Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Müzik - Jenerik)
Ferhat ne olur bırak, yalvarıyorum. Ne olursun bırak.
Bırak, ne olur bırak!
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Bırak.
Yapma. (Bağırma sesi)
Yürü!
(Ağlama sesi)
Yapma, ne olur yapma.
Ferhat, ne olur yapma.
Yapma ne olur, kıyma bana lütfen.
Bak yalvarırım, ne olur yapma.
Bak yaşıyorum ben.
Yaşıyorum bak ben. (Ağlama sesi)
Bak ne olur kalbim atıyor.
Bedenim sıcak, kan damarlarımda dolaşıyor.
Ne olur yaşıyorum ben, yapma Ferhat.
Hiç kimse kötü doğmaz, hiç kimse.
Sen ne yaşadın da böyle bir adam oldun bilmiyorum...
...ama ne olur, içindeki karanlıkta bir tanecik beyaz nokta--
Doktor...
...sence ben bu edebiyatı yutacak, birine mi benziyorum?
(Ağlama sesi) Yorma kendini.
Peki, çek vur beni ama bak... Bak, bu kan yerde kalmayacak!
Bak, bu ismi hiç unutma!
Hiç unutma, Cem Çınar benim abim! Gelecek...
Gelecek, bulacak seni!
Kanımı yerde bırakmayacak, senin canını o alacak unutma!
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Cem Çınar senin abin mi?
(Ağlama sesi) Aa... Abim.
Yaşamak mı istiyorsun?
(Ağlama sesi)
Yaşamak istiyorum.
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bak doktor...
...benimle evlenmen gerek.
Karım olursan, soyadımı alırsan yaşarsın.
Bizden olana dokunmayız biz.
Seni korurum.
Ölmek de senin elinde yaşamak da.
Karar senin!
(Müzik - Duygusal)
Anlamadım.
İkinci bir şansın olmayacak.
Ya benimle evlenirsin ya ölürsün.
(Müzik - Duygusal)
-Bu mu yani çözüm? -Teklif bu!
Evet?
Duyamıyorum.
Evet, tamam Allah'ın belası, tamam.
Güzel.
Şimdi beni iyi dinle.
Bizde anlaşmalar kanla yazılır.
Ucunda ölüm var.
Dönekleri affetmem.
Anladın mı?
Ah!
Anladın mı?
Yapma ne olur. Kollarımı sıkma artık. Çok acıyor, ne olur.
Acı iyidir. Hafızayı taze tutar.
Tıp fakültesinde öğretmediler değil mi size bunu?
Yakında öğrenirsin.
Yürü.
(Müzik-Duygusal)
"Beyaz giyme söz olur"
Siyah giyme--
Ulan cenaze çıktı, hâlâ türkü çağırıyorsun.
Ya bu Âdem itinin arkasından, kına yaksak günah yazmaz Dilsiz.
(Abidin) Pislik herifin tekiydi biliyorsun.
Ama bu Doktor Aslı Hanım'a yazık oldu ya. Ha?
Pek iyi bir insandı ya. Tatlıydı da.
(Abidin) Allah taksiratını affetsin.
Bak onun günahı, vebali boynumuza işte ha.
Keşke tutsaydık da, günahına giymeseydik şu kızın ya.
Aman ne yapalım. Bizim mesleğin cilveleri de bunlar, değil mi Dilsiz?
-Tövbe estağfurullah. -Ya ne tövbe estağfu--
Ha!
-Dayım çıktı mı? -Hayırdır abi?
-Çıktı teyzemin oğlu. -Toparlanın gidiyoruz.
-Nereye gidiyoruz? -Çok soru soruyorsun.
Ustura'yı da alın.
Yürü.
(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)
Bin.
(Aslı) Ben binmem ona.
Korktun tabii ha?
-Hayır korkmadım, tam tersi. -Derdin ne?
Güvenmediğim insanların motoruna binmem ben.
(Müzik)
(Müzik)
(Araba sesi)
Vay be! Dilsiz...
Abim bu kızı gözüne kestirdi. Harcamaz dedim mi demedim mi Dilsiz?
Ha? Dedim.
Ulan teyzemin oğlu, ağzının tadını biliyor vallahi.
Abdo! Az laf, çok iş.
Ya seninle de var ya ağız tadıyla bir sohbet edilmiyor ha!
İki lafın belini kıramadık ya.
-Çok yalnızım çok. -Abdo!
(Araba sesi)
(Araba sesi)
Cık, cık, cık.
Aklından bile geçirme.
Bak bütün emniyet teşkilatı, abim sokak sokak, kapı kapı beni arıyordur.
İstersen kralın kızı ol.
Seni, benim yanımda kimse bulamaz.
Tabii ben istemedikçe.
Eğer uslu durursan sana biraz alan açarım.
(Aslı) En azından müsaade et, bir mesaj atayım.
İyiyim diyeyim.
Abim benim babam gibidir. Her şeyi haber veririz birbirimize.
Ne olur üzülsün istemiyorum. Bir haber vereyim ya.
Torpidoda.
(Araba sesi)
Bunun kartı yok.
Sen benimle dalga mı geçiyorsun, ben senin oyuncağın mıyım ya?
Şş!
Oyuncak ne kelime.
Yakında karım olacaksın, buna alışsan iyi olur.
Yoksa işin zor.
(Cem) Aslı'nın yerini tespit edip, gidip onu oradan alacağız.
Vallahi yanlış anlama Cem ama...
...kardeşin yetişkin bir insan. Ee, cerrah olacak zekâya da sahip.
Birkaç gün bir yerlere kaçmış olmasın.
Cık!
Yok müdürüm, haber vermeden yapmaz öyle bir şeyi Aslı.
Haber verse de kaçma olmaz.
Yok müdürüm, Aslı'nın yapacağı işler değil onlar.
(Sinyal sesi)
-Müdürüm buldum sinyali. -Hadi bismillah.
-Hangi bölgedeymiş? -Hastane acilinde görülüyor.
Ee, iyi de orası Aslı'nın iş yeri. Ben gittim oraya, yoktu ki Aslı.
Koçum, hastaneden sonra falan bir sinyal yok mu?
Başkomiserim, 11.10'dan sonra sinyal kesiliyor.
Son veriler hastane acilinde.
Sen hastanede tahkikat yaptın mı? Gören, bilen var mı?
Yok müdürüm, ben şimdi gideceğim.
Belli ki masa başında bir ipucu bulamayacağız.
Mobese’lerden de bir şey çıkmadı, biliyorsun.
Belki hastane kameralarından çözersin işi.
-Git bir kolaçan et oraları. -Hadi Deniz.
Ha Cem, beni haberdar etmeyi unutma tamam?
Başüstüne müdürüm.
(Müzik - Gerilim)
Sen yerine geç.
(Telefon zili sesi)
(Hakan ses) Aslan, Cem şimdi çıktı.
(Hakan ses) Adam bacısının kaybolduğunu anlamış. Bütün taşların altına bakıyor.
Senin kızı aldığın saatten itibaren bütün telefon kayıtlarını, mobese’leri yok ettim.
Değme polis gelse çözemez.
(Hakan ses) Sanki kız hastanede yer yarıldı da içine girdi sanırlar.
Haa bu arada Cem şimdi çıktı hastaneye doğru geliyor ha.
Onu haber vereyim dedim.
Sen onu bunu geç de kızın, abisinin Cem Çınar olduğunu bana nasıl söylemezsin sen!
Kızın Aslı Çınar olduğunu ben de bilmiyordum ki.
Sen de bir şey söylemedin.
Kayıtları silerken hiç mi bakmak aklına gelmedi.
Benim kırk tane işim var. Yalnız sizin aile mütedair değilim ben.
İkiletme. Zararlı çıkmanı istemem.
Cem Çınar'ın attığı adımdan, yuttuğu yudumdan haberin olsun.
Ters bir durumda da bilgilendir beni.
Siz nasıl insanlarsınız ya? Sen, ne istiyorsun benim abimden?
-Kiminle konuşuyordun sen? -Gürültü yapma, sinir bozuyorsun!
Dua et, abin uslu dursun.
Adını duyduğun zaman da gerildin zaten.
Şimdi peşine adam takıyorsun. Sen, benimle bu yüzden mi evlenmek istedin?
Sana bir soru soruyorum. Cevap ver bana!
Çok güzelsin.
Kaçırmak istemedim seni.
Abimi rahat bırak.
Senin ne derdin var benim abimle?
Benim bütün polislerle derdim var. Abin de bunlardan biri.
Benim için özel biri değil.
(Müzik)
-Nasıl gidiyor çiftlikte işler Mustafa? -Şükür beyim, iyi.
Mustafa Bey, dana eti hazırlatmıştım çiftlikte, onları da getiriver.
Malum artık burada kalacağım.
Siz, Handan Hanım'a bir söylerseniz listeye ilave ederim onları da.
Tabii ben kimim ki.
Yani...
Handan ablam usulünce düşünür, tabii.
Etten buttan bahanelerle gerginlik çıkmasın.
Artık küslük müslük istemiyorum.
(Yeter) Aa, İdil...
...sen sabah akşam bizim kapımızı mı bekliyorsun?
Beni almaya geldi, ben istedim.
Ben seni strateji uzmanı sanıyordum, şoförlük de var yani.
Kız, belertme kız gözünü.
(Yeter) Sen, benim şakalarıma hâlâ alışamadın.
Çok iyi olur tabii. Namık abime, yoldaşlık edersin.
Canı sıkılmaz arabada.
(Müzik)
(Ferhat) İn hadi, geldik.
(Kapı açılma sesi)
Bana bak...
(Ferhat) Bana bak kızım!
Bak burası benim ailemin evi ha!
İçeride kıyamet kadar insan var. Kimisi senden haberdar, kimi de değil.
O yüzden aklından her geçen çenene vurmayacak.
Kiminle ne konuşacaksın, ne söyleyeceksin ben sana söylerim.
Alo!
Şş!
Gözünü de gözümden ayırma bir daha.
Ters bir hareketinde, sözümden dönerim.
Anladın mı?
-Anladım. -Güzel.
Çabuk anlıyorsun.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Aa, Ferhat geldi.
(Yeter) Yanındaki kim?
(Müzik)
-Biz böyle mi anlaştık? Ne oluyor? -Bekle dayı, konuşacağız.
Oğlum hoş geldin. Siz de hoş geldiniz yavrum.
-(Ferhat) Üst kattaki oda boş mu? -(Yeter) Tabii tabii.
-(Yeter) Misafirimiz mi kalacak? -Misafir değil o.
(Yeter) Ee, oğlum tanıştırmayacak mısın?
-Az sabret. -Ferhat hoş geldin.
Kim bu? Ne oluyor burada?
Siz bir şey biliyor musunuz?
Çalışma odasına geçelim İdil.
-Hayati Bey'e gelemeyeceğimizi söyle. -Hemen.
Susun siz. Konuşmayın.
Sanki ben öğrenemeyeceğim.
(Müzik)
(Sökme sesi)
Ne olacak şimdi?
Ya izin ver en azından abime mesaj atayım diyorum.
Adam ölsün mü meraktan? Ne istiyorsun?
Evini polis bassın onu mu istiyorsun?
Tamam, söyle.
Abine ben yazacağım, söyle!
Söyle!
(Müzik)
Ilıca'ya teyzeme gittiğimi yaz.
(Müzik - Gerilim)
Sen kendini akıllı mı sanıyorsun kızım?
Şş!
Telefonda taziye mesajlarını hâlâ silmemişsin.
Yani teyzenin mevta olduğunu biliyorum.
Eyvallah.
Başın sağ olsun.
Tıp okumadıysak aptal olduğumuzdan değil ha.
Bir daha sakın böyle numaralara kalkışma.
Bence şöyle yapalım.
(Ferhat) Sen yurtdışına gittin, acil.
Hani şu çadırlarda zenci bebekler var ya onların yanına gidiyorsun?
Burundi mi ne. İşte oraya gittin.
(Ferhat) Evinin her yerinde o resimlerden var.
Ee, pamuk kalplisin ya.
İyilik dağıtıyorsun işte.
"Abi, ben Burundi’ye geldim. Acil bir ameliyat var.
Bir-iki güne arayacağım. Aslı."
Oldu mu?
Sim kartı çıkartmışsın, bilmeden hangi numaraya göndereceksin ki?
Senin hakkında senden daha çok şey biliyorum artık doktor.
Aklından bile bir şeyi geçirirken beni unutma sakın.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kilitleme sesi)
(Bağırma sesi)
(Ağlama sesi)
Allah'ım ya Rabbi'm bana yardım et.
