Bir daha geri gelmez.

İstersen beş katını ver bana, yine yetmez.

Öldüreceğim seni!

(İskender) Yok edeceğim!

Babasını korumak için Cihangir mi geliyor karşıma, onu da yok edeceğim.

Bunu aklına koy! Azrail'in benim!

Eren’in öldüğü yere neden çağırdın Cihangir’i?

Onu bana Cihangir de sordu.

Üstüme geldi.

Hadi, o delikanlı, Halka’yı nereden bilsin?

Sen neden soruyorsun?

Bunu bana değil bak, orada giden adama soracaktın.

(Müzik)

(Müzik)

(Kaan) Doktor amca.

Ayy.

Ayy.

Yalnız gelmemişsin yine.

Kopamıyoruz maalesef. Ben nereye o oraya.

Kısmet oğlum. Kaderden kaçılmaz.

Ne yaptın?

Hapisten çıkınca gitmem gereken yere anca gidiyorum.

Olsun varsın. Geç olsun da güç olmasın.

Var mı yeni haber?

Var gibi. Olay günü biri polise ifade vermiş.

Sonra da ifadesini geri çekmiş.

Korkmuş da vazgeçmiş, öyle mi?

İşte fikrini niye değiştirmiş, onu soracağım.

Poliste ölüm kalım gözüküyor mu?

Benim gördüğüm raporda yoktu.

Ayrıca sanmıyorum. Böyle bir şey olsa mahkemede üstüme ihale edilirdi.

İyi ki de olmamış.

Yok yere bir de katil mi olacaktın?

Belki de ölmedi hakikaten.

Kalktı gitti. Yaralıydı.

(Nefes sesi)

Nerede o zaman?

O da doğru. İki yıl geçti.

Çıkardı ortaya illa ki.

Bir şahit varmış meğer.

Polise güvenmeyen sana nasıl güvenecek?

Bulacağız bir yolunu, bulacağız.

Ama önce senin bana yardım etmen gerek.

Kaderimden kaçmam için.

Benim de başımı belaya sokacaksın sonunda.

O bana kızar. Sana değil.

(Gülme sesleri)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

Abiciğim nerelerdesin sen?

(Erkek) Yüzünü gören cennetlik.

(Erkek) İş güç tabii, yoğunsundur. Yurt dışında falan mıydın?

Ha yaptık öyle bir şeyler.

(Erkek) Sen uğramaz olunca taşındın sandım.

Çırağa baktırdım, eşyalar yerinde duruyor dedi.

Sağlığın sıhhatin yerindedir inşallah.

Eyvallah. Çok şükür.

Şey diyeceğim. Benim ev tamtakır.

Sen bana kahvaltılık böyle ufak tefek bir şeyler ayarlasana.

(Erkek) Olur abi.

Yalnız benim bir işim var.

Sen senin çocuğu yollarsın. Olmadı kapıya bırakır.

(Erkek) Olur abi. Emrin olur.

Çok güzel ev yapımı reçel var. Organik diyeyim sana.

Ondan da koyayım mı?

-Koy koy. Kafana göre. -(Erkek) Tamam.

(Erkek) Eyvallah.

(Müzik)

(Bahar) Arkadaşım, bu iki oldu.

Bunu unutmam ama haberin olsun.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Buyurun ben Kaan.

Piyadeniz.

İşin düşünce pek güzel anlatıyorsun.

Güvenelim birbirimize, biz yol arkadaşıyız. Şu bu.

Fikrim değişmedi. Güvenmeliyiz birbirimize.

Bu yaptığın ne o zaman Kaan?

İşte karşılıklı olacak o.

Dikiz aynasından baktığım zaman seni görmediğim gün...

...inanacağım bana güvendiğine.

(Bahar ses) Ha, öyle mi?

O zaman aç kulağını da dinle beni.

Böyle sürerse zaten bu kaçamakların çok da uzun sürmeyecek.

