Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
for
for
Bu konakta
kimle nasıl istersen öyle konuşurum.
Ben bu konaktan değilim. -Evet değilsin.
Hiçbir bağlantım kalmadı bu konakta.
Gerçek yüzün ortaya çıktı.
Anlaşma bozuldu. -Ne anlatıyorsun ya sen?
Kendi kafana göre karar mı veriyorsun?
Oyuncağın mıyım ben senin?
Defol git buradan.
Bir daha da sakın gözüme görünme.
Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
Bunca eziyeti çekeceğimi bile bile buraya geldim ben. Şimdi git mi diyorsun?
Git diyorum.
Oyun mu oynuyorsun sen benimle?
Gel diyince geleceğim, Git deyince gideceğim.
Oyuncağın mıyım ben senin?
Sen benim hiçbir şeyim değilsin. Olamazsın da.
Sadece bir anlık boşlukta sözlerine inandığım,
sonradan gerçek yüzünü gördüğüm bir sahtekarsın.
Laflarına dikkat et Kerim. Sözbir.
Benim bu hayatta yapmadığım tek şey yalan söylemekti.
Onu da babamın suçsuzluğunu ispatlamak ve peşinde kimin olduğunu öğrenmek için yaptım.
Hayır, senin yaptığın sadece beni manipüle etmek
ve kendi çizdiğin yolda ilerlemektir.
Seni ben manipule etmiyorum. Seni o kafandaki kırk tilki manipüle ediyor.
Anlıyorum seni.
çok iyi anlıyorum.
Denedin en azından.
denedin.
Ama başaramadın.
Kaancığım. Gel şöyle oturup konuşalım.
Anne.
Ne söyleyeceksin babamla ilgili?
Oğlum
senin baban.
Söyle anne ne söyleyeceksen lütfen.
Onu söylemek benim için hiç kolay değil.
Ben sana babanla ilgili yalan söyledim.
Ne?
Yurt dışında olduğu
yurt dışında öldü. Hepsi yalandı.
Anne sen ne anlatıyorsun ya?
Özür dilerim oğlum ama gerçek bu.
Bundan sonra sana söyleyeceğim her şey gerçek.
Neyi denedim, neyi başaramadım?
Gerçek niyetini gizlemeyi başaramadım.
Neymiş benim gerçek niyetim? -Sen söyle.
Ne söyleyeyim ya? Neyi söyleyeyim?
Benim neden burada olduğumu dünya üzerinde bilen tek kişi sensin.
Tamam, ben de tam bundan bahsediyordum.
Ee o zaman.
Yolun açık olsun.
Ne demek yolun açık olsun ya?
Yolu biliyorsun demek.
Bakalım Kerim'in bu sefer hangi yalanlarıyla kandıracak o seviyesiz.
Anne iyi misin?
İyiyim, iyiyim. Yok bir şeyim.
Yüzün bembeyaz olmus.
Geç otur şöyle.
Yoruldum herhalde.
Mezarlıkla ilgili mi anne?
Hayır. Nereden çıkardın onu?
Üzüldün diye düşündüm mezarlıkta.
Üzüldüm tabii kızım.
Hepimiz üzülmüyor muyuz?
Size söylemem gereken bir şey var.
Kerim'in bence bize çok güzel haberleri var anneciğim.
Dur tahmin edeyim.
Senin tahminlerinle kaybedecek vaktim yok abla.
Malum kişiye gereken dersi verdim.
Artık huzurumuzu kaçıramayacak, içiniz rahat olsun.
Anne sen bana ne anlatmaya çalışıyorsun?
Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?
Kaan Anneciğim
Ne anne ne?
Sen bana ne söyleyeceksin Şu an? Beni ne ile karşı karşıya bırakacaksın.
Oğlum bir izin ver bir konuşayım, anlatayım.
Ondan sonra ne istiyorsan söyle.
Benim bir hayatım var anne.