(Ağlama sesi)
Abi...
Abi, yardım et.
Abi neredesin? Abi nerede?
(Müzik - Duygusal)
Kahveni kendim yaptım.
Çiftte kavrulmuş da var. İyi gelir.
Çocuk gibi beni salıncakta sallama İdil.
(İdil) O zaman anlat derdini çözeyim, Namık.
Ferhat, Aslı'yı nereden tanıyor?
Senin Aslı'yla aran bal börekti. Ne oluyor, anlatır mısın?
Bunları şimdi bilmesen daha iyi, İdil.
Peki, kahveni iç o zaman.
Neler olduğunu bilmiyorsun, İdil.
İki çiftte kavrulmuşla tadım yerine gelecek sanıyorsun.
Sana iyilik gerçekten yaramıyor, Namık.
Dur, gitme!
Kızma.
Senden gelecek her şey şifa bana.
Çok gerginim.
Anla beni.
-Hoş gör biraz. -Bak...
...ben her şeyin farkındayım.
Tam seçim öncesi bilgisayarın çalındı, tadımız kaçtı. Eyvallah!
Ama ben senin adamın değilim, Namık!
Kum torban da değilim. Yakıp yıktığın yerleri dikkat et.
Kusuruma bakma.
(Sessizlik)
Namık Emirhan'a da özür dilettin ya senden korkulur, İdil.
Bu gücünle bakarım daha kaç dağ eğilecek önünde.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Ferhat, kızı odaya aldı. Aşağıya iniyor.
(Müzik - Gerilim)
Sen bu kızı tanıyor musun?
-Tabii ki. -Kim peki?
Gerekirse öğrenirsiniz Yeter Hanım.
Bana bak İdil...
...üç kuruş maaşlı bir insansın. Bugün varsın, yarın yoksun.
Ben senin gibileri çok gördüm güzelim.
Benim oğlumla ilgili konularda ahkâm keseceğine, insan ol. Halden anla!
Yoksa sabaha kendini kapının önünde bulursun, anladın mı?
Ben gerçekten hiçbir şey bilmiyorum, Yeter Hanım!
Öyle olsun İdil.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Namık) Bu kız neden burada Ferhat?
(Ayak sesi)
(Namık) Niye öldürmedin?
Böyle mi anlaşmıştık Ferhat?
Sabah sana çiftliğe gelen polisten bahsetmiştim ya, hani bizi soruşturan.
Yiğit'le çalışan.
-Ee, ne olmuş? -İşte o, Cem Başkomiser.
Doktor hanımın, abisiymiş.
Ben sana Ebru Doktor'u al dedim. Sen bu kızı niye içimize soktun Ferhat?
-Allah kahretsin, başımıza gelenlere bak. -Olan oldu, bundan sonrasına bakacağız.
Yiğit, Aslı'nın abisini direkt bizi gözetlesin diye görev vermiş.
Ayrıca müdürle konuştum.
Cem, kardeşinin kaybolduğunu biliyor. Araştırmaya başlamış.
Gerçi izleri sildik.
Ama gözü üzerimizde olacak.
Eğer o kızı öldürürsek elimiz zayıflar, risk alırız.
Hangi leşimiz şimdiye kadar ortaya çıktı?
Hiç!
Bu kız ortadan kaybolacak. Abisi de varsa da...
-...bulur. -Seçim öncesi yapmayalım bunu.
(Müzik - Gerilim)
Bak oğlum, anlıyorum.
Sen karıya, kıza, çocuğa, garibana dokunmazsın.
Ama şimdi arkamızda ayı bağırıyor.
Gün sevap günah hesabı yapılacak gün değil.
Sen istemiyorsan Cüneyt sıksın kafasına, doktorun.
(Ferhat) O kız ölmeyecek dayı.
Ne yapacaksın peki Ferhat? Delirtme beni.
Öldürmeyip turşusunu mu kuracağız Aslı Çınar'ın?
Evleneceğim.
Cem Başkomiser’in, kardeşi bizden biri olacak.
(Müzik - Gerilim)
Düşmanımızı niye inimize sokuyorsun Ferhat?
Yakın olmak için.
Düşmanına dost olmak için.
Kontrol edebilmek için.
Aslı'yla evlenip bizden biri yapacağız.
Hem bakalım bacısı kirlenince bizim arkamızı deşmeye devam edecek mi?
Sadece bizi değil dayı, kardeşini de yakmış olur.
İşte o yüzden evleneceğim.
Ferhat...
...doğru mu duydum ben?
O kızla evlenecek misin?
Hem de bu gece, yıldırım nikâhıyla.
(Müzik)
Cehenneme atıyorsun bizi Ferhat.
Yapma.
Ne oluyor Allah aşkına? Biriniz bir şey söylesin.
-Ciddi ciddi evleniyor musun? -Evet.
Ben çok şaşırdım oğlum.
Biz senin bir sevdiğin, bir istediğin olduğunu bile bilmiyorduk.
İşte şimdi öğrendin.
Kız kim peki? Yani kimlerden?
Bize layık mı?
Hiç merak etme. Koluna takıp gezdirebileceğin cinsten.
İyi, güzel de yavrum. Her işin bir yolu yordamı var.
Bu işler böyle olmaz ki. Bir araştırıp soruştursaydık.
Hem sen, dul musun da akşama yıldırım nikâhıyla ev...
Ay yoksa bu kızın bir ayıbı mı var?
Ferhat, oğlum bu işler böyle olmaz. Bir sorup soruşturalım.
Böyle pat diye içimize alamayız ki kimseyi. Öyle değil mi abi?
Ben kararımı verdim. Kimseden onay alma gibi bir derdim yok.
Namık, ne oluyor?
Kim bu kız? Sen niye istemiyorsun Ferhat'ın evlenmesini?
Ha? Namık!
(Müzik)
Tahsin, Kapalı Çarşı'ya git sen.
Ismarladığım antika danteller gelmiş, onları alıver.
-Necip Bey'e de selam söyle, olur mu? -Emredersiniz hanımım.
-(Handan) Olmadı mı o ya? -Oldu hanımım, oldu.
-Siz oturun ben getireyim. -Köpüklü köpüklü ama ha.
Anne... Anne, koş kıyamet kopuyor.
Bismillah. Ne oldu?
-Torunuma bir şey mi oldu yoksa? -Hayır anne. Özge iyi, odasında oynuyor.
-(Handan) Ee? -Ferhat geldi. Yanında bir kız.
Odaya kapattı kızı sonra da heyet toplandı. Hem de sensiz.
Evlenecekmiş, öyle diyor.
Yeter teyze de tutuşmuş ne yapacak diye.
Evet.
Zeynep, yukarı çık bir bak bakalım, neler oluyor.
Hemen hanımım.
Anne bir şey yapmayacak mısın? Evleniyormuş diyorum.
Ee, ben... Ne evlenmesi canım. İpsiz sapsız...
-...damdan düşer gibi. -Bilmiyorum anne, bilmiyorum.
Lütfen git öğren. Kimmiş bu kız, nereden çıkmış?
Aa!
Kıracağım kafanı ha, oyacağım gözünü. Kendine gel!
Evlenirse evlensin. Sana ne!
Unut artık şu Ferhat'ı. Evlendin barklandın hâlâ aklın onda.
Aklını başına al, çocuğunla ilgilen.
Kocana karılık yap.
Bana bak kaptıracaksın Cüneyt'i ha, ramak kaldı!
Çekil şuradan!
(Müzik)
-Ha, Ferhat... -Ha.
Âdem’in kardeşini bulduk. Atölyesi varmış Bağcılar'da.
Ama tam adresi bulamadık.
Tamam, ben hallederim. Sen nikâh işlemlerini başlat.
Bismillah... Kim evleniyor?
Aa... Doktorla, ben.
Hadi, hadi git şu kızın kimliğini al. Akşam nikâh var.
-İyi, tamam. -Allah! Habere gel ya.
Teyzemin oğlu, tebrikler.
Ya senin de evlendiğini göreceğiz ya, sırtımız yere gelmez artık ha.
(Abidin) Vay be...
(Abidin) Ya ben koynuna alır diyordum, bak gitti gelin yaptı kızı görüyor musun?
Teyzemin oğlu...
...senin de bu buzdan kalbini eritecek bir kız çıktı ya...
-...vallahi kıyamet yakındır ha. -Oğlum delirtmeyin ulan beni.
İş ulan bu, iş!
(Ferhat) Ha şirket sahibi olmuşum, ha o kızla evlenmişim. Bir farkı yok!
Bak bu konu hakkında yorum yapana sıkarım ha!
-Tamam, teyzemin oğlu. Başüstüne. -Gel sen benimle!
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bu doktorun kapısından sakın ayrılma ha, tamam mı?
Bizim adamlara da söyle evin etrafını sarsınlar.
Hatunun kafa zehir. Sakın hafife alma.
Tamam abi, o iş bende. Sen merak etme ya.
Ya kız kaçıran dediğin zaten bizim lügatimizde bir oyun.
Abidin! Tatsızlık istemiyorum oğlum!
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kilit açılma sesi) Kim o?
Yenge nikâh için kimliğin lazım.
(Ağlama sesi)
-Ne zaman? -Bu akşam dedi Ferhat.
Ne demek bu akşam?
Ne demek bu akşam?
Delirdiniz mi siz, aklınızı mı kaçırdınız ya?
Çağır Ferhat'ı gelsin.
Ben bu akşam evlenmem! Delirdiniz mi siz?
Yenge, kimlik.
Ya bir ailem var benim. Ne bileyim yanımda olmak isterler.
Ferhat ne derse o, yenge. Sen de alış artık.
Ben bu akşam evlenmeyeceğim.
(Müzik)
Hayırdır yenge?
-Bir sorun mu var? -Çağır Ferhat'ı gelsin.
Ben bu akşam evlenmem!
Vallahi Ferhat abim çıktı.
Ama hani bir ihtiyacın varsa, biz buradayız. Hallederiz yani.
Çıktıysa da çağır gelsin. Ara!
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Alo.
(Müzik - Gerilim)
(Ağlama sesi)
Ne oluyor?
(Ferhat) Ne bağırıyorsun?
Ben bu akşam evlenmem.
Bir karar verdik, anlaştık!
Tamam yaptık da bu acele niye?
Ya bırak en azından şu fikre bir alışayım bir...
Bir zaman ver bana, bir hazırlanayım. Neyse ne!
Hayalini mi yıktık kızım?
Gece kumsalda ayakların suya değerken mi evlenecektin?
Yoksa gelinlik için modacıların kapısında mı yatacaktın?
(Ferhat) Vay!
Doktor hanımın da prenseslik hayalleri varmış.
Bak sen şu Allah'ın işine.
Senin Allah belanı versin!
Senin karın olmak zaten benim için en büyük utanç!
Biz asla karı koca olmayacağız doktor hanım!
Sadece isimlerimiz yan yana duracak.
Biz asla!
Şimdi akıllı ol.
Ne deniyorsa da onu yap.
Canını yakmayalım diye girdik değil mi biz bu yola.
Beni yolumdan döndürme.
(Yeter) Bana gerçeği anlat Namık. Sanki ben, sizin işlerinizi bilmiyor muyum?
Yeter, bir kere de olaysız gel.
Gece sen, şimdi de oğlun.
Olduğun yerde taşlar yerinde durmuyor!
Namık, kardeşim neler oluyor? Allah aşkına anlat.
Gel abla, gel.
Sen de gel, tek celsede anlatayım hepsini.
Şimdi...
...bu gelen kız, Aslı Doktor.
İşin gücünde başarılı bir kız.
Ben de severim aslında.
Bir şekilde olmaması gereken yerlerde oldu, görmemesi gereken şeyler gördü.
İnsan kıyamıyor ama katli vacip duruma geldi.
Yaşaması bizim zararımıza.
Ee...
Halledin o zaman.
Öldürmeyelim de koynumuza mı alalım?
Ee, işte Ferhat'ınki de o hesap.
Evleneceğim diyor. Kızı bizden yapacakmış.
Emniyet teşkilatıyla akraba olup, gemiyi öyle yürütecekmiş.
-Ama ben bu riski almak istemiyorum. -Ee, alma o zaman Namık!
Onun dediğiyle mi!
Sen de her konuda, her şeyi Ferhat'ın eline bırakmışsın.
Höyt de, gidiversin!
Dert seni de beni de aştı abla.
Altımızdaki tekne hepimizin ekmek teknesi.
Aslı Doktor da bunun tehdidi.
Kızın abisi, Ferhat'ın planını çakozlarsa ne belediye reisliği kalır, ne şirket.
