Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İşlemleri başlatabilirsiniz...
Nasıl isterseniz Zalim Bey...
İyi akşamlar...
Alev...
Neler oluyor? Bir anlatabilir misin?
Şu demek oluyor...
Aslanlıların ata yadigarı burası.
Ben de evlerini ve onlardan aldığım her şeyi yani onlara ait her şeyi onlara bırakıyorum.
Hayır ben anlayamıyorum sen kimsenin malına çökmedin ki sen buralara tırnaklarınla
Hatırlarsan bu insanlar zaten her şeylerini kaybetmişti.
Senin yerinde bir başkası olsaydı da o malları alacaktı zaten.
Sen bu insanlara merhamet ettin korudun.
Teyze ben kararımı verdim konuda kapandı.
Songül teyze Halil'i hepimiz tanıyoruz.
Halil ayrılsa da kimseyi ortada bırakabilecek bir insan değil.
Şöyle yapalım ben benim çiftliğin tadilatını hızlandırayım.
Orada hepimize yetecek kadar oda var.
Bence hep birlikte orada kalalım.
Benim de senin tek derdin Halil.
Gözde çok sağ ol düşüneceğin için.
Ama boşanma günü zaten ben evi uygun bir yere taşıyacağım.
Halil'ciğim aklında olsun ama muhakkak.
Yani benim kapım size her zaman açık.
Halil konuşabilir miyiz biraz?
Olur tabii konuşalım.
Böyle bir şey olamaz Gülhan.
Ben buna izin vermiyorum Halil bu evi kimseye veremez konuşacağım ben onunla.
Teyze Halil'in verdiği karara gurur duyacağına bir de aksini mi istiyorsun gerçekten?
Ne güzel işte boşandığı kadını ortada bırakmıyor mağdur etmiyor.
Hem Halil'in servetinin yanında bu ne ki?
Hiçbir şey böylesi çok daha iyi.
Songül teyze Gülhan haklı.
Biz karışmayalım.
Evet doğru duydunuz.
Anne baba oluyoruz.
Tebrik ederim sizi çocuklar.
Çok sevindim sizin adınıza.
Allah analı babalı büyütsün inşallah.
Amin.
Son günlerde yaşadıklarımızdan sonra ilaç gibi geldi bu haber.
Zaten bizde o yüzden hemen söyleyemedik size.
Annemin durumu malum.
Düzelecek her şey Selmaş'ım.
Bak artık bebeğin de var.
Anne.
Sen bir şey demeyecek misin?
Kıymet anne iyi misin?
Kıymet hanım.
Kıymet hanım beni duyuyor musunuz?
Oğluma hanımlık edemeyen bu çırpıcık torun mu nasıl analık edecek?
Edemez anam yok vallahi edemez.
Elinden ne gelir ki bir de üstüne çocuk bakar.
Annem iyi değil galiba.
Anne.
Bence şokta.
Çıkamıyordu.
Çekeceğin var benden acemi gelin.
Oğlumu yedin ama torunumu yedirmeyeceğim sana.
Bundan kelli gözüm kulağın üstünde.
Bakayım torunuma anne olabilecek misin?
Yoksa vallaha da billaha da yaktım çırpını.
Ambulans mı çağırsak?
Anne kuru kuru müjde mi var henüz?
Elimi öpseniz nasıl olacak?
Hadi.
Maşallah.
Maşallah gelinime.
Babaanne olmak sana yaradı.
Aferin böyle devam.
Telefonun yanında mı?
Hayır.
İyi tamam benimki de yanımda değil.
Rahat rahat konuşabilirsin.
Ali ben hiçbir şey istemiyorum.
Çiftliği bana vermek zorunda değilsin.
Demek istediğin.
Zeynep beni dinle.
Bak beni iyi dinle.
Ben boşanmamak için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Ama Allah göstermesin olur da.
Boşanmak zorunda kalırsak.
En doğrusu bu.
Atatoprakların sende olacak.
Bak Ali.
Eğer aldığın bu karar.
Şu çakıl taşı meselesi içinse yapma.
Benim gerçekten istediğim hiçbir zaman bu değildi.
Aşkım.
Ali.
Zeynep.
Yeniden gördüm şu gözlerini çok şükür.
Ben senin yüreğindeki merhameti gördüm Ali.
Daha düne kadar şu ellerin yara bere içindeydi benim yüzümde.
Sen beni ölümün içinden çekip aldın Ali.
Kaç gündür de annem için uğraşıyorsun şimdi.
Al Zeynep.
Son çakıl taşıma kadar al.
Değil senin içine ellerimi, canımı veririm ben.
Değil sana çiftliğimi, hayatımı veririm ben.
Yeter ki şu kalbinin içinde olduğumu bileyim.
Başka hiçbir şey düşünme.
Burası senin hakkın.
Hiçbir şey için değil.
Senin olduğu için.
Aklına başka bir şey getirme.
Ben ne yapıyorsam, sen ne yaparsan yap.
Ben ne yapıyorsam, sana olan sevdamdan yapıyorum.
Agah, her şeyi biliyor sakin ol.