Yakında tekrar içeride bulacaksın kendini.

Sonuçta ipler senin elinde amirim.

Öyle dersen öyle olur. Başka türlü dersen başka türlü.

Durumun farkındayım ve inadına yapıyorum diyorsun yani.

(Bahar ses) İyi. Keyfin bilir.

Madem öyle, ödersin bedelini.

(Meşgul tonu) Aa--

Allah Allah! Sert.

Bildin değil mi bizim abiyi? Hani şu eski evde oturan.

-Oraya götüreceksin. -Bildim abi.

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Müzik)

Eyvallah.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

(Ayak sesi)

(Sessizlik)

(Ayak sesi)

Uyandın mı Cihangir?

Bir ışık yandı mı?

Yoksa hiç ışık yok mu?

(Gülme sesi)

Oy oy... Vay benim, vay başıma!

(Gülme sesi)

(Islık sesi)

Senin bir bildiğin yok.

Zaten sen de yoksun.

Bak seninle bir oyun oynayalım ha?

Sıcak, soğuk. Ha?

Soğuk.

Soğuk.

Daha soğuk.

Şimdi ısınıyorsun.

Sıcak.

Sıcak.

Yakındasın.

(Islık sesi)

Ama yanlış yere bakıyorsun Cihangir.

(Gülme sesi)

(Islık sesi)

(Müzik - Gerilim)

Yanıyorsun Cihangir.

Ne var çekmecede? Ben mi varım yoksa?

(Müzik - Gerilim)

Bak nasıl da buldun.

(Gülme sesi)

(Tuş sesi)

Şifreyi hatırlayabilecek misin ha?

(Islık sesi)

(Islık sesi)

(Müzik)

(Gülme sesi)

Nasıl çıkmışım?

Sen mi çekmişsin?

(Gülme sesi)

(Islık sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Su sesi)

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik)

Olacak galiba Cihangir.

Günahlarını hatırlayacaksın.

(Müzik)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Buyur.

Teyzeciğim hayırlı günler. Emrah’a bakmıştım ben.

Oyy! Sen Emrah'ın nesisin?

Ne edeceksin Emrah'ı?

*Asker arkadaşıyım ben onun.

*Teskereden sonra görüşecektik, bir türlü görüşemedik.

Telefonu yok mu?

Niye aramıyorsun da ha buraya kapıya kadar geliyorsun?

*Ya arıyorum açmıyor da. Yok mudur evde?

-Yoktur da. -*Nerededir?

-İşe gitti. -*Ya nerededir?

*Taksit taksit söyleme da. Söyle.

O pislik yuvasına! Allah'ın cezası!

Dersin başka yerde hiçbir işi yok, bir kurtulmadı o batakhanelerden.

*Bu Emperyal'i mi diyorsun?

Ha. Bak sen de biliyorsun.

Allah oraları yok etsin ha!

De bakayım yoksa sen de mi o yolun yolcususun?

Yüzün de tertemiz ama.

*Ya ağzından yel alsın. Tövbe de. Benim ne işim olur öyle yerde?

*Neyse teyzeciğim kal sağlıcakla.

-Haydi güle güle. -*Haydi.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Alarm sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

"Karadır kaşların ferman yazdırır"

"Bu aşk beni diyar diyar gezdirir"

"Karadır kaşların ferman yazdırır"

Buyur abi.

Merhaba.

Güzel bir yer yapsana bana.

Şöyle sahneye yakın alayım abi.

"Yaram azdırır"

"Yaramı sarmaya yâr kendi--"

Eyvallah.

Ne getireyim abime?

Kafana göre bir şeyler ver.

"Yaramı sarmaya yâr kendi gelsin"

"Ormanlardan aşağı aşar gezerim"

"Nazlı yâri kaybettim ağlar gezerim"

"Ormanların gümbürtüsü başıma vurur"

"Nazlı yârin hayali karşımda durur"

(Müzik - Gerilim)

"Kollarımdan bağlasalar gelirim"

"Kırarım demiri kaçarım yâre"

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı çarpma sesi)

(Müzik)

Tam buradaydı bak.