Tıkarlar beni içeri.
Ben anladım. Sizin gönlünüz yok.
Ama Ferhat, kızı sevmiş belli ki.
Yoksa başka biriyle... Ne bileyim.
-Abidin'le falan evlendirin derdi. -Ne münasebet!
Benim oğlum hakkında Ferhat mı ferman verecekmiş!
Bir de iyi tarafından bakın. Ferhat, ilk defa evlenmek istiyor.
Hem kız doktormuş. Yeri, yurdu, ailesi belli diyorsun.
Nasıl da güzel bir kız maşallah. Ahu gibi gözleri var.
-Ee, daha ne! -Anlamıyorsun Yeter!
Anlamıyorsun!
Sen de şunu anlamıyorsun, Namık abi!
Ferhat bir aile kurmak istiyor. Kızı almış buraya getirmiş...
...belli ki içinde biz de olalım istiyor.
Kız iyi yürekli diyorsun.
Seçim çalışmalarında sana da faydası olur.
Ferhat'la beraber yükselip gidersiniz.
Hem Ferhat bu yabani hayattan da kurtulmuş olur.
Çok güzel olmaz mı?
(Müzik)
Kendin çal, kendin oyna devri bitti artık Yeter Hanım.
Sen küçüklüğünü bil de kendi köşene geç.
Ferhat evlenecekse iznini vermek dayısıyla, teyzesine düşer.
Bunca yıldır benim ekmeğimi yiyerek büyüdü.
Adam sınıfına geçti.
(Gülme sesi)
Ha, benim oğlumun aklına kimse yetişemez.
Ne düşünür, ne ederse herkese nal toplatır.
Şimdi kendisini siper ediyor hepiniz için...
...maşallah, öyle vefalısınız ki...
...alkışlayacağınız yerden yeriyorsunuz.
Duyanda memleketler kurdu, yıktı sanacak Yeter.
Ayıp abla, ayıp.
Bunca yıldır benim oğlumu sayesinde ekmek yiyorsun sen, unutma!
Abidin'e kalsaydık duman olmuştuk hepimiz.
Senin derdin bizimle değil. Her zaman olduğu gibi, kendinle Yeter!
Sanıyorsun ki Ferhat bu eve gelin getirecek, sen de o gelin sayesinde...
...anne yerine geçeceksin ha! Seni ana diye bağrına basacak.
Ferhat seni sildi!
Ferhat belki ancak cenazende sana annem der.
Geçmiş olsun.
(Müzik - Duygusal)
Namık!
(Kuş cıvıltısı sesi)
Şimdi...
...bu akşam nikâh olacak mı?
Bilmiyorum abla.
Ben bir düşüneyim...
...bir hesap kitap yapayım...
...haber veririm sana.
Ben, sen ne dersen ona tabiyim.
Ama böyle sabahtan akşama nikâh...
...eve huzur değil, yıkım getirir.
Sorun, bu kız kim? Değil mi?
Anası babası hırlı mıdır hırsız mıdır?
(Handan) Abisi polismiş.
Yarın bir gün hepimizi karakola mı tıkar...
...ha?
(Handan) İyi düşün lütfen.
Benim içim hiç rahat değil, bilesin.
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
-Anne. -Ha?
Ferhat evleniyor mu?
Elimin tersiyle patlatıvereceğim suratına!
Dayımdan bir şey öğrenebildin mi?
Ha!
(Müzik)
-(Cem) Seni o kazaya kim yönlendirdi? -Doktorlar odasına telefon geldi.
Hangi birimden olduğuna bile dikkat etmemişim.
Kaza var dediler.
Ambulans doktoru yetmez, cerrah lazım dediler.
Ben de ateşim var diye Aslı'ya dedim, Aslı da ben giderim dedi.
Ambulans dışarıda bekliyordu.
Off.
Ebru, bak kendin yerine Aslı'yı gönderiyorsun ambulansa.
Sonra Aslı ortadan kayboluyor, şimdi de telefonuna ulaşılamıyor.
Ne biliyor, ne hatırlıyorsan satırına kadar anlat.
Vallahi billahi başka bir şey yok.
Deniz'e de dediğim gibi sabah geldim...
...teşekkür etmek için Aslı'yı arandım, yok.
Hiç gelmemiş. Kazayla ilgili bir tutanak raporu da yok.
Tek bildiğim buranın önünden bindi ambulansa.
Ötesini bilmiyorum abi, bilsem söylemez miyim? Aslı benim de canım.
Ben de merak ediyorum.
Peki.
Aklına bir şey gelirse haber et, tamam mı?
-(Deniz) Nereye? -Ambulans şoförleriyle görüşeceğim.
Tamam, bak üzülme bulacağız Aslı'yı, tamam mı?
(Martı sesleri)
Gülsüm...
Gülsüm, kalk kız. Kalk. Hadi hazırlan.
Hazırlan kim ne derse desin, bugün benim bayramım.
Ohh! O Handan var ya yırtsın kendini. Gözü çıksın.
Hayat işte! Doktorla oğlumu karşılaştırmış.
Tam şuramda hissediyorum, bu kız oğluma da hepimize de çok iyi gelecek.
İyi hoş, çok da mutlu olsunlar da...
...ne bu böyle yangından mal kaçırır gibi.
-Ne aceleleri var anlamadım. -Neyse ne canım! Sana ne!
Böyle şeyler karar verildi mi yapılmalı. Uzatmaya gelmez.
Bence de.
Hadi hadi, kalk kalk. Hadi yeni gelinimle tanışalım.
Anne beni karıştırma lütfen. Ha zaten belli ki tanışacağız bugün.
Uff! Üşengeç Necdet'in tembel kızı. Kalk!
Kalk hadi, kalk. Biraz annen gibi cevval ol. Bırak onu da, bırak!
-Uff! -Bırak hadi. Hadi kalk bakayım, kalk.
Hadi bakayım yürü. Ha, bak hem doktormuş yengen.
Diyetisyen arkadaşı vardır. Kız seni de zayıflatırız birazcık ya.
Baksana balinaya göndün, balinaya. Şu göbeğe bak. Yürü!
Yürü!
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Tuş sesleri)
(Ayak sesi)
Ferhat mı dikti seni oraya?
Bir şey mi vardı anne?
(Nefes sesi)
(Ayak sesi)
Ben nerede hata yaptım da sen böyle oldun? Ha!
Neden Ferhat'ın seni kullanmasına izin veriyorsun?
Off. Anne ya kimsenin kimseyi kullandığı yok.
Allah aşkına ya, abartıyorsun yine.
Teyzemin oğlu yardım istedi, ben de ediyorum. Ne var bunda yani?
Güç var bunda, güç!
Sen, Ferhat'ın kapı kulu musun?
Eğer bu ailenin başına geçmek istiyorsan...
...Ferhat'a kul olacağına, Ferhat'ı kendine kul edeceksin!
Hadi! Git işine gücüne bak.
Kim bekçilik edecekse etsin, yukarıdakine!
Anne!
Dilsiz gelsin bırakacağım zaten. Az sonra gelir.
Bak Gülsüm...
...ablam da merak etmiş gelinimi.
Dereyi görmeden paçaları sıvamak iyi değildir, kardeşim.
Gelinim diyebilmen için...
...önce deftere imza lazım, malum.
İmza için de...
...icazet! Hı?
-Gelin kızım yukarıda mı? -Yukarıda teyze ama...
...uyuyor herhalde şey yapmadı. Hiç sesi çıkmadı.
Git bir tıklat kapısını bakalım. Uyuyor mu öğrenelim.
-Yok, tıklatamam. Kapı kilitli. -(Yeter) Ne?
-(Yeter) Kapı niye kilitli Abidin? -Nasıl ya?
Abim zorla mı tutuyor kızı?
Hayır, tam öyle değil de...
Ya teyze, bu soruları Ferhat abime sen sorsan.
Bu iş giderek garipleşiyor. Hayır akşam nikâh var, gelin kilitli.
-Bir zorlama var bence. -Seni kimse kaçırmıyor diye kıskanma.
Ferhat ne yaparsa doğrusunu yapar. Kapat gaganı!
-Sen de aç bakayım şu kapıyı. Çekil! -Ya teyze Allah aşkına şey yapma...
(Yeter) Saçmalama Abidin, gelinimi nikâhta görecek değilim. Çabuk aç şu kapıyı.
-(Abidin) Ya teyze... -(Yeter) Abidin buraya gel.
Ya teyze vallahi arada bırakıyorsunuz beni ya.
(Kilit açılma sesi)
(Ayak sesi)
Gelin kızım...
...gel tanışalım bakalım.
Ben Ferhat'ın annesiyim.
Ben de Aslı!
(Müzik)
Belli şehir kızısın. Örf ve adet tanımıyorsun.
Yo, şehir kızı falan değilim. Ben, Balıkesirli normal bir ailenin kızıyım.
Örf adette gayet iyi bilirim.
Ben de Gülsüm.
Görümcen olur.
Sizce burada her şey normal mi şu an?
Ha! Ben kimim, oğlunuz beni nereden getirdi.
Akşam niye apar topar düğün yapılıyor? Hiçbir şeyi merak etmiyor musunuz siz?
Dedin ya kızım, adın Aslı'ymış.
Ee, doktor olduğunu da öğrendik.
Gerisi oğlumun bileceği iş. Ben hep Ferhat'ın kararlarının yanında durdum.
Bugüne kadar yanıldığını da hiç görmedim.
Ya siz aklınızı mı kaçırdınız?
Oğlunuz apar topar bir kadın getiriyor eve...
...nedir ne değildir bilmiyorsunuz, odasına tıkıyor!
Akşam düğün olacak, siz el öptürmeye geliyorsunuz. Bu mu?
Normal mi bu?
Bak kızım, ben yıllardır Ferhat'ımın evleneceği kızla tanışmayı bekledim.
Pek hevesliyim yani kayınvalide olmaya.
Hevesimin kursağımda kalmasından da hiç hoşlanmam!
Belli ki oğlumu tanımışsın. Nasıl gözü kara, nasıl baba yiğit...
...nasıl aklına koyduğunu yapan bir adam olduğunu görmüşsün.
Ee, siniri de malum...
Öfkelendi mi gözü hiçbir şeyi görmez.
Yani ona göre ayağını denk al diyorum.
Annesini üzen karısına, Ferhat neler yapar bir düşün.
Hani bir tehalük et.
Ne yapıyorsunuz? Siz şu an beni tehdit mi ediyorsunuz? Bu ne?
Uyarıyorum.
Gülsüm...
...yengen evlilik stresinden yorulmuş, dinlensin biraz.
Biz hazırlıklarımızı yapalım.
Akşama düğünümüz var.
Ne olur bari sen yardım et bana, yalvarırım.
Bak hamilesin, anne olacaksın. Ne olur bana yardım et, yalvarıyorum.
Ne diyorsun sen ya! Şişmanım ben!
Hepiniz ruh hastasısınız!
Ruh hastasısınız hepiniz!
(Kapı kilitleme sesi)
(Aslı) Hepsi manyak.
Nasıl buldun yengeni?
Pek güzel, bebek gibi.
Ama dili de yüzü gibi maşallah.
Görkemli. Yılan, yılan!
Ben sevmedim.
Ama ben onu ehlileştirmesini bilirim.
Hülya, telefonumu getir.
(Yeter ses) Oğlum, bu kız böyle mi oturacak nikâh masasına?
(Yeter ses) Benim içime sinmiyor. Bir gelinlik falan almayacak mıyız?
Hayır, sen karışma. Bir daha da Aslı'nın odasına girilmeyecek!
Gelinin ailesi falan gelecekse...
(Telefon kapanma sesi)
(Martı sesleri)
(Ferhat iç ses) Abi, ben Burundi'ye geldim. Acil bir ameliyat var.
(Ferhat iç ses) Bir-iki güne arayacağım. Aslı.
(Araba sesi)
(Müzik)
(Sokak ortam sesi)
Hadi bakalım.
(Sokak ortam sesi)
Oğlum sabret bakalım biraz ya, acele etme.
(Kapı kapanma sesi)
(Sokak ortam sesi)
(Kadın) Hadi anneciğim.
Hadi baba, yeni topumla maç yapalım.
Oğlum dur biraz ya.
Annene yardım edelim, şunları taşıyalım yukarıya poşetleri.
Ama söz vermiştin, hemen oynayacaktık.
Bak ne diyeceğim, sen şimdi git birazcık antrenman yap.
Baban da o arada bana yardım etsin, olur mu?
-Olur. -Hadi koş, hadi.
İki dakikaya geliyorum tamam mı? Kaybolma bir yere!