Ali, yeni haberlerim var.
Siz ne yaptınız? Bir şey öğrenebildiniz mi kafede?
Elimizden kaçırdık.
Şimdi bir daha mail atalım desek, boşanana kadar cevap gelmeyecek biliyorum.
O yüzden başka bir yol denemeliyiz.
Kötü olmuş bu.
Belki benim öğrendiklerim işe yarar Halil.
Bu Cengiz'in telefonu, emnete bakılınca...
...Tülay Hanım'la Cengiz çiftlikte konuşurken bir fotoğraf bulmuşlar.
Bu fotoğrafı da Cengiz'e mesaj olarak göndermişler Halil.
Halil.
O zaman, çiftlikte o fotoğrafı çeken kişiyle...
...Zeynep'e mail atan kişi, aynı kişi olabilir.
Cengiz, ölmeden önce beni oyuna getirdiler demişti.
O zaman bu fotoğrafı çeken her kimse, oyuna Cengiz'i de dahil etti.
Mümkün olabilir.
Çiftlikte dönen bir şey var, net.
Ve bu kişi sandığımızdan daha yakın birisi olabilir.
İstediğin listeye hazırlattım.
Bütün çalışanların bilgileri burada.
Burada yazan herkesi didik didik araştıracaksın Hakan.
Ben de tek tek bakacağım.
Yani buradaki çalışanların böyle bir şeye cesaret edebileceğini düşünmüyorum.
Ama yine de tedbiri elden bırakmamak lazım.
En kısa zamanda hallederiz.
Ha bu arada...
...sen de şu düğmeyi araştır.
İnternet kafede bize mail atan kişi ait olabilir.
Üzerinde okunması zor olsa da bir logo var.
Dikkatli incele.
Belki buradan ulaşabiliriz.
Hemen hallediyorum.
Eyvallah.
Gerçekten dediğin gibi bunu bize yapan çiftlikten biriyse...
...bunu kim yapar bize?
Kahretsin!
Solgül teyze.
Ne yapıyorsun? Kendine gel.
Ben yıllarca Halil'in yüreğine intikam tohumları ektim.
Tülay'ın sahip olduğu her şeyi almak için çok uğraştım.
Aldım da. Şimdi şu hale bak.
Senin de haklısın.
Uğraştım. Aldım da. Şimdi şu hale bak.
Senin derdin bu mu gerçekten?
Ya sen farkında mısın?
Biz amacımıza ulaştık.
Zeynep ve Halil sonunda boşanıyor. Bitti.
Bitti bu iş.
Sen beni duymuyor musun?
Ben yıllarca bunun için yaşadım diyorum sana.
Şimdi bu evi kaybedemem ben Gözde.
Olmaz. Başka plan yapalım. Gönderelim videoyu kurtaralım Tülay'ı.
Bana bak.
Ben de Halil'le Zeynep evli ve mutluyken yaşayamam.
Duydun mu beni?
Ki verdiğin ve tutmadığın sözü...
...hatta yaptığın hırsızlığı...
...düşünürsek benim isteklerim daha mühim.
O yüzden sen şimdi susup oturuyorsun.
Zeynep ile Halil'i boşanmaktan vazgeçirme hayalini de unutuyorsun.
Yoksa seninle başka türlü konuşurum.
Hava soğuk.
Ama hep biliyorsun işte yani odalar da dinleme cihazı olabilir.
O yüzden açık hava daha güvenli.
Zorun değil.
Telefonlar da içeride zaten, mecbur burada bakacağız.
Bana bak.
Düşürme o güzel yüzünü.
Biraz daha dayanmamız, güçlü olmamız lazım.
Bak az kaldı, çözeceğiz.
Şimdi, buradaki ilk dört isim, benim çok güvendiğim insanların referansıyla geldiler.
Yani ihtimal dışı.
Listedeki çoğu ismi ben de tanıyorum.
Yani gerçi dikkatimi çeken tanımadığım bir iki isim var ama,
sırf bana yabancılar diye de suçlamak olmaz.
Bize daha net bir delil lazım.
Haklısın.
O zaman ben Hakan'a söyleyeyim, bu listedeki herkesi mail üzerinden hareket etsin.
Hatta banka hesaplarını da kontrol etsin.
Öyle daha doğru olur.
Peki senin bahsettiğin iki isim şunlar mı?
Biri şu, biri de şu değil mi?
Her şey yolunda mı?
Evet.
Yolunda.
Güzel.
O zaman ev ahalisini konuşalım.
Tekin, son zamanlarda yaptıkları ortada.
Ablamın hamileliği sayesinde bu evde.
O yüzden hala bana öfkeli olabilir.
Benim birinci sıramda o var.
Halil, beni yanlış anlamanı istemem ama,
ben teyzenden, Songül Hanım'dan biraz şüpheleniyorum.
Yani hiçbir zaman sevmedi beni, sen de biliyorsun.
Bu ne kadar güzel bir şeymiş.
Bayıldım, çok zevkli.
E, aldım bunu öylesine.
Ama sen burada kışın kuşuna yatarken, Gözde orada Halil'in etrafında tilki gibi dolanıyor.