Az kaldı Cihangir.

Ha gayret.

Buldun beni.

Ha gayret. Buldun beni.

Buldun beni.

(Islık sesi)

Beni sen öldürdün.

Beni sen öldürdün Cihangir.

Artık biliyorsun.

(Gülme sesi)

Peki, beni niye öldürdün?

Peki, beni niye öldürdün?

Hı?

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Buldun beni.

(Müzik - Gerilim)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Almanca konuşma)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

(Düşme sesi)

Cihangir.

Artık biliyorsun.

Beni sen öldürdün.

Artık biliyorsun Cihangir.

Peki, beni niye öldürdün?

(Müzik - Hareketli)

Hoş geldin abi. Şöyle locaya alayım seni.

Kardeş, Emrah var burada çalışan. Onu göreceğim.

Çalışıyor Emrah. Ne yapacaksın onu?

Borcum vardı. Üstümde kalmasın onu vereceğim.

Sana borç verdi? Hadi ya!

Bunu hep alacaklısı arar, sorar, kovalar.

Aha mutfağa girdi abi, gördün mü bak?

Eyvallah.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Emrah varmış burada. Kolay gelsin.

Sağ ol. Kulise bak.

Sağ ol.

(Kaan) Emrah sen misin?

Gelsene bir konuşalım seninle.

(Kaan) Lan!

(Kapı çarpma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Lan!

(Yumruk sesi) (Kaan) Ne kaçıyorsun lan benden?

Abi bırak. Başımı belaya sokma benim.

Oğlum başın belada zaten lan.

Bela benim.

Bana bak, polise gitmişsin na şurada olanları anlatmışsın.

-Sonra ifadeni değiştirmişsin. -(Emrah) Yok, abi öyle bir şey.

Lan oğlum bir şeyden korkup ifadeni geri çekmişsin. Yalan mı?

Abi yanlış bir anlaşılma olmuş.

Vallahi yok öyle bir şey. Vallahi billahi yok.

Lan delirtme oğlum beni! Bak burada bir adam öldürüldü, tamam mı?

(Kaan) Sonra da her şeyin üstü örtüldü.

Ne cinayet ne silahlı çatışma, hiçbir şey olmamış gibi.

O adam hiç yaşamamış gibi her şeyin üstü kapatıldı.

(Kaan) Bana bak.

O adam bana yardım edecekti, anladın mı?

Benim yüzümden öldürüldü.

(Kaan) Sen de bu cinayeti gördün.

(Kaan) Bunu kimin yaptığını gördün.

Bana katilin kim olduğunu söyleyeceksin!

(Emrah) Görmedim abi ben öyle bir şey.

Lan gördün oğlum lan! Gördün lan!

Sen beni de gördün lan değil mi?

Cevap ver lan! Gördün mü?

Gördüm. Sen oradaydın.

(Kaan) Lan gördün ha? Gördün ha?

(Geçiş sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kaan) Heyy!

(Silah sesi)

(Geçiş sesi)

(Emrah) Gördüm. Sen de oradaydın.

Ahh!

Demek katilin kim olduğunu biliyorsun.

Katilin kim olduğunu söyleyeceksin.

(Müzik - Gerilim)

Lan söylesene oğlum. Cinayeti kim işledi?

(Müzik - Gerilim)

Kurban olayım kıyma bana!

Oğlum soruma cevap ver! Kafana sıkarım senin!

Söyle lan!

(Müzik - Gerilim)

Bu dizinin betimlemesi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Hatice Başpınar - Büşra M. Koçak...

...Nuray Ünal - Tugay Çiftci - Özgür Deniz Türk

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Son Kontroller: Ela Korgan - Zerrin Yılmaz Çınar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.