Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Çeviri: x@nder
"Çekoslovakya, 1953 baharı."
Devlet Güvenlik Bürosu Komünist güç aracı olarak kuruldu.
Herkes, adına mali reform denen para devalüasyonundan bahsediyor.
Kalabalıklar her zamankinden daha kuvvetli. Mali reform gerçekleşmeyecek!
Antonín Zápotocky, Devlet Başkanı.
Ne yapıyorsun? Kes şunu.
Yok bir şey. Acele et.
Burada tenekeden kasa olması gerekiyordu, Wertheim değil.
Sorun ne?
Kaybol.
Yoldaş Yüzbaşı!
Boom! Boom!
- Günaydın. - Günaydın.
- Günaydın. - Bir dahaki sefere yatak yerine koltuğu hazırlayayım mı?
Uyuyamadım. Seni de uyandırmak istemedim.
Akşam yemeğine ne istersin?
- Seni. - Jarda! - Sosis, o halde.
Patates ezmesiyle birlikte. Tom!
Gol. Akşama görüşürüz.
Tamam baba.
- Bunları kim çağırdı? - Bilmiyorum. - İçeri girmelerine izin vermeyin.
Her şey temizlenmiş. Tıpkı banka hesabım gibi.
Devam edin, benim işim bitti.
Wertheim. Cinderella. 1925 yapımı.
- Ön taraftan açılmış, kaba iş. - Bu pisliği neden içine koyuyorlar?
İzolasyon için. Kül yanmaz.
Bir şey mi unutmuşum?
Buradan delmeye başlamış. Temiz olmasını istemiş.
- Muhtemelen yeterli zamanı yoktu, acelesi vardı. - Ya da?
Ya da bilmiyordu...
- Ne o? - Ter.
Terliyormuş.
Beno, hangi kasa faresi domuz gibi terler?
- O da mı şüpheli? - Özür dilerim.
Janata. O domuz gibi terler.
Bıçak kılıfı mı?
Jílek ile özel olarak konuşmalısın.
Benimle konuşmuyor.
Eğer aptal gibi davranmaya devam ederse onu koruyamayacağım.
Adam sanatçı.
Paris'te fotoğraf çekmiş. Charles de Gaulle'ü bile çekmiş.
- Sorun ne? - Sorun yine bujilerde, Yüzbaşı!
Mücevherler için çanta mı?
Ya da çiviler için.
Pirinç tartmak için.
Pekala, öğlen yemeği benden.
Boşa kürek çekiyorlar.
Eğer birileri mali reform olacak diyorsa boşa kürek çekiyorlar demektir!
- Neyli istiyorsunuz? - Domuz.
Kaç tane?
İki tane yeterli.
Teşekkürler.
Polisler.
- Ha siktir! - Bu ne acele Karlos?
Kirsch'i nerde bulurum?
Onu tanımıyorum.
Pankrác'ta onunla 6 ay yattın.
Pek çok adamla vakit geçirdim. Temizim.
- Öyle mi? - Evet!
Az önce biraz kirlendin, ha?
Kumar, otlakçılık. En azından 3 yıl demek.
- Tamam, belki hatırlıyorumdur. - Bu güzel olurdu.
Sigaran var mı?
Emanuel Kirsch, Yahudi Cemaati Merkezi için mi çalışıyor?
Bay Kirsch'in alkol sorununu biliyoruz.
- Eğer bir şeyleri kırdıysa parasını öderiz? - Nerede o?
Kirsch, Auschwitz'te iki yıl geçirdi. Adamı rahat bırakın.
Evi aramamı mı tercih edersin?
Bay Kirsch. Burada Polis Merkezi'nden bazı insanlar var.
- Sizinle konuşmak istiyorlar? - Müsaade eder misin?
Kirsch, uzun zaman oldu.
Eski bir arkadaş böyle karşılanmaz.
Eski bir Wertheim kasasını sardalye konservesi gibi açmak...
...senin tarzın değil, Kirsch.
Ben bir şey yapmadım. Dürüst bir adamım.
Yatağın altında saklanan rezil bir adam, dürüst olan değil.
- Dün akşam neredeydin? - Uyuyordum. Yemin ederim.
- Kilerde kaybetmiştim. - Eskiden daha dikkatliydin.
Neden sigaranı hiç bitirmiyorsun?
Yüzbaşı, sadece sağlıklı olan yarısını içer.
Dur ben bakayım.
- O benim değil! - Götürün onu.
Benim değil, yemin ederim.
Gidelim.
Dün gece domuz kadar sarhoştum! Sonu nezarethanede bitti. Yemin ederim!