Ne düşünüyorsun?
Gözde de şüphelilerden biri olabilir bence.
Gözde mi?
Evet.
Yani Gözde daha yeni geldi.
Hem annem veya senden ne isteyebilir ki?
Niye böyle bir şey yapsın?
Yani, sonuçta annemin şu olayları yaşandığında o da buradaydı.
E, tabii o senin yakının.
Sen daha iyi tanıyorsun, o yüzden karar senin.
Bak bana bir.
Gerçekten şüphelendiğin için mi, yoksa kıskandığın için mi Gözde diyorsun?
O ne demek ya?
Allah Allah, yani ben şimdi sonuçta teyzem bile şüpheliler arasındayken,
Gözde de olabilir diye düşündüm.
Tamam, tamam bu konuşma hiç yapılmamış say sen.
Kıskanıyorsun işte, gözlerini kaçırıyorsun, utanıyorsun.
Benim en yakınım sensin.
Eğer sen, o listeye Gözde yazılacak diyorsan, yazılacak.
Kaçar yok.
Bekledim.
Mesaj uyarısı. Bizim meseleyle ilgili olabilir, ben bir bakıp geleyim.
Ne olmuş?
Hakan, Hakan mesaj atmış.
Düğmenin hangi mağazaya ait olduğunu söyledi.
O zaman, gömle yalan kişiyi bulursak annemi de kurtarabiliriz.
Öyle ama, mağaza sahibi, müşteri listesini vermiyormuş.
Şişt anam.
Tamam da Halil, hep bir noktaya gelip oradan geri dönüyoruz. Elimize hiçbir şey geçmiyor.
Zeynep, hemen umutsuzluğa kapılmak yok öyle.
Benim kitabımda yazmaz.
Hakan bana konumunu attı oranın.
Gidip bir şekilde öğreneceğim onu.
Benim de gelmem lazım. Nasıl beraber çıkacağız buradan?
Beraber iş yemeğine gideceğimizi söyleyeceğiz.
Tamam.
Halil, değişiklik var mı?
Baya konuşacak vaktiniz oldu.
Aceleci davrandığınızı, anladığınızı düşünüyorum.
Kararımızda kesiniz abla. Değişen bir şey yok. Boşanacağız.
Siz nereye?
Akşam yemeği hazır olmak üzere de o yüzden soruyorum.
İş yemeğine gideceğiz.
Biz Serdar Bey'in finans müdürüyle bir akşam yemeği yiyecektik bu akşam.
Tabii üst üste olunca her şey aklımızdan çıkmış.
Tabii.
Bu süreçte böyle şeyler normaldir.
Hem iş hem de ev hayatınızı ayırmanız lazım artık.
Profesyonel bir psikolog gözüyle söylüyorum.
Bunu ne kadar çabuk yaparsanız, ikiniz için de o kadar önemli.
O kadar malın mülkün var Zeynepciğim. Bence artık çalışmana gerek yok.
Gerek yok.
Teyze.
Neyse biz geç kalmayalım.
Merve annemin yanına gidiyor. Ben bir bakayım.
Cemil.
Abla.
Ya ben hiçbir şey anlamıyorum.
Eniştemle neden boşanıyorsunuz ne oluyor?
Her şeyi anlatacağım ablacığım.
Ama bana sadece biraz zaman ver olur mu?
Benim şu an için istediğim tek şey annemin bunlardan haberinin olmaması.
Biliyorsun kalbi hassas.
Tamam.
Güven bana bak.
Sana söz veriyorum.
Her şeyi düzelteceğim.
Her şey yoluna girecek.
Anlaştık mı?
Gel buraya.
Konuştuğumuz gibi.
Tülay Hanım'la eksiksiz ilgileniliyor değil mi?
Elbette Ali Bey.
Hiç merak etmeyiz.
Aferin sana.
Kolay gelsin.
Selamun aleyküm.
Aleyküm selam.
Dükkan kafandı.
Yarın gelin.
Amcacığım öncelikle kendimi takdim edeyim.
Ben Halil Fırat.
Önemli bir konu için buradayız.
Daha önce benim bir çalışanım sizin karşınıza gelmiş.
Bir düğmenin gömleğinin kime ait olduğunu bilmiyordum.
Ama ben bu konuda çok şanslıydım.
Daha önce benim bir çalışanım sizin karşınıza gelmiş.
Bir düğmenin gömleğinin kime ait olduğunu sormuş.
Yani onunla ilgili bilgi almak istemiş.
Ona da söyledim.
Müşterilerimin bilgilerini kimseyle paylaşmam.
Prensip.
Şimdi müsaadeniz olursa dükkanı kapatacağım.
Lütfen bize yardım edin.
Bu gerçekten çok önemli bir mesele.
Bu sıradan bir konu değil.
Karımın annesinin hayatı söz konusu.
Ve...
Bizim evliliğimiz söz konusu.
Prensiplerimi değiştirdim diyelim.
Elinizde ne bir tarih var, ne bir kişi var, ne bir saat var.