Benim bir geçmişim, çocukluğum var.
Sen şimdi hepsi yalandı diyorsun.
Hepsi değil.
Ben seni içimde nefes almaya başladığın andan itibaren canımdan çok seviyorum.
Bu yalan değil.
İnsan sevdiği birine böyle büyük bir yalan söyler mi?
Mecbur kalırsa söyler oğlum.
Sen şimdi söyleyeceğin şey ile...
benim geçmişimi, hayatımı değiştireceksin.
Bana öyle bir şey söyleyeceksin ki ...
... dünya ayaklarımın altından kayıp gidecek.
Hatırlıyor musun?
Okulda kavga etmiştim.
Sana da merdivenden düştüm demiştim.
Sen bana inanmamıştın.
O zaman bana bir cümle etmiştin, hatırlıyor musun?
Yalanın yükü ağırdır.
Er geç çökertir insanı.
Evet anne.
O zaman o yükü daha fazla taşıma anne.
Bana gerçeği söyle.
Benim babam kim?
Babanın intikamını almak için mi buradasın yoksa babanın suçunu örtbas etmek için mi ha?
Ha! Bir dakika. Bir dakika.
Siz babanla bir plan yaptınız.
Yaptınız.
Babanın işlediği cinayeti bir başkasına yıkacaksınız.
Bunun için de kendine kurban arıyorsun değil mi?
Niye buradayım? Söyleyeyim mi? -Evet.
Evet Ecrin, evet. Bak şimdi konuşmaya başladık seninle.
Hadi hadi bakalım anlat.
Dök içini dök akıt zehrini.
Ne oluyor burada?
Bu kız ne duymuş olabilir ya? Bu kız ne duymuş olabilir?
Faruk'la konuştuklarımızı duymuş olmasın?
ha? Kerim Kerim
Yine geldim bütün işimi mahvettin Kerim.
Kız tam itiraf edecekti, ne duyduğunu söyleyecekti Kerim.
O elinde taşıdığın valize ne olduğu belli de
bakalım hakkındaki valize neler taşıyorsun?
Onu da ben bulacağım.
Affet beni oğlum.
Ben sana böyle bir yalan söylemek istemezdim.
Baban da hep gerçeği söylemek isterdi sana.
Babam.
Ne büyük bir kelime.
Korkuyorum anne.
Uzun zamandır bu kadar korkmamıştım.
Gerçeğin yükü yalanın kinden hafif değil herhalde.
Sen şimdi yalanın yükünü bırakıp...
... gerçeğin kini benim omuzlarıma yükleyeceksin.
Ve bunu bana tek bir isim söyleyerek yapacaksın.
Ve ben o ismi duymaya çok korkuyorum anne.
Ama duymak zorundayım.
Söyle bana anne.
Benim babam kim?!
Senin baban...
Zeki. Zeki Sözbir.
Ne?
Zeki?.
Neden anne? -Oğlum sana söyleyemezdik.
Neden anne?!
Dilinizi mi yuttunuz?
Bak bak bunları görüyor musun?
Bir de oyuncu diye çıkarıyorlar bunları.
Kızım bunlar yapıyorsa sen hayda yaparsın.
Bilmiyorum ki.
Yani yapabilirmişim gibi geliyor ama izleyince de çok zor.
Gerçek üretilmiş. Ben de onu kurtarabilmek için kapımıza köle olmaya razı gelmişim.
Kalkmış hala bana gerçek niyetini diyor.
Aklı başında değil, aklı da başında.
Kız ne zor geliyor ya.
Ben sana demedim mi? Kendine güveneceksin.
Bak şimdi izle.
Sen bunların yaptığını yapmayacaksın.
Sen bin katını yapacaksın.
Gerçekten mi?
Kız tabii, gerçekten ya.
Sana yalan borcum mu var? Baksana şuraya.
Aynı anana çekmişsin.