Bak duyuyor mu hiç?
Ne yapsın doyamıyor çocuk, babasıyla oynamaya.
Tatlım yardım eder misin?
Ederim ama maçtan sonra sütlaçlarımızı isterim.
Dolapta hazır bile desem?
İyi ki karımsın derim. Seni çok seviyorum.
(Öpme sesi) Hadi o zaman.
(Top sektirme sesi)
(Müzik)
(Topa vurma sesi)
O top benim.
Topun arkasında yola fırlama tamam mı ufaklık?
-Bak arabalar hızlı geçiyor, dikkat et. -Teşekkürler.
(Yiğit) Özgür!
Ne işin var orada?
Hı? Ne oluyor orada? Ben sana yabancılarla konuşmak yok demedim mi?
-Hadi eve. -Ama oynayacaktık.
Özgür, oğlum eve!
Ne işin var burada? Niye geldin?
Sana soruyorum!
Yaş aldıkça babama benzemişsin.
Ne işin var burada dedim!
İlla bir sebep mi lazım?
Bunca yıldan sonra, evet!
Çok merak ediyorum ya.
Özledim demek bu kadar mı zor abi?
Ama pardon, ben unutmuşum! Ferhan Aslan'ın kalbi öleli çok oldu.
Namık dayının imparatorluğunun dibinde gömülü.
Buraya atanmışsın.
Hayırlı olsun. İlk icraatın da biziz herhalde.
Kahraman polisle tanıştım.
Ha sen ayar vermeye geldin bana buraya! Anladım.
Paranla okudum diye köpeğin olmadım, olmayacağım.
Ben öyle her istediğin zaman çıkıp ayar verebileceğin bir savcı değilim...
-...Ferhat Aslan! -Yapma Yiğit.
Asıl sen yapma. Yapma da adalet, peşine düşmesin.
Kötü olmayı sen seçtin, bunun bedelini de bana ödeyeceksin.
Ferhat, oğlum ne oldu?
Annem, ben katil oldum. En büyük günahı işledim anne, can aldım.
(Nefes sesi) Gel.
Ferhat dur! Ferhat dur diyorum sana!
(Çocuk sesi)
Abi! Abi dursana! Abi bekle!
-Nereye abi? -Uzaklara.
Nasıl uzaklara?
-Kimseye söylemek yok ama söz mü? -Söz.
-Bolu'ya gidiyorum. -Bolu'ya mı?
-Evet. -Niye?
-Gitmem lazım Yiğit. -Niye abi? Biz ne olacağız?
-Siz, annemle burada kalacaksınız. -Olmaz abi, bizi de götür.
Şimdi olmaz ama söz geleceğim. Gülsüm'ü de seni de yanıma alacağım tamam mı?
Gitme abi ne olur. Bırakma bizi ne olur. Gitme.
Kötü biri mi olayım?
Hı? Kötü biri mi olayım?
Gitmezsem kötü olacağım Yiğit. Ben kötü olmak istemiyorum.
Babamın öğrettiği gibi kalbi güzel biri olmak istiyorum.
-Peki biz ne olacağız? -Söz geleceğim, alacağım sizi.
Tamam mı? Söz.
Abi! Abi gitme!
Eğer bir bedel ödeyeceksem seni elinden öderim Yiğit Savcı'm.
Benim kaybedecek bir şeyim yok.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne yapıyorsun burada Selami? (Kapı kapanma sesi)
Namık Bey'in emri Ferhat abi. Savcının dibinden ayrılma dedi.
Bana sordun mu ulan?
(Martı sesi)
Hı?
Al ulan voltanı! Bir daha Yiğit'in etrafında kimseyi görmeyeceğim!
-Ama Namık Bey? -Bas ulan!
Emrin olur abi.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Odasına kapandı Özgür. Küstü sana.
Birazdan çıkar şimdi, bir şeyi kalmaz.
Bir daha da yabancılarla konuşmaması gerektiğini öğrenir.
Kimdi o adam?
Hangi adam?
Özgür'e topu vermiş ya işte. Sen de öyle uzun uzun konuştun.
Merak ettim, tanıdık herhalde. Kimdi?
Hiç kimse Suna.
-Abindi o değil mi? Ferhat. -Benim abim yok!
Sana elli defa söyledim bunu! Benim anam da yok, kardeşlerim de yok.
Bir tane babam vardı, o da çoktan toprağa...
Benim ailem sen ve Özgür. O kadar.
Bu kadar kızdığına göre mesele senin için daha kapanmamış.
Ama kapandı, tamam. Susuyorsan susarım ama bak ben senin tarafındayım.
Ve senden çok rica ediyorum, oğlunla benden çıkarma acını olur mu?
(Sessizlik)
(Araba sesi)
(Nefes sesi)
Haklısın.
Özür dilerim aşkım, özür dilerim.
Önemli değil.
Hem beklemiyordun zaten çok ani oldu karşılaşmanız.
Benim onunla karşılaşmak istediğim tek yer, parmaklıkların arkası.
Yiğit...
...bak bunu gerçekten yapacak mısın?
Ben adaletin temsilcisiyim Suna. Abim de suçlu!
Ben görevimi yapacağım, suçlular da cezasını çekecek.
Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.
Ya güzel kardeşim nasıl haberin olmaz? Sen buranın şefi değil misin?
(Telefon zili sesi)
Bir dakika geliyorum.
Buyurun savcım?
(Yiğit ses) Ne oldu, var mı bir gelişme? Bulabildiniz mi bilgisayarınızı?
Savcım kusura bakmayın, başımda şu an başka bir dert var.
Kardeşim kayıp, onu arıyorum. Dağıldım biraz.
(Yiğit ses) Yapma ya!
Anladım. Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?
Sağ olun savcım, bütün emniyet ayakta zaten. Aslı'yı bir bulayım...
...inanın dört kolla sarılacağım Namık Emirhan'ın boğazına.
Siz hiç merak etmeyin olur mu?
Tamam, tamam sorun değil. Sen önce kardeşini bul, sonra devam ederiz işimize.
-Beni de haberdar et, merak ederim. -Emredersiniz savcım.
(Sokak ortam sesi)
Ben şimdi doğru mu anladım?
Kardeşime, "Ambulans seni aşağı mahallede bekliyor...
...kaza mahalline gideceksin" deniyor. Ne senin, ne sana bağlı adamların...
...ne de buradaki güvenliğin bundan haberi yok öyle mi?
Vallahi başkomiserim, hepsiyle tek tek görüştüm. Öyle bir kaza kaydı yok.
Hatta dün bu çevrede büyük kaza bile olmamış. Ben de anlamadım.
(İç çekme sesi)
Şimdi gidip, güvenlik müdürüne haber ver...
...hastanenin bütün kamera kayıtlarına bakacağım.
Kardeşimi bulacaksınız tamam mı?
Aksi takdirde bu sohbeti emniyette yaparız! Hadi güzel kardeşim, hadi.
Cem bu nasıl olabilir Allah aşkına?
Yani Aslı yer yarıldı da yerin içine girmedi ya!
Aklıma türlü türlü şeyler geliyor, ben çıldıracağım en sonunda ya!
-Aslı. -Açmış mı telefonunu?
-Başka numaradan. -Ee... Okusana Cem, ne yazıyor?
"Abi ben Burundi'ye geldim, acil bir ameliyat var...
...bir iki güne arayacağım, Aslı."
Niye başkasının telefonundan?
Niye arayıp haber vermiyor Deniz?
Hayır, zaten öyle bir şey olsa buradan izin alması gerekmiyor mu?
Artı, buradakilerin haberi olurdu zaten. Ee, bir de bana ameliyata giriyorum dedi.
Bu iş giderek midemi bulandırmaya başlıyor benim.
(Müzik - Gerilim)
(Aslı) Abidin Bey.
Ee... Ben banyoya giriyorum. İçeri kimseyi almayın olur mu?
Tamam. Tamam, sen rahatına bak yenge, sıhhatler olsun.
(Müzik - Gerilim)
(Deniz) Hıh, çıktı Aslı!
(Sessizlik)
Ne oluyor?
Oğlum geri sar, geri sar.
(Müzik - Gerilim)
(İç çekme sesi)
Bu bilgisayarla oynanmış. Görüntüler silinmiş.
Ben de anlamadım başkomiserim. Kim böyle bir şey yapar ki?
(Sırta vurma sesi) Buranın anahtarı başka kimde var?
-Kapı genelde açıktır. -Açık?
-Bilgisayarın şifresini kim biliyor? -Şifre yok ki.
Ulan sen benimle dalga mı geçiyorsun ulan? Nasıl güvenliksiniz?
-Cem kurban olayım sakin ol, lütfen! -Nerede ulan görüntüler, nerede?
-Amirim, ben de emir kuluyum. -İşini düzgün yapacaksın oğlum, düzgün!
Oğlum her gün onlarca sağlık çalışanına eziyet ediliyor. Doktorlar öldürülüyor.
Bu ne lakaytlık ulan? Benim kardeşim yok, beyefendi şifrem yok diyor!
Cem, Allah aşkına bir sakin ol diyorum! Ne olursun ya!
(Deniz) Hih! (Vurma sesi)
(Ambulans siren sesi)
Cem bir sakin olur musun lütfen? Biraz sakin olur musun?
-Bak korkutuyorsun beni-- -Yahu nasıl sakin olayım Deniz?
Koca hastane Aslı'nın nereye gittiğini bilmiyor!
İzler siliniyor, gizemli bir ambulans kapıya yanaşıyor, gören bilen yok!
Cem ne demek istiyorsun sen?
Adam kaçırma bu Deniz! Birileri Aslı'yı kaçırmış.
Ne?
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Çığlık sesi) Aa! Ay üstüme iyilik sağlık!
-O neydi öyle, ödüm çıkıt vallahi! -Biri çığlık attı değil mi?
Yok yok, martı martı!
Ay ne martısı ya, saçmalama! Bildiğin kadın sesiydi.
Hülya, bırak onu da, git şu bahçeye arka taraflara bir bak bakayım...
...bir ses geldi, birine bir şey mi oldu?
Malum evimizde tanımadığımız insanlar var.
Huylarını sularını da daha doğru düzgün bilmiyoruz.
-Biz tedbirimizi alalım. -Ben hemen bahçeyi dolanayım o zaman.
-Köşe bucak her yere bak. -Tamam.
Ne o anne, gelinin kaçtı mı sandın yoksa?
Merak etme oradan atlarsa ya bir tarafını kırar, ya da ölür.
Üf!
(İnleme sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kim var orada?
(Kedi kapışma sesi)
Hay Allah zıngırtınızı vermesin! (Kedi kapışma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Yeter Hanım, iki kediymiş. Öyle birbirlerini kovalıyorlar.
Hani böyle çığlık gibi bir ses çıkarıyorlar ya...
-...o öyle kovalamaca oynarken yani. -(Yeter) İyi iyi, tamam tamam.
(Müzik - Gerilim)
At kız sen de onları elinden! Şimdi ben seni kaldırıp şuradan aşağı atacağım ha!
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Aksiyon)
(Çığlık sesi)
(Fren sesi)
Bırak dokunma bana! Sakın dokunma bana! Yardım edin imdat!
Yardım edin bana kimse yok mu?
Yenge ne yapıyorsun ya? Vallahi aşk olsun ya!
(Aslı) Bu yaptığın suç!
(Kapı kapanma sesi)
(Aslı) Bak ne olur yalvarıyorum, Ferhat için hapse girmeye değer mi?
Ben Ferhat abim için ölürüm, ölürüm.
Annemden, kardeşimden daha kıymetlidir benim için.
O yüzden benden sana hayır gelmez, boşuna çeneni yorma.
Ne olur sen yardım et Allah aşkına bak, beni burada zorla tutuyorlar.
Ne olur yardım et bana lütfen yalvarıyorum sana!
Aranızda bir tane vicdan sahibi yok mu? Bırak beni!
(Yeter) Ne oluyor gelin hanım?
Ya bak anlamıyorsun. Oğlun eğer yakalanırsa...
...beni kaçırmaktan hapse girecek anladın mı?
-(Yeter) Yani? -Ben dedim size.
(Aslı) Ne demek yani? Ya siz nasıl insanlarsınız ya!
Senin de böyle evladını gasp etseler, sen bu zulme nasıl dayanırsın?
Nasıl kabul edersin? Bak senin oğlun beni öldürmek istiyor anladın mı?
Senin oğlun adam öldürüyor, seni oğlun bir katil!
Ne olur yardım et bana, yalvarıyorum sana yardım et ne olur!
(Ağlama sesi) Ne olur.