Dökümanlara bakayım desem saatlerimi alır.
Benim de öyle bir zamanım yok.
Yarına kadar bu puzzle'ı bitirmem lazım.
Tuhaf geldi elbette.
Koskocaman adam küçücük bir çocuk gibi yapbozla oynuyor diyorsunuz.
Estağfurullah.
Ama bunu bana rahmetli hanımım verdi.
Hem de ölmeden bir gün önce.
Bu yapbozla belki de son sözlerini söyledi bana.
Bitirebilir miyim bilemiyorum.
Ama ne çıkacak görmem lazım.
Başınız sağ olsun.
Allah rahmet eylesin.
Sağ olun.
Aylardır karımın acısıyla yanıyorum.
Bu yapbozu bitiremediğim için mezarına bile gitmeye yüzüm yok.
Yarın da doğum günü.
Kendime söz verdim.
Bu yapbozu bitirip ziyarete öyle gideceğim.
Bitirebilir miyim onu da bilmiyorum.
Bu yüzden hiçbir şeye ayıracak zamanım yok.
Amca ismin neydi?
Halim.
Memnun oldum.
Biz yaparız bile.
Siz de bu sırada müşteri dökümlerine bakın.
O gömleği kimin satın aldığını bulabiliriz belki.
Yani bulamasak bile en azından adresini öğrenebilirsek bir sonuca varabiliriz.
Belki Fırat çiftliğine yani benim çiftliğime gönderdiniz.
Ya da başka bir ipucu bilmiyorum.
Ama olan bu.
Songül teyze.
Bu gömleği ben buraya geldiğimde Talim Bey'in yerinden almıştım.
Ama düğmesini düşürmüşüm.
Sen bunu bir buldursana.
Tamam Gözde'ciğim.
Arzuya sorarım bakar eve.
Ama bak muhakkak söyle ki evde bulamazsa gidip mağazadan istesin.
Yedeğini falan verirler.
Çok önemli tamam mı?
Hadi sana zahmet.
Ben uğraşamıyorum biliyorsun böyle şeylerden.
Ben uğraşamıyorum biliyorsun böyle şeylerle.
Çok daha önemli işlerim var.
İşlerin var.
Yıllardır uğruna savaştığın şeyleri benim elimden alacaksın.
Ay nasıl biliyorum ama aklın hala şu çiftlik meselesinde.
Bak takıntı yapma diyorum sana.
Düşünmemeye çalış.
Halil'le Zeynep ayrısın.
Ben sana Yeşilpınar'ın en güzel çiftliğini alırım.
Gerçi Halil'in bu çiftliklerden 4 tane 5 tane alacak gücü var ama.
Sen burayı taktın işte.
Yazık yani.
Düşünme o kadar.
Tamam mı? Hadi bakalım.
Çok fazla parçası var kolay olmayacak yetiştiremeyeceğiz.
Yetiştireceğiz bence.
Serdar Bey'in
istediği teslimat süresi neydi?
Telefonuna yazmıştın notlarına bir bak istersen.
Yani İngilizce altyazı.
İngilizce altyazı.
Bir bak istersen.
Yani işin büyüklüğüne göre vakit çok az.
Belki işimiz zor.
Kabul ediyorum.
Ama imkansız değil.
Biz nelerin üstesinden geldik birlikte.
Yani sonuçta bir anlaşma yaptık.
Serdar'la.
Mevlana'nın böyle günler için bir sözü vardır.
Dar vakitte sıkışık zor işler kaldığında hep aklıma gelir.
Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır.
Eğer ellerin dikenlerle kan revan içinde kaldıysa
güle dokunmana çok az kalmıştır.
Söz verdik bir kere.
Bu işin üstesinden geleceğiz.
Yani kız o kadar bilinçsiz ve boş beleş ki
Halil Mevlana'dan ne güzel sözler söylüyor.
Karşılığında hiçbir şey diyemiyor.
Tam bir zavallı.
Az kaldı Halil.
Kurtaracağım seni o kızdan.
Kavuşmamıza çok az kaldı.
Ah bebeğim.
Sen doğduğunda anneannen de bizimle olur inşallah.
Bir tanem.
Annem sana söz yapmış.
Artık her şeyin sonuna kadar.
Bir tanem.
Annem sana söz yapmış.
Artık her akşam içeceksin diye.
Unutmak yok.
Çocuğum olacağını düşündüğümde
aklıma hep babam gelirdi.
Torunumu göremeyecek diye çok üzülürdüm.
Şimdi olanlara bak.
Bel kendimi de göremeyecek.
Doyasıya sevemeyecek.
Bunları
ne zaman aldın biliyor musun?
Haftalar önce.
Baba olmaya karar verdiğimde.
Bir tanem.
Ben hissedebiliyorum.
Masal gibi bir hayatımız olacak bize.
İyi ki yanımdasın Eren.
Nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum sana.
Bir tanem benim.
Ben biliyorum bir şey.
Gel otur şöyle.
Otur otur.
Şimdi.
Şu sütü içip
güzel de bir uyu koyuyorsan
bana teşekkür etmiş olursun.