Elbet ortaya çıkaracağım tuttuğun ipin nereye gittiğini.
Bakalım o zaman ne diyeceksin?
Sana güvenmenin hata olduğunu ispatladığımda.
Kız sende de bir sahne ışığı var. -Evet ya
onlar yapıyorlarsa bende yaparım.
Tabii ki yaparsın. Yapacaksın ki ...
annenin kaderini değiştireceksin. Sefaletten kurtaracaksın.
Bitti artık bıktım çilem doldu.
Canıma tak dedim güzelim. Prensesim, Şu güzelliğe bak. Ayyy.
Bir tanem. Kız kapım çaldı.
Kız, hoş geldin.
Ne bu valiz böyle? Temelli mi geldin?
Abla iyi misin? Bir şey olmadı değil mi?
Kovmuşlar kiz. Uç günde kapının önüne koymuşlar.
Hey yarabbim. Sen bana sabır ver Allah'ım.
Nereye?
Odama anne. Dinleneceğim biraz.
Ancak odana git sen.
Istersen yemek zamanı uyandıralım ha, Ne dersin?
Anne kıza bir rahat ver artık yeter.
Sen karışma!
Geç şuraya. Ne olup ne bitti hepsini anlatacaksın bana!
Duydun mu? Ne halt yedin de kovdular seni?
Hiçbir şey yapmadım.
Allah Allah
Tabii sıkıya gelemedin değil mi?
Nasıl oluyor Ecrin Hanım, Öyle el kapılarında çalışmak? Ha?
Üç gün bile dayanamadın.
Evet anne. Beceremedim.
Sıkıya gelemedim, oldu mu? Bitti mi?!
Anne, kızın bu kadar üstüne gitme bak yeter artık.
Karışma sen. Öyle pılını pırtını toplamakla olmuyor.
Neyle geçinecek bu ev?
Achh Anne ya.
Tabii hemen odana git Ecrin hanım! Kaç kaç! Hey gidi hey!
Bu evde çalışmayana ekmek yok.
Her şey ne kadar hızlı değişti.
Bundan birkaç hafta önce eve döneceksin...
... ve hayatının geri kalanında.
Bu şekilde yaşayacaksın deselerdi gülerdim.
Değil mi ya?
Sanki seni her aradığında böyle ne haldeyim anlatayım diyeceksin gibi bekliyorum. ?????????????????????????????????
Nasıl? Alışabildin mi peki?
Bilmem.
Bir yerde sabit durmak.
... aile sorunlarıyla uğraşmak belki.
Ama...
... babamın öldüğü gerçeğine ...
... nasıl alışırım bilmiyorum.
Sabahları uyandığımda...
... onu hala hayatta sanıyor.
Sonra birden gerçeği hatırlıyorum.
Babam öldürüldü.!
Babam öldürüldü İbrahim.
Hem de onun en güvendiği, her şeyini emanet ettiği adamı tarafından öldürüldü.
Kerim.
Ben buna inanmıyorum.
Ben rahmetli Zeki Amca kadar insanları anlayan birini tanımadım. ????????????????
Hem o katil olacak birini hem de bunca sene ailesini yanı başında tutmazdı.
Ben bile şirketime yeni bir yönetici aldırdığım zaman ona danışırdım.
Onun onay verdiği hiç kimseden bir zarar görmedim.
Eğer Zeki Amca bu kadar güvendiyse
ben Veysel'in katil olacağına asla inanmıyorum.
Veysel'in iş tuttuğu adamla konuştum.
Inanmasan da gerçek böyle.
Babamın Veysel'i öldürdüğü.
Benden sana kardeş tavsiyesi.
Eğer Zeki amca birisine güvendiyse gözünden önce ona güven.
Ben hayatım boyunca hep böyle yaptım ve hiç yanılmadım.
Babamdan ne kadar eminsin?
Ne kadar iyi tanımışsın?
Keşke...
... yakınında olsaydım.