Ah güzel gelinim benim.
Bu halin ne? Dizin kanamış. Asabın bozuk senin.
Dokunma bana! Dokunmayın bana hepiniz ruh hastasısınız!
Ben, senin gelinin değilim! Ben bu evde tutsağım!
-(Yeter) O nasıl söz yavrum? -(Aslı) Sen de bunun suç ortağısın.
(Yeter) Sen bizim başımızın tacısın.
Gel, gel tentürdiyot sürelim dizine, gel yavrum.
Siz ruh hastasısınız! Siz hepiniz ruh hastasısınız! Bırak beni!
Bırakın beni! Bırak beni ne olur, bırakın beni!
Gel yavrum, gel gel hadi.
Bırak, ne olur bırak! Bırak beni, bırak!
(Ağlama sesi)
Gel bakayım kızım. Gel gel gel, otur şöyle, otur. Otur.
Hah! Kızım, sen git yengene temiz çamaşır, kıyafet falan çıkar eski dolabından.
Şu pencereleri çakın, kapıya da bir iki sürgü bir şey yapın. Hadi.
Çok şişmanladı, çok.
Durduramıyoruz. Bidona döndü.
Şu nikâh işleriniz aradan bir çıksın da...
...sen ilgileniver benim şu bidon kızımla yengesi.
Ay... Dur, dur, dur. Şu dizine bir bakalım.
Ay! Ay ay ay bu diz bitmiş, mahvolmuş, mahvolmuş.
Hıh! Doktor kızım, sen daha iyi anlarsın. Hangisini sürelim bunların?
Hıh bu olur! Gel bakalım.
Benim elim çok hafiftir. Hiç canın yanmayacak merak etme.
(Üfleme sesi)
Ay ay ay! Acırsa söyle, çekinme.
Siz hepiniz ruh hastasısınız!
İnsanlığınızı yitirmişsiniz siz.
(Yeter) Kızım...
...sesini kes, boynunu eğ, yoksa ben eğmesini bilirim!
Bugünlerini mumla ararsın, mumla!
Bırak acıyor bırak, bırak!
Ay, çok afedersin yavrum.
Bazen böyle işte elimin ayarı kaçıveriyor.
Uysal olursan, canın yanmaz.
Bırak kızım şuraya.
(Ayak sesi)
Her zamanki gibi olmazı oldurmaya çalışıyorsun Yeter, bu hiç iyi değil.
Orasını Ferhat bilir.
O söylemiş, bize uymak düşer.
Ben Ferhat'ı da iplemem, seni de!
(Handan) Hele benim çocuklarım bu evlilikten bir zarar görsün...
...hepiniz kendinizi kapı dışarı bulursunuz.
Ben bu eve doğdum, bu aileye.
Sen sonradan geldin üveyliğim!
Herkes yerini, hududunu bilsin!
Bu kız başımıza dert, abisi polismiş.
Ne oğlumun ne de kardeşimin hapislerde çürümesine asla izin vermem!
Sen göndermezsen, ben gönderirim!
(Sokak ortam sesi)
(Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Patronun İhsan nerede koçum?
Bilmiyorum abi.
Sen kimsin lan, niye soruyorsun patronu?
(Vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne parası lan, ha ne parası?
Ben vereceğimi verdim kızım size.
Bundan sonra sana da, anana da para mara yok.
(Kız) Evden atıyorlar, yapma amca.
(Amca) Konuşma len.
Lan it!
Sen nereden çıktın lan? (Yumruk sesi)
Kalk lan ayağa, bilgisayar nerede lan?
Neden bahsediyorsun lan sen?
Bilgisayar milgisayar görmedim ben, defol git lan buradan!
Görürüz şimdi neyi görüp görmediğini.
Abi!
Zorlama lan beni!
-Zorlama lan beni! -Abi, iki çocuğum var!
Yapma gözünü seveyim!
Abi!
Abi yapma, kulun kölen olayım yapma abi!
Kalk ulan!
Senin abine lan şimdi!
Kim tuttu lan Âdem'i, ha?
Senin abin değil mi oğlum, konuşsana?
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hadi oğlum, hareket et artık hadi.
(Gülsüm) Of!
Ah!
Bak tatlı yemekten kesildim vallahi hadi.
Hadi benim yakışıklı oğlum.
Hareket et, hadi bebeğim.
(Gülsüm) Hadi bir tanem.
(Müzik - Gerilim)
Gülsüm!
Kız, kız o karnın ne?
Yok bir şey anne, kilo.
Lan kör olaydım da bunu görmeyeydim!
Ne kilosu kız, kilo falan değil o, bebek o bebek.
Yok anne ne diyorsun ya.
Dur bakayım sen, dur.
Dur, dur dur dedim.
Anne, dur ya ne?
Kız Gülsüm...
...kendimi kessem kanım akmaz Gülsüm.
(Yeter) Ne ettin sen?
Nerede lan, ha?
Abi tamam, tamam bir sakin ol, tamam vurma.
Söyleyeceğim her şeyi, söyleyeceğim abi.
Biri var dedi abi, ismi Metin'miş.
Çok para vereceğim demiş abi, zaten Âdem abimde Namık'a kıldı.
Bundan başka bir şey bilmiyorum abi.
Başka?
Vallahi billahi bundan ötesini bilmiyorum abi.
Başka, başka ha?
Kulun kölen olayım abi, çoluğum çocuğum var iki tane.
Ulan senin yaşaman bu memlekete (...)!
Abi!
Geliyor, geliyor saklanın.
-Çekil lan çekil. -Görecek lan bizi.
(Sessizlik)
En büyük sen misin?
Benim.
Al bu parayı, kardeşlerinle paylaş.
(Çocukların fısıldaşma sesleri)
(Çocukların fısıldaşma sesleri)
Anne ne olur bir dinle, anne.
Kaç aylık?
Otuz hafta.
Delirtme beni Gülsüm, kaç aylık diyorum?
-Yedi buçuk aylık anne. -Hi!
Anne...
...anneciğim bir dinle.
(Yeter) Kimden peydahladın kız?
Ha cevap ver, cevap ver bana, kimden peydahladın?
Kimin dölü bu, ha söyle bana kimin dölü?
Söylemem.
Kız, beyinsiz ha ne saklıyorsun?
Kız karnın almış başını gitmiş, daha nereye kadar saklayacaktın?
Kız Ferhat duyarsa var ya, gebertir senide gebertir, o (...) gebertir!
Anneciğim ne olursun sus, bak duyacak birisi duyacak!
Duyması mı kalmış kız, kucağına alacaksın neredeyse çocuğu.
Allah'ım sen bana yardım et Ya Rabbim, Allah'ım sen akıl ihsan ver bana.
O Ferhat duyarsa var ya, kör bıçakla keser bizi, kör bıçakla!
Yok etmemiz lazım.
Halletmemiz lazım.
Ferhat anlamadan, yok etmemiz lazım.
Ne diyorsun anne sen?
(Gülsüm) Ne halletmesi ya, ne diyorsun?
Anneciğim çok büyüdü bak oğlan hem, babamın adını vereceğim ona.
Ne olur anne, Necdet koyacağım adını.
Baban da batsın, sen de bat be!
Sana da başlatma, rahmetli babana da, başımın belaları!
(Yeter) Doğuramazsın bu bebeği, anladın mı?
Ellerimle ben gebertirim seni, doğuramazsın!
Öldürtmem ben oğlumu, eli var ayağı var, her şeyi var.
(Gülsüm) Anne kalbi atıyor.
Çağır gelsin o zaman (...) babası, sana da oğluna da sahip çıksın!
(Yeter) Hangi ara peydahladın bunu ha?
Kimden peydahladın? Ah ölümüm senin elinden olacak Gülsüm!
(Yeter) Sümsük Necdet'in, sümsük kızı.
Kıyamazsın oğluma, vazgeçmem zaten.
Sen beni de kendin gibi geri zekâlı mı sandın?
Doğacak bu çocuk kızım, mecbur doğacak.
Gideriz, memleket dışına gideriz.
Sen çocuğu orada doğurursun, sonra hiçbir şey olmamış gibi geliriz.
Bebeğime ne olacak peki?
Bir (...) için, kendini yakmana izin vermem ben Gülsüm.
(Yeter) Anladın mı beni?
Bana bak sen o çocuğu büyütmeyeceksin.
Sen o çocuğa sahip çıkmayacaksın.
Nüfus cüzdanında senin adın yazmayacak Gülsüm!
Ben o filimi gördüm kızım, sonra ne olur biliyor musun?
Namık dayın alır, sevmediğin birine verir seni.
(Yeter) Böyle mi olsun istiyorsun Gülsüm, ha?
Ah Gülsüm ah, yaktın kendini.
Kaderimiz batsın Gülsüm.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ağlama sesi)
Sen haklı çıktın Cem, Aslı kesin kaçırıldı.
Her gün kırk tane haber izliyoruz televizyonlarda.
Kesin biri ona bir şey yaptı.
(Deniz ağlama sesi)
(Deniz) Hatta belki de--
Hişt.
Tamam.
Hem sen bana demiyor muydun sakin olalım diye.
Bana bak, benim kardeşime bir şey olmadı, tamam mı.
Ben, Aslı'yı bulacağım.
(Müzik - Duygusal)
(Su doldurma sesi)
Nerede hanımlar, mola mı verdiler?
Akşama tavuk haşlatıyorum, yanına da firik pilavı.
Yerler inşallah misafirlerin.
Hiç zahmet etme, ben o işi hallettim.
Süreyya gelecek birazdan, akşam nikâhtan sonra yemek tertip edeceğiz.
Kutlama için.
O nikâh olmayacak ciğerim, daha Namık he demedi.
Arayacağın, çağıracağın birileri varsa sayısını deyiver Hülya'ya.
Sonra rezil olmayasın.
(Ağlama sesi) (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Keseceğim kendimi vallahi.
Ah Gülsüm ah, öyle bir kör kuyuya attın ki bizi...
...ne sen çıkabilirsin ne ben.
Görsen, o Handan sırtlan gibi pusuda bekliyor.
Duysa dünyaya yayacak, rezilliğimiz tütecek.
Ah Ferhat zaten duysa, önce seni sonra sana sahip çıkamadım diye beni kesecek.
(Yeter) Ağlama bir de çocuk gibi be!
Elin adamıyla işi pişirirken düşünecektin, namusumuzu kirletirken.
Kız, kız sende hiç akıl yok mu kız, ha?
Ferhat gibi adamın kız kardeşi olacaksın...
...sonra gidip hamile kalacaksın.
Kız ciğer mi yedin sen ha, yürek mi yedin?
Aşık oldum anne. Niye anlamıyorsun?
Aşkını da alıp, ağzına tıkayacağım şimdi senin ha.
Kim kız bu adam, ha?
Kim söyle, söyle kız söyle?
Söylemem, kessen söylemem!
Keseceğim, seni de onu da keseceğim.
(Kapı vurulma sesi)
Ne var?
(Ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Ne var? -Yeter anne bir bakar mısın.
(Kapı kapanma sesi)
İşlemler tamam, saat sekiz.
-Ne sekiz? -Nikâh.
Ay Dilsiz, kan bölük edersin insanı.
Doğru düzgün söylesene şunu, bak şimdi senden çıkaracağım hırsımı.
Saat sekizde memur burada.
Ferhat'ın haberi var mı?
Yolda.
Namık Bey'e haber verdiniz mi?
Üf tamam, tamam ben ararım.
Tip hepsinde aynı, maşallah.
Ee, basalım gidelim birini işte İdil, sen ne dersin?
Lacivert iyidir, kararlığı gösterir.
Hem buradaki duruşunuz, bakışınız daha samimi.
Güven verici.
Ee, karar verdik o zaman, hayırlı uğurlu olsun.
Al Ceydacığım ilgilenirsin.
Elbette İdil Hanım, kolay gelsin.
-Sana da. -Teşekkürler.
(Telefon zili sesi)
Söyle Yeter?
(Yeter ses) Senin için muştu mudur, ceza mıdır bilemem ama...
...bu akşam saat sekizde oğlumuzun nikâhı var.
(Yeter ses) Ben anası olarak yanında olacağım.
(Yeter ses) Sen de gel, baba bilmez seni ama dayım, atam der.
Böyle mutlu gününde Ferhat'ımı boynu bükük koyma.
Ne mutlusu kadın, hemen masala bağladın.
(Yeter ses) Nikâhta keramet vardır Namık abi, biz bilemedik.
Mevla’m oğlumuza nasip eder inşallah.
(Müzik - Gerilim)
Ferhat Efendi ayarlamış nikâhı akşama.
Başımıza çorap örecek bu oğlan.
Engel ol o zaman...
...izin verme.
(İdil) Nedir senin zaafın bu Ferhat'a?
Patron sen değilsin de, o sanki.
Evladım o benim.
Ben onu...
...kaybettiğim evladımın yerine koydum da, öyle yetiştirdim İdil.
(İdil) Sevin o zaman.
(İdil) Yeter'le aynı fikirde olacağım hiç aklıma gelmezdi ama, haklı.
Bak bu evlilik, seçim kampanyasında çok işimize yarayacak.
Aslı, herkesin sevgisini kazanmış bir doktor, aydınlık bir yüz.
Yaratmaya çalıştığımız imaj için biçilmiş kaftan.
(İdil) Endişelenme.
Dediğiniz gibi olur inşallah.
Siz haklı çıkarsınız.
(Kuş cıvıltısı sesi) (Kapı açılma sesi)
Ne diye yerinde değilsin sen?
Abi, ihtiyaç molası vermiştim, Dilsiz devraldı.
(Ferhat) Ee, ne yaptınız?
Abi aynen tahmin ettiğin gibi oldu vallahi.
Kaçmaya çalıştı, aldık odasına geri koyduk.
Niyetini okumak için kâhin olmaya gerek yok oğlum.
MÂdem ciddiyetimizi anlamadı, anlatacağız.
Verdiği sözün arkasında durmak neymiş öğreteceğiz.
Dur bakayım sen.
Şimdi başlıyoruz ha.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Yeter) Şöyle belli etmeyecek şeyler giy.
Handan'dan da, Vildan'dan da uzak dur.
Hele Ferhat'ın yanına hiç yaklaşma.
Ah bu gece nikâh olmazsa ben seni bu odadan bile çıkarmazdım.
Kız, kız bu ne?
Bu ne kız, ha?
Bunlarla mı kandırdın beni? Ben de diyorum ki nasıl anlamadım.
Ama işte insan konduramıyor, evladı yapmaz zannediyor.
Ama bilsem, o evladım sandığım aslında koynumda beslediğim bir yılan!
Sen bu akşama kadar bana o karnında ki (Bip) kim olduğunu söyleme...
...bak ben sana ne yapıyorum.
Hepsini bir bir abine anlatacağım, o nasılsa sorar sana hesabını.
(Kapı açılma sesi)
Neyi anlatacaksın bana?
Gel Ferhat'ım gel, bu kız benim canımı çok yaktı.
Çok üzdü beni çok, hepsini anlatacağım ama, burada durmayalım.
(Yeter) Burada durmayalım sinirim atıyor, gel dışarıda anlatayım.
Neyin var Gülsüm, iyi misin sen?
İyiyim abi.
(Ferhat) Gel.
(Ferhat) Ne oluyor?
Sorma, eve doktor geldi.
Gülsüm, depresyona girmiş, öyle dedi yani.
Duygusal açlıktan yiyormuş ha bire, ya kısacası bunalımdaymış.
Ne diyor peki, bir şey demiyor mu?
Bir şey olup bitiği yok canım.
Sen de biliyorsun, çocukluğundan beri bunu mutlu etmek mümkün mü.
Yetinmiyor, yetinmiyor. Benim buna bir meşkale bulmam şart.
Okul bitti, böyle boşluğa düştü bu.
Ben diyorum ki, onu alayım yurtdışına böyle dil okuluna falan yazdırayım.
Tabii ben de gideceğim başında. Ne diyorsun?
İyi fikir değil mi?
(Kapı açılma sesi)
(Ferhat) Kime aşıksın?
Söyle bakayım bana kime aşıksın?
-Abi. -Başlatma kız abinden!
Deli deli konuşma Ferhat, sen kardeşini tanımıyor musun.
Gülsüm aşk meşk nedir nereden bilsin, çok küçük daha o, yok öyle bir şey.
Bana bak bunun altından bir şey çıksın, sorarım hesabını sana.
Bunca yıl hiçbir şeyinizi eksik etmedim, sizin için yapmadığım...
...şey kalmadı, yediğin önünde yemediğin ardında.
Söyle bakalım şimdi bana, ne oldu?
Vallahi yok bir şey abi, sen yanlış anladın, bir şey yok.
Sakın beni utandırma.
Gebertirim seni!
(Kapı kapanma sesi)
Bunlar daha başlangıç, bir de gebe olduğunu öğrenirse...
...sen o zaman görürsün olacakları.
Yeter ya yeter!
Öyle karnını doyurmakla...
...yediğin önünde yemediğin arkanda demekle abi olunmuyor!
Bir gün ya bir gün yanımızda olsaydı, bir gün yanımızda dursaydı...
...saçımızı okşasaydı, sevseydi bizi!
Gebertirim kız seni, gebertirim saçını başını yolarım senin!
Ferhat senin atan!
Sen onun ne önünden, ne ardından konuşamazsın!
Anladın mı beni, anladın mı?
(Yeter) Abin olmasaydı...
...açtın sen aç!
(Yeter) Nankör!
(Kapı açılma sesi)
Hadi kalk, gidiyoruz.
Kalk, gelinlik almaya gidiyoruz yürü.
Ne gelinliği ya, ben gelinlik falan istemiyorum.
Ne isteyip istemediğini sormadım, ben istiyorum.
(Ayak sesleri)
Hadi sen de geliyorsun, gelinlik almaya gidiyoruz.
Ee, sen hayır deyince, umudu kesmiştim.
-Ben hemen Nur'u arıyorum. -(Ferhat) Nur mur değil.
(Ferhat) Benim dediğim yere gidiyoruz, acele et.
(Yeter) Tamam oğlum.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Gülsüm) Annem öğrendi hamile olduğumu, hemen konuşmamız gerek.
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi)
(Gülsüm) İki saat sonra, her zamanki yerde.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Handan) Namık aradı.
Nikâh olacakmış. (Handan gülme sesi)
Analı, oğullu yine ikna ettiler Namık'ı.
Ama dur, o nikâh olsun...
...bak nasıl burunlarından fitil fitil getireceğim onların!
O kıza da Yeter'e de dar edeceğim bu evi, dar!
-Çık anne. -(Handan) Hı?
Çık anne, giyineceğim.
Hı, bu ne iştir!
(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ağlama sesi)
Ha ne yaptın Cüneyt, bilgisayardan haber var mı?
Teknedeyim Ferhat, güvenlik kamerası görüntülerini izliyorum.
-(Ferhat ses) Ee, var mı bir şey? -Vallahi haberler kötü.
Âdem tekneye binerken, bilgisayar onda.
Sonra da senden korkusundan denize atmış galiba.
Nasıl galiba, atmış mı, atmamış mı?
(Cüneyt ses) Vallahi orada görüntüde çıkıyor hafif.
(Cüneyt ses) Elindeki şeyi denize atıyor ama, yani öyle görünüyor.
-İyi, gitti diyorsun yani? -Aynen.
Sen yine de araştırmaya devam et. Akşam sekizde de evde ol, işimiz var.
-Sağ ol kaptan. -Sorun yok.
(Cem) Arkadaşlar...
...hastanedeki herkesi sorgulayacaksınız.
O gün taburcu olanların tam listesi hepinizin önündeki dosyalarda var.
(Cem) Birisi yakınım taburcu oldu diye video çekmiştir.
Civardaki güvenlik kamera kayıtlarına bir şey takılmıştır.
Yani her yeri didik didik arayacaksınız. Anlaşıldı mı?
(Hep bir ağızdan) Merak etmeyin başkomiserim, anlaşıldı başkomiserim.
Sağ olun, sağ olun arkadaşlar.
Merak etme, kardeşini bulacağız.
Hadi, herkes iş başına.
(Araba sesi)
(Yeter) Havalar iyice soğumadan yaparız düğünü değil mi?
Yani şu anda böyle olması gerekiyor, anlıyorum ama...
...insanın içine sinmiyor.
Hem Namık dayın da düğün ister.
Adam belediye başkanı olacak.
Yeğeni bir nikâhla evlenecek değil ya.
Ee, bir de insan hevesleniyor tabii.
(Yeter) Aslıcığım, yarın mobilya bakmaya gideriz değil mi?
Ee, tabii sen de yorgun olmazsan.
Odanı sevdin mi?
Sevmedin mi?
Yolda konuşamıyorum ben midem bulanıyor, kusarım yoksa.
Ferhatcığım o üst kattaki odayı hazırlatayım diyorum size. Ne dersin?
Gerek yok. Biz, bizim evde kalacağız.
Karısıyla baş başa kalmak istiyor oğlum demek ki.
(Ferhat) Yanaş sağa, geldik.
Namık, gerçekten ben gelmesem daha iyi olacak.
Yeter Hanım'ın imaları her geçen gün daha can sıkıcı oluyor.
Binlerce kişiyi idare ediyorsun İdil, bir Yeter'e mi hükmün geçmedi.
Kaprise lüzum yok.
(İdil) Tamam, haklısın.
(İdil) Şu an önemli olan, senin seçimi kazanman.
Gece kaçar gelirim yanına.
Başımla beraber. (Telefon zili sesi)
(Namık) Söyle oğlum.
(Ferhat ses) Âdem, bilgisayarı denize atmış.
-Emin misin? -Vapurdaki görüntüleri izlemiş Cüneyt.
Ya atmadıysa?
(Ferhat ses) İki arada bir derede birine vermiş olabilir tabii.
Ama o telaşla kime verecek, atmıştır.
Cüneyt, araştırmaya devam ediyor.
(Namık ses) Tamam oğlum, sen öyle diyorsan.
Ama kimin çaldırdığını da bulmamız lazım.
O iş bende, merak etme. Bir, iki isim aldım.
Peki, senin sesin niye öyle?
Haberler de iyi. Başka bir şey mi oldu evladım?
Geleceğim, geleceğim konuşacağız.
Her şey yolunda mı?
Sen böyle armut gibi oturursan, bu iş yaş.
Yetişemeyeceğiz, nikâh sekizde.
Annen hallediyor işte.
(Martı sesleri)
(Vapur düdüğü sesi) (Martı sesleri)
Merhaba delikanlı. Gel, gel, gel.
Beni Âdem abin gönderdi.
-Sende bir emanetimiz varmış. -Bende yok ki.
Korkma aslanım korkma.
Seni korkutmaya gelmedim. Sen bizim emanetimize sahip çıkmışsın.
-Bilgisayarı almaya geldim. -Bilgisayar!
Ya abim benden satacağım diye alıp götürdü.
-Nereye götürdü? -Bilmiyorum.
Dün gitti, bir daha da eve gelmedi.
-Abi ben gidebilir miyim? -Hişt!
(Yeter) Ay, ay, ay buna bayıldım, bayıldım! Enfesmiş!
Fransız danteli, en güzel modellerimizden biri.
Bunu da deneyeceklerimizin arasına ayıralım.
Tabii.
Hadi benim güzel kızım, vaktimiz dar.
Sen bir taraftan denemeye başla, ben de seçmeye devam edeyim.
Ben bunların hiçbirisini giymem.
Hepsi ucuz, avam, zevksiz.
Siz nasıl bir şey düşünmüştünüz Aslı Hanım?
Siyahı var mı mesela?
Duruma en uygunu o çünkü.
Kayınvalidesiyle tartışmayan gelin yoktur.
Aslı, sade şeyler sever. Siz iki model seçin oradan da verin.
(Modacı) Tabii.
Bu nasıl Aslı Hanım?
(Aslı) Bırak!
(Yeter) Olur mu öyle şey canım, gelinlik midir o?
(Perde kapatma sesi) Karışma sen.
(Yeter) Anlaşıldı.
(Yeter) Biz hevesimizi düğüne saklayacağız.
Ama hiç içime sinmedi. O ne öyle, gece elbisesi gibi.
(Müzik - Gerilim)
(Yağmur sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Taksi, taksi!
(Aslı) Devam et, devam et!
(Yeter) Bence bu daha güzel olacak.
-(Modacı) Eminim çok yakışır. -(Yeter) Evet, evet.
(Modacı) Kesinlikle çok yakışacaktır.
(Yeter) Ben bunu beğeniyorum ama dur bakalım bir çıksın.
(Yeter) Aslı...
...nasıl oldu yavrum?
(Yeter) Aslı, bir ses ver.
-Utandı herhalde. -(Modacı) Aslı Hanım.
-Yardım ister misiniz? -(Yeter) Bir şey olmuş olmasın?
Ben bakıyorum.
(Yeter) Aslı, yavrum.
(Perde açılma sesi) Hi, Aslı yok!
(Müzik - Gerilim)
Sen eve git, beğendiğin gelinliği de yanına al.
Yavrum kız gitmiş. Gelinliği ne yapacağız?
Gelecek.
(Müzik - Gerilim)
Aslı kaçmış.
Başkomiserim, şu karşı evin güvenlik kamerasına bir bakar mısınız.
Biz Aslı Hanım'a çok benzettik.
Hadi bismillah koçum, hadi hadi.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Cem) Değil kardeşim.
-Aramaya devam. -Baş üstüne komiserim.
(Telefon zili sesi)
-Evet. -(Kadın ses) Cem Çınar.
(Kadın ses) Evinize izinsiz giriş yapıldı, alarmınız çalıyor.
-(Kadın ses) Evde misiniz? -Hayır.
(Kadın ses) Polis yönlendirmemizi ister misiniz?
Gerek yok kardeşim gerek yok. Ben kendim hallederim.
Cem, ne oldu?
Deniz, benim eve gitmem gerekiyor. Evin alarmı ötüyormuş.
Aslı'yla ilgili bir durum olabilir, tamam.
Tamam, ben de geliyorum.
(Kuş cıvıltısı sesi) (Karga sesi)
(Cüneyt) Kızım...
...hoppa!
(Cüneyt koklama sesi) (Cüneyt öpme sesi)
Aşkım benim.
Çok terlemişsin sen.
(Cüneyt) hadi geç içeri, üstünü değiştirsinler senin.
-(Özge) Tamam. -(Cüneyt) Hadi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Cüneyt) Erken düşmüşsün.
Nereden çıktı bu nikâh Cüneyt?
Kimmiş bu kız, niçin haberimiz olmamış?
Bilmiyorum.
-Hülya. -Efendim Cüneyt Bey?
-Vildan Hanım'a kahve, bana da çay. -Hemen efendim.
Hayır ben kola içiyorum.
Boş olmadığını biliyorum.
Bir gün de ayık gez.
-Sana ne? -Asabımı bozacaksan eve gidiyorum.
Bana böyle davrandığını anlatacağım dayıma.
Namık dayının çok önemli işleri var.
-Bu ara ilgilenemez seninle. -Ferhat'a anlatırım o zaman bende.
Sabrımı zorlama, sabrımı zorlama çok kötü şeyler olacak.
Olsun, olsun!
Bir sonu olsun da nasıl olursa olsun.
-Belki kurtulurum senden. -Boşasana o zaman beni Vildan.
Boşasana! Kurtarsana ikimizi de zincirlerimizden.
Dayımı ikna edebilsem...
...koşa koşa gideceğim mahkemeye.
Hiç uğraşamayacağım seninle. Ben biraz uzanacağım.
(Hülya) Aşkım, iyiyim. Sen nasılsın?
(Hülya) Hı.
Sen beni sonra ara, sonra.
Bir şey mi vardı Gülsüm Hanım?
Yo, öyle.
Şey askerden nişanlım aradı da beni...
...ben normalde mesai saatlerinde telefona bakmam.
Sorun değil.
-Ee-- -Kek pişmedi daha.
Yok sorun değil o.
Şey diyecektim benim odada yere kola döktüm de...
...bir şimdi temizleyebilir misin onu?
Hemen temizlerim ben.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Deniz, sen bir dur.
Ne olur, ne olmaz.
(Kilit açma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kilit açma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Alarm sesi)
(Tuş sesleri)
(Tuş sesi)
Gel.
Ya niye öttü bu o zaman şimdi?
Ne bileyim, arada oluyor işte.
(Deniz) Gayet salakça ama...
...içimden acaba Aslı mı dedim biliyor musun?
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Deniz bacım, ben gelmişken bir üstümü değiştireyim olur mu?
Aşkım!
Aşkım geldin mi?
(Nefes sesi)
Aşkım bittik biz.
Akşama kadar anneme bebeğin babasını söylemezsem...
...hamile olduğumu abime söyleyecek.
(Gülsüm) Ne yapacağız?
Bir şey söylemedin mi?
Gel buraya.
Gel buraya, hepsini halledeceğim.
Gideceğiz buradan, çok uzaklara gideceğiz.
Çok uzaklarda bir hayat kuracağız seninle.
Ben çok korkuyorum.
Abim öğrenirse yaşatmaz seni.
Abin öğrenmeyecek.
Ne olursa olsun çeneni sıkı tutacaksın, benim adımı vermeyeceksin.
Ölürüm de vermem.
Sana bir şey olursa ben yaşayamam ki..
Anneni oyala.
Tamam da nereye kadar?
Bir hafta on güne kadar gitmiş olacağız.
Bak bana, bak!
Her şeyi halledeceğim.
(Cüneyt) Tamam mı?
(Cüneyt) Bunu yapabilirsin.
Kendin için, benim için, bebeğimiz için.
(Cüneyt) Dayan Gülsüm'üm, dayan.
Gideceğiz buralardan.
(Müzik)
Şu İstanbul'un havasına bak ablam, az önce nasıldı, şimdi nasıl?
Ya.
Hissettiyse.
Allah'ım sana şükürler olsun.
Şu ileriden sağa döneceğiz.
-(Taksici) Buradan mı abla? -Evet.
(Telefon zili sesi)
Buyur abim.
Evet abim, aynen.
Hıh, ileride duracağız.
(Aslı) En solda.
Ay şükürler olsun abim evde.
Tamam, müsait bir yerde duralım biz.
Yalnız seni biraz bekleteceğim, üzerinde para yok.
Hemen alayım geleyim olur mu?
Dert değil ablam.
Sen hele şu telefona bir bak da.
Niye, anlamadım?
(Taksici) Telefon sana abla.
(Müzik - Gerilim)
Efendim?
(Ferhat ses) Aferin kaçmayı başardın.
Sen nereden buldun beni?
Hiç kaybetmedim.
Neye başlıyoruz abi?
Madem kaçmak istiyor. Bırakacağız kaçacak.
Kaçsın bakalım da başına neler geliyor görsün.
Ha, oyun oynayacağız yani.
(Ferhat) Mustafa, senin dükkana geliyoruz.
Gelinlikçinin arka kapısı hâlâ sokağa mı açılıyor değil mi?
İyi, güzel.
Bir saate görüşür.
Şimdi o taksiden inersen--
İneceğim tabii, ben senin kölen miyim?
(Ferhat ses) Söz dinle.
(Ferhat ses) Bir adım bile atma.
Etrafınızda bir sürü silahlı adam var.
Yalan söylüyorsun.
(Ferhat ses) Öyle mi?
(Ferhat ses) O zaman karşı evin penceresine bak bakayım.
(Ferhat ses) Yan taraftaki evin de duvarına.
(Ferhat ses) Tek bir hedefleri var Aslı.
(Ferhat ses) Abin.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Abi!
(Ağlama sesi)
Yalvarırım ne olur abime, Deniz’e de bir şey yapma.
Ne olur yalvarıyorum sana.
(Ferhat ses) Benim elimde değil, senin elinde.
(Müzik)
Hadi Deniz gidelim.
(Ferhat ses) Şimdi o kapıdan uzaklaşıp...
...seni getiren taksiye binip yanıma gelirsen sıkıntı yok.
Ama o eve bir adım atarsan ikisi de ölür.
Alo?
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Aslı yenge, telefonumu alayım.
Yengen batsın!
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi) (Marş basma sesi)
(Araba sesi) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
Deniz, ben emniyete döneyim.
İnşallah bir yol almışlardır.
İyi, tamam. Ben de o zaman restorana geri dönüyorum.
Ama yapabileceğim bir şey olursa bana haber ver tamam mı?
Tamam.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi) (Telefon zili sesi)
(Marş basma sesi)
(Telefon zili sesi)
Efendim Sinan.
Deniz, neden yalan söylüyorsun?
Aslı'nın evine birini gönderdim. Evde falan yok.
Sinancığım, istersen yalan demeyelim de yanlış bilgi diyelim.
Ben de yeni öğrendim. Aslı, yurt dışına çıkmış.
Bir dakika, bir dakika!
Bana haber vermeden?
Tamam. Bana da haber vermedi.
Yani Aslı bu, yapıyor böyle şeyler sen de biliyorsun.
(Sinan) Hayır yapamaz kardeşim.
Ya ben yalı kazığı mıyım bir haber vermiyor?
Ama dönsün bu konuyu onunla görüşeceğim.
Tamam Sinancığım, gelsin sen sorarsın hesabını.
Hadi görüşürüz.
(Kapı açılma sesi)
Seninle bir anlaşma yapmıştık dayı. Kardeşime yaklaşmayacaktın.
Ha, şimdi anlaşıldı mesele.
Benim kardeşimin kapısına bir daha it koymayacaksın.
Ben, bizi korumak için yapıyorum evlat.
Bunda kızacak ne var?
Yiğit Efendi arkamıza adam taktıysa, bizim elimiz de armut toplamıyor herhâlde.
Ben söyleyeceğimi söyledim.
Bir daha kardeşime yaklaşılmayacak.
Kardeşin ikimizi de yakacak Ferhat!
Söyle nasıl yaklaş mıyım ha, nasıl?
Besledik, büyüttük, okuttuk. Savcı oldu maşallah.
Ama şimdi yanımızda duracağı yerde yediği kabı pisletiyor.
O çocuk senin paranla okumadı dayı, benim paramla okudu ha!
Ben ailemin boğazından geçen her lokmanın diyetini ödedim.
Bana bak!
Ödemeye de devam ediyorum, bunu en iyi sen biliyorsun.
Ben hayatımı onları korumaya adadım.
Ailem hakkında kimse karar veremez. Buna sen de dâhilsin.
Ederse de karşısında beni bulur.
İkinci kez uyarmam.
Beni sakın ikiletme.
(Müzik - Gerilim)
(Kadın) Başkomiserim buldum.
(Kadın) Aslı evleniyor.
Ne diyorsun, ne evlenmesi ya?
Yani Beşiktaş belediyesine başvuru yapılmış.
Yıldırım nikâhı için.
(Kadın) Hatta memur bile ayarlanmış. Bu akşam nikâh.
Bu nedir kardeşim, neyin nesidir, kiminle evleniyormuş bu ya?
(Kadın) Ferhat Aslan diye biriyle evleniyor.
Kiminle dedin?
(Kadın) Öyle yazıyor orada.
Necdet Aslan'dan olma, Yeter Aslan'dan doğma...
...Ferhat Aslan.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Taksici) Geldik.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Sen kimsin ya?
Sakın benim aileme dokunma, sevdiklerime dokunma!
Onlara dokunursan eğer senin--
(Ferhat) Ne yaparsın?
Ne yaparsın?
Sevdiklerime dokunma!
Bir anlaşma yaptık, dönüşü yok.
Eğer bir daha kaçarsan...
...anlaşmayı bozarsan...
...sözümün dışına çıkarsan ön izleme bile yaptırmam sana...
...abinin cenaze namazını kılarsın kızım.
(Ferhat) Sana dokunmam.
Dokunmam ki hatanın acısını çek.
Gözümün içine iyi bak!
Ölümden beterdir bu acı biliyor musun?
Sen var ya...
...sen...
...insan değilsin.
Senin kalbin kurumuş. Tiksiniyorum senden.
Ben sana bayılıyorum.
Şimdi kuzu kuzu git, işini yap.
Üstünü değiştir, yürü!
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Ayak sesi)
(Kapı vurma sesi)
Gel.
(Kapı açılma sesi)
Hanımım, Aslı Hanım gelmiş.
Aa ah!
Gerçekten mi?
Şimdi Ferhat Bey'le bahçede konuşuyorlar.
Ferhat demişti.
(Müzik)
(Müzik) (Ağlama sesi)
Hiç yakıştı mı sana Aslı kızım ha?
Orada öyle kabak aldık, et aldık, ortada kalakaldık.
(Müzik)
(Ayak sesleri)
(Ayak sesleri)
(Yeter) Yardım ister misin kızım?
Bunu mu giyeceğim ben?
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Aşkım...
...sen çekip gittiğin için...
...ben mecbur kaldım seçmeye.
Keşke gitmeseydin de senin istediğin olsaydı.
(Yeter) Bu üstündeki de leş olmuş zaten.
Hülya, yardım et gelin kızıma da, güzelce hazırlansın.
İstemez, hallederim ben.
Bırak etsin. Tek başına mı giyineceksin?
İstemez dedim! Kendim hallederim ben!
Sen çık.
(Ayak sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Bak Aslı kızım...
...Ferhat’ı mı üzecek...
...ailemizi utandıracak bir şey yapma sakın.
(Yeter) Ben onu pamuklara sarıp büyüttüm.
Bütün çocuklarımdan ayrıdır yeri.
Gözümün bebeğidir.
O yüzden mi anne demiyor sana?
(Müzik)
Ha?
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Ağlama sesi)
(Müzik)
(Bağırma sesi)
(Müzik) (Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
Allah belanızı versin hepinizin!
Versin hepinizin, hepinizin!
(Müzik) (Ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
Kız kardeşimin bu olanla ilgisi ne?
Ne oluyor komiser?
Aslı’nın bu aileyle ilgisi ne, neler oluyor?
Bana hemen söyleyeceksiniz savcım!
Önce bir sakin ol.
Hiçbir şey anlamıyorum.
Dün bana gizli bir görev veriyorsun. Sonra kız kardeşim ortadan kayboluyor.
Nereye gittiğini bilen yok, en ufak bir iz bile yok.
(Cem) Bugün ne öğreniyorum.
Kız kardeşimin peşinde düştüğüm adamla evleneceğini!
(Cem) Ferhat Aslan’la!
Kusura bakmayın savcım, sakin değilim, olmaya da niyetim yok!
(Cem) Şimdi bana her şeyi tek tek anlatacaksınız tamam mı?
Kardeşimin bu adamlarla ne ilgisi var?
Bu aileyle ne ilgisi var?
(Cem) Beni neden seçtiniz?
Bu yüzden seçtiniz beni değil mi savcım?
Tam da bu yüzden.
-Seni seçtim. -Ha.
Çünkü iyi ve dürüst bir polissin.
Başka hiçbir şeyle ilgisi yok.
Üstelik bu olanlarla kardeşinin ne ilgisi var onu hiç bilmiyorum.
Aa, yapmayın savcım! Bu kadar tesadüf olur mu?
(Telefon zili sesi)
Öğrendiniz mi nikâh memuru nereye gitmiş?
Polonezköy mü?
Oğlum açık adresi yok mu lan buranın?
(Cem) Adresi bulun bana!
Ben biliyorum.
Ne demek biliyorum?
Yürü, birlikte gidiyoruz.
Trafik çok sıkışık. Bir saat 20 dakika diyor.
Yetişeceğiz, çare yok.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Koşma.
Özge koşma.
Düşüp başımıza iş açacaksın.
Bir çocuğa koşma denir mi ya?
-Rahat bıraksana. -Sen karışma!
Zeynep nerede? İlgilenecekti Özge'yle.
Kaç defa söyledim, çocuğun yanında tartışmayın!
Hah, dayınız da geliyor.
Toparlayın kendinizi hadi.
Hülya kızım bir bardak su getir bize.
Hoş geldin kardeşim.
Hoş geldin dayı.
Hoş geldin dayı.
(Müzik - Gerilim)
(Namık) Hoş bulduk mu, bulmadı mı göreceğiz.
Kafasına koymuş.
Evlenecek.
(Namık) Şu hale bak!
Her şey hazır.
Sağ olsun Yeter, en önden bütün gün koşturdu durdu.
Sanki gelin hanım gelecek sihirli asasıyla...
...hop diye eğriyi doğru yapacak.
(Müzik - Gerilim)
Nerede Ferhat?
Buralarda baba.
Yukarıda hazırlanıyor damat bey.
(Müzik - Gerilim)
Müsaade var mı oğlum?
Nikâha hazırlık ha.
(Ferhat) Öyle.
Hepimizin sinirler laçka.
Kötü günler geçiriyoruz oğlum.
Kara bulutlar başımızın üstünde doluştu.
Ama biliyorum...
...arkamda sen oldukça tek bulut kalmaz.
Ne ben, ne de ailemizden tek kişi ıslanmaz.
Bugün odama gelip...
..."Sen de dâhil." dedin ya...
...bir zoruma gitti kabul.
(Namık Ama sonradan hoşuma gitti ha.
Dedim oğlan dayıya çekermiş.
Ferhat’ın da gözü ailesinden başka kimseyi görmüyormuş.
Aynı ben.
Tamam.
Dediğin gibi olsun.
(Namık) Yeter ki dirlik olalım.
(Namık) Yeter ki birlik olalım.
(Namık) Dirlik ardından gelir nasıl olsa.
Ama sen de Yiğit’e dikkat et.
Ederim.
Ederim dayı.
Önce şu nikâh işlemleri bir hallolsun, gerisi kolay.
Eyvallah.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Nihayet hazırlanmışsın.
Sanki bana sen gelin olacaksın.
Olacağım göreceksin.
-Kurtulacağım senden. -Ha.
Çok beklersin yavrum.
Böyle karnı burnunda kimse almaz seni.
(Yeter) Seni bu hale getiren o (...) alacak olsa şimdiye kadar alırdı.
Benim başıma sarıp gitmezdi.
Bilip bilmeden konuşma anne.
Kalbimi kırıyorsun.
Ah canım benim, bir de kibarlık mı bekliyor haspam?
Kız öldüreceğim seni diyorum namussuz!
(Yeter) Belertme o gözlerini bana, belertme oyuveririm!
Sümsük! Çek karnını içeri, çek!
Nikâhta da öyle ortalıklarda dolaşma, geride dur.
Göze batma.
(Yeter) Nikâh biter bitmez de odana gel.
Gece geleceğim yanına.
Süren doluyor Gülsüm Hanım.
Bir söyleme seni sokan arıyı...
...bak ben sana ne yapıyorum.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Allah'ım ben ne yapacağım?
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
Hop! Ne yapıyorsun ya?
Sen beni mi dikizliyorsun?
Hop! Yavaş!
Kapını kapat o zaman.
Sen de kapıyı çal o zaman.
Ne bileyim ben yalnızım zannediyorum. Hırsız gibi sessiz sessiz geliyorsun.
Âdetim değil.
Allah Allah!
Alışacaksın o zaman.
Hadi acele et, nikâh memuru bekliyor.
Çıkarsan giyinirim.
(Köpek havlama sesi)
Gözünle gördün he mi aslanım?
Yani Âdem, bilgisayarı denize atmış kesin.
Bence atmış Namık Baba.
Görüntü öyle tam net değil.
Bir ara çıkıyor görüntüden tekrar geliyor.
(Cüneyt) Ama denize bir şey attığı kesin.
Ee, çıkartıp montunu atmadığına göre...
...yüzde yüz bilgisayar.
(Cüneyt) Ferhat bunun peşine takılınca, korkmuş Âdem belli.
Tek tek inceledim görüntüleri başka bir emar yok.
İçin rahat olsun.
İyi iyi, çok şükür. Bu terane de bitti gitti.
Çok şükür.
Asma suratını abla.
Nikâhta keramet vardır.
O keramet Ferhat’ta.
Ne isterse oluyor paşanın.
(Ayak sesi)
Nasılsın dayıcığım?
(Vildan) Konuşamadık hiç.
İyiyim, iyiyim kızım. Sen?
Şaşkınım.
Nereden çıktı bu evlilik?
Allah alnımıza ne yazdıysa o olur kızım.
Kısmet böyleymiş.
-Buyurun, buyurun bu taraftan. -Teşekkür ederim.
Dilsiz, Ferhat'a söyle nikâh memurumuz geldi.
Ama aynen benim söylediğim gibi söyle.
Buyurun.
-Hoş geldiniz -Hoş bulduk.
Hoş geldiniz.
Buyurun.
Ee, davetliler nerede?
Biz bizeyiz.
Aile içinde.
(Namık) Buyurun.
(Kapı açılma sesi)
Teyzemin oğlu.
Hazır mısın?
Vay! Yakıyorsun ha!
Tamam tamam, uzatma.
-Geldi. -Kim geldi lan?
Buna da alt yazı lazım ha.
Nikâh memuru mu geldi?
(Ferhat) İkiniz de aşağı.
(Siren sesi) Burada sağ gösteriyor ama sen düz devam et.
Aradan geçeceğiz orası sıkışık.
Bütün ekiplere 11, 22
Mekâna varan oldu mu?
(Erkek ses) Komiserim biz çok yakın mesafedeyiz ama kaza oldu, zincirleme.
(Erkek ses) Araç bize de çarptı, sıkıştık.
Allah'ım sen sabır ver!
Allah kahretsin!
Anlaşıldı.
Mekâna varan olursa hemen bana haber etsin.
(Ağlama sesi)
(Ferhat) Bitti mi?
(Kapı açılma sesi)
(Kapı çarpma sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik)
Kayınvaliden bayılacak.
(Aslı) Umurumda değil.
Ne olur, bak bunun başka bir yolu yok mu?
Lütfen yalvarıyorum sana yok mu?
Bak sen, biraz sonra hiç sevmediğin bir kadınla evleneceksin.
Ben hiç sevmediğim bir adamla evleneceğim.
Hayat sadece bana değil, sana da zehir olacak Ferhat.
Ne gerek var?
Ne olur yapma.
Bak, biz birbirimizi başka bir yerde tanımış olsak...
...birbirimizin yüzüne bakmayız Ferhat.
Bizim aynı odada nefes almamız imkânsız.
Biz o kadar farklıyız.
Ne olur yapma. Başka bir yolu yok mu?
(Aslı) Yapma.
(Müzik)
Öldürmeyen güçlendirir.
(Ferhat) Merak etme.
Aklımı yitireceğim. (Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Alkış sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Siren sesi) (Korna sesi)
Ulan yürüsene!
(Siren sesi)
İşte gençlerimiz de geldiler.
Buyurun, memurumuzu çok bekletmeyelim.
(Ayak sesleri)
Namık Bey!
Ben sizi babam yerine koymuştum biliyor musunuz?
(Aslı) Belki en az onun kadar iyi bir insan olduğunuzu düşünmüştüm.
Onun kadar iyi insanlara iyilik dağıtan, umut dağıtan...
...onları önemseyen.
Ama siz bir katilsiniz.
(Aslı) Beni yaşarken öldürdünüz.
Allah belanızı versin sizin!
Kızım...
...yerinde olsam şükrederdim gelin kızım.
Belli mi olur...
...belki canına can katıyorumdur?
Nikâhta keramet vardır derler.
Geç hadi.
Uslu ol ki asabımız bozulmasın.
(Ayak sesi)
Daha önce konuşmadık herhâlde ama şahit benim herhâlde.
Sağ ol dayı.
O iş Cüneyt'te. Cüneyt gel bakalım. Aramızda tek evli sensin.
(Ferhat) Biraz yoralım seni. Dilsiz?
(Ferhat) Sen de geç Aslı'nı şahidi ol.
(Abidin) Aa! Teyzemin oğlu!
Ya vallahi kırılırım ama ya.
Geç.
(Vildan) Deli mi bu kız ayol?
(Vildan) Bu gelinliğin hâli ne?
Bence harika bir kız.
Niye öyle diyorsun Vildan abla?
Ayrıca çok güzel.
Hazırsanız başlayalım.
Az kaldı.
İşte, şu ilerideki evler.
Siz Sayın Yılmaz kızı, Aslı Çınar...
...hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan...
...kendi arzunuzla Sayın Ferhat Aslan'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
(Müzik - Gerilim)
(Memur) Aslı Hanım...
...Ferhat Bey'i kocalığa kabul ediyor musunuz?
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Aç kapıyı, aç!
(Cem) Alın lan şunları ayağımın altından!
Nereye böyle, nereye?
Bekleyin bir haber vereyim Ferhat abime.
Çek elini, elini çek!
Aslı!
Hasta mısın yavrum?
(Cem) Alın şunları.
(Ayak sesi)
(Müzik)
Yani memur bey ben bile heyecanlandım.
(Namık) Gitmeyin gelinimin üstüne o kadar.
Güzel gelinim sen de bir cevap ver artık.
(Namık) Evet.
Evet demenin nesi bu kadar zor?
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
-Aa ah! -Aa ah!
Kimse kıpırdamasın, herkes olduğu yerde kalsın!
-(Cem) Geç böyle, geç, geç! -Abi!
(Kadın) Aa, bir dakika canım, nereye geç böyle?
(Üst üste konuşma sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Aslı'm!
Bacım seni kurtarmaya geldim.
(Cem) Bitti.
(Cem) Bitti vazifen.
(Müzik - Gerilim)
(Aslı dış ses) Kurtuluşla çaresizliğin boynunuza ilmek gibi dolandığı...
...nefesinizi kesen anlar vardır.
(Aslı dış ses) Cesaretin korkuyla harmanlandığı.
(Aslı dış ses) El uzatmak için can attığınız...
...ve bundan ölesiye korktuğunuz.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Bülent Temür - Gülay Yılmaz Feride Tezcan - Ece Naz Batmaz
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.