Sağ ol.
Aranızdaki meseleyi çözmeden
gözüme gözükmeyin demişti babaannem.
Görse tepki verirdi.
Neyse ki uyuyor.
Bence de.
Ben de yap bozu odada tamamlayalım diyecektim.
Yani dışarıda yapardık normalde ama
hava çok soğuk.
Senin hasta olmanı istemem.
Ama odada da sağlıklı olalım.
O zaman ben de
sana bir şey söyleyeceğim.
Bir şey söyleyeceğim.
Senin hasta olmanı istemem.
Ama odada da sessiz olmak zorundayız.
Çocuklar.
Babaanne.
Ne işiniz var bu soğukta dışarıda?
Niye çıktınız odanızdan?
Sana bakmaya geliyorduk biz.
Değil mi Halil?
Evet öyle.
Ben çocuk muyum?
Kendi kendime bakamıyor muyum yani?
Hadi bakayım çifte kumrular sizi.
Odanıza odanıza.
Eğer gitmezseniz
sabaha kadar ben de burada kalır
sonra üşütüp hasta olurum.
Ona göre.
Aman Allah korusun.
Zümrüt Sultan ne diyorsa o.
Biz en iyisi
odamıza gidelim.
Hadi hadi.
Ne?
Başka zaman olsa
durmadan cıvıl cıvıl konuşur, bir şeyler anlatırdın.
Ama seninle olduktan sonra sessizlik de güzel.
Başka zaman olsa deli gibi rekabet eder,
bunu da bir oyuna çevirirdin, eminim.
Her fırsatta benimle didişir, bir saniye bile durmazdın.
Şimdi böyle sessiz sakin geçiyor ama...
Olsun, seninle böylesi de güzel.
Uyu, ben bitireceğim.
Çok yoruldun.
Annem için yaptıklarını sonsuza kadar unutmayacağım.
Halil?
Halilciğim?
Çaldım ama duymadın, girmiş bulundum, kusura bakma.
Günaydın bu arada.
Günaydın.
Kahvaltı hazır, gelmeyecek misin diyecektim.
Yok, ben hazırlanıp çıkacağım, dışarıda yapacağım kahvaltımı.
Bu nedir böyle?
Zeynep için mi?
Kasaba kızına bir mesaj mı veriyor acaba?
Ruh eşine denk gelen korkmaz.
Çünkü bilir ki bedenler ayrılsa da ruhlar ayrılmaz.
Ne güzel bir sözmüş.
Kimin için?
Kimse için değil.
Bugün öyle biraz oyalandım sadece.
Ben üzerimi değiştireceğim.
Gözle.
Tamam, pardon.
Düşünemedim ben.
Çıkıyorum hemen.
Alo Merve.
Ablan uyuyor.
Dün çok yoruldu.
Bir sorun mu var?
Annem o Cengiz denen adamın öldüğünü öğrenmiş.
Dün gece sinir krizi geçirmiş.
İlaçla uyutmuşlar.
Bir de üstüne ablam o Halil eniştemin boşandığını öğrenirse iyice mahvolur.
Ne?
Bir dakika, bir dakika.
Merve sen ne diyorsun?
Ne boşanması?
Nereden çıktı bu?
Bilmiyorum.
Ben de bilmiyorum.
Hala inanamıyorum.
Bak lütfen.
Ablana bundan bahsetme olur mu?
Ben uygun bir anda söyleyeceğim.
Tamam?
Olur.
Tabii söylemem enişte.
Bir şeye ihtiyacın olursa da mutlaka beni ara.
Bak mutlaka.
Hadi görüşürüz.
Selma bunu öğrenmemesi lazım.
Yavaş yavaş eşyaları da toparlamak lazım.
Boşanma günü yaklaşıyor ne de olsa.
Sanki bir anda vazgeçeceklermiş gibi geliyor bana.
Elim gitmiyor eşya toplamaya falan.
Gülhan'cığım.
Bence hiç ümitlenme.
İkilerinin değişeceğini sanmıyorum.
Olmayacak şeyler için kendini hiç hırpalama.
Malum.
Bebek.
Ben toparlanmıyorum zaten.
Hayır niye toparlanıyoruz onu da anlamadım.
Çok saçma.
Burası aslanlıların çiftliği değil ki bizim çiftliğimiz.
Günaydın.
Otursanıza.
Yok abla sağ ol.
Biz şimdi çıkacağız.
Serdar Bey'in finans müdürü var.
Ona çevreyi gezdirmemiz lazım.
Gülhan abla.
Biz dışarıdayken babaannemle ilgilenebilir misin rica etsem?
İlaçlarının takibi lazım da.
Tabii ki seve seve.
Çok sağ ol.
Afiyet olsun abla.
Halil ve Zeynep bir şey çeviriyorlar.
Onları takip et.
Şu an evden çıkıyorlar.
Anlaşılmıştır.
Konak yakınlarındayım zaten.
Gülhan Hanım.
Kargomuz gelmişti.
Kapının kenarına bıraktım.
Bir yanlışlık olmasın?
Ben kargo beklemiyorum ama.