Belki senin kadar iyi tanırdım.
Belki de. ..
Hiç buralara girme.
Senin burada bir suçun yok.
Sen benim dedim bir daha düşün.
Veysel değildir o.
Üzme kendini bu kadar. Başka iş bulursun.
Tek derdim iş değil ki.
Biliyorum.
Aileden intikamını almak istiyormuşsun.
Abimle konuşmuşsunuz.
Merak etme biz hiç kimseye bir şey söylemedik.
Sadece abim endişelendi senin için.
Hatta senin yanına gelecekti. Seninle konuşmaya, ben engel oldum.
Ecrin bir şey yapıyorsa bir bildiği vardır dedim.
Yokmuş demek ki, hiçbir şeyi beceremedim.
Babam suçsuz yere cezaevinde.
Elimden hiçbir şey gelmiyor.
Biraz sabır.
Gerçek mutlaka ortaya çıkar.
Ne zaman? Ben de her gün aynı şeyi tekrar ediyorum, ama çıkmıyor.
Henüz çıkmıyor.
Ya sen umudunu kolay kolay yitirmezdin. Ne oldu?
Bilmediğin bir şey mi var?
Daha kendime bile inandıramıyorum.
Babamın suçsuz olduğuna nasıl inandıracağım?
Sahtekarmışım ben. -Ne?
Kim sahtekar dedi sana ya.
Ayça misafirimiz mi var?
Misafir sayılmaz abicim.
Ecrin hoş geldin. İzin günün mü?
Hayır. Kovuldun.
Kovuldun mu? Bir şey mi oldu?
Bu Sözbirilerinin intikam meselesi değil mi?
Yoksa sana bir şey mi yaptılar?
Daha ne yapabilirler ki? Beceremedim sadece.
Belki de böylesi daha iyidir.
Hem zaten orada olmana da içim bir türlü elvermiyordu.
Yani...
Yani endişeleniyorduk senin için.
Artık en azından evindesin.
Doğru.
Kalkayım ben.
Biraz daha otursaydın.
Abicigim, Ecrin artık buralarda nasıl olsa yine gelir değil mi?
Evet. Çok sağ ol Ayça. Evde boğulacak gibiydim.
Ne demek canım benim, burası senin de evin. Ayça her zaman burada.
Canım benim.
İyi geceler.
Güle güle Ecrin. -İyi geceler bebişim. Gel geçireyim.
Neredesin oğlum?
Saatte kaç oldu?
Ne olur aç oğlum.
Of of Kaan of!
Senin baban...
Zeki, Zeki Sözbir.
Yapmak zorundaydım.
Başka bir seçeneğim yoktu.
Bu eve gelmemin tek bir nedeni var, o da bütün Sözbirlerden tek tek babamın intikamını alabilmek.
Sorabildin mi? Tanıyor muyum Mustafa Gölcüklü?
Hayır, tanımıyor.
Sanki iş görüşmesine gidecekmişim gibi, adinı geçirdim ama en ufak tepki bile vermedi.
Yani bu ismi ilk kez duyduğuna yemin edebilirim.
Babası içeride sürekli konuşuyor.
Hiç hoşlanmadığım şeyler bunlar benim biliyor musun?
Bizim adımız destursuz, her yerde söylenmez.
Biz de bir uyaralım dedik.
Defol git defol gözüm görmesin seni.
Laflarına dikkat et Kerim Sözbir.
Benim bu hayatta yapmadığım tek şey yalan söylemekti.
Onu da babamın suçsuzluğunu ispatlamak ve peşinde kim olduğunu ortaya çıkarmak için söyledim.
Söylediklerine mi inanayım?
Duyduklarıma.?
Özge.
Kızım daha kahvaltını yapmadın.
Ecrin abla.
Niye dinlemiyorsun beni kızım? Niye?
Ecrin abla günaydın.
Ecrin ablam nerede dayı?
Dayi, Ecrin Ablam gitti mi?
Özgecim niye böyle yapıyorsun?
Bak biliyorsun
Ecrin ablanın da bir evi, gitmesi gereken bir ailesi var.
Hani Ecrin ablam gitmeyecekti. Yalan mı söyledin bana?
Olur mu öyle şey? Tabii ki yalan söylemedim.
Ama...
Ne Ecrin ablaymış ya.
Yok Ecrin abla bir daha da gelmeyecek. Anladın mı?
Sen ne yapıyorsun burada? Yalnız başına müştemilatta.
Niye soruyorsun?
Ne bileyim, sevgilini özledin gibi geldi de.
Abla!
Seninle tartışmaya hiç niyetim yok.
Ayrıca sana hesap vermeye de.
Demek ki dersini verdim dediği buydu.
Göndermiş arsızlık abidesine.
Yazık, üzülmüş kardeşim.
Okul da çok ihmal ettim.
Bir an önce aradaki açığı kapatmam lazım.
Demek okula gidiyorsun ha?
Sen hiç merak etme.
Asıl dersi benden alacaksın.
Ecrin. -Kaan?
Ne işin var senin burada bu saatte?
Biraz konuşabilir miyiz?
Senin canın mı sıkkın?
Evet.
Ne oldu? Sıkıntılı bir durum mu var?
Bilmiyorum.
Aklım biraz karışık.
Açıkçası neden sana geldim onu da bilmiyorum.
Biraz vaktin var mı?
Okula gidecektim ama senin için var.
Oturup konuşabiliriz.
Gidelim o zaman.
Anneciğim.
Hadi gözümüz aydın.
O ne demek Beste? Malum son zamanlarda iyi bir haber alamıyoruz.
Bu sefer duyduklarına inanamayacaksın.
Ne oldu ya? Yine bir sorun mu var?
Aksine çok büyük bir sorun çözüldü.
Kızım söyleyeceksen söyle. Ağzında eveleyip geveleyip durma.
Kerim
Ne olmuş Kerime?
O kızı evimizden göndermiş.
Gerçekten mi?
Evet, müştemilata gittim. Pılını pırtını toplayıp çöplüğüne gitmiş.
Aferin Kerim.
Bazen makul bir insan olabiliyor benim kardeşim.
Merak ediyorum Ecrin ya .
En güvendiğin kişi tarafından aldatıldığını düşünsen ne yaparsın?
Yani benim en güvendiğim insan babam.
O da beni asla aldatmaz zaten.
Değil mi?
İnsan babası tarafından kandırılmaz.
En azından benim için öyle.
Of düşünmeden konuştum. Çok özür dilerim Kaan ya.
Babanı çok erken yaşta kaybettiğini unuttum.
Ya canını yaktım. Biliyorum. Çok özür dilerim.
Bu hayatta¨...
Benden özür dileyecek son kişi...
sen olabilirsin, biliyor musun?
Son kişi bensem belli ki ilk kişi senin canını çok yakmış.
İnan bana ilk kişinin kim olduğunu bilmiyorum.
Ne olduğunu, neler yaşadığını inan bilmiyorum. Ama...
... ne olursa olsun iç sesini dinle olur mu?
Çünkü o sana her zaman doğruyu gösterir.
Sanırım.
Ben...
Çünkü beni ortadan kaldırdığımızda hiçbir sorun kalmıyor.
Gerçekten düşündüğümde...
sanırım tek problem beni ortadan kaldırmak.
Peki seni ortadan kaldırmazsak ne olur?
Beni ortadan kaldırmazsak ...
... okula geç kalıyorsun mesela.
Ay evet doğru.
çok geç kaldım unuttum bir an.
Teşekkür ederim. -Ben teşekkür ederim.
Seni bırakmamı ister misin?
Yok yok çok sağ ol. Ben kendim giderim.
Görüşürüz. -Görüşürüz.
Tekin.
Bundan sonra benden önce şirkette olacaksın, tamam mı?
Dedikodu yapman için müdürlük verilmedi sana.
Pazarlama birimine de söyle. Toplantı yapacağız. Hadi.
Buyurun efendim.
Yasemin sen ne yapıyorsun burada?
İş görüşmesi için gelmiştim.
Şaka mı yapıyorsun? -Hayır, çok ciddiyim.
Çok şaşırdım.
Neden benim asistanım olmak isteyesin ki?
Hem senin böyle bir şeye ihtiyacın bile yok.
Faruk Amca biliyor mu?
Babam benim kariyer planlarıma karışamaz.
Karışsa iyi olur.
Nasıl yani?
Yanisi şu En azından tutarsızca taleplerde bulunmana engel olur.
Kerim Ben sana kendimi ispatlayacağım.
Bak, şu anda kafam gerçekten çok dolu. Yapmam gereken bir iş var.
Bunları sonra konuşalım, olur mu?
O zaman ben gideyim.
Görüşürüz. -Görüşürüz.
Bu sözleşmeleri ...
...hep sevgili babam imzalamış Kerimciğim.
Ne sabırlı adammış bu Zeki.
Şuraya bak. Şirketi borç içinde bırakıp ölüp gitmiş.
Hadi Tekin hadi. Oyalanma.
Ne yapıyorsun orada?
Büyük bir bilinmezlik..
inşaat şantiyesinde faili meçhul cinayet.
faili hala bulunamadı.
Ah baba!
Kimlerle çalışıyordun sen?
Ben çıkıyorum. -Tamam efendim. Soran olursa.
Bir kuyuya bakmaya gitti.
Ya ben düşeceğim kuyuya ya da kuyuyu kazanlar dedi dersin.
Bakalım neymiş çözmen gereken mesele.
Anneciğim
öyle aniden gelince korkuttunuz beni.
Ne işin var senin burada?
Yani birkaç dosya var da şirkete götürmek için onları almaya geldim.
Hem Kerem'in de görmesi lazım bu dosyaları.
Yani ona bir bir anlatmam lazım işleri.
Çok iyi düşünmüşsün.
Doğru, ne kadar hızlı hakim olursa işleri o kadar iyi.
Çok haklısınız anneciğim.
Çok haklısınız. Ama hiç merak etmeyin.
Ben Kerim'in yanındayım. Ona bildiğim her şeyi anlatacağım.
Ne yaptın? Aldın mı dosyayı?
Aldım, imzayı da halledip koydum kasaya.
Güzel.
Bundan sonra Kerim'i birlikte iş yapmaya ikna etmek...
... hiç de zor olmayacak. Ama sen bundan sonrasına karışmıyorsun.
Tamam, merak etmeyin, size sormadan bir şey yapmam.
Aferin.
Ama sakın bir şeyleri karıştırıp eline yüzüne bulaştırma.
Şu kızın olayına dönmesin sonra.
Duysaydı zaten şimdiye kadar çıkardı kokusu.
Hadi sana iyi günler.
Sana ödetemediğim bedeli aileni ödeteceğim.
Zeki Sözbir.
Ruhun huzur bulmayacak.
Hoş geldin Kerim.
Malum sana doğru düzgün bir başsağlığı dileyemedim.
Biliyorum beni babanın katili olarak görüyorsun ama...
... sen benim için Zeki Bey'in dünyada canından sevdiği olsun.
Allah rahmet eylesin.
Nerede olursak olalım. Başımın üstünde yerin var.
Ben buraya boş laf dinlemeye gelmedim.
Bu adamı tanıyor musun?
Evet, tanıyorum.
Sen benim hiçbir şeyim değilsin.
Sadece bir anlık boşlukta sözlerine inandığım.
Sonradan gerçek yüzünü gördüğüm bir sahtekarsın.
Bana nasıl böyle söylersin ya?
Ben bunları duymayı hak edecek ne yaptım?
Ecrin?
Ben de sana bakıyordum. Ne yaptın? Konuşabildin mi hocalarlinda?
Konuştum konuşmasına da nasıl olacak bilmiyorum.
Demediklerini bırakmadılar.
Hay Allah sen canını sıkma, gerekirse ben de konuşurum.
Sonuçta kötü bir zaman geçiriyorsun. Anlayış gösterirler herhalde.
Ben gideyim.
Çok teşekkür ederim. - Bir çay içseydik.
Malum çok eksiğim var. Ben biraz gidip notlarıma bakayım.
Belki daha sonra içeriz, olur mu?
Tabii tabii. İyi çalışmalar sana.
Teşekkür ederim. Görüşürüz. -Görüşürüz.
Yani ismini cismini bilmem ama birkaç kere görmüştüm.
Bir keresinde şirkette baban odasından kovmuştu.
Bir kere de arabayla yolumuzu kesmişti.
Babanla konuşmak istedi. Zeki Bey de kabul etmedi.
Ben de sordum nedir, ne değildir diye.
It kopuk işte boşver diyip anlatmadığı bir şey.
Sen niye soruyorsun bunu Kerim Bey?
O adam seni babama oldürtmek için mi tuttu?
Bak oğlum, beni kimse tutmadı.
Ben de kimseye bir şey yapmadım.
Babam bu söylediklerini duysaydı sana çok kızardı.
Babam hakkında konuşmayı kes.
Ya ben sana nasıl güveneyim? Babam güvende, ne oldu?
İyi bak.
Sen simdi bu adamla...
Mustafa Gölcükliye bir bağlantın olmadığını mı söylüyorsun?
Gölcüklumü?
Sen beni düşünme sakın.
Bir yandan da iş bakıyorum.
Hatta yarın bir iş görüşmem var.
Mustafa Gölcüklü diye birisi.
Gölcüklü inşaat.
Kerim Oğlum Ecrinin kurtar.
Ecrini mi?
Neden? -Ecrin bu adamla iş görüşmesine gidecekti.
Bu adamı nereden buldu bilmiyorum ama sekreter arıyormuş.
Ecrini bu adamlardan uzak tut.
Sen şimdi bu adamı tanımadığını mı söylüyorsun?
Bir bağlantın yok mu yani?
Oğlum ben sana bu adamın kim olduğunu anlattım.
Aynı adam olduğunu bilsem ben kızımı, eşimi bu adamın yanına gönderir miyim?
Tamam.
Cıkar çıkmaz elimden geleni yapacağım.
Sağ olasın.
Kızım Ecrin çok temizdir.
Baş edemez böyle pisliklerle.
Zamanı geri alabilecek olsak
ama yine de o kazanın olacağını bilsem.
Ya sen, ya Zeki o arabayı kullanacak deseler.
Babam yine bindirir miydin o koltuğa?
İster inan ister inanma.
Bir an bile düşünmeden arabaya ben girerdim.
Zeki Bey, Allah rahmet eylesin.
Benim kıymetlimdi.
Düşünmeden canımı verirdim.
Yalan söylememişsin ama...
... bize de nefret kusuyorsun.
Göreceğiz bakalım.
Bana gerçekten güvenecek misin?
Kim ki bu?
Alo?
Kimsiniz siz?
Ne yapacağım ben şimdi?
Ne yaptın İbrahim? Konuştun mu?
Kelimesi kelimesine ne istediysen söyledim.
Tamam kardeşim, çok sağ ol.
Umarım düşündüğüm şeyi yapmazsın Eçrin.
Önce cezaevine gittin. Şimdi burada tek başına oturuyorsun.
Neyin peşindesin Kerim sen?
Doğru mu yapıyorum acaba?
Çözeceğim mesele bu muydu Kerim?
Demek bana güvenmiyorsun ha?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.