Sen golcüsün! Koş oraya!
Ortaya koş! Kanat adamını izle!
Gol! Harika!
Kendi kalesine ama gol.
Damlatıyorsun.
Rahat dur, Tom! Neden sen temizlemedin?
- Fırçam yoktu. - Kan zehirlenmesi olsun istiyorsun!
Penaltıdan gol attım ama babam görmedi!
Ondan önceki golü gördüm.
- O kendi kalesine olandı. - Yinede goldü.
Biraz da oksijenli su.
Tom!
- Aç kapıyı! Tom! - Oksijenli su istemiyorum!
- Sen konuş. - Ben de kaçardım.
- Baba gibi davranabilir misin? - Neden? Ortalık sessiz ve sakin.
Kes şunu, Jarda. Çok kötüsün, ikiniz de.
Ne oldu?
Korkuyorum. Herkes mali reformdan bahsediyor.
Okulda, apartmanda, her yerde.
Peki ya yaşayacak yerimiz, yiyecek ekmeğimiz kalmazsa? Ne yapacağız?
Bir polisle evli olduğunu unutma. Neler olduğunu biliyorum.
- Dün Maliye Bakanı şey dedi... - Sen de inandın. Onlara inanıyor musun?
Karakola geri dönmeliyim.
Tavsiyeni almak istiyorum.
İş yerindeki kızlar pul almanın iyi fikir olduğunu söylüyor.
- Ne pulu? - Pulun hiç değer kaybetmediğini söylüyorlar.
- Pullar hakkında hiç bilgin var mı? - Yok.
Peki ya reform olmazsa?
Koltuğu benim için hazırla böylece senin uyandırmam.
Psikiyatrik Klinik Alkolikler Koğuşu
Polis. Yüzbaşı Hakl.
Polis Departmanı Genel Merkezi
- Selam Yoldaş. - Selam. Albay Pánek içeride mi? - Evet.
Bekleyin, burada olduğunuzu söylemeliyim.
Teşekkürler.
The Red Times alın!
Altınlar Yahudi Tarafından çalınmış! Dava bir günde çözüldü!
- Burada ne yapıyorsun? - Bareš, Devlet Güvenlik'ten.
Kirsch davasından konuşuyoruz.
Eşyalarımı karıştırmana kim izin veriyor?
Ben verdim.
Masamı aramalarına nasıl izin verebildin?
Alman uzman Binbaşı Zenke üç yıldır bu dava üzerinde çalışıyor.
Yahudiler, Berlin'e altın kaçırıyor. İsrail'deki savaşa yardım ediyorlar.
Daha geçen sene Bareš denen herif resepsiyonda çalışıyordu. Tanıyorum onu.
- Bunun olmasın nasıl izin verebildin? - Zaman değişiyor. Bağırmayı bırak.
Fark etmediysen bu artık Devlet Güvenlik'in meselesi.
Bu birkaç kasa faresi olayı değil. Bu artık politika.
- Bir şey daha var. - Neymiş?
Kirsch. Bütün geceyi sarhoş nezarethanesinde geçirmiş.
- Kirsh değildi. - Bunu kim biliyor?
Ben.
- Onu sorgulamak istiyorum. - Yapamazsın.
Kirsch Devlet Güvenlik tarafından götürüldü.
- Öylece onlara bırakamayız. - Üzerinde çalışmaya devam et.
Kimsenin bilmesine izin verme. Sadece bana rapor ver.
Teşekkürler.
Tanık sizindir.
- Otur. - Teşekkürler.
Adın ne?
5 Nisan 1953'te Pechárkova caddesinde...
...kuyumcudan alınan mücevherleri teslim etmek için...
...Abraham Hübner,Rikl, Bekštajn ve Bursch ile buluştum.
Gidelim.
Herhangi bir sorun görmüyoruz. Bütün itirafı almışsınız.
İsimleri biliyorsunuz.
Kirsch'in itirafı değersiz.
Bence neden bahsettiğimi biliyorsunuz.
Kirsch'i standart yollardan sorguladık.
Yahudi Cemaati'nin liderlerini tutukla.
Onları ne için tutuklayacağım? Ayyaş birine iş verdiler diye mi?
Haklısınız, Binbaşı.
Şüpheye yer bırakamayız.
Önümüzde büyük değişiklikler var.
Tek bir hataya bile tahammül edemeyiz. Ne biz, ne de siz.
- İyi akşamlar. - Gazetelerdesin!
Artık silahın var mı?
Silahım olmadan buraya adım bile atmazdım.
Bunu neden yapıp duruyorsun? Bütün ceplerin sapsarı.
Bırakmamı istiyorsun, değil mi?
- İyi akşamlar bayanlar. - İyi akşamlar.
- Hoşça kalın, kızlar. - Güle güle.
Hadi, Tom. Yemek zamanı.
Pas at, Tom!
- Hadi gelin ikiniz de. Gidelim, Tom! - İyi! Koş! Kim birinci olacak görelim!
Koş, koş. Yakaladım seni. Birinci olacağım.
Teşekkürler, müfettiş. Altın gibi kalbiniz var.
Ortağınız onu bu öğleden sonra getirdi. Tanrı sizi korusun.
Bárová bugün buradaydı.
Konyak getirmiş,...
...ona kiracı ayarladığını söylüyor.
- Ve senin altın... - Gibi bir kalbim olduğunu.
Bu da kim?
Alman polis. Bizim departmana gönderildi.
- Neden? - Beno'yu öldüreceğim.
Evet, adamı o getirdi.
Şapşal.
"Zıpkını al." diye bağırdı Kanadalı.
Kaptan Nemo durdu ve gemi penceresinden dışarı bir kez daha baktı,...
...pencerenin ötesinde korkunç yaratık kıvranıp duruyordu.
Nautilus iki yana eğilmişti,...
...deniz canavarını kocaman dokunaçlarından yakalamıştı.
Canavarı sadece onun yenebileceğini o anda anlamıştım.
Dalgıç elbisesini giydi ve basınç odasının içinde kaybolup gitti.
Sonra dişlerini fırçalayıp uyudu.
- Öyle yazmıyor. - Yazıyor! - Yazmıyor.
- Neden? - Dalgıç elbisesiyle dişlerini fırçalayamaz.
Benden daha iyi dedektifsin.
- İyi geceler. - İyi geceler.
Mücevher Davası Çözüldü
- Neler oluyor, Jarda? - Ne demek istiyorsun?
Koltukta uyuyorsun. Konuşmuyorsun.
Sana dokununca rahatsız oluyorsun. Beni artık çekici bulmuyorsun.
Jitka...
Gel bakalım.
Jitka.
- Bu da ne? - Dışarıda biri var!
Burada kal.
- Saatin kaç olduğundan haberin var mı? - Acil olduğunu söylemiştin.
- Öt o zaman. - Janata araştırma enstitüsünden fahişenin biriyle yaşıyor.
- Orada köpekleri besliyor. - Artık temizsin.
Üzgünüm ama bu önemli.
Asta!
Ne istiyorsun?
Polis. Janata'yı arıyorum.
- Onu tanımıyorum. - Köpeklere baktığını duydum.
Lanet olsun ki evet. Her şeyimi alıp gitti.
- Yani artık seninle yaşamıyor? - Beni duydun, değil mi?
- Hiç hırsızlık şikayetinde bulundun mu? - Kimin umurunda? - Benim.
Dinliyorum.
Şikayette bulunmak istemiyorum. Umarım aldıkları cebinde çürür, şerefsiz herif.
Gittiğine sevindim.
Köpekler de sevmiyordu zaten.
- Burada ne kadar yaşadı? - 1948 darbesinden beri.
Annesi dışarı atmış.
- Burada çalışıyor muydu? - Hayır. Her şeyi bendendi.
- Sık sık tıraş olur musun? - Burada bırakmış.
Janata'nın başı büyük belada.
Ona yardım edebilirim.
Ama sanırım artık ona ne olduğu umurunda değil.
Onun için geldiler.
Kim?
- Bilmiyorum. - Üniforma mı giyiyorlardı? - Hayır.
- Şimdi nerede? - Bana hiç söylemedi.
Bunu buldum.
Silahlardan her zaman korkardı.
OTTOVA CADDESİ
Kımıldama! Eller yukarı!
- Gidelim. Devam et! - Gir içeri! Yürü!
- Para nerede? - Şurada.
Ellerini yukarı kaldır.
- Eller yukarı! - Acele et kahrolası! - Tamam.
- Ne yapıyorsun? - Bir şey fark etmeyecekler.
Kes şunu lanet olsun!
"Telefon Defteri"
Eller yukarı! Polis!
Yoldaş Yüzbaşı.
Sizi kim çağırdı?
Dört tane ölü var. Şoför, posta çalışanı, güvenlik elemanı,...
...ve kasap olarak bilinen Vilém Foll.
- Devlet Güvenlik odayı kapatacak. - Neden? Bu polis meselesi.
Binbaşı Zenke ve Teğmen Benovsky polistir.
İşimize yarayabilecek bir şey buldunuz mu?
Zamanım var mıydı ki?
The Red Times!
Edmund Hillary dünyanın en yüksek dağına yakın!
Yeni Sovyet biçerdöveri diğerlerine üstünlük sağladı!
Amerika, İsrailli katillere para ödüyor!
The Red Times!
Güvenlik Şefi'nden telefon geldi. Adam yarım saat bağırdı bana.
Acilen görevden alınmanı istedi.
Devlet Güvenlik dosyasına karışmandan...
...dolayı Bareš resmi şikayette bulunmuş.
Seninle bir anlaşmamız vardı. Fakat sen yakalandın.
- Orada ne yapıyordun ayrıca? - Soruşturma. - Bir şey buldun mu?
Zamanım yoktu. Benden hemen sonra geldiler.
İki hafta içinde terfi almam gerekiyor. Yani dikkatli ol.
Girin.
Bölüyor muyum?
Hayır, buyurun.
Sana bir şey için ihtiyacım var, Vít'a.
Bunu nerden buldun?
Telefon rehberinden.
- Yetkin var mı? - Yok. - O zaman alamam.
Yetkim var o halde. Çok önemli. Acil lazım.
Yarına kadar bekle.
Merhaba baba!
Merhaba Tom.
İyi akşamlar.
Bir haftaya izi bile kalmaz.
Bay Zenke'nin 25 kere top sektirebildiğini biliyor muydun?
Epey varmış. Ne zamandır birlikte oynuyorsunuz?
Çok uzun değil. Senden az önce geldi.
- Yerine yat ve uyu. - Bu gece okumayacak mıyız?
- Geç oldu. İyi geceler, Tom. - İyi geceler.
- Her akşam top oynadığını biliyor musun? - Buradaki herkes biliyor.
- Bir şey mi arıyorsun? - Aspirin.
- Neden? - Başım ağrıyor.
Başın ağrımazdı.
Teşekkürler.
- Kan mı bu? - Merdivenlerden düştüm.
- Bekle. Dur bir bakayım. - Önemli değil? - Önemli değil mi?
- Dikiş atılması lazım. Doktora gitmelisin. - İyiyim ben.
- Bir şey mi oluyor? - Hayır. - Korkmalı mıyım?
Jarda, bana gerçeği söyleyebilirsin.
Durum karışık.
- Katlanılmaz birisin. - Çok kötü.
Çok kötü.
- Artık korkmuyorum. - Bu iyi.
- İyi akşamlar. - İyi akşamlar.
İşte burada.
- Arkada ne var? - Viyana'daki Yahudiler için yardım.
Yahudi Cemaati'nden iznimiz var.
Kenara çekip, motoru kapatın.
Dışarı çıkın.
Bunu yapamazsınız! Hepsi kayıtlı!
Çekoslovak Cumhuriyeti halkı adına...
...cinayete teşebbüs, soygun ve sınır dışına para kaçakçılığı...
...teşebbüsünden tutuklusunuz.
Gidelim.
Harika iş çıkardınız Binbaşı. Tebrikler.
Moskova'dan mahkemede şahitlik yapman talep edildi.
Şahitlik yapacağım anlaşmamızın bir parçası değildi.
Kovuşturma için materyalleri hazırlamam istendi, ben de yaptım.
Elbette.
Görevimi yerine getirdim.
Tekrar düşünmelisin.
Kesinlikle tekrar düşünmeye...
Görevinin ne zaman biteceğine biz karar veririz.
Tek bir kelime ve yarın kendini Moskova treninde bulursun!
- Sakla bunu. - Ne olduğunu biliyor musun?
Aklımdan sildim. Sen de öyle yapsan iyi olur.
- CZ 52, 7 kalibre, Tokarev 62. - Yani?
Sadece Devlet Güvenlik elemanları bu silahtan taşır.
- Kayıtlı kaç tane var? - 20-25 kadar.
Bu kurşunun kime ait olduğunu bulabilir misin?
- Bulabilirim fakat çetrefilli iş. - Yap.
Bu binadakilerin yarısını kovdular. Herkes korkuyor,...
...ve sen benden Devlet Güvenlik dosyalarını araştırmamı mı istiyorsun?
Katili arıyorum. Kim olduğu umurumda değil.
Üzgünüm.
Ver şunu. Söz vermiyorum.
Yardımcı olabilir miyim?
Hayır, teşekkürler. Nasıl yapıldığını öğrenmem lazım.
Piyano çalmanı beğeniyorum.
Teşekkürler. Uzun süredir çalmamıştım.
Neden?
Yazık olmuş. Çok güzel çalıyorsun.
Ben hiç sabırlı olmadım.
Yazık.
Bazen sabır karşılığını verir.
- Şimdi yardım edebilir miyim? - Evet, memnuniyetle.
- Merhaba Eva. - Merhaba.
Yaş 45, boy 170 cm, kızıl saç.
Kadın yok.
Dün sadece bu adamı getirdiler.
Dün mü? Bakabilir miyim?
- Merhaba baba. - Merhaba. - Neredeyse ezberledim.
- Peki ya ödevin? Bitti mi? - Hayır.
- Gel o zaman. - Birazcık daha.
Yediye kadar evde ol. Zaten yağmur yağıyor.
- Merhaba. - Merhaba.
- Doktora göründün mü? - Artık ağrımıyor.
- Bankada olan bütün paramız bu. - Her şeyimizi çektin mi?
Slavícek'ten bir tablo alacağız. Çoktan ayırt ettirdim bile.
Galeri sahibini numarası orada. Arar mısın?
Herkes tablo alacağını söylüyor!
Parayı Tom için biriktiriyoruz! Almalarına izin vermeyeceğim.
Bir yere mi gidiyorsun?
Pánek parti düzenliyor. Terfi etti.
- Yemek yapıyorum. Neden söylemedin? - Üzgünüm, unuttum.
- Dur sana temiz gömlek vereyim. - Bu iyi olur.
Çamaşır odasında Alman meslektaşınla tanıştım.
Öyle mi?
İyi biri.
Yemeğe davet etmek ister misin?
Bir gece çağırabiliriz.
- Adam yabancının teki. - Onu tanımıyorsun.
Belki senden çok tanıyorumdur.
Bence Bay Zenke nazik biri.
Bárová da öyle düşünüyor. Ayrıca Tom da seviyor.
Ne konuştuğunun farkında değilsin.
- Bir şey anlatmazsan nerden bilebilirim? - Yalancının teki.
- En azından benimle konuşuyor. - Demek konuşuyorsunuz.
Adam Nazi, Jitka. SS Subayı.
BARIŞ DİLEMEYİZ BARIŞ İÇİN SAVAŞIRIZ
- Davadan alındığını duymak üzücü. - Merak etme sen.
- Nasıl gidiyor? - İyidir.
- Peki ya Binbaşı Zenke. - Elinden geleni yapıyor.
- Bugün posta ofisi davasını kapattı. - Öyle mi? - Evet.
O insanları kim öldürmüş peki?
Janata.
Janata, anlıyorum.
Köprünün altında bulmuşlar. Tren üzerinden geçmiş.
Üzerinde posta ofisinde kullanılanın aynısından makineli tüfek varmış.
O ve Foll, Yahudi Cemaati Merkezi tarafından iş alınmış.
Garip gelen bir şey mi var?
- Jarda. - Terfi için tebrikler.
- Teşekkürler. - Seninle biraz konuşabilir miyim?
Elbette.
Nasılsın? Seni Moskova'dan Albay Morozovov ile tanıştırmak istiyorum.
- Bu gerekli mi? - Bu bir emir.
Mahkemede şahitlik yapmak istiyorum. Kirsch hakkında.
Deneyebilirim fakat izin vereceklerinden şüpheliyim.
Sağ ol.
- Teşekkürler. - Tebrikler. - Sağ ol.
Yoldaş Albay, izin verin sizi Yoldaş Yüzbaşı Hakl ile tanıştırayım.
Yoldaş Albay Morozov.
Buyurun, beyefendiler.
Teşekkürler.
Şerefe.
Yoldaş Albay, terfi için tebrikler.
Teşekkürler.
Bunu neden yapıyorsun?
Pardon?
Bunu neden yapıyorsun?
Neden bahsettiğini bilmiyorum, Yüzbaşı.
Kirsch'ten bahsediyorum.
Kirsch itiraf etti.
İtiraf etti...
...ama yapmadı. Ve sen bunu biliyorsun.
Beş ya da beş milyon Yahudi, senin için fark etmiyor değil mi?
Neyi bekliyorsun? Dün korkmamıştın.
Yoksa teke tekte iyi değil misin?
Saçma sapan konuşuyorsun.
Kendini neyin içine soktuğun hakkında hiç bir fikrin yok.
Güzel bir ailen var.
Onlara sahip çıksan iyi edersin.
Bazen işler göründüğü gibi olmaz.
Rahat bırak beni.
Maliye Bakanı şöyle dedi:
Mali reform olmayacak. Böyle bir şey gerçekleşmeyecek.
Bunu söyleyenler yalancıdır.
Yapmayacakları hakkında çok konuşuyorlar.
Sence de garip değil mi?
Üzerine yara bandı yapıştıralım.
İçeri gel.
Mekanın güzelmiş.
Benim yatağımda uyuyabilirsin.
Koltukta uyurum. Alışkınım. İçecek bir şeyin var mı?
Komşuya sorayım.
Kahretsin.
DEVLET GÜVENLİK KİMLİĞİ
Kibritim bitmişti.
Patronum burada dedim adam da eski armut konyağı verdi.
İşte buyur.
Neye içiyoruz?
Hayata.
Hayata.
- Günaydın. - Günaydın.
- Merhaba. - Selam.
Merhaba. Bay Hakl'ı arıyorum.
- Jarda evde değil. - Onunla konuşmalıyım.
Ona mesaj bırakabilir miyim?
- Peki. Güvenebilirsiniz. - Teşekkürler. - Güle güle.
BEN BİR SİYONİST’İM. AMERİKAN ÜNİFORMALARI İÇİN KUMAŞ ÇALDIM.
Tom!
Testleri evde unuttum. Kendi başına gidebilir misin, tatlım?
- Merhaba. - Merhaba.
- Şunlardan alacağım. - Nergis.
Kaç tane?
Belki 5?
İki şilin.
- İyi seçim. - Teşekkürler. - Teşekkürler.
Yüzbaşı, Jitka ambulansla hastaneye götürüldü.
- Ne oldu? - Hırsızın biri ona vurmuş.
Çok fazla kan vardı.
Yüzbaşı, aileni düşün.
Tünaydın, Yoldaş Yüzbaşı.
Bu davayı ben devralıyorum. Üzgünüm, Jarda.
- Karın nasıl? - Umarım iyileşecek.
Kodese attıklarından dışarı çıkan oldu mu son zamanlarda?
- Bilmiyorum, belki. - Bir şey çalmamışlar.
Prosedürü biliyorsun. Kayıp bir şey var mı bak.
Savcılık, şahitlik istediğini reddetti.
Polisi sadece Zenke'nin temsil etmesini istiyorlar.
Yapabileceğim bir şey yoktu.
Balistikten Vít'a aradı. Normalde mesaj bırakmazdı.
Sağ ol.
Senden bir şey istemem gerek.
GALERİ SAHİBİ
Ben Hakl. Balistikten Vít'a Novák'ı bağlayın.
Ne zaman ayrıldı?
Yine mi!
Baba, neden sürekli elektriği kesiyorlar?
Belki de korkmamızı istiyorlar.
Ben hiç bir şeyden korkmam. Tıpkı senin gibi.
- Gerçekten mi? - Evet.
Bu iyi.
Kahretsin.
Tom, masayı topla.
- Afiyet olsun. - Afiyet olsun.
İyi olmuş.
Pek değil.
Annen hastaneden çıkınca tavuk rosto yapacak.
Sana ne oldu?
- Kavga ettim. - Benim kavga etmeme izin vermezsin.
Artık vereceğim. Ama neden kavga ettiğini bilmelisin.
Kazandın mı?
- Kavga etmeyi öğrenmek ister misin? - Evet. Ama annem kızar.
O zaman bu bizim sırrımız olur. Gel bakalım.
Temel duruş böyle.
Solunla kafasına sonra kroşe ile karnına.
Yap bakalım.
Burada bekle, Tom.
- Ne yapıyorsun burada? - Yüzbaşı Hakl. Vít'a Novák'ı arıyorum.
Bir kaç gün izin aldı. Yerine ben bakıyorum. Yardım olabilir miyim?
Tom!
- Ne oldu, baba? - Gitmeliyiz artık.
Önemli bir şey değil. Başka zaman uğrarım.
Buradaydı.
HAKL, 23 BILKOVA CADDESİ
Baba, şimdi nereye gidiyoruz?
Eve, Tom.
Eve gitmeliyiz.
Tom!
Baba!
Çocuğuna bir şey mi olsun istiyorsun?
Kimsin sen? Seni kim gönderdi? Bütün bunlar neyin nesi?
- Deli misin? - Baba, korkuyorum.
Özür dilerim.
Bağışla beni. Gidebilirsin.
Tom, hadi gel.
Tom, bir şey yok. Her şey yolunda.
Endişelenmene gerek yok. Tamam mı?
Hadi o zaman.
Ne arıyorsun baba?
- Dün beni soran oldu mu? - Hayır.
Tom...
Bu çok önemli. Hatırlamaya çalış.
Annem avluda bir adamla konuştu.
Nasıl biriydi? Gözlüklü müydü?
Evet. Annem burada olmadığına göre şu şiiri sana okuyabilir miyim?
- Okuyabilirsin. - Ama hatalarımı düzeltmen lazım.
Toprak Ağası.
Dinleyin millet, dün Prag yakınlarında Lhota denen yerde ne oldu.
Fakir ağa - hayal edebiliyor musun - milyonları ayakkabısının içine saklıyordu.
Parayı uzun yıllar orada sakladı,...
...rejimin sonunu bekliyor,...
...mutlu yarınları iple çekiyor, parasını ikiye katlamaya hevesli.
Artık felaketle yüzleşiyor. Çalışmaya hiç alışkın değildi.
Şimdi söyle bakalım, fakir ağalar geçimlerini nasıl sağlayacak?
Güzel okudum mu, baba?
Baba!
İyi.
Çok iyi.
Yargıç suçlamaları okuduktan sonra senden soruşturmanın...
...sonuçlarını okumanı isteyecek.
Tercüman senin hemen sağında olacak.
Ne söylemen gerekiyorsa onları okuyacak ve yerine oturacaksın.
Ya sonra?
Düşündüğümüzden daha çok arkadaşın var. Bonn takası kabul etti.
Pasaportunu şoförden alacaksın. Saat 5'te sınırı geçeceksin.
Devam edelim. Gazeteciler 10 dakika içinde bizi bekliyor.
- Ne yapıyorsun? - Birkaç günlüğüne büyükannene gidiyorsun.
- Gitmek istemiyorum. - Bayan Bárová seni alacak. - Baba.
Bunu seninle tartışmayacağım.
Yat yerine.
Ve uyu.
Bizin artık sevmiyorsun, değil mi?
Ne diyorsun sen?
Tom!
Sen ve annenden daha fazla sevdiğim biri yok. Kimse yok.
O zaman neden büyükanneme gitmek zorundayım?
Çünkü annen hastanede ve benim çok işim var.
Tekrar mı kavga edeceksin?
Okuduğumuz kimsenin yenemediği dev kalamar hikayesini hatırlıyor musun?
İşte öyle bir canavarla kavga etmeliyim.
Öldürülemez olsa bile mi?
Eğer kavga etmeye sürekli devam edersek zayıflayıp yorgun düşecek.
Ve belki bir gün biri onu yenecek.
Kim?
Birisi.
Belki de sen.
İyi geceler.
Eşin için üzgünüm.
Yarın yalan söylemen için sana ne söz verdiler?
Bunlar benim karım ve kızım.
1944 yılında Bavaria'da annesinin yanında yaşamak için kızımla birlikte terk etti.
Savaşın sonunda Ruslar tarafından yakalandım,...
...beni Sibirya'ya göndedirler.
Sekiz yıllık tutukluluk halinin ne demek olduğu hakkında hiç bir fikrin yok.
Kızımı sadece fotoğraflardan tanıyorum.
Ve şimdi onları göreceğim.
Buna inanmamı mı istiyorsun?
Neye istiyorsan ona inanabilirsin.
Onca zaman boyunca posta ofisinde mermiyi bulduğumu biliyordun.
Beni ihbar edebilirdin.
- Evet, yapabilirdim. - Neden yapmadın?
Bazen işler göründüğü gibi değildir.
Burada posta ofisi katilinin ismi var.
Mahkemede şahitlik edeceksin.
Delil olarak bunu okuyabilirsin.
Beş masum Yahudi'nin hayatını kurtarırsın.
Artık onları kimse kurtaramaz.
- İkimiz de bunu biliyoruz. - Delil bu.
Gitmene izin vereceklerini mi sanıyorsun?
Verecekler.
Beni takas edecekler.
Onu okursam ne olur sanıyorsun?
Herhangi bir şeyi değiştirir mi?
Adalet yok, Yüzbaşı.
- Savcıyı arayacağım. - Bunu yapma.
Beni yaptıkları gibi seni de mahvederler.
Tom'u düşün. Peki ya onun geleceği?
Korkan bir babanın nesi iyi?
Ölmüş bir babanın nesi iyi?
Bana kalsa seni eve değil Sibirya'ya gönderirdim.
Unutma.
Mahkemede olan her şey canlı yayına...
...bir dakika geç veriliyor.
- Anlıyor musun? - Elbette.
...karşı-devrimci grup "Cemaat" yargılanmak üzere.
Bu grup ülkemizde silahlı soygunlar ve sabotajla Amerikalı saldırganlara...
...ve Siyonist teröristlere desteğe kendini adamıştır.
Halk ve devlet adına yargılanacak grup üyeleri:...
Abraham Hübner, Otto Bekštajn,...
...Eliáš Linštok,...
...Karel Rikl, Ester Kleinová...
...ve Emanuel Kirsch.
İşçilerimizin paraları ile birlikte kesin itirafları var...
...Filistin'deki Siyonist ayrılıkçıların haksız mücadelesini desteklemek istediler.
Yükümlülüklerim ve vicdanım beni hepsi için en ağır ceza olan...
...idamı talep etmeye zorluyor.
Az önce biri buraya geldi mi?
Buraya her zaman birileri gelir.
Şimdi de polis temsilcisini kürsüye davet ediyorum.
Yoldaş Binbaşı, bize bu dava hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Bir yıldır, Avrupa çapında suç oluşturan, Yakın Doğu'da terörizmi destekleyen...
...Siyonist bir çetenin ortaya çıkarılması...
...ve tutuklanması konusunda yoğun bir şekilde çalışıyordum.
Bir duruşma beni Bohemya'ya kadar getirdi.
Böylece devlet düşmanı organize silahlı soyguncuları ortaya çıkarmam mümkün oldu.
Bu grup Amerika'dan organize edilen...
...uluslararası bir ağa ait.
Sanıklar itiraf etti.
Benim fikrime göre suçlular.
Eklemek istediğiniz bir şey var mı, Yoldaş Binbaşı?
Hayır. Teşekkürler.
Sanıklar ayağa kalksın.
İtham edilen suçları kabul ediyor musunuz?
Suçlu.
Suçlu.
- Suçlu. - Suçlu.
- Suçlu. - Suçlu.
Suçlu.
Müzakere için davaya ara verilecek.
Yarın saat 10'da karar okunacak.
- Şerefe. - Şerefe.
Affedersiniz, özür dilerim.
- Ne oldu? - Yoldaş Yüzbaşı Hakl sizi bekliyor.
Müsaadenizle.
Jarda.
Burada ne yapıyorsun?
Çalışıyorum. Şaşırdın mı?
Hayır, hiç de değil.
Seni tekrar gördüğüme sevindim.
Posta ofisi katilinin ismini biliyorum.
Janata.
Janata tüfeğini ateşlemedi bile. Bunu neden yapsın ki?
Para için. Yahudi Cemaati Merkezi tarafından işe alınmıştı.
Hepsi itiraf etti. Olay kapandı.
Hayır. Janata başka biri tarafından işe alındı. Janata kurban.
Tıpkı Kirsch ve diğerleri gibi.
Kanıtın var mı?
Posta ofisinden alınma mermi ve balistik raporu.
Ayrıca silah sahibinin ismi de içinde.
Ve bu olayın bir parçası olan herkesin.
Şimdi ne yapmak istiyorsun?
Katili tutuklamak.
Seni meşru cinayet şüphesi ile tutukluyorum.
Bu departmandaki en iyi adamımdın.
Bunu savcıya vereceğim.
Bu sabahki adamları kim gönderdi sanıyorsun?
- Jitka için de mi sen gönderdin? - Yapmak zorundaydım. Bu senin hatandı.
Mermi nerede?
Sana anneni öldürmeni emrettiklerinde bunu da yapacak mısın?
- Mermi nerede? - Anneni de köprüden atar mısın?
Bizden tam olarak yapmamızı istedikleri de bu, farkında değil misin?
Kahrolası mermi nerede seni orospu çocuğu?
Artık güvende.
Evet?
Değiş tokuş gerçekleştirildi.
Eninde sonunda cinayet cinayettir.
Acilen savcıyı ara. Duruşmayı durdurmalıyız.
Bunu Moskova'ya açıklamak zorunda kalacaksın, Yoldaş Albay.
Anne...
Bana emir vermişti.
Mali Reform! Paniğe gerek yok! Yeni banknotlar piyasada!
Ekmek artık herkes için daha ucuz!
Dynamo Prague, Spartak Stalingrad'ı 3-0 yendi!
Sonunda yaptılar! Şerefsizler yaptılar ve gittiler!
Rezalet! Bolşevik hırsızlar her şeyi çaldı!
- Al şunu! Çantasını al! - Ver onu bana.
- Ağlamayı bırak. - Çantamı aldılar.
Tom?
Tom?
Bu film 1950'lerin Komünist göstermelik duruşma kurbanlarına ve adaletsizliğe...
...karşı savaşmış olan adını bilmediğimiz bütün kahramanlara adanmıştır.
Çeviri: x@nder
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.