Getir bakalım neymiş?
Sahte hamilelik bebeği.
Nasıl unuttuk?
Arzu'cuğum.
Sen zahmet etme ben alırım.
Afiyet olsun.
Günaydın.
Günaydın.
Günaydın.
Yumurtaları ben pişireceğim.
Sanki pek iyi olmuyor.
Ver.
Hanımlar.
Allah Allah.
Nesi varmış benim yumurtalarımın?
Gayet de güzel oluyor.
Ver bana.
Ya ver şunu.
Ver deyip verir misin?
Ver.
Hanımlar.
Bir ara verir misiniz?
Bir şey söyleyeceğim.
Çok önemli.
Selman şu an uyuyor.
İyi.
Fakat doktor müjdeli haberi verirken bizi bazı konularda uyardı.
İlk aylar biraz riskli geçecekmiş.
O yüzden Selman'ın strese girmesi ya da üzülmesi, yorulması yasak.
İyi de ablamın durumu malum.
Nasıl üzülmeyecek ki?
Doğru değil.
Kolay mı?
Anasının halini bilip de nasıl üzülmeyecek?
Üzülmeyecek.
Biz de yardımcı olacağız bu konuda.
Tamam?
Gerekirse yanında haber bile izlemeyeceksiniz.
Tamam?
Bizim bildiğimizin dışında bir şey mi var Eren?
Evet.
Var.
Tülay Hanım dün akşam sinir krizi geçirmiş.
Şu Cengiz'in öldüğünü duymuş.
Çok kötü oldu.
Ama bir şey daha var.
Zeynep ile Halil.
Boşanıyorlarmış.
Yok artık.
Ya böyle bir durumda olacak iş mi bu?
Sebep neymiş ya neden?
Hemen Zeynep'i arayacağım.
Ne soracaksın, ne diyeceksin?
Annesinin derdi zaten başından aşkın.
Bir de kızımı tarlayacaksın sen.
Bitirmişsiniz.
Ruh eşine denk gelen korkmaz.
Çünkü bilir ki bedenler ayrılsa bile ruhlar ayrılmaz.
Demek son sözün buydu Bala Hanım.
Ahirette buluşacağız.
Artık gönül rahatlığıyla eşinizin mezarına gidebilirsiniz.
Ben de gönül rahatlığıyla sevdiğimin yanında durabilirim.
İkimizin de ortak amacı, ortak gayesi onlar.
Aslında olacak iş değildi de,
senin o bu iş evliliğime mani olacak demen beni çok etkiledi.
Eşini seven dürüst, mert bir delikanlı olduğunu o an anladım.
Sayenizde ben de eşime mahcup olmayacağım.
Allah ayağınıza taş değdirmesin.
Hep böyle birbirinizi sevin, hep bağlı kalın.
Amin.
Ben de durmadım elbet, size verdiğim sözü yerine getirdim.
Ne oldu Salim hanım?
Gençler, kusura bakmayın ben laptopumu evde unutmuşum.
Ama merak etmeyin.
Kusura bakmayın ben laptopumu evde unutmuşum.
Ama merak etmeyin hemen getirtirim.
Murat.
Efendim ustam.
Şu benim laptopumu eve gidip getiriversenize.
Tamamdır hemen getiririm, hallederim.
Tamam, sorun yok gelecek.
Biz de beklerken Merve'yi mi arasak?
Telefonları arabada bırakmıştık, alıp gelsek olur mu?
Tamam olur.
Biz geliyoruz Salim amca.
Tamam.
Bir gelişme mi var?
Zeynep ve Aliş ellerinde bir yapoza, pasaporta bir giyin mağazasına girdiler.
Bir şeyler karıştırdıkları belli.
Sen gözünü onların üstünden ayırma.
Ee?
Ses yok.
Ne karıştırıyorsunuz acaba?
Eren.
Efendim Eren.
Halil.
Az önce Merve ile konuştum ben.
Duyduklarım doğru mu?
Boşanıyor musunuz gerçekten?
Yani şu an sana çok anlatmak isterim ama.
Yüz yüze konuşsak bunu daha iyi olur Eren.
Sen nasıl istersen.
Halil, Zeynep yanındaysa telefona bir dışarı verir misin sesini?
Size söylemem gereken bir şey var.
Yanımda bekle.
Zeynep, biliyorum.
Tülay hanımın durumundan dolayı hepimiz dertliyiz.
Onun derdiyle dertleniyoruz.
Ama benim size bir müjdem var.
Selma.
Hamile.
Ne?
Abla.
Çok tebrik ederim Eren.
Sonunda gerçek bir aile oluyorsunuz.
Annem annenle olacak.
Sen de teyze olacaksın.
Teyze olacaksın.
Evet.
Selma bu mücdeyi erkete verecekti ama mahkemeye beklemek istedi.
Ama ben size söylemek istedim bunu erkenden.
Selma'yı ben her türlü stresten, kötülükten, yorgunluktan korumak istiyorum çünkü.
Sizin de yardımınıza ihtiyacım var.
Tamam sen merak etme biz bu boşanma meselesini ablama söylemeyiz.
Hamileliğini bildiğimizde saklarız bir süre.
Eren sen merak etme.
Elimizden geleni yaparız.
Tekrardan hayırlı olsun.
Kardeşim benim sağ ol.
Ben şimdi evdeyim.
Selma'yı da evde tutmaya çalışacağım.
Bir gelişme olursa haber alırsanız lütfen bana da söyleyin olur mu?
Tamam sen merak etme kapat hadi.
Tamam kardeşim.
Bak gördün mü?
Bütün güzel haberler arka arkaya geliyor.
Annene anneanne olacağını söyleyeceğiz çok az kaldı.
İnşallah.
Bundan öyle çok istiyorum ki.
Merve'yi arayacaktım ben onu unuttum.
Kaç defa aramış.
Abla kaç kere aradım niye açmadın?
Hafize girer artık.
Bırakın beni evime gitmek istiyorum.
Bırakın beni artık.
Merve annemin sesi mi o?
Ne oldu kötü bir şey mi var?
Annem iyi değil abla.
Dün gece Cengiz denen o adamın öldüğünü öğrenmiş.
Sinir krizi geçirmiş ilaçla uyutmuşlar.
Şimdi uyandı hiç iyi değil.
Abla.
Annemi kurtarmamız lazım ne olur bir şey yap yalvarırım.
Neden sustu konuşmuyor şimdi?
Bir şey olmadı değil mi Merve bir şey söyledi.
Bunun nedir hemşire hanım?
Sakinleştirici ile uyuttuk.
Dinleniyor biraz.
Birkaç saat sonra tekrar gelebilirsiniz.
Şimdi git dinleniyor.
Anneciğim.
Merve.
Beni iyi dinle abicim.
Şimdi sakinleştireceğiz.
Şimdi sakin oluyorsun tamam mı?
Bak.
Ablan gibi güçlü durma sırası sende.
Güçlü duracaksın ki bu cendereden beraber çıkacağız.
Biz işlerimizi halledene kadar hastanedekileri sen idare edeceksin.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Aferin sana güzel.
Oradaki en ufak gelişmeden bizi haberdar et.
Sana güveniyorum.
İnanıyorum sana yaparsın.
Hadi dikkat et.
Halit.
Ablam hamile ve ben annemin durumu yüzünden buna sevinemiyorum diye.
Selim.
Her şey istediğimiz gibi olacak.
Ona güven.
Ona şimdilik durman lazım.
Ayakta kalman lazım.
Evet.
Hanım kızımız iyi mi?
Şimdi otur.
Bir su getirebilir misin Salim amca?
Zeynep.
Bak Talim Bey birazdan düğmenin sahibinin kim olduğunu bize söyleyecek.
Umudumuz bitmedi hala.
Hiçbir şey bitmedi.
Ayakta duracağız.
Annene hiçbir şey olmayacak.
Kurtaracağız.
Ve bizde boşanmayacağız.
Duydun mu beni?
Ne düğmesi, ne kafesi?
Ne diyorsunuz siz?
Gömleğimin kopan düğmesi.
İnternet kafede düşürmüş.
Onun peşindeler.
Yani benim.
Onu bulurlarsa, mail'i atanın da Zeynep'i tehdit edenin de ben olduğumu anlarlar.
Bundan sonrası çorap söküğü.
Şimdi Talim Bey'in çırağı birazdan bu kapıdan girecek.
Bizde o kayıtlardan gömleğin kime ait olduğunu, hangi adrese gittiğini öğreneceğiz.
Hepsi bu kadar işte.
Gömleği aldığım gün adam kayıt açmıştı, adres istedi.
Ben de Fırat çiftliğini yazdırmıştım.
Kahretsin.
Alo.
Beni çok iyi dinle.
Mağazanın çalışanı mı, asistanı mı ne elinde bir laptop ile mağazaya gelecek.
Bir şeyler yap, o laptop'u onun elinden bir şekilde al.
Anlaşıldı.
Sen kimsin, ne oluyor?
Ne istiyorsun bana?
O bilgisayarı patronuna götürmezsen, sana burada bir yılda kazandığını bir dakikada veririm.
Başka anlaşma yok.
Ya bunu kabul edersin, ya da illa götüreceğim bilgisayarı dersen,
o bilgisayarı patronuna götürürsün.
O bilgisayarı patronuna götürmezsen, sana burada bir yılda kazandığını bir dakikada veririm.
Başka anlaşma yok.
Bunu kabul edersin, ya da illa götüreceğim bilgisayarı dersen,
başına geleceklere razı olursun.
Hayatım.
Bak, neler aldım bir bilsen.
Ne bunlar?
Bak bakalım ne.
Ne?
Bak.
Hepsi bebeğimiz için.
Özellikle yeşil ve beyaz seçtim.
Bebeğimizin cinsiyeti daha belli değil ya.
Bunlar da,
biricik karıcığımın için.
Kendisi gibi masum,
saf
ve güzel papatyalar.
Selma.
Bir tanem benim.
Ben bunları sana ağlamanın için almadım ki.
Otel ol diye aldım.
Biliyorum.
Teşekkür ederim.
Ama elimde değil.
Tutamıyorum kendimi, ne yapayım?
Keşke annem de burada olsaydı.
Mutluluğumuzu onunla da paylaşsaydık.
Her şey yolunda gitseydi,
zaten o beni hiç yalnız bırakmazdı.
Eli kolu dolu gelirdi hep kapımıza.
Ama şimdi o bizden uzakta.
Biz ondan.
Kahvaltı masasındayken paket gelseydi,
teyzemle gözlerinin ısrarıyla açmak zorunda kalırdık.
Sonrasında olacakları düşünmek bile istemiyorum.
Bakayım.
Ama bu çok büyük.
Şu an takarsa merkezde kalır.
Bu çok büyük.
Şu an takarsa merkeze anlar.
Ben bunu ileriki aylarda kullanayım en iyisi.
Kendim bir yöntem bulup,
böyle idare ederim bir şekilde.
Şunu ortadan kaldıralım da,
kimse görmesin senle daha fazla üzülme.
Saklasam ne olur sanki Tekin?
Tekin.
Eninde sonunda herkes öğrenmeyecek ne bir şekilde.
Yalan söylediğimiz yetmiyor bir de oyunculuk yapmak zorunda kalacağım.
Göbeğim büyüdükçe bu eski kıyafetlerimi giyemeyeceğim.
Böyle giyemeyeceğim dar kıyafetlerim olacak mecburen.
Bunları ayıklayıp birilerine vermem gerekiyor.
Ah.
Özür dilerim Gülhan.
Ben inanıyorum,
bizim çocuğumuz olacak.
Ama sen ben yapamam,
seni görmeye dayanamıyorum artık diyorsan,
o zaman,
ben her şeyi hak ettim Gülhan.
Her şeyi.
İstiyorsan ayrılabilirsin.
Hayır.
Ne olursa olsun.
Ben seni seviyorum.
Hem de çok.
Ayrılmak istemiyorum.
Sen beni bırakmazsan,
ben de seni bırakmam.
Acılarımızı birlikte sileriz.
Talip amca,
Murat'ı bir arayabilir misin?
Laptop?
Sevgi, yolda gelirken bir serseri bıçak bölümünü kesip,
elimden aldı.
Ne diyorsun oğlum sen?
Nasıl oldu bu iş?
Polis aradı mı?
Gidelim hadi.
Burada yapılacak bir şey kalmadı.
Tamam o zaman,
ben de size bir fotoğraf göndereyim,
gömleğin fotoğrafını.
Belki size bir faydası olur.
Tamam Talip amca, sağ ol.
Tamam.
Nerede bu?
Bu.
Ne yapıyorsun?
Nerede?
Sana verdiğim gömlek nerede?
Düğmesi kıpkola nerede?
Ne oldu ki?
O gömlek yüzünden yakalanabilirim.
Ondan derhal kurtulmam lazım.
Bir bu eksikti.
İkimizi birden tehlikeye atıyorsun.
Söyledim sana,
bu saçma sapan plandan vazgeç,
başka bir şey düşünelim dedim.
Senin tek derdin,
kaybedeceğin mal mülk.
Bu yüzden bu konuyu seninle tartışmayacağım.
Ay, Gülhan Hanım.
Çok da güzeller.
Vermeseniz mi acaba?
Malum,
karnım büyüyor, giyemeyeceğim artık.
Sen ihtiyaç sahiplerine ulaştırırsın,
ya da beğendiğin varsa kendine al.
Çok sağ olun.
Arzu.
Ne bu elindekiler?
Gülhan Hanım giyemeyeceği kıyafetlerini dağıtıyor.
Kıyafet kumbarasını atacağım.
İyi al, bunu da at kıyafet kumbarasına.
Güzelim gömlek atılır mı be?
Kafayı yemiş bunlar.
Para çok tabii.
Üstüm de leke bulmuş ya.
Bir de her şeyi bilmiyor sen Boşu.
Bilse kim bilir ne hale gelecek?
Ben hiçbir şey açıklayamıyorum ki.
Annesi yüzünden çok kötü durumda.
Ben nasıl diyeyim?
Zeynep'le hallayırlıyor.
Kan kocadır bu.
Zeynep'le ayrılıyor.
Kavga ederler, dövüşürler.
Küserler, sonra gene barışırlar.
Dertler nedir bilmiyorum ama..
Deyiniz ben size barıştık bunlar.
Zeynep'i iyi tanırım.
Boşanacağım dediyse vazgeçmez.
Boşanırlar.
Geri dönüşü yoktur o işin.
Zeynep.
Ben bir babaanneme bakayım sonra hastaneye gideceğim.
Zeynep.
Sakın umudunu kaybetme.
Kaybedersen bir yola varamayız gerçekten.
Bitti işte Halil.
Her şey bitti kandırmayalım kendimizi.
Zeynep.
Fotoğraf gelmiş.
Zeynep'ciğim.
Ne oldu sana böyle iyi misin?
Kusura bakma indirmedim kapıyı.
Zeynep